"Dünyalılar,
Birazdan okuyacağınız bu inceleme, olumsuz örnek oluşturabilecek bilgiler içermektedir.
Olayların geçtiği yerler gerçek mekanlardan kurgulanmıştır. Yer alan bilgilerin çoğu gerçektir, İllimunati Kardeşliği de gerçektir..
Bay K. herkese keyifli okumalar diler."
Ilık havalı bir bahar gecesiydi. Bay K. bitirmiş olduğu kitabın etkisinden çıkamıyordu. Nitekim rüyasına kadar girmişti. Rüyanın ortasında birden uyandı. Yatağının yanındaki komidinde başlayacağı kitabı gördü. "Melekler ve Şeytanlar" Yüzünü bile yıkamadan kitaba başladı. Biraz okuduktan sonra saate baktı. Gecenin 3'ü. Evet evet, yanlış duymadınız, gecenin 3'ü..
Kitap da tıpkı bu şekilde başlıyor Dünyalılar.
Hardvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon’un bir gece yarısı, İsviçre’de bulunan bilim üssü CERN’ün kurucusu Maximallian Kohler’den telefon almasıyla başlıyor. O andan itibaren kitabın büyüsü gizemli olarak sayfalarda aralanırken Illuminati’nin, Masonların, ünlü ressamların, dinin ve birçok gizemli detayların tarihine Roma’da adım atıyoruz. Kitabı gizemli ve heyecanlı kılan bir diğer detay da, kitapta adı geçen, Michelangelo, Rafael, Bernini gibi en çok isminden söz edilen ressamların, gerçekten de Roma’da bahsi geçen eserlerinin olmasıdır. Öyle ki, Robert Langdon’un, öldürülen Leonardo Vetra’nın kızı, zerre fizikçi Vittoria Vetra ile Roma’da Vatikan şehrinde gittiği tüm mekânlar birebir aynı. Robert ve Vittoria ile birlikte Roma sokaklarında, hem geçmişi araştırıyor, bu sayede de korkunç gerçeklerle karşı karşıya kalıyoruz hem de Vatikan Şehrinin altına yerleştirilerek şehri büyük bir tehlikeye atan karşı maddeyi aramaya koyuluyoruz. Papanın ölümü, Papa seçimi öncesi kardinallerin kaçırılıp öldürülmesi, şiirden yola çıkarak şifre çözümlemesi yapan Robert Landgon'ın arayışları