Ceren Holcak

Ceren Holcak
@cerenbigworld
Sıkı çalış, sıkı oyna!
Editör | Araştırmacı | Fotoğrafçı | Gazeteci
Sabancı Unıversıty
Muğla
Kayseri, 27 Mayıs 2000
683 okur puanı
Mart 2024 tarihinde katıldı
Yıkımın Altında Kalan Değil, İçinden Çıkan Ben
Kırıldığım gün bitmedim, sadece sesim değişti. İnsan başına gelen ilk darbede “bitti” sanıyor çünkü sesinin tonu değişince ömrünün yönünün de devam etmesi zannediyor. Oysa bazen sesin dışa dönük hâli gerçekleşirken, içeri dönük hâli ilk defa doğuyor. Ben de böyle paketler. Konuştuğum hâlde anlaşılmadığım geçmişten sonra, sustuğumda en net evde kişi oldum. O günden beri suskunluğum bile gerçeği daha net söylüyor. Çünkü sesin gizli olduğu doğru akarken savunma yapar, içeri doğru ortaya çıkmaya başlar. Kırıldığım yerde uzun süre kişiye anlatmadım; aktarım çalışsaydım belki yine yanlış anlaşılacaktım. Sessizlikte sadece kendimle kimliğim ve neyi neden istemediğimi ilk kez kendime çarpılmadan duydum. Hayatımda bir dönem vardı, haksızlığa uğradığımda illa kanıtlamak mümkündü. Bugün ispat yerine mesafe ortaya koyuyorum. Çünkü gerçek bir şey zaten zamanı geldiğinde kendini itiraf eder. Susmak, bazılarının sandığı gibi vazgeçmek değil; içte en keskin mahkeme kuruldu. Şimdi dönüp bakınca kırılmanın sona ermediği, yeniden biçimlenmeye benzediği tekniği. Kırık bir yerden sızan ışık gibi… Benim kırıldığım yerde eski sesim söndü, yeni ben başladı. Bağırsak artıkmadan da doğruda durabiliyorum. Değerin gücünün sesi yüksek değil, sakin olurmuş. #kırılmak #suskunluk #yaşam #içses #olgunluk
İnsan ve Duygular
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Terk Edildiğim Değil, Kendime Teslim Edildiğim Yer
Gidenlerin ardına değil, bıraktıkları boşluğa baktım. Çünkü bir insanı takip etmek, onsuz yaşanan gelişimi kaçırmak demekti. İlk başta düzenli can yakıyor; çünkü alıştığı şeyin yokluğu, sensizleşmiş bir oda gibi soğuk gelir. Ben de önce üşüdüm. Ama sonra yazılan ki o kişilerin doldurulması için beklemenin anlamı yoktu. Boşluk zaten bana bırakılmış bir alan, bir teslimiyetti. Boşlukta sığındığım yer değil, genişlediğim alan buldum. Orası önce bir gerilme, bir uğultu, bir yalnızlık gibi geldi; ama aynı yerde genişlemeye dönüştü. Dışarıdan bir destek ayrılınca insan önce düşüyor sanıyor; şehirde bazen düşmek değil, serbest kalmak. Bana yer açan onlar değilmiş; bana yeri bırakan gidişlermiş. Geçmişi düşününce fark edeceğim: Hayatımda beni şekillendiren şey gelenler değil, gidenler oldu. Gelenlerin yöntemleri ama gidenler derinleşti. Gidenlerin yerine kimseyi koymadım; onların yokluğunda engellemeyi öğrendiğini. Ve o kristalta kendi ağırlığını taşıyabildiğini gördüm, sahip olduğum en büyük güç oldu. Bugün birisinden ayrılınca paniklemiyorum. Çünkü biliyorum ki her temel bir alan açma biçimidir. Ve insanın genişlemesini ancak temelde yapar. Dolulukta yaşanır; biçimsel olarak büyür. #gidişler #boşluk #keşfet #büyümek #içyolculuk
1000k
Alkışsız Zaferler Yalnızlıkla Güçlenmek
10/10
·975 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
Bazen insan, dünyaya ait olmadığını hisseder. Kalabalıkların içinde yürürken bile, bir tür sessizlikle çevrilidir; herkes konuşur, herkes onaylanmak ister ama çok azı gerçekten yaşar. Hayatın Kaynağı işte tam o noktada kalbime dokundu. Çünkü bu kitap, sadece bir roman değil; insanın kendi içindeki özgürlük savaşını, yaratma tutkusunu, inancını ve yalnızlığını anlatan bir alev gibi yanıyor sayfalarında. Howard Roark, bana göre bir insan değil, bir fikir. “Kendi doğrularınla yaşa, yoksa başkalarının yalanlarında boğulursun,” diyen bir iç ses gibi. Onun hikâyesi boyunca, kendi yaşamımda kaç kez başkalarının beklentileri uğruna kendimden vazgeçtiğimi düşündüm. Belki de her birimiz birer mimarız; kendi hayatımızı tuğla tuğla örüyoruz ama çoğu zaman o duvarların planı bize ait olmuyor. Roark ise buna isyan ediyor. Kendi elleriyle, kendi çizgileriyle, kendi estetiğiyle bir dünya kurmak istiyor. O dünyanın temeli; başkalarının ne düşündüğünden bağımsız olma cesareti. Bir sahne var ki, kitabı kapattıktan sonra uzun süre aklımdan çıkmadı. Roark, yaptığı tasarımı reddedenlerin önünde dimdik duruyor. Kaybetmiş gibi görünse de, aslında kazananın o olduğunu hissediyorsun. Çünkü o anda anlıyorsun: Gerçek güç, alkışlarda değil, kendi iç sesini susturmadığında gizli. O anı düşündüğümde kendi hayatımdaki sessiz başkaldırılarımı hatırladım onaylanmak için değil, var olmak için verdiğim küçük savaşları. Ayn Rand’ın dili, bir çekiç gibi zihne vuruyor. Her cümlede “özgürlük” kelimesi yankılanıyor ama bu, sloganik bir özgürlük değil. Bu, insanın kendi doğasına sadık kalma özgürlüğü. farkındalığıyla birleşse bile, Rand’ın felsefesi çok daha keskin bir yerden vuruyor: “Ya senin aklınla yaşarsın, ya başkasının gölgesinde solarsın.” Bu kitabı okurken içimde bir yer yanıyor gibiydi; çünkü o
Hayata Dair
Hayatın KaynağıAyn Rand · Plato Film Yayınları · 20133,728 okunma
Ruhunu Susturursan, Geriye Sadece Mesai Kalır
Diyelim ki ben 60 sene yaşayacağım. Bu zamanımın çoğu çalışarak geçecek. Çalışmak için kendime iyi bir iş buldum diyelim. Eğer o işi sevmezsem bu 60 sene bana işkenceden başka hiçbir şey olmaz
Hayata Dair
Varış Noktasında Kaybolan Anılar
İnsan sonunda istediği yere vardığında, yolda başına gelenleri unuturmuş
Hayata Dair