Kırıldığım gün bitmedim, sadece sesim değişti. İnsan başına gelen ilk darbede “bitti” sanıyor çünkü sesinin tonu değişince ömrünün yönünün de devam etmesi zannediyor. Oysa bazen sesin dışa dönük hâli gerçekleşirken, içeri dönük hâli ilk defa doğuyor. Ben de böyle paketler. Konuştuğum hâlde anlaşılmadığım geçmişten sonra, sustuğumda en net evde kişi oldum.
O günden beri suskunluğum bile gerçeği daha net söylüyor. Çünkü sesin gizli olduğu doğru akarken savunma yapar, içeri doğru ortaya çıkmaya başlar. Kırıldığım yerde uzun süre kişiye anlatmadım; aktarım çalışsaydım belki yine yanlış anlaşılacaktım. Sessizlikte sadece kendimle kimliğim ve neyi neden istemediğimi ilk kez kendime çarpılmadan duydum.
Hayatımda bir dönem vardı, haksızlığa uğradığımda illa kanıtlamak mümkündü. Bugün ispat yerine mesafe ortaya koyuyorum. Çünkü gerçek bir şey zaten zamanı geldiğinde kendini itiraf eder. Susmak, bazılarının sandığı gibi vazgeçmek değil; içte en keskin mahkeme kuruldu.
Şimdi dönüp bakınca kırılmanın sona ermediği, yeniden biçimlenmeye benzediği tekniği. Kırık bir yerden sızan ışık gibi… Benim kırıldığım yerde eski sesim söndü, yeni ben başladı. Bağırsak artıkmadan da doğruda durabiliyorum. Değerin gücünün sesi yüksek değil, sakin olurmuş.
#kırılmak #suskunluk #yaşam #içses #olgunluk
Gidenlerin ardına değil, bıraktıkları boşluğa baktım. Çünkü bir insanı takip etmek, onsuz yaşanan gelişimi kaçırmak demekti. İlk başta düzenli can yakıyor; çünkü alıştığı şeyin yokluğu, sensizleşmiş bir oda gibi soğuk gelir. Ben de önce üşüdüm. Ama sonra yazılan ki o kişilerin doldurulması için beklemenin anlamı yoktu. Boşluk zaten bana bırakılmış bir alan, bir teslimiyetti.
Boşlukta sığındığım yer değil, genişlediğim alan buldum. Orası önce bir gerilme, bir uğultu, bir yalnızlık gibi geldi; ama aynı yerde genişlemeye dönüştü. Dışarıdan bir destek ayrılınca insan önce düşüyor sanıyor; şehirde bazen düşmek değil, serbest kalmak. Bana yer açan onlar değilmiş; bana yeri bırakan gidişlermiş.
Geçmişi düşününce fark edeceğim: Hayatımda beni şekillendiren şey gelenler değil, gidenler oldu. Gelenlerin yöntemleri ama gidenler derinleşti. Gidenlerin yerine kimseyi koymadım; onların yokluğunda engellemeyi öğrendiğini. Ve o kristalta kendi ağırlığını taşıyabildiğini gördüm, sahip olduğum en büyük güç oldu.
Bugün birisinden ayrılınca paniklemiyorum. Çünkü biliyorum ki her temel bir alan açma biçimidir. Ve insanın genişlemesini ancak temelde yapar. Dolulukta yaşanır; biçimsel olarak büyür.
#gidişler #boşluk #keşfet #büyümek #içyolculuk
Bazen insan, dünyaya ait olmadığını hisseder. Kalabalıkların içinde yürürken bile, bir tür sessizlikle çevrilidir; herkes konuşur, herkes onaylanmak ister ama çok azı gerçekten yaşar. Hayatın Kaynağı