Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları

8,3/10  (104 Oy) · 
228 okunma  · 
74 beğeni  · 
5.466 gösterim
'Ekonomik tetikçiler (ET'ler) yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası, ABD Uluslar arası Kalkınma Ajansı ve diğer yabancı "yardım" kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin tabii kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, rüşvet, zorbalık, seks ve cinayet bulunmaktadır. Oynadıkları oyun imparatorluklar kadar eski olmasına rağmen, günümüzdeki küreselleşme sürecinde yeni ve korkutucu bir boyuta ulaşmıştır. Nereden mi biliyorum; ben de bir ET idim.'

Dünyamızı kimler yönetiyor? Kirli aileler, kirli şirketler.
Kalkındırma yalanı altında -milyarlarca dolarlık- şişirilmiş projeler ve bu projeleri 'bilimsel' gösteren, üniversite kitaplarına bile geçmiş raporlar, teoriler. Maalesef bu kez komplo değiller! Hedef ülkeler, hedef yöneticiler; ya satılacaklar, ya da ölecekler. Hepsi yaşanmış, hepsi gerçek.

Yöntem çok, amaç tek: Şirketokrasi ile yönetilen "küresel imparatorluk"
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2004
  • Sayfa Sayısı:
    320
  • ISBN:
    9789756006030
  • Orijinal Adı:
    CONFESSIONS OF AN ECONOMIC HIT MAN
  • Çeviri:
    Murat Kayı
  • Yayınevi:
    April Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Mert Demiröz 
12 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Madem küresel imparatorluk her yere sızabiliyor, o halde her seçimde kim bizim topraklarımızı ve zenginliklerimizi küresel imparatorluğa daha iyi peşkeş çeker diye seçmeye gidiyoruz demektir. O halde seçebileceğimiz insanlar ya bu sistemin gönüllü olarak birer parçaları olmuşlar, ya da bir şekilde bu sisteme dahil edilmişlerdir. O zaman cumhuriyet tüm dünya ülkelerine zarar veren bir rejimdir. Çünkü küresel imparatorluk kimin parti başkanı olacağına dahi müdahale ediyor olabilir.Bununla birlikte tek adamla yönetim de bir çözüm olamayabilir, çünkü bu sefer de küresel imparatorluğun çakalları devreye girer, uçak kazaları, darbeler zehirlemelerle tek adamı bertaraf ederler. O zaman ideal yönetim şekli ne olmalıdır ki küresel imparatorluğa dur denilebilsin ? Asıl cevaplanması gereken soru işte budur.

Murat ÇALIK 
13 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Silahsız savaş nasıl olur diye merak ediyorsanız işte size silahsız savaşı anlatabilecek bir baş ucu kitabı.

Küreselleşmeyle birlikte emperyalizmin ve kapitilizmin kendini şirketizmin eline nasıl bıraktığını bu kitabı okuyunca anlayacaksınız.

Bu kitabı okuduğunuzda dünyayı siyasi ve ekonomik olarak kimler yönetiyor göreceksiniz.

Kitabı okumanız için ekonomist olmanıza gerek yok... Meraklı olsanız yeterli.

Ahmet cesur 
09 Eyl 01:41 · Kitabı okudu · 9 günde · Puan vermedi

Sadece genel kültür olsun diye bile azıcık dış politika okuyan birisinin bildiklerine ilave, hadi canım sende dedirtecek bilgiler içermiyor. Daha derinlere inen bir anlatım ve bilgi içeriği bekliyordum, hayal kırıklığına uğradım. Kapital hiyerarşinin üst basamaklarında gözüken ülkerden amerikanın petrol ve diğer değerli yeraltı kaynaklarına sahip üçüncü dünya ülkelerini ele geçirmek için kullandığı borçlandır, olmazsa içten karıştır, o da olmazsa bir bahane bulup askeri güç kullan sıralamasını çoğumuz bilir. Bir iki firma ve şahıs isimden başka bir ifşa içermiyor.

berfin srts 
21 Ara 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · 8/10 puan

Bir ekonomik tetikçinin vicdanı ya da itirafları ne derseniz diyin. Bence kendine bişeyler katmak isteyen, ekonominin, doğal kaynakların, en önemlisi de petrolün olaylara nasıl yön verdiğini görmek isteyen herkes okumalı.
Kitapta Abd-Panama savaşları, 1973 Şili darbesi, 1954 Guatemala darbesi, Suudi Arabistan Para Aklama Tezgahı, Panama kanalı olayları gibi daha birçok olaya değinilmekte. Arbenz, Allende gibi isimlerin darbeye kurban gitmesi Roldos veTorrijos' un ard arda gelen ölümleri yazarın tabiriyle "şirketokrasi"nin acı gerçeklerini ortaya koymakta.
Bu kitap dünya siyasetini de az da olsa anlamanıza yardımcı olacaktır. Tavsiyemdir.

Alper Abay 
09 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bu kitap Zeitgeist belgeselinin bir bölümünü de oluşturan 3. dünya ülkerinin sömürülmesi baş kaldıranın başının kesilmesini anlatan dünya düzeni hakkında içerden bilgi sızdıran bir ajanın hikayesi

MaGeLLaN 
25 Tem 19:00 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

'Ekonomik tetikçiler (ET'ler) yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası, ABD Uluslar arası Kalkınma Ajansı ve diğer yabancı "yardım" kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin tabii kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, rüşvet, zorbalık, seks ve cinayet bulunmaktadır. Oynadıkları oyun imparatorluklar kadar eski olmasına rağmen, günümüzdeki küreselleşme sürecinde yeni ve korkutucu bir boyuta ulaşmıştır. Nereden mi biliyorum; ben de bir ET idim.'




Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları...

Sayın yazarımız üzerine basarak belirtmiş ki,bu kitap kendisinin 1963 ve günümüze kadar olan zaman aralığında yaşadıklarından yola çıkılarak yazılmış,yani kurgu bir kitap değil,yaşanmış gerçek olaylar anlatılmış.

Kitapta sadece bazı insanların ve şirketlerin isimleri değiştirilmiş,hepsi değil tabi,yazar yaşadıklarının aslını anlatmaya genelde sadık kalmış.

Sayın yazar 1963 yılında başladığı bu serüvene öyle hızlı bir giriş yapmış ki,ne kendisi anlamış,nede ben anladım.

Dünya'da Emperyalist Devletler'in,özellikle ABD'nin Ortadoğu,Orta ve Güney Amerika'da çevirdikleri dolapları,hatta işlenen cinayetleri tarihleri ve ayrıntılarına girerek anlatmış.

Gerçekten büyük bir ilgi ile okudum,kurgu hikaye tadında ilerliyor.Aksiyon,sahtekarlık,değer bilmezlik ve merhametsizlik (hepside para ve petrol için) sahit oluyorsunuz.

Garipsediğim şey şu oldu;Sayın yazar yaşadıklarını ve para kazanma hırsı ile yaptığı kanunsuz işleri,çevirdiği dolapları anlatıyor anlatmasına ama 1963'den günümüze kadar yaptığı her iştede kendi kendine devamlı"zaten başka çarem yoktu"diye vicdan muhasebesi yapıyor,göz yaşı döküyor (resmen timsah gözyaşları),Adamın yemediği halt kalmamış,kimsenin gözünün yaşına bakmamış,rüşvet almış,rüşvet vermiş,yasadışı bir dünya iş çevirmiş,ülkelerde huzur bırakmamış,hayatları mahvetmiş ama ne hikmetse hep pişmanlık duymuş (Hadi Ordan!)

Kitapta özellikle üzerinde düşündüğüm kısımlar ABD'nin petrol bağımlılığı yüzünden Ortadoğu ve Orta ve Güney Amerika'nın fakir ülkelerine çektirdiği zulüm.
O coğrafyaların insanlarını kendi devletleri eliyle adeta köleleştirmesi ve sefalet içinde bırakması.Bu arada kitapta kısacık Türkiye'de laf arasında geçiyor Ortadoğu ülkesi olarak.

ABD'nin Dünya Bankası'nı,Kalkınma Bankası'nı,CIA'yı ve özel şirketleri kullanarak ülkeleri nasıl borçlandırdığı ve bunu da kullanarak nasıl sömürdüğü en küçük ayrıntısına kadar anlatılmış.

Kitabın yayınlanma süreci çok sancılı geçmiş(yazarın anlatımına göre) 24 Yayınevi kitabı yayınlamaya korkmuş,yazar 5 kez yazmaya karar verip rüşvet ve tehditler vasıtası ile vaz geçirilmiş.

Kitabın içeriği "tüyler ürperten gerçekler" olarak lanse ediliyor.Kitabı ilgi ile okudum ama yazarın başından sonuna kadar kendisi ile yaptığı vicdan muhasebesini yemedim.

Tekrar belirteyim gerçek yaşanmış olaylar kurgu tadında kendisini sürükleyici bir şekilde okutuyor ve okudukça da Dünya'nın kanını emen vampir emperyalist devletlerden biraz daha,biraz daha ve biraz daha nefret ediyorsunuz.

Okuyucuyu çok şaşırtacak olaylar ve itiraflar var.

314 sayfa su gibi akıp gidiyor.Mutlaka okunmalı,her ne kadar yazarın timsah gözyaşlarına kanmamalı desem de okunmalı.

Selim Aslan 
24 Tem 10:29 · Kitabı okudu · Beğendi · 5/10 puan

Kitabı okuyanın aklına ilk gelecek olan şey:

Eskiden Shell gibi bir firmada üst düzey yöneticilik yapan, CIA ile geçmişi olan bir adamın bu kitapta yer alan türden "çok gizli" şeyleri yazmasına izin verilmesi çok garip. John Perkins "karınca gibi insan öldüren" insanlardan ve onların kurduğu global bir sistemden bahsederken öldürülme korkusu yaşamamış belli ki. Peki nasıl oluyor da karınca gibi insan öldürebilen bir sistemin çarkları John Perkins'i böylesine önemli şeyleri yazarken hayatta bırakabiliyor?

Elbette bu soruları soracaksınız. sormazsanız mantık motorunuzda sıkıntı var demektir.

Sistemi, yine sistemin kendi içinden çıkma bir adamın yazdığı ve sistemin kendisini kullanarak dağıttığı bir kitap ile eleştirmek neyin nesi?

John Perkins'e bu sorular sorulduğunda gayet yuvarlama, gayet kaçak cevaplar veriyor ve söylediklerinin çoğunun yalan olduğuna dair bir intiba uyandırıyor. Şimdilerde abuk subuk eğlence tesislerinde konuşma yaptığı ve tamamen şarlatana dönüştüğüne dair yazılar okudum. Bir dinlenme tesisinde 50 yaş üstü ABD köylülerine verdiği semineri de görünce şarlatanlığından emin oldum.

John Perkins neyse ama bu adamın yazdıklarından esinlenilerek çekilen Inside Job belgeselini görmek de gayet önemliydi. John Perkins belki bir şarlatan ama yazdıklarında gerçeklik payı var.

Bu kitapta yer alan iddialar/teoriler artık herkesin komplo teorisi olarak algılamaya yada umursamamaya başladığı bir şey haline geldi.

Joker'in Batman'e dediği gibi; " Yarın başkanı öldüreceğim dersen ve öldürürsen kimse panik yapmaz. Herkes ne olacağını bildiği ve her şey söylendiği gibi plana uygun gittiği için kimse korkmaz ama şehrin ortasında ufak bir bomba patlasın, ovvv herkes delirir, çıldırır, kaos! "

Diyeceğim o ki; öyle çok kitap, belgesel, film var ki bunları anlatan, şimdilerde kimse umursamıyor. Oysa etrafımızda irili ufaklı her gün oynanan bir tür oyun bu. İnsanlar öyle alışmış ki "sömürülüyoruz!" dediğiniz zaman garip garip size bakıyorlar.

Batı dünyası gezegendeki tüm insanları tek ve etkili bir yoldan sömürmek için her geçen gün yeni yöntemler icat ediyor. yapay ekonomik krizler, var olmayan kitle imha silahları, nereden ortaya çıktığını kimsenin bilmediği ama birden bire tüm dünyaya korku salan terör örgütleri, ansızın meydana gelen petrol krizleri, ortada fol yokken yumurtadan fırlayan küçük çaplı savaşlar, diplomatik krizler, nota veren devletler, nükleer füze denemeleri, köprünün tek tarafını trafiğe kapatıp darbe yapabileceğini sanan askerler vs... Medyada yer alan bu haberlerden yüzde doksan beşinin planlı, programlı birer tiyatro olduğunu ve amacın yapay krizlerle ekonomilerde ve hükümetlerde dalgalanma yaratarak sürekli para kazanmak olduğunu düşünmemek için hiçbir sebebim yok.

Artık haberlerde/medyada/internette anlatılan neredeyse hiçbir şeye inanmıyorum. En azından büyük kısmının yalan olduğuna inanıyorum.

Muharrem Armağan 
08 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Öncelikle okuduğunuz bir çok kitaptan daha faydalı bir kitap. Kitapta zamanında Amerika için çalışan ve diğer ülkeleri Amerikaya nasıl muhtaç ettiğini bu yolda başvurdukları yolları yazan yazarımız olay olay isim isim kaleme almış. Kitabın konusunu daha iyi anlamanız için bir örnek verecek olursam yazarımızın amacı Amerika için diğer ülkelerin ihtiyaç duyacakları herhangi bir şeyi bulup o ülkeye onu ihraç etmek için kredi sunmaları mesela Türkiyenin yola ihtiyacı var ama yeterli parası yok veya araç gereci yok öncelikle yazarın amacı bunu tespit etmek ve gerekli mevkilerle görüşmek ve ülkeye ödeyemeyeceği krediler vermek ve bu işi kendi makinalarıyla yaptırmak yani her yönden Amerikaya muhtaç etmek eğer bu yeterli olmazsa ikinci yol rüşvet bu da olmazda yazarımız aradan çıkıyor ve ülkeye sızmış ajanlar darbe veya suikast yapıyorlar. Çok basit görünüyor farkındayım bu kadar kolay mı diye soruyorsanız ama İran da yapılan darbeyi veya Suudi Arabistan'ın rüşvet veya zaaflardan yararlanmayla nasıl Amerikaya muhtaç edildiğini kitaptan isim isim tarih tarih öğrenebilirsiniz. Kitabın gerçekliği konusu bana da şüpheci geldi yani bu kadar bilgiyi bilen birini yaşatmaları nasıl mümkün oldu sorusu benim de aklımı hala kurcalıyor ama olaylar ve isimler doğru uyguladıkları yöntemler mantıklı ve yazarın dediğine göre eğer yazarı öldürselerdi kitabın okur kitlesi daha çok olacaktı. Kitabı kesinlikle tavsiye ederim kesinlikle okunması gereken kitaplar arasında.

ayhan özköroğlu 
12 Nis 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Perkins'in sıra dışı kitabı. Üç cildin tamamını okudumsa da ilk kitap yani bu, dün bugün yarın sarmalında arzu edilen ve kurgulanan dünya düzeni hakkında kafanızda ki tüm soruları yanıtlıyor. Hatta daha ileri götüreceğim. Nasılda minik piyonlar olduğumuzu anlamamızı inanılmaz kolaylaştırıyor. Bilim kurgu yada komplo teorileri değil. Hayatın tam da kendisi. Bakın bakalım çapına ve bütçene bakmadan yollar, köprüler, hava alanları, barajlar ülkeyi yeniden inşa etmeler kime ve neye hizmet ediyor.

ekonomik savaş araçları kullanarak , bir ülkenin kaynaklarının nasıl sömürüldüğünü, büyüme , kalkınma safsatasıyla zenginlerin daha zengin , fakirlerin daha nasıl fakirleştirildiğini gözler önüne seren bu kitapta ; emperyal güçlerin ekonomik araçların yetmediği yerlerde , toplumları nasıl ayrıştırıp , şiddeti körüklediğini , istihbarat servisleri aracıyla kendi çıkarlarına ters düşen liderleri , bürokratları suikastlar aracılığıyla tarih sahnesinden indirişine tanıklık edeceksiniz...

3 /

Kitaptan 35 Alıntı

seher 
20 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Kendi otomobilini üretemeyen ülkeye borç verip otobanlar yaptırırız. Sonra onlara arabalarımızı satarız. Sonra bankalarını satın alırız. O bankalardan halka ucuz krediler verip daha çok araba almalarını sağlarız. Böylece verdiğimiz o krediyi arabamızı satarak geri alırız, hem de faiziyle. O ülkeye dünya bankası ya da kardeş kurumlardan kredi ayarlarız. Ayarlanan kredi "ASLA" o ülkenin hazinesine gitmez. O ülkede ‘proje‘ yapan bizim şirketlerimizin kasasına girer. Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar, dev havaalanları yapılır. Aslında insanların işine yaramayan bir yığın beton. Bizim şirketlerimiz kazanır o ülkedeki birileri de nemalandırılır. Toplum bu düzenekten hiçbirşey kazanmaz. Ama ülke büyük bir borcun altına sokulmuş olur. Bu o kadar büyük bir borçtur ki ödenmesi imkansızdır. Plan böyle işler. Sonunda ekonomik danışmanlar/tetikçiler olarak gider onlara deriz ki; "Bize büyük borcunuz var ödeyemiyorsunuz. O zaman petrolünüzü satın, doğal gazınızı bize verin, askeri üslerimize yer gösterin, askerlerinizi birliklerimize destek olmaları için savaştığımız bölgelere gönderin, Birleşmiş Millletler de bizim için oy verin! Elektrik su kanalizasyon sistemlerinizi özelleştirin! Onları Amerikan şirketlerine ya da diğer çok uluslu şirketlere satın..." Sosyal hizmetleri, teknik sistemleri, eğitim kurumlarını, sağlık kurumlarını hatta adli sistemleri ele geçiririz. Bu, ikili, üçlü, dörtlü bir darbeler serisidir."

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John PerkinsBir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John Perkins

Kişiler açgözlülüklerinden ötürü ödüllendirildikçe, aç gözlülük baştan çıkarıcı bir hal alır.

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John Perkins (Sayfa 10 - APRİL)Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John Perkins (Sayfa 10 - APRİL)
onur 
09 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dünya nüfusunun yarısından fazlasının günlük geliri 2 usd nin altındadır.

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John PerkinsBir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John Perkins
berfin srts 
21 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Evinizi ve arabanızı, yiyecek ve giysilerinizi, elektrik ve sağlık hizmetlerinizi sağlar gibi görünen bir sisteme, (bu sistemin aynı zamanda her gün 24 bin insanın açlıktan öldüğü ve milyonlarcasının daha sizden nefret ettiği veya en azından, seçtiğimiz temsilciler tarafından yaratılan politikalardan nefret ettiği bir dünya yarattığını bilseniz bile) nasıl karşı gelirsiniz? Sistemin kendini imha etmek üzere olduğundan şüpheleniyor olsanız bile sıradan çıkıp sizin ve komşularınızın her zaman neredeyse Tanrı kelamı olarak kabul ettiği kavramları sorgulama cesaretini nasıl bulursunuz ?.

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John PerkinsBir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John Perkins

Bir problemin varlığını kabul etmek, çözüm bulma yolunda atılan ilk adımdır. Bir günahı itiraf etmekse, kurtuluşun başlangıcı.

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John Perkins (Sayfa 12 - APRİL)Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John Perkins (Sayfa 12 - APRİL)
seher 
20 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

İmparatorluklar asla sonsuza dek yaşamaz. Her biri sonuçta korkunç bir çöküşü yaşamıştır. Daha mutlak egemenlik peşinde koşarlarken birçok kültürü yok ederler, sonra da kendileri yıkılırlar. Uzun vadede hiçbir ülke ya da ülkeler topluluğu, varlığını başkalarını sömürerek sürdüremez.

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John PerkinsBir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John Perkins

' Köşeyi dönenlerin ' yaşam tarzları ve donanımları ( yatlar, katlar ve özel jetler ) hepimizi tüketmek, tüketmek ve daha fazla tüketmeye özendiren birer model olarak sunuluyor. Bizi, bir şeyler satın almanın toplumsal bir görev olduğuna, dünyayı yağmalamanın ekonomi için iyi olduğuna ve dolayısıyla bunun yüksek çıkarlarımıza hizmet ettiğine ikna etmek için de hiçbir fırsat kaçırılmıyor.

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John Perkins (Sayfa 11 - APRİL)Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John Perkins (Sayfa 11 - APRİL)
ayhan özköroğlu 
11 May 10:33 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ekonomik tetikçi (ET) dediğim kişiler, birçok ülkeyi trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Bu kişiler, Dünya Bankası, Birleşik Devletler Uluslar arası Kalkınma Ajansı (USAID) ve diğer yabancı 'yardım' kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin doğal kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, HİLELİ SEÇİMLER, rüşvet, zorbalık, seks ve cinayet vardır. Oynadıkları oyun imparatorluklar kadar eskidir ama günümüzün küreselleşme sürecinde yeni ve korkutucu bir boyuta ulaşmıştır.
Nereden mi biliyorum? Ben de bir ET idim.

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John Perkins (Sayfa 7)Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John Perkins (Sayfa 7)

1963-1971
__"Bana İşimin iki Temel Amacı Olduğunu Söyledi:
___BİRİNCİSİ, Parayı Devasa Mühendislik Ve İnsaat Projeleri Aracılığıyla Amerikan Şirketlerine Geri Döndürecek Büyük Uluslararası Kredilerin Alınmasına Bahane Yaratacaktım.
__İKİNCİSİ, Bu Kredileri Alan Ülkeleri İflas Ettirmek İçin (Tabii Ki Amerikan Şirketlerine Olan Borçlarını Ödedikten Sonra) Uğraşacak, Böylece Sonsuza Kadar Borçlu Kalıp, Askeri Üsler, BM Oyları veya Petrol ve Diger Doğal Kaynaklara Erişim Gibi Yardımlara Gereksindiğimizde Kolay Hedef Olmalarını Sağlayacaktım."

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John Perkins (Sayfa 43)Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları, John Perkins (Sayfa 43)
4 /