8,9/10  (218 Oy) · 
616 okunma  · 
222 beğeni  · 
3.398 gösterim
«Deli Kurt», Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayazıd'dan sonra «Şehzadeler Kavgası» diye anılan devrin tarihî bir romanıdır. Bir bakıma göre de «Bozkurtlar»da başlayan Orta Asya'daki hayat kavgasının yeni vatan Anadolu'da devamıdır.

Şehzadeler arasında süren ve tafsilâtı henüz yeterince aydınlanmamış bulunan çarpışmada Yıldırım'ın oğulları hayat ve taht mücadelesinin hem kahramanca, hem şairane, hem de sefîhane bir örneğini vermişler ve birbiri ardınca hayata veda ederek meydanı içlerinden birisine bırakmışlardır. Bunlar arasında en talihsizi ve hayatı en az bilineni İsa Çelebi'dir. Deli Kurt, İsa Çelebi'nin meçhul bir oğlunun dramıdır. Bu dram daha sonraki asırlarda daha büyük bir şiddetle sürüp gidecek ve yüzlerce şehzadenin hayatına mal olacaktır.

Romanda görülen parlak bakışlı, gözlerine bakılamayan kız, hayalî bir tip değildir. Zamanımızda Muğla köylerinden birinde böyle bir kız yaşamıştır ve belki de hâlâ yaşamaktadır. Roman yazarı, bu parlak ve büyülü bakışları beş yüz yıl öncesine götürmekle esere çeşni vermekten başka bir şey yapmamıştır.

(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2010
  • Sayfa Sayısı:
    250
  • ISBN:
    9789754378016
  • Yayınevi:
    Ötüken Neşriyat
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
07 Eki 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Tarihin tozlu yollarına yapılan bir yolculuğa çıkmak isteyenlerin okuyacağı, biraz mitolojik, biraz aşk ama fazlasıyla, Osmanlı döneminde ki hanedan mensuplarının can korkusuyla verdikleri karar ile birlikte Macar savaşı... Hepsi bu eser de can bulmuş...

Yıldırım Beyazıt'ın oğullarından, İsa Beyin oğlu, Şehzade Murad Han'ın hayatının anlatıldığı eser, insan üstü güçlere sahip, Gökçen'e olan aşkı ile esere farklı bir yön vermiş...

Taht savaşlarından dolayı bilmediğimiz gizli kalmış şehzadelerden biri olan Murat'ın sipahi olarak katıldığı hanedan ordusunda yükselişini, savaşlarda ki başarısını ve aile diye bildiği, Satı ana, Çakır ve Evren ile geçirdiği günleri, yeri geldi duygulanarak, yeri geldi tebessüm ederek okudum. Kitabın yazım dili o kadar sade ve anlaşılır ki nasıl bittiğini anlayamayacaksınız....

Beyza Yuksel 
08 Kas 2015 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitabı okumakta geç kalmışım gerçekten. Atsız'ın kitabı olur da sevilmez mi? Tabiki çok sevdim. :)
Gökçen ismine artık çok farklı bir gözle bakıyorum. Ne de güzel isimmiş. .
Deli Kurt ile Gökçen kızın aşkı bende iz bıraktı. Deli Kurt'un kahramanlıkları tüylerimi diken diken etti, beni çok etkiledi.
Bu kitapla birlikte resmen o dönemin içine giriyorsunuz. Film izler gibi kitap okuyorsunuz.
Atsız'ın daha çok ön plana çıkması gerektiğini düşünüyorum. Mutlaka okunmalı. :)

Gözde Albayrak 
15 Ara 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki ben Atsız'ın kitaplarını okurken büyük zevk alıyorum çünkü eserlerini okuduktan sonra düşünmeye ve araştırmaya teşvik ediyor bu yönüyle değerlendirdiğimiz zaman bence mükemmel bir edebiyatçı aynı zamanda oldukça iddialı..
Esere gelecek olursak Yıldırım Bayazıd'dan sonra başlayan Fetret Devrini ele almış ve bu zaman içinde pasif kalan İsa Çelebi'nin biricik oğlunun asıl kimliğinden habersiz olarak yaşamını sürdürmesini ve gerçeküstü güçlere sahip bir kıza aşık olmasını türlü türlü olaylarla anlatmış.
Dili gayet açık ve akıcı bir şekilde ilerliyor ayrıca eserin öğretici olması yadsınamaz daha önceki incelememde belirttiğim gibi ön yargıları bir kenara bırakıp kendisini edebi kişiliği ile değerlendirebilirseniz eserlerinde ki o büyük tadı alabilirsiniz ..

insan_okur 
09 Kas 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

"Kitabın konusuyla ilgili bilgiler içermektedir." ( Spoiler )

- Kitap öncelikle tarih ve aşkı birbirine bağlamış bir kurgudan oluşuyor. Osmanlı İmparatorluğu fetret devri döneminde geçiyor. Fetret döneminin sıkıntısını gayet başarılı şekilde hissettirmiş. Bu dönemin zorluğundan kaçırılan şehzadenin hayatını anlatıyor roman. Çocukluğunda Deli Kurt lakabını alıyor. Sonrasında orduda yükseliyor. Padişah'ın amcası olduğundan habersiz büyük görevlere yükseliyor. Burası romanın tarihi tarafını anlatan bölümdü.
- Romanın içinde aslında muhteşem bir aşk hikayesi yatmakta. Evli olduğu halde Gökçen ismindeki Uygur Türk’ü olan büyücü kıza aşık olması ve kavuşamama hikayesi tam bir dram. Hele en son bölüm beni çarptı geçti. Üzülmemek elde değil.
- Roman çok akıcı, sade, sürükleyici. Atsız yine üslubunu konuşturmuş. Bazı şahsi fikirlerini roman kahramanları üzerinden anlatmış.
- İçerisinde; aşk, tarih, savaş, vatan sevgisi, devlet görevi, kahramanlık, hainlik her şey var.
- Deli Kurt’un kahramanlıklarıyla bazen tüyleriniz diken diken olacak. O yaşanan aşk uğruna çekilen azap ve savaş uğruna vazgeçilen duygular ve hayatlarla gözleriniz dolacak. Deli Kurt’un bazı hikayeleriyle de güleceksiniz.
- Tarih sevenlerin, aşka inananların okuması gereken bir kitap. İsme ve ideolojik fikirlerine aldanıp okumayanlar adına kayıp diyorum. Sıkılmayacağınızdan eminim. Çok beğendim sizlere de tavsiye ediyorum.

Bayan Okur 
12 Eki 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Anlattığı konuyu kesinlikle eleştirmiyorum. Çok da içine çeken bir konu. Fakat konu anlatılırken artık olağanüstülük biraz abartılmış mı diyim, efsanevi bir anlatım tarzı mı vardı diyim bilemiyorum. Ama benim bu efsanevi anlatım hoşuma gitmedi. Biraz daha yalın olabilirdi sanki.

Buket 
 13 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

(Spoiler içerebilir)
Hüseyin Nihal Atsız ile tanışma kitabım olan Deli Kurt tarihi bir kesit romanıdır. Bu kitabı kardeşimin Edebiyat öğretmeni performans görevi için kitabı okumalarını söylemişti.Kardeşim kitabı bitirdikten sonra bana kitaptan bahsetmesini istedim. Anlattıklarından sonra kitabı okumaya karar verdim. İyi ki de okumuşum.
Romanda;Yıldırım Beyazıt'ın,Ankara Savaşı'nda Timur'a esir düştükten sonra oğullarının ve torunlarının yaşadıkları anlatılıyor. Ders kitaplarında Yıldırım Beyazıt'ın sadece bir oğlundan ve bir torunundan bahsediliyor. Mehmet Çelebi ve ll.Murat'dan. Bu romanda ise Yıldırım Beyazıt'ın ortanca oğlu İsa Çelebi ve oğlu Murat(kitaptaki adı ile Deli Kurt)'dan bahsediyor. İsa Bey'in en sadık adamı olan Çakır, Bala Hatun'u sütanasının köyüne getirir. Deli Kurt küçük yaşta annesini ve babasını kaybeder ve bir Osmanlı torunu olduğunu bilmeden büyür. Çakır onu ve Sütanasının oğlu Evren'i iyi bir savaşçı olarak büyütür. Romanın gelişme bölümüne gelince Gökçen kız çıkar karşınıza. Asıl roman bundan sonra renk kazanır. Çünkü Gökçen kız parlak bakışlı gözlerine bakılamayan bir kızdır. Esrarengiz bir.... gerisi de kitabı okuyunca gelsin. Okuyacak olanlara küçük bir tavsiye;kitabı okurken sözlüğünüzü ve kaleminizi yanınızdan ayırmayın...

Ayça ünver 
19 Haz 21:00 · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

Deli Kurt, Osmanlı tarihinde Yıldırım Beyazıd'dan sonra Şehzadeler kavgası diye anlatılan devrin tarihi bir romanıdır. Kitap İsa Beğ ve Mehmed Beğ'in aralarındaki taht kavgası sürerken İsa Beğ'in evdeşi Bala Hatun'u ve karnındaki bebeğini kardeşi Mehmet Beğ'den korumak amacıyla onları en yakın sipahisi Çakır'a emanet etmesiyle ve Çakır'ın da onları süt anasına emanet etmesiyle başlar. Kitabın ilk yarısını bütün beklentilerimi karşılayarak okudum. Kitapta görmek istediğim tarihi ögeler, savaşlardaki kahramanlık duygusu herşey yerli yerindeydi. Ama sonra kitap anlayamadığım bir şekilde Deli Kurt'un üstün güçleri olan Gökçen'e aşık olmasıyla devam etti. Gökçen'e verilen olağanüstülük başlarda pek hoşuma gitmedi ama sona arka kapakta yazan "romanda görülen parlak bakışlı, gözlerine bakılamayan kız, hayali bir tip değildir. Zamanımızda Muğla köylerinden birinde böyle bir kız yaşamıştır ve belki de hala yaşamaktadır" cümleleri bu olağanüstülüğü sevmemi sağladı.
Kısacası kitap güzeldi ama beklediğim şey sadece savaş, kahramanlık ve Türklük duygusu olunca ve kitabın yarısından sonra da bunlar ikinci plana atılınca bir miktar hayal kırıklığına uğradım. Ama bu Atsız'ın diğer kitaplarını okumayacağım manasına gelmez. Çünkü dili ve yalın anlatımı çok hoşuma gitti.

Melike Nur 
18 Ağu 08:03 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Deli Kurt’ Osmanlı tarihinde Yıldırım Beyazıd’dan sonra ‘Şehzadeler Kavgası’ diye anılan devrin tarihi bir romanıdır. İsa Çelebi Yıldırım Beyazıd’ın oğullarından birisidir. ‘Deli Kurt’ İsa Çelebi’nin meçhul bir oğlunun dramıdır.
'Uzun zamandır okumayı düşündüğüm ama her seferinde ertelediğim bir romandı.Keşke daha önce okusaydım dedirtti.Dili o kadar saf ve akıcı ki olaylar siz farketmeden gelişiyor.


"Ölüm o kadar güç değildir.Unutulmak yamandır."

Uğur Ukut 
 24 Nis 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Neden bilmiyorum bana puslu kıtalar atlasını hatırlattı. Halbuki alakası yok gibi görünüyor. Atsız hocanın akıcı üslubuna yakışan, bir yönü fantastik, okunası bir kitap. Bir Osmanlı şehzadesinin fetret döneminde kaybettiği kimliği ve sipahi olarak devam eden hayatı. İçinden çıkamadığı aşkı ve savaşları anlatılıyor.

Atakan Ünaldı 
03 Ağu 14:14 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

En sevdiğim yazarın en güzel eserlerinden biri.Isa Çelebi'nin oğlu Murat'ın,Deli Kurt,serüvenini anlatıyor.Üslubuyla,kelime seçimleriyle ve en önemlisi sürükleyiciliği ile tam bir Atsız eseri.

Kitaptan 108 Alıntı

tıpçı pandanın kitaplığı 
22 Şub 22:17 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Babası fısıldadı:
- Asıl ölüm unutulmaktır.
Amcası ilâve etti:
- Unutmak da ölmektir.
İsa Beğ devam etti:
- Hayat birkaç hatıradır.
Balâ Hatun bitirdi:
- Hayat ölümün başlangıcıdır.

Deli Kurt, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 42 - Ötüken)Deli Kurt, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 42 - Ötüken)
Beyza Yuksel 
08 Kas 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Birbirinizi severseniz gözlerine bakarsın. Hiçbir şey olmaz. Sevgi körleşmeye başlayınca gözler ağulanır. ."

Deli Kurt, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 147 - Ötüken Yayınları)Deli Kurt, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 147 - Ötüken Yayınları)
Nurhan Işkın 
06 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Birinci sınıf bir asker, vefalı bir yoldaştı. Tam bir Türk'tü.

Deli Kurt, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 27)Deli Kurt, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 27)
Nurhan Işkın 
06 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Osmanoğulları büyük işler yaparlar, fakat bundan bahsetmezlerdi.

Deli Kurt, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 16)Deli Kurt, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 16)
Nurhan Işkın 
07 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bu kadar sert ve yırtıcı savaşçılar olan Türklerin öyle içten gelen, hazin bir müzikleri oluşu Macarların tuhafına gidiyordu.

Deli Kurt, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 187)Deli Kurt, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 187)