Ciltli

Deli Kurt

Hüseyin Nihâl Atsız
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·200 syf.·
2024 43. kitabı
'Bozkurtlar'ın Osmanlı'da adeta yeniden yaşatılan bir hali bu roman. Bozkurtlar'ın Urungu'su yerini Deli Kurt'a, yani Murad'a bırakmış; Ay Hanım ise Gökçen oluvermiş. Atsız, Türk tarihini öyküleştirmede eşsiz bir kaleme sahip. Türklüğü İslam öncesi ile sonrası arasında fark görmeyerek bir bütün olarak ele alan Atsız, Türk gençleri için en güzel örneklerden biri olarak karşımızda duruyor. Anlatmaya çalıştığı Türklük bilinci her zaman yaşatılmalı.
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202119,7bin okunma
Deli Kurt (Spoiler içerir)
Puan vermedi·200 syf.··
2023 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2023 16:55
Deli Kurt Hüseyin Nihal Atsız'ın eşsiz eserlerinden biridir. Karakterlerimiz: Deli Kurt:Yıldırım Beyazıtın torunudur.Asıl adı Murat dır.Romanın ana karakteridir. Savaşlarda başarılı ol-muş ancak ailesini bir selde kaybedince meçhule doğru yola çıkmıştır. Gökçen:Türkmen köyünde yaşayan bir kızdır. Billur sesli, gözleriyle ışık saçan, erkekleri öldüren köylüle-rin büyücü,peri kızı diye adlandırdığı karakter ve Deli Kurt’un âşık olduğu kızdır. Satı Kadın: Deli Kurt’u büyüten kadındır. Evren: Deli Kurt ile beraber büyüyen ve savaşlara ka-tılan,Satı Kadın’ın oğludur. Şehzade İsa Bey: Yıldırım Beyazıt’ın oğludur. Çakır Bey:İsa Bey'in arkadaşıdır. Bala Hatun:Deli Kurt’un annesidir. Romanın adı olan Deli Kurt İsa Bey’in oğlu Murat’ı tasvir etmektedir.Deli Kurt yani Murat’ın mücadelesini ve Gökçen’e olan aşlını konu alan ve Yıldırım Beyazıt’ ın ölümünden sonra ortaya çıkan şehzadelerin taht kavgalarını Fetret dönemini konu alan tarihi bir romandır. Yıldırım Beyazıt’ ın hayatı, en az bilinen evladı olan İsa Çele-bi’nin oğlu Murat’ın hayatını anlatmaktadır. Şehzade kavgalarında yaşadığı zorluklar dile getirilir. İsa Bey şehzade kavgalarından dolayı hatunu ve doğmamış evladının hayatından endişe etmiş onları en yakın ar-kadaşı Çakır’a emanet ederek uzaklaştırmasını iste-miştir.Çakır Bey de Bala Hatun’u,İsa Bey’in istediği gi-bi uzak bir obaya götürerek Satı kadın adında bir kadı-na emanet etmiş ve doğan çocuğun da annesinin de isminin değişmesini istediği gibi babasının adının da Osman olarak bilinmesini istemiştir.
Roman
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202119,7bin okunma
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2022 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2022 19:04
Atsız'ın ilk önce Ruh Adamı adlı kitabını okumuş biri olarak bu roman bende Ruh Adam'dan sonra en büyük tesir bırakan kitap oldu. Kitabın edebi anlamda çok ayrı bir zevki var ve tarihsel olaylar ile edebiyat çok iyi yoğrulmuş çok başarılı ve okunmaya değer bir eser.
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202119,7bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
Okudummm. Okurken bir sonraki cümlenin, bir sonraki sayfanın derdine düştüm. Tarihin kurgulanmış bir aşkla yoğrulmasının sayfa sayfa, cümle cümle lezzetine vardımm. Sonra dönüp kendime dedim ki Atsız'ın kaleminden düşenin damağa hitap etmeme durumu olabilir mi hiç. Kitap her ne kadar aşk üzerinde durup bir anlatım sunsada, diger taraftan Türk kültürünü Türk tarihinin de dolaylı yoldan okuyucuya aktarılmasını sağlamada gayet başarılı. Okuyun, okurken yâsayacağınız bir kitap olucak.
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202119,7bin okunma
Önce çayınızı çikolatanızı yanınıza alınız uzun bir inceleme oldu :)
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2022 13:40
En son incelememi yazdığımdan bu zamana 3 ay küsür zaman geçmiş yani benim için uzun bir süre. Yazacağım bu incelemenin suskunluğumu bozmasının 2 nedeni var. Birinci neden bu kitabı bir nevi inceleme yazmak istediğim ama yapamadığım Bozkurtlar kitabının anısı için (aynı ölüm yıldönümü anmak gibi oldu) ve tabi kitap incelenmeye değer olduğu için. İkinci ve daha güçlü neden ise uzun süredir okumak istediğim bu kitabı İstanbul'dan bir arkadaşımın hediye etmesidir. Bu jest için kendisine çok ama çok teşekkür ediyorum. Bu kitap hayatım boyunca özel bir hediye ve güzel bir tarihsel roman olarak kütüphanemde yaşayacak. Ne zaman bu kitabı görsem hediyeyi aldığım andaki mutlu anımı gülümseyerek hatırlayacağım. Bir incelemeden çok bir günlüğe dönüştüğünün farkındayım arkadaşlar ama bunu yazmadan incelemeye başlamaya gönlüm elvermedi. BU KISIM BOZKURTLAR KİTABI HAKKINDA AZICIK MİKTAR SPOİLER İÇERİR !!! Yazar Nihal Atsız ile ilk olarak geçen sene Nisan ayında " Bozkurtlar" eseriyle tanımıştım. Kitap beni alıp Orta Doğu'da Ötüken diyarına Göktürk topraklarına götürmüştü. Bu kısımda hakkında inceleme yazamadığım Bozkurtlar kitabına atıfta bulunmak istiyorum Bozkır hayatını hiç görmemiş olan ben iliklerime kadar bozkır yaşamını hissetmiştim. Sanki Kürşat'ın askerlerinden biri de bendim, Çinlilere karşı sefere çıktım, yeri geldi aç kaldım, sele kapıldım ve kurtuldum, Yamtar Onbaşı'nın güreşlerini 1. tekil şahıs gibi izledim, hatta yeri geldi Kürşat bile oldum (atın üstünde şehit olması o nasıl bir destansı andı) Almila'ya ben de tutuldum vs. Kısacası Nihal Atsız romanlarını okutmuyor insanlara yaşatıyor, o karakterleri içinize işliyor sanki etrafınızda tanıdığınız birilerini, yaşadığınız bir geçmişi okuyor gibi hissediyorsunuz. Aynı şekilde Deli Kurt kitabına başlarken yine
Tarih
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202119,7bin okunma
7/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2023 08:41
Deli Kurt, Yıldırım Bayezid’in oğullarından biri olan İsa Çelebi’nin, babası ölünce kardeşleriyle yapacağı mücadelenin sonunda, eğer kaybeden tarafta olursa ve hamile olan evdeşi Bala Hatun erkek çocuk doğurursa, galip kardeşinin oğlunu da öldüreceğinden çekinerek, onları Çakır isimli bir sipahisine teslim edip kaçırmasıyla başlıyor. Çakır Ağa, Bala Hatun’u sağ salim, anası Satı Kadın’ın yaşadığı Türkmen obasına getirdikten sonra, Bala Hatun unutulmuş ve unutulması gereken bir Osmanlı şehzadesini, Murat’ı doğurur, doğumdan kısa bir süre sonra da ölür. Babası İsa Çelebi de kardeşleriyle girdiği savaşı kaybeder. Babasının isteğiyle kim olduğunu bilmeyen Murat, Osman ve Ayşe adında iki kişinin çocuğu olduğuna inanarak büyür. Çakır Ağa’nın himayesinde büyüyen Murat’a köy halkı Deli Kurt adını takar, ondan sonra da bu isimle anılmaya başlar. Zamanla büyüyen, yaman bir asker olup çıkan Deli Kurt, evlenir, sipahiliğe yükselir, çocukları olur. Ömrünü gerçekte kim olduğundan habersiz geçirirken, bir gün Çakır Ağa ile Satı Kadın’ı ziyarete tekrar Türkmen obasına giderler. Burada bir su pınarının yanındayken, bir peri kızı olarak anlatılan Gökçen’in hikayesini dinlerler. Gökçen gözlerine bakan herkesin vurulduğu, hatta bir kere bakanın dahi öldüğü, dünya güzeli bir kızdır. Babası, annesi öldükten sonra bir olaya karışıp bir başkasını öldürmüş, ardından kaçıp bu Türkmen obasına sığınmış, burada başka bir kadınla evlenmiştir. Üvey annesi Gökçen’in gözlerinden korkmuş, onu peçeye mecbur bırakmıştır. Gökçen, hikayesinin anlatımı bittiğinde, sanki bunu bekliyormuş gibi pınarın başında görünüverir. Çakır Ağa, Satı Ana’nın oğlu Evren, Satı Ana ve Deli Kurt’un yanına varır. Selam verir ve uzaklaşır. Satı Ana hiç kimsenin Gökçen’in gözlerine bakmadığından emin olmak ister, herkese
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202119,7bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2022 59. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2022 13:13
Ay ben Atsız'ın her romanın da böyle büyülecek miyim? Yahut her romanında bir karaktere vurulup, tüm gün o karakteri mi düşüneceğim..? Bu kadarı da olamaz dediğim her eserinde tam da o kadarı, hatta fazlası oluyor.. Tıpkı Aytmatov'da kapıldığım hislere kapılıp heyecanlanıyorum. Kitap, 1402 yılında yapılan Ankara Savaş'ından sonra Yıldırım Beyazıt'ın oğulları arasın da çıkan taht savaşları ve akabinde gelişen olayları ele alıyor ve okuyucuyu adeta içine çekiyor. Bu kadar etkileyici bir kurguyu da Atsız yapabilirdi zaten.. Aşk, tarihi kurgular, mitolojik unsurlar, destansı anlatım, esaret, kahramanlık, şehzade savaşları.. Hepsini barındırıyor. . . . Gökçen kız.. O nasıl bir güzelliktir ki kafamda canlandıramadım bile.. Sırlarla dolu, büyüleyici.. Murad.. O nasıl bir yiğitliktir ki damarlarında akan kan seni Deli Kurt yapıyor.. Satı Kadın.. Eşini, çocuklarını, kardeşlerini şehit veren ve dimdik ayakta durabilen bir Türkmen kadını.. Evren'i, Çakır'ı ve daha niceleri.. 3-5 saatte bitirilebilecek kadar da sürükleyici.. Keyifli okumalar.. Sevgiyle, kitapla kalın..
1000k
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202119,7bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2025 02:56
Genel olarak baktığımızda Deli Kurt, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan sonraki yıllarda eski Türk beylerinin ve savaşçılarının yaşamını konu alır. Romanın merkezinde cesareti ve öfkesiyle tanınan Deli Kurt vardır. Deli Kurt genç yaşta savaşlarda büyük kahramanlıklar gösterir. Ancak hem geçmişin sırlarıyla hem de içinde bulunduğu toplumla mücadele eder. Eserde Gökçen Hatun, Murat’ın hayatında önemli bir yer tutar. Aralarındaki duygusal bağ romanın duygusal yönünü oluşturur. Satı Kadın, Bala Hatun, İsa Bey gibi karakterler de hikayeye derinlik katar; her biri dönemin farklı insan tiplerini temsil eder. Roman boyunca Deli Kurt hem içsel çatışmalar yaşar hem de eski Türk adetlerinin unutulmaya başladığı bir dönemde ideallerine bağlı kalmaya çalışır. Kahramanlık, aşk, gurur gibi konular romanın ana temalarını oluşturur. Romandaki Gökçen, Murat (Deli Kurt) ve Çakır karakterleri romanın en önemli kişilikleridir. Her biri hem dönemin insanını hem de Atsız’ın değer verdiği Türk ruhunu temsil eder. Deli Kurt’la başlayalım. Romanın başkahramanıdır. Cesur, gururlu, mert ve töreye bağlı bir Türk sipahisidir. Savaş meydanlarında korkusuzdur. “Deli Kurt” lakabı onun hem öfkesini hem de adaletsizliğe karşı olan sert duruşunu anlatır. Geçmişi sırlarla doludur. Murat hem dış dünyayla hem de kendi içinde bir savaş verir. Gelelim Gökçen’e. Gökçen güzelliği ve gururuyla dikkat çeken bir kadındır. Deli Kurt’a bir sevgi besler ama gururu yüzünden bu sevgiyi dile getirmez. Onun duyguları güçlü ama sınırlıdır. Gökçen kitapta “asil, gururlu, fedakâr Türk kadını” örneğidir. Son olarak Çakır. Çakır Deli Kurt’un en yakın yoldaşı, dostu ve sırdaşıdır. Sadakatiyle, mertliğiyle ve samimiliğiyle benim en sevdiğim karakterlerden biridir. Onun vefası eski Türk dostluk anlayışını temsil
Duygu ve Düşünce
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202119,7bin okunma
Ah! Ok değdi!
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 22:09
Kitap, tarih, soydur... Fakat hepsinin ötesinde destandır Deli Kurt. Tarih okuyamayana okutur, kalpte sızı bırakır, boğazda ise yarım kalmışlığın o acı yumrusunu... Geçmişi gizle kaplı, geleceği artık yok olmuş bir yeşil ışıktır Murad, namı diğer Deli Kurt. Bilegi sağlam bir Osmanlı şehzadesinin deliliği, sevdası, hüznü, tutsaklığı, özgürlüğü fakat en çokta ızdırabıdır... Şeytanı ağlatmış, kalbi olmayan bütün Gökçen kızlarının acı vedasıdır... Okumayan anlamaz, okuyan ise içinden çıkamaz...
Duygu ve Düşünce
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202119,7bin okunma
Muhteşem bir kitap
10/10
·200 syf.··
2023 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2023 13:28
Bu kitapta edebiyatın ve tarihin hoş bir karışımını görüyoruz atsızın birçok kitabında olduğu gibi yine kavuşulmayan bir aşk ve heycanlandıran bolümlerden oluşan bir kitap. Deli kurt kitabında çok kahraman olması gerçekten dikkatimi çekti sadece bir karakter üzerine değil, her karakterin kendine göre hikayeleri var bu kitabı okurken sıkılmamamızı sağlıyor özellikle gökçen ve deli Kurt'un hikayesi beni benden aldı diyebilirim. Dile kolay muhteşem bir kitap. Hüseyin Nihâl Atsız
Edebiyat
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202119,7bin okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Nihâl AtsızYazar · 45 kitap
Hüseyin Nihal Atsız, Türk yazar, şair, tarihçi ve ideologdur. Nejdet Sançar'ın ağabeyidir. Yağmur Atsız ve Buğra Atsız'ın babasıdır. Rıza Nur'un mânevi oğludur. Kendisini Türkçü ve Turancı olarak tanımlar. Atsız'ın babası Gümüşhane'nin Torul kazasının Midi köyünün Çiftçioğulları ailesinden Deniz Güverte Binbaşısı Mehmet Nail Bey, annesi Trabzon'un Kadıoğulları ailesinden Deniz Yarbayı Osman Fevzi Bey'in kızı Fatma Zehra Hanım'dır. Mehmet Nail Bey'in ilk eşinden üç çocuğu olmuştur. 12 Ocak 1905'de Hüseyin Nihal (Atsız), 1 Mayıs 1910'da Ahmet Nejdet (Sançar) ve Aralık 1912'de Fatma Nezihe (Çiftçioğlu) dünyaya geldi. 1930 yılında ilk eşinin damar sertliğinden vefatı üzerine Mehmed Nail Bey, 1931 yılında yeniden evlenmiştir. İkinci eşinin adı da Fatma Zehra'dır. İkinci eşinden 1932 yılında Necla (Çiftçioğlu) adlı bir kızı olan Mehmed Nail Bey ikinci eşiyle geçinememiş ve iki yıl sonra ayrılmıştır. Hüseyin Nihâl Atsız, 12 Ocak 1905'te İstanbul Kadıköy'de doğdu. İlköğrenimini Kadıköy'deki çeşitli okullarda, orta öğrenimini Kadıköy ve İstanbul Sultanilerinde (İstanbul Lisesi) yaptı. Buradan mezun olunca Askeri Tıbbiye'ye yazıldı. Atsız, yükseköğrenim çağına gelip Askeri Tıbbiye'ye kaydolduğu çağlarda Türkçülük fikrinin etkisi altına girmeye başladı. Ziya Gökalp'in cenaze töreninin yapıldığı günün gecesi Türkçülük fikrine karşı öğrencilerle kavga ettiği ve daha sonrasında ise aralarında bir takım problemler geçen Arap asıllı Bağdatlı Mesut Süreyya Efendi adlı bir mülazım (teğmen)'a selam vermediği gerekçesi ile 4 Mart 1925 tarihinde 3. sınıf talebesiyken Askeri Tıbbiye'den çıkarılmıştır. Bu olaydan sonra üç ay kadar Kabataş Erkek Lisesi'nde yardımcı öğretmenlik yapan Atsız, daha sonraları Deniz Yolları'nın Mahmut Şevket Paşa adlı vapurunda kâtip muavini olarak çalışmış ve bu vapurla İstanbul-Mersin arasında birkaç sefer yapmıştır. Üniversite Yılları ve İlk Fikirler 1926 yılında İstanbul Dârülfünunu'nun Edebiyat Fakültesinin "Edebiyat Bölümü"ne ve İstanbul Dârülfünunu'nun yatılı kısmı olan Yüksek Muallim Mektebi'ne kaydolan Atsız, bir hafta sonra askere çağırılmış, tecil isteği kabul edilmeyen Atsız askerliğini 9 ay olarak 28 Ekim 1926-28 Temmuz 1927 tarihleri arasında İstanbul'da Taşkışla'da 5. piyade alayında er olarak yapmıştır. Ahmet Naci adlı arkadaşı ile birlikte hazırladığı 'Anadolu'da Türklere Ait Yer İsimleri' adlı makalenin Türkiyat Mecmuası nın ikinci cildinde yayınlanması ile hocası olan Mehmet Fuad Köprülü' nün dikkatini çeken Atsız, 1930 yılında Edirneli Nazmi'nin divanı üzerinde mezuniyet çalışması yapmıştır ('Divân-ı Türki-i Basit, Gramer ve Lügati', 1930, 111 s. Türkiyat Enstitüsü Mezuniyet Tezi, no 82). Aynı yıl Edebiyat Fakültesi'nden mezun olmuştur. Atsız'ın sınıf arkadaşları arasında Tahsin Banguoğlu, Ziya Karamuk, Orhan Şâik Gökyay, Pertev Nâili Boratav, Nihad Sâmi Banarlı gibi isimler yer alıyordu. Mezuniyetinden sonra Edebiyat Fakültesi Dekanı olan hocası Prof. Dr. Mehmet Fuad Köprülü, Maarif Vekâleti'nde Atsız için girişimde bulunarak, Yüksek Muallim Mektebi'ni öğrenci olarak bitirdiği için, liselerde yapması gereken 8 yıllık mecburi hizmetini affettirmiş ve 25 Ocak 1931'de Atsız'ı kendisine asistan olarak almıştır. Atsız, yine 1931 yılında Dârülfünunun felsefe bölümünden mezun olan ilk eşi Mehpare Hanım ile evlenmiş, ancak 1935 yılında ayrılmıştır. Atsız, 15 Mayıs 1931'den 25 Eylül 1932 tarihine kadar Atsız Mecmua (17 sayı)'yı çıkarmaya başladı. Mehmet Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Abdülkadir İnan gibi edebiyat ve tarih bilginlerinin de içinde bulunduğu bir kadro ile yayın hayatına atılan bu Türkçü ve Köycü dergi, devrinde ilim, fikir ve sanat alanında çok tesir yaratan Türkçü bir çığır açmış, âdetâ Cumhuriyet devri Türkçülüğünün öncüsü olmuştur. Atsız, kendini tanıtmaya başlayan ilk yazılarını (H. Nihâl) imzası ile, hikâyelerini de (Y.D.) imzasıyla, bu dergide yayınlamaya başlamıştır. 1932 Temmuzunda Ankara'da toplanan Birinci Türk Tarih Kongresi esnasında, Prof. Dr. Zeki Velidi Togan'a Dr. Reşid Galib'in yaptığı eleştiriler üzerine Atsız, içerisinde ikinci eşi Bedriye Atsız ile Pertev Nâili Boratav' ın da bulunduğu 8 arkadaşı ile, Dr. Reşid Galib'e "Zeki Velidi'nin talebesi olmakla iftihar ederiz" diyen bir protesto telgrafı çekmiş ve bu telgraf üzerine de Reşid Galib'in tepkisini üzerine çekmiştir. 19 Eylül 1932'de Reşid Galib, Maarif Vekili olmuştu. Kısa bir süre sonra da Mehmet Fuad Köprülü'nün dekanlıktan ayrılması üzerine Edebiyat Fakültesi Dekanlığı'na vekâleten bakan Ali Muzaffer Bey asâleten tâyin edilmiştir. Reşid Galib, Atsız Mecmuanın 17. sayısındaki 'Dârülfünun'un kara, daha doğru bir tabirle, yüz kızartacak listesi' adlı makalesi nedeniyle Edebiyat Fakültesi Dekanı'na baskı yaparak, 13 Mart 1933 tarihinde Atsız'ın üniversite asistanlığına son vermiştir. Atsız, 1975 yılının kasım ayının ortalarında hasta olduğundan şüphelenmiş, ancak yapılan muayene ve testler sonucunda bir hastalık bulunamamıştır. 10 Aralık 1975 Çarşamba gününün akşamı kalp krizi geçirmiş, gelen doktor enfarktüs olduğunu anlayamamıştır. Ertesi akşam Atsız yeni bir kriz geçirmiş, 11 Aralık 1975 Perşembe günü vefat etmiştir. 13 Aralık 1975 tarihinde Kurban Bayramı'nın ilk günü Kadıköy Osmanağa Câmii'nde Kılınan ikindi namazını müteakip Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir. Türkçülüğün öncülerinden olan Nihâl Atsız, Turancı çevreler tarafından aynı zamanda güçlü bir Türkolog olarak kabul edilir. Bu çevrelere göre Türk dilini, tarihini ve edebiyatını gayet iyi bilen Atsız, özellikle Türk tarihinin Göktürk kısmında uzmanlaşmıştı. Çok sevdiği bu devreyi "Bozkurtların Ölümü" ve "Bozkurtlar Diriliyor" adlı iki eser ile romanlaştırmıştır. "Deli Kurt" adlı romanı Osmanlı tarihinin ilk devrelerinin romanlaştırılmış şeklidir. "Ruh Adam" 'daki Selim Pusat'ın şahsiyetinde Atsız'ı görürüz. "Ruh Adam" 'ın devamı olarak "Yalnız Adam" 'ı yazacağını söylüyordu. Yine yazacağını bildirdiği bir eseri de Bozkurtlar serisi'nin 3. cildi idi. Yayınlanmamış eserlerinin içerisinde "II. Mahmut'tan Günümüze Kadar Osmanlı Hanedanı Tarihi" adlı bir eseri de vardır. Nihâl Atsız'ın şiirleri "Yolların Sonu" adı ile kitap halinde basılmıştır.