Hayvan Çiftliği Bir Peri Masalı

8,9/10  (2.013 Oy) · 
5.523 okunma  · 
1.945 beğeni  · 
17.825 gösterim
İngiliz yazar George Orwell (1903-1950), ülkemizde daha çok Bindokuzyüzseksendört adlı kitabıyla tanınır. Hayvan Çiftliği, onun çağdaş klasikler arasına girmiş ikinci ünlü yapıtıdır. 1940'lardaki 'reel sosyalizm'in eleştirisi olan bu roman, dünya edebiyatında 'yergi' türünün başyapıtlarından biridir. Hayvan Çiftliği'nin kişileri hayvanlardır. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirirler. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır. Aralarında en akıllı olanlar domuzlar; kısa sürede önder bir takım oluştururlar, devrimi de onlar yolundan saptırırlar. Ne yazık ki insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük kurulmuştur artık. George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir. Romandaki önder domuzun, düpedüz Stalin'i simgelediği açıkça görülecektir. Öbür kişiler bire bir belli olmasalar da, bir diktatörlük ortamındna olabilecek kişilerdir. Romanın alt başlığı Bir Peri Masalı'dır. Küçükleri eğlendirecek bir peri masalı değildir; ama roman, bir masal anlatımıyla yazılmıştır.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    152
  • ISBN:
    9789750719387
  • Orijinal Adı:
    Animal Farm
  • Çeviri:
    Celal Üster
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Elif Kimya S. 
08 Oca 22:33 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

George Orwell ' in daha önce 1984 kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Kısa bir süre önce bu kitabı tekrar okuyunca Hayvan Çiftliği ' ni de okumam gerektiği kanaatine vardım. Bu iki kitap bana göre gelmiş geçmiş en iyi kitaplar arasındadır.

Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerine zulmeden, emeklerini sömüren çiftlik sahibini domuzların planıyla devirip, yönetimi ele geçirirler. Amaç; eşit ve daha iyi koşullarda yaşayabilmektir. Başta her şey iyi gider. Her hayvan gücünün yettiği kadar çalışır, güçsüz ve zayıflar korunur. Zamanla domuzlar yeni yasalar koyar ve üstünlüğü ele geçirirler. Sözde bunları onların iyilikleri için yaptıklarını söylerler. Eşit bir hayat için başkaldırmış olan hayvanlar için bir şey değişmez. Domuzlar yönetici, diğer hayvanlar yine işçi muamelesi görür.

Hayvan Çiftliği sosyalizme, Stalin Dönemi' ne ve çarlık devrimine yapılmış bir eleştiridir. Ama aynı zamanda bugünü ve bugünün sistemini de tahmin edip eleştirmiş gibi. Orwell yine öngörüsünü konuşturmuş. Diktatör yönetimi, kokuşmuş düzeni, eşitsizliği, adaletsizliği,ayrımcılığı,sömürüyü net bir şekilde görüyorsunuz kitapta. Yazar öyle başarılı betimlemeler yapmışki kendiniz yaşıyor ve kahramanların hayvanlar olduğunu unutuyorsunuz. Tıpkı günümüzdeki gibi kitapta da körü körüne mutlak bir inançla, sorgusuz sualsiz biat eden koyunlar okuyucuyu çıldırtıyor. Domuzların adaletsizliği, emek hırsızlığıysa iki kat çıldırtıyor.

Kitabın dili ağır değil ve oldukça akıcı. Vakit bulup okuyabilirseniz 2-3 günde rahatlıkla bitirebilirsiniz. Kitabı Can Yayınları' ndan okudum ve çeviri çok başarılı. Çeviriyi yapan Celal Üster' in yine kitap hakkındaki düşüncelerini yazdığı uzunca bir yazı var. Kitabı daha iyi anlamak adına okumanızı tavsiye ederim. Velhasılıkelam çok güzel bir kitap, kesinlikle okuyun...

Ama ben Bernhard’ı bir başka seviyorum bu aralar, diye düşündüm. Bernhardist Ömer takdim eder, diyesim bile oldu. Bir kahraman o kimsenin tanımadığı. Bu demek değildir ki Joyce’u görmezden geleceğim. Gelemem ki zaten, çünkü bu ön yargılı roman tüm ön yargılarımı kırmıştı zamanın behrinde, diye düşündüm. Aklımı işgal eden ama Türkçeye oturmamış tarzını romanın düşünürken bir daha okumalıyım, diye düşündüm. Üçüncü kez olacaktı. Olsun bari. Ama okuyacak ne çok şey var, diye de düşünüyordum bir yandan da. Ben yaşlandım ki artık. Hem, hele de yerliler! Yazmak da istiyor bu fukara.

Önyargılı romanı ne mi üstadın? Pardon atlamışım, Ulysses’dir o. Musil’i okumaya başlamadan evvel, ilk Ulysses’i sonra da Kayıp Zamanın İzinde’yi okudum, demiştim dost meclisinde de, yok devenin nalı demişlerdi. Doğruydu. Doğrular bile yetmiyor doğruyu anlatmaya bazen. Zaten artık gerçekleri değil, kurguları anlatmayı daha çok seviyorum.

Toplumsal gerçekçilerin galebe çaldığı zamanlarda “Batıda roman öldü” diye bir şayia çıkmıştı. Biz saflar inanmıştık. Aslında ben onlara hep inandım ve bir küncü kadar şey yoktu gerçeği destekleyen. Halbuki adamlar, Batılılar yani, post-modern edebiyatı yaratırken, biz toplumsal gerçeği yazamıyorlar mantığını nerelere ihale etmiştik. Toplumsal gerçekleri yazmayı bıraktıkları falan da yoktu. Bilemedik o zaman toplumsal gerçeklerin de değişebileceğini.

Anahtar roman Türkçesi, fakat bu bile yeterli değil anlamak için. Orijinali “Roman a clef”dir. Duymadıysanız üzülmeyin, çünkü bu konuda çok az kaynak var Türkçemizde. Bir yazar “roman a clef” türünü girdiyse saklayacak şeyleri vardır. Bu türde en sevdiğim ise Orlando’dur, Virginia Woolf’dan. Esaslıdır zira içinde ekstrem bir aşk vardır. Sahibine bağlı olmadan revize olmuş bir hayattır kurgusu. Revizyonun ise müsebbibi belli değildir. Ama doğuştan olduğu kabul görür bende. Bir nevi ruh hastalığı görenlerde vardır. Konsensüs yok anlayacağınız.

Yazacaklarım bitti ama romana gelemedim henüz. Kim bilir ne zaman okumuştum bu romanı? Pek unuttuğum söylenemez ama. Adını koyup sınıflandırdığı şeyleri unutmaz insan. Konusuna değinmeyi düşünmüyorum zaten. Anlamak bakımından Roman a clef türünü en basit anlatan kitaptır. 1984'de işlediği daha bir teorik olan durumu nesnel gerçeklerle hayvanlar üzerinden anlatır bu romanında. Ben birbirinin devamı gibi görürüm. Hayvanlarla alakası sadece roman a clef olması babındadır, yoksa anlatılan ülke, şu an yıkılmış SSSR’dir. Sovyet sisteminin hayvanlar üstünden eleştirisidir.

Şervan Berşan 
 06 Mar 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Hayvan Çiftliği, bize pek de yabancı olmayan bir topluluğu çarpıcı bir şekilde anlatıyor.
Tüm sorunlarımızın yanıtı da aslında yine bu kitapta. Tek gerçek düşmanımız yine biz insanlarız. Bizi diğer canlılardan ayıran üst beynimiz, aklımız maalesef en büyük zaafımız olmuştur. Sonuç olarak;
Bütün insanlar eşittir.
Ama bazı insanlar öbürlerinden daha eşittir!

Uğur Ukut 
12 Tem 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Tüm hayvanlar eşittir,ama bazıları daha eşittir.
Eşitlik kavramının hiçbir zaman tam olarak gerçekleşemeyeceğini her zaman hırsına yenilip başa geçmek etrafındakileri yönetmek,onları kendi çıkarları için kullanmak isteyen aç gözlü ve kendini üstün gören bir kitlenin olduğunu mizahi bir dil ile anlatan bir kitap.Çocuk masalı şeklinde yazıldığı için dili basit ve anlaşılması kolay olmuş.Gayet başarılı ve mutlaka okunulması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Gözde Albayrak 
22 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabın kapağına baktığımız zaman ilk etapta çocuk kitabı gibi görünsede aslında hiç de öyle değil oldukça hiciv dolu bir eser.
Kitap genel olarak insanlara baş kaldıran ve çiftliğin yönetimini ele geçiren hayvanların yeni bir düzen kurup yaşamasını ele alır lakin insanlarda var olan iktidar hırsı onlarda da görülmeye başlar.
Ayrımcılık,körü körüne inanış,ezici rekabet bunların hepsini yazar belli bir dönemi eleştirmek adına güzel bir kurgu ile anlatmış.
Bence okunması gereken bir eser..

ihtiyar 
01 Şub 20:58 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

Harikaydı, kitap hakkında yeterince yazılmış ki kitabın çevirmeni de roman öncesi ciddi bir inceleme kaleme almış zaten. Çok zekice yazılmış bir kara mizah. Bir eleştiri, bir yergi herhalde ancak bu kadar iyi bir yöntemle yapılırdı. Ne çok mesaj ve gerçek tespitler vardı öyle... Balık hafızalı hayvanlar insanların kontrolündeyken ne kadar çok çalıştıklarını hatırlamazken, çiftlikte işler kötüye gitmeye başladığında az yiyerek çok çalıştıklarında şöyle söylüyorlar "eskiden köle olmamıza karşılık şimdi özgürüz"... Sadece bu cümlenin söylendiği olaylar akışı üzerine saatlerce tartışılır. Tartışılır diyorum herkes bir şey savunacaktır. İnsanın merkezinde buluşabileceğimizi zannetmiyorum. İnsan merkezindeymiş gibi çeşitli ideolojik fikirlere konu gelecektir ve ayrışmalar başlayacaktır.
Çiftlikte hayvanlar artık bir şeyleri sorgulamaya başladığında imdada yetişen törenler ve törenlerde çiftlik emekçilerine "kendi kendinizin efendisisiniz ve yalnızca kendi yararınız için çalışıyorsunuz" anımsatılması yapılınca ferahlık hissetmeleri ve her türlü haksızlığı unutmaları...
"gerçek mutluluk çok çalışmakta ve yalın yaşamakta" söylemine inandırılanlar...
Duvara yazılan yedi emir ve yedi emirin sık sık çıkarlara göre değiştirilmesi ve yine çalışanlar, ezilenler tarafından kabul görmesi...
"Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir" sözüne indirgenen yedi emir... Bu söz bile kitabı okumak için tek başına yeterli.
İnsanların çok büyük yalanlarla kandırıldığı, sosyalizm vb. eşit haklar vb. ya da diktatör yönetimlerin nasıl işlediğini gösteren bir yapıt...
Dünyada tek bir gerçek var güçlüler ve güçsüzler...

eso.okur 
08 Mar 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

2 ayaklılara karşı düşmanlık besleyen 4 ayaklıların evrilerek düşmanlarına benzemesi. İnsan ırkını yadırgayıp bütün hayvanları Nazist görüş gibi tekbir çatı aaltında toplayıp domuzdan oluşan liderleriyle hayvanların kendi başlarına kendi kurallarını koyması ve insanlar gibi koydukları kuralları menfaatleri neticesinde yontmaları. Aslında insanları safdışı bırakmalarındaki amaç insanlardan çalıştıklarının karşılığını vermemesiydi, fakat kendi liderlerinin de güç verilince kendilerini sömürdüğünü gördüler. Ve böylelikle insanın hayvandan, hayvanın da insandan farkı kalmadı. Hatta hayvanların seçtiği lider olan Napoleonun ticari ilişkilerinin bulunduğu insanlarla aynı masaya oturması da bu görüşü doğruluyor.

Soluksuz okunacak bir kitap. Sayfa kalınlığı fazla olmamasına rağmen insanı derin düşüncelere itiyor. Bu distopik hikayeyi okumadıysanız öncelikli okunması gereken kitaplar listenizde bulundurup ivedi bir şekilde okumanızı tavsiye ederim.

Tom Jones 
25 Haz 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

George Orwell'in ikinci kitabı okuduğum. Ve gerçekten harika bir kitap bu. Dikdatörlük sistemini güzel bir şekilde anlatmış . İnsanlar üzerinde etkisi, sindirme politikası, çok çalışıp az karşılık almak gibi olayları hayvanlar üzerinden bize aktarmış. İnsan gerçekten şaşırıyor..

Deniz 
16 Mar 16:53 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Sosyalizme, Stalin Dönemi' ne güzel bir eleştiri olmuş,yapmış yani ellerine sağlık.''Bütün insanlar düşmandır! bütün hayvanlar yoldaştır! '' . Günümüzde de insanlara yabancılaşıyor, hayvanlara daha çok sempati duyuyoruz. Ama konumuz bu değil tabi.Kitaptan aldığım en güzel mesaj ise; eğitimle desteklenmeyen temeli sağlam atılmayan her adım zamanla amacından sapmaya başlar. Ve buna benzer bir çok ünlem işareti . Neyse fazla uzatmanın da bir anlamı yok. '' Dört ayak iyi, iki ayak kötü ! ''

Ozge Dogan 
30 Mar 15:42 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi

Kitap güzeldi. En sevdigim karakter Boxerdi. Hayvan cifligindeki hayvanlarin genel tutumlari körü körüne inanma, yapilan zulümlere karsi koyamamakti. Ancak cokta suclu gormuyorum. Hayvan cifliginin basina gecmek isteyenler cok kurnaz ve agizlari cok iyi laf yapan domuzlardi. Bu durum gercek hayattan cokta farkli degildir. Su an ki yasam sartlarina cok benziyor. Okuyup ders cikarabilirsek ne ala ...

Kitaptan 205 Alıntı

Aysel 
28 Kas 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İnsan üretmeden tüketen tek yaratıktır. Süt vermez, yumurta yumurtlamaz, sabanı çekecek gücü yoktur, tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz. Gene de tüm hayvanların efendisidir.

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 24)Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 24)
Fadime YeŞİl 
15 Eki 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir.

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 147)Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 147)
Aleyna Sarpkaya 
28 Eki 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanoğlu, kendinden başka hiçbir yaratığın çıkarını gözetmez.

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 26)Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 26)

Şunu da unutmayın ki, insana karşı savaşırken sonunda ona benzememeliyiz. Onu alt ettiğimiz zaman bile, onun kötü alışkanlıklarını benimsemeye kalkmayın

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 27)Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 27)
Downtown Girl 
29 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Snowball, "Bak yoldaş," demişti. "Senin onsuz edemediğin kurdele, köleliğin simgesidir. Özgürlüğün kurdelelerden çok daha değerli olduğunu kafan almıyor mu?"

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 31)Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 31)

Bütün kitaplar eşittir; ama bazı kitaplar öbürlerinden daha eşittir.

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 9 - Celal Üster)Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 9 - Celal Üster)
Nurhan Işkın 
14 Nis 03:24 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Yoldaşlar, sakın önderliğin yan gelip keyif çatmak olduğunu sanmayın. Tam tersine, önderlik, çok ağır bir sorumluluk yükler.

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 71)Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 71)
H. Egemen Akyüz 
28 Oca 22:22 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Tüm sorunlarımızın yanıtı burada. Tek bir sözcükte özetlenebilir: İnsan.

Hayvan Çiftliği, George OrwellHayvan Çiftliği, George Orwell
Deniz 
16 Mar 20:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

'' Ben, toplumun kötülük yapmak istediği halde iyilik yapan bölümündenim. ''

Hayvan Çiftliği, George OrwellHayvan Çiftliği, George Orwell
21 /

Kitapla ilgili 8 Haber

Can Yayınları Minikitap Serisine 5 Yeni Kitap Eklendi...!
Can Yayınları Minikitap Serisine 5 Yeni Kitap Eklendi...! Can Yayınları Minikitap Serisi yeni eklenen kitaplarla büyümeye devam ediyor. Şeker Portakalı, Dava, Simyacı, İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar, Zorba ve 1984 eserleriyle toplam 6 kitap ile başlangıç yapan seri yeni eklenen 5 Minikitap; Hayvan Çiftliği, Aldatmak, Genç Werther'in Acıları, Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, Lüsyen Tarihe Gizlenmiş Bir Aşkın Hikâyesi ile birlikte 11 kitaba yükselmiş oluyor.
Kitap okumayı sevdirecek 9 kısa kitap önerisi
Kitap okumayı sevdirecek 9 kısa kitap önerisi Kitap okumaya yeni veya yeniden başlayanlar veya kararsız okurlar için çoğu Nobel ödüllü yazarlardan, akıcı, edebiyatın gücünü ortaya koyan ve az sayfalı kült kitaplar...
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi?
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi? Dünya edebiyatında, bugün birer başyapıt sayılan çok sayıda eser yayınevleri tarafından reddedilmişti. Bu reddedilme hikâyelerinden bazılarını derledik.
15 Lira’nın Altında, Çok Liralık Şeyler Anlatan 15 Sağlam Kitap
15 Lira’nın Altında, Çok Liralık Şeyler Anlatan 15 Sağlam Kitap Paramız olsa kendimizi bırakmayacak mıyız kitap evlerinin üstüne? Kitap bir fetiş türü. Okuyup okumayacağımızı düşünmeden manyak gibi alıyoruz ya. Pahalı pahalı kalın ciltlere dünyaları vermek yok. Dünyanın en güzel, en şarkılı kitapları 15 TL’nin altına elinizin altında. Şu güzel eserleri derleyelim de, kütüphaneler anlam kazansın istedik. Dimağınız sağ olsun!
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi ?
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi ? Dünya edebiyatında, bugün birer başyapıt sayılan çok sayıda eser yayınevleri tarafından reddedilmişti. Bu reddedilme hikâyelerinden bazılarını derledik.
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü Son yıllarda Muhteşem Gatsby, Dublinliler ya da Satranç'ın farklı yayınevleri tarafından basılan çevirilerini gördük. 2015 yılında ondan fazla yayınevi Gulyabani bastı, sayısız Küçük Prens baskısı gördük. 2016'da muhtemelen çok sayıda yayınevi Aşk-ı Memnu basacak. Ama asıl fırtına için biraz daha beklememiz gerekecek. 70 yıllık telif süresi Sabahattin Ali'nin eserleri için 2018 sonunda, George Orwell'ın eserleri için 2020 sonunda dolacak.
Ölmeden Önce Okunması Gereken Yükte Hafif Fikirde Ağır 10 İnce Kitap
Ölmeden Önce Okunması Gereken Yükte Hafif Fikirde Ağır 10 İnce Kitap Hayat kısa, kuşlar uçuyor.” demiş Süreya’lardan Cemal. Okuduktan sonra kendi içinizde özümseyeceğiniz, arkadaşlarınızla kritiğini yapacağınız, altı çizili cümlelerinizi temize geçireceğiniz o kadar fazla kitap var ki. Bu galeriyle sizlere fiziksel anlamda biraz yardım etmiş olacağım. Üstelik bu galeriyi incelediğinizde ağzını yaya yaya ”Bu tuğla gibi kitapları nasıl okuyorsunuz?” diyen arkadaşların tezlerini de çürütmüş olacaksınız. İşte size dünyaca ünlü yazarların duyu belleklerinden süzüp gelen 10 muazzam kitap.