Hayvan Çiftliği Bir Peri Masalı

8,8/10  (1.486 Oy) · 
4.057 okunma  · 
1.321 beğeni  · 
15.056 gösterim
İngiliz yazar George Orwell (1903-1950), ülkemizde daha çok Bindokuzyüzseksendört adlı kitabıyla tanınır. Hayvan Çiftliği, onun çağdaş klasikler arasına girmiş ikinci ünlü yapıtıdır. 1940'lardaki 'reel sosyalizm'in eleştirisi olan bu roman, dünya edebiyatında 'yergi' türünün başyapıtlarından biridir. Hayvan Çiftliği'nin kişileri hayvanlardır. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirirler. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır. Aralarında en akıllı olanlar domuzlar; kısa sürede önder bir takım oluştururlar, devrimi de onlar yolundan saptırırlar. Ne yazık ki insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük kurulmuştur artık. George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir. Romandaki önder domuzun, düpedüz Stalin'i simgelediği açıkça görülecektir. Öbür kişiler bire bir belli olmasalar da, bir diktatörlük ortamındna olabilecek kişilerdir. Romanın alt başlığı Bir Peri Masalı'dır. Küçükleri eğlendirecek bir peri masalı değildir; ama roman, bir masal anlatımıyla yazılmıştır.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9789750719387
  • Orijinal Adı:
    Animal Farm
  • Çeviri:
    Celal Üster
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Elif Kimya Salt 
08 Oca 22:33 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

George Orwell ' in daha önce 1984 kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Kısa bir süre önce bu kitabı tekrar okuyunca Hayvan Çiftliği ' ni de okumam gerektiği kanaatine vardım. Bu iki kitap bana göre gelmiş geçmiş en iyi kitaplar arasındadır.

Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerine zulmeden, emeklerini sömüren çiftlik sahibini domuzların planıyla devirip, yönetimi ele geçirirler. Amaç; eşit ve daha iyi koşullarda yaşayabilmektir. Başta her şey iyi gider. Her hayvan gücünün yettiği kadar çalışır, güçsüz ve zayıflar korunur. Zamanla domuzlar yeni yasalar koyar ve üstünlüğü ele geçirirler. Sözde bunları onların iyilikleri için yaptıklarını söylerler. Eşit bir hayat için başkaldırmış olan hayvanlar için bir şey değişmez. Domuzlar yönetici, diğer hayvanlar yine işçi muamelesi görür.

Hayvan Çiftliği sosyalizme, Stalin Dönemi' ne ve çarlık devrimine yapılmış bir eleştiridir. Ama aynı zamanda bugünü ve bugünün sistemini de tahmin edip eleştirmiş gibi. Orwell yine öngörüsünü konuşturmuş. Diktatör yönetimi, kokuşmuş düzeni, eşitsizliği, adaletsizliği,ayrımcılığı,sömürüyü net bir şekilde görüyorsunuz kitapta. Yazar öyle başarılı betimlemeler yapmışki kendiniz yaşıyor ve kahramanların hayvanlar olduğunu unutuyorsunuz. Tıpkı günümüzdeki gibi kitapta da körü körüne mutlak bir inançla, sorgusuz sualsiz biat eden koyunlar okuyucuyu çıldırtıyor. Domuzların adaletsizliği, emek hırsızlığıysa iki kat çıldırtıyor.

Kitabın dili ağır değil ve oldukça akıcı. Vakit bulup okuyabilirseniz 2-3 günde rahatlıkla bitirebilirsiniz. Kitabı Can Yayınları' ndan okudum ve çeviri çok başarılı. Çeviriyi yapan Celal Üster' in yine kitap hakkındaki düşüncelerini yazdığı uzunca bir yazı var. Kitabı daha iyi anlamak adına okumanızı tavsiye ederim. Velhasılıkelam çok güzel bir kitap, kesinlikle okuyun...

Şervan Berşan 
 06 Mar 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Hayvan Çiftliği, bize pek de yabancı olmayan bir topluluğu çarpıcı bir şekilde anlatıyor.
Tüm sorunlarımızın yanıtı da aslında yine bu kitapta. Tek gerçek düşmanımız yine biz insanlarız. Bizi diğer canlılardan ayıran üst beynimiz, aklımız maalesef en büyük zaafımız olmuştur. Sonuç olarak;
Bütün insanlar eşittir.
Ama bazı insanlar öbürlerinden daha eşittir!

"Hayvanlar, sömürgeci bir sisteme başkaldırıp insanlardan yönetimi ele geçirirler. Amaçları eşitlikçi bir düzen kurmaktır. Aralarında en akıllıları olan, liderlik vasıflarını taşıyan domuzların başa geçmelerinden sonra, kurnazca bir davranış sergileyip kendi çıkarları doğrultusunda sömürgeciliği, yeniden, yavaş yavaş sürdürüp, bir sürü akıl oyunlarıyla daha fena geliştirirler ve bu uğurda kendi ırklarına acımasızca, yamyamca davranmaktan çekinmezler. Bu sisteme somut veya soyut bir şekilde destek olan, itaatkar ve sadık köpekler, beyni olmayan robot gibi çalışan koyunlar, yorulmak nedir bilmeyen, çalışkan ve bunun dışında aklı pek yatmayan atlar ve diğerleri...( Bu, bir tür mecazi anlamda sövgü de sayılabilir )
Sonuç; "Bütün insanlar hayvandır. Ama bazı insanlar daha hayvandır!" ( Yani birbirlerine benzerlik gösterirler. )

NOT: Ben kitabın distopik anlatımıyla ilgili bir inceleme yapmaya çalıştım. Ancak siz, bahsedilen hayvanları insan olarak düşündüğünüzde yeterince anlaşılır olacaktır. Ama yine de bazı konularda bilgi sahibi olmamız gerektiğini de geçmeyelim.

Yazarın 1984 adlı kitabı daha ön planda olmasına karşın, - 1984'ü iki defa okumuş biri olarak - Hayvan Çiftliği kitabını daha iyi bulduğumu söylemeliyim. Hakikatten insanı düşündüren, uzunca bir süre etkisinde bırakan distopik bir yapıt.
Akıcı ve okudukça sizi içine alan bir anlatımı var.

Bu sözüm de yazara ; 1984'te proleter olduk. Hayvan Çiftliği'nde hayvana benzetildik. Ama ben yine de diğer eserlerini de okumayı düşünüyorum adamım :)

En azından düşündüren bir kitap olması nedeniyle okumanızı tavsiye ediyorum

Gözde Albayrak 
22 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabın kapağına baktığımız zaman ilk etapta çocuk kitabı gibi görünsede aslında hiç de öyle değil oldukça hiciv dolu bir eser.
Kitap genel olarak insanlara baş kaldıran ve çiftliğin yönetimini ele geçiren hayvanların yeni bir düzen kurup yaşamasını ele alır lakin insanlarda var olan iktidar hırsı onlarda da görülmeye başlar.
Ayrımcılık,körü körüne inanış,ezici rekabet bunların hepsini yazar belli bir dönemi eleştirmek adına güzel bir kurgu ile anlatmış.
Bence okunması gereken bir eser..

Uğur Ukut 
12 Tem 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Tüm hayvanlar eşittir,ama bazıları daha eşittir.
Eşitlik kavramının hiçbir zaman tam olarak gerçekleşemeyeceğini her zaman hırsına yenilip başa geçmek etrafındakileri yönetmek,onları kendi çıkarları için kullanmak isteyen aç gözlü ve kendini üstün gören bir kitlenin olduğunu mizahi bir dil ile anlatan bir kitap.Çocuk masalı şeklinde yazıldığı için dili basit ve anlaşılması kolay olmuş.Gayet başarılı ve mutlaka okunulması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

ihtiyar 
01 Şub 20:58 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

Harikaydı, kitap hakkında yeterince yazılmış ki kitabın çevirmeni de roman öncesi ciddi bir inceleme kaleme almış zaten. Çok zekice yazılmış bir kara mizah. Bir eleştiri, bir yergi herhalde ancak bu kadar iyi bir yöntemle yapılırdı. Ne çok mesaj ve gerçek tespitler vardı öyle... Balık hafızalı hayvanlar insanların kontrolündeyken ne kadar çok çalıştıklarını hatırlamazken, çiftlikte işler kötüye gitmeye başladığında az yiyerek çok çalıştıklarında şöyle söylüyorlar "eskiden köle olmamıza karşılık şimdi özgürüz"... Sadece bu cümlenin söylendiği olaylar akışı üzerine saatlerce tartışılır. Tartışılır diyorum herkes bir şey savunacaktır. İnsanın merkezinde buluşabileceğimizi zannetmiyorum. İnsan merkezindeymiş gibi çeşitli ideolojik fikirlere konu gelecektir ve ayrışmalar başlayacaktır.
Çiftlikte hayvanlar artık bir şeyleri sorgulamaya başladığında imdada yetişen törenler ve törenlerde çiftlik emekçilerine "kendi kendinizin efendisisiniz ve yalnızca kendi yararınız için çalışıyorsunuz" anımsatılması yapılınca ferahlık hissetmeleri ve her türlü haksızlığı unutmaları...
"gerçek mutluluk çok çalışmakta ve yalın yaşamakta" söylemine inandırılanlar...
Duvara yazılan yedi emir ve yedi emirin sık sık çıkarlara göre değiştirilmesi ve yine çalışanlar, ezilenler tarafından kabul görmesi...
"Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir" sözüne indirgenen yedi emir... Bu söz bile kitabı okumak için tek başına yeterli.
İnsanların çok büyük yalanlarla kandırıldığı, sosyalizm vb. eşit haklar vb. ya da diktatör yönetimlerin nasıl işlediğini gösteren bir yapıt...
Dünyada tek bir gerçek var güçlüler ve güçsüzler...

eso.okur 
08 Mar 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

2 ayaklılara karşı düşmanlık besleyen 4 ayaklıların evrilerek düşmanlarına benzemesi. İnsan ırkını yadırgayıp bütün hayvanları Nazist görüş gibi tekbir çatı aaltında toplayıp domuzdan oluşan liderleriyle hayvanların kendi başlarına kendi kurallarını koyması ve insanlar gibi koydukları kuralları menfaatleri neticesinde yontmaları. Aslında insanları safdışı bırakmalarındaki amaç insanlardan çalıştıklarının karşılığını vermemesiydi, fakat kendi liderlerinin de güç verilince kendilerini sömürdüğünü gördüler. Ve böylelikle insanın hayvandan, hayvanın da insandan farkı kalmadı. Hatta hayvanların seçtiği lider olan Napoleonun ticari ilişkilerinin bulunduğu insanlarla aynı masaya oturması da bu görüşü doğruluyor.

Soluksuz okunacak bir kitap. Sayfa kalınlığı fazla olmamasına rağmen insanı derin düşüncelere itiyor. Bu distopik hikayeyi okumadıysanız öncelikli okunması gereken kitaplar listenizde bulundurup ivedi bir şekilde okumanızı tavsiye ederim.

Tom Jones 
25 Haz 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

George Orwell'in ikinci kitabı okuduğum. Ve gerçekten harika bir kitap bu. Dikdatörlük sistemini güzel bir şekilde anlatmış . İnsanlar üzerinde etkisi, sindirme politikası, çok çalışıp az karşılık almak gibi olayları hayvanlar üzerinden bize aktarmış. İnsan gerçekten şaşırıyor..

Nelere dikkat edinilmesi açıklanmış buna rağmen eleştirilen ve değiştirilmesi gereken bir düzenin bunu düşünenler tarafınca nasıl daha da ileri boyuta taşındığını bi nevi gelen gideni bu kadar da aratırmıydı dedirtecek cinstendi

Deniz Barut 
 03 Şub 02:07 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap Stalin dönemine hitaben yazılmış . Ama aslında günümüzdeki bir çok şeyi de yansıttığını dusunuyorum. Tarihin farklı coğrafyalarda elbet tekerrür ettiğini gözler önüne seren nitelikte. Kesinlikle tavsiye! Elinde güç bulunduran her canlının bir gün gücün kölesi olduğunu bize gösteriyor bir kez daha.

Kitaptan 146 Alıntı

Aysel 
28 Kas 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İnsan üretmeden tüketen tek yaratıktır. Süt vermez, yumurta yumurtlamaz, sabanı çekecek gücü yoktur, tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz. Gene de tüm hayvanların efendisidir.

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 24)Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 24)
Fadime YeŞİl 
15 Eki 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir.

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 147)Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 147)
Aleyna Sarpkaya 
28 Eki 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanoğlu, kendinden başka hiçbir yaratığın çıkarını gözetmez.

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 26)Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 26)

Şunu da unutmayın ki, insana karşı savaşırken sonunda ona benzememeliyiz. Onu alt ettiğimiz zaman bile, onun kötü alışkanlıklarını benimsemeye kalkmayın

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 27)Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 27)
Downtown Girl 
29 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Snowball, "Bak yoldaş," demişti. "Senin onsuz edemediğin kurdele, köleliğin simgesidir. Özgürlüğün kurdelelerden çok daha değerli olduğunu kafan almıyor mu?"

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 31)Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 31)

Bütün kitaplar eşittir; ama bazı kitaplar öbürlerinden daha eşittir.

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 9 - Celal Üster)Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 9 - Celal Üster)
H. Egemen Akyüz 
28 Oca 22:22 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Tüm sorunlarımızın yanıtı burada. Tek bir sözcükte özetlenebilir: İnsan.

Hayvan Çiftliği, George OrwellHayvan Çiftliği, George Orwell
Ali Yalçın 
30 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Önder'e göre gerçek mutluluk, çok çalışmak ve yalın yaşamakta yatıyordu."

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 137)Hayvan Çiftliği, George Orwell (Sayfa 137)
Erkan RKN 
 09 Eki 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

İçeride on ikisi de öfkeyle bağırıyor, on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.

Hayvan Çiftliği, George OrwellHayvan Çiftliği, George Orwell
15 /

Kitapla ilgili 8 Haber

Can Yayınları Minikitap Serisine 5 Yeni Kitap Eklendi...!
Can Yayınları Minikitap Serisine 5 Yeni Kitap Eklendi...! Can Yayınları Minikitap Serisi yeni eklenen kitaplarla büyümeye devam ediyor. Şeker Portakalı, Dava, Simyacı, İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar, Zorba ve 1984 eserleriyle toplam 6 kitap ile başlangıç yapan seri yeni eklenen 5 Minikitap; Hayvan Çiftliği, Aldatmak, Genç Werther'in Acıları, Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, Lüsyen Tarihe Gizlenmiş Bir Aşkın Hikâyesi ile birlikte 11 kitaba yükselmiş oluyor.
Kitap okumayı sevdirecek 9 kısa kitap önerisi
Kitap okumayı sevdirecek 9 kısa kitap önerisi Kitap okumaya yeni veya yeniden başlayanlar veya kararsız okurlar için çoğu Nobel ödüllü yazarlardan, akıcı, edebiyatın gücünü ortaya koyan ve az sayfalı kült kitaplar...
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi?
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi? Dünya edebiyatında, bugün birer başyapıt sayılan çok sayıda eser yayınevleri tarafından reddedilmişti. Bu reddedilme hikâyelerinden bazılarını derledik.
15 Lira’nın Altında, Çok Liralık Şeyler Anlatan 15 Sağlam Kitap
15 Lira’nın Altında, Çok Liralık Şeyler Anlatan 15 Sağlam Kitap Paramız olsa kendimizi bırakmayacak mıyız kitap evlerinin üstüne? Kitap bir fetiş türü. Okuyup okumayacağımızı düşünmeden manyak gibi alıyoruz ya. Pahalı pahalı kalın ciltlere dünyaları vermek yok. Dünyanın en güzel, en şarkılı kitapları 15 TL’nin altına elinizin altında. Şu güzel eserleri derleyelim de, kütüphaneler anlam kazansın istedik. Dimağınız sağ olsun!
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi ?
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi ? Dünya edebiyatında, bugün birer başyapıt sayılan çok sayıda eser yayınevleri tarafından reddedilmişti. Bu reddedilme hikâyelerinden bazılarını derledik.
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü Son yıllarda Muhteşem Gatsby, Dublinliler ya da Satranç'ın farklı yayınevleri tarafından basılan çevirilerini gördük. 2015 yılında ondan fazla yayınevi Gulyabani bastı, sayısız Küçük Prens baskısı gördük. 2016'da muhtemelen çok sayıda yayınevi Aşk-ı Memnu basacak. Ama asıl fırtına için biraz daha beklememiz gerekecek. 70 yıllık telif süresi Sabahattin Ali'nin eserleri için 2018 sonunda, George Orwell'ın eserleri için 2020 sonunda dolacak.
Ölmeden Önce Okunması Gereken Yükte Hafif Fikirde Ağır 10 İnce Kitap
Ölmeden Önce Okunması Gereken Yükte Hafif Fikirde Ağır 10 İnce Kitap Hayat kısa, kuşlar uçuyor.” demiş Süreya’lardan Cemal. Okuduktan sonra kendi içinizde özümseyeceğiniz, arkadaşlarınızla kritiğini yapacağınız, altı çizili cümlelerinizi temize geçireceğiniz o kadar fazla kitap var ki. Bu galeriyle sizlere fiziksel anlamda biraz yardım etmiş olacağım. Üstelik bu galeriyi incelediğinizde ağzını yaya yaya ”Bu tuğla gibi kitapları nasıl okuyorsunuz?” diyen arkadaşların tezlerini de çürütmüş olacaksınız. İşte size dünyaca ünlü yazarların duyu belleklerinden süzüp gelen 10 muazzam kitap.