Adı:
Çalıkuşu
Baskı tarihi:
22 Şubat 2019
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751027689
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Baskılar:
Çalıkuşu
Çalıkuşu
Çalıkuşu (Gençler İçin)
Çalıkuşu
Çalıkuşu
Çalıkuşu ilk kez 1922 yılında Vakit gazetesinde tefrika edilmiş ve aynı yıl kitap olarak basılmıştır. Beşinci baskısından sonra eser, 1939 yılında bizzat Reşat Nuri Güntekin tarafından sonra tekrar yayımlanmıştır. Bu kitap söz konusu baskısından yararlanılarak aslına uygun olarak yayına hazırlanmıştır.

ÇALIKUŞU, Reşat Nuri Güntekin''in en yaygın ününü kazandığı ilk romanı. Romanda, iyi öğrenim görmüş bir İstanbul kızının, Anadolu'nun çeşitli köy ve kasabalarında öğretmen olarak yaşadığı serüven anlatılır. Serüven yönü ağır basan bu romanda, kişilerin duygu dünyaları, ülke gerçeklerinden soyutlanmadan verilir. Çalıkuşu, her yaştan insanın rahatlıkla okuyup sevebileceği önemli romanlarımızdan biridir.
540 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Eğer Çalıkuşu'nu tek bir kelime ile anlatacak olsaydım bu kelime kesinlikle "naif" olurdu. Sanki okurken kitabı incitmek istemedim, Feride ile hüzünlendim, Feride ile çocuklaştım, yüreğim Feride ile bir attı. Türk edebiyatının en önemli romanlarından olduğu malumumuz; okumayı sevsin sevmesin, yaşı kaç olursa olsun isteyen herkesin çok rahat bitireceği, daha doğrusu bitirmek istemeyeceği eşsiz bir eser.

Tek şikayetim Feride ve Kamran sahnelerine doymamamdır, keşke o güzelim aşkı daha fazla sayfada okusaydık.. :)
408 syf.
·10 günde·10/10
Aşk, edebiyatta her zaman vardır; dönemlere ve akımlara bağlı olarak bazen az, bazen çok ele alınsa da aşk, edebiyatın en temel konusu olmuştur. Vaziyet böyle olunca aşk, Adem’e şiir de yazdırır, roman da yazdırır olmuş. La Rochefoucauld’un “Edebiyat olmasaydı aşk olmazdı.” Sözü ekseriya zihnimi meşgul etmiştir ve ben, onun bu düşüncesinin tersine; Aşk olmasaydı edebiyat olmazdı düşüncesini daha makul bulmuşumdur. Şimdi burada aşk nedir? diye bir tartışma başlatsak zannediyorum ki, her yorum getiren birey kadar, farklı tanımlar doğacaktır. Kaldı ki, bir aşk romanı veya şiiri okuduğumuzda dahi farklı anlamlar çıkarmamızda bundan kaynaklı değil midir?

Aşk dedim, edebiyat dedim ama hasılı, ne demek istedim ya da nereye varmak istedim, haklı olarak anlam veremediniz. Lütfen bu boş lakırdılarımı maruz görünüz ya da görmeniz lazım gelir mi demeliyim bilmiyorum. Çünkü ben on gündür Çalıkuşu’nun o zorlu hayatına tanıklık ediyor, onunla hüzünleniyor, şimdiki hayatımdan sıyrılıp onun hayatında önemsiz bir parça eşya olabilmenin hayalini kuruyor ya da ona, yaşadıklarına nazaran bir teselli bulmak istiyorum biçare vaziyette. İçinize işleyen şarkılar vardır, nasıl örnek versem… Belki Ezgi’nin Leyla türküsü gibi… Sözleriyle yüreğinize işleyen, müziği ile sizi alıp farklı diyarlara götüren şarkılar gibi…

Çalıkuşu tam da böyle bir eser alıp sizi farklı diyarlara götürecek türden… Öyle bir eser ki anlatacaklarımı anlatamayıp, her cümlenin ardına üç nokta koymama neden bir eser… Eser, öylesine içten öylesine samimi ki; faraza kitabı açacak olsam Feride’nin ruhu ile karşılaşıyor, tüm bu yaşadıklarından dolayı ondan defalarca özür dileyesim geliyor tüm suçlu benmişim gibi.

Çalıkuşunu pamuklara sarıp, saklayıp koruyasım geliyor, öylesine güzel öylesine naif, öylesine…

Hayattan sıkılıp ya da hayatın acımasızlıklarına karşı direnemeyen bütün iyi yürekli insanlara öneririm.
  • Suç ve Ceza
    9.2/10 (16.276 Oy)19.972 beğeni59.356 okunma27.454 alıntı736.585 gösterim
  • Aşk
    7.7/10 (8.770 Oy)9.502 beğeni39.002 okunma3.727 alıntı135.829 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.1/10 (22.228 Oy)25.544 beğeni81.578 okunma11.244 alıntı409.044 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (15.646 Oy)16.797 beğeni63.015 okunma9.629 alıntı362.904 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (15.352 Oy)15.617 beğeni59.006 okunma4.016 alıntı252.269 gösterim
  • Olasılıksız
    8.6/10 (12.017 Oy)13.189 beğeni45.515 okunma2.541 alıntı198.786 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.1/10 (20.749 Oy)23.858 beğeni72.599 okunma6.722 alıntı272.310 gösterim
  • Bin Muhteşem Güneş
    9.0/10 (11.198 Oy)12.490 beğeni42.818 okunma5.173 alıntı149.161 gösterim
  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    8.3/10 (8.547 Oy)8.663 beğeni41.572 okunma4.727 alıntı118.448 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (21.409 Oy)23.179 beğeni79.857 okunma12.834 alıntı271.428 gösterim
544 syf.
İNSAN RUHU NE ANLAŞILMAZ BİR MUAMMA!

Bonjour, Reşat Nuri Güntekin beyciğim. Beni ''Acımak'' kitabından hatırlarsınız. Sizinle tanışma keyfine orada erişmiş idim. Şimdi ise Atatürk'ün okuduğu bilhassa en sevdiği kitap ile karşıma çıkıyorsunuz ve iddianızı daha ilk sayfalardan ileri sürüyorsunuz. Evet sayın Güntekin bu kitapla da beni müthiş surette dağıtmış bulunmaktasınız. Sizi çok seveceğim geldi. 10 bin sayfa yazsanız bu kitap yine kendini okuturdu emin olun.

Bu roman, bir aşk hikayesinden çok fazlası demek. Bu roman hepsinden öte kadının ikinci plana atıldığı ve hırpalandığı bir ortamda minnacık güzeller güzeli bir çalıkuşunun ayakta kalışını, acımasız yaşama karşı sergilediği duruşu ifade eder.

Reşat Nuri'yi az çok hepimiz tanırız, biliriz. Çalıkuşu'ndan, Yaprak Dökümü'nden. Ancak özyaşam öyküsü hakkında eminim ki pek çoğumuz bilgi sahibi değiliz. Harika bir yazar olmasının yanısıra Çanakkale milletvekili, Fransızca öğretmeni ve büyükelçilik yapmıştır. Anadolu'yu karış karış gezen ve vatanını çok seven biri olan Reşat Nuri’ye doğduğu topraklarda vefat etmek nasip olmamış. Karacaahmet mezarlığındadır naaşı. Reşat Nuri'yi 7'den 70'e her kesimin rahatça okuyabilmesinin en değerli sebebi eserlerinde kullandığı konuşma dili elbette. Bir kısmı ikinci kez dönüp okuduğunuz çok nadir oluyor. Romanları ile alakalı soruya şöyle cevap veriyor: ''konu, pek ilkel şekilde aklıma gelir. Hiçbir zaman, hemen derhal bu konunun planını yapıp da yazmaya başladığım vaki değildir. Bulduğum konuyu, zihnimde bir kenara atarım. Onu francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senenin geçtiği de olur. Bu müddet zarfında konuda bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını atarım, çıkarırım.''

Şimdi bunu okuyunca sormadan edemedim kendime acaba neleri çıkardı ya da ekledi de bu haliyle çıktı karşımıza Çalıkuşu. Okurken güldüğüm, iç geçirdiğim, tebessüm ettiğim, heyecanlandığım bir çok yer oldu. Aklıma hep Atatürk geldi. Ne hissetti, ne düşündü bunları okurken diye düşünmeden edemedim.

Jane Eyre kitabı ile birçok benzerlik gösteriyor Çalıkuşu. Muhakkak bir benzerlik, aynı kader örgüsü. Kesin suretle ayrılan vakalar olduğu gibi kesinkes bağdaşan olgular da mevcut. Bir de ne dikkatimi çektimi biliyor musunuz? Sene olmuş 2019! Dünya dili İngilizce, şartlar o biçim. Yani isteyen her birey bir şekilde İngilizce'yi öğrenebilir. Zamanında Fransızca'nın cazibesi bir kısım Osmanlı ve Türkiye'nin ilk başlarında ülkemizde vakıf dilmiş. Yani düşünün Fransız okullarının yanı sıra hiç adını bilmediğimiz yerlerde bile Fransızca dersi verilirmiş. Şimdi 1900'lü yılların başlarında oluşan bilgi ortamına bakınız bir de şimdiki zamana. Bu şimdiki zamana ''ing'' takısı taksan kaçar uzaklaşır. Öyle bir fena.

Evet Reşat Nuri Güntekin beyciğim, şimdi haddim olmadan size bir kaç eleştiri getireceğim müsaadenizle. Acaba konuları işlerken bir çok ilaveler yapıp kısımları çıkarırken bazı hatalar mı vuku buldu. Ah bu tesadüfler beni öyle bir yordu ki anlatamam. Yahu koskoca Türkiye, gezilen onca il, onca nahiyede karşılaşılan bunca tesadüfler teesüflere intikal ettiler. Böyle kaybolmuş gitmişken derinlere öyle bir açığa çıkmış bulundum ki. Neyse olur böyle şeyler, şartlar da diyemiyorum, diyemem. Beklenti arşa çıkmışken hele hiç olmaz. Bu da nazarı olsun eserinizin.

Evet bir diğer konuya gelince sene 1100, 1200, 1300, 1900, 2000, 2018 hiç farketmiyor. Yav biz de gerçekten bir sıkıntı var çözemiyorum. Belli bir plan içinde ilerliyoruz gibi. Yani kötülükler babadan oğula geçmiş, miras kalmış bizlere. Atalarımız bize onca söz, onca güzellikler bırakmış eyvallah. Hatta edebiyatını da çok iyi yapıyoruz, en iyisi biziz, en güzeli, en hatasızı. Ancak konu çıkara gelince bir çok şeyi çıkarıyoruz içimizden: haya, edep, vefa, vicdan. Çalıkuşu, uğradığı ihanete istinaden sevdiğinden, sevdiklerinden, İstanbul'undan kaçıp gidiyor yaban ellere. Ancak sığmıyor, sığdıramıyorlar onu. Kötülük, öyle durduğu gibi durmuyor içte, dilde. Salıveriyor zehrini dışarlara. Ne kadar sinirleniyorum ben böyle şeylere! Dedikodunuz batsın, çekemezliğiniz batsın, çıkarınız batsın!

Sonra söylemek isteyipte içimde kalan ne diye düşünüyorum, sanırım susacağım. Çünkü yazdıklarımın okunmadan beğenilmesini istemiyorsam susmalıyım. :) O kadar iç döktük, emek verdik değil mi?

Buraya kadar geldiyseniz, okuduğunuz için teşekkür ederim. İyi okumalar diliyorum.
https://www.youtube.com/watch?v=rASV7F-umxo

Bu dizeler, yürekten akmış. Bunun yazarlıkla alakası yok. Bunları ancak hissederek yazarsın:

''Bu son ayrılık saatinde niçin hakikati saklamalı? Bu okumayacağın defteri ben senin için yazdım Kâmran. Evet, ne söyledim, ne yazdımsa hep senin içindi. Yanlış, çok yanlış bir iş tuttuğumu bugün artık itiraf edeceğim. Ben, her şeye rağmen seninle mesut olabilirdim. Evet, her şeye rağmen seviliyordum, sevildiğimi de bilmiyor değildim; fakat bu bana kâfi gelmedi, istedim ki çok, pek çok sevileyim, kendi sevdiğim kadar değilse bile -çünkü buna imkân yok- ona yakın sevileyim. Bu kadar sevilmeye benim hakkım var.mıydı? Zannetmem Kâmran. Ben, küçük, cahil bir kızdım. Sevmenin, kendini sevdirmenin de bir yolu var, değil mi Kâmran? Halbuki ben bunları hiç, hiç bilmiyordum.''

''Kâmran, ben, seni sevmesini, senden ayrıldıktan sonra öğrendim. Hatta yaptığım tecrübelerle, başkalarını sevmekle sanma sakın. Gönlümün içindeki derin, hazin, ümitsiz hayalini sevmekle.''

''Kâmran, biz asıl bugün birbirimizden ayrılıyoruz. Ben, asıl bugün dul kalıyorum... Bütün olan, geçen şeylere rağmen, sen yine bir parça benimdin; ben bütün ruhumla senin...''
541 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Herkese nükseden çeşitli duygular vardır.
Severiz, üzülürüz, aşık oluruz... Bir şekilde bu duyguları kontrol altına almaya​ çalışırız.
Peki Çalıkuşu'nun yerine olsak.. Veya Gülbeşeker'in.. Ya da İpekböceği'nin...
Biz bu duygularımızı nasıl yönlendirirdik acaba?
Kitaba: Aşk, sevgi, merhamet, şefkat, acıma, ayrılık, ihanet, gurur, güzellik, yalnızlık, kıskançlık, gurbet gibi çokça tema hakim.
Bütün bu duyguların bir bedende fazlaca yaşanması insanı nasıl bir bitmişlik ve tükenmişliğe iter?
Ama o hoppa, yaramaz, küçük Çalıkuşu her yaşta bu duygulara baş kaldırmasını biliyor. Genellikle de hırçınlık başgöstererek bunu yapıyor.

Kitabı okurken Feride'nin bütün duygularına hakim olmamak işten değil. Adeta bizi elimizden tutup kitaba bağlayarak siz anlayın halimi, derdime ortak olun diyor. Okadar samimi kaleme alınmış ki bağlanmamak mümkün değil.

Bu güzel kitap, Reşat Nuri ile başlayan ilk serüvenim oldu. Bir şans olarak karşıma çıkmasaydı belki daha tanımayacaktım kendisini. Ve gerek cümle yapısı, gerek anlatış tarzıyla çok kaliteli.

Çalıkuşu, zamanında 4 perdelik bir oyun olarak "İstanbul Kızı" adıyla yazılmışken 1922 yılında, Vakit Gazetesinde​ "Çalıkuşu" adıyla roman olarak yayınlanmış ve büyük ilgi uyandırmıştır.
Duygusal olarak ağırlıkta gibi gözükse de toplumsal ve eleştirel bir yapısı da vardır.
Arkaplanda Osmanlı'yı gözler önüne serer. Dönemin siyasal, sosyal ve toplumsal yapısını da bizlere hissettirir.
Memurların sorumsuz tavırlarından, Müdürlerin insanlara karşı takındığı aşağılayıcı hallerden bürokrasideki çarpıklığı da görürüz.
Anadolu halkının yoksulluğunu, cehaletini, bağnaz yapısının da kitaba serpiştirildiğini unutmamak lazım. Aynı zamanda da yeni ve modern yaşama atılan bebek adımları da var.

Ve en önemlisini unutuyordum; Paşa'mın en sevdiği roman olduğu söyleniyor.

Tam okunası bir kitap.
Gerçek aşkı bulacaksınız sayfaları arasında. Sevgiyi, üzüntüyü, ayrılığı, ihaneti... Hepsi mevcut..

Eğer tanımıyorsanız, o ince daldaki kendi türküsünü çığıran Çalıkuşu'nu bir tanıyın. :)
544 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Reşat Nuri’nin 1922 yılında Vakit gazetesinde yayımlanan romanıdır. Aslında İstanbul Kızı adı ile dört perdelik bir oyun olarak hazırlanmış, ancak uzun olduğu için romana çevrilmiştir.

Atatürk Çalıkuşu için arkadaşlarına “Biliyor musunuz, dün gece Reşat Nuri Bey’in Çalıkuşu romanını okumaya başladım. Çok beğendim. İhmal edilmiş Anadolu’yu ve genç bir hanım öğretmenin yaşadığı zorlukları ne güzel anlatmış. Bitirince İsmet’e vereceğim, sonra sizler de okuyun.” demiştir. Ve daha sonra ise bu romanı başucundan ayırmadığı söylenmektedir.

Kitap son kısmı hariç olmak üzere günlük şeklinde yazılmış. Kitabın ana kahramanı olan Feride’nin yalnızca bir kurgusal karakter değil de Feride Polat isimli bir şahıs olduğu savunulmaktadır. Reşat Nuri Bursa’ da görev yaparken Zeyniler köyünü çok sık ziyaret ettiği ve bir gün ağaçta duran bir kız çocuğu görüp ona “Çalıkuşu düşersin, düşeceksin, in aşağıya” diye seslendiği ve bu küçük kızı romanın ana kahramanı olarak seçtiği yönünde bir takım söylemler mevcuttur.

Reşat Nuri’nin yazım tarzına baktığımız zaman oldukça canlı bir anlatımı olduğunu görüyoruz. Sanki bütün olaylar yaşanırken, bende orada, bir köşede oturmuş olanları izliyormuş hissiyle okudum.

Realist tarzını da yansıtmayı unutmamış, Anadolu’nun bütün gerçeklerini gözler önüne sermişti. Özellikle bu kısımları çok üzülerek okudum. Bir kadının eğer kimsesi yoksa ona nasıl da tabiri caizse “sahipsiz” gözüyle bakıldığına, birilerine yamamaya çalışıldığına, zihniyeti bozuk bir erkeğin nasıl da bu sözde sahipsiz kadının bedeni üzerinde söz hakkı olabilirmiş gibi davranmaya çalıştığına üzülerek şahit oldum. On üç yaşındaki küçücük kızlara gelin olacak gözüyle bakıldığına şahit oldum. O dönemi düşündüğümüz zaman Anadolu’nun yüz kızartıcı bir gerçeğiydi bu.

Bunun dışında içinizi ısıtacak bir aşk hikayesi okuyacaksınız. Bitirdiğinizde kirpikleriniz birazcık ıslanmış, veyahut ağlamış olabilirsiniz. Çünkü beni ağlatan iki kitap vardı, üç oldu. Tavsiyedir, iyi okumalar.
544 syf.
·19 günde·9/10
Dostlar, öncelikle bahsetmekte fayda var ki, kitabın içeriğinden alıntılar paylaşacağım. Sanıyorum, okursanız "spoiler" denecek kadar aklınızda kalmaz ve okuma zevkinizi zedelemez.

Reşat Nuri Güntekin'in biçare Çalıkuşuyla kah gülüp kah hüsrana yelken açtığımız hikayesinde; bir ilkokul öğretmeninin çocukluktan başlayan hikayesini macera cihetinden eline almış ve aksiyonu bol bir hikaye yazmış...

Kitabı ilk elime aldığımda 544 sayfa oluşu, beni biraz korkuttu. Bende de öyle bir huydur var ki; kitap ne kadar çekilmez olursa olsun, o kitabı bitirmeliyim. Bu kitaba da böyle bir sebepten ötürü, bir hayli çekincelerle yaklaşmıştım "ya zamanımı öldürürse" diye. Lakin sergüzeşti bol, dolu dolu bir hikaye ile Feride'nin 544 sayfalık öyküsüne ortak oldum.

Bu kadar macera ve sürükleyiciliğin içinde, bol bol yeni kelimeler ile tanışacaksınız hatta bazı kelimelerin cevaplarını internette bile bulamayıp tam veda etmeye niyetlenirken, hikayedeki akıcılık ve betimleme sizi sürükleyerek, tekrar kendine çekecektir. Birde kitabı okurken, yanınızda bir sözlük bulundurmak sizin için ziyadesiyle faydalı olacaktır. O güzel anlatımdan da bir kesit vermek gerekirse :

"Erik ağacı tam kafesin karşısındaydı. Kuşlar, boncuk gibi parlıyor, gözlerini güneşe dikerek ötüşüyorlardı. Ben ıslık çalarak onları taklit ediyor, ince bir dalın üstünde salıncakta gibi sallanıyordum. Bir aralık yanımdaki evin penceresine gözüm ilişti. Birde ne göreyim ?
Komşu alay imamı Hafız Kurban Efendi, ablak çipil gözleriyle bana bakmıyor mu ? Ne olduğumu anlatamam."

Kitabın içerisinde ise çok da alımlı, naif ve nadide sözlere de yer verilmiştir. Uzun lafın kısası, eser beni memnun etmekle kalmayıp, bir hayranlıkta uyandırdı. Tabikide herkesin zevkleri ayrıdır. Lakin Okuduğunuzda, memnun kalacağınız bir avuç eserden belki de bir tanesi, bu eserdir diye tahmin ediyorum. Kitapla kalın, sevgilerle...

"Halbuki gönlüm, baştan başa sevdiklerimin ölüleriyle dolu."
541 syf.
Feride; Çalıkuşu, İpekböceği ve Gülbeşeker hepsi oldun ama en çok da Çalıkuşu'ydun ruhun ve vücudun kaç yaşında olursa olsun. Yaşadığın onca acı ve ızdıraba, kendin kabullenemesen de içini yiyip bitiren o hazin sevdaya rağmen hiç pes etmeden geçirdiğin yıllar... Kendini adadığın çocuklar, sevgini paylaştığın insanlar hepsi seni bir parça mesut etti ama hep bir şey eksikti içinde ve o eksik şeyin hep üzerini örtmeye, görmezden gelmeye calistin. Fakat hayat bu beklemediğin birçok garip, hazin bazen de birbirinden güzel şeylerle karşılaştın. Ve hayatımıza bir Çalıkuşu'nun girmesine de vesile oldun.

İnsanın hayatı boyunca unutamayacağı nadide eserler vardır ya sen onlardan biri, hatta baştacı olacaksın.

Benim gibi kalın kitaplara hayli mesafeli yaklaşan birine bile keşke bitmeseydi ne olurdu diye hüzünlendirecek kadar etkin bir yere sahip oldun. 541 sayfadan çok daha fazlasısın...

Okuyun, okutturun, bu eser inanıyorum ki çok daha fazlasını hakediyor. Selametle.
544 syf.
·5 günde·Beğendi
Değerli 1k okuyucuları. Kitaplar hakkında elimden geldiğince duygu ve düşüncelerimi paylaşmaya çalışıyorum. Bunu en azından kitabı okumayanlara yol göstermesi amacıyla yapıyorum . Okuduğum kitapların içeriğinden çok, beğenimi ve bende bıraktığı etkiyi belirtmeye çalışıyorum. Uzun zaman sonra ilk defa bir kitap hakkında ne yazmam gerektiğine dair uzun uzun düşünmek zorunda kaldım. Evet bu kitap, Türk edebiyatının kilometre taşlarından biri olan Çalıkuşu'dur.
Kitabın ne anlattığına değinmeyeceğim. Kısaca şunu söylemek istiyorum ki; Başkarakter Feride ile roman boyunca birlikte yaşadım birlikte büyüdüm. O muzip çocukluk dönemi, uçarılığı, kendi kabına sığmaz tavırları ve o naif aşk hikayesiyle. Sonbaharda rüzgarın yaprağı havada savurması gibi hayatın Feride'yi Anadolu'nun ücra köşelerine sürüklemesine, o narin bedeniyle hayatla mücadelesine, sevgisine ve şefkatine tanık oldum. Onunla üzülüp onunla sevindim. Çaresizliğin pençesinde kalmış ceylan yavrusu gibi hayata tutunma çabası, ve sonunun mutluluğa erip eremeyeceğinin merakıyla kitabı bitirdim. Kadın gözünden bu uzun tasvir romanı yazdığı için de Reşat Nuri'yi ve kaleminin muazzam başarısını takdir ettim. Edebiyatımızın gücüne ve başarısına tanık olacaksınız. İyi okumalar.
544 syf.
·Puan vermedi
"Hazır olun!

Çalıkuşu‘nun günlüğü içerisinde bir yolculuğa çıkıyoruz. Tabii siz ona Feride de diyebilirsiniz. Veya Gülbeşeker… Velhasıl karar sizin."

Kitap hakkındaki yazımızı okumak için : http://1cay1kitap.com/calikusu/
544 syf.
Çalıkuşu , Reşat Nuri Güntekin tarafından 1922 yılında yazılmış bir romandır. Türk edebiyatının en çok sevilen klasik eserleri arasında yer alır.
Ağırlıklı olarak Anadolu'da geçen ve arka planda Osmanlı'nın son yıllarını anlatan bir romandır.
Kitabın son kısmı hariç ki bu bölüm dışarıdan bir gözlemcinin anlattıklarıdır, romanın ana kahramanı Feride'nin hatıra defteri şeklinde yazılmıştır.

Çalıkuşu , duygusal bir olayı anlatmakla birlikte dönemin toplumsal sorunlarının eleştirel olarak da ortaya koymaktadır.

Çalıkuşu , Türkiye'de yeni ve modern bir dönemin başlamasını özendiren bir roman olarak kabul edilmektedir.

Roman anlatım yönünden iki farklı teknikle yazılmıştır. Bu anlamda final bölümüne kadar romandaki anlatıcı Feride'nin kendisi ve günlüğüdür. Bu yönüyle final bölümüne kadar Roman günlük tekniği kullanılarak anlatılır. Final bölümünde günlük tekniğinin yerine, gözlemci anlatıcı devreye girerek final bölümü verilmiş olur.

Çalıkuşu romanında Feride'nin yaramazlıkları , gençlik döneminde teyzesinin oğlu Kamran'ı kıskanması, yaşadığı bu duyguların aşk olduğunu anlaması ve Kamran’la nişanlandıktan sonra İstanbul'u terk edip , Anadolu'nun ücra köşelerinde çektiği maddi ve manevi sıkıntılardır.
Bu roman bir yandan Feride ile Kamran arasındaki aşk , diğer yandan Anadolu insanlarının sefaleti, geri kalmışlığı, dar düşünceleri ve cehaleti karşısında tutunmaya çalışan aydınların çatışmaları eserin başlıca temalarından biridir. Ayrıca yazar o dönem Türkiye’sinde eğitim-öğretim kurumlarındaki aksaklıkları, yetersizlikleri, bürokrasiyle ilgili çarpıklıkları da tüm çıplaklığıyla aktarmak istemiştir. Romanda eğitim öğretimde gerilik ve imkansızlıklar, bürokrasideki çarpıklıklar, çıkar çarkları düzenbazlıklar, insanlardaki taasup ve çok eşli olmaya meyyal tutumlarından kaynaklanan geleneksel ama çağdışı yaklaşımlar ve bakış açıları “ Yaşlı insanların genç kızları kuma olarak istemeleri, yaşlı adamların genç güzel ve aydın genç kızları elde etmeye kalkışmalarının toplum tarafından yadırganmaması, Anadolu'daki halkın yoksulluğu ve geri kalmışlığı romandaki başlıca sosyal temalardır.
Romanda sevgi, “merhamet”, “acıma”, “şefkat” duyguları da başlıca temalardır. Feride, soğuk bir kış gecesinde, kapısına donmuş bir halde gelen Munise’ye acır, onu bir anne şefkatiyle kucaklayıp evlat edinir. . Doktor Hayrullah Bey, gönlü yaralı Çalıkuşu'nu Anadolu'nun ücra bir köşesinde görünce ona acır. Onun mutlu olması için elinden geleni yapar. Feride'yi kızı yerine koyar, baba şefkatiyle sever. “Ölüm” ve “ayrılık” temalarının da etkisi büyüktür. Kader, adeta Feride'yi yalnız bırakmak için onun sevdiklerini teker teker elinden alır .
Çalıkuşu romanının en önemli teması, Feride ile Kamran arasında yaşanan “aşk” tır. Roman kahramanı olan Feride, Kamran karşısında hırçınlaşıp ondan nefret ettiğini söylese de yaşadığı yıllar boyunca Kamran’' hep sevmiştir. “ Teyzesinin köşkünden ayrıldıktan sonra karşısına pek çok erkek çıkmış olmasına rağmen, hiçbirine Kamran'a karşı hissettiği duygularla yaklaşmaz. Feride'nin onca yıl sevdiğinden ayrı kalmasının arkasında daha çok sevilmek, sevmeyi ve kendini sevdirmeyi yeterince bilmemek vardır.” İhanet, gurur, kıskançlık romanda karşımıza çıkan diğer temalardır.




https://edebiyatvesanatakademisi.com/...-nuri-guntekin/33641
541 syf.
1K'daki ilk hedefimdi Çalıkuşu'nu okumak. Neden bilmiyorum ama beni çeken bir şey vardı yıllarca raflarda, TV'lerde görüp de geçtiğim, hiç okumayı veya izlemeyi düşünmediğim Çalıkuşu için birden bir çekim olmuş ve ben onu okumaya karar almıştım.

"Beni böylesine saracağını hissediyordum ama sayfaların nasıl geçtiğini fark edemeyecek kadar akacağı aklımdan geçmezdi.

Allah'ım bitmesin, bitmesin bu kitap..."

Dedim de o da bitti işte ki veda etmesi benim için zor olan kitaplardan oldu. Genelde en sürükleyici romanların bile sonunu merakla bekeriz, ama bu kez öyle olmadı. Sonuçtan değil, ben süreçten ciddi anlamda etkilendim. Erkek olan bir yazarın bir kadını böylesine yaşayarak anlatabilmesi muhteşem. Hiçbir sayfasında sıkılmadan okuduğum nadir kitaplar arasında yerini almış bulunuyor. Mutluyum, hayatıma daha geniş bir pencereden bakmayı hatırladım.

Öyle ahım şahım büyüleyici bir konusu da yok hani, hemen herkes az buçuk bilir Feride'nin hikayesini. Ben de bildiğimi düşünüp hiç merak etmediysem demek hata etmişim. Güzellik içerikte veya sonuçta değilmiş bir daha gördüm, asıl güzellik ayrıntıda gizliymiş efendim.

- Ben dün akşam mühim bir karar verdim.
- Neye?
- Yaşamaya.

Evet yaşamaya, sevgili okur. Bütün bağlarımdan kurtulup bir müddet hayatın içine karışmaya...
Hoşça kal Feride...
Hoşça kal 1K...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çalıkuşu
Baskı tarihi:
22 Şubat 2019
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751027689
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Baskılar:
Çalıkuşu
Çalıkuşu
Çalıkuşu (Gençler İçin)
Çalıkuşu
Çalıkuşu
Çalıkuşu ilk kez 1922 yılında Vakit gazetesinde tefrika edilmiş ve aynı yıl kitap olarak basılmıştır. Beşinci baskısından sonra eser, 1939 yılında bizzat Reşat Nuri Güntekin tarafından sonra tekrar yayımlanmıştır. Bu kitap söz konusu baskısından yararlanılarak aslına uygun olarak yayına hazırlanmıştır.

ÇALIKUŞU, Reşat Nuri Güntekin''in en yaygın ününü kazandığı ilk romanı. Romanda, iyi öğrenim görmüş bir İstanbul kızının, Anadolu'nun çeşitli köy ve kasabalarında öğretmen olarak yaşadığı serüven anlatılır. Serüven yönü ağır basan bu romanda, kişilerin duygu dünyaları, ülke gerçeklerinden soyutlanmadan verilir. Çalıkuşu, her yaştan insanın rahatlıkla okuyup sevebileceği önemli romanlarımızdan biridir.

Kitabı okuyanlar 45.239 okur

  • Rabiaaa.
  • Asya yaşli
  • Bilge çavuş
  • Melek ödemiş
  • Cebrail TURNA
  • Fidan AYDOĞMUŞ
  • N. Kılınç
  • Züleyha
  • gyurul
  • Hakkı bolat

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%21.8
14-17 Yaş
%22.8
18-24 Yaş
%18.4
25-34 Yaş
%13.5
35-44 Yaş
%14.2
45-54 Yaş
%5.9
55-64 Yaş
%1.2
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%80.2
Erkek
%19.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%46 (4.402)
9
%19.2 (1.837)
8
%15.7 (1.505)
7
%8.1 (774)
6
%3.4 (323)
5
%1.5 (143)
4
%0.5 (49)
3
%0.4 (34)
2
%0.3 (28)
1
%0.4 (42)

Kitabın sıralamaları