Homeless

Homeless
@semptomania
Aber das ist eine Schweinerei! Ich muss hier raus.
27 kütüphaneci puanı
3525 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
@semptomania·
·
sabitlendi
İki dünya arasında mıydım ne?
10/10
·140 syf.·
2020 2. kitabı
HER ŞEYİ FAZLASIYLA ANLAMAK BİR HASTALIKTIR. Edebiyatın psikoloğu olan, çağ açıp çağ kapatan, yeni bir tür oluşturup o türün bir mevsimi olan yazarın koltuğunun karşısındayız. Israrla kaçan aynamızı yüzümüze tutuyor. Bu eser bir tutum olarak, modern Rus toplumunun kaçınılmaz olarak ürettiği türden sorunların bir örneği. Rasyonel egoizm ve diğer tehlikeli totaliter ütopya vizyonları (ki vizyonsuzluğun alası) dünyanın hiçbir ikliminde, hiçbir çağında, MÖ, MS kendine yer bulamaz. Dünya daima zehir saçan kötülüklerle doluydu ve gitgide daha da kötü olacağına neredeyse şüphe yok. Her türlü dogmacılığı doğruyor bu kitabında Dostoyevski, acımasızca eleştiriyor. Zaten dünümüzü, bugünümüzü bir kolaçan edersek başımıza ne gelmişse bu dogmatizmden gelmiştir. Sosyal etkileşimlerden mahrum olan bir Rus'un Avrupa'ya geçişinden sonra düşünce dünyasında oluşan çatlaklardan sızan güneşin bir yansımasıdır bu eser bana kalırsa. Dünyayla ilişki kurma çabası içerisindedir, ancak başarısızlığı onu yerin daha da altına itmektedir. Farklı renkler, diller, ırklar, etnik kökenler... Her birey iki türlü yaşam arasında sıkışmış ve bu sıkışıklığın arasında bir yaşam idame ettirme uğraşında. Yani bir nevi iki yüzü var, çelişkileri var, korkuları var, sanrıları, tanrıları yaa neler neler... İnsan bu görüntü itibariyle sınırlı, ruhsal bir varlık olarak sonsuzu temsil eder. Her zaman farkına varamadığımız gerçeklerimiz var. Bir bütün olarak zevklerin, üzüntülerin, iyilerin, kötülerin zaman içerisinde şekil değiştirebildiği, dozunun artıp azalabildiği garip bir döngünün içerisindeyiz. Normal bir insan başarı ve mutluluğu arzular ve bunun için çabalar. Bulunduğu toplumun içinde zamanla izole olduktan sonra sınırların, zincirlerin izin verdiği yere kadar üst üste binen olgulara hayat verir. Ne olabilir
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
Reklam
Demek böyle oluyormuş. Ayrılık tam da buymuş, artık anlatacak bir şeyinin kalmaması. Şimdi müsaadenle köşeme çekilip biraz bu duruma üzülmek istiyorum. İçimde sana karşı kötü bir duygu yok. Sel gitti kum kaldı, acısıyla tatlısıyla birçok şey yaşandı, hepsi için teşekkür ediyorum. Beni merak etme, başımın çaresine bakıyorum.
Sayfa 40 - İletişim Yayınları
Önce perdeler öldü, sonra çerçeveler, peşi sıra duvarlar...
Sayfa 38 - İletişim Yayınları
Evet, belki kurudum ama inatla ölmüyorum.
Sayfa 35 - İletişim Yayınları
Vadideki Zambak’ta aynısını yapmıştım
Güzel başlayan bazı romanlar ilerledikçe sarpa sarmaya başlar da bir umut okumaya devam edersin ya, hah işte ben öyle yapmayı bıraktım. Neresinde kaldığımı unutmayayım diye değil, tam da neresinde vazgeçtiğimi hatırlayayım diye sayfayı köşesinden katlayıp rafa kaldırıyorum.
Sayfa 34 - İletişim Yayınları
Reklam