"Edebiyata olan düşmanlığı harflerin harbi paklar ancak ama bunun için çok okumak lazım. Okuyup anlamak, bilmek lazım çünkü insan en çok bilmediğine düşmandır."
Sen beni onların dünyasına çıkarttın ve beni orada sakat bıraktın. Benimle konuştun, benimle ilgilendin, benimle vakit geçirdin, benden hoşlandın, benden öğrendin, beni ilginç buldun, beni sevdin. Ama benim seni gördüğüm gibi görmedin beni. Beni benim gördüğüm gibi de görmedin.
İnsan nasıl engelleyebilir ki içinde duyduğu şeyi, aklında düşünce, kalbinde his uyanınca, onu nasıl yok edebilir, görmezden gelebilir, o yokmuş gibi davranabilir? Bunu yapamaz.
Hiçbir şey ortada yokken, senin aptal bir romantik ve hayalperest olduğunu söyleyenler, sen muvaffak olduğunda sana idealist ve tutkulu demeye başlarlar. Ne ilkine aldır ne de ikincisine.
Allah’ım dedim, sen aklı hayranlığa kapı açanların aklına, kalbi güzelliğe titreyenlerin kalbine mukayyet ol, hayat ne fena bir şey, ömür nasıl güzel, dünya ne kadar yuvarlak ama nasıl da duruyor durduğu yerde sallanmadan yuvarlanmadan.