Küçük Prens

9,0/10  (6.273 Oy) · 
19.318 okunma  · 
8.014 beğeni  · 
75.981 gösterim
"Hoşça git," dedi tilki. "Vereceğim sır çok basit: İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez." Küçük Prens unutmamak için tekrarladı: "Gerçeğin mayası gözle görülmez."
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2016
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9789750724435
  • Orijinal Adı:
    Le Petit Prince
  • Çeviri:
    Cemal Süreya, Tomris Uyar
  • Yayınevi:
    Can Çocuk Yayınları
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
 12 Nis 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Küçüklerin büyük dünyası, büyüklerin küçük dünyası. Aslında küçük ve büyük gibi sıfatlar kullanınca bile bir sayı kısıtlaması içine girmek durumunda kalıyoruz. Bu kitabı kendi hayatıma göre küçük hissettiğim bir zamanımda okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum.

Kitapta küçüklerin hayal dünyasının genişliğiyle büyüklerin akıllarının salt sayısal ve statik çalışmasının savaşı var. İçinde büyüklere dair öyle güzel göndermeler ve sosyolojik eleştiriler var ki, bunların içinde büyüklerin, insanları giyim tarzlarına göre yargılamalarından her konuda olan kısıtlayıcılıklarına, her konuya dar açıdan bakıp monoton bir şekilde hayatı ele almalarına kadar bir çok eleştiri mevcut.

Aslında yaşımız ne kadar artıyorsa bize gülen yıldızları da o kadar az hatırlıyoruz, dünyevi sorunlarımızı daha da büyütüyoruz, salt sayısal akıla daha da çok yaklaşıyoruz. Ne kadar bazı şeylerde sayıca artıyorsak, ruhumuz o kadar küçülüyor. Bu dünyada gözümüzün alabildiğine ne kadar gitmeyi düşünüyorsak büyükler bizim gözümüzde o kadar büyük olmaya çabalıyor. Çünkü onların kararlarını büyütüyoruz. Onları ne kadar büyütürsek hayal gücümüzden harcıyoruz. Neyse ki, Küçük Prens'in dediği gibi bu yaşımda yüz bin liralık bir ev gördüm deyip "Aman ne güzel ev!" demiyorum büyükler gibi. Ben de pencerelerindeki saksıları, içinde yaşayacağı insanları ve psikolojileri, çatısındaki kumruları düşünerek o evleri tasarlayıp güzelliği bu değerleriyle düşünmeye çalışıyorum çünkü.

Sayılar üzerinden işleyen dünyamızda o kadar fazla ve o kadar gereksiz şeylerle uğraşıyoruz ki, en değerli olan şeyleri unutuyoruz bazen. Küçük Prens'in anlatmış olduğu her gezegene her gün uğruyoruz. Aynı gün içerisinde krallaşmaya çalışan insanı dinliyoruz, kendini beğenmişin biriyle konuşuyoruz ve o bizi hayranı sanıyor, alkolik ve bağımlı insanlarla konuşuyoruz, işinden ve sayılardan başka bir görmeyen insanlarla konuşuyoruz, bakış açısını geniş tutamayan, düşünemeyen ve sorgulamayan insanlarla konuşuyoruz. Fakat üzerinde yaşadığımız gezegen öyle bir gezegen ki, kendilerinin büyük yer kapladığını sanan insanlarla dolup taşan bir gezegen. Sayılara bayılanlar ve her gününü düşünmek uğruna değil de sayılara, işine ayıranlarla dolu. Bu dünya Küçük Prens'in de dediği gibi o kadar kuru, o kadar sivri, o kadar sert ve acımasız ki evrendeki küçüklüğüne rağmen kendisini en büyük gezegenmişçesine tanıtıyor! Ama bilmiyor ki o noktanın noktasının noktası bile değil. Hal böyle olunca, içinde yaşayan insanların büyüklenmeleri bile ne kadar önemsizmiş dedirtiyor insana.

Ben de bir gün Küçük Prens'in tanımlamasıyla büyük olacağım. Hatta büyük olduğumda da bu kitabı zevkle okuyacağım ve kendimin ne kadar monoton olduğunu göreceğim. Ama artık bir yıldızın bile yaratılışının muazzam bir olay olduğunu biliyorsam, bütün yıldızların da böyle olduğunu bilerek bakacağım yıldızlara. Aslında önemli olan gözümüzle baktığımız şeylere bir de yüreğimizle bakabilmeyi öğrenmek. Mantığımızla algıladığımız şeylere duygumuzu katabilmeyi başarmak. Aşçıysak yemeğimize sevgi katabilmek, ressamsak resmimize renk katabilmek... Unutmayalım ki, bir yerde bir kuyunun saklı oluşudur çöle güzellik veren. Onun için umudunu kaybetme, hala bir yerlerde çölde açan bir çiçeğimiz olabilir. Zira, köklerimizin olmadığı bu dünyada çölde bile açabilen bir çiçeğin olduğunu düşünürsek hiçbir şey imkansız değil.

Ayçagül Akar 
08 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Biz büyükler dünyayı o kadar yaşanmaz hale getiriyor, hayatımızı o kadar zorlaştırıyor ve anlamsızlaştırıyoruz ki. Keşke içimizdeki çocuğa erişip tekrar onun gözüyle bakabilsek etrafımıza. “Küçük Prens” 6 yaşındaki bir çocuğun saf, irdeleyici, ısrarcı, ön yargısız, merhametli dünyasına açılan bir pencere; farklı yaşlarda okuyup farklı anlamlar çıkarabileceğiniz felsefi bir kitap.

Kitabı 6 yaşındaki kızıma okuyarak aslında dolaylı olarak okumuş oldum. Okurken beraber internetten beobab ağacını araştırdık, dünya haritasını inceledik, bir sürü kavram hakkında sohbet ettik, kitabın resimlerini yorumladık… Bizim için güzel ve kaliteli bir paylaşım oldu.

Kitapla ilgili birkaç enterasan bilgiyi de sunmak istedim:
• Dünyada, kutsal kitaplar ve Das Kapital’den sonra en çok dile çevrilmiş ve en çok satılan kitaplardandır.
• Her yıl yaklaşık iki milyon satmakta ve şu ana kadarki toplam satış miktarı 140 milyonu aşmaktadır. Dünya üzerinde toplamda 250’den fazla dil ve lehçeye çevrilmiştir.
• Kitaptaki tüm çizimler yazara ait suluboya çizimlerdir.
• Fransa euro’ya geçmeden önce 50 frankların üzerinde Küçük Prens ve Saint-Exupéry’nin resimleri bulunuyordu.
• Japonya’nın Hakone isimli şehrinde bir Küçük Prens müzesi bulunuyor. Ayrıca, Güney Kore’de Gyeonggi-do kentinde Küçük Prens temalı bir köy bulunuyor. Müze ve köy turistlerin uğrak noktalarından. 2000 yılında da yazarın doğup büyüdüğü Lyon’da bulunan havaalanına Saint Exupéry’nin adı verildi.

Küçük Prens benzeri kitaplar

ANIL AKCAN 
23 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Büyükleri hoş görmek lazım... Beni bitiren söz bu oldu. Tabi ki kitap hakkında makale yazılabilir... Ama bu kısma değinmek istedim açıkçası. Zira kitap hakkında harika yorumlar zaten yapılmış.
Büyük olmak küçük olmayı unutturuyor anladığım kadarıyla. Öyle ya...
Bizler küçük bir çocuğun hayal dünyasını anlamayacak kadar büyük olduk. Bütün mesele bu. Gerçekten de küçükken büyüklerin yaptığı birçok şeyi saçma bulurdum. Şimdi onları taklit ediyorum ara ara.
Büyüyorum...
Bütün mesele bu...
Teşekkürler Antoine de Saint- Exupèry...
Beni küçülttüğün için...

Bekir İstanbul 
08 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · Puan vermedi

"Günaydın" dedi Küçük Prens. "Günaydın" dedi bir krala, bir sarhoşa, bir palyaçoya, bir bilgine... "Günaydın" dedi bir yılana, bir tilkiye, bir çiçeğe...

"Günaydın" demeli insanlara, bitkilere, canlılara... Tanımaya çalışmalı canlı cansız tüm varlığı. Sadece sayılarla görmemeli Dünyayı. Renkleriyle, duygularıyla tanımaya çalışmalı, sorgulamalı, ısrarla sorgulamalı insan, öğrenmek için, anlamak için... İşte böyle yapıyordu Küçük Prens ve daha fazlasını. Bu küçük kitabı, bu derin kitabı, bu tatlı kitabı, bu yoğun kitabı tüm küçükler, tüm büyükler okumalı.

Bazen televizyonda gelişmiş, sosyalleşmiş toplumlarda yaşayan çocukların standartlarına bakıyorum ve imreniyorum. Nasılda keyifli, sorunsuz ve çocuk olmanın ayrıcalıklarını yaşıyorlar. Giyimlerinden, yiyeceklerine, aileleri tarafından özenle ilgi görmelerine ve çocukluklarını yaşama biçimleri bizim özlemle hayal ettiklerimiz...
Toplumlarında bile çocuk olmanın ayrıcalıklarını yaşıyorlar. Birde kendi çocukluğumuzu hatırlamaya çalışıyorum. Ve bugün coğrafyamız da yaşayan çocukların yaşadıklarına bakıyorum. Kızıyorum ve bir daha kızıyorum. Bize çocukça yaşama fırsatı vermeyen sistemlere kızıyorum. Coğrafyamızı bu kadar lanetli hale getirenlere kızıyorum. Neden bu kadar haksızlıklara sesiz kalıyor diye ALLAH'a sitem ediyorum. Tarihin İrem Bahçesi coğrafyamızın kan gölüne dönüşmesine seyirci kaldığı için tarihe kızıyorum. Ama biliyorum ki ne kadar zor olursa olsun, çocukluğumuzu yaşayamazsakda biz bu coğrafyaya ait'iz. Biz bu coğrafya da mutluyuz. Çünkü atalarımızın mezarları ve tarih sarmalında yaptıkları bu coğrafya da. Bir gün bu coğrafyanın yeniden çocukların çocukluklarını özgürce yaşayacaklarına olan çocukça inancım tam. Bu nedenle biz çocukluğumuzu yaşayamadan büyümek zorunda kalan özverili çocuklarız...
Bu güzide kitabı herkese tavsiye ederim.

伊斯梅爾。阿爾金。 彎曲 
 08 Ara 2017 · Kitabı okudu · 7/10 puan

İşte böyle dedi Küçük Prens; "Gözler Kördür. İnsan ancak yüreği ile baktığı zaman görebilir..." Antoine De Saint-Exupéry

Küçük Prens
Antoine De Saint-Exupéry'in yazdığı, bu eseri eleştirmeden önce şunları belirtmek isterim ki; lütfen yazarın ve kitabın hayranları beni hedef almasın. Bir kitabın iyi ve kötü yönleriyle göz önüne sermek, ayıp veya çirkin bir şey değildir. Her eserin iyi olduğu kadar, kötü yönlerinin de bulunduğunu unutmayın lütfen sevgili okurlar.

Gelelim küçük, mini minnacık dünyamızın, o küçük Prensine. Küçük Prens güzel, eğlenceli ve duygu yüklü bir eser. Fakat kusursuz bir eser değil, bir kusuru var, fazla hayalperest yaşamı savunan bir kitap. Tabii ki, bu eser insan çıkarması olduğu için, çok normal ve doğal. Biz insanoğlu ne hatalar ve kusurlar yapıyoruz buda çok mu? Yalnız çocuklara okunması iyi değil, hayalperestlik aşırı olursa ki, dünyanın geneli hayalperest bir yaşamda Toplumlar şizofren olur. Şizofren olan bir toplum, kendisinin şizofren olduğunu asla bilemez ve bilemediği için kabul de etmez. Hayalperest kavramı çocuklar için, aslında yazar burada metafor yaparak anlattığından biz yetişkinlerin anlayacağı bir mesele. Misal; Başka gezegenlerde yaşayan, değişik türde insanlar gibi.

Peki, küçük prensimiz biz yetişkinlere hitap ediyor mu? evet ediyor. Zaten yazarda bu eseri yazarken, biz yetişkinlere hitaben yazmış. Bizlere seslenmek istemiş. Gayette başarılı bir şekilde bunu yapmış. Her ne kadar, eser Alice Harikalar diyarı gibi başlasa da önce sahneye Küçük Prens, ardından Kral daha sonra kendini beğenmiş adam, ayyaş adam diye devam etse de çocuk kitabı değildir.

Biz yetişkinlerin çocuklarda göremediği o potansiyeli, anlama ve kavrama olaylarını dile getirmiş. Çocuklarla iletişimdeki yapılan hataları ve yanlışları bizlere göstermek istemiş. Biz büyükler o küçük canları asla anlamak için yeterince çaba sarf etmiyoruz. Tam aksine o küçük akıllarıyla bizleri anlamalarını ve kavramalarını istiyoruz. Bu da yetmezmiş gibi, biz olgunca davranacağımıza, çocukların olgunluk etmesini bekliyoruz.

Yazarın çocuk psikolojisini, biz büyüklere anlatma metodu gayet güzel ve etkili buldum. Vermek istediği mesaj gayet güzel. Yaşayan her canlının, bulunduğumuz şu dünyada etrafı ne kadar farklı algıladığını, çok güzel bir dille anlatmış. Yazarı bu konuda tebrik ediyorum. Ait olmak kavramını, sevmek ve bağlanmak kavramını da çok ince ve güzel bir şekilde dile getirmiş. Gerçekten bu eserde biz yetişkinlere dair o kadar ders var ki, ibretlerle örülü bir eser. Çocuk psikolojisine yönelik bir eser. Bu güzel eseri okumanızı tavsiye ederim. Okuyan ve okuyacak olan herkese keyifli okumalar dilerim Türkiye ...

Elif 
 27 Ağu 2016 · Kitabı okudu

``Hoşça git,``dedi tilki.``Vereceğim sır çok basit: İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez. '' Küçük prens unutmamak için tekrarladı. " Gerçeğin mayası gözle görülmez."

Bu paragrafı okuduktan sonra etkilenmeyip, kitabı okumamakta ısrar ediyorsanız valla kendinize ayıp ediyorsunuz. ;)) Bu kitabı kaç kere okudum bilmiyorum ve hayatımın her döneminde sıkılmadan okumaya devam edeceğim. Böyle tatlı, sevimli bir kitap bugünkü ününü sonuna kadar hakkediyor. Hakkında en çok araştırma yaptığım kitap kesinlikle bu. Her yıl yaklaşık 2 milyon satmakta ve bugüne kadar 140 milyonu aşmış. 250 den fazla dile çevrilmiş. Kitap ilk basıldığında yaklaşık 1000 sayfaymış. Kitaptaki bütün çizimler yazarın kendisine ait. Ayrıca kitap uzun süre yasaklı eserler arasında kalmış.

Küçük bir çocuğun gözünden paranın, ünvanın ve mevkinin dünyada değer verdiğimiz her şeyin aslında ne kadar değersiz olduğunu masalsı bir dille anlatıyor. Şeker Portakalı' nı okuyan arkadaşlar bu kitabı çok sevecekler. Kesinlikle okuyun.

Pınar Yiğitcan 
15 Oca 10:34 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

"Ama gözler kördür. İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir..."
"Büyükler hiçbir şeyi tek başlarına anlayamıyorlar, onlara durmadan açıklamalar yapmak da çocuklar için sıkıcı oluyor doğrusu."
"Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir.Ben kendimi nerde olsa yargılarım.."

Küçük prensin her sözü bir mesaj niteliğinde.Küçük çocukların büyük dünyası.
Büyüklerin su içecek vakti bile bulamayıp hap içerek bu süreci geçiştirmeleri, her şeyin çok hızlı aktığı bir dünyada gönül gözlerinin kapalı olması, büyüklerin vurdum duymazlığı küçük prens bunları çok güzel betimlemiş.

Kitabı 2. Kez okudum. Cemal Süreya ve Tomris Uyar çevirisi olduğu için merak edip okudum, çok güzel bir çeviri olmuş. Ve kitaptaki resimler yazarın kendi sulu boya resimleri üzerinde hiç oynama yapılmadan direk kitaba basılmış,bilmeyenler için.Keyifli okumalar herkese.

Küçük bir çocuğun gözünden büyüklerin yanlışları, hataları anlatılıyor.
Eşsiz bir yapıt çocukları anlamak istiyorsanız okuyun.
İyi okumalar.

Pilot Küçük Prensi tanıması ve sevmesine rağmen, onu Dünya’da tutmanın arkadaşını inciteceğini bilmekteydi. Küçük Prens ayrılmadan önce pilota şöyle dedi: “Yıldızlardan birinde ben yaşıyor olacağım… Ben gülüyor olacağım bir tanesinde.. Ve geceleyin gökyüzüne baktığında, bütün yıldızlar gülüyor gibi olacak…”
Bazen insanların gitmelerine izin vermeliyiz, çünkü onları tutmak, onları kapana, kafese koymak, tutsak etmek gibidir. Ve bu noktada onları salıvermek gerçek aşkın en doğru ispatı olacaktır…
Fil mi şapka mı? Koyun, çiçeği yedi mi?
Herkes için doğru cevabı farklı sorular.

Aysel 
 10 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Küçük Prens yine konuşmaya başladı:
'İnsanlar nerede? Çölde biraz yalnızlık duyuyor kişi...'
'İnsanların arasında da yalnızlık duyulur' dedi yılan."

Küçük Prens, Antoine De Saint-Exupéry (Sayfa 70)Küçük Prens, Antoine De Saint-Exupéry (Sayfa 70)
Ferah 
04 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Birden susturdum tüm dünyayı sen konuş diye, nasıl sağırsın kendine"

Küçük Prens, Antoine De Saint-ExupéryKüçük Prens, Antoine De Saint-Exupéry

"Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa yıldızlara bakmak mutluluğunuz için yeterlidir."

Küçük Prens, Antoine De Saint-Exupéry (Sayfa 33)Küçük Prens, Antoine De Saint-Exupéry (Sayfa 33)
Hande Kırkımcı 
05 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

''Kişinin kendisini yargılaması, başkasını yargılamasından çok daha zordur. Eğer kendini doğru bir biçimde yargılamayı başarırsan, gerçek bir bilgesin demektir.''

Küçük Prens, Antoine De Saint-Exupéry (Sayfa 50)Küçük Prens, Antoine De Saint-Exupéry (Sayfa 50)
Murat Sezgin 
23 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

İnsan çok üzgün olunca günbatımlarından hoşlanır.

Küçük Prens, Antoine De Saint-Exupéry (Sayfa 27)Küçük Prens, Antoine De Saint-Exupéry (Sayfa 27)
Oğuz Aktürk 
 12 Nis 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Küçük Prens'te referandum virali.
Gökyüzüne bakın ve sorun kendi kendinize: Evet mi, hayır mı?

Küçük Prens, Antoine De Saint-Exupéry (Sayfa 105 - Can Çocuk)Küçük Prens, Antoine De Saint-Exupéry (Sayfa 105 - Can Çocuk)
129 /

Kitapla ilgili 13 Haber

BİR DEĞERİN YOKSA HİÇBİR ŞEYİN YOK DEMEKTİR
BİR DEĞERİN YOKSA HİÇBİR ŞEYİN YOK DEMEKTİR Dünyanın En Büyük Küçük Prens Koleksiyoncusu Marc Probst: “Bir değerin yoksa hiçbir şeyin yok demektir.”
Küçük Prens’in hiç yayınlanmamış sayfaları bulundu
Küçük Prens’in hiç yayınlanmamış sayfaları bulundu Saint-Exupéry’nin yeni bulunan taslaklarında Küçük Prens, bulmaca meraklısı bir adam için “G” ile başlayan altı harfli bir kelimeyi arıyor. Kelime meçhul, çünkü gerisi yazılmamış.
Küçük Prens hakkında pek bilinmeyen 10 şey
Küçük Prens hakkında pek bilinmeyen 10 şey Çocukluğunda neredeyse herkes okumuştur Küçük Prens’i. Sadece resimli bir çocuk kitabı mıdır yoksa bir yaşam felsefesinden mi bahseder? Bu tarz kişisel tartışmalara girmiyoruz ancak kitabın meraklıları ve müptelaları için Küçük Prens’e ve yazarı Antoine de Saint-Exupéry’ye ait küçük detayları bir araya getirdik.
Dünya Çapında En Çok Okunan Kitaplar
Dünya Çapında En Çok Okunan Kitaplar Dünyada bugüne kadar birçok kitap yayımlandı. Bunlardan birçoğu filme uyarlandı, tiyatro oyunu olarak sahnelendi ya da çeşitli ürünlere çevrilerek edebiyatseverlere sunuldu. Bizde en çok tercih edilen 20 kitaptan oluşan bir liste hazırladık…
Le Sourire - Gülümse (Antoine De Saint-Exupery)
Le Sourire - Gülümse (Antoine De Saint-Exupery) Efsanevi hikaye Küçük Prens’in yazarı Antoine de Saint-Exupery, ikinci dünya savaşında Nazilerle savaşırken hayatını kaybetmiş bir savaş pilotuydu. Dünyayı algıladığı eşsiz bakış açısını paylaştığı hikayelerinden biri ; İspanyol iç savaşı sırasında yaşadığı bir anısını anlattığı ‘Le Sourire’ yani ‘Gülümseme’…
Antoine de Saint-Exupéry’den “Kale”
Antoine de Saint-Exupéry’den “Kale” Antoine de Saint-Exupéry’nin “Kale” adlı kitabı, İsmail Yerguz çevirisiyle Zeplin Kitap tarafından yayımlandı.
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü Son yıllarda Muhteşem Gatsby, Dublinliler ya da Satranç'ın farklı yayınevleri tarafından basılan çevirilerini gördük. 2015 yılında ondan fazla yayınevi Gulyabani bastı, sayısız Küçük Prens baskısı gördük. 2016'da muhtemelen çok sayıda yayınevi Aşk-ı Memnu basacak. Ama asıl fırtına için biraz daha beklememiz gerekecek. 70 yıllık telif süresi Sabahattin Ali'nin eserleri için 2018 sonunda, George Orwell'ın eserleri için 2020 sonunda dolacak.
2 /