Ünlü Fransız romancısı Antoine de Saint-Exupéry , 1900 yılında Fransa’da doğdu. Bir kontun oğluydu. Dört yaşındayken babasını yitirdi. Öğrenimini tamamladıktan sonra pilot oldu. İkinci Dünya Savaşı’na havacı olarak katıldı. 1944 yılında görevli olarak, bir keşif uçağıyla Korsika’dan havalandı, bir daha da dönmedi. Ölümü böyle oldu. Yaşadığı hızlı, yoğun yaşam, romanlarına yansımıştır.
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
“Yaşam, bize bütün kitapların öğrettiğinden daha çoğunu öğretir. Çünkü yaşam, bize karşı direnir. İnsan, ancak engellerle karşılaşıp onları aşmaya çalıştıkça kendini tanıyabilir,”
Antoine de Saint-Exupéry
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
Küçük Prens ilk defa 6 Nisan 1943’te hem Fransızca hem İngilizce olarak yayımlanmıştır. Günümüzde 210 farklı dil ve lehçeye çevrildi.Türkçede 15 farklı dilde çevirisi bulunmaktadır.Dünyada en çok okunan bir kitaptır ve 27 bölümden oluşmaktadır.
Sahra çölüne zorunlu iniş yapan bir uçağın pilotuyla tanışan küçük bir prensi anlatır.
Küçük Prens yetişkinler için yazılmış bir çocuk kitabıdır.Böyle olunca akla yazarın neden yetişkinlere çocuk kitabıyla bir şey anlattığı sorusu geliyor haliyle. Çünkü hangi çocuk yetişkinken aynı gözle bakabiliyor ki hayata ?
Kitap da aslında içimizdeki çocuğun bazı özelliklerini açığa çıkarmaya çalışıyor. Çocukken ne güzel hayaller kurardık değil mi ? Gerçek olmayan bir şeyi gerçekmiş gibi varsayardık.... Kitapta koyunu, bir sandık çizip içindeki görünmese bile içinde olduğunu söylemesi gibi...
Ne kadar sığ bakar olduk büyüyünce, çocukken sorduğumuz onca soru sahi nereye gitti nereye gitti onca bilme merakı ?
Kitap bu anlamda felsefi bir kitap. Varoluşumuzu kendimizi sorgulatan bir yapısı var. Kitapta, çoğunlukla, dar görüşlülüğü yetişkinlerin bir özelliği olarak nitelendiriyor. Yetişkinleri hayal gücünden yoksun, donuk, yüzeysel ve sınırlı bakış açılarının mümkün olan tek bakış açısı olduğundan inatla emin olarak tasvir ediyor. Çocukları ise yaratıcı, açık fikirli, dünyanın gizem ve güzelliklerinin farkında ve duyarlı kişiler olarak tasvir eder. Antoine de Saint-Exupéry 'nin çizimleri kitapla ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır. Basit ama gizemlidirler. Yazar çizimleriyle bize bazı şeylerin sözcüklerle anlatılamayacağını vurguluyor.
Hikaye ilerledikçe yetişkinlerin körlüğünün başka örnekleri de ortaya çıkarıyor. Küçük prens gezegenden gezegene seyahat ederken, karşılaştığı altı yetişkin, küçük prensin daha sonra çelişkilerini ve eksikliklerini ifşa ettiği karakter özelliklerini gururla ortaya koyuyor.
Küçük Prens'in hikayesi şaşırtıcı derecede içten ve öğretici.Kitabı okurken durup durup düşündüm ve bir çok mesaji vardı;
Antoine de Saint-Exupéry 'nin yaratılışı, yakınlarda gerçek bir arkadaşa sahip olmanın ne kadar önemli olduğunu ve "evcilleştirdiğiniz" kişilerden sorumlu olmanın ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Masal sevmeyi, arkadaş olmayı öğretir, yalnızlığa karşı uyarır. Ek olarak, etrafınızdaki tüm dünyayı çitle çevirerek kendinizi küçük bölgenize kilitlememelisiniz. Konfor alanınızdan çıkmanız, yeni şeyler öğrenmeniz, kendinizi aramanız gerekiyor. Ve neyi istediğinizi bilmeniz bunun için tembellik yapmamanız gerektiğini gösteriyor.
Dünya meselelerinin bilmecesinin rutin meselelerden daha önemli olduğunu da ima ediyor.
Antoine de Saint-Exupéry ayrıca okuyucuyu karar verirken sadece aklını değil, kalbini de dinlemeye teşvik ediyor çünkü asıl şeyi gözlerinizle göremezsiniz.
Ve son olarak yetişkin de olsanız bazı şeyleri çocuk gözüyle bakmayı yani nesnenin derinlerine inerek bakmayı sorgulamayı büyürken içinizdeki çocuğu büyütürken yavaşlamanızı söylüyor bizlere.
Ayrıca kitapta yazarın yalnızlığına ağıt yakmasına eşlik eden son çizimi, prensin düştüğü çöl manzarasının üzerinde süzülen tek bir yıldıza ait. Bu tek görüntüde, yıldızın varlığı hem prensin yokluğunu vurguluyor hem de kalıcı varlığını gösteriyor.
Keşke bu kitapla çocukken tanışsaydım diyorum. Şimdi bunları yazarken 2. Okuyuşum olmasını dilerdim. Bütün çocuklara çocukken bu kitabı mutlaka okutun. Yetişkinkenki görüşleriyle okuduklarında ikinci bir şansları olsun. Mükemmel bir kitaptı benim için. Tekrar tekrar okusam içinden farklı anlamlar çıkacağına emin olabileceğim bir eserdi.
İçinizdeki sorgulayıcı meraklı çocuğu öldürmeyin...
Ne kadar güzel ve iyi detaylandırmalarla yazmışsınız incelemenizi tebrik ederim. 👏💫 İlk okuduğumda henüz ortaokul öğrencisiydim. Eminim katkısı olduğuna ki dönem dönem sonrasında çocuklarıma da dahil olmak üzere deflarca okudum. Hatta küçük oğluma henüz anne karnındayken :)
Okuyan herkesle özel bağ kurduğuna eminim. Hem ne demişti Tilki: "Ölene kadar sorumlusun gönül bağı kurduğun her şeyden" 🌟
İçimizdeki çocuğun bize sarıldığı hissini verir. Gönlünüze ve kaleminize sağlık. İyi okumalar dilerim... 🤴🏼💫🌺🦊
Kitabı 3 ü çocuklarımla olmak üzere tam 5 kez okudum , ömür olursa bi 5 daha okurum ( belki de torunlarımla) , belirttiğiniz gibi defalarca okunası. İncelemeniz de çok güzel, elinize sağlık
Teşekkür ederim kitapların bize vereceği mesajlar her okumada farklıdır ne garip değil mi? Ne güzel bu yaptığınızla çocukların bilinçlenmesi gelecekte bizden farklı ve daha iyi yerlere geleceğini gösteriyor. Her şey gönlünüzce olsun ve ben de teşekkür ederim yorumunuz ve farkındalığınız için 🌼🌼