Adı:
Komünist Manifesto
Baskı tarihi:
28 Mart 2019
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750739200
Orijinal adı:
Das Kommunistische Manifest
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Karl Marx ve Friedrich Engels'in, Komünistler Birliği'nin programı olarak kaleme aldıkları Komünist Manifesto, 1848 Şubat'ında, tüm Avrupa'nın devrimci ayaklanmalarla çalkalandığı bir dönemde, Londra'nın gösterişsiz bir basımevinde basıldı. Bilimsel sosyalizmin kitlesel siyaset sahnesine çıkışının ilk ciddi işareti olan Manifesto, yayınlandığı günden bu yana en çok okunan ve en çok tartışılan toplumsal ve siyasal metinlerden biri olmakla kalmadı, daha sonraki sosyalist ve komünist partilerin programlarının temelini oluşturdu, dünyanın değişmesinde ve milyonlarca insanın yaşamında belirleyici bir rol oynadı. Modern çağda başka hiçbir siyasal hareket, döneminin toplumsal, ekonomik ve sınıfsal koşullarını kavrayışındaki derinlik, çözümleyişindeki gözüpeklik ve üslubunun gücü bakımından, Manifesto'yla kıyaslanabilecek bir metin ortaya çıkaramadı.

Bugün Marxçı hareketin temel belgesi ve devrimci bir klasik sayılan Komünist Manifesto'yu, Marx ve Engels'in daha sonraki basımlara yazdıkları önsözler eşliğinde, Celâl Üster ve Nur Deriş'in 1978'de yaptıkları çevirinin gözden geçirilmiş basımıyla ve Manifesto'nun Türkiye ve Türkçedeki serüvenine ışık tutan bir önsözle sunuyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
128 syf.
·Puan vermedi
İncelemenin ilk iki paragrafı kitabı okuyan Tarihsel Maddeci nin anlattıklarıdır. Gerisi kitabi okuyamadığımı söylediğim halde tepki gören yazımdan oluşmakta. Yazının amacı sadece kitabı okuyabilecek birine göndermekti.

Bugün tüm Dünya iki temel sınıfa ve iki sınıf arasındaki tabakalara bölünmüş durumda. Birincisi, para babaları, patronlar. İkincisi, işçiler, çalışan ve üretenler... Bir de onların ikisinden de özellikler alan köylüler, aydınlar, memurlar mevcut.

Sosyalizm, işçi sınıfının yani sömürülen, harcadıkları emeğin karşılığı ödenmeyen milyonların söz edindiği yönetim anlamına gelmektedir. Kitap, bu yönetimin nasıl var olacağını, Dünya'da nasıl egemen olacağını (ki bu tamamen egemen oluşa ve sınıfların ortadan kalkışına komünizm diyoruz) anlatıyor. Özet olarak bu hilenin, bu soygunun sona ereceği bir düzeni ortaya koymakta. yine Kapital adlı eser de, bu soygunun nasıl yapıldığını, o süreçte elde edilebilen verilerin en ince detayına kadar ortaya koymaktadır.
------------------------
Küçükken çok aşırı yaramaz oluşumdan dolayı halk arasında lakabım komünistti. Mahallede küçüğünden büyüğüne herkes bana komünist derdi. Komünist onlara göre kötü ve korkunç bir şey demekti. Ve bende böyle biri olmaktan nedense gurur duyardım.

Komünist kelimesini duyunca hala bir aitlik hissederim. Küçüklükten aşılanmışım işte. Sonra dedelerim ki ikisi kardeş olur. Biri annemin babası diğeride amcası. Ben ikisine de dede derim. Biri sosyalisttir diğeri komünisttir. Hızır idi Yunus idi sahnesindeki gibi komünist olacak sosyalist olacak diyerek üzerimden hep iddiaya girerlerdi.

Kitap bir şekilde elime geçince aa kesin beni anlatıyor okuyayım ve gerçek bir komünist olayım dedim. Okumaya başladım ama anlamadım. Hiç tarzım değildir böyle şeyler zaten ağır siyasi düşünceli insanların içinde büyüdüğüm için siyasetten hep uzak durdum. Dolayısıyla kitap ne anlatıyor hiç anlamadım. Üzgünüm dedelerim ne komünist olabildim ne sosyalist. Sadece insan olmaya devam edeyim bu bana yetiyor.

Kitabı sevmedim okumak isteyene gönderebilirim.
128 syf.
·8/10
“İnsanın insan tarafından sömürülmesi ortadan kaldırıldığı ölçüde, bir ulusun başka bir ulus tarafından sömürülmesi de ortadan kaldırılmış olacaktır.”
Merhabalar Komünist Manifestosu Marx ve Engels tarafından 1848 yılında yayımlandı.Marx ve Engels’in hayatları 1842 yılında kesişmesiyle değişir.Marx avukat bir babanın oğludur ve kendisi de hukuk eğitimi alır ancak ekonomiye ilgi duyar,Engels ise zengin bir fabrikatörün oğludur.Marx-Engels burjuva sınıfına savaş açmalarıyla Komünist Birliği isminde gizli örgüt kurarlar.Marx-Engels Birliğin manifestosu ve komünizmin ilk bildirgesi olan “Komünist Manifestosu”isminde yazıyı yayımlarlar.Lakin eserin asıl ismi“Komünist Parti Manifestosu”dur.Eser ayrıca dönem hakkında bilgiler vermektedir.O dönemden günümüze çok değişen ve gelişen bir şeyin olmadığını görebiliyorsunuz.Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu görmekteyiz.Kitapta içerik olarak tasvip etmeyeceğiniz görüşler olsa bile tarihsel bir döneme adlarını yazdırmış iki önemli kişinin ortaya çıkardığı ideolojiden bahsetmektedir.Bence bu eseri analiz ederek ve düşünerek okunup eseri anlamaya çalışmalıyız.
Keyifli Okumalar Dilerim
136 syf.
·Beğendi
İncelemeye ciddi bir başlangıç yapalım. Çünkü kırmızı yağan kardan değil katran gibi bir konudan bahsedeceğiz.
Komünist Manifesto yada yayınlandığı adıyla Komünist Parti Manifestosu; uzun ve eserin anlaşılması için elzem olan 'sunu' kısmıyla başlıyor, 4 ana başlık üzerinden devam edip Marx ve Engels'in çeşitli ülkeler ve sonraki basımları için yazdıkları önsözlerle sona eriyor.
Proleterya ile burjuvazi savaşı üzerinden kendi devrinin çoğu olayına geniş bir bakış açısı sunuyor. Tarihin tekerrür ettiğini göz önünde bulundurarak kitabın 'şimdi'yi hatta' geleceği' de anlattığını söyleyebiliriz. Burada Burjuva tabakasını hepimiz biliyoruz,
Proleter ile komünist arasındaki farkı ise geçen gün yaşadığım bir olaydan örnekle anlatayım:
Serin bir öğlen sabahında yemek kuyruğunda düşüncelere dalmış olan Samet, arkasındakilerin yanına kaynak yapan birisini görür. Aldırmaz, önüne bakar. Sonra önüne kaynak yapıldığını fark eden bir vatandaş hakkını aramak için car car konuşmaya başlar. Kaynak yapan kişi, hakkını arayan vatandaşa "Benim sıramı al, yeter ki sus" diyerek tekrar önüne geçirir ve susturur. Arkadakiler ise bunu görür ve hiç sesini dahi çıkarmaz, haklarının ihlal edilmesi onları rahatsız etmez.
Burada 'sadece kendi hakkını' arayan vatandaş proleteryayı temsil eder. Eğer ben yada arkadakilerden birisi "Sıraya kaynamak saygısızlıktır, görgüsüzlüktür" diyerek herkesin, özellikle de ezilenlerin hakkını arasaydı biz de komünistleri temsil etmiş olurduk.

Peki komünistler ne yapmaya çalışıyor? Mülkiyetin topluma egemen olmasını, işçinin(emekçinin) emeğinin ve işgücünün sömürülmesinin engellenmesini ve bunu ülke yada sendika genelinde değil de 'evrensel' olarak sağlamaya çalışıyorlar.

Türkiye ise okuma konusunda o kadar geride bırakılmış ki komünistlerin bir çoğu proleter kesimde değil de orta-üst kesimde yer buluyor. İşçinin en fazla ezildiği ülkelerden biriyiz ne yazık ki. Lafargue, Tembellik hakkı isimli öncü kitabında bunun sebeplerine iyi değinir. İşçi kesimi zaten asgari ücret denen ölümcül miktarla hayatta kalma savaşı verirken okumak, sanat yapmak, zihnini çalıştırmak için ne gerekli zamana ne de paraya sahip değildir. Bizde komünist kelimesinin ne anlama geldiği dahi bilinmez. Kötü çağrışımlar yapmasının da birilerinin işine gelmemesinin bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz.
Bu kadar atıp tuttun iyi güzel de dayanağın nedir diye soran şüpheci beyinler olacak tabii. Asgari ücretle geçinen bir aileden geldiğim ve bizzat tecrübe ettiklerim yanında aşağıdaki rakamlar da bu beyinlere yol gösterecektir:

-Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.615 TL, *
- Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 5.262 TL imiş.*
- Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 1.999 TL(düz 2 bin deseydiniz bari) olarak hesaplanmış.*
Burada dikkati çeken hususlardan birkaçı:
- Asgari ücretin yine 'açlık' sınırının altında olduğu gerçeği
- Türkiyede memurların dahi yoksulluk sınırının altında yaşadığı gerçeği
- Türkiyenin yıllık büyüme oranının borsayla sınırlı kalıp halkı hiç mi hiç alakadar etmediği gerçeği
Ayrıca Türkiye OECD ülkeleri içerisinde %19.2' luk yoksulluk oranıyla en yoksul 2.ülke ! **
İncelemeyi kısa tutmayı düşündüğümden
daha bunun gibi milyon tane hususu saymadan geçiyorum. Ama biliyorum ki bu halk komünistleri hep öcü bilecek, emeğinin sömürüldüğünü görmezden gelecektir.(en azından şu sıralar başımızda olan kimselerden dolayı)
Sebebini ise Kitle psikolojisinin babası Gustave Le Bon'dan nokta atışı bir alıntıyla bitireyim;

"Kitleler hiçbir zaman gerçeğe susamamıştır. Hoşlarına gitmeyen mantıksızlıklar karşısında, gerçekdışı eğer kendilerini çekerse, bunu ilahlaştırarak buna yönelmeyi daha üstün tutarlar. Onları hayallere çekmesini bilenler onlara hakim olurlar ve hülyalarını ortadan kaldıranlar da onların kurbanı olur."

Sizi uyanışa geçiren kitaplar okumanızı temenni eder, iyi okumalar dilerim. Benzine de yine mi zam geldi ne!

*Rakamlar, 2018 Ocak Türk-iş sendikası resmi rakamlarıdır. Dolayısıyla şuanda daha da artmış/artacak olmaları kuvvetle muhtemeldir.
**OECD 2013 verileri kaynak alınmıştır.
136 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Neden artık düşündüğümüz ideolojileri sorgulamıyoruz? Neden artık sığ görüşlü yaşıyoruz? Neden bazı şeyleri hiç araştırmadan sadece kulaktan dolma bilgilerle kabul ediyoruz? Neden okumaktan ve araştırmaktan çekiniyoruz? Keşke çekinsek, ama biz tembellik edip kolaya kaçıp hiçbir şeye tenezzül etmiyoruz.

Peki, nedir bu Komünizm? Nasıl çıktı ortaya? Neden çıktı? Evet 2020 yılındayız ve bu birçoğumuzun umrunda değil. Belki küçüklükten korkutuluyoruz; Aman uzak durun oğlum, kızım, aman kötüdür, beladır, okumayın, etmeyin tarzı sığ düşünceler ile bizi sadece bazı konularda ebeveynlerimiz, büyüklerimiz cahilliğe sürüklediler, hepsi bu. Bir şeyi bilmezsek, araştırmazsak, öğrenmezsek, iyi ya da kötü olduğuna nasıl karar verebiliriz ki?

Bu kitap, eğer Sosyalizm ve Komünizm hakkında detaylı bilgi sahibi olmak istiyorsanız çok kısıtlı kalacaktır. Çünkü, bu kitap, bir manifestodur. Yani bir nevi yazılı bir bildiridir. Karl Marx ve arkadaşı Friedrich Engels'ın beraber hazırladığı ( tabii ki büyük ölçüde Marx'ın emeği) bu manifesto, genelgeçer bilgilerle, eksiksiz Sosyalist ve Komünist bilgi ve düşünceler için yetersizdir. Başka kitaplar ve kaynaklar okuyarak bilgilerinizi destekleyebilirsiniz.

Komünizmin kökeni komünden gelmektedir. Komün, kapalı toplum anlamına çıkmaktadır. İnsanların ortaklaşa üretmesine ve tüketmesine dayanır. Komünizm ise özel mülkiyete karşı çıkan, ortak mülkiyeti savunan bir ideolojidir. Burjuvaziye boyun eğen proleterya sınıfın içinde olan Marx bir nevi toplumu uyandırmak ister ve bu manifestoyu hazırlar, arkadaşı Engels ile birlikte.

Karl Marx, hakkında ufak bir özyaşamına değinmek istiyorum. Çeşitli ülkelerden sürgün edilen filozof zor dönemler geçirmiş. Maddi anlamda çok sıkıntı çektiği dönemlerde dostu Engels ona yardımını esirgememiş. Kızının ve eşinin ölümünü de tadan Marx davasından vazgeçmemiş ve ölünce Komünist Manifesto tamamen Engels'ın sorumluluğu üzerine kalmış.

Komünist Manifesto'nun ülkemize geliş süreci de oldukça sancılı olmuş. Defalarca çevirisi yapılması engellenmiş, izin verilmemiş. Ancak yazımından 75 yıl sonra ülkemize girebilmiş bu yapıt.

Ama bu kitabı okuduktan sonra bazı şeyleri düşündüm ve sizin de düşünmenizi isterim. Yerilen burjuvazi var evet, eşitlik isteyen bir proleterya var evet, peki ya eşitlik miydi çözüm?
İkinci bir düşünelesi konu ise şu, proleterler burjuva sınıfında olsa eşitlik isteyecek miydi ya da burjuva, proleterya sınıfının yerinde olsa komunizmi reddedecek miydi? Kitabı okuduktan sonra sizin de bunları sorgulamanızı isterim...

Kitapta en sevdiğim ve beni en çok düşündüren bir alıntıyı paylaşıp bitirmek istiyorum:

"İnsanın insan tarafından sömürülmesi ortadan kaldırıldığı ölçüde, bir ulusun başka bir ulus tarafından sömürülmesi de ortadan kaldırılmış olacaktır. Ulusun içindeki sınıflar arasındaki karşıtlık ortadan kalktığı ölçüde, bir ulusun başka bir ulusa beslediği düşmanlık da son bulacaktır."

İşte sadece bu alıntı bile hepimizin aklına belkileri sokuyor ve Komünizme bakış açımızı değiştiriyor...

Keyifli okumalar dilerim...


Karl Marx

Komünist Manifesto
136 syf.
·2 günde·10/10
Kitap, kapitalist sistemi eleştiriyor, işçi sınıfının nasıl bir eziyet gördüğünü ve burjuvaların (fabrikatörlerin) nasıl üstünlük kurduklarını gözler önüne seriyor. Kitabın ana amacı, kapitalist sistemin kötü yanlarını bizlere sunup, komünizm fikrine yakınlaştırmak. Komünizm, işçileri özgürleştiren, sömürmeyen ve kâr amacı gütmeden ülkeler arasındaki çatışmayı sonlandırmayı hedefleyen bir sistem. Kapitalist sistemin karşısında dimdik duran komünist fikri yakın gelecekte gerçekleşecek mi acaba? Hak eden bir işçi sınıfı meydana gelecek mi? İnsanlar artık sömürge olmaktan kurtulacak mı? Bunu zaman gösterecek...
128 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Kitap ile ilgili herhangi bir yorum yapmayacağım. Paylaştığım alıntılar tamamen fikirlerime hitap ettiği için ne düşündüğümü yeterince belli ettim. Sadece şunu söylemek istiyorum; fikriniz, düşünceniz ve inandığınız ideoloji ne yönde olursa olsun bu kitabı mutlaka okumalısınız.
128 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Bir sistemi en iyi o sistemin kurucusundan, liderinden öğrenirsiniz. Bu eser de bunu zihnimde bir kez daha teyid ettirdi. Öncelikle bu kitaba ve yazara karşı olumsuz tavrınızı arkanızda bırakmadan okumanız pek de mümkün olmaz. Okusanız da pek faydasını göremezsiniz. Öğrenme, merak arzusuyla bakınca esere gerçekten komünizmi en sade, öz şekliyle anlatıyor yazar. Kitaba başlamadan çeviriye hazırlayan yazarların kitap, kitabın yazarları ve bu zamana gelmesindeki hukuki süreci aktarması ayrı bir önem katmış esere. Eser bölümlere ayrılıp bizlere sistemin doğuşu, kapitalizme karşı eleştirileri, burjuva ve proleter(işçi) sınıfları arasındaki ilişkiler ve rekabetler, işçi partisinin kurulması ve komünizm hareketi hakkında bilgiler sunmakta ve yeri gelince ağır yeri gelince de nahif eleştiriler yapılmış. Eserdeki kavramlara dipnot çıkıp kitabın sonunda malumat vermesi de yerinde hamle olmuş anlaşılması bakımından. Komünizmi öğrenemek, merak edenler ve bilgilerini pekiştirmek isteyenler adına kaynak eseri mahiyetinde komünist manifesto.
Ayrıca bu eseri okumamdaki temel gayem branşımla (siyaset bilimi) yakından ilişkili olması ve öğrenme güdüsü. Elbette bizim nazarımızda bu sistem itibar görmez. Çünkü bizim dini çizgilerimizi aştığı yerler de mevcut ve okurken şahit olacaksınız. Şimdiden iyi okumalar.
128 syf.
·Beğendi·10/10
Kişi ister komünist, ister faşist, isterse başka bir görüşe sahip olsun; mutlaka okuması gerektiğini düşündüğüm eserlerden sadece bir tanesi.
105 syf.
·2 günde·9/10
Sosyolog eşimden o ders çalışırken hep ismini duyduğum Karl Marx ve Friedrich Engels'i hep merak etmiştim. Onlarla tanışmak bu kitaba nasipmiş.
Bundan tam 170 yıl önce 1848 yılında yazılmış olan bu manifestoyu okumaya başlayınca şunu hissetmeye başladım. Adamlar o yıllarda öyle düşünceler içerisine girmişler ki birçok konuda halen güncelliklerini kaybetmemiş. Bu kitabı okumak için ille de komünist olmak gerekmiyor, farklı görüşleri de irdeleyip öğrenmemiz gereklidir. Okuduğum kitap "YazılAma" yayınevinden çıkmış ve çeviri yapan G. Doğan GÖRSEV'in orjinalinden çeviri yapmak için uğraşması ve 80 ihtilali sonrası bu sebeplerden dolayı 3 yılı aşkın süre tutuklu kalmasını sağlamış fakat yılmamış 70 yaşına geldikten sonra bile "Komünist Manifesto" üzerinde tüm bilgilerini arşivlemiş.

Genel olarak güncel hayatta kullanmadığımız, yada kullanamadığımız kelimeler fazlasıyla var. Anlamak zor değil ama. Bu kitapla ilgili V.İ.LENİN'in yazmış olduğu yazıyı paylaşayım.

"Bu yapıtta, yeni bir dünya görüşü, toplumsal yaşamı da kucaklayan tutarlı maddecilik, evrimin en kapsamlı ve en derinlikli bilimi olarak diyalektik, sınıf mücadelesi ve dünya tarihinde yeni bir toplumun yaratıcısı olarak proleteryaya düşen devrimci rol teorisi dahiyane bir açıklıkla ve netlikle sergilenmiştir."

Bilgi edinmek anlamında okumak lazım.
Hiç kuşku yok ki, her ülkenin proletaryası her şeyden önce kendi burjuvasiyle hesaplaşmak zorundadır.
Karl Marx
Sayfa 63 - Can Yayınları - 33. Basım - 2019
bir emekçinin üretim maliyeti, nerdeyse tümüyle, yaşayabilmesi ve soyunu sürdürebilmesi için gerekli geçim olanaklarıyla sınırlıdır.
Karl Marx
Sayfa 57 - Can Yayınları - 33. Basım - 2019
"Çünkü bu toplumun çalışan üyeleri hiçbir şey elde etmezken, herşeyi elde edebilen üyeleri hiç çalışmamaktadırlar!"
Karl Marx
Sayfa 70 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Komünist Manifesto
Baskı tarihi:
28 Mart 2019
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750739200
Orijinal adı:
Das Kommunistische Manifest
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Karl Marx ve Friedrich Engels'in, Komünistler Birliği'nin programı olarak kaleme aldıkları Komünist Manifesto, 1848 Şubat'ında, tüm Avrupa'nın devrimci ayaklanmalarla çalkalandığı bir dönemde, Londra'nın gösterişsiz bir basımevinde basıldı. Bilimsel sosyalizmin kitlesel siyaset sahnesine çıkışının ilk ciddi işareti olan Manifesto, yayınlandığı günden bu yana en çok okunan ve en çok tartışılan toplumsal ve siyasal metinlerden biri olmakla kalmadı, daha sonraki sosyalist ve komünist partilerin programlarının temelini oluşturdu, dünyanın değişmesinde ve milyonlarca insanın yaşamında belirleyici bir rol oynadı. Modern çağda başka hiçbir siyasal hareket, döneminin toplumsal, ekonomik ve sınıfsal koşullarını kavrayışındaki derinlik, çözümleyişindeki gözüpeklik ve üslubunun gücü bakımından, Manifesto'yla kıyaslanabilecek bir metin ortaya çıkaramadı.

Bugün Marxçı hareketin temel belgesi ve devrimci bir klasik sayılan Komünist Manifesto'yu, Marx ve Engels'in daha sonraki basımlara yazdıkları önsözler eşliğinde, Celâl Üster ve Nur Deriş'in 1978'de yaptıkları çevirinin gözden geçirilmiş basımıyla ve Manifesto'nun Türkiye ve Türkçedeki serüvenine ışık tutan bir önsözle sunuyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 4.792 okur

  • Ramazan Kudin
  • Muhammet sönmez
  • Semih Hastürk
  • Tolga Elmas
  • Samet can canıtez
  • Mustafa KIRAN
  • Ayşe AFŞAR
  • Ümran İnce
  • Lale Özyurt
  • Murat

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.8
14-17 Yaş
%3.1
18-24 Yaş
%30.7
25-34 Yaş
%35.4
35-44 Yaş
%18
45-54 Yaş
%5.6
55-64 Yaş
%0.2
65+ Yaş
%2.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%38.5
Erkek
%61.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.1 (262)
9
%15.6 (157)
8
%15.4 (155)
7
%9.2 (92)
6
%3.6 (36)
5
%2 (20)
4
%0.8 (8)
3
%0.6 (6)
2
%0.4 (4)
1
%0.4 (4)

Kitabın sıralamaları