Adı:
Devran
Baskı tarihi:
12 Nisan 2019
Sayfa sayısı:
138
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750526596
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Toz duman kenarlardan, taşradan ve kuytulardan, memleketten yoksulluk halleri. Utananlar, üzülenler, âşıklar, yevmiyeciler, küçük kasabalar, hazin ve uzakta kalan hayatlar.

Devran, inatçı neşesiyle geçip giden zamanın çarpıklığını anlatıyor. Umut umut, cümle cümle… Evvela mahsus selam ediyor doğan güne.

Selahattin Demirtaş, yaralıların, umarsızların, kalbi hızla çarpanların hikâyecisi. Sofrasında konuk ağırlayan, durup durup konuşan…

Doksanların başı, ziraat fakültesini yeni bitirmişim, iş güç yok henüz. Günün çoğunu evde iş projeleri ve gelecek planlarıyla geçiriyorum. Dile kolay, her gün elli tane iş kuruyorum kafamda. Hemen para kazanmaya başlamam lazım diyorum. Acayip zengin olasım gelmiş, yerimde duramıyorum. Fakirlik içinde büyümüşüz, fakir fakir okuyup üniversiteyi de bitirmişiz. Ama her şeyin bir sonu olduğuna göre fakirliğin de bir sonu var değil mi?
138 syf.
Yaşamın içinden öykülerle; kapı komşumuz, arkadaşımız, otobüste yolculuk yaptığımız amca ya da teyzemiz olabilecek kadar bizlere yakın, içimizden çıkmış kahramanlarıyla bir soluktan okunan bir kitap . Yazarımız iyi bir öykücü olarak edebiyat tarihine adını yazdıracak gibi görünüyor. Çok beğendim.
138 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Savcı Salim Beyin vicdanı,Devran Sürgücü’ye yapılan işkenceler,fakirlikten donarak ölen bebek,çayır çimen Mühendisi,utanan kapkaççı,direnen Seval ve izlemekle yetinen atanamayan fizikçi,yürekleri dağlayan yoksulluk ve Baran’ın Beşiği,şerefsiz kaymakam kandırılmış halk,avm emekçilerinin asıl yüzü,muhafazakar insanların iki yüzlülüğü ve en sonda Cizre bodrumlarını anlatan toplumda daha neler neler olabileceğini düşündürten vicdanınızı topluma bakış açınızı değiştirecek öykülerden oluşan efsane bir kitap tamamiyle gerçek hikayeler ... Selahattin Demirtaş Devran
138 syf.
·Puan vermedi
Bir siyasi kişiliğin yazmış olmasından ziyade, bu toprakların yetiştirmiş olduğu bir değeri okuyor olacaksınız. Gram siyaset yok bu kitapta. Her olayda içiniz yanacak, kendinizi bulacaksınız her hikayede. Arka sokakların insanını, baktığınız ama görmeyi İstemediğiniz hayatları bulacaksınız. Bazen ağlamak bazen kahkaha atmak isteyeceksiniz. Her şekilde bu kitabı çok seveceksiniz. Sen de sağ ol sen de var ol Demirtaş!
138 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Öncelikle kötü yorumlarınızı (ve salyalarınızı) kendinize saklayınız.
Selahattin Demirtaş' la siyasi görüşümüz taban tabana zıt ve duruşunu paylaşmıyorum ancak böyle olması hikaye kitabını okumama engel değil.

İlk kitabı "Seher' deki öyküleri çok beğenmiştim. Herkes siyasi içerikli bir kitap ve hikayeler beklerken Demirtaş yaşama, topluma, insanlara dair hikayeler anlatmıştı.

İkinci kitabı olan "Devran" ı ilk kitabı kadar beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Hikayeler bana göre biraz daha zayıf kalmış. "Seher" kitabındaki öyküler daha başarılıydı sanki.

Ancak bu kitabın kötü olduğu anlamına gelmiyor.
Özellikle beğendiğim hikâyeler:
-Ardiye
-Avm
-Dedemin Krallığı
-Kobay
-Yeni Hayat...

Ardiye öyküsünü bana, 5 yıl önce soğuk bir kış gününde camları kırık, ahırdan bozma evde ölen Ayaz bebek hatırlattı.... Nejat İşler' de aynı dönemde kendi rezil yaşamının sonucu olarak hastanelik olmuştu ve Ayaz bebekten daha çok Nejat İşler için üzülmüştü insanlar. O
zamanda midem bulanmıştı toplumun değer yargılarından...

Avm öyküsünde ise avm' lerde hep gözümünüz önünde olan ama hiç görmediğimiz önemsemediğimiz temizlik çalışanlarının dünyasını anlatıyor ve empati yapmamızı sağlıyor. Bence herkesi küçümseyen tipler için uyarıcı mahiyette bir öykü...

Dedemin Krallığı ise kitabın en uzun ve bence en etkili hikayesiydi...
Tanıdığımızı sandığımız insanların keşfedilmeyi bekleyen, o insanlardan ummayacağımız öyküleri olabilir. Ne kadar tanıyoruz çevremizi ve ne kadar merak ediyoruz hikayelerini?

Demirtaş hikayeciliğe devam etmeli bence. Kalemi cok güçlü, bunu hikayelerinden anlayabiliyoruz.
138 syf.
·1 günde·8/10
Vebalılarmışçasına kaçtığınız, pejmürde hallerinden uzak durduğunuz, sefillikleriyle moodunuzu düşüren, fakirlikleriyle mojonuzu bozan, yok olsalar da görmesek dediğiniz garibanların öykülerini, sevimli ve sıcak bir Türkçeyle yazmış Demirtaş.

Sevenlerin, sebat gösterenlerin, inananların, inanmayanların öykülerini de.
Ama en çok adaletsizliğin öyküsünü.

İşçiler, işsizler, mevsimlik işçiler, mevsimlik işsizler, koskoca devleti yormak istemeyen köylüler...

"Kürt siyaseti" diye bir mefhum varsa eğer onun hapisteki eski bir aktörü gibi değil de kalem oynatıp öykü yazan bir insan olarak, "vatan ve millet" adına yapılan yanlışlara sitem ettiği öyküleri de var. Adalet herkese lazım dedirtiyor bol bol.

İletişim dört koldan reklamını yapıp, "beklenen kitap" gibi sununca sayısız önyargıyla dolduysam da, kitap henüz bitmeden Demirtaş'ın iyi bir öykücü olduğuna kani oldum, insanın içine işleyen hikayeler yazan...
138 syf.
·8/10
kitabı aldığımda elbetteki beklentilerim vardı fakat okudukça her hikayede beklediğimin üstüne şeyler gördüm. Her bir hikaye kendi içinde çok güzeldi kimisinde tebessüm ettim kimisinde duygulandım kısacası bütün duyguları yaşadım. ön yargılar bir kenara bırakılıp okunmalı. kitap yazarı Demirtaşa teşekkür ederim çok güzel bir kalemi var yüreğine sağlık
138 syf.
·Puan vermedi
Devran bizim acılarımızı, hüzünlerimizi, en içeride kalmış yaralarımızı anlatıyor. Siyasi görüşü, ideolojisi ne olursa olsun Selahattin Demirtaş iyi bir öykücü...anlatımındaki yalınlığı ve çarpıcılığı çok etkiliyor insanı. İlk kitabı Seher kadar beğendim Devranı.. İçindeki hikayeler bizim kadar hayat kadar gerçek .. her biri ayrı ayrı çarpıyor ve yakalıyor insanı.. Siyasi ideolojinizi politik görüşünüzü bir kenara bırakıp bu kadar kaliteli öykü yazan bu adamın kitabını alın derim..
138 syf.
·Puan vermedi
Sezar’ın hakkı Sezar’a ...
Bence Selahattin Demirtaş kafasından siyaseti atsın elinden sazı bıraksın ve sadece yazmaya odaklansın ,çünkü bu işi gerçekten hakkını vererek yapıyor .
Siyasi görüşünüzü ve önyargılarınızı bir kenara bırakarak okursanız kısacık hikayelerden oluşan bu çalışmayı benim gibi başarılı bulacağınızdan eminim
138 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Yazarın 'Seher' kitabını okuduğumda yaşamın içinden olan öyküler hem hüzünlendirip hem gülümsetmişti. Bu kitabı okurken de aynı duyguları hissettim. Bazı bölümleri hüzünlendirip, buruk bir gülümseme bırakırken bazı bölümleri güldürdü. Türkü tadında, okunması gereken güzel bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.
138 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Devran ; Gün Olur Devran Döner, Ardiye, Sultan Reşat’ın Torunu, Kapkaç, Direnmek Güzeldir, Baran’ın Beşiği, Taş Ocağı, AVM, Kobay Şeftren, Aşk Boğar İnsanı, Dedemin Krallığı, Yeni Hayat, İnsan Kalabilmek öyküleri yer alıyor. Yazar; Bazı toplumları bilmek yerine anlamamız gerektiğini vurguluyor.. Estetik ve akıcı bir dilde toplumun karşı karşıya kaldığı üzüntüleri, acıları, sevinçleri, hüzünleri.. bütün çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. İyiki okuma listemde yer almış.. Guzide kitaplardan olacağını düşünüyorum. Kitap yazardan kaybediyor diyenler olacaktır. İşte onlar ya hiç kitap okumayanlar yada okuduğunu anlamayanlardır. Okumanız dileğiyle..
138 syf.
·1 günde·10/10
Her hikaye yaşamın ve gerçekliğimizin anlatımı adeta.. Bütün hikayelerini çok beğendim, Devran ile bu ülkenin 17 bin faili meçhul cinayetine savcının vicdanı üzerinden sesleniyor.. Seval ile Emeğin ve işçinin dünyası, Kapkaç ile kapkaça itilen bir çocuğun yaşamı utancı, ve İnsan Kalabilmek benim için hikayelerin mesajı güçlü en duygusal en gerçekçi olanıydı.. Umudu aradım hep ama hep hakikatle hakikatimizle karşılaştım her hikayede, okuyun.
Ek olarak

https://youtu.be/whCG0LWPwVk
İyi okumalar.
138 syf.
·Beğendi·10/10
Insanların düşüncelerinin asla tutsak edilmediğini gösteren kitap. O kadar guzel yazilmis ki kitabi okumak 2 saat, etkisinden cikmak 2 günümü aldı. Adeta öyküleri yaşadım. Kışın ayazinda karla kaplı köylerde, yoksullugu yasamlarinin bir parcasi gibi kabullenmis insanlarla üşüdüm kitabi okurken. Savcı salim beyin vicdan azabına ortak oldum,Baran'ın boş besigi icin ağladım. Yeterince ortak olamadığımı farkrttigim memleketimin acılarına bir daha yandım. Hayatımızı yasarken at gözlüğü takmiscasina sadece gorus alanimizdaki olaylara üzüldüğümüzü, aci ceken zulum goren insanlarin ugradigi haksizliklara ideolojik sebeplerle nasilda kayitsiz kaldığımızı , umursamazligimizi tokat gibi carpiyor yüzümüze. Cok beğendim.
Umarım "Devran"
döner ve her şey 
yoluna girer ve bir 
gün tüm 'insan'ların 
ellerinde güller 
olur...
Okulların kapalı olmasının sebebi kar değildi, yakacak bir şey kalmamıştı, soğuktan ders yapılamıyordu.
Gurur duyacağınız bir şey yoksa da, utanç duyacağınız şey olmasın en azından hayatınızda. Yoksa bu şey, taşıyamayacağınız kadar ağır gelir ve onun altında ezilirisiniz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Devran
Baskı tarihi:
12 Nisan 2019
Sayfa sayısı:
138
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750526596
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Toz duman kenarlardan, taşradan ve kuytulardan, memleketten yoksulluk halleri. Utananlar, üzülenler, âşıklar, yevmiyeciler, küçük kasabalar, hazin ve uzakta kalan hayatlar.

Devran, inatçı neşesiyle geçip giden zamanın çarpıklığını anlatıyor. Umut umut, cümle cümle… Evvela mahsus selam ediyor doğan güne.

Selahattin Demirtaş, yaralıların, umarsızların, kalbi hızla çarpanların hikâyecisi. Sofrasında konuk ağırlayan, durup durup konuşan…

Doksanların başı, ziraat fakültesini yeni bitirmişim, iş güç yok henüz. Günün çoğunu evde iş projeleri ve gelecek planlarıyla geçiriyorum. Dile kolay, her gün elli tane iş kuruyorum kafamda. Hemen para kazanmaya başlamam lazım diyorum. Acayip zengin olasım gelmiş, yerimde duramıyorum. Fakirlik içinde büyümüşüz, fakir fakir okuyup üniversiteyi de bitirmişiz. Ama her şeyin bir sonu olduğuna göre fakirliğin de bir sonu var değil mi?

Kitabı okuyanlar 146 okur

  • Damlanur iltaş
  • Büşranur yolcu
  • Sylvia Es
  • Hilal yıldırım
  • Hakan
  • Aylin Çetin
  • Yılmaz Kurtay
  • Melek
  • Agit Şahin
  • Recep Filik

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%76.6 (72)
9
%6.4 (6)
8
%8.5 (8)
7
%4.3 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%4.3 (4)