Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 55 dk.
Sayfa Sayısı:
138
Basım Tarihi:
12 Nisan 2019
İlk Yayın Tarihi:
2019
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9789750526596
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·138 syf.··
Beğendi
·
2019 15. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2019 19:48
Öncelikle takipçi sayınızda “küçük” miktarda olumsuz dalgalanmalardan etkilenmek istemiyorsanız kitabı okumamanızı, paylaşmamanızı ve beğenmemenizi tavsiye ederim. Bu beni çokça kaygılandıran bir konu değil açıkçası, Sosyoloji okuduğum için yaptığım minik bir gözlem sadece. Türkiye’de yerleşik bir motto olan, ”Herkes kendi işini yapmalı” cümlesini çürüten Selahattin DEMİRTAŞ’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Siyasette kısa sürede elde ettiği başarısını Edebiyat dünyasında da hız kesmeden devam ettirdiği için. İlk kitabı Seher’in biraz daha üstüne çıkarak hem ağlattı, hem kahkaha attırdı öyküleriyle. Türkiye’de görülmeyen, daha doğrusu görmekten korktuğumuz gerçeklerle yüzleştiriyor bizi. Halkın, yaşamın gerçek değerleriyle tanıştırıyor okurları ve bunu uzaktan gözlem yapan biri değil de içimizden biri olarak gösteriyor bize. İnsan,Demirtaş’ın içinde bulunduğu bu durumda nasıl böyle öyküler yazar, yaşama nasıl umut dolu bakabilir diye hayretler içerisinde kalıyor. Akıcı ve sade bir gramer kullanarak bize öyküyü okuyan değil de yaşayan biri hissiyatını yaşatıyor. Başarılarının devamını ve özgürlüğe kavuşacağı zamanın en kısa sürede gelmesini diliyorum. Kitabı okumayanlar, buradan itibaren incelemem son bulmuştur, küçük bir serzenişle ve kitaptan alıntıyla incelememi sonlandırıyorum. “Ben çobanım, hayvanlarımı otlatırken beni bacağımdan vurdular” ‘dan başka bir şey demiyordu. Üç gün sürdü Devran’ın sorgusu. İşkence tezgâhında can verdiğinde gözleri çakmak çakmak açıktı. İşkenceli sorgunun bazı bölümlerine Salim Bey’de tanıklık etmişti. Devran ölünce, ”Çatışmada yaralı ele geçirilen terörist tüm müdahalelere rağmen kurtulamadı,” diye tutulan tutanağa da, sahte otopsi raporuna da savcı sıfatıyla imzayı o atmıştı. O günlerde vatan ve millet adına bunları yapmak meşru ve
İnsan ve Duygular
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
9/10
·138 syf.··
2023 340. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2023 03:26
Devran... Kitap küçük hikayelerden oluşuyor. Kitap ismini ilk hikayede geçen bir karakterden almıştır . Hikâyeler samimi bir dille anlatılmış, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu'da geçiyor hikayeler. Acı, gerçekçi ve belki her gün karşılaştığımız olayları gözler önüne seriyor. Sanki " Kapatmayın gözlerinizi siz kapatınca hayat durmuyor, acımasızlıklar ortadan kalkmıyor" diyor yazarımız . Okurken yer yer hüzünlendiren , düşündürten bir kitap olmuş.Her ne kadar Selahattin Demirtaş'ı siyasette görmüş olsak da kalemi çok güçlü olduğunu gösteren bir kitap olmuş. Kitabı okuyacaklara minik bir önerim var : Önyargılarımızı bir kenara bırakıp okunması gereken bir kitap. Okurken sayfaları hızlıca çevirdim. Akıcı, kendini tekrar etmeyen cümleler olduğu için kitap çabucak bitti . Herkese keyifli okumalar dilerim..
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
10/10
·138 syf.··
Beğendi
·
2019 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2019 12:27
Okumayı asla düşünmediğim bir yazarın kitabıydı... CanDost dediğim çok değerli bir büyüğümünbana bu kitabı armağan etmesi ile elime aldım ve bir kez daha sordum kendime; önyargıların ile yaşamaya devam mı edeceksin? Okumaya başladığım anda hissettim yazarın sıcaklığını. Öyle samimi ki sanki bir kitap okumuyordum da karşı komşuyla muhabbete dalmıştım. Olaylar tam yüreğime dokunuyor, tam efkâra kapılıyorum derken kahkaha atmaya başladığım bölümler oldu çok defa. Okumanızı şiddette tavsiye ediyor ve Sadettin TANIKSadettin TANIK 'a çok teşekkür ediyorum.
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
Türkiye'nin Hikayesi: Devran'ın Sayfalarında
8/10
·138 syf.··
2024 72. kitabı
Selahattin Demirtaş'ın "Devran" adlı kitabı, zihinleri sarsan bir yolculuğa davet ediyor. Demirtaş'ın kalemi, sadece kelimeleri değil, duyguları da ustalıkla işleyerek okuyucuyu derin düşüncelere sürüklüyor. Kitap, sadece bir hikaye anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda bir toplumun ruhunu, acılarını ve umutlarını da yansıtıyor. Okuyucu, her sayfada kendi hayatına dair yeni bir bakış açısı buluyor ve insanın içsel yolculuğuna eşlik ediyor. Demirtaş'ın dilindeki incelik, her cümlesinde hissediliyor. Anlatımındaki derinlik, okuyucuyu düşündürürken aynı zamanda duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Kitap, sadece bir siyasetçinin değil, aynı zamanda bir sanatçının da yeteneklerini sergiliyor ve edebiyat dünyasında derin izler bırakıyor. "Devran", sadece bir roman değil, aynı zamanda bir manifesto niteliği taşıyor. Demirtaş, kitap aracılığıyla toplumsal meselelere ve insan haklarına dair önemli mesajlar iletiyor. Okuyucu, sayfaları çevirdikçe sadece bir hikayenin ötesinde bir gerçeklikle yüzleşiyor ve dünyaya dair daha derin bir anlayış geliştiriyor. Kitap, sadece bir bireyin değil, bir toplumun hikayesini anlatıyor. Demirtaş'ın kaleminden çıkan her kelime, adalet arayışıyla dolu bir mücadelenin sembolü haline geliyor. Okuyucu, bu mücadelenin içinde kendini bulurken aynı zamanda umudu da keşfediyor. Selahattin Demirtaş'ın "Devran"ı sadece bir kitap değil, aynı zamanda bir deneyim. Okuyucuyu sarsan, düşündüren ve etkileyen bu eser, edebiyat dünyasına önemli bir katkı sağlıyor ve unutulmaz bir iz bırakıyor.
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
Hapishanenin Gölgesinde Filizlenen Dayanışma
10/10
·138 syf.··
2024 94. kitabı
Selahattin Demirtaş'ın "Devran" romanı, tutsaklığın karanlığında filizlenen umut ve dayanışmanın, insan ruhunun kırılma noktasına kadar uzanan mücadelesinin ve umutsuzluğun pençesinden kurtuluşunun destansı bir anlatımıdır. Demirtaş, sürükleyici bir üslupla okuru Dicle Vadisi'nin büyüleyici manzaralarından hapishanenin soğuk ve gri duvarlarına kadar uzanan bir yolculuğa çıkarıyor. Hikayenin merkezinde, tutsaklığı boyunca maruz kaldığı zulme ve adaletsizliğe rağmen inancını ve umudunu kaybetmeyen Devran karakteri yer alıyor. Devran, sadece kendi tutsaklığının değil, aynı zamanda tüm ezilenlerin ve adaletsizliğe uğrayanların sesi haline geliyor. Roman boyunca, tutsakların maruz kaldığı insanlık dışı koşullar, maruz kaldıkları işkenceler ve baskılar gözler önüne seriliyor. Demirtaş, bu tasvirlerle okuru hapishanenin soğuk duvarlarının ardındaki karanlığa çekerken, aynı zamanda insan ruhunun inanılmaz dayanıklılığını da gözler önüne seriyor. Devran'ın hikayesi sadece zulüm ve adaletsizliklerle dolu bir tutsaklık öyküsü değil, aynı zamanda umut ve dayanışmanın da hikayesidir. Tutsaklar arasındaki dostluk ve yardımlaşma ruhu, zorlu koşullara karşı koymalarına ve umutlarını canlı tutmalarına yardımcı oluyor. Demirtaş, roman boyunca sadece tutsakların yaşadıklarını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Kürt kültürüne ve kimliğine dair de derin ve dokunaklı bir bakış açısı sunuyor. Romanın sayfalarında Kürt halkının ezilen tarihi, kültürü ve gelenekleri yankılanıyor. "Devran", sadece bir roman olmanın ötesinde, aynı zamanda bir direniş ve umut manifestosu. Demirtaş, bu romanla tutsaklığın gölgesinde bile insan ruhunun ışığının söndürülemeyeceğini ve umudun her zaman var olduğunu haykırıyor. Romanı okurken, tutsakların maruz kaldığı acılara üzülüyor, umutlarına ve
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
öncelikle lütfen hiç bir kelimem yanlış anlaşılmasın
Puan vermedi·138 syf.··
2021 12. kitabı
İlk söylemek istediğim şey bir avukatın ya da bir parti başkanının veyahut bir yazarın hiç sebepsiz o kadar yıl boşuna hapiste yatması neden? Neden böyle bir insan( avukat ve yazar ve parti başkanı olarak) kitaplarını hapisten yazıyor ? Bu çok acı .. Hiç kimse doğduğu toprakları doğduğu aileyi seçemez Kürt olabilir Türk olabilir Ermeni Yahudi olabilir ama Demirtaş'ın da kitabının son öyküsün de dediği gibi önemli olan insan olmak insan kalabilmek ... O kadar güzel bir kitaptı ki .. ki ben böyle birbiriyle bağlantısız öykülerden oluşan hiç bir kitabı sevmem konu bütünlüğü olmadığı için okuyamam ama ben kitabı beğendim ... Umarım daha çok yazarsın ve biz daha çok kitaplarını okuruz ..
1000Kitap
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
10/10
·138 syf.·
2026 30. kitabı
Selahattin Demirtaş denildiğinde insanların aklına çoğu zaman önce siyasî kimliği geliyor. Kimi onu çok seviyor, kimi ise sert biçimde eleştiriyor. Fakat bugün siyasetten bağımsız olarak, Demirtaş’ın edebiyat tarafına değinmek istiyorum. Daha önce Seher’i okuduğumda hissettiğim o samimi ve insanı içine çeken anlatımı, bu kez Devran kitabında da yeniden hissettim. Açıkçası beni en çok şaşırtan noktalardan biri, Demirtaş’ın edebî yönünün bu kadar güçlü olmasıydı. Çünkü kitap boyunca karşınıza sadece olay anlatan bir yazar değil; insanın iç dünyasını, kırgınlıklarını, özlemlerini ve hayata tutunma biçimlerini iyi gözlemleyen bir anlatıcı çıkıyor. Devran, farklı öykülerden oluşsa da aslında ortak bir duyguda birleşiyor: insan hikâyeleri. Kitapta toplumun farklı kesimlerinden insanların acıları, sevinçleri, çaresizlikleri, umutları ve gündelik hayatın içindeki kırılma anları oldukça sade ama etkili bir dille aktarılıyor. Bazı öykülerde tebessüm ederken, bazı sayfalarda durup düşünüyorsunuz; bazı bölümlerde ise anlatılanların ağırlığı insanın içine oturuyor. Kitabın en güçlü yanlarından biri bana göre dili oldu. Abartılı ya da zorlayıcı bir anlatım yerine, daha doğal ve akıcı bir üslup tercih edilmiş. Bu da öykülerin samimiyetini artırıyor. Özellikle karakterlerin duygularını aktarırken kullanılan sade dil, anlatılan olayların daha gerçek ve vurucu hissettirmesini sağlıyor. Benim için Devran, yalnızca öykülerden oluşan bir kitap değil; aynı zamanda Türkiye’nin farklı hayatlarına, farklı insanların yaşadığı ortak duygulara kısa bir yolculuk gibiydi. Siyasî görüşünüz ne olursa olsun, edebiyat tarafına açık bir okur olarak yaklaşıldığında kitapta hissedilen insanî yönün okuyucuya geçtiğini düşünüyorum.
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
10/10
·138 syf.··
2019 80. kitabı
98’den bu yana biriktirdiğim Kürtçe müzik arşiviyle, yaklaşık beş bardak çay iki büyük fincan kahve ile akşam dokuz gibi başladığım kitap gece üç gibi bitti. Bir ilk hikayede çok ağladım, bir de son hikayede. İlk hikaye yaşadığım doğduğum topraklardaki misafirperverliği o kadar güzel anlatıyordu ki… İnsanlara sürekli kucak açmayı, asla hayır dememeyi. Fedakarlığı, duygusallığı. Kafamda bir yanda metropollerde, buz gibi soğuk kalplerine ve yüzlere sahip insanlar, bir yanda Anadolu’da yaşayan insanlar. Selo’nun değişi ile insanları kendi aralarına çabuk kabul eden, duygu dünyası zengin yoksul insanlar. Son hikaye ise yüreklerinde “yoksullukla”, acıyla, maneviyatla otobüslere binip, duygunun zayıf olduğu, acıların hatırlanmamaya çalışıldığı sektöre hizmet eden Kürtler için okunacak en ağır hikayelerden biri. Gündelik hayatta o kadar uyarıcıya maruz kalıyoruz ki günün nasıl geçtiğini anlamadan birden yataklarda buluyoruz kendimizi. Sanki hiç bir uyarıcı yoktu Selo ile kitabı yazdığı duvarların arasındaydık ve kitabı o okudu. Geçirdiğim en güzel gecelerden biriydi.
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
9/10
·138 syf.··
2021 56. kitabı
Uzun zamandır okumak istiyordum. Bir türlü alıp başlayamamıştım. Bunun da en önemli sebebi Selahattin Demirtaş'ın siyasetçi olması ve neredeyse ruhumuza işleyen, bir türlü kurtulamadığımız lanet olası önyargılar. Neyse ki sonsuza kadar sürmedi, aldım, okudum. İyi ki okumuşum. Belki duyduğum önyargının günah çıkarmasındandır emin değilim ama çok beğendim kitabı. Hikayelerin neredeyse hepsi güzeldi. Özellikle bazı öyküler aktı gitti. Bitirince de tadı damağımda kaldı. Ulu önden Atatürk ne güzel söylemiş "ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe, savaş bir cinayettir." Herkesin önyargılarını kırması, sorunlarını konuşarak, anlaşarak çözmesi dileğiyle...
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
Puan vermedi·138 syf.··
2019 43. kitabı
Sezar’ın hakkı Sezar’a ... Bence Selahattin Demirtaş kafasından siyaseti atsın elinden sazı bıraksın ve sadece yazmaya odaklansın ,çünkü bu işi gerçekten hakkını vererek yapıyor . Siyasi görüşünüzü ve önyargılarınızı bir kenara bırakarak okursanız kısacık hikayelerden oluşan bu çalışmayı benim gibi başarılı bulacağınızdan eminim
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma

Yazar Hakkında

Selahattin DemirtaşYazar · 4 kitap
Zaza kökenli Türk siyasetçi ve avukat olan Selahattin Demirtaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi 26. dönem İstanbul milletvekili olup Halkların Demokratik Partisi eş genel başkanlığını 11 Şubat 2018 tarihine kadar yürütmüştür. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Demirtaş, siyaset öncesi serbest avukatlık ve İHD (İnsan Hakları Derneği) Diyarbakır şubesinde yöneticilik yapmıştır. Uluslararası Af Örgütü Diyarbakır Şubesi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın kurucuları arasındadır. 2007'de DTP'de Grup Başkanvekilliği yaptıktan sonra DTP'nin kapatılması sürecinde yeni kurulan BDP (Barış ve Demokrasi Partisi)'ye geçerek partinin 1 Şubat 2010 tarihinde yapılan olağanüstü kongresinde Genel Başkan seçildi. BDP'nin Halkların Demokratik Partisi'ne (HDP) katılması sürecinde 2014 yılında yapılan 2. Olağanüstü kongrede Figen Yüksekdağ ile birlikte HDP eş genel başkanlığına seçilmiştir. 2007 Türkiye genel seçimlerinde Diyarbakır, 2011 genel seçimlerinde Hakkâri ve Haziran 2015 genel seçimlerinde İstanbul milletvekili olarak meclise girdi. 4 Kasım 2016'da HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve dokuz HDP'li milletvekili ile birlikte Türkiye Anayasası'na göre "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "terör örgütü üyesi olmak", "silahlı terör örgütüne üye olmak", "örgüt adına suç işlemek" iddialarıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklanarak Edirne F Tipi Cezaevi'ne götürüldü. 21 Şubat 2017 tarihinde Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini ve devletin kurum ve organlarını aşağıladığı" gerekçesiyle 5 ay hapse çarptırıldı.