8,9/10  (261 Oy) · 
490 okunma  · 
265 beğeni  · 
8.060 gösterim
HDP'nin tutuklu eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın on iki öyküden oluşan Seher adlı öykü kitabı 16 Eylül’de kitapçılardaki yerini alacak.144 sayfadan oluşan kitaptaki öyküler ise şunlar: İçimizdeki Erkek, Seher, Temizlikçi Nazo, Bildiğiniz Gibi Değil, Kara Gözlere Selam Olsun, Cezaevi Mektup Okuma Komisyonuna Mektup, Denizkızı, Halep Ezmesi, Ah, Asuman!, Annemle Hesaplaşmalar, Tarih Kadar Yalnız, Sonu Muhteşem Olacak. Dipnot Yayınları, bu öykü kitabıyla beraber Demirtaş’ın cezaevinde yaptığı iki resmi de kitap ayracı olarak okurlara armağan edecek.

Seher’deki hikayeler, heveskar işi değil insana ve yaşama duyulan derin sevginin ince bir mizahla harmanladığı has yazar işi metinler. Karşımızda, tutsaklık günlerinde vakit doldurmak için yazan biri değil, bugüne kadar ortaya çıkmamış, okura ulaşmamış bir edebiyatçı var.

Demirtaş’ın hikayelerini okuyunca, keşke halkına, ülkesine, dünyaya karşı duyduğu sorumluluk ağır basmasaydı da yazar olsaydı diye hayıflandım. Sonra, edebiyat-sanat damarımın bencilliğinden utandım: o zaman, edebiyat bir yazar kazanacak ama Türkiye Demirtaş kalibresinde bir siyasetçiden, geleceğin önemli bir liderinden, barış ve özgürlük umudundan yoksun kalacaktı.

- Oya Baydar

Siyaset ve sanat disiplinleri birbirine benzemez. Siyaset; doğru zamanda siyasi açıdan doğru olanı söylemek ve gerçek düşünceleri saklamak ilkesine sahipken, sanatçı deyim yerindeyse yüreğini kazıyarak en gizli duygularını, en büyük kitleyle paylaşmaya koşullanmıştır. Bu açıdan Selahattin Demirtaş’ın değerli öykülerini özel bir yere koymamız gerekir diye düşünüyorum. Acılar karşısında duyarlı bir yüreğin çığlığını yansıtan bu öyküler, siyasetten çok daha derin bir insani damara dokunuyor.

Kitabın özenli ve akıcı bir Türkçeyle yazılmış olması, hem estetik hem de toplumsal açıdan ayrıca övgüye değer. Bu ülkedeki herkesi birleştirecek olan ortak payda sanatın büyülü yaratıcılığında gizli. Çünkü sanat, vicdanın dilidir. Selahattin Demirtaş da bu dili konuşuyor.

- Zülfü Livaneli
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2017
  • Sayfa Sayısı:
    140
  • ISBN:
    9786052318003
  • Yayınevi:
    Dipnot Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
02 Eki 2017 · Kitabı okudu · 7 günde · 7/10 puan

Selahattin Demirtaş'ın ilk hikâye kitabı kendisine benziyor: bol bol tebessüm ve iyimserlik var kitapta. En kötü gerçekleri anlatırken bile sanki insan olmanın yazgısını bilerek yazılmış; yumuşatılmış, merhametli bir kalemle yazılmış gibi hikâyeler. Kitaba adını da veren Seher adlı hikâyede üzücü sonuna ve kadınların bu ülkede ve topraklarındaki kanıksanmış kaderine bizi bir kez daha ikna ederken bile Demirtaş sanki üzüntüyle tebessüm ediyor; bu dünyadaki yasaların, kanunların akışına, insanın insana ve yaşayan herkese yaptığı kötülüğün bir anda bitmeyeceğini bilerek bakan, öyle yaşayan, bu bilginin ağırlığıyla üzülüp acı çeken ama bir yandan da yaşama ve umuda tutunabilen birisinin kalemi yazıyor kitaptaki hikâyeleri: bu kalem pek de amatör bir his vermiyor çoğunlukla, hikâyeler canlı, kıpır kıpır, ilginç; hikâyeler ve nihayetlerine aşina olsak bile taze bir sesle, temiz güzel bir türkçeyle yazılmış olmalarına bakarak bir küçük dereden akar gibi denize doğru yol alıyoruz, her yanımızda güzellik ve acı dolu dere sesleri var, ve okurken bırakamıyoruz da. Kitaptaki son iki hikâyenin kitabın genel havasını zedelediğini söyleyebilirim, bunlar kitabın çok iyi olmasını engellese bile iyi olmasını engelleyemiyor. Bir insanın hapisanede tutukluyken bile ümit edebilmesi, hayâl edebilmesi, başka acıları umursayabilmesi, ve iyi kötü olan herşeyin içerisinde hayatla akıp giderken yine de tebessüm edebilmesi güzel birşey. Kitaptaki çizimler de oldukça güzeldi. Herkese öneririm.

silaes 
19 Eki 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Siyasi figürlerin yazdıği kitapları okurum ama okumayi pek sevmem. Genel çerçevede siyasetçileri sevmem çünkü. Mesela en son oy verdiğim partinin genel başkanini da hiç sevmiyorum. Selahattin Demirtaş ile siyasi görüşümüz ve düşüncelerimiz taban tabana zıttır. Lakin yazdığı hikaye kitabini elime alinca, siyasi kimliğini bir yana ittim ve yazar kimliğiyle bütünleştim. Şimdi sezarin hakki sezara... çok güzel bir iş çıkarmış. Kitabına bayıldım. Herşeyden önce yeni türeyen ve çok sevilen güdük ergen yazarların aksine tertemiz duru bir Türkçe ile yazmış kitabını. Hikayeler hayattan parçalardı. Hayat gibi acimasiz hikayeler... ve yine bu acimasizliga gülüp geçerek ayakta kalmaya çalışan insanlar gibi bir uslup... trajikomik...
Zaten özellikle kadin ve hayvan haklari hususunda kendisinin duyarliliğini takdir ediyorum. Böyle güzel bir hikaye kitabini bize sundugu içinde tebrik ediyorum.
Temizlikçi Nazo
Bildiğiniz gibi değil
Denizkizi ve Halep ezmesi favori hikayelerim oldular.
Kitaba ismini veren Seher hikayesini ise sevmedim. Karabiberi unutulmuş köfte gibiydi sanki, evde sogan bitmişte içine patates rendelenmişti köftenin. Bişeyler eksikti.
Hani sorsaniz bu adami sever misin? Diye hayir sevmem. Ama 2. Kitabı çıksın gider alir miyim. Gider alirim. İnsallah gerisi gelir hikayelerinin. Ben kitabi sevdim.

Serhad 
19 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ince ve estetik bir dille toplumun, cinsiyet, ekonomi, etnisite gibi temel sorunlarını akıcı ve gerçekçi bir biçimde yazmış. Bazen kahkaha attığım da oldu, bazen gözlerimin dolduğuda,
bu kitap insana yaşam umudu veriyor. 4 duvar arasından da yaşamın mümkün olduğunu, yaşama dokunabileceğini söylüyor.

İbrahim Korhan 
22 Eki 2017 · Puan vermedi

"PLATON’un “DEVLET”i

SELAHATTİN DEMİRTAŞ’ın “Seher”i

Çoğunlukla siyasi liderler, teorik-ideolojik kitaplar yazarlar ancak bunları da iki gruba ayırmak mümkündür.
İlk grup, liderliği, teorik bilgisiyle elde edenlerdir.
İkinci grup ise liderliği sırasındaki edindiği tecrübelerle teori geliştirip yazanlardır.
İkinci grupta yer alanlar, yazdıkları teori-ideoloji kitapları ile zaten deneyimlerini anlattıkları için, yeni bir şey söyledikleri ileri sürülemez. O nedenle yazdıkları ile tartışılma ihtimalleri pek azdır.
Oysa birinci grupta yer alanlardan, yazdıkları teoriyi hayata geçirmeleri beklenir. Teorik kitaplar yazanlar, büyük iddialar, tespitler ortaya koyar!. Soğuk ve fazla ciddi olurlar. Özellikle teorik bilgisiyle lider olanların hiç şansı yoktur, dünya tarihinde de örneği yoktur.
Teori ile pratik çoğu defa örtüşmez yada kağıt üstünde ideal olan hayata geçirilince hiç istenmeyen bir şey olarak ortaya çıkar. Yazmak için farklı, hayata geçirmek için farklı meziyetler gerekir ki, bunun en çarpıcı örneği insanlık tarihinin en büyük filozofu Platon ile ortaya çıkmıştır.
Platon’un ideal devleti anlattığı “devlet” adlı eseri, en önemli eseridir. Platon bu eseri ile ortaya koyduğu bilgileri, Dionysios ile hayata geçirmeye çalışır, devleti yönetenin filozof kral olması gerektiği iddiası, Dionysios üzerinde denerken korkunç bir başarısızlıkla sonuçlanır ve Platon köle pazarında satılmaktan kurtulamaz ama bir dostu onun parasını ödeyerek özgürlüğüne kavuşturur.
Gelelim teorik kitap yerine, edebi eserler yazan liderlere!
Edebi eser yazan liderler enderdir, bir kere edebi eser yazmak için ya gerçekten halktan biri olmak gerekir yada kanatlı ve büyülü sözlerin samimi, sahici duygularla harmanlaştırılmasını sağlayacak sanatsal bir yetenek ve kişilik gerekir.
Selahattin Başkanda her ikisi de var, hem gerçekten halktan biri hem de duygu ve düşüncelerini çok etkileyici bir şekilde harmanlaştırıp, okuru beyninden, yüreğinden sarsıyor. Teorik kitap yerine edebi kitap yazmak cesaret ister, öyle kasılmadan, ağır adam rolüne girmeden, insani yanını göstermek, her babayiğidin harcı değildir.
Topluma kim liderlik etsin, kim öncülük etsin diye sorarsanız elbette “Devleti” yazan Platon değil, “Seheri” yazan DEMİRTAŞ derim. Bu kadar yalın, bu kadar sade, bu kadar naif ve daha bir çok insani erdemi taşıyan, üstelik ince ve keskin zekası ile duygularını harikulade bir ölçülülükte buluşturan ve hayatı gözlemleyip okuyan biri, şüphesiz bir teorisyenden çok daha iyi öncülük eder, herkesin malumu olduğu üzere öncülük ediyor da!"

Mavilik Duygusu 
07 Eki 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Seher'i okuyanlardan olumlu tepkiler almıştım(Burda azımsanmayacak kadar fazla ve kitap çok çabuk tükeniyor.)
Seher'deki hikayelerin tümü sürekleyici, içten bir anlatıma sahip. Her birinin yarattığı farklı tadlar var. Hissettiğim ortak duygu ise çok yakınımda birinden duymuşum ya da şahit olmuşum hissi.Ama kitaba ismini veren 'Seher' adlı hikaye hepsinden bambaşka bir yerde benim için.Çünkü o öyküyü okuduktan sonra sayfalari çeviremedim, bir süre devam edemedim.O gece gözyaşlarıyla kapattım kitabı etkisi ertesi gün de sürdü.İnsanların oluşturduğu hayatı yaşanmaz kılan tabular, yasaklar, değişik düzen saçmalıkları bir çırpıda yok olan hayatlar..
Öykülerinden "Bildiğiniz gibi Değil"e gelince ondaki hayal gücüne hayran kaldım.(Nergis ismi bir başka öyküde bu kadar devleşir mi emin değilim )
Son olarak kitap ; okuyanlara farklı insanların içine bir günlük yerleşip onun koşullarında yaşama ve hissetme imkanı bahşetmiş ve sanatın gerçek amacını yerine getirmiş.
İyi okumalar ..

Aram 
19 Eyl 2017 · Kitabı okudu

Tarih kadar yalniz, bazen en kalabalık ortamlarda bile kendinizi yalnız hissettiğiniz olur. Bütün evren de sizin varlığınızdan haberdar olan tek kişi yine sizmişsiniz gibi.

sertaç taşpınar 
26 Kas 2017 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Siyasi görüşü bir yana bırakırsak, kitap'ı elime aldığımda içinde kayboldum. Hepimizin bildiği ama hiçbirimizin değiştiremediği haksızlıkların kaleme alındığı güzel ve kısa öyküler olmuş. Edebi yönünün bu denli başarılı olabileceğini hiç tahmin etmezdim. Hava alanında uçak rötar yapınca ve okuyacak hiç birşeyim olmadığı için oradaki bir kitapçıdan temin ettim ve iki saat içinde kitap'ı bir solukta bitirdim. Kitap içindeki öyküler de bazen güldüm, bazen içim acıdı ve sinirlendim. Özellikle seher'in hikayesi.. 3 erkek tarafından masumiyeti alınan, yine 3 erkek tarafından masumiyeti elinden aldığı için kardeşi tarafından öldürülen seher... Yapılan bir çok haksızlığı okurken, bir kez daha insan olarak bu dünyaya gelmenin aslında ne kadar şansızlık olduğunu hissediyorsunuz.

Mizgin 
 19 Kas 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Seher...Hayalleri calinan seher,en sevdigi kardesi tarafindan cani alinan seher.Ekmek parasi derdine dusen ama bir anda kendini olaylarin ortasinda bulan temizlikci nazo.Tarih kadar yalniz su gunlerde renk katti.Kah agladim kah guldum.Her iki duyguyuda yasatan bir kitap olmus.Yazarin siyasi kimligini bir kenara birakarak keyifle okudum kitabi ve bir siyasetci olarak tanidigimiz Selahattin Demirtas siyasetci olmasaydi belkide kalemi guclu bir edebiyatci olurdu.Kim bilir belki ikinci kitap gelir.Ve gercekten bildiginiz gibi degill.

Son Kitap Bükücü 
 15 Oca 23:14 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

kitap 12 kısa öyküden oluşuyor. aslında ilk alırken ceza evinde vakit öldürmek için yazılan bir eser olduğunu düşündüm. ancak daha sonra okurken yanıldığımın farkına vardım çünkü eserdeki hikayelerin tümü özenle ve iyi bir edebi dille yazılmış. açıkcası böyle akıcı bir Türkçe ile yazılmış sınırlı sayıda eser olduğunu düşünüyorum.
Eserde yazar siyasi duruşunu esere yansıtmış mı ? Diye sorarsanız.içtenlikle söyleyebilirim ki kitapta politika yapmamaya çalışmış yalnızca dünyanın geldiği son noktayı anlatmaya ve toplumumuzda son dönemlerde adeta sorun haline gelmiş bazı durumları hikayelerine yansıtmaya çalışmış.Bir insanın politik düşüncelerini sevmeyebilirsiniz ama insanlığın derinlerinde bir çok ortak nokta vardır. Bence yazar bu ortak noktaları yakalamış. Güncel olayların dışında, insan olmanın erdem ve zaaflarını gösterebilmiş.
Kitaptaki çizimleri yazarın kendisi çizmiş buda ayrı bir durum.sözün özü iyi güzel bir çalışma olmuş.

Gamze 
11 Oca 00:32 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aslında mesele hdp’li olmak veya olmamak değil. Herkes bu kitabi okuyabilir ve beğenebilir her şeyi politikaya getirmek gerekmiyor bazen sadece kitap olduğu için okunmalı ve İnan’ın ki her insanı etkileyecek bir kitap Seher. Hayatın acı gerçeklerini gösteriyor.. konu kadınlar, her zaman kadınların hakkını savunan Demirtaş bu kitabı bütün kadınlar adına yazmış. Bir annenin cesareti, çocuklarını korumak için mücadelesi, bazı örf ve adetlerde bir kızın namusu ne kadar önemli olduğunu ve ne kadar kötü sonuçlar yarattığını, şiddete uğrayan kadınlar, özgürlüğü kısıtlanan kadınlar... Suçsuz yere tutuklanan insanlar. Seher’i okumak için yürek lazım, Seher’i anlamak için vicdan lazım. Kalbinizde yer alacak bir kitap..

Kitaptan 94 Alıntı

Serhad 
19 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bizim mahallenin insanlarıda arabalarıda bellidir. Hepsi yorgundur,emektardır,fakirlik kokarlar, boyaları dökülmüştür, saçları sakalları dağınıktır, iki elle tutarlar direksiyonu, direksiyon ekmek kapısıdır.

Seher, Selahattin DemirtaşSeher, Selahattin Demirtaş
Mavilik Duygusu 
04 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Her günümüz yeni bir tabuyu yıkmakla geçsin.Yıktıkça varalım çıkarsız aşkın tadına.Ne hesabını tutalım geçen günlerin, ne de hayalini kuralım geleceğin.

Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 55 - dipnot)Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 55 - dipnot)
Serhad 
19 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bazı insanlar vardır ya hani,Küfür ağızlarına yakışır, kaba durmaz. Öyledir benim babam,şiir gibi küfreder. Bir defasında daireden bir arkadaşıyla küfürsüz konuşunca arkadaşı alınımış,
hayrola abi bir sıkıntımı yaptık ? demişti.Babam da "NE YANLIŞ YAPACAKSIN LAN ŞEREFSİZ ! demiştide arkadaşı rahatlamıştı.

Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 71)Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 71)

Emeğin ve alınterinin kutsal temelleri üzerinde yükselsin istersen sevdamız, eylemden eyleme koşarken birbirine karışsın ter kokularımız.

Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 54)Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 54)
CanımınSıkıntıSınırı 
26 Eyl 2017 · Beğendi · 10/10 puan

Bildiğiniz Gibi Değil
"Kıvrımlarına takılmış güneşi almak istercesine elim kendiliğinden gitti saçlarına. 'Yapma, 'dedi ama sesi yetişmedi kulaklarıma. Saçlarındaki bütün güneşi topladım avuçlarıma.''

Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 57 - *dipnot yayınları)Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 57 - *dipnot yayınları)

"Yanimdan geçerken bana değil de bana doğru baktı. Kesin beni görmek icin bakmıştı ama görmedi. Ama gülüşü bende kaldi.

Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 55)Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 55)
Osman Yüksel 
20 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Aklım gider gelir bazen, bazen de gider hiç gelmez. Her güzel gülüş Semra'ya götürür beni. Bir gülüş uğruna harcanmış hayatların muhasebesini tutmaya mecalim kalmadı artık. Bakmayın öyle, bildiğiniz gibi değil hiçbir şey...

Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 58)Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 58)
Harun 
08 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bir gülüş uğruna harcanmış hayatların muhasebesini tutmaya mecalim kalmadı artık.

Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 57)Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 57)
Jiyan GÜZEL 
09 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Üç erkek, akşamüstü ormanda hayallerini çaldı Seher'in
Üç erkek, geceyarısı boş bir arazide canını aldı Seher'in "

Seher, Selahattin DemirtaşSeher, Selahattin Demirtaş
10 /