8,9/10  (318 Oy) · 
622 okunma  · 
317 beğeni  · 
9.179 gösterim
HDP'nin tutuklu eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın on iki öyküden oluşan Seher adlı öykü kitabı 16 Eylül’de kitapçılardaki yerini alacak.144 sayfadan oluşan kitaptaki öyküler ise şunlar: İçimizdeki Erkek, Seher, Temizlikçi Nazo, Bildiğiniz Gibi Değil, Kara Gözlere Selam Olsun, Cezaevi Mektup Okuma Komisyonuna Mektup, Denizkızı, Halep Ezmesi, Ah, Asuman!, Annemle Hesaplaşmalar, Tarih Kadar Yalnız, Sonu Muhteşem Olacak. Dipnot Yayınları, bu öykü kitabıyla beraber Demirtaş’ın cezaevinde yaptığı iki resmi de kitap ayracı olarak okurlara armağan edecek.

Seher’deki hikayeler, heveskar işi değil insana ve yaşama duyulan derin sevginin ince bir mizahla harmanladığı has yazar işi metinler. Karşımızda, tutsaklık günlerinde vakit doldurmak için yazan biri değil, bugüne kadar ortaya çıkmamış, okura ulaşmamış bir edebiyatçı var.

Demirtaş’ın hikayelerini okuyunca, keşke halkına, ülkesine, dünyaya karşı duyduğu sorumluluk ağır basmasaydı da yazar olsaydı diye hayıflandım. Sonra, edebiyat-sanat damarımın bencilliğinden utandım: o zaman, edebiyat bir yazar kazanacak ama Türkiye Demirtaş kalibresinde bir siyasetçiden, geleceğin önemli bir liderinden, barış ve özgürlük umudundan yoksun kalacaktı.

- Oya Baydar

Siyaset ve sanat disiplinleri birbirine benzemez. Siyaset; doğru zamanda siyasi açıdan doğru olanı söylemek ve gerçek düşünceleri saklamak ilkesine sahipken, sanatçı deyim yerindeyse yüreğini kazıyarak en gizli duygularını, en büyük kitleyle paylaşmaya koşullanmıştır. Bu açıdan Selahattin Demirtaş’ın değerli öykülerini özel bir yere koymamız gerekir diye düşünüyorum. Acılar karşısında duyarlı bir yüreğin çığlığını yansıtan bu öyküler, siyasetten çok daha derin bir insani damara dokunuyor.

Kitabın özenli ve akıcı bir Türkçeyle yazılmış olması, hem estetik hem de toplumsal açıdan ayrıca övgüye değer. Bu ülkedeki herkesi birleştirecek olan ortak payda sanatın büyülü yaratıcılığında gizli. Çünkü sanat, vicdanın dilidir. Selahattin Demirtaş da bu dili konuşuyor.

- Zülfü Livaneli
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2017
  • Sayfa Sayısı:
    140
  • ISBN:
    9786052318003
  • Yayınevi:
    Dipnot Yayınları
  • Kitabın Türü:
silaes 
19 Eki 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Siyasi figürlerin yazdıği kitapları okurum ama okumayi pek sevmem. Genel çerçevede siyasetçileri sevmem çünkü. Mesela en son oy verdiğim partinin genel başkanini da hiç sevmiyorum. Selahattin Demirtaş ile siyasi görüşümüz ve düşüncelerimiz taban tabana zıttır. Lakin yazdığı hikaye kitabini elime alinca, siyasi kimliğini bir yana ittim ve yazar kimliğiyle bütünleştim. Şimdi sezarin hakki sezara... çok güzel bir iş çıkarmış. Kitabına bayıldım. Herşeyden önce yeni türeyen ve çok sevilen güdük ergen yazarların aksine tertemiz duru bir Türkçe ile yazmış kitabını. Hikayeler hayattan parçalardı. Hayat gibi acimasiz hikayeler... ve yine bu acimasizliga gülüp geçerek ayakta kalmaya çalışan insanlar gibi bir uslup... trajikomik...
Zaten özellikle kadin ve hayvan haklari hususunda kendisinin duyarliliğini takdir ediyorum. Böyle güzel bir hikaye kitabini bize sundugu içinde tebrik ediyorum.
Temizlikçi Nazo
Bildiğiniz gibi değil
Denizkizi ve Halep ezmesi favori hikayelerim oldular.
Kitaba ismini veren Seher hikayesini ise sevmedim. Karabiberi unutulmuş köfte gibiydi sanki, evde sogan bitmişte içine patates rendelenmişti köftenin. Bişeyler eksikti.
Hani sorsaniz bu adami sever misin? Diye hayir sevmem. Ama 2. Kitabı çıksın gider alir miyim. Gider alirim. İnsallah gerisi gelir hikayelerinin. Ben kitabi sevdim.