Ey akşamdan önceki mutluluk!
Ey açık denizdeki liman!
Ey bilinmeyendeki huzur!
Nasılda kuşkulanıyorum hepinizden!
Sahiden, kuşku duyuyorum sizin sinsi güzelliğiniz karşısında! Fazlasıyla yumuşak gülücüklerden kuşkulanan bir âşık gibiyim ben.
Nasıl uzaklaştırıyorsa kıskanç âşık en sevdiğini kendinden, nasıl sertken bile yumuşaklığını koruyorsa-, ben de öyle uzak-laştırıyorum mutlu saati kendimden.
Uzaklaş buradan mutlu saat! İstemediğim bir mutluluk geldi bana seninle birlikte. En derin acımı arzulayarak duruyorum burada: - zamansız geldin sen!
Uzaklaş burdan mutlu saat! Orda konakla daha iyi - çocuklarımın yanında! Acele et! ve henüz akşam olmadan kutsa onları benim mutluluğumla!