Puan

9.110 üzerinden
2.341 kişi
9/10
·138 syf.··
Beğendi
·
2019 15. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2019 19:48
Öncelikle takipçi sayınızda “küçük” miktarda olumsuz dalgalanmalardan etkilenmek istemiyorsanız kitabı okumamanızı, paylaşmamanızı ve beğenmemenizi tavsiye ederim. Bu beni çokça kaygılandıran bir konu değil açıkçası, Sosyoloji okuduğum için yaptığım minik bir gözlem sadece. Türkiye’de yerleşik bir motto olan, ”Herkes kendi işini yapmalı” cümlesini çürüten Selahattin DEMİRTAŞ’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Siyasette kısa sürede elde ettiği başarısını Edebiyat dünyasında da hız kesmeden devam ettirdiği için. İlk kitabı Seher’in biraz daha üstüne çıkarak hem ağlattı, hem kahkaha attırdı öyküleriyle. Türkiye’de görülmeyen, daha doğrusu görmekten korktuğumuz gerçeklerle yüzleştiriyor bizi. Halkın, yaşamın gerçek değerleriyle tanıştırıyor okurları ve bunu uzaktan gözlem yapan biri değil de içimizden biri olarak gösteriyor bize. İnsan,Demirtaş’ın içinde bulunduğu bu durumda nasıl böyle öyküler yazar, yaşama nasıl umut dolu bakabilir diye hayretler içerisinde kalıyor. Akıcı ve sade bir gramer kullanarak bize öyküyü okuyan değil de yaşayan biri hissiyatını yaşatıyor. Başarılarının devamını ve özgürlüğe kavuşacağı zamanın en kısa sürede gelmesini diliyorum. Kitabı okumayanlar, buradan itibaren incelemem son bulmuştur, küçük bir serzenişle ve kitaptan alıntıyla incelememi sonlandırıyorum. “Ben çobanım, hayvanlarımı otlatırken beni bacağımdan vurdular” ‘dan başka bir şey demiyordu. Üç gün sürdü Devran’ın sorgusu. İşkence tezgâhında can verdiğinde gözleri çakmak çakmak açıktı. İşkenceli sorgunun bazı bölümlerine Salim Bey’de tanıklık etmişti. Devran ölünce, ”Çatışmada yaralı ele geçirilen terörist tüm müdahalelere rağmen kurtulamadı,” diye tutulan tutanağa da, sahte otopsi raporuna da savcı sıfatıyla imzayı o atmıştı. O günlerde vatan ve millet adına bunları yapmak meşru ve
İnsan ve Duygular
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
9/10
·138 syf.··
2023 340. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2023 03:26
Devran... Kitap küçük hikayelerden oluşuyor. Kitap ismini ilk hikayede geçen bir karakterden almıştır . Hikâyeler samimi bir dille anlatılmış, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu'da geçiyor hikayeler. Acı, gerçekçi ve belki her gün karşılaştığımız olayları gözler önüne seriyor. Sanki " Kapatmayın gözlerinizi siz kapatınca hayat durmuyor, acımasızlıklar ortadan kalkmıyor" diyor yazarımız . Okurken yer yer hüzünlendiren , düşündürten bir kitap olmuş.Her ne kadar Selahattin Demirtaş'ı siyasette görmüş olsak da kalemi çok güçlü olduğunu gösteren bir kitap olmuş. Kitabı okuyacaklara minik bir önerim var : Önyargılarımızı bir kenara bırakıp okunması gereken bir kitap. Okurken sayfaları hızlıca çevirdim. Akıcı, kendini tekrar etmeyen cümleler olduğu için kitap çabucak bitti . Herkese keyifli okumalar dilerim..
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
Reklam
10/10
·138 syf.··
Beğendi
·
2019 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2019 12:27
Okumayı asla düşünmediğim bir yazarın kitabıydı... CanDost dediğim çok değerli bir büyüğümünbana bu kitabı armağan etmesi ile elime aldım ve bir kez daha sordum kendime; önyargıların ile yaşamaya devam mı edeceksin? Okumaya başladığım anda hissettim yazarın sıcaklığını. Öyle samimi ki sanki bir kitap okumuyordum da karşı komşuyla muhabbete dalmıştım. Olaylar tam yüreğime dokunuyor, tam efkâra kapılıyorum derken kahkaha atmaya başladığım bölümler oldu çok defa. Okumanızı şiddette tavsiye ediyor ve Sadettin TANIKSadettin TANIK 'a çok teşekkür ediyorum.
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
Türkiye'nin Hikayesi: Devran'ın Sayfalarında
8/10
·138 syf.··
2024 72. kitabı
Selahattin Demirtaş'ın "Devran" adlı kitabı, zihinleri sarsan bir yolculuğa davet ediyor. Demirtaş'ın kalemi, sadece kelimeleri değil, duyguları da ustalıkla işleyerek okuyucuyu derin düşüncelere sürüklüyor. Kitap, sadece bir hikaye anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda bir toplumun ruhunu, acılarını ve umutlarını da yansıtıyor. Okuyucu, her sayfada kendi hayatına dair yeni bir bakış açısı buluyor ve insanın içsel yolculuğuna eşlik ediyor. Demirtaş'ın dilindeki incelik, her cümlesinde hissediliyor. Anlatımındaki derinlik, okuyucuyu düşündürürken aynı zamanda duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Kitap, sadece bir siyasetçinin değil, aynı zamanda bir sanatçının da yeteneklerini sergiliyor ve edebiyat dünyasında derin izler bırakıyor. "Devran", sadece bir roman değil, aynı zamanda bir manifesto niteliği taşıyor. Demirtaş, kitap aracılığıyla toplumsal meselelere ve insan haklarına dair önemli mesajlar iletiyor. Okuyucu, sayfaları çevirdikçe sadece bir hikayenin ötesinde bir gerçeklikle yüzleşiyor ve dünyaya dair daha derin bir anlayış geliştiriyor. Kitap, sadece bir bireyin değil, bir toplumun hikayesini anlatıyor. Demirtaş'ın kaleminden çıkan her kelime, adalet arayışıyla dolu bir mücadelenin sembolü haline geliyor. Okuyucu, bu mücadelenin içinde kendini bulurken aynı zamanda umudu da keşfediyor. Selahattin Demirtaş'ın "Devran"ı sadece bir kitap değil, aynı zamanda bir deneyim. Okuyucuyu sarsan, düşündüren ve etkileyen bu eser, edebiyat dünyasına önemli bir katkı sağlıyor ve unutulmaz bir iz bırakıyor.
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
Hapishanenin Gölgesinde Filizlenen Dayanışma
10/10
·138 syf.··
2024 94. kitabı
Selahattin Demirtaş'ın "Devran" romanı, tutsaklığın karanlığında filizlenen umut ve dayanışmanın, insan ruhunun kırılma noktasına kadar uzanan mücadelesinin ve umutsuzluğun pençesinden kurtuluşunun destansı bir anlatımıdır. Demirtaş, sürükleyici bir üslupla okuru Dicle Vadisi'nin büyüleyici manzaralarından hapishanenin soğuk ve gri duvarlarına kadar uzanan bir yolculuğa çıkarıyor. Hikayenin merkezinde, tutsaklığı boyunca maruz kaldığı zulme ve adaletsizliğe rağmen inancını ve umudunu kaybetmeyen Devran karakteri yer alıyor. Devran, sadece kendi tutsaklığının değil, aynı zamanda tüm ezilenlerin ve adaletsizliğe uğrayanların sesi haline geliyor. Roman boyunca, tutsakların maruz kaldığı insanlık dışı koşullar, maruz kaldıkları işkenceler ve baskılar gözler önüne seriliyor. Demirtaş, bu tasvirlerle okuru hapishanenin soğuk duvarlarının ardındaki karanlığa çekerken, aynı zamanda insan ruhunun inanılmaz dayanıklılığını da gözler önüne seriyor. Devran'ın hikayesi sadece zulüm ve adaletsizliklerle dolu bir tutsaklık öyküsü değil, aynı zamanda umut ve dayanışmanın da hikayesidir. Tutsaklar arasındaki dostluk ve yardımlaşma ruhu, zorlu koşullara karşı koymalarına ve umutlarını canlı tutmalarına yardımcı oluyor. Demirtaş, roman boyunca sadece tutsakların yaşadıklarını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Kürt kültürüne ve kimliğine dair de derin ve dokunaklı bir bakış açısı sunuyor. Romanın sayfalarında Kürt halkının ezilen tarihi, kültürü ve gelenekleri yankılanıyor. "Devran", sadece bir roman olmanın ötesinde, aynı zamanda bir direniş ve umut manifestosu. Demirtaş, bu romanla tutsaklığın gölgesinde bile insan ruhunun ışığının söndürülemeyeceğini ve umudun her zaman var olduğunu haykırıyor. Romanı okurken, tutsakların maruz kaldığı acılara üzülüyor, umutlarına ve
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
Reklam
Reklam