mithrandir21 | Uğur D.'un Kapak Resmi
mithrandir21 | Uğur D., bir alıntı ekledi.
24 Şub 15:05 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Star Wars
Star Wars filminde Darth Wader karakterinin samuraylardan etkilenerek yaratıldığını ve "Naboo" adlı su gezegeninin en göze çarpan yapısının da Sultanahmet Camii'nden ilham alınarak yapıldığını söylerek, izlenme rekorları kıran bu filmdeki Türk ve Japon kültürünün izlerini de yeri gelmişken vurgulamış olalım!..

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 237 - İş Bankası Kültür Yayınları)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 237 - İş Bankası Kültür Yayınları)
mithrandir21 | Uğur D., Geyikli Park'ı inceledi.
 23 Şub 10:55 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Sunay Akın’ın keyifli bir kitabını okumaktan ziyade sanki karşı karşıya oturuyormuşuz da Sunay Akın’ın o bildiğimiz keyifli sohbetlerinden birini dinliyormuşum gibiydi. Kitabın başında Sunay Akın bizi Çanakkale’den yolculuğa çıkarıyor, Çanakkale Savaşı’nın hiç bilmediğimiz (neden, nasıl hatta niye bilmiyoruz diye de düşündürüyor) arkada kalmış anekdotları ile anlatmaya başlıyor ve Gezi Parkı’na kadar getiriyor oradan da Japonya’ya, Japonya’da Atatürk’ün yapımına destek olduğu camiye kadar götürüyor bizi. Tarihte bildiğimiz büyük ve önemli olayların içindeki, arkasındaki bilmediğimiz, kimine göre küçük olan ama aslında büyük olan olayları anlatması, anlattığı olayların da bölüm içinde birbirinden alakasız olan bir başka olayı içindeki objeler ile, olgular ile Sunay Akın’ın birbirine bağlaması ve finallerindeki son cümleleri ise şaşırtıcı derecede güzeldi. O kadar güzel ve iyiydi ki, kimisi şaşkınlık, kimisi hüzün, kimisi de güldürüyordu ama şöyle bir gerçek vardı ki her bir sayfasında Sunay Akın bir şeyler öğretti.

Kimler veya neler yok ki bölümlerin içinde, Rıfat Ilgaz’dan Sabahattin Ali’ye, Nazım Hikmet’ten Atatürk’e, The Yellow Kid’ten Ramazan Ayı mahyalarına, Tolstoy’dan Zeki Üngör’e, Mimar Sinan’dan Cervantes’e, Çanakkale’den ise Gezi Parkı’na. Kitabın en güzel kısmı da benzer iki farklı olayı aslında yukarıda da dediğim gibi birbirinden alakasız iki olayı, zaman ve mekan farkı uç noktalarda olmasına rağmen içindeki herhangi bir obje ya da olgu ile Sunay Akın’ın onları birbirine bağlaması ve sonunda da kendi yorumunu katması hatta bu benzerlikler üzerinden ürettiği senaryolara inanmamak elde değil, ürettiği senaryolarda ise az da olsa o kişileri sanki yaşanmış bir olay gibi konuşturması kitabın kalitesini, Sunay Akın’ın zekasına hayran bıraktırdı. Mesela bir bölümde bir kişiyi okuyoruz ve bu kişiyi hiç tanımıyoruz hiç de duymadık ama o kişi aslında ya bizim çok bildiğimiz bir kişi olduğunu sonradan öğreniyoruz ya da çok bildiğimiz bir kişinin babası filan olduğunu öğreniyoruz, işte bu bölümlerde Sunay Akın fazlası ile okurunu şaşırtabiliyor.

Gördüğümüz eskimiş hatta biraz da kırılmış, hırpalanmış yıpranmış bir oyuncağın daha doğrusu çoğu nesnenin hikâyesi biz insanların ilgisini çeker ve bunları da Sunay Akın’dan okumak benim için ilkti, bu hikâyeleri ve diğer anekdotları Sunay Akın bizlere tarihten notlarla anlatıyor ama bazı incelemelerde bu kısımlar için herhangi bir kaynak verilmediği belirtilmiş ama aksine kaynak verilmesi gereken her kısımda Sunay Akın zaten paragraf içinde kaynaklarını belirtiyor yani kaynak olması gerekip de kaynaksız hiçbir şey yok, sanırsam arkadaşlar dipnot şeklinde kaynak göremediği için paragraf içindeki bu kaynakları okurken gözlerinden kaçırmışlar, zaten böyle bir eksikliği hiç yapmayacak kişilerin en başındadır Sunay Akın. Kitap içinde tabii ki de Oyuncak Müzesi gibi bir ilke Sunay Akın kendi görüşlerini yaşadıklarını da belirtiyor ve Oyuncak Müzesi gibi bir ilkin ülkemizde olması ve bu ilkimizin de zorluklar yaşaması şüphesiz yine bizim ülkemizin bir başka ilkidir.

Kitap içindeki birkaç tane olan baba-oğul kısımlarında nedense aklıma hep “Bir Küçücük Aslancık Varmış” şarkısını getirdi, bu şarkıyı küçüklüğümden beri her dinlediğimde hüzünlenir, Aslan Kral animasyon filminin de etkisinden olacak ki içimde buruk bir hava bırakır,

https://www.youtube.com/watch?v=tom1umgiL50

mithrandir21 | Uğur D., bir alıntı ekledi.
 22 Şub 19:20 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Gezi Parkı
Gezi Parkı'ndaki direniş elbette, yakın tarihte yaşanan siyasi gerilimi taşıran son damlaydı. İstanbul'un tarihi eserlerinin ve yeşil alanlarının politikacılar tarafından katledilmesi, dünyada başka benzeri olmayan siluetinin bozulması, kaç çocuk doğurulacağından metrolarda nasıl davranılacağının anonsuna kadar insanların yaşam biçimine karışılması, "iki ayyaş" denilerek Atatürk ile İnönü'ye hakaret edilmesi ve daha yapılan pek çok ayrıştırıcı, ötekileştirici yanlış uygulamalar insanların tepkisinin parklara ve meydanlara taşmasına neden olmuştu.

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 209 - İş Bankası Kültür Yayınları)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 209 - İş Bankası Kültür Yayınları)
mithrandir21 | Uğur D., bir alıntı ekledi.
 22 Şub 18:19 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Bir ülkenin meydanlarındaki, sokaklarındaki hayatı öğrenmek için, o ülkenin çocuklarının oyunlarına bakmak yeterlidir. Cinsel ayrımcılık üzerine kurulu ülkemiz oyunlarında kız çocuklar bebek sallarken, erkek çocuklar oyuncak tabancalarla ateş etmekte ya da arabalarını birbiriyle çarpıştırmaktadırlar. Gazete sayfalarının kadın cinayetleri, terör ve trafik kazaları haberleriyle dolu olmasına rastlantı diyebilir miyiz?

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 199)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 199)
mithrandir21 | Uğur D., bir alıntı ekledi.
22 Şub 08:12 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Galatasaray
Galata Kulesi'ne yangının İstanbul'da, yani sur içinde olduğunu haber vermek için iki bayrak çekilirdi. Bunlar sarı ve kırmızı renkliydiler.

Galatasaray'ın renklerinin, bir kumaşçı dükkânında üst üstte tesadüfen gelen iki kumaş topundan ya da Gülbaba'nın bahçesindeki güllerden doğduğu öykülerini biliriz. Başka söylemler de vardır bu konuda.

Biz de ilk olarak, Galata Kulesi'ne asılan iki renkli bayrağın sarı ve kırmızıdan oluşmasıyla, bu semtte kurulacak Galatasaray'ın aynı renkleri kullanması arasında bir bağ olabileceği düşüncesini, daha Galatasaray ortada yokken bile, Galata Kulesi'nde sarı ve kırmızı renklerin yan yana dalgalandığını söylerey rüzgâra bırakalım.

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 186 - İş Bankası Kültür Yayınları)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 186 - İş Bankası Kültür Yayınları)
mithrandir21 | Uğur D., bir alıntı ekledi.
21 Şub 18:30 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Müzeciliğin önemini kavrayamayan ülkelerde kitap okuma oranı da doğal olarak düşüktür.

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 168)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 168)
mithrandir21 | Uğur D., bir alıntı ekledi.
21 Şub 07:18 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Oyuncak
Gelişmiş, uygar ülkelerde oyuncak çocuklara hayalleri güçlensin diye alınırken, geri kalan ülkelerde oyalansın diye verilir. Oyuncakları çocuklara hayalleri büyüsün diye alan ülkeler dünya yönetiminde söz sahibi olurlarken, oyuncakların önemini anlayamayan, küçümseyen toplumlar onların kapılarında oyalanmaya mahkumdur.

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 121 - İş Bankası Kültür Yayınları)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 121 - İş Bankası Kültür Yayınları)
mithrandir21 | Uğur D., bir alıntı ekledi.
 19 Şub 18:13 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

İkinci Dünya Savaşı sırasında, Amsterdam'da bir evin arka odalarında ailesi ve dostlarıyla birlikte gizlenen Anne Frank adlı Yahudi kızın, yaşadıklarını anlattığı anı defteri tüm dünyada okunmaktadır. Ama bizim, Balkan Savaşı esnasında Edirneli bir Yahudi kadınımızın tuttuğu hatıra defterinin varlığından haberimiz dahi yoktur. Oysa, Angelo Gueron'un hatıra defteri bütün dünyaya insanlık ve vatanseverlik dersi verecek güzelliktedir.

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 64)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 64)
mithrandir21 | Uğur D., bir alıntı ekledi.
19 Şub 14:50 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

İstiklal Marşı
Peki ama neden?.. Ne oldu da biz, "İstiklal Marşı"mızı gerçek bestesiyle dinlemiyoruz?

Zeki Üngör, "Sahibinin Sesi" stüdyosunda orkestrayla marşı çalar. Stüdyodan çıktığı zaman, teknisyenler, marşın çok süratli olduğunu ve plağın ancak yarısının dolduğunu söyleyerek, geri kalan kısmı için de başka bir marş çalınmasını rica ederler. Ne var ki Üngör, bu teklifi uygun görmeyerek, marşı ağır bir şekilde yeniden çalacağını, böylelikle plağın dolacağını ve gramafonun hızının artırılmasıyla da bestenin gerçek haliyle dinlenebileceği önerisini sunar. Teknisyenler teklifin çok mantıklı olduğunu söyleyerek, gerçeğinden daha ağır bir halde çalınan ve böylelikle plağın tümünü dolduran marşı kaydederler. Zeki Üngör, büyük bir hata yaptığını sonradan anlayacaktır. Marş çalınırken, gramofonun hızında bir ayarlanma yapılması gerektiğini kim, nasıl bilecekti ki?

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 49 - İş Bankası Kültür Yayınları)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 49 - İş Bankası Kültür Yayınları)
mithrandir21 | Uğur D., bir alıntı ekledi.
19 Şub 14:40 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin İstiklal
Atatürk'ün "en beğendiğim" dediği şiirin son iki dizesi, iki gerçeği yansıtıyor: Birincisi kimilerinin "diktatör" etiketi yapıştırmak istediği Atatürk'ün, beğendiği dizelerin marşa alınması konusunda asla dayatıcı davranmayıp, komisyonun kararına saygı göstermesi. İkincisiyse yine birilerinin, "din düşmanı" yaftasını boynuna asmak istediği Atatürk'ün en beğendiğini söylediği dizelerde, milleti için "Hakk'a tapan" tanımının yer alması.

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 48 - İş Bankası Kültür Yayınları)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 48 - İş Bankası Kültür Yayınları)