22/11/63

8,7/10  (85 Oy) · 
171 okunma  · 
66 beğeni  · 
2.247 gösterim
22 Kasım 1963'te Dallas'ta üç el silah sesi duyuldu, başkan Kennedy öldü ve tarih yeniden yazıldı.
Peki, ya geçmişi değiştirme şansınız olsaydı?

Her şey Maine'deki Lisbon Falls kasabasında yaşayan edebiyat öğretmeni Jake Epping'e lokantacı dostu Al Templeton'ın verdiği bir sırla başlar. Aslında lokantasının kileri geçmişe, 1958'e açılan bir geçittir ve Al, Jake'ten saplantı haline getirdiği görevi devralmasını, Kennedy suikastını engellemesini istemektedir.

Böylece Jake Epping, George Amberson olarak büyük arabaların ve fiyonklu çorapların dünyasında, herkesin her yerde sigara içtiği bir Amerika'da yeni bir hayata başlar. Boğucu Derry şehrinden, hayatının aşkıyla karşılaştığı sevgi dolu Jodie kasabasına, Lee Harvey Oswald'a ve Dallas'a uzanan bu romanda; geçmiş, geçmiş olmaktan çıkıp gerilim ve heyecan dozu yüksek bir maceraya dönüşüyor.

Zamanda yolculuk hiç bu kadar inandırıcı ve bu kadar ürkütücü olmamıştı!
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2012
  • Sayfa Sayısı:
    816
  • ISBN:
    9789752115040
  • Çeviri:
    Zeynep Heyzen Ateş
  • Yayınevi:
    Altın Kitaplar
  • Kitabın Türü:
mithrandir21 | Uğur D. 
 17 Nis 19:50 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çok fazla King kitabı okumadım ama okuduğum her bir King kitabını okuduktan sonra kurduğum cümleler, “bu adam manyak” ya da “bu adamda nasıl bir kafa var” tarzında oluyor. Kitap ne klasikleşmiş bir bilim kurgu kitabı ne de klasikleşmiş bir gerilim kitabı, kitap baştan sona karakterlerle bizi bir yapan, onları bizimle beraber yaşattıran duygu yüklü bir kitap. Klasik bir bilim kurgu kitabı olsa kitap içinde zamanda yolculuk kavramları daha çok ön plana çıkardı, klasik bir gerilim kitabı olsa JFK’nın suikast olayına daha çok yoğunlaşırdı; ama bu iki unsur kitabın alt yapısını ve temelini oluşturan kavramlar, unsurlar olsa da kitabı esas bir kitap yapan baş unsur kesinlikle içinde fazlası ile barındırdığı duygudur. Kitabın başlarında okura verdiği duygu pek olmasa da sayfalar okundukça kitabın okura verdiği his ne bir bilim kurgu oluyor, ne de bir gerilim oluyor, aksine King’ten hiç beklenmeyecek şekilde yüklü bir şekilde duygusallık oluyor, tamam, tabii ki de kitabın içinde bilim kurgu ve gerilim hâlâ bir King kitabından beklenildiği gibi çok kaliteli olarak biz okura yansıyor ama duygusallık kesinlikle çok daha fazla. King’i bu yönü ile hiç tanımamıştım, bir tanıdığım, bir King romanını okuduktan sonra boğazının düğümlendiğini ve duygusallaştığını söylese ve bu kitabı okuduktan sonra aynı hisler sende de olacak diye söylese cevabım şüphesiz King böyle bir şey yapmaz ama sen de beni bu sözünle bir güzelce güldürdün demek olurdu. Bu hislerin yanında kitap kesinlikle de Amerika’nın yakın tarihine, JFK’ya içinizde bir merak uyandırıyor, hele ki de benim gibi 1950 ve 1960 Amerika’sını çok seviyorsanız bu ilgi ve merak sizi kitaba daha çok bağlayacak.

Jake Epping ve Sadie karakterleri kesinlikle çok sevilesiceler. Kedisi olmasından ve verdiği tepkiler ile cevaplarından dolayı Jake’i kendime çok yakın hissettim ama bir de Sadie var ki ayrı bir hoşuma gitti. Yaptığı sakarlıklar mı desem, baş belası gibi bazı şeyleri arka arkaya sorması mı desem yoksa tez canlılığı mı desem bilemedim ama kesinlikle bunların hepsi Saide’yi âşık olunası bir karakter yapmış. Bilim kurgu ve gerilim iki unsurunun yanında bunun gibi kısımlar kitabı en azından benim için daha üst boyutlara çıkardı. Kitabın içinde bir konu, bir olay örgüsü tabii ki var ama bu konunun yanında da Jake’in geçmişte kurduğu bir yaşamı var, gündelik olayları var. Şüphesiz ana konudan daha çok Jake’in gündelik hayatını okuyoruz (kitabı okuyanlar sebebini bilir). Bu normal gündelik yaşamı okurken (en azından beni) ne kitaptan sıktı ne de herhangi bir derecede en ufak bir şekilde kitaptan soğuma oldu, aksine kitabın içine beni bu kısımlar daha çok çekti. Jake’in normal sürecini okurken onu daha çok yaşıyoruz, onunla daha çok özdeşleşiyoruz. Hani olur ya güzel bir kitap okurken kitabın karakteri artık bizim arkadaşımız olur, kitap bittikten sonra da o karakteri özleriz, onunla beraber yine bir şeyler yapmak isteriz ya da biz kendimiz bir şeyler yaparken acaba o olsaydı ne derdi veya nasıl tepki verirdi diye düşünür ve kendimize sorarız, işte böyle bir kitaba en güzel örneklerden biri 22/11/63.


Farklı bir, zamanda yolculuk hikâyesi. Zamanda yolculuk kitaplarında ya da filmlerinde en çok hoşuma giden kısımları zaman değişikliğine dair en ufak ayrıntıların verilmesidir. Aynı tarihe gidip, aynı tarihte aynı kişi ile her seferinde aynı cümleler ile tarihte, evrende yer almaları, karşılaştığı kişiden her seferinde aynı bir şeyi istemesi, aynı cevabı alması, her seferinde aynı şeylerin tekrarı olması gibi ince ve küçük ayrıntıların yer verilmesi çok güzel ayrıntılardı. Yapılan zaman yolculuğunda karakterin gittiği yıla göre etrafındaki insanların giyim şekillerine göre kendi üzerindeki elbiseleri düşünmesi, daha ilk başlarda o zamana göre giyinme isteği ve aklında oluşan düşüncelerini okumak kitabın güzel ince ayrıntılarından bir başkasıydı.

Kitap malum Stephen King’in hemen hemen tüm romanlarında kullandığı Derry Kasabası’nda geçiyor, en azından bir kısmı. E geçmişe yolculuk olduğu için de ve geçmişe gidilen yıl da 1958 olduğu için de King’in en büyük ve en önemli romanlarından biri olan O’ya kitabın içinde göndermeler yapılmadan olmazdı. Yapılan göndermeleri, kurulan cümleleri okumanın keyfi de çok güzeldi. Göndermeleri okudukça yüzde istemsizce oluşan gülücükler eşliğinde, havada bir cisim varmış gibi elimin o cismi yakalaması ve “aha göndermeyi yakaladım” gibi cümleler kurarak göndermeyi yakaladığımı defalarca belli etmek istedim. Kitabı okuyacak arkadaşlara tavsiyem bu kitabı lütfen ama lütfen O kitabından sonra okuyun, o zaman emin olun ki bu güzel kitaptan alacağınız keyfin üzerine kat kat daha fazla keyifler eklersiniz; çünkü bazı göndermeler bayağı bayağı O kitabı için çok önemli olan gelişmeler, haliyle de 22/11/63 için de çok önemli gelişmeler. Sonuçta Stephen King, Jake Epping ile biz okurlarına da zaman yolculuğu yaptırıyor. Derry’e, Çorak Topraklar’a, O kitabının 6 kafadarının bulunduğu yerlere bizleri götürüyor. Yapılan tüm göndermeleri yakalamak ve tadını almak için yazarın bir başka harika kitabı O’yu öncelikli olarak okumak onun için çok önemli.

Stephen King’in müziğe olan tutkusunu hemen hemen hepimiz biliyoruzdur, özellikle de başta Greg Iles olmak üzere ve birçok yazar ile oluşturdukları The Rock Bottom Remainders adında efsanevi bir müzik grupları da var malum. King bizlere bu kitabında birçok müzik hediye ediyor, ama iki tanesi var ki onlar şüphesiz en iyileri. Birincisi çoğunluğumuzun bildiği Dean Martin’den That’s Amore, ikincisi ise Green Miller’dan In The Mood. Şarkıların geçtiği bölümleri, sayfaları o şarkıları dinleyerek okuyunca 50 – 60 senelerinin havası, kitabın atmosferi daha da güzel yakalanıyor.

https://www.youtube.com/watch?v=OnFlx2Lnr9Q
https://www.youtube.com/watch?v=XElwAwS0GvE


Okuma sürem boyunca 50’lilerin, 60’lıların Amerika’sında yaşadım resmen. Uyumlu bir şekilde yaşamımı devam ettirebilmek için de bilgisayarda L.A. Noire oynadım. Cole Phelps ile Dallas ya da Derry olmasa da Los Angeles sokaklarında gezdim, suçluların, katillerin bıraktığı izlerin peşinden gittim. Caz ve blues müziğin tadını aldım. Jake gibi fötr şapkayı kafaya tam düz şekilde takmak ile şapkayı hafiften eğik takmanın ince ama büyük farkını keşfettim. O senelerdeki kadınların zarif güzelliklerini gördüm tekrardan. Alice Harikalar Diyarı’nı şu an ki aklım ile okumam lazım dedim ve tavşam deliğim olan 22/11/63 etkisinde Alice’in tavşan deliği ile tanışmak için heyecanlandım.


King’in öğütünü ve tavsiyesini dinleyip politik fanatizmin nelere yol açabileceğini görmek, öğrenmek istemeliyiz. Politik fanatizmin yol açtıklarını görmek için en azından Zapruder’in filminin 313. Karesini izlemek yeterli olacaktır.
https://www.youtube.com/watch?v=iU83R7rpXQY

Dans Etmek Hayattır
Ba-da-da… Ba-da-da-di-dam…
https://youtu.be/8Tc3qscjjsc

Muzaffer Akar 
 08 May 15:43 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 10/10 puan

Şu an yaşadığımız zamandan bir yol bulup 53 yıl geriye gidip tekrar geri gelme şansınız olsaydı ne yapardınız? Kahramanımız King’in kitabı yayınladığı 2011 yılından hesaplarsak 1958 yılına dönüş yapıyor ve bazı olayları değiştiriyor, sonra büyük bir değişiklik yapmaya karar veriyor. Kitabın ön kapağı JF Kennedy’nin meşhur Dallas gezisindeki vurulmadan hemen önceki resmi var, arka kapağında resimde bir sonraki gün gazete manşetindeki haber ise JF Kennedy’nin suikastten kıl payı kurtulduğunu söylüyor??? Yazarın verdiği ip uçlarından başka ip ucu verip okuyucuya sürpriz yapmayalım. Bundan sonraki konu King’in ustalığıyla işlenip okuyucuyu müthiş bir yolculuğa çıkarıyor. King okuyanlar iyi bilir; romanında okuyucuyu sıkıca sarsmadan bırakmaz yazar, hazırlıklı olun.
Benim anlatacağım kitaptan bağımsız olarak King’in yazarlığı üzerine olacak. King korku-gerilim ve bilim kurgu kitaplarını 1970-80’ li yıllarda verdi sonra tarzı biraz değişmeye başladı. Özellikle bu kitabında yazar müthiş kurguyu edebi bir lezzetle okuyucuya sunuyor. Yazarın bu romanında karakterler çok iyi tasarlanmış, hayatın içinden “bizden” biri oluyor, duygu yoğunluğu daha çok öne çıkıyor ve okuyucu olaylarla hayatı, yaşamı sorgulamaya itiliyor. King’e önyargıyla yaklaşanlara tavsiyem bu kitabı önyargısız ve yazarla boğuşmadan okumaları olacaktır.
King 1999 yılında çok önemli bir trafik kazası geçirmişti ve biz King severler bu duruma çok üzülmüştük. O zamanlar Kara Kule serisini tamamlamamıştı. Serinin sonunda yazar bu kazayı da öykünün içine alarak bence muhteşem bir final yaptı. O kazanın yazarın ruh dünyasında çok değişiklikler yaptığını, kaza sonrası yazdığı kitaplardan anlıyorum.
Şöyle diyor yazar “ Geri dönüp baktığımızda en net gördüğümüz şeylerden biri aptallımız değil midir? Bir diğeriyse kaçırılan fırsatlar.” Ön yargıyı bırakalım, onlarca kitabı film olmuş, kitapları onlarca dile çevrilmiş bir yazarda kesinlikle birşeyler vardır. Geç kalmadan okuyalım.

Murat Sezgin 
13 Mar 17:05 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

John F. Kennedy'ye, 22 Kasım 1963 cuma günü yerel saat ile 12:30'da, Demokrat Parti'nin Texas'taki liberal ve muhafazakâr hizipleri arasındaki sürtüşmeyi bitirmek için geldiği Dallas şehir merkezinde, eşiyle birlikte açık bir arabanın içindeyken ateş açıldı. Bir kez boğazından ve bir kez de başından vurulan Kennedy, Parkland Hastanesi'ne götürüldüyse de 13:00'te öldüğü açıklandı. Atışların yapıldığı yer olarak düşünülen Texas Kitap Deposu'nda çalışan Lee Harvey Oswald yerel polis tarafından tutuklandı ve daha sonra suikastla ilgili olarak suçlandı. Suikast ile ilgili sayısızca komplo teorisi bulunmakta. Oswald gerçekten ateş etti mi, yanında başkaları var mıydı ya da tamamıyla başkalarının başının altından mı çıktı? Bu sorulara henüz net bir yanıt bulunamamış durumda. 22/11/63, Kennedy suikastının geçmişe gidilerek engellenmesini ve yarattığı etkileri konu alıyor. Stephen King 22/11/63 ile suikasta yeni bir bakış açısı getiriyor demek doğru olmaz. Var olan teorilerden kendi kurgusunu oluşturuyor(“Bu kitapta yazdıklarım bu sorulara açıklık getirmiyor çünkü zaman yolcuğu ilginç bir kurgu oyunundan ibaret”). Bunu da çok iyi başarmış bence. Geçmişe göz atarken dönemin fiziki yapısı, 60’lı yılların muhafazakâr Amerikan toplumu davranışları, teknolojik gelişmeler ve siyasi olaylar hakkında detaylı bilgileri bizlere aktarıyor. Jake Epping, Lisbon Lisesi İngilizce Bölümü’nde öğretmenlik yapmaktadır. Jake’in yakın arkadaşı Al Templeton, işlettiği restoranın kilerinde geçmişe giden(1958’e) bir geçit bulur. Geçmişe giderek olayların akışına müdahale edilebileceğini Jake’e söyler. Al’ın akciğer kanserinden ölmeden önceki son isteği Jake’in geçmişe giderek Kennedy suikastini engellemesidir. Jake başta ikna olmasa da geçmişteki olaylara müdahale edilebileceğini kendi gözleriyle görmüş ve Al’ın isteğini kabul ederek geçmişe adım atmıştır. 1958 yılından 1963 yılına kadar geçen beş yıllık sürede Jake’in başından geçen olayları kendi ağzından dinliyoruz. Hiçbir zaman farkında olmadan birden altüst olan hayata karşı avantaj sağlanabileceğini gösteren bu roman kurgusuyla geçmişin kesinliğine çizik atıyor. Kitabı okurken siz de kendi geçmişinize gidiyorsunuz istemeden. Keşke şöyle olsaydı dediğiniz bir olayı, yaşadığınız pişmanlıkları, başınızı eğdiniz durumları, geleceğinizde hep yanınızda taşımak zorunda olduğunuz yaftaları değiştirebileceğinizi düşünüyorsunuz. Ama geçmiş inatçı, değişmiyor. Değişse bile yaratacağı etkiyi kestirmek çok güç. Stephen King kitabın sonunda Zapruder’in filminin 313. karesini yakından izleyin diyor. İzleyelim: https://www.youtube.com/watch?v=iU83R7rpXQY. İşte böyle bir anı geçmişe giderek engellemenin, neler doğuracağını bilmek gerçekten güç. Geçmişe saplanıp yaşamak da, şairin ‘Şimdi ay usul, yıldızlar eski/Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden/Geçen geçti…’ dediği gibi deyip yaşamak da bizim elimizde. Kitap geçmişi 800 sayfada sonuna kadar yaşattı bana. Daha da devam etmesinin isterdim ama geçmiş inatçı. Keyifli okumalar.

Damla Köseoğlu 
27 Haz 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

- 22 Kasım 1963'te, Dallas'ta üç el silah sesi duyuldu. Başkan Kennedy öldü ve tarih yeniden yazıldı. Peki ya geçmişi değiştirme şansımız olsaydı?

- Stephen King'e hayran olmamak elde değil, tek kelimeyle "mükemmel" bir kitap. Kennedy suikastının gerçekleştiği tarihten adını alan bu kitap beni o kadar çok etkiledi ki, kitabı bitirir bitirmez araştırmalara, kısa filmlere daldım. 22/11/1963 sadece zamanda yolculuğun ele alındığı bir eser değil içinde aşkı, dostluğu, tarihi, bilim-kurguyu barındıran olağanüstü bir eser. 800 sayfalık kitabın tek bir sayfasında bile sıkılmadığımı söyleyebilirim.

- Edebiyat öğretmeni Jake Epping sürekli gittiği lokantanın sahibi ve aynı zamanda arkadaşı olan Al'den lokanta kilerinin geçmişe gidilebilen bir geçit olduğunu öğrenir. Kanserle boğuşan Al'in Jake'ten tek bir isteği vardır : geçmişe dönüp Kennedy suikastına engel olması. Peki Jake suikastı engelleyebilecek mi, engelleyebildiği takdirde dengeler ne şekilde değişecek, engel olamaması durumunda dünyayı neler bekliyor, merak ediyorsanız kitabı bir an önce edinin ve okumaya başlayın.

- Kitapta beni etkileyen birçok bölüm, birçok diyalog oldu ancak en çok etkilendiğim yer kitabın sonunda yazarın kaleme aldığı şu sözlerdi : "Politik fanatizmin nelere yol açabileceğini görmek istiyorsanız Zapruder'in filmini izleyin." 1-2 dakikanızı ayırıp kısa filmi izleyebilir ve King'in ne demek istediğini anlayabilirsiniz.

Yadigar Soydan 
19 Nis 08:05 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Stephen King. Bu aralar okumayı planladığım bir yazar değildi; sitedeki arkadaşların düzenlemiş olduğu etkinlik sayesinde ve onların tavsiyeleri ile hem Stephen King hem de onun kitabı 22.11.63. ile tanışma fırsatı buldum. Öncelikle kitabın kalınlığının gözümü korkuttuğunu söylemeliyim çünkü daha önce yazarı hiç okumamıştım. Ayrıca bu kitaptan uyarlama 1 sezon 8 bölümlük bir dizi olduğunu biliyordum ki dizinin 1. Bölümünü izleme fırsatım olmuştu. Böylece etkinlik için kitabı aldım ve arkadaşlarla birlikte okumaya başladım.
Stephen King kesinlikle bundan sonra okuyacağım yazarlar arasında yer alıyor. Kitabi okurken elimden bırakamadım resmen ve gerçekten çok kısa bir sürede bitti. Dili o kadar akıcı, kurgu deseniz mükemmel ötesi, olayların içinde yer almaktan o kadar büyük bir haz alıyorsunuz ki; gerçekten sizde karakterlerin yani başındaymışsınız gibi hissediyorsunuz. 1950-1960 Amerikası'nı tüm yönleri ile gözler önüne seriyor. Zamanda yolculuk yaptığım hissine kapıldım kitabı okurken çoğu zaman. Çok büyük keyif aldığım kitaplardan birisi oldu.

Nesli 
 18 Nis 23:49 · Kitabı okudu · 11 günde · 10/10 puan

Şuan hala kitabın etkisinde kalarak Kıng’in okkalı bir tokadını yemiş naçizane, kendi çapında yazar-kitap takıntısı olmayan bir okur olarak yoluma devam ederken, bu kitaptan sonra King delisi olmaya karar vermiş bir Nesli’nin kaleminden 22/11 yorumu. Ayrıca bu tarihi çok severim. Çok doğulası bir gün ve ay :)

Daha önce’’ O’’ kitabını okumuş çok farklı bir yolculukta farklı bir maceradaydım ki iyi ki önceden O yu okumuşum göndermeleri yakaladıkça yeppp!!! diye cebime attım. Her sayfasında bir kere bile olsa heyecanın dozu düşmedi, olay örüntüleri, her çevirdiğim sayfada başka bir şok etkisi , benzetmeler ,polisiye ,derken bilim kurgu, evet evet kesin bilim kurgu derken aşk, tam aşk olduğuna karar verdim derken başka başka evrenlere geçişler...
Kitabın kapağını gördüğümde baştan sona John Kennedy suikastini , suikasti engellemeye çalışan adamları, klasik polisiye tadında bir kitap okuyacağımı düşünmüştüm ,ama yanılmışım.
Çıkmış olduğum bir yolculukta hayatıma birden Jake Epping girdi bir diğer adıyla George Amberson ve karşısına Sadie çıktı. Bu ikili evrene karşı koymayı değil, kendilerini suyun akışına , evrenin şefkatli ama bir o kadar yaralayıcı kollarına bırakmaya karar verdiler. Biliyorlardı ki bu hiç kolay olmayacaktı. Ama zor olanı yaşamak değil midir zaten aşk?

..Spoiler İçerir..
Siz hiç bir gecede hastalıktan çöken bir adam gördünüz mü? Görmediyseniz Stephen amca süper betimlemeleriyle bir gecede nasıl çökülür bana yaşattı. Hatta ve hatta insan nasıl hayalinde buz gibi kök birası içip, içinin üşüdüğünü hisseder onu da yaşattı .Her şey şişkoburger ,aslında benim deyimimle müptelası olduğum ‘’zilli öküz’’ün muhteşem hamburgerlerinin sahibi Al Templeton’ın hastalık sebebi ile ,yarım bıraktığı bu suikastı engelleme çabasını Jake’e devretmesi ile başladı. Nasıl mı? O hamburgercinin kilerinde, görünmeyen ama gözlerimizi kapattığımızda hissettiğimiz bir basamak var ki, bulduğumuz anda tavşan deliğinden hoop 1958’e işimizi bitirince tekrar o delikten hoop 2011’e geçiş yapıyoruz. Yapıyoruz dedim çünkü istemsiz olarak o basamağı yakalamak adına gözlerimi kapadığımı fark ettim. Jake’in geçide yaptığı her ziyaret, bir önceki ziyaretini sıfırlamaktadır. Ayrıca geçmişte ne kadar vakit geçirirse geçirsin 2011 yılında sadece 2 dakikalık bir zaman geçiyor.

2011’ i görmüş birinin birden 1958 ve 1963 arası yaşama tekrar geri dönünce yaşanılan zorlukları Cumhuriyet döneminden Osmanlı dönemine geçiş yapan ülkenin dramı olarak benzetsem yanlış olmaz sanırım. Müziklerden giyimlere, konuşulan kelimelere kadar en ince detayına kadar düşünüp öyle hareket etmeliydi Jake . Tek kişi bu sırrı bilecekti ve o da aşık olduğu Sadie. Suikast gününe kadar onu bu tehlikeden uzak tutmaya çalışması gerekirdi, ama kadın her yerde kadın olunca laf söz dinler mi ? Hayır. Ancak her laf söz dinlemeyişlerimizin sonunda hem iyi ki lerimiz hem de keşkelerimiz olur. Kısacası iyi ki Sadie Jake (George)’in peşinden giderek doğru zamanda uykudan uyandırması ile suikastın engellenmesini sağladı,ama keşke Suikastı engelleme çabaları sırasında Sadie Jake(George)’in kollarında can vermeseydi.

Sonunda ise beklenmeyen bir anda beklenmeyen bir karşılaşma ve boğazda koskoca bir düğüm.Merhaba ben Jake Epping!!!

Birsen Erol 
 27 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Stephen King romanlarının tamamını okumadım ama bana daha üstü yoktur dedirten bir roman. Sayfa sayısının fazlalığına rağmen bir satırında bile mi düşmez heyecan ve merak. Kurgu alıp okuyucuyu, nereye gidiyorsa oraya götürüyor.

Dr. Elmyra 
27 Nis 11:56 · Kitabı okudu · 20 günde · Beğendi · 10/10 puan

22/11/63 okuma listemde olan bir kitaptı, Stephen King okuma aktivitesi olunca ilk okuyacağım kitap sırasını aldı. Planım 15 Nisan'a kadar elimdeki kitabı bitirip aktivite gününde kitaba başlamaktı. Çok kalın bir kitap olarak gözümü korkutsa da aldığı onca övgü beni sabırsızlandırıyordu. Yurtdışına kongreye gittim, elimdeki kitap erken bitti. Nice'te deniz kenarında tek başıma oturuyordum, ayaklarıma sular vuruyordu, uzun zamandır ihtiyacım olan huzur benimleydi. Etkinlik gününü bekleyemedim; çantamdan çıkardım kitabımı ve okumaya başladım...

Öğretmen olan Jake'i alkolik karısı aldatmış ve boşanmışlardır, Jake'in sıradan bir hayatı vardır. Sık sık Al'ın çok ucuza sattığı lezzetli hamburgerlerinin olduğu restoranta gider. Bir gün Al okula haber gönderir ve Jake'i yanına çağırır. Jake Al'ın yanına gittiğinde gözlerine inanamaz; Al bir günde yaşlanmıştır. Al sırrını Jake ile paylaşır. Restorantının kilerinde 1958 yılına açılan bir kapı vardır, bu kapıdan geçip geçmişe gitmek mümkündür. Geri döndüğünde geçmişte ne kadar kalırsa kalsın günümüzde sadece iki dakika geçmiş olacaktır. Al'ı Jake'ten istediği geçmişe gidip Kennedy suikastını engellemesidir. Al'ın bildiği ve Jake'in de zamanla öğreneceği birşey vardır: "Geçmiş dik kafalıdır. Değişmek istemez."

Kitabın ön kapağında Kennedy'nin suikastte öldüğü haberi yer almakta, arka kapakta ise suikasttan kurtulduğu haberi var. Acaba Jake Al'ın kendisinden istediğini yapıp geçmişe gidip Kennedy suikastını engelleyecek mi? Peki Kennedy'nin ölmemesi dünyanın geleceği için daha mı iyi? Geçmişte yapılan ufak bir değişiklik kelebek etkisi ile günümüze nasıl yansır?

Hayatımda beni bu kadar çok etkileyen az kitap vardır. O kadar içime işledi ki geçmişin simetrileri ara ara paranoyaklaştırdı, gerçek olabilir mi dedirtti. Muhakkak okunması gereken kitaplar arasında, fazlasıyla tavsiye edilir!

Şehram Sadiqzade 
08 Şub 16:52 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Acizəm. Nə yazsam ifadə edə bilmərəm bu kitabı. Bu kitaba başlayanda Ustaddan möhtəşəm əsər oxuyacağımı bilirdim amma bu qədər möhtəşəm olduğunu təsəvvür edə bilməzdim. Bitirdikdən sonra saatlarca bir nöqtəyə baxmama və kövrəlməmə səbəb olan kitablar çox çox azdır ama demək olarki Kingin çox kitablnda bu halı yaşıyıram, 22.11.63də isə bunun ən ağırın yaşadım)) Əsərdə axtardığınız və görmək istədiyiniz hər şey var. Aksiyonundan Fəlsəfəsinə kimi. Alıntıları yazardım amma cüzi də spoiler vermiş olacam ona görə də özünüz oxuyanda görməyiniz daha yaxşı olar)) 22.11.63-ün boş və mənasız olduğun deyən birilərin görsəniz o adamın yanından qalxıb gedin və deyərdimki axtarmayın bir də çünki o adam həyatı anlamıyıb hələ)) Nəysə indi isə gedim kövrəlim özüm üçün) Xoş mütaliələr :) Ümidvaramki bu kitabı oxumadan bu dünyadan köçməyəcəksiz)

Sibelbala 
14 Eki 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

İlk Stephen King romanım ve şunu belirtmeliyim ki anlatımın akıcılığında kayboldum, King nasıl yazılması gerektiğini bilen yazarlardan. Kitap uzun olmasına rağmen bir solukta okunacak akıcılıkta ve kurgu başarılı. Ayrıca 60lar Amerikası da başarılı olarak aktarılmıştı. Geçmişin inatçılıkları, Jake'in geçmişe alışma süreci, kelebek etkisi gibi olaylar kitabı daha da zevkli,okunası kılmıştı. Olumsuz tek yanı kafamızda cevap bulamadığımız soruların kalması (Jake geçmişte yaşasaydı ilerleyen yıllarda gelecekteki Jake doğacak mıydı vs.) bunun dışında zevkin garantili olduğu güzel bir macera romanıydı, tavsiye ederim.

3 /

Kitaptan 136 Alıntı

Murat Sezgin 
10 Mar 18:52 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Öğretmenliğin en iyi tarafı ne biliyor musunuz? Bir çocuğun yeteneğini keşfettiği ana şahit olmak. Dünyada bununla karşılaştırılabilecek hiçbir şey yoktur.

22/11/63, Stephen King (Sayfa 316 - Altın Kitaplar)22/11/63, Stephen King (Sayfa 316 - Altın Kitaplar)
Murat Sezgin 
08 Mar 22:02 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Geçmişinden ders almayan bir adam bana göre aptalın tekidir.

22/11/63, Stephen King (Sayfa 83 - Altın Kitaplar)22/11/63, Stephen King (Sayfa 83 - Altın Kitaplar)
Luthien 
03 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

... geri kalan her şey sizi yarı yolda bıraktığında kütüphanenin yolunu tutun.

22/11/63, Stephen King (Sayfa 138 - Altın Kitaplar)22/11/63, Stephen King (Sayfa 138 - Altın Kitaplar)
Murat Sezgin 
12 Mar 14:48 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Üzülmek kolaydır. Üzülmek çok kolaydır ve kimseye bir yararı olmaz.

22/11/63, Stephen King (Sayfa 753 - Altın Kitaplar)22/11/63, Stephen King (Sayfa 753 - Altın Kitaplar)
Damla Köseoğlu 
22 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Rüzgârın esmesini engellemek bile insanların dedikodu yapmasını engellemekten kolaydır.

22/11/63, Stephen King (Sayfa 30 - Altın Kitaplar)22/11/63, Stephen King (Sayfa 30 - Altın Kitaplar)
Murat Sezgin 
11 Mar 15:34 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hayat ironilerle dolu.

22/11/63, Stephen King (Sayfa 468 - Altın Kitaplar)22/11/63, Stephen King (Sayfa 468 - Altın Kitaplar)
Damla Köseoğlu 
22 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İnsanoğlu gariptir. Yeterince zaman verirsen her şeye alışır.

22/11/63, Stephen King (Sayfa 76 - Altın Kitaplar)22/11/63, Stephen King (Sayfa 76 - Altın Kitaplar)
insan_okur 
18 Nis 11:37 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Ama geçmiş dik kafalıdır. Değişmek istemez.

22/11/63, Stephen King (Sayfa 185 - Altın Kitaplar)22/11/63, Stephen King (Sayfa 185 - Altın Kitaplar)
insan_okur 
20 Nis 10:56 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Tedbirli davranmak sonradan üzülmekten iyidir.

22/11/63, Stephen King (Sayfa 283 - Altın Kitaplar)22/11/63, Stephen King (Sayfa 283 - Altın Kitaplar)
mithrandir21 | Uğur D. 
 15 Nis 13:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Hayır! " diye çığlık attı Sadie.

22/11/63, Stephen King (Sayfa 551 - Altın Kitaplar)22/11/63, Stephen King (Sayfa 551 - Altın Kitaplar)

Kitapla ilgili 1 Haber

1k okurları kitaplardaki karakterlere oyuncu arıyor.
1k okurları kitaplardaki karakterlere oyuncu arıyor. 1k okurları olarak Amerikan Tanrıları'ndaki karakterleri oynayacak oyuncuları 1 Ağustos 2016 günü seçiyoruz.