Adı:
Göz
Baskı tarihi:
21 Mart 2019
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754054217
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Göz
Göz
Göz
"Ürkütücü ve korkunç... bu romanı elinizden bırakamayacaksınız."
- Chicago Tribune
"Kanınızın donduğunu hissedeceksiniz..."
- New York Times
- "Tüyler ürpertici ve korku dolu!"
- Pittsburgh Post Gazette-
223 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Bu kitabı ilk okuyuşum değil,son okuyuşumda olacağını düşünmüyorum.Stephen King ile tanışmamı sağlayan kitap bu kitaptı.Komşumuzun 6.sınıfa giden kızı 3.sınıfa giden bana bu kitabı gizlice okutmuştu.Güzel günlerdi.

Kitabın konusunu herkes biliyor bu yüzden ben kitabın özel olarak incelemesine geçmek istiyorum.
Stephen King’in ilk kitabı bu.Bir ilk kitaba göre ve basıldığı döneme göre o kadar kurgusu ve karakterleri yerinde bir kitap ki ben çok şaşırdım.
Stephen King bu kitabı yazarak bize çok önemli dersler vermek istedi halbuki çoğumuz sadece zorbalığa uğrayan kızın neler yapabileceğini anladık.3.sınıfta okuduğumda malesef ki ben de öyle anlamıştım.

Kitap bize dini saplantının ve zorbalığın bir insanı nasıl canavarlaştırabileceğini anlatıyor.Kitap bize korku dünyasının bana göre en korkunç karakterini armağan ediyor ; Margaret White.Bu kadın hayatımda gördüğüm en korkunç karakter.Fırın küreği gibi elleriyle elinde incil okuyuşunu hayal ederken bile o mavi gözleri beni korkutuyor.Bu kadının inandıkları normal bir dini inanış değildi.Bu kadının inandığı elinde ateşten bir kılıçla gezen bir meleğin tüm günahkarları öldürmesini beklemesiydi.Annesi böyle olursa bizim unutulmaz karakterimiz Carrie White’ın nasıl bir karakter olmasını bekleyebiliriz ki ?

Carrie çocukluğundan beri çevresine uyum sağlamaya ve insanların arasında kendine yer edinmeye çalışan bir karakterdi.Carrie ezik veya hor görülmesi gereken bir insan da değildi.Sadece yardıma muhtaçtı.
Bu kitap boyunca kendime şu soruyu sordum.Gerçek canavar kim ? Bu kızın annesi mi ? Bu kız mı ? Bu kıza zorbalık yapanlar mı ?Yoksa bunca zorbalığa uğradığını ve ebeveyn istismarını açıkça görmelerine rağmen hiç ses çıkarmayan kasaba halkı mı ?

Stephen King biz erkeklere bir lanet hediye ederken kadınlara da bir lütuf hediye etmeyi unutmamış.Bunu söylemeden geçmek istemiyorum.Hemofili X geni ile taşınan bir genetik hastalık ve kadınlarda görülme sıklığı daha fazla bu yanlışlığın düzeltilmesini istiyorum :) King erkeklere hediye etmek istesede Hemofiliyi doğa buna izin vermiyor üzgünüm.

Kitabın karakterleri hakkında bu kadar konuştuktan sonra bir de kitabın yazılışı ve sonu hakkında konuşmak istiyorum.Kitabın yazım tarzı çok farklıydı.Öyle bir tanrısal bakış açısı ile yazılmış ki sokaktaki en tanınmamış insanın bile duygu ve düşüncelerini,geçmişini,geleceğini her şeyini öğreniyoruz.Ben anlatım tarzına bayıldım bu yüzden.Aklımda soru işareti kalmamasına da çok sevindim.Tek sevemediğim yanı gelecekte olacak olayları ilk sayfalarda neden söylemiş olduğu ? Söylemeseydi keşke.

Kitabın sonunda yüzümde Kocaman bir sırıtış vardı.Onca zorbalık,onca hakaret,onca dolaba kitlenmeler sonrasında adeta kendi canavarlarını yarattılar; bunları ona yapanlar.Carrie’ye kitap boyunca çok kızdım ; artık bir karşılık vermesi gerektiğini düşünüyordum çünkü.Carrie sesimi duydu ve öyle bir karşılık verdi ki.Son 40 sayfayı o kadar kısa sürede okudum ki.İlahi adalet mi dersiniz Karma mı dersiniz bilmiyorum ama sonunda King omzuma vurdu ve şöyle dedi ; “Carrie kendi adaletini kendi sağlayacak dostum.”

Kitabın birde yapılmış 4 varyasyon filmi mevcut ancak filmleri fazlasıyla eksik ve popüler kültürün sonucu oluşmuş.Size en bariz farkı söylemek istiyorum bu bir spoiler değil.Carrie o filmlerde gördüğünüz gibi sarışın ve yürüyen bir afet değil.Şişman sivilceli normal bir ergen.Margeret filmlerde gördüğünüz gibi naif değil.Carrie’nin anlatılmayan geçmişi hakkında bir ton sorunun cevabı da kitapta vardı ayrıca.Kitabın sonu ile filmin sonu da aynı değil.Cidden Carrie White’ın kim olduğunu,neden böyle olduğunu anlamak istiyorsanız filmini izlemeyin,kitabını okuyun.

Son olarak şu soğuk kış günlerinde battaniyenizin altına girin ve King okumaya başlamak istiyorsanız önce bir Carrie White’la tanışın diyorum :)

Bu incelememi de çok sevdiğim ve değer verdiğim,bana King okumayı sevdiren ve teşvik eden bir okura ithaf etmek istiyorum. Roland Deschain ‘a tabiki. :)
223 syf.
Geç okumak bir pişmanlıktır. Hemofilinin erkek bireyde fenotipe yansıdığı gibi TK'nın da kadın bireylerde ortaya çıkması; bilimsel bir altyapının hazırlanmış olması çok yerinde ve etkileyici bir mekanizma ile düşünülmüş. Din fanatikliğinin normal bireylerde hayatın mahvoluşuna yol açarken TK'lı bir bireyde nelere mal olabileceğini Stephen King o muazzam kalemi ile soluk kesen bir kitap ortaya koymuş bulunmakta. Satırlarda yüzerken ''bunlar gerçekten yaşanmış mıdır? ya yaşanmışsa? abooooo! '' dedirtiyor ve öd olup olmadık hareketlerde bulunuyor. Yürek hopluyor , gözler irileşip hunharca sağ-sol yapıyor. Yazım düzeni o kadar akıcı ve içe işleyici ki kelimelerle ifade etmekte çok zorlanıyorum. Okuyun , okutun , üzerine konuşalım , Carrie için gözlerimizden oluk oluk tuzlu sular boşaltalım. Teşekkürler Stephen King ciğerimden bir lob daha yandı kül oldu...
  • Medyum
    8.5/10 (725 Oy)601 beğeni2.114 okunma338 alıntı15.860 gösterim
  • Hayvan Mezarlığı
    8.4/10 (1.477 Oy)1.236 beğeni4.628 okunma761 alıntı27.829 gösterim
  • Sadist
    8.6/10 (602 Oy)511 beğeni1.588 okunma299 alıntı12.533 gösterim
  • Yeşil Yol
    9.2/10 (1.028 Oy)1.122 beğeni3.678 okunma851 alıntı28.106 gösterim
  • Kan Gölü
    8.3/10 (595 Oy)567 beğeni2.650 okunma114 alıntı7.453 gösterim
  • Günahkâr
    8.6/10 (771 Oy)777 beğeni3.310 okunma433 alıntı11.761 gösterim
  • Siliniş
    8.8/10 (695 Oy)695 beğeni2.558 okunma194 alıntı11.270 gösterim
  • İkiz Bedenler
    8.8/10 (727 Oy)727 beğeni2.972 okunma297 alıntı9.871 gösterim
  • Bıçak Sırtı
    8.3/10 (517 Oy)492 beğeni2.261 okunma62 alıntı7.822 gösterim
  • Gece Nöbeti
    8.4/10 (722 Oy)702 beğeni2.754 okunma264 alıntı12.167 gösterim
206 syf.
·3 günde·9/10
Karantina sürecinde bir alışkanlık edindim: Eğer okuduğum kitabın sinema filmi çekilmişse, önce kitabı okuyup daha sonrasında filmini izliyorum. Ne de olsa bolca vakit var. Tabii böyle yaparak hem kitapta göremediğim ayrıntıları filmde görmüş oluyorum hem de filmini izleyerek kitabı hafızamda daha unutulmaz hale getiriyorum.

Stephen King, gerilim ve korku türünde eserler veren bir yazar. Açıkçası benim pek aşina olmadığım türler bunlar; ama sevmek için aşina olmanın da gerekmediği türler... Ayrıca bunca okunan kitabın arasında hala Stephen King okumamış olmak da şahsen eksiklik gibi geliyordu bana. Bu düşünceyle son 1 ay içerisinde 2. Stephen King eserini bitirmiş bulunmaktayım. İlk okuduğum King eseri, Hayvan Mezarlığı idi. Çok uzatmadan her iki eseri de oldukça başarılı bulduğumu ifade etmeliyim. Okurken elimden bırakamadığım kitapları okumayı özlemişim...

Dediğim gibi, henüz Stephen King'in 2 kitabını okudum; ama her iki kitapta da kurgunun çok güçlü bir şekilde oluşturulduğunu fark ettim. Stephen King'in kurguları adeta birer sarmal gibi. Kitabın en başındaki olaylar ile en sonundaki olaylar arasında çok ciddi bir bağ var. Yani King'in anlattığı hiçbir şey boşuna değil.

Bu arada bu kitap Stephen King'in ilk romanıymış. İnsan düşünmeden edemiyor, ilk romanı böyleyse son romanında hangi seviyelere çıkmıştır acaba?

Kitapta arkadaşaları tarafından hor görülen, sürekli küçük düşürülen, alay edilen, tabiri caizse hilkat garibesi gibi görülen Carrie isimli telekinetik güçlere sahip genç bir kızın, kanlı bir intikam makinesine dönüşmesi anlatılmış. Böyle anlatınca size konu basit gelmiş olabilir tabii; ama konunun işlenişi oldukça etkileyici. Stephen King kitabın içerisinde çok fazla ders veriyor biz insanlara...

Kitapla ilgili anlayamadığım bir konu var: Kitabın orijinal ismi "Carrie" olmasına karşın, Türkçe'ye neden "Göz" diye çevrilmiş anlamak mümkün değil. Şaka gibi... Filmleri de "Günah Tohumu" olarak adlandırılmış. Bence "Carrie" gayet açık bir şekilde kitabın baş kahramanını anlatıyor. Böyle bir değişikliğe, daha doğrusu işgüzarlığa gerek yokmuş diye düşünüyorum.

Edebi yönden kitabı zayıf bulmuş olsam da bilimkurgu kitapları okuyup sizlere ısrarla tavsiye eden biri olarak Stephen King'i edebi yönden eleştirirsem çarpılırım. Sonuçta onun ilk ve vazgeçilmez amacı edebi tat vermek değil elbette.

Sürükleyiciliği ve etkileyici kurgusuyla okunması gereken bir kitap. İlk defa Stephen King okumak isteyenler içinse ideal bir başlangıç kitabı olabilir diye düşünüyorum.

Keyifli okumalar.
223 syf.
Usta'nın ilk kitabını okurken, bir hayli heyecanla okudum. Kim bilir King'de ilk kitabını yazarken, nasıl heyecanlıydı. Bir yandan bunları düşünüp, bir yandan da okumaya devam ediyordum. ''Carrie White'ın'' hayatı dram ile başlayıp gerilime doğru ilerliyordu.

Carrie White, okuldayken başına talihsiz bir olay gelmekte ve okuldakiler tarafından alay durumuna düşer. Annesi de tam yobaz bir dindar olup, kızının hayatını bir yandan da o karartıyor. Sürekli annesi tarafından, yasaklarla karşılaşınca yeteneğinin farkına varıyor. Olaylarda bundan sonra başlıyor. Böyle bir anne düşman başına...

Evet yeteneğinden sonra kitap daha sürükleyici olup ve gerilim artıyor. Olaylardan bahsetmeyeceğim tabii ki spoiler olmasın. Okuyunca anlarsınız. Usta ne güzel yazmış ilk romanını.
Carrie, ne intikam alıyor ama. İnanılmaz ve dehşet vericiydi. O sayfaları sanki soluksuz okuyordum. Hikayesi ve kurgusu sürükleyiciydi. Öyle korkunç kitap da beklemeyin, evet korkunç değil ama sürükleyici gerilim diyebilirim.

Sonlarına doğru da nasıl okudum bilmiyorum, sayfalar film gibi hızlı hızlı gidiyordu gözlerimin önünde.
İlk romanı olunca araştırma yapmıştım. Bulduğum bilgileri de sizlerle paylaşmak istedim.

- Stephen King’in kendisi bile, ''Carrie'' için karmaşık duygular beslediğini söylüyor. ''Birinci sınıftan birinin kurabiye pişirmesini anımsatıyor bana. Yeterince lezzetli ama pütür pütür ve altı yanmış.''

- Stephen King 26 yaşındaymış. King, kitabın ilk birkaç sayfasını yazdıktan sonra çöpe fırlatmış ancak eşi Tabitha King, bu kâğıtları toplayıp onu bu kitabı yazması konusunda cesaretlendirmiş.

- Kitabı 3 bambaşka olaydan esinlenilerek yazmış.
Bu üç olay: King lisede hizmetli olarak çalışırken kızlar banyosunun perdeleri olduğunu görmüş olması, okulda iki kızın ölmesi ve LIFE adlı dergide ''Telekinezi'' hakkında yazılar okuması.

- Carrie’nin karakterinde çok güçlü bir Cinderella benzerliği bulunmaktadır. Görünüşe göre King’in ilk niyeti, Carrie’nin baloda ayakkabısının tekini bırakmasıymış, böylece esere daha belirgin bir selam gönderme amacındaymış ama daha sonra bunu kitaba eklemeyi unutmuş.

Kitaptan sonra filmini de izledim ve beğendim. Fragmanı buyurun...
https://www.youtube.com/watch?v=SdoVioPv0fs
223 syf.
·3 günde·Beğendi
Stephen King'in bir baş yapıtı daha...

Hayvan Mezarlığı kitabından sonra bu kitabı da beni çok etkiledi. Sanırım kitabından önce çok sevdiğim film uyarlanması (bir kitap uyarlanması olduğunu bilmiyordum) olan "Günah Tohumu" filmini defalarca izlediğimden kaynaklı olabilir.

Kitabın kapağı çok zekice hazırlanmış. Kitabın gelişme kısmına geldikçe kapağındaki figür hemen canlanıveriyor.

Kitabın konusu gerçek olacak kadar heyecanlı. Bir lise balosunda kimileri için korkunç, kimileri için adaletin tecelli ettiği bir sonla bitiyor. 400'den fazla ölü ve bunu yapan 16 yaşındaki Carrie...

Carrie 16 yaşında beyin fonksiyonları hayli gelişmiş ve isterik durumda(öfke, sinir, nefret) karşısındakine zarar verebiliyor, canını acıtabilen bir kızdır. Ancak aşırı derecede içe kapanık biridir. Öyle ki okulda kendisine her türlü aşağılayıcı 'şakaları' reva görenlere de hiç ses etmiyordur.

Bunun nedeni aşırı dindar olan(bence kafayı yemiş bir bunak) annesinden kaynaklanmaktadır. Annesinin cinsel birleşme, dokunma, banyo yapma gibi birçok sebeplerin günah olduğu gerekçesiyle yasaklayıp, aksi bir durumda saatlerce bir dolaba koyarak cezalandırması Carrie'yi bu yola itmiştir.

Minnik, masum, narin Carrie'den bir feryat...

"İsa duvardan bakar bizi izler
Ama yüzü soğuktur taş gibi.
Beni severmiş...annem öyle der.
O halde ben neden hep yalnızım?"

Neden?(cevabını bilmiyorum)
Neden?(cevabını buldum)
Neden?(cevabımdan emin değilim)
Neden?(cevabımdan korkuyorum)
Neden?(aslında bir cevabım yok, hiç olmadı...)
Annesi psikopatolojik açıdan depresif, histerik, paronaya, şizoid ve aklını yitirmiş bir 'psikopat' olduğunu okurken, izlerken anlamak mümkündür.

Annesi hamile kalırken kendini öldürmek istemiş ama yeltenememiştir. Carrie doğduğundan beri birçok kez öldürmek istemiştir. Çünkü kızı onun gözünde günahkâr, cadı, iblisin tohumu olarak görülmektedir.

Kitap akıcı, sürükleyici ve heyecan derecesi aşırı yüksek. Okurken tamamıyla hissedebilir, acıyı ve birçok duyguyu aynı anda yaşayabilirsiniz. Bir görülme, hiç yoktan alay edilme, dışlanma ve masumiyetin kıskançlık, nefret, kibir denilen aşağılık insan varlıkları tarafından alt edildiğini hissedebilirsiniz.

Peki bu insanlar bunu nasıl beceriyor? Yani masum, narin bir çiçeği nasıl karartabiliyor? Bedenleriyle mi? Parayla mı? Nefretle mi? Yoksa tehditlerle mi? Elbette hepsi etkili, hepsi harman edilerek gerçekliğe dem vuruyor. Ancak temel neden insan doğasındaki tatminkârlık. Bu cinsel birleşmeye dayanan orgazm değildir; bu hafetobisi olan birinin ilk kez birine dokunduğunda verdiği haz değildir; bu uzun yıllar sonda görme yetisini kazanan birinin hazzı değildir; ve bu %10 ihtimali olan birini hayata döndüren cerrahın hazzı da değildir. Bu tamamiyle insan doğasında olan ve bastırılmış, uyuyan hücre misali gizlenen "SADİZM"in ta kendisidir.

Benim tekerlemem:

İnsanları düzmeli, insanları yakmalı!
Masumlara dokunanların ellerini kesmeli, boğazlamalı!
Doğallığı karartanları deşmeli, acı vermeli!
Kibirlileri, dedikoducuları ve kıskançları karanlığa hapsetmeli!

Keyifli okumalar.
223 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Ünlü yazar Stephen King'in yazarlığa adım attığı ilk eseri olan Göz, merakla okuduğum kitaplardan biri oldu. Söz konusu gerilim ve King olunca heyecan olmasını normal karşılıyorum kendi adıma. Kitabın orijinal ismi Carrie aslında baş karakterin ismini taşıyor, ancak nasıl olduysa kitap adı dilimize Göz diye çevrilmiş. Sonuna kadar baktım ancak gözle alakalı bir durum görmedim, çevirinin abukluğu olsa gerek. Romandan çok uzun öykü diyebiliriz zaten kısa sürede okumak mümkün. Yazarın ilk kitabı olunca bazı acemiliklerini görebilirsiniz, ancak genel anlamda başarılı bir kitap. Öyle yorucu bir dili yok ve betimlemeler güzel. Karakter incelemeleri ara ara geliyor ve hikaye boyunca devam ediyor. Özellikle son bölümler aşırı sürükleyici. Hikayeye gelecek olursak; aşırı derecede bağnaz yapıya sahip bir annenin kızı olan Carrie White adında bir liseli okul arkadaşları tarafından hor görülmekte ve kötü şakalara maruz kalmaktadır. Hiç arkadaşı olmayan Carrie oldukça geç bir yaşta âdet kanaması geçirir ve şahit olan diğer kızlar tarafından alaya alınınca travma geçirir. Bu kızın telekinezi gücü vardır ve yoğun duygular yaşadığında kendini göstermektedir. Hal böyle olunca Carrie büyük felaketlerin de sebebi oluyor. Daha önce yazarın Tepki kitabını okumuştum ve orada da Carrie gibi özel güçleri olan bir kız çocuğu müthiş şeyler yapıyordu. Stephen King kız çocuklarına özel bir ilgi duyuyor sanırım, okuduğum kitaplarında muhakkak yer alıyor. Hikaye devam ederken bir yandan gerçekleşecek olan felaketle ilgili bazı kaynaklardan yazılar yer alıyor. Bu yazılarda size olacaklar söyleniyor ancak nasıl olduğunu öğrenmek için okumanız şart. Kitap gerilimin yanında biraz ders vermeyi amaçlamış bence. İçerisinde gençlik heyecanları, ailede eğitimin önemi ve yobazlık üzerine pek çok örnek var. Carrie'nin annesi Margaret en sevmediğim karakter oldu, okudukça bir insanın kendi öz çocuğundan böyle nefret etmesine anlam veremedim. Kitabın sonu hakedilmesi gereken şekilde bitiyor bana göre. Başlarda dediğim gibi kitabın adı neden Göz anlayamadım, yoksa bizdeki nazar anlamında bir göz mü bilemedim. Carrie olsa kitabın ismi daha iyiydi bence. Oldukça güzel ve heyecanlı bir gerilim romanı sizi bekliyor diyebilirim. Stephen King bu eseri yazarken hiç bu kadar ünlü olacağını düşünemezdi herhalde. Hristiyanın yobazı hiç çekilmiyor gerçekten evlerden uzak.
239 syf.
·4 günde·Beğendi
Yine muhteşem bir eser:) konu Stephen King olunca gerçi muhteşem olmaması söz konusu bile değil:). Stephen King okumaya büyük bir heyecanla başlamıştım ve bu heyecanım eksiksiz hatta daha da artarak "Göz" ile devam etti. Stephen King "Göz" romanında telekinetik bir kızı ele almış(Carrie). Bu kızın küçüklükten beri toplumda aşağılanması, alay edilmesi gibi sorunları var. Bir gün bunlar artık dayanılmayacak bir duruma gelir ve Carrie özel gücü sayesinde bu kişileri ve kasabayı yok etmeye karar verir. Bence herkesin okuması gereken bir kitap. Vakit kaybetmeden okuyun derim.:) Okumayı düşünenlere keyifli okumalar diliyorum.
239 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10·
Göz, Stephen King'in ilk romanı olarak karşımıza çıkıyor. Etkileyici ve sürükleyici. Gerçekten bir solukta okudum ve bitirmeden elimden bırakamadım. Küçük bir kasabada herkesten farklı dini görüşe sahip bir anne tarafından yetiştirilen, bastırılmış, hor görülmüş, aşağılanmış, alay edilmiş bir genç kızın 1979 yılında yaşadıklarını adeta bir film izler gibi okuyorsunuz. Tabi kahramanımız sıradan biri değil onu da belirmeden edemeyeceğim. Herşey o kadar berrak anlatılmış ki gözünüzün önünde canlanıyor. Okuduğunuz zaman aklınızdan çıkmayacak bir hikaye. Carrie yerinde siz olsanız ne yapardınız? Bunu bir düşünün.
Keyifli okumalar.
223 syf.
·12 günde·8/10
Yine ilgilimi çeken güzel bir kitap daha bitti. Telekinezi (TK) yeteneğine sahip ergenliğe yeni giren genç kızın arkadaşları tarafından aşağılanarak içine kapanık yapısı daha feci şekilde gelişecek olan sonların başlangıcı olarak görüyoruz. Kitap kahramanı Carrie'nin annesinin dinsel bir sapkın oluşu belki de bu özelliğini kullanmasına gerekçe görülmüştür. TK fenomeninin sadece bayan bireylerde oluşu ve genler arası nasıl geçiş yaptığını da detaya inmeden anlatmakta.

Kitap mahkeme salonunda soru cevap şeklinde zaman zaman geçmişe dönüş ve olayları anlatım tarzında sıkmadan, büyük bir keyifle okunup gidiyor. Olaylar lise mezuniyet balosunda doruğa ulaşarak tam bir kargaşa ve kaos ortamı yaratıyor. Stephen King'in Telekineziye sahip başka bir kızı anlatan "TEPKİ"adlı romanı da oldukça hoşuma gitmişti. Acaba insanların hâlen keşfedilmeyen kimbilir hangi özellikleri daha var. Kitabın konusu hoşuna gidenler için mutlaka "TEPKİ"adlı kitabını da tavsiye ederim. Herkese iyi okumalar.
223 syf.
·4 günde·7/10
" Bu kadar kitap okudun da hiç mi Stephen King okumadın mı Kemal ? " diyebilirsiniz. Evet maalesef henüz yeni tanıştım. Hem de yazarın ilk kitabıyla başladım tanışmaya. Malum etkinlik vardı bu ay ve ben de etkinlik sebebiyle okudum.

Çok farklı bir kitap. Korku pek olmasa da gerilim ve heyecan üst seviyede. Olaylar olaylar olaylar... Tele Kinetik gücü olan ve bunun farkında olmayan bir kızın; okulda ilk adet görmesi ile başlıyor. Sonrasında öylesine korkunç şeyler yapıyor ki fizik kurallarına aykırı, hayal gücüne bağlı olaylar ortaya çıkıyor. Bilim Kurgu'nun burada bizde bıraktığı etkiyi görüyoruz.

Yazarın dili güzel, beğendim. Az biraz Grange'a benzettim. Nasıl ? derseniz ? Onda da olaylar ard ardına, aralıksız bir macera var. Stephen bunun üstüne bilimi de eklemiş.

Romana dönersek TeleKinetik gücü olduğunu anlayan kız artık kendine eziyet edenlerden hıncını çıkarıyor. Örneğin bir eve meteor yağdırıyor, gözüyle kabloları kopartıp yangın çıkarabiliyor gibi. Yazar bunu okuyucuya aktarırken; konu hakkında merak da uyandırıyor ve araştırmaya itiyor.

Gerçekten yazarın da acımasız bir dili var. Böylesine bir katliamı kaleme almak çok büyük iş bence. Tam bir filme uyarlanacak roman olmuş. Konusu ve olaylar itibariye. Zaten filme de çekilmiş. ( Carrie Günah Tohumu )

Kısacası bu kitabı gerilim sevenlere tavsiye ediyorum. Sürükleyici ama pek de büyük edebi bir yanı olmayan bir eser.
206 syf.
Arkadaşlarının bir ucube gibi gördüğü, tüm haksız muameleye sessizce katlandığı... Ta ki, beklemediği bir anda acımasızca bir davranışa maruz kalana kadar

Yıllardır içinde sakladığı güç Carrie'nin en korkunç bir canavar haline gelmesine...
Artık düşüncelerine kontrol edemediği bir intikam makinesine, korkunç bir silaha dönüşmesine neden oluyor.

Hor görüldü, taciz edildi, küçümsendi...

"Fakat hiç kimse de yaptığı hareketin başka insanları üzdüğünü anlamaya çalışmıyor.İnsanlar zamanla daha iyi olmuyorlar,sadece akıllanıyorlar.Akıllandığın zaman sineklerin kanatlarını koparmaktan vazgeçmiyorsun,yalnızca bunu yapmak için daha iyi nedenler buluyorsun."

İlk kez bu tür de okuduğum bir kitaptı. Okurken İlk bölümde neler olduğunu anlamadım sonra olayı çözdüm ama buna rağmen Akıcı ve güzeldi...
İnsanlar zamanla daha iyi olmuyorlar, sadece akıllanıyorlar. Akıllandığın zaman sineklerin kanatlarını kopartmaktan vazgeçmiyorsun, yalnızca bunu yapmak için daha iyi nedenler buluyorsun.
Stephen King
Sayfa 83 - Altın Kitaplar
“Fakat hiç kimse de yaptığı hareketin başka insanları üzdüğünü anlamaya çalışmıyor. İnsanlar zamanla daha iyi olmuyorlar, sadece akıllanıyorlar.

Akıllandıkları zaman sineklerin kanatlarını koparmaktan vazgeçmiyorsun, yalnızca bunu yapmak için daha iyi nedenler bulursun.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Göz
Baskı tarihi:
21 Mart 2019
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754054217
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Göz
Göz
Göz
"Ürkütücü ve korkunç... bu romanı elinizden bırakamayacaksınız."
- Chicago Tribune
"Kanınızın donduğunu hissedeceksiniz..."
- New York Times
- "Tüyler ürpertici ve korku dolu!"
- Pittsburgh Post Gazette-

Kitabı okuyanlar 2.391 okur

  • Emirhan Utku
  • Koray Yılmaz
  • Dağhan Çalışkan
  • Çağla
  • Ayşe 1
  • Kadirhan Aşkaroğlu
  • Can göl
  • Aslıhan kalkancılar
  • Furkan Eker
  • Feyza YÜKSEL

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.9
14-17 Yaş
%9.9
18-24 Yaş
%29.5
25-34 Yaş
%29.5
35-44 Yaş
%18.5
45-54 Yaş
%8
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.6
Erkek
%33.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (153)
9
%16.1 (123)
8
%22.6 (173)
7
%16.1 (123)
6
%7.2 (55)
5
%3.9 (30)
4
%0.8 (6)
3
%1.2 (9)
2
%0.5 (4)
1
%0.1 (1)

Kitabın sıralamaları