Adı:
Medyum
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
382
ISBN:
9789754055858
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Shining
Çeviri:
Mehmet Harmancı
Yayınevi:
Altın Kitaplar
"Sandık bodrumdaki merdivenin altında" demişti Danny. "Taşıyıcılar onu oraya koydular. "
Babası kendisine garip garip bakmış, sonra aşağıya inmişti. Sandık Tony'nin kendisine gösterdiği yerdeydi. Babası Danny'yi almış kucağına oturtmuş kendisini borduma kimin indirdiğini sormuştu. Yukarda oturan Tom mu indirmişti yoksa? Babası bodrumun tehlikeli olduğunu söylemişti. O yüzden evsahibi orasını hep kilitli tutuyordu.
Danny'de açık yüreklilikle bodruma hiç inmemiş olduğunu anlatmıştı babasına. Kapı hep kilitliydi demişti annesi. Arka taraf karanlık ve örümcek dolu olduğu için Danny oraya gitmezdi. Sonra yalan da söylemezdi.
"Peki doktor, nasıl bildin sandığın orada olduğunu?"diye sormuştu babası.
"Tony gösterdi"
Babasıyla annesi Danny'nin başının üzerinden birbirine bakmışlardı.
Beklentilerimin çok çok üzerinde bir kitap oldu Medyum. King'i çok çok iyi tanımadığım için, O'yu okuduktan sonra bir daha hiçbir kitabında öyle bir tat alamayacağımı zannediyordum.
(Sen öyle san, daha yeni başlıyoruz.)
Bu düşüncelerimin üzerine Medyum'u okuyunca tokat yemiş kadar oldum. Bu adam harika!

Öncelikle ''The Shing''i ''Medyum'' olarak çevirmelerinde ki maksadı hala anlayamadım. The Shining; parıltı, ışıltı gibi anlamlara geliyor ve kitaptaki baş karakterimiz Danny Torrence'ın da özel yeteneği bu: Işıltı. Merak ediyorum, Medyum ne alaka ? Medyum'un ne olduğunu anlamak için internete baktım, önce ''Medyum'a gitmek caiz midir'' gibi Nihat Hatipoğlu'nun iftar programları çıkarken, sonradan kelime anlamını bulabildim. Medyum, ruhlar alemi ile iletişime geçebildiğini ve ölülerle canlılar arasında iletişim kurabildiğini iddia eden kişi. Danny, Overlook Otel'inde daha önceden ölüp ruhları hapsolmuş bir kaç kişiyi görebiliyor; herhalde buna güvenerekten adını Medyum koymuşlardır. Neyse burayı daha fazla uzatmayayım. Zaten bir King kitabının incelmesinde ne yazdımda Nihat Hatipoğlu'ndan bahsetmeye fırsat buldum farkında değilim. Kitaba geçelim en iyisi...

Jack Torrance bir oyun yazarıdır. Kendisi ''Overlook'' adında bir otelde kış zamanı işe başlıyor. Kış zamanı Overlook'a gelen giden yok, ailemle güzel vakit geçiririz hemde yarı kalmış oyunlarımı yazarım diye düşünüyor. Tabi bunu Jack Torrence düşünüyor. King ise '' Kışın adam olmaz bu yüzden onlara kimse yardım edemez, yollar kapalı olur kaçamazlar, rüzgar camı falan örter ortamı iyice gereriz, çok soğuk nasılsa dışarı çıkamazlar, ha birde o kadar karda arabayla da gidemezler '' diye düşünerek mekanı otel seçtiğinden kuşkum yok :D Bu arada böyle dediğime bakmayın, King'in bunları ayarlayıp bize bu kadar iyi bir şekilde aktarması mükemmel bir unsur bence. Bir kez daha saygı duydum Üstad. Her neyse, otele yerleşirler ve kısa zaman sonra otelin laneti Torrence ailesini bulur.

Kitabın baş karakteri Danny, 5 yaşındadır. Kendisinin çok yüksek düzeyde ''Işıltı'' gücü var. Işıltıya sahip olan insanlar, insanların zihninden neler geçtiğini okuyabiliyor. Ayrıca hayalet, kurt kafalı adam, 217 numaralı odadaki abla gibi arkadaşları da görebiliyor. Otel de bu yüzden lanetini bir anda belli ediyor. Yoksa mis gibi otel, 2 bahçesi var, mutfak var, son derece konforlu(!) 217 numaralı bir odası var, bir de dağ başında daha ne olsun! Otel, Danny Torrence'ın ışıltısını istiyor ve almak için her şeyi yapabilir; gerekirse siyah aslanları kullanır,gerekirse kafası kurt olan herifi kullanır, gerekirse 217 numaralı odadaki psikopat kadını kullanır, olmadı mı ? O zaman da babası Jack Torrence' ı kullanır...

Kitabın ilk 206 sayfasında güzel diyaloglar ve merak unsurları ağır basarken, devamında ekşın ve gerilim odaklı devam ediyor. Kesinlikle birbirlerini çok çok iyi tamamlayan bir ikili olmuş. Bayıldım!

Kitabın böyle yağ gibi aktığını görünce ara verdim ve Medyum'un devamı olan Doktor Uyku'u da hiç bekletmeden aldım. Danny Torrence'ın yine kitabın baş karakteri olduğunu ele alırsak, kitabın kötü olmasına ihtimal vermiyorum zaten.

Son olarak; Kitabı alıp, okumayı düşünmüyorsanız hala, bende reklam yeteneklerimi konuştururum:

- Danny Torrence gibi bir çocuğu tanıyamayacaksınız.

- Overlook Otel'inin büyüsünü hissedemezsiniz.

- 400 sayfalık güzel bir gerilim kitabı okuyamazsınız.

-''Işıltı''nın gücünü gerçek hayatta fark edemezsiniz.

- Medyum'u okumadan, Doktor Uyku'dan da çok zevk alacağınızı düşünmüyorum.

Daha saymama gerek var mı ? Bence yok. Kitabı okumak isterseniz Stephen King Etkinliğimize de bekleriz :#30096680. Zaten etkinlikte misiniz ? O zaman gözüm üzerinizde ! :D

Saygı ve Selametle
Jack Torrance ve ailesi'nin bir otel de işe başlamasıyla birlikte yaşanan olaylar olaylar :) Bakmayın güldüğüme çok sürükleyici bir kitap...

Tabi ki beğendik tabi ki tırstık, Bütün kitapların da olduğu gibi bizi içine alıp götürdü.

Sadece kitabın sonu biraz sönük kalmış. Yada benim beklentim daha büyüktü. Mithril / Yuda aydınlattı sağolsun, Doktor Uyku devam kitabı olarak mevcutmuş .

20 alıntı paylaşmış olmak ayrı bir keyif ayrıca :) Gidip bakın okuyup üfledim :)

Benzer kitaplar

Stephen King, benim okuma hizimdan daha yuksek hizla yazan bir yazar. Her kitabini okumaya imkan olmadigindan onun kitaplarinda daha bir secici oluyorum okumak icin. Nitekim bu kitap da okumayi dusundugum bir kitap degildi. Ancak gecenlerde ucuncu defa Friends izlerken Joey’in bu kitaptan inanimaz korktugunu ve okuyamayip buzlukta sakladigini gorunce merak ettim ve edindim.
Ne yalan soyleyeyim, eskiden doga ustu yaratiklardan korkardim. Ancak ne zaman ki onlara inancim kalmadi, korkularim da inancimla uctu gitti. Artik karanlikta saklanan hayaletlerden degil, karanlikta gizlenme ihtimali olan hirsiz ve katillerden daha cok korkuyorum. Bu sebeple de doga ustu yaratiklarla kurgulanmis filmler beni korkutmak bir kenara, sadece guldurebiliyordu.
Ama bu kitap… Evet korku degil belki yine de ama bu nasil bir gerilimdir!
Oncelikle sunu belirtmek isterim ki kitabin orjinal ismi “The shining” (Isilti). Bence Medyum dogru bir tercume de degil.
Basrolumuzdeki 5 yasindaki Danny’miz bir medium degil, bazi seyleri hissedebilme yetisine sahip, yetenekli bir cocuk. Ki kitaptaki bu “isilti sahibi’ olarak tanimlaniyor. Kitap genel olarak ruh (ya da enerji, nasil tanaimlamak isterseniz) bir otelde, bir kac aylik bir surecte geciyor.
Tirnaklarimi kemire kemire okudugum, kalp atislarimin ust limitlerde seyrettigi bir kitapti. Her Stephen King eseri gibi kisitli mekanda derin ve bol betimlemelerle doluydu. Yine okudugum cogu SK kitabindaki gibi asil kahraman yine bir kadindi ve nerdeyse tum karakterlerin cocukluklari problemli ailelerde gecmisti.
Icerik hakkinda bilgi vermeyecegim ancak gercekten cok sevdim. O kadar sevdim ki, Doktor Uyku’nun bu kitabin devami niteliginde oldugunu ogrendigim an hemen siparis bile ettim.
"Medyum" fazlasıyla ünlü bir kitap. Kitabın adını duymadığını iddia edenler bile "The Shining"den gayet alışkınlar hikayeye. Kitap mı iyi film mi gibi gereksiz bir tartışmaya girmeyeceğim elbette. Çok başarılı uyarlama filmler olmasına rağmen kitapların avantajı her zaman daha çoktur. "The Shining" de tüm zamanların en iyi korku filmlerinden biri olarak görülür, fakat şöyle de bir durum vardır ki; Stephen King filmi beğenmediğini söylemiş. Başta anlam veremesem de kitabı okuduktan sonra mantıklı gelmeye başladı bu açıklama. Yanlış anlaşılmasın, filmi çok seviyorum bu kesin bir nokta. Fakat nedense kitaptaki Kingvari unsurlar filmde kendine yer bulamamış. Kubrick kendi imzasını attığı kadar King'in imzasını da biraz yok etmiş. Ortaya son derece başarılı bir film çıkmış olsa da bir tarafın üzülmesi kaçınılmaz olmuş.

Stephen King deliliğin sınırlarında dolaşırken elini tutmak isteyeceğiniz bir yazar. Bu kitaptaki en büyük imzası o. Anlatımını karakterlerin iç sesleri ile çeşitlendirmesi çoğu kitabında başarıyla yer verdiği bir anlatım unsuru. "Medyum"da ise bu unsur fazlasıyla ön planda, öyle olmak zorunda. Overlook'ta psikolojik dengeler yavaş yavaş yerinden oynarken bunun ne kadar başarılı yapıldığına inanamayacaksınız.

Kubrick'in görsellerle yaptığını King kelimelerle yapmıştı zaten. Devasa Overlook Oteli'nde yapayalnız kalmış olma hissi kitabın her yerinde. Yalnızlığın ürkütücü gerçekliği karakterler üzerinde gösterdiği aynı etkiyi okuru üzerinde de gösteriyor. Ayrıca King karakterlerine yoğunlaştığı bölümlerinde size sadece onların durumunu ve düşüncelerini aktarmıyor, el ele tutuşup karakterin kafasına giriyorsunuz.

Bu bahsettiğim unsurlarla şekillendirdiği çevrede yaşattığı karakterleri de birbirinden unutulmaz hale geldiler. Torrence ailesi her türlü detayıyla iyi düşünülmüş iyi şekillendirilmiş bir aile. Oldukça gerçekçi. Karakterlerimizin iç dünyasına doğru bir yolculuğa çıkmadan önce geçmişleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmamız ve bunun başarılı bir şekilde yapılması gayet yararlı bir zemin oluşturuyor.

Gerilim unsurunu bu kadar yerinde kullanabilen yazar azdır. "Medyum" kesinlikle yazması zor bir roman. Dilinden bahsetmiyorum bile, Stephen King kaleminden çıkıp da su gibi akmayan tek bir roman bile okumadım. Filmi kitaptan önceye yerleştirmek asla huyum değildir, fakat çok çok önceden "The Shining"i izlemiş bulundum. Benim gibi yapmış olanlar da tedirgin olmasınlar, kitapların bambaşka bir dünya olduğu gerçeği olduğu gibi bir de Stephen King kitaplarının çok başka bir dünya oldugu gerçeği var.
SPOİLER!

Herkese merhaba. İncelememe başlamadan önce, bu kitabı Stephen King etkinliği ile okumamı sağlayan Hakan Arık 'a ( #30096680) teşekkür ederim; ayrıca, kitabı beraber okuduğumuz, anlayamadığım ya da kafamın karıştığı yerlerde yardım eden zeyneps 'e de teşekkürlerimi sunarım. Şimdi incelememe başlayabilirim.

Öncelikle, bu kitabın ismi niye Medyum? Zaten kitapların ismini değiştirmek Altın Kitapın huyu... The Body in the Library kitabını, Cesetler Merdiveni diye çevirmiştir bu yayıncılık, ki kitabın merdivenlerle hiçbir alakası yok.
Çeviri kötü değil, ama çok daha iyi olabilirdi kesinlikle. İngilizcemin ileri düzey olduğunu bilsem, dolar ucuzlasa, orijinal dilinden okurum; ha çeviri okunuyor mu okunuyor, ama cümle düşüklükleri, anlam bozuklukları çok... Ama ne yazık ki Stephen King'in bütün kitaplarını onlar basıyorlar, mecburuz.

Kitaba gelirsek... lanetli bir otelde olanları okuyoruz, bu otelde ölen kişilerin ruhları hapsoluyor. Daha fazla detaya inmek istemiyorum. Tabi Torrance ailesi bunu bilmiyor, ama küçük Danny bunu fark ediyor, ama artık çok geç...otel Danny'i ele geçirmek istiyor, biz de olanları okuyoruz...

İlk 200 sayfasında Jack Torrance, Wendy Torrance ve Danny Torrance'nin geçmişlerini okuyoruz, ilk başta niye kitabın yarısında karakterleri derinlemesine tanıyoruz diye düşündüm, ama sonra fark ettim ki, bu karakterleri tanıma süreci, kitabın diğer yarısına gayet güzel bir zemin hazırlamış.

Danny... Kitaba başlamadan önce, ben Danny'i kız sanıyordum, ama erkek olduğunu öğrendiğimde gerçekten şaşırdım. Ana karakter kız olsaydı, daha güzel olurdu diye düşünüyorum... ama sorun değil tabii.

Danny'in yeteneği bence fantastik bir
durum değil. İnsanların zihinlerini okuyabiliyor, geçmişte yaşanmış bazı şeyleri görebiliyor, geleceği de görebiliyor, evet, her ne kadar fantastik gibi gözükse de fantastik değil. Danny, hayal gücü yüksek ve zeki bir çocuk. Hayali bir arkadaşı var. Tony. Bu da gayet normal, günümüzde birçok çocuğun hayali arkadaşı vardır diye düşünüyorum.
Ben Danny'nin yeteneğini, beyninin normal insanlara göre daha fazlasını kullanabilmesiyle açıklarım. Ya da beyin dalgalarının daha kuvvetli olması ile. Önsezi de denebilir. Bizim "altıncı his" diye tabir ettiğimiz şey, Danny'de çok fazla var. Ama Danny'i sevdim, iyi bir çocuk o...

Wendy... Ah canım... pişman oldun Jack'den boşanmadığına dimi canım? Karşılaştığınızda öldürmeliydin onu! Çünkü o Jack değil! Acıdın ama... o sana acıdı mı? Hayır. Ama o iyi bir anne, aynı zamanda iyi bir eş de. Jack de, ben de, Wendy'nin oğlunu öldüreceğine kendini uçurumdan atacağını biliyoruz. Zaten her şey, bu yüzden başına geldi: acıdı.

Jack Torrance... Evli, bir de çocuğu var. Kendini alkolle bozmuş bir baba/ koca. Orta yaşlı. Ailedeki travmalar geçirmiş. Kendini alkolle sakinleştiriyor, bütün hayatını mahvetmiş bu alkol... Başına gelen trajik bir olaydan sonra bırakmış, ama hâlâ yoğun bir özlem duyuyor... zayıf noktası da bu ya...

Oğlunu çok seviyor. Ama öfkesine hâkim bir insan değil o. Bir gün oğlunun kolunu kırdı, ama bir daha yapmamak üzere söz verdi, insanlar sözlerini tutar mı, hayır!
Annesi babası tarafından şiddet görmüş bir adam. Kötü talihi onu bırakmayan bir adam.

Wendy, kocasını kıskanıyor. Evet. Jack Torrance oğlunu dövdüğü halde, Danny babasına daha bağlı. Wendy de bu yüzden hep kıskanıyor.

Hallorann... Ullman... Al Shockley...
Karakterler iyi yaratılmış. Neyse, şimdi kitap hakkında kişisel görüşlerimi anlatıp, incelememi sonlandırayım...

Tatmin oldum mu, olmadım mı emin değilim. Ama galiba oldum. Genel olarak sevdim, hele son 80 sayfa!
Stephen King'in okuduğum ilk kitabı. Son olmayacak. Kitabın dilini sevdim, kurguyu sevdim... ama... tek bir sorun var...
Bu sorun tamamen benle alakalı... Ben karışık kurgulu kitaplardan pek hoşlanmam, bu kitap ta 300.sayfaya kadar kurgusu genel olarak karışık. Danny rüya görüyor, ne gördüğünü falan kavrayamıyorum, mesela rüyalarında birisi onu kovalıyor, "gel ulan buraya pis herif!" diyor, kim diyor ne oluyor, anlamıyordum. O yüzden süreç biraz karmaşık geçti. Sonda açıklığa kavuşuldu tabii... normalde korku/polisiye kitaplarının sonunu pek beğenmem, ama bunun sonunu genel olarak beğendim. Son derken...
---- Çok Ağır Spoiler---
Son derken, Jack'in delirmeye başlayıp, otel havaya uçana kadar. O süreç gerçekten çok güzeldi.
--- Spoiler hafifledi, rahatla dostum---

Genel olarak memnun kaldığımı söyleyebilirim, ama eminim King'in bundan daha çok seveceğim kitapları olacak, King'in çoğu kitabını okursam, bu kitabın ilk 5ime gireceğini sanmam, çünkü pek bana hitap eden tarz değil. Yo, korkuyu çok severim sadece böyle hayalet falan filan...
Kitabın devam kitabı var; Doktor Uyku. Onu da okuyacağım, umarım onu bundan daha çok severim. Benim için ortama bir kitaptı Medyum. Okumayı düşünenlere, çoook beklentiye girmeden okumalarını tavsiye ederim...

Son olarak, kitabın filmi de var, hem de ünlü yönetmen Kurbick! Mutlaka izleyeceğim. Belki, King'in bir çok kitabını okuduktan sonra, bu kitabı tekrar okurum...

İncelememi okuduğunuz için teşekkür ederim. Esen kalın. :)
Meşhur "The Shining" filminin uyarlandığı kitap. Filmi izlememiştim lakin kitabı okuduktan sonra merakla izlemeyi bekliyorum. Okurken birçok sahnenin gözümde canlanmasını istedim. Okumaya da sitedeki etkinlikten dolayı başlamıştım.
İlk başlarda çok sarmamıştı kitap. Biraz ağır ilerliyor, daha kısa bir anlatımla da aynı tadı verebilirdi bence yazar.
Overlock oteline bakıcı olarak taşınan bir ailenin başına gelen esrarengiz ve korkutucu olaylar...Açıkçası ağır kış şartlarından dolayı otelde 6 ay boyunca hapis kalmak, bir yere gidememek ve kimseyle iletişim kuramamak düşüncesi daha baştan insana kafayı sıyırttırıyor. Kaldı ki orda yaşamaya başlayacak olan bir aile sizce ne kadar süre normal kalabilir? Hele de kaldıkları yerde normal değilse?

Sonlara doğru epeyce hareketlenen, güzel bir Stephen King romanı. Bu yazarın hayal gücüne ve kurgulama yeteneğine hayranım. Üst düzey bir hayal gücüne sahip. Yoksa bu kadar çok kitabı nasıl yazabilirdi ki?
Önce okuyun, sonra da uyarlama filmini izleyin derim. :)
Tam bir başyapıt. Okurken tüylerim tam anlamıyla diken diken oldu. Jack Torrance in nasil delirdiğini, otelin aileyi nasil parçaladığını ve küçük çocuğun otelde nasıl felaketlerle karşı karşıya kaldığını okudukça nabzınzın arttığını hissediyorsunuz ve bu tempo kitap boyunca düşmüyor. Korku severlerin mutlaka ama mutlaka okuması gereken bir kitap. Kitapta en çok asansörün kendi kendine hareket etmeye başladığı kısmı beğendim. Eleştireceğim nokta ise sonunu pek beğenmedim ama yine de korku severlerin okuması gereken bir Kitap.
Harikaydı. Çok sevdim. Belki ilk King kitabım oldugundandir fakat gerçekten çok iyi geldi bana. Özellikle korkmak istediğim bir dönemde okudum ve bu türden de daha önce 1 ya da 2 kitap okuduğumdan da olabilir beni oldukça tatmin etti.

Kitapta çoğu kısımlar tüylerimi ürpertti. Özellikle Danny'nin olduğu kısımlar. Onun anlatıldığı kısımlar müthişti. Birçok yerde Jack'ten nefret ettim. Tony bambaşka bir şey zaten.

Başlarda biraz durgun gidiyor kitap ama son sayfalar beni bitirdi. Son 50 sayfadayim ve oradaki kovalamacada kovalanan sanki benmişim gibi kalbim küt küt atıyordu. O kadar heyecanlıydım ki bir ara kitabı bıraktım elimden derin bir nefes alabilmek için.

Her şey iyi hoş da ben bir daha otele gidebilecek miyim onu merak ediyorum. Gidersem tek dolaşmam herhalde. Kitap herkese tavsiyemdir. İyi geceler dilerim incelemeyi okuyan herkese, okur kalın. :)
Kitap çok etkileyiciydi hala gerginim ve çok zaman tüylerimin diken diken olduğunu itiraf etmeliyim. Kahramanımız Danny ve ailesi zor zamanlardan geçmektedir. Babasi içki problemi yüzünden üniv. İşinden olduktan sonra uzun bir süre bunalıma girmiştir. Bir gün eski dostu Al tarafından Jack e #overlookhotel inde kış bekçiliği işi teklif edilir ve hep beraber oraya taşınırlar. Vardıklarında normal bir otel gibi görünen #overlook daha kapıdan girerken Danny e kötü şeyler hissettirmeye başlar. Işıltı dediğimiz önsezileriyle kendisi gibi bir aşçı olan Dick ile bu konuyu konuşurlar ama sadece kafalarının içinden Dick ona dikkatli olmasını söylerek gitmek zorunda kalır. Hikayenin devamı tüm paranormal olayları gölgede bırakacak şekilde gelişiyor. Daha fazlasını anlatmayacağım ama bu kitabın devamı #drsleep yani Doktor Uyku tekrar okunması gereken bir kitap.
Kitap gerçekten çok kaliteli Stephen King korku dalında gerçekten yaratıcı bi yazar bu kitabında konusunu çok beğendim otelde yalnız kalmaları ürkütücü olaylar hayaletler insanı hakikaten geriyo çocuk karakterin yaşadıkları korkutucu olaylar beni çok etkiledi ve böle kitaba yazar muhteşem som vermişti gerginlik te tavan yaptı sonu Stephen King korku dalında en iyi yazarlardan biri benim için kesinlikle tavsiye ederim
Friends dizisindeki Joey sayesinde okumak istedim bu kitabı. Konu bakımdan ilginçti, güzeldi de. Ama uzundu. Biraz daha kısaltılarak aynı etki yakalanabilirmiş bence. Birde daha önce bir karakterden hiç bu kadar nefret ettiğimi, sayıp sövdüğümü hatırlamıyorum. Jack Torrence bunu gerçekten başardı. İlgi uyandırıcı bir kitap.
Aynı dönemde yaşamış olduğumuz için çok şanslı olduğumuz efsanevi yazar Stephen King'in 1977 yılında yayınlanmış romanı Medyum/The Shining 400 sayfa boyunca sayfaların nasıl hızla akıp geçtiğini unutturuyor. Jack Nicholson'un oynayıp Stanley Kubrick'in yönettiği Cinnet filmi de bu kitaptan uyarlanmış.
Yaşamı boyunca sinirlerine hakim olmaya çalışmıştı. Başarısızca.
Stephen King
Sayfa 101 - Altın Kitaplar
Freud bize bilinçaltının hiç bir zaman konuştuğumuz dilde düşünmediğini söylemişti. Ancak simgelerle kendini ifade etmeye çalışır.
Stephen King
Sayfa 238 - Altın Kitaplar
Seni felsefe yapman için işe almadılar Torrance.
Stephen King
Sayfa 190 - Altın Kitaplar
" Titanic yalnızca bir sefer yaptı Bay Torrance. Bu asansör 1926'dan beri çalışıyor."
Stephen King
Sayfa 88 - Altın Kitaplar
Bunun iradeyle, içki içmenin ahlaklılığıyla ya da karakterinin zayıf veya güçlü olmasıyla hiçbir ilgisi yoktu. İçinde bir yerde çalışmayan bir sigorta, bozuk bir bağlantı vardı.
Stephen King
Sayfa 100 - Altın Kitaplar
Jack, Denker'ı Güney Amerika'nın muz devleti krallıklarından birinin Sezar'ı olarak görmüştü ilk başda. En küçük kaprisi bir Haçlı Seferi olan bir insan.
Stephen King
Sayfa 233 - Altın Kitaplar

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Medyum
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
382
ISBN:
9789754055858
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Shining
Çeviri:
Mehmet Harmancı
Yayınevi:
Altın Kitaplar
"Sandık bodrumdaki merdivenin altında" demişti Danny. "Taşıyıcılar onu oraya koydular. "
Babası kendisine garip garip bakmış, sonra aşağıya inmişti. Sandık Tony'nin kendisine gösterdiği yerdeydi. Babası Danny'yi almış kucağına oturtmuş kendisini borduma kimin indirdiğini sormuştu. Yukarda oturan Tom mu indirmişti yoksa? Babası bodrumun tehlikeli olduğunu söylemişti. O yüzden evsahibi orasını hep kilitli tutuyordu.
Danny'de açık yüreklilikle bodruma hiç inmemiş olduğunu anlatmıştı babasına. Kapı hep kilitliydi demişti annesi. Arka taraf karanlık ve örümcek dolu olduğu için Danny oraya gitmezdi. Sonra yalan da söylemezdi.
"Peki doktor, nasıl bildin sandığın orada olduğunu?"diye sormuştu babası.
"Tony gösterdi"
Babasıyla annesi Danny'nin başının üzerinden birbirine bakmışlardı.

Kitabı okuyanlar 697 okur

  • Özgür Yıldız
  • Murat
  • salome
  • Neriman Esen
  • Mustafa altun
  • fatih o.
  • Büşra
  • Evrim Işık
  • Zeynep Zehra DOĞAN
  • Zeynep Özgür

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.6
14-17 Yaş
%5.6
18-24 Yaş
%24.2
25-34 Yaş
%27.1
35-44 Yaş
%25.2
45-54 Yaş
%12.7
55-64 Yaş
%1.6
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.5
Erkek
%35.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.7 (61)
9
%27.7 (61)
8
%24.5 (54)
7
%12.7 (28)
6
%5 (11)
5
%1.4 (3)
4
%0
3
%0
2
%0.5 (1)
1
%0.5 (1)

Kitabın sıralamaları