Ali Lidar

Ali Lidar

Yazar
8.1/10
3.763 Kişi
·
14,1bin
Okunma
·
2.697
Beğeni
·
103bin
Gösterim
Adı:
Ali Lidar
Unvan:
Türk Şair
Doğum:
Eskişehir, Türkiye, 1976
Ben devlet memuruyum. Eskişehir’de doğdum, büyüdüm, üniversiteyi burada okudum. Burada çalışmaya başladım. Sosyoloji mezunuyum ben. 1998’de mezun oldum. Ömrümün 30 yılını Eskişehir’de geçirdim. Babam Şeker fabrikasında çalışıyordu benim. İşçi çocuğuyum. Kastamonu’da ve Elbistan'da kısa bir süre kaldık ama ağırlıklı olarak hep Eskişehir’de yaşadık. Eskişehir Anadolu Lisesi’nde. 1998 yılından beri oradayım, tayin de çıkmadı. 17 yıldan beri okuldayım. 
Neden bu kadar çok kitap okuyorsun?
- İnsan sevmiyorum ben. Gerçek insanları sevmiyorum. Fazla sıkıcılar. O yüzden kitaplarda bulduğum ve gerçek olmadıklarını bildiğim insanlar ruhumu dinlendiriyor..
Benim onu sevmemin nasıl bir mucize olduğunu bilmiyor. Belki de sıradan ve vasıfsız bir şey gibi görüyor bunu. O da haklı. Neredeyse tanıyan herkes sevmiş onu. Farklı boyutlarda elbet. Ama bir şekilde sevmiş. Zaten onu birazcık tanıyan birinin kayıtsız kalması, sıradan biri gibi davranması mümkün değil. Fakat ben ne yapabilirim? Anlatamıyorum. Anlatamamamın sıkıntısı içimdeki telaşı kat be kat artırıyor... Seni en çok ben seviyorum desem, en başka ben seviyorum ve en başta, herkesten çok, en çok, en... Ne en? İçimden geçenleri bilse koşup boynuma sarılır. Oysa sadece anlatabildiğim kadarını biliyor. Anlatabildiğim kadarını... Anlatabildiğim kadarıyla ne yapılabilir? Birer çay içilebilir belki..
Çaresiz filan değilsin sen ! Şımarıksın sadece. Kimdir biliyor musun asıl çaresiz ? 800 lira maaş alıp, 300 liralık gaz faturasını ödeyemediği için kendini asan babadır çaresiz. Öpe koklaya askere uğurladığı oğlunun, bayrağa sarılı tabutuna sarılıp aklını kaybeden annedir çaresiz. On yaşından beri kendi evinde her gece tecavüze uğrayan ve dayanamadığı için evden kaçmaya yeltendiğinin gecesi, otogarda “namus” cinayetine kurban giden kızdır çaresiz... Koca dayağından bunalıp baba evine sığındığında, babası ve abileri tarafından ,çocuklarının gözü önünde öldüresiye dövülen kadın çaresiz...
Cehalet mutluluktur demişti ya Sokrates. Yeni anladım ne demek istediğini. Bazen bilmek, hayal kurmaya bile engel.
Anne...
Ben iyi değilim. Neyi tuttuysam elimde kaldı.
Atladığım her öğün için üzülen sen, ruhumdan akan kanı görsen, nasıl dayanırsın bilmem...
104 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Evet Ali Lidar ...
Bir arkadaşım çok severdi kendilerini, bense baya da önyargılıydım kendilerine. Bir gün esti bakayım dedim, araştırdım baya da kafa adam... Burda da her yerde görmeye başlayınca okumalıyım dedim. Elime aldım kitabı ve bırakamadım. Başta bu adam ne diyor falan oldum ama büyüsüne kapıldım...
Kendilerini;
• Sevgili kalbim!
Neden hala apartman boşluğunun
Gün ışığı görmeyen penceresinde
Kuş sesleri beklersin..
Mısraları ile tanımıştım ve evet bu tanışıklık devam edecek (:

• Sevgilim denmez artik uzaktaki sevgiliye
• Aslanlı belgesellerde ceylan gibi şaşkınım
Dehşetli pençeleri inerken sırtıma hayatın
Eceli gelmiş bir umutla etrafta seni arıyorum
Anne, çok mu çabuk büyüdüm ben?
• Yancı bir kederdeyim bütün imkanlarım sakat
• Baba üşüyorum. Kimse farkımda değil
Birileri bir şey yapsın
Ateş yaksın, çay demlesin
Ne bileyim, bir şey işte
Biriniz de söyleyin lan, neden beni sevmiyor?
• İnsanlardan en çok çocukları
Hayvanlardan da atları sevdim.
• Galiba ben bir yağmurum yağmaktan çoktan vazgeçmiş
• Sevdiğimiz ölüler var ve sevmediğimiz diriler çok
• Başkaları ne der demeden birbirimizi sevebiliriz...
• Silik anıları yontup şekil vermekte
Ve gidenin ardından yas tutmakta ustayım
• Iyi niyetliydik esasen, denedik
Denedik ve kaybettik yaşamak muharebesini
• Sanki girmediğim mücadeleleri bile kaybettim
• Sular asfaltı deliyor söylenmeyen sözler bağrı

Kitapla kalınız...
240 syf.
·10 günde·Beğendi·7/10 puan
Edebiyatta "küfür" e karşıyım !!! :)
Ali Lidar da değil :)

"Hayatımın özeti, düzeltilemeyecek kadar vahim bir anlatım bozukluğu" demiş zaten o kitabına .. edebi bir şaheser beklemeyin fekat :)
"Beni daha fazla konuşturma diyen bu adamı da "anlamadan _gömmeyin :)

#spoiler

Okuyan herkesin ortak noktası şudur ki her hikayesinden mutlak bir alıntı çıkabilen bir anlatı ..bütününde hiç bir işe yaramaz "adam kendini anlatmış yeaw" der gibi olurken o "satır arası cümleler " ile avlamış oluyor sizi :)

Hepimize benzeyen ama hiçbirimize benzemeyen hikayecikler ..oturup bu kitabı yazmam lazım diye değil de ,zaman içinde bunlar beni oluşturdu kalemlerim "donmadan" yazmalıyım demiş bence ..


Keşkelerinden bahsetmiş biraz ..
çok güzel susabildiginden..
gülümsemekle surat asmak arasındaki ruh hallerinden ...
Beşiktaş formasından ...
Bira ve sucuğun ahenginden ..
"Sakın evlenme sucuk bile yedirmiyorlar adama " diye uyarı koymuş mesela :)

Samimi acılarından,sahte mutluluklardan
Rakıdan ,abilerden_kardeşlerden ..
çocukluğundan ,bol bol da sevdiği kitaplardan, özlemeyi bilmeyen Hamingway den ...
pembe ojeli kadınlardan ,anne kelimesinin içindeki fırtınasından ,yavas yavas hayatın elinden kayıp gitmesinden..
Öğretmen olup atanamamaktan ..
yazarlardan ,şarkılardan deep purple ile güne başlayıp ferdi tayfur ,orhan gencebay ile biten gecelerde..... çözdüğü
Nihilizmin anlamı KT Kırmızı ve Fuzuliden ...
hiç sevmediği "kadınlara benzeyen kedilerden _kedilere benzeyen kadınlardan "Soslu nutuklar atılan vedalardan ,can sıkıntısından, çaresizlikten,tükenmekten, tüketmekten ,oyuncak takıtısından ...
ve daha bizden..
ve daha kendinden...
ve daha dünyadan anlatmış ...anlatmış.. anlatmış ...

Bir yürek duyguyu bir tek ..
"Özledim lan !
Cümlesine öyle güzel sığdırmış ki :) ben onu sevdim :)

HER HALTI BILEN ADAM :)

"O benim diyor ..
her haltı bilmek için uğraşırken insanlarla nasıl anlaşılır ,insanlar birbirlerini nasıl idare eder öğrenemedim...
TESİRSİZ ne kadar söz varsa
Ruh cebimde biriktirdim
Ki zaten ben
Küçükken de meraklıydım
Suya yazı yazmaya.. ..

Dip not :)
Biraz sustum , biraz güldüm ,galiba biraz da ağladım. .
Farkında olmadan bilgisayarı da açmışım Cengiz Kurtoģluna eşlik ederken yakaladım kendimi. . :) diyen sevgili
.........ALI LİDAR :) a .. sevgiyle :)

En son Tatar Ramazan gerçek mi ? diye aratırken ...

https://youtu.be/tDWcxt64KEE ...



.bitti :)
104 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Bu kaçıncı sevmem seni..
..dört oldu sanırım ..
Dörtleri sevmem aslında ..
her sey üçte bitmeli .. 1..2..3
üç benim uğurlu sayım..
bir dünya safsata yazılmış üç üzerine numaralojide..
çok da umurumda değil...
merak da etmiyorum artık derinlerdeki anlamları.. ..
..yoruldum
..oysaki ki en büyük özelliğidir kedinin "merak" ..
..ta ki bir gün onu öldürene dek .. 1..2. 3

Ne diyordum ..
Ali Lidar .. Evet ..
..seni merak ettim ..
"Veysel gelsin beni alsın Şirintepe parkındayım" dediğinde merak ettim. .

Çorabının tekini buldun mu acaba mütemadiyen düştüğün dalgınlıklarda merak ettim ..

"Ne eksikse sen tamamla" yorgunum dediğinde öpüp üstünü örttü mü beklediğin. ..
..merak ettim ..

Annen baban sustu mu "bağırmak tedavülden kalktı mı " mesela. .
Sana da "Sakin " diyen oldu mu?
Söylediler mi sorduğunda "neden seni sevmediğini " en son babana sormuştun cevap verdi mi ?
.. merak ettim

SEN ....
Asla başarısız bir proje değilsin ..
hiç bir yerin yanlışı ya da sokağın çıkmazı değilsin ..
ben seni sevdim ..
Apartman gölgelerinde sevdim ..
"Aranıza karışmaktan vazgectim" dediğinde sevdim ..
"Çırkinim dediğinde sevdim ..
Bu şiiri sana yazmadım dediğinde küsmedim..
Vasıfsız vuruşlarında incinmedim ..
"Herkes gider " dedim sen _dilinde :)
Sinir krizi de geçemiyorum ayrıca :) Niye?diye sorup durma:)
Evet şarkıyı dinlerken ağlamayı beceremedim ama bu şarkıyı hep sevdim ..

https://youtu.be/9KkAtcPku2k

Sen sağ ben selamet yağmura dikkat ettim ..merak etme
Vakitsiz yağıyor yapacak bir şey yok :)
Ayaklarım üşümüyor söylediğinin teknikle ısıtıyorum onları. .
Dün San Antonio kilisesine gittim Katedral bulamadım buralarda ..
bahçeye seni gömmeme izin vermediler ..
..üzgünüm
Acele gidişlerinin ve kayboluşlar ardından sallamaya mendil de yok hiç bir yerde ..
Yoksa seni ..
..yine
.....severim
Şu kedi beslemek işine aklım takıldı:)
Birde yüksek sesle "Kafka" okumak neyimize gerek..
Hayatın orta yerinde öptüğün o kadını düşündüm biraz ..
"Merhamet et...
... merhamet bir bakışınla mümkün " dediğin o kadındı yüksek ihtimal ..
Gövdeme iyi bakmak gibi bir fikir soktun aklıma komik oldu :))
Haklıydın ve bu can yaktı :)

"Ateşle buz neyse seninle ben oyduk"
Ayrı ayrı çok güzel ..
Birlikteyken ölümcül .."
....diye tekrarladım. .

Kuyuya beton döktüm ..
hatta üstüne bir de Thomas Bernard "Beton " okudum sağlam olsun diye ...

Ekinoks geldi geçti "bana ne " dedim ..
Ruhumda kir görmedim o yüzden çabucak geçme dediğin o noktayı "çabucak " geçtim ..

Dağınık sicimlere dönmüş "içim" i de toplamak gelmedi "içim " den _affet:)
Üşendim :))
Tıpkı kahin kargayı vurmaya üşendiğim gibi ..

Ay tutulması olsaydı izleyecektim _olmadi onun yerine Sebahattin Ali okudum ..
Anti_emperyalist ..
Mukavemetsiz ..
Narkotik. .siirlerle devam ettim ..

Yani demem o ki
Ottowa da bir yerlerde canım geyik kanı çekerken .
."Ben seni severdim sevmesine de toplum buna hazır değildi " dedim :)) güldüm :)
Kışa rağmen koştum :)
Gülümsedim ..
Denedim ..
Çok amin ..

On dakikada deliğinin çağına erdim. .
Sümbülteber çiçeğinin nasıl bir şeye benzediğini merak etmedim "çiçek sevmem" ..
Ağaç severim ben "Sedir ağacı "
bir de "Sakura" ...
'Bir ağaç bize yeter dedim ikincisini mavi saplı bir baltayla "yok ettim " ..

Yukarısını "konmaktan vazgeçmiş kuşlar"a bıraktım belki "pes" ettim bilmiyorum "melek " de değilim ..
Eflatun bir at hiç değilim. .
Ağustosta doğdum ama ağustos böceği de değilim. .
o yüźden #sustum

"Susarız ve ..
Ne derlerse o
Bundan sonra ..ne
..derlerse
..o

Peki ..demenin kaç kilo duygu barındırdığı öğrendim bolca. .
Çok acayip değil "çok acaip" in farkına vardım. .

Bütün bu okuduklarımı"gazete kağıdına " sardım sonra :)) ...
ruh halimi çekmeceye kaldırdım ...
Arzın merkezine bir bilet aldım ama yine Nemo ile okyanusa daldım :)
Sarı rengi hiç sevmedim ..
Haksızlık bu ! ..diye isyan da etmedim
Biterken..
..dedim sadece
Giittim...

Dip Not ..
"Bu incelemeyi sadece kitabı okuyanlar anlayacaktır "

Şiir le kalın ..
184 syf.
·3 günde·8/10 puan
ŞUNU OKUMA, BU FAZLA POPÜLER, ŞU ŞÖYLE SIĞ BLA BLA BLA...

ALİ LİDAR :
Öfkeli ama naif,
Keskin ama kırılgan,
İsyankâr ama hassas,
Kaplan görünümlü bir kedi :))
Huzursuzluğunda kördüğüm olmuş ve kimse onu çözmesin istiyor.
Biraz sadist
Biraz mazoşist
Biraz alengirli
Ama tesirli!
En çok da annesinin oğlu :))
Uykusuz gecelerin çarpan kalbi,
Türk edebiyatının absürt şairi, filozofu ve yazarı... :))
...
Zihne rağmen kalp,
Bana rağmen sen,
Şüpheye rağmen güven,
Gerçeğe rağmen hayal,
Günaha rağmen ihtiras,
Ölüme rağmen yaşam...
...
Sizi alıp başka diyarlara götürmeyecek bu kitap.
Bir aşkın içinde ayrılık acısı çekmeyeceksiniz.
Bir cinayete tanıklık etmeyeceksiniz.
Bir savaşın mağlubu olmayacaksınız.
Bir meyhanede sizi bekleyen bir rakı kadehi de yok.
Bir teselli verecek arabesk de.
Kan sıçrayan duvarlar da...
Sadece edebiyat var!
Hayata rağmen edebiyat...
...
Kitap geniş bir biyografik inceleme kitabı.
20 “sevdiği ölü”yazarı; yaşamlarını, eserlerini, eserlerinin konularını, sanata ve edebiyata kazandırdıklarını subjektif bir bakışla anlatmış.
Derinlikli anlatımlar ve geniş bir okuma birikiminin sonucu bilgi edinmek isteyenler keyifle okuyacaktır. Ulaşılmak istenen hedef kitlenin de belli bir okuma birikimine sahip olması gerek diye düşünüyorum.
Yazarların yaşadıkları dönemlerin sosyolojik yapısıyla ilgili tespitler de kitabın araştırma aşamalı bir sürece dahil olduğunu gösteriyor.
...
Ben de birkaçını seçeyim :

GEORGE PEREC : Yaşam kullanma kılavuzu sunan bir yazar
https://hizliresim.com/JZD1QW

GEORGE ORWELL : Bir diktatörlük düşmanı
https://hizliresim.com/GmDVPb

THOMAS MANN : Modernist edebiyatın ustası
https://hizliresim.com/ADzanB

SABAHATTİN ALİ : Hoffman’ın ve Benjamin’in içlerindeki şeytandan bizim içimizdeki şeytana
https://hizliresim.com/EmDogg

SUAT DERVİŞ : Cumhuriyet Burjuvazisinden toplumcu gerçekçiliğe dervişane bir yöneliş
https://hizliresim.com/v6P9br

UMBERTO ECO : Yüzyılımızın büyük entelektüellerinden biri yahut genç bir yazar
https://hizliresim.com/8azBdW

PEYAMİ SAFA : Doğunun ve duygunun savunucusu
https://hizliresim.com/ADzayq


BULGAKOV: Büyülü gerçekçilik akımının hakiki öncüsü
https://hizliresim.com/oXVv6R
...

Ali Lidar : Kendisinden söz ettiği nadir satırlardan biri :

Velhasıl en çok yaşadığım duygu hali bu; dünya ağrısı çekiyorum. Anlamını bilmediğim zorunluluklarım, sorumluluklarım var, kendi küçücük dünyama sığınmam mümkün değil; yaşadığım şehirde müthiş bir uğultu var, enerjilerinin ve mutluluklarının nedenini bir türlü anlayamadığım pek çok insan bilmeden yükleniyorlar omuzlarıma ama kaçış yok. Kaçışın olmadığını, yaşamımın ben istemesem de bu doğrultuda, bu sınırlar dâhilinde devam edeceğini, etmesi gerektiğini de yine Perec yüzüme vuruyor; “En yüksek tepelerin doruğuna ne diye tırmanasın ki, sonradan inmek zorunda kalacak olduktan sonra.”
...

Tanpınar yaşarken istedikleri değeri görmeyen yazarlar için “ sükût suikastı mağduru “ ifadesi kullanırmış, umarım ve dilerim ki Ali Lidar uzun yaşasın, çok yazsın, herkes tanısın, sessizliğe mağlup değil , edebiyata ses olsun...

Son söz :

“Bir insan nasıl sevilir hatırlamıyorum.
Öğret bana.
Tut elimden, gözlerimin içine bak, okula başlamış çocuğa alfabeyi öğretir gibi, kırk yıllık Budist’e namaz kılmayı öğretir gibi, sabırla öğret bana seni sevmeyi. Merhameti ve şefkati elden bırakma.
Öyle bir bak ki bana, hırçınlığım gözlerinin buğusundan utanıp kendi kendini yok etsin...”
112 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
Ve Ali Lidar...
#84425877 incelemesinde demiştim ve tanışıklığım devam ediyor (:
Yine güzel bir kitap ve yine bir gecede biten şiirler...
Ali Lidar beyefendi benim son dönem şairlerinden en sevdiğim şair diyebilirim..

● yine geçti/ kış/ baharsız bir yaza hazırlıksız yakalandık/ zaten ne kadar hazır olabilir ki/ insan/ size de komik gelmiyor mu ölümün olduğu yerde/ zaman...
● ..."kendimden başka herkese tahammül ediyorum bazen/ kendimle beraber herkesten nefret etmeme rağmen..."
● ...demem o ki kafamıza çekecek bir battaniye oldukça/ gözlerimizi de yumarsak hiç doğmamış gibi sıkıca/belki bir süreliğine her şey yoluna girer...
● ...ne kadar güzel ihtimal o kadar hayal kırıklığı...
● hepiniz iyisiniz/ bir ben olamadım işte...
● ...şükür ki bitecek/ er ya da geç/ bu yaşamak hastalığı
● adın üç kere geçti saçma sapan bir filmde/ yalnız olsam ağlardım ama annem bakıyordu/ otoban dolusu gürültüyü sıkıştırıp beynime/ annem dedim, hadi çay koy da içelim.
● ...ben seni seviyorum tüm kızmalarıma inat/ tüm dünyaya söylüyorum ama sana söyleyemiyorum...
● ...Bir kitap ol deseydin/ Tutunamayanlar olurdum/ yine de uzatırdım elimi/ en sarhoş anımda dahi/ tut diye
● yaşadıklarımdan hayal ettiklerimi çıkardığımda/ geriye kocaman bir hayal kırıklığı kaldı...
#102437589
#102466398
Beğendiğiniz bir alıntıyı yorumlara yazarsanız sevinirim (:
Sağlıcakla ve şiirle kalın...
168 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Ali Lidar benim için özel bir isim. Bizzat tanımak çok keyifliydi. Bu kadar egosuz ve samimi bir insanın satırlarını okumak harika. Şöyle der Ali Lidar Z Raporu'nun ilk satılarında: "Gidelim buradan... İlaçlarını yanına alma. Kitaplarımı almayayım ben de. Biraz da onlar çıldırtmıyor mu bizi? Havası ilaç, denizi kitap bir yerlere gidelim."
168 syf.
    Merhabalar..

    Belirtmeliyim ki Z Raporu, Ali Lidar'a ait okuduğum 8.kitap.. Hani öyle alelâde de okumadım hiçbirini. Sindire sindire okudum ve bu kitaba kadar da aslında olumlu fikirlerle geldim. Fakat Z Raporu beni biraz geriye itti diyebiliriz. Yazarın genel üslûbu bütün kitaplarında samimi, fazla bizden ilerlerken bu defa fazla zorlama geldi. "Hadi bu anı da olsun, dur şunu da ekleyeyim, aman bu yaşadığım olayda eksik kalmasın" gibi... eklemelerle dolu 'hatıra ya da günlük' diyebileceğim bir kitap olmuş. Şöyle ki, birinin günlüğünü satın alıp okumuş hissi oluşturdu bende. Peki mutlu muyum? Hayır! Hani birinin günlüğünü okumak hoşumuza gider, nedense yaşadıklarını öğrenmek bizi gereksizce mutlu eder ya, hah işte hiç öyle bir şey olmadı. Mental olarak pek iyi hissetmediğim bir dönemde bu kitapla denkleşmem mi kitabın talihsizliği yoksa kitap sahiden mi talihsiz pek emin değilim..
     Tamamen beğenmedim, tü kaka, aman ne kötü kitaptı gibi manasız triplere girecek değilim elbette.. Çünkü bu hem kitaba ayırdığım zamana, hem de yazarına yapılmış bir saygısızlık, haksızlık olur.. Sadece umduğum gibi olmadığı için kitapla enerjimiz maalesef pek tutmadı. Bu sebeple çok değil de az beğendim demek daha doğru olur sanırım.
     Gelelim tavsiye eder miyim, etmez miyim konusuna.. Hoş tavsiye verecek konumda mıyım bilmiyorum, naçizane fikrim diyelim.. Eğer birinin anılarını okumak hoşunuza gidecekse şayet, mutlaka okumalısınız.. 'Aman yook yeaa ben zaten baştan aşağı iyi veya kötü anı doluyum' diyorsanız hiç bu kumda oynamayın, darlanmaya gerek yok. Herkes kendi kumunda oynasın..
     Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.. Keyifli okumalar olsun.. ⚘⚘⚘
240 syf.
Dikkat!!!
Bu bir inceleme değil tam da Ali Lidar'ın anlatılarında belirttiği gibi 'iç döküntüsü'dür. Sebep mi? Kitaptaki tek bir anlatı...En çok o etkiledi beni. Hadi bakalım, başlayalım...

Bazen bazı şeyler yarım kalıyor. Ne yaparsak yapalım elimizden gelmiyor yarım olanı tamamlamak. En çok da anne-babalarımızla!

Yazdığım, yazacağım bütün cümlelerin sorumlusu 161.sayfadaki anlatı. Bu sayfaya kadar her şey stabil ilerliyordu. Yani kitap, bundan evvel okuduğum Z Raporu ile eşit ilerliyordu gözümde, ta ki bu anlatıya kadar. Burada işler değişti. Ha, belki çoğunuz için bu sayfa hiçbir şey ifade etmemiştir ya da etmeyecektir, bilmiyorum... Fakat ben ağladım. -baya(ğı) salya sümük ağladım-

Ali Lidar, Z Raporu'ndaki bir anlatısında, bir okurunun mektubundan bahsederken sonuna 'yemin ederim seni anladım' yazmıştı. Ben de bu anlatısında Ali Lidar'ı anladım. Tepeden tırnağa, bütün hücrelerimle anladım. Hatta onun üslubuyla yazacak olursam, 'vallahi billahi anladım'.

O da annesiyle yarımdı. Fakat o annesini kardeşleriyle paylaşmak zorundaydı bense ev işleriyle... Evet ev işleri! Bitmezdi o işler hiç. Hiç anlamadım ama onun hep yapması gerekirdi. Birlikte oyun oynadık mı hiç hatırlamam mesela... Ama şimdi bitti. Annemin işleri bitti!!! Peki şimdi tamamlandık mı? Hayır. Çünkü artık annem de yarım.. Ameliyat, kronik hastalıklar vs... Yine yarımım... Şimdi de birlikte hiçbir şey yapamıyoruz. Ben birlikte bir çok şey yapmak isterken yapabildiğimiz en can alıcı aktivite çay-kahve falan içebilmek.

Hayatımın son 15 yılını anneme kızarak geçirdim. Beni ihmal etti diye. Anlamadım onu hiç. Hep kızdım. Çünkü sadece bir tane çocuğu var ve onunla ilgilenmeli diye düşündüm hep. Ama yaklaşık 1 yıl evvel onu da kendimi de azad ettim bu ızdıraplı süreçten. Artık daha iyi anlaşıyoruz. Ikimizinde aldığı yaşlar bizi iyileştirdi sanırım. Annemle çay içmek keyifliymiş aslında... Var olsun..

Vaktinizi çalmış olabilirim, kitapla ilgili bir şey yazmamış olabilirim fakat içimden gelenleri de mi yazmayaydım?! Ne diyordu Gülşen, içine ata ata ne hale düştün, tuta tuta çatlayacaksın be adam...

Sabır gösterip okuduysanız teşekkürler...⚘
112 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Çok karışığım.
Aslında buraya kendime ve kendiminkilere dair bir şeyler yazmak istiyorum. Ama hangi konuyu nereye bağlasam hangi kelimeyi ne niyetle yazsam, yazarken orman yangınlarını ve nesli tükenmekte olan çizgili sırtlanları düşünsem mi bilemiyorum.
Ne güzel bilmiyorum.

Ne geldiyse başıma bu bilmekten gelmedi mi zaten?

KMA.

Dük yine yapmış yapacağını. Bu adamı ne zaman okusam kendi içime yokuş aşağı koşuyor gibi oluyorum. Koşuyorum, koşuyorum da bir ayağım takılır da düşersem dükün yakasına yapışacağım.
Okuyup okutturalım yeterince sığlaşıp hatta yetmeyip işi abartıp sığırlaştığımız yaşamlarımıza bir ara verelim. Bu garip adamı tanımadan ölmeyelim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Lidar
Unvan:
Türk Şair
Doğum:
Eskişehir, Türkiye, 1976
Ben devlet memuruyum. Eskişehir’de doğdum, büyüdüm, üniversiteyi burada okudum. Burada çalışmaya başladım. Sosyoloji mezunuyum ben. 1998’de mezun oldum. Ömrümün 30 yılını Eskişehir’de geçirdim. Babam Şeker fabrikasında çalışıyordu benim. İşçi çocuğuyum. Kastamonu’da ve Elbistan'da kısa bir süre kaldık ama ağırlıklı olarak hep Eskişehir’de yaşadık. Eskişehir Anadolu Lisesi’nde. 1998 yılından beri oradayım, tayin de çıkmadı. 17 yıldan beri okuldayım. 

Yazar istatistikleri

  • 2.697 okur beğendi.
  • 14,1bin okur okudu.
  • 224 okur okuyor.
  • 4.842 okur okuyacak.
  • 80 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları