Adı:
Göz
Baskı tarihi:
1993
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Göz
Göz
Göz
223 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Bu kitabı ilk okuyuşum değil,son okuyuşumda olacağını düşünmüyorum.Stephen King ile tanışmamı sağlayan kitap bu kitaptı.Komşumuzun 6.sınıfa giden kızı 3.sınıfa giden bana bu kitabı gizlice okutmuştu.Güzel günlerdi.

Kitabın konusunu herkes biliyor bu yüzden ben kitabın özel olarak incelemesine geçmek istiyorum.
Stephen King’in ilk kitabı bu.Bir ilk kitaba göre ve basıldığı döneme göre o kadar kurgusu ve karakterleri yerinde bir kitap ki ben çok şaşırdım.
Stephen King bu kitabı yazarak bize çok önemli dersler vermek istedi halbuki çoğumuz sadece zorbalığa uğrayan kızın neler yapabileceğini anladık.3.sınıfta okuduğumda malesef ki ben de öyle anlamıştım.

Kitap bize dini saplantının ve zorbalığın bir insanı nasıl canavarlaştırabileceğini anlatıyor.Kitap bize korku dünyasının bana göre en korkunç karakterini armağan ediyor ; Margaret White.Bu kadın hayatımda gördüğüm en korkunç karakter.Fırın küreği gibi elleriyle elinde incil okuyuşunu hayal ederken bile o mavi gözleri beni korkutuyor.Bu kadının inandıkları normal bir dini inanış değildi.Bu kadının inandığı elinde ateşten bir kılıçla gezen bir meleğin tüm günahkarları öldürmesini beklemesiydi.Annesi böyle olursa bizim unutulmaz karakterimiz Carrie White’ın nasıl bir karakter olmasını bekleyebiliriz ki ?

Carrie çocukluğundan beri çevresine uyum sağlamaya ve insanların arasında kendine yer edinmeye çalışan bir karakterdi.Carrie ezik veya hor görülmesi gereken bir insan da değildi.Sadece yardıma muhtaçtı.
Bu kitap boyunca kendime şu soruyu sordum.Gerçek canavar kim ? Bu kızın annesi mi ? Bu kız mı ? Bu kıza zorbalık yapanlar mı ?Yoksa bunca zorbalığa uğradığını ve ebeveyn istismarını açıkça görmelerine rağmen hiç ses çıkarmayan kasaba halkı mı ?

Stephen King biz erkeklere bir lanet hediye ederken kadınlara da bir lütuf hediye etmeyi unutmamış.Bunu söylemeden geçmek istemiyorum.Hemofili X geni ile taşınan bir genetik hastalık ve kadınlarda görülme sıklığı daha fazla bu yanlışlığın düzeltilmesini istiyorum :) King erkeklere hediye etmek istesede Hemofiliyi doğa buna izin vermiyor üzgünüm.

Kitabın karakterleri hakkında bu kadar konuştuktan sonra bir de kitabın yazılışı ve sonu hakkında konuşmak istiyorum.Kitabın yazım tarzı çok farklıydı.Öyle bir tanrısal bakış açısı ile yazılmış ki sokaktaki en tanınmamış insanın bile duygu ve düşüncelerini,geçmişini,geleceğini her şeyini öğreniyoruz.Ben anlatım tarzına bayıldım bu yüzden.Aklımda soru işareti kalmamasına da çok sevindim.Tek sevemediğim yanı gelecekte olacak olayları ilk sayfalarda neden söylemiş olduğu ? Söylemeseydi keşke.

Kitabın sonunda yüzümde Kocaman bir sırıtış vardı.Onca zorbalık,onca hakaret,onca dolaba kitlenmeler sonrasında adeta kendi canavarlarını yarattılar; bunları ona yapanlar.Carrie’ye kitap boyunca çok kızdım ; artık bir karşılık vermesi gerektiğini düşünüyordum çünkü.Carrie sesimi duydu ve öyle bir karşılık verdi ki.Son 40 sayfayı o kadar kısa sürede okudum ki.İlahi adalet mi dersiniz Karma mı dersiniz bilmiyorum ama sonunda King omzuma vurdu ve şöyle dedi ; “Carrie kendi adaletini kendi sağlayacak dostum.”

Kitabın birde yapılmış 4 varyasyon filmi mevcut ancak filmleri fazlasıyla eksik ve popüler kültürün sonucu oluşmuş.Size en bariz farkı söylemek istiyorum bu bir spoiler değil.Carrie o filmlerde gördüğünüz gibi sarışın ve yürüyen bir afet değil.Şişman sivilceli normal bir ergen.Margeret filmlerde gördüğünüz gibi naif değil.Carrie’nin anlatılmayan geçmişi hakkında bir ton sorunun cevabı da kitapta vardı ayrıca.Kitabın sonu ile filmin sonu da aynı değil.Cidden Carrie White’ın kim olduğunu,neden böyle olduğunu anlamak istiyorsanız filmini izlemeyin,kitabını okuyun.

Son olarak şu soğuk kış günlerinde battaniyenizin altına girin ve King okumaya başlamak istiyorsanız önce bir Carrie White’la tanışın diyorum :)

Bu incelememi de çok sevdiğim ve değer verdiğim,bana King okumayı sevdiren ve teşvik eden bir okura ithaf etmek istiyorum. Roland Deschain ‘a tabiki. :)
223 syf.
Geç okumak bir pişmanlıktır. Hemofilinin erkek bireyde fenotipe yansıdığı gibi TK'nın da kadın bireylerde ortaya çıkması; bilimsel bir altyapının hazırlanmış olması çok yerinde ve etkileyici bir mekanizma ile düşünülmüş. Din fanatikliğinin normal bireylerde hayatın mahvoluşuna yol açarken TK'lı bir bireyde nelere mal olabileceğini Stephen King o muazzam kalemi ile soluk kesen bir kitap ortaya koymuş bulunmakta. Satırlarda yüzerken ''bunlar gerçekten yaşanmış mıdır? ya yaşanmışsa? abooooo! '' dedirtiyor ve öd olup olmadık hareketlerde bulunuyor. Yürek hopluyor , gözler irileşip hunharca sağ-sol yapıyor. Yazım düzeni o kadar akıcı ve içe işleyici ki kelimelerle ifade etmekte çok zorlanıyorum. Okuyun , okutun , üzerine konuşalım , Carrie için gözlerimizden oluk oluk tuzlu sular boşaltalım. Teşekkürler Stephen King ciğerimden bir lob daha yandı kül oldu...
  • Medyum
    8.5/10 (515 Oy)443 beğeni1.556 okunma265 alıntı12.546 gösterim
  • Hayvan Mezarlığı
    8.4/10 (1.129 Oy)950 beğeni3.491 okunma584 alıntı22.583 gösterim
  • Sadist
    8.7/10 (439 Oy)379 beğeni1.162 okunma207 alıntı9.949 gösterim
  • Yeşil Yol
    9.2/10 (838 Oy)910 beğeni3.020 okunma475 alıntı21.879 gösterim
  • Kan Gölü
    8.3/10 (492 Oy)473 beğeni2.129 okunma96 alıntı6.471 gösterim
  • Günahkâr
    8.5/10 (651 Oy)641 beğeni2.706 okunma304 alıntı9.914 gösterim
  • Siliniş
    8.8/10 (558 Oy)533 beğeni2.020 okunma145 alıntı9.487 gösterim
  • İkiz Bedenler
    8.8/10 (611 Oy)585 beğeni2.417 okunma214 alıntı8.473 gösterim
  • Bıçak Sırtı
    8.3/10 (428 Oy)415 beğeni1.816 okunma60 alıntı6.951 gösterim
  • Gece Nöbeti
    8.4/10 (584 Oy)553 beğeni2.165 okunma122 alıntı10.698 gösterim
206 syf.
Öncelikle bu kısa bir inceleme olacak.
Önce Stephen King'den bahsedeceğim, sonra ise kitap hakkındaki yorumumdan.

(Minicik spoiler içerebilir.)

Stephen King'in okuduğum 3.kitabı. Diğerleri Medyum ve Doktor Uyku'ydu. Medyum'da aradığımı bulamamış, Doktor Uyku'da bulmuştum. Stephen King'in bu 3.kitabını okurken şunu fark ettim, Stephen King okuru etkisi altına alabiliyor. Yani, 8 ve 9 puan arasında kalmıştım, ama 9 verdim. Kitabın kurgusu muazzam değil, ama kolay kolay 9 puan vermememe rağmen, 9 verdim. Pişman da değilim. Bunda Carrie White için hem üzülüşümün, acımamın hem de korkmamın etkisi vardır. Aslında, Stephen King'in okuduğum 3 kitabı arasında, bu daha özel bir kitap oldu. Yani Carrie White'ın bende yeri ayrı.

Şimdi Stephen King hakkında bir şeyler demek istiyorum.
Stephen King'in hayal dünyası çok geniş. Stephen King'in hayal dünyasının bir merkezi var, ve kitaplarının kurgusu da, nasıl Dünya Güneş'in etrafında dönüyorsa, o merkezin etrafında dönüyor. Bu yüzden, Stephen King'in kitaplarında diğer kitaplara bol bol gönderme bulmak mümkün. Bu beni etkiledi. Ve tahminimce de, hayal dünyasının merkezi Kara Kule serisinden ibaret; diğer kitapları da bu serinin etrafında dönüyor. Nasıl mı?
Mesela, Doktor Uyku'da şöyle bir cümle var:
"Bu Dünya'dan başka Dünyalar da var..." Kara Kule'ye gönderme değil mi bu? (Henüz kitabı okumamış olsam da biliyorum.)
Kısacası, Stephen King'in kurguları hep bir yerde toplanıyor: Kara Kule.
Ve bence bu da, Stephen King'in neden hızlı kitap yazdığını açıklar. Kurgu cepte. Neden? Birincisi hem hayal dünyası geniş, hem de hayal gücünün bir merkezi olduğundan, kolayca kurgular bulabiliyor. Bu tamamen benim fikrim. Yani, ben
Stephen King hakkında böyle düşünüyorum. Yakın zamanda, Yazma Sanatı kitabını okuyup, daha ayrıntılı bir şeyler öğrenmek istiyorum.

Göz'de bence Medyum'a şu cümleyle bir gönderme var:
"Yeniden açacak olursam her köşede bir hayalet görmeye başlarım." (Sayfa 202)
Işıltısı olan bir kişi, hayaletleri görebiliyordu, değil mi? Ki, Medyum'un da Stephen King'in 3.kitabı olduğunu düşünürsek, gönderme olması mümkün.
O'da Kara Kule'ye gönderme yok mu? Var.
Bunlar da benim varsayımımı daha güçlü kılıyor.

Son olarak, Stephen King'in dilinden bahsedelim.
Tam adıyla Stephen Edwin King, bir İngilizce öğretmeni. Kullandığı dil, bir Dostoyevski ya da bir Marcel Proust kadar edebi olmasa da, eksikliğini hissetmiyorum. Olması gereken gibi.

Şöyle bir toparlayalım. Stephen King'in neden hızlı bir şekilde yazdığını, neden kitaplarının birbirini tekrarlamadığını, neden kitaplarında Kara Kule'ye bolca gönderme olduğunu, İngilizce öğretmeni olmasıyla, hayal gücünün merkezine Kara Kule'yi yerleştirmesiyle ve diğer kurguların bunun etrafında dönmesiyle açıklayabiliriz. Uzun lafın kısası, Stephen King hızlı ve güzel yazmanın formülünü bulmuş gardaşlarım.

Şimdi kitaptan bahsedelim. Öncelikle Göz ne alaka? Kitap boyunca Göz'le ilgili hiçbir şey göremedim ben. Kitabın adı, orijinaline sadık kalınsa, yani baş karakterin adı olsa, daha güzel olurdu. (Carrie)

Bilimsel altyapıyı sevdim, ama bilimsel altyapıda hata var. Stephen King bunu bilerek mi yaptı bilmiyorum ama, Stephen King Hemofili hastalığında erkeklerin taşıyıcı olduğunu söylemiş ama yanlış; hemofili x kromozomu üzerinden taşınan çekinik bir gen olmakla birlikte erkeklerin taşıyıcı olmalı ihtimali yüzde sıfırdır.
Gelin görün ki Stephen King, erkektir demiş. Bunu biraz daha araştıracağım.

Son 100 sayfa çok iyi geçti. O balo sahnesi... Chris Hargensen... Billy... Margaret...
Bir de, sanıyorum ki, Stephen King'in kız çocuklarına, daha doğrusu çocuklara özel bir ilgisi var. Çünkü, Medyum'da baş karakter bir çocuk, bu kitapta da öyle.
Bence Stephen King'e başlamak için en uygun kitap bu. Zaten sitede de etkinlik var, kaçırmayın derim. Kitap, bilimkurgu, fantastik, gerçeklik ve gerilim ile bir güzel harmanlanmış.
Neyse... fazla uzun tutmak istemiyorum bu incelemeyi. Es-... Konusundan bahsetmeyi unuttum. :P Kısaca şöyle, Carrie White diye telekinetik (nesneleri zihin gücüyle hareket ettirebilme) bir güce sahip olan bir kız, okul arkadaşları tarafından alay edilir falan, bir de bunun çok bağnaz bir annesi olunca, olaylar olaylar... Esen kalın efendim.
223 syf.
Usta'nın ilk kitabını okurken, bir hayli heyecanla okudum. Kim bilir King'de ilk kitabını yazarken, nasıl heyecanlıydı. Bir yandan bunları düşünüp, bir yandan da okumaya devam ediyordum. ''Carrie White'ın'' hayatı dram ile başlayıp gerilime doğru ilerliyordu.

Carrie White, okuldayken başına talihsiz bir olay gelmekte ve okuldakiler tarafından alay durumuna düşer. Annesi de tam yobaz bir dindar olup, kızının hayatını bir yandan da o karartıyor. Sürekli annesi tarafından, yasaklarla karşılaşınca yeteneğinin farkına varıyor. Olaylarda bundan sonra başlıyor. Böyle bir anne düşman başına...

Evet yeteneğinden sonra kitap daha sürükleyici olup ve gerilim artıyor. Olaylardan bahsetmeyeceğim tabii ki spoiler olmasın. Okuyunca anlarsınız. Usta ne güzel yazmış ilk romanını.
Carrie, ne intikam alıyor ama. İnanılmaz ve dehşet vericiydi. O sayfaları sanki soluksuz okuyordum. Hikayesi ve kurgusu sürükleyiciydi. Öyle korkunç kitap da beklemeyin, evet korkunç değil ama sürükleyici gerilim diyebilirim.

Sonlarına doğru da nasıl okudum bilmiyorum, sayfalar film gibi hızlı hızlı gidiyordu gözlerimin önünde.
İlk romanı olunca araştırma yapmıştım. Bulduğum bilgileri de sizlerle paylaşmak istedim.

- Stephen King’in kendisi bile, ''Carrie'' için karmaşık duygular beslediğini söylüyor. ''Birinci sınıftan birinin kurabiye pişirmesini anımsatıyor bana. Yeterince lezzetli ama pütür pütür ve altı yanmış.''

- Stephen King 26 yaşındaymış. King, kitabın ilk birkaç sayfasını yazdıktan sonra çöpe fırlatmış ancak eşi Tabitha King, bu kâğıtları toplayıp onu bu kitabı yazması konusunda cesaretlendirmiş.

- Kitabı 3 bambaşka olaydan esinlenilerek yazmış.
Bu üç olay: King lisede hizmetli olarak çalışırken kızlar banyosunun perdeleri olduğunu görmüş olması, okulda iki kızın ölmesi ve LIFE adlı dergide ''Telekinezi'' hakkında yazılar okuması.

- Carrie’nin karakterinde çok güçlü bir Cinderella benzerliği bulunmaktadır. Görünüşe göre King’in ilk niyeti, Carrie’nin baloda ayakkabısının tekini bırakmasıymış, böylece esere daha belirgin bir selam gönderme amacındaymış ama daha sonra bunu kitaba eklemeyi unutmuş.

Kitaptan sonra filmini de izledim ve beğendim. Fragmanı buyurun...
https://www.youtube.com/watch?v=SdoVioPv0fs
223 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Ünlü yazar Stephen King'in yazarlığa adım attığı ilk eseri olan Göz, merakla okuduğum kitaplardan biri oldu. Söz konusu gerilim ve King olunca heyecan olmasını normal karşılıyorum kendi adıma. Kitabın orijinal ismi Carrie aslında baş karakterin ismini taşıyor, ancak nasıl olduysa kitap adı dilimize Göz diye çevrilmiş. Sonuna kadar baktım ancak gözle alakalı bir durum görmedim, çevirinin abukluğu olsa gerek. Romandan çok uzun öykü diyebiliriz zaten kısa sürede okumak mümkün. Yazarın ilk kitabı olunca bazı acemiliklerini görebilirsiniz, ancak genel anlamda başarılı bir kitap. Öyle yorucu bir dili yok ve betimlemeler güzel. Karakter incelemeleri ara ara geliyor ve hikaye boyunca devam ediyor. Özellikle son bölümler aşırı sürükleyici. Hikayeye gelecek olursak; aşırı derecede bağnaz yapıya sahip bir annenin kızı olan Carrie White adında bir liseli okul arkadaşları tarafından hor görülmekte ve kötü şakalara maruz kalmaktadır. Hiç arkadaşı olmayan Carrie oldukça geç bir yaşta âdet kanaması geçirir ve şahit olan diğer kızlar tarafından alaya alınınca travma geçirir. Bu kızın telekinezi gücü vardır ve yoğun duygular yaşadığında kendini göstermektedir. Hal böyle olunca Carrie büyük felaketlerin de sebebi oluyor. Daha önce yazarın Tepki kitabını okumuştum ve orada da Carrie gibi özel güçleri olan bir kız çocuğu müthiş şeyler yapıyordu. Stephen King kız çocuklarına özel bir ilgi duyuyor sanırım, okuduğum kitaplarında muhakkak yer alıyor. Hikaye devam ederken bir yandan gerçekleşecek olan felaketle ilgili bazı kaynaklardan yazılar yer alıyor. Bu yazılarda size olacaklar söyleniyor ancak nasıl olduğunu öğrenmek için okumanız şart. Kitap gerilimin yanında biraz ders vermeyi amaçlamış bence. İçerisinde gençlik heyecanları, ailede eğitimin önemi ve yobazlık üzerine pek çok örnek var. Carrie'nin annesi Margaret en sevmediğim karakter oldu, okudukça bir insanın kendi öz çocuğundan böyle nefret etmesine anlam veremedim. Kitabın sonu hakedilmesi gereken şekilde bitiyor bana göre. Başlarda dediğim gibi kitabın adı neden Göz anlayamadım, yoksa bizdeki nazar anlamında bir göz mü bilemedim. Carrie olsa kitabın ismi daha iyiydi bence. Oldukça güzel ve heyecanlı bir gerilim romanı sizi bekliyor diyebilirim. Stephen King bu eseri yazarken hiç bu kadar ünlü olacağını düşünemezdi herhalde. Hristiyanın yobazı hiç çekilmiyor gerçekten evlerden uzak.
239 syf.
·4 günde·Beğendi
Yine muhteşem bir eser:) konu Stephen King olunca gerçi muhteşem olmaması söz konusu bile değil:). Stephen King okumaya büyük bir heyecanla başlamıştım ve bu heyecanım eksiksiz hatta daha da artarak "Göz" ile devam etti. Stephen King "Göz" romanında telekinetik bir kızı ele almış(Carrie). Bu kızın küçüklükten beri toplumda aşağılanması, alay edilmesi gibi sorunları var. Bir gün bunlar artık dayanılmayacak bir duruma gelir ve Carrie özel gücü sayesinde bu kişileri ve kasabayı yok etmeye karar verir. Bence herkesin okuması gereken bir kitap. Vakit kaybetmeden okuyun derim.:) Okumayı düşünenlere keyifli okumalar diliyorum.
223 syf.
·12 günde·8/10
Yine ilgilimi çeken güzel bir kitap daha bitti. Telekinezi (TK) yeteneğine sahip ergenliğe yeni giren genç kızın arkadaşları tarafından aşağılanarak içine kapanık yapısı daha feci şekilde gelişecek olan sonların başlangıcı olarak görüyoruz. Kitap kahramanı Carrie'nin annesinin dinsel bir sapkın oluşu belki de bu özelliğini kullanmasına gerekçe görülmüştür. TK fenomeninin sadece bayan bireylerde oluşu ve genler arası nasıl geçiş yaptığını da detaya inmeden anlatmakta.

Kitap mahkeme salonunda soru cevap şeklinde zaman zaman geçmişe dönüş ve olayları anlatım tarzında sıkmadan, büyük bir keyifle okunup gidiyor. Olaylar lise mezuniyet balosunda doruğa ulaşarak tam bir kargaşa ve kaos ortamı yaratıyor. Stephen King'in Telekineziye sahip başka bir kızı anlatan "TEPKİ"adlı romanı da oldukça hoşuma gitmişti. Acaba insanların hâlen keşfedilmeyen kimbilir hangi özellikleri daha var. Kitabın konusu hoşuna gidenler için mutlaka "TEPKİ"adlı kitabını da tavsiye ederim. Herkese iyi okumalar.
239 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10·
Göz, Stephen King'in ilk romanı olarak karşımıza çıkıyor. Etkileyici ve sürükleyici. Gerçekten bir solukta okudum ve bitirmeden elimden bırakamadım. Küçük bir kasabada herkesten farklı dini görüşe sahip bir anne tarafından yetiştirilen, bastırılmış, hor görülmüş, aşağılanmış, alay edilmiş bir genç kızın 1979 yılında yaşadıklarını adeta bir film izler gibi okuyorsunuz. Tabi kahramanımız sıradan biri değil onu da belirmeden edemeyeceğim. Herşey o kadar berrak anlatılmış ki gözünüzün önünde canlanıyor. Okuduğunuz zaman aklınızdan çıkmayacak bir hikaye. Carrie yerinde siz olsanız ne yapardınız? Bunu bir düşünün.
Keyifli okumalar.
223 syf.
·4 günde·7/10
" Bu kadar kitap okudun da hiç mi Stephen King okumadın mı Kemal ? " diyebilirsiniz. Evet maalesef henüz yeni tanıştım. Hem de yazarın ilk kitabıyla başladım tanışmaya. Malum etkinlik vardı bu ay ve ben de etkinlik sebebiyle okudum.

Çok farklı bir kitap. Korku pek olmasa da gerilim ve heyecan üst seviyede. Olaylar olaylar olaylar... Tele Kinetik gücü olan ve bunun farkında olmayan bir kızın; okulda ilk adet görmesi ile başlıyor. Sonrasında öylesine korkunç şeyler yapıyor ki fizik kurallarına aykırı, hayal gücüne bağlı olaylar ortaya çıkıyor. Bilim Kurgu'nun burada bizde bıraktığı etkiyi görüyoruz.

Yazarın dili güzel, beğendim. Az biraz Grange'a benzettim. Nasıl ? derseniz ? Onda da olaylar ard ardına, aralıksız bir macera var. Stephen bunun üstüne bilimi de eklemiş.

Romana dönersek TeleKinetik gücü olduğunu anlayan kız artık kendine eziyet edenlerden hıncını çıkarıyor. Örneğin bir eve meteor yağdırıyor, gözüyle kabloları kopartıp yangın çıkarabiliyor gibi. Yazar bunu okuyucuya aktarırken; konu hakkında merak da uyandırıyor ve araştırmaya itiyor.

Gerçekten yazarın da acımasız bir dili var. Böylesine bir katliamı kaleme almak çok büyük iş bence. Tam bir filme uyarlanacak roman olmuş. Konusu ve olaylar itibariye. Zaten filme de çekilmiş. ( Carrie Günah Tohumu )

Kısacası bu kitabı gerilim sevenlere tavsiye ediyorum. Sürükleyici ama pek de büyük edebi bir yanı olmayan bir eser.
206 syf.
Arkadaşlarının bir ucube gibi gördüğü, tüm haksız muameleye sessizce katlandığı... Ta ki, beklemediği bir anda acımasızca bir davranışa maruz kalana kadar

Yıllardır içinde sakladığı güç Carrie'nin en korkunç bir canavar haline gelmesine...
Artık düşüncelerine kontrol edemediği bir intikam makinesine, korkunç bir silaha dönüşmesine neden oluyor.

Hor görüldü, taciz edildi, küçümsendi...

"Fakat hiç kimse de yaptığı hareketin başka insanları üzdüğünü anlamaya çalışmıyor.İnsanlar zamanla daha iyi olmuyorlar,sadece akıllanıyorlar.Akıllandığın zaman sineklerin kanatlarını koparmaktan vazgeçmiyorsun,yalnızca bunu yapmak için daha iyi nedenler buluyorsun."

İlk kez bu tür de okuduğum bir kitaptı. Okurken İlk bölümde neler olduğunu anlamadım sonra olayı çözdüm ama buna rağmen Akıcı ve güzeldi...
223 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
King'in ilk kitabı. Adamın zaten parlayacağı, tutacağı bu kitaptan belliymiș. Carrie yani Göz insana 230 küsür sayfada çeșitli duyguları yașatıyor. Baș kahramanımız yobaz bir anneye ve kötü okul arkadașlarına sahip sürekli eziliyor, hor görülüyor olaylarda böyle ilerlerken...
Spoiler vermek istemiyorum en iyisi kendinizin okuması kesinlikle pișman olmayacaksınız. Bu arada kitabın ismi niye Göz diye çevrilmiș hiç anlamadım 🤔
İnsanlar zamanla daha iyi olmuyorlar, sadece akıllanıyorlar. Akıllandığın zaman sineklerin kanatlarını kopartmaktan vazgeçmiyorsun, yalnızca bunu yapmak için daha iyi nedenler buluyorsun.
Stephen King
Sayfa 83 - Altın Kitaplar
“Fakat hiç kimse de yaptığı hareketin başka insanları üzdüğünü anlamaya çalışmıyor. İnsanlar zamanla daha iyi olmuyorlar, sadece akıllanıyorlar.

Akıllandıkları zaman sineklerin kanatlarını koparmaktan vazgeçmiyorsun, yalnızca bunu yapmak için daha iyi nedenler bulursun.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Göz
Baskı tarihi:
1993
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Göz
Göz
Göz

Kitabı okuyanlar 1.855 okur

  • rDalgar
  • pluto pluto
  • Berrak izmitlioglu
  • Zeynep Eda
  • Kübra Demir
  • İrem Altıntaş
  • Elif
  • plnsrtbkn
  • Ömer Demir
  • Metin Can Yağlı

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.2 (1)
8
%0.2 (1)
7
%0.2 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları