Gece Masalcısı

Gece Masalcısı
@LastPanther
Sabitlenmiş gönderi
Gün gelir, daima yüzümüze gülen talih bize arkasını dönüverir. Kendi başımıza kalır ve son mücadelemizde ayakta kalmaya çabalarız. Kimileri gerçekten de ölürken yapayalnızdır, kimilerinin başucunda bekleyen dostları, akrabaları vardır, ama ne olursa olsun, insan yaşamının sonuna geldiğinde o karanlık tünele girerken yanına kimseyi alamaz.
Reklam
Mutluluk, gün ışığı nerede, öyle güzel devrilen, havalara fırlayan kalın tahta kukalar nerede, alçak gidonlu, büyük vitesli bisikletim nerede? Hiçbir şey hiçbir zaman yok olmaz diye bir kural var, maddeler yok olmaz denir, o zaman kukalarımın parçaları, bisikletimin tekerlekleri hala duruyordur bir yerlerde.
Anılar, Berlin göğündeki nisan bulutları gibi gözünün önünde uçuşuyorlardı.

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Düşünceden hızlı, gözyaşından sessiz bir yıldız kayıyordu örneğin.
"Sen neden evlenmiyorsun ahbap, ha?" "Hiç fırsatım olmadı," diye karşılık verdi Ganin, "eğlenceli bir şey mi bari?"
Reklam
Bolşevik rolünü oynamayı bırakmanızın zamanıdır. Bunun eğlenceli olduğunu düşünebilirsiniz ama yaptığınız şey yanlış, inanın bana. Rusya'nın işi bitik, 'aziz' Rus köylümüzün çöplükten farkı yok, beklenildiği üzere ülkemizin defteri dürüldü, sonsuza kadar, artık hepimizin bunu dürüstçe kabullenmesinin zamanıdır.
insanın uyandığı anda kirpikleri birbirine sonsuza dek yapışmış gibi gözlerini açamamasının verdiği rahatsızlığa ve can sıkkınlığına benzer, berbat ve acı veren bir durumdu bu. Ağır ağır odasına süzülen bunaltıcı karanlığın vücuduna da işlediğini ve kanını sise çevirdiğini hissediyordu ama kendisini etkisi altına alan alacakaranlıktan kurtulmaya mecali yoktu.
Rusya'nın işi bitik. Silindi gitti artık, birisi tahtaya muziplik olsun diye çizilmiş komik bir suratı ıslak süngerle silermiş gibi, silindi.
Siz şairsiniz Anton Sergeyeviç, bunun üzerine bir şeyler yazmalısınız; kadınların, harika Rus kadınlarının devrimden nasıl daha güçlü olduğu ve her türlü zorluğa, teröre nasıl göğüs gerebileceği üzerine.
Bir zamanlar karıma, ben 'yaz'sam, sen de 'bahar çiçeği' sin derdim.
Reklam
Canı sıkkın ve utanmış olan Ganin ona karşı abuk sabuk bir şefkat duyuyordu; aşkın bir zamanlar uçarcasına gelip geçtiği yerde kalmış hüzünlü, sıcak bir duygu kalıntısı. Bu da onun kendisine sunulmuş boyalı dudakları tutkuyla öpmesine yol açıyordu, ancak şefkati, "hadi şimdi uzaklaştır onu kendinden" öğüdünü veren o sakin, alaycı sesi susturmasına yetmiyordu.
Sırf iradesini sınamak amacıyla gece yarısı aşağıya inip posta kutusuna bir sigara izmariti atmak için kendisini zorla yataktan kaldırdığı zamanlar olmuştu. Şimdiyse bir kadına onu artık sevmediğini söyleyecek gücü bile yoktu.
insan elbiseleri giydirildiğinde zavallı, içler acısı bir hal alan küçük bir sirk köpeği hayal etti.
"Lev Glevo ... yok yok ... Lev Gleboviç Hay Allah, bu isim insanın dilini dolaştırmaya yetiyor, sevgili dostum." "Evet, öyledir," dedi Ganin soğukça, bu beklenmedik karanlıkta konuştuğu kişinin yüzünü seçmeye çalışırken. Kendilerini içinde buldukları bu saçma sapan durumdan ve bir yabancıyla yapmaya zorlandığı bu konuşmadan dolayı canı sıkılmıştı.
12,4bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.