...Seni çalıyor kilisenin çanları
Hahamlar seni yazıyor kutsal kitaplara
imamlar seni okuyor minarelerden
Çarmıha ben geriliyorum, hemen isa'nın yanına
Yüreğimi kendinden geçene kadar dövüyorum
Yastığımın altına bıraktığın muştayla
Camın önünde duran bütün saksılara
Seni enjekte ediyorum,
Ben gibi solsun bende sana dair ne varsa.
Ben gibi ölsün bütün hücrelerim.
Canım yanıyor;
Umutlanmak tıpkı sana benziyor sevgilim.
İçimizdeki bir şeyin, bizden daha güçlü, daha büyük, daha güzel, daha duygulu ve heyecanlı, daha karanlık olması genel bir kural mı? Buna egemen olmaya gücümüzün yetmemesi ve sadece binlerce tohum ekerek, bunlardan birinin bir alev gibi yükselip boyumuzu aşmasını ve bereketli bir ürün vermesini beklememiz genel geçerli bir kural mı?
Sanki matematik dersinde sonu gelmeyen bir bölme işlemi ile uğraşıyor ya da çok sıkı düğümlenmiş bir ipi, parmaklarını yaralarcasına çözmeye çalışıyormuş gibi bir duyguya kapılıyordu...