Lale

@LLGG·
·
sabitlendi
...Seni çalıyor kilisenin çanları Hahamlar seni yazıyor kutsal kitaplara imamlar seni okuyor minarelerden Çarmıha ben geriliyorum, hemen isa'nın yanına Yüreğimi kendinden geçene kadar dövüyorum Yastığımın altına bıraktığın muştayla Camın önünde duran bütün saksılara Seni enjekte ediyorum, Ben gibi solsun bende sana dair ne varsa. Ben gibi ölsün bütün hücrelerim. Canım yanıyor; Umutlanmak tıpkı sana benziyor sevgilim.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam

Lale

, bir kitabı okumaya başladı
Falih Rıfkı Atay
9.3/10 · 976 okunma
Kırk haramiler mi ? Robin hood mu ?
Bölüm 1 Otobüsün içi bir fırın; ter ve egzoz dumanı birbirine karışmış, herkes bir yerlere tutunmaya çalışıyor. Kartımı cihazın üzerine uzatıyorum: "Yetersiz bakiye." Makinenin o soğuk, mekanik sesi içimi cız ettiriyor. Arkamdaki adam sabırsızca homurdanıyor, sanki dünyanın merkezi onun varması gereken yer. Kulaklıklarımda bambaşka bir dünya dönüyor; Ali Baba ve Kırk Haramiler çalıyor, neden bu şarkı zihnimde yankılanıyor hiçbir fikrim yok, sanki bu sıkışık otobüsün arka plan müziği gibi her şeyi daha da absürtleştiriyor. Bölüm 2 Tam o sırada, arka koltuktan bir bebeğin tiz, keskin ağlama sesi her şeyi bastırıyor. Yanımda ayakta duran yaşlı amca, nasırlı elleriyle tutunduğu demirden hafifçe bana doğru dönüyor; "Neredensin sen?" diye soruyor. Soru, otobüsün o boğucu havasından daha ağır, daha katmanlı. Ben kimim ki? Arka koltukta oturup herkesi izleyen, hayatın tüm o "bakiye yetersizliği" uyarılarına rağmen bir sonraki durağı bekleyen o yolcu muyum? Zihnimin tam ortasına o şarjlı soru düşüyor: Robin Hood bir kahraman mıydı gerçekten? Ali Baba ve Kırk Haramiler çalarken, asıl soruyu kendime soruyorum: Ganimetleri haramiler mi alırdı, yoksa Robin Hood mu? Belki de bu otobüsün içinde, kimin kimi "aldığı" bile belli olmayan bir kaostayız. Kapanış 🤝 Otobüs ani bir sarsıntıyla kalkıyor, herkes bir o yana bir bu yana savruluyor. Kulaklıktaki melodi devam ediyor, amca hâlâ cevap bekler gibi bakıyor, bebek ağlıyor. Eve gidiyorum; hayatın tüm bu küçük kaoslarının, yetersiz bakiyelerin ve beklenmedik soruların içinde, kendi rotamı mı çiziyorum yoksa sadece durakları mı sayıyorum? (Bu otobüsün havası gerçekten çok ağır, ama zihnimdeki o şarkı ve Robin Hood ikilemi sanki her şeyi daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyor.)
Duygu ve Düşünce
...ve her kuşakta çürüme yağmasını sürdürüyor.
Sayfa 415·Kitabı okudu
Alıntı
Aşktan daha kötü bir şey yoktur. İnsan gerçekten aptala döner ve kendini kaybeder. Her şey altüst olur, insan her türlü çılgınlığı yapabilir, bir anda hayatını mahvedebilecek bir şey yapabilir. Erkekler için bu böyle. Kadınlara gelince, onlar uyanıktır, ancak işlerine gelirse âşık olurlar.
Sayfa 336·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam