Lale

Lale
Günaydınlı
open.spotify.com/track/6qvfeDEiw... Tüm yolu saran, baş döndürücü leylak kokuları arasına bu anı sığdırmak istedim. Musil’in buhranlarla dolu dünyası ile baharın bu mor huzuru... Bazen en karmaşık düşünceler, böyle güzel kokuların arasında daha kolay çözülüyor sanki.
1000Kitap
Baldırı Çıplak Hayırseverler
Baldırı Çıplak Hayırseverler
Kitabın 40.sayfasından merhabalar! Kitabı okurken tanıdık yüzlere denk geldim...Robert Tressell, bizim Orhan Kemal ve o koca yürekli Steinbeck aynı masanın etrafında toplanmışlar, dertleşe dertleşe bu kitabı beraber yazmışlar! Tressell, işçilerin o tozlu, kireçli, rutubetli inşaat ortamını öyle bir anlatıyor ki, sanki eline o fırçayı alıp yanlarına ben geçmişim; yanımda Steinbeck’in o hüzünlü göçmenleri, karşımda Orhan Kemal’in Çukurova’dan gelmiş umutlu ama yorgun çocukları... Hepsi orada, o küçücük, derme çatma sofranın etrafında dizilmişler. Daha 40. sayfada adamın biri çıkıp o 'hayırsever' lafını öyle bir gediğine koydu ki, elimdeki çayı bıraktım, kalakaldım! Kendi emeğiyle patronun cebini dolduran ama evine götürecek bir ekmeği olmayan o insanların, o sistemin çarklarını nasıl da kendi elleriyle yağladıklarını görmek... İnsanın vicdanı sızlıyor ama aynı zamanda bir hayranlık uyanıyor; nasıl bu kadar çıplak, nasıl bu kadar gerçek yazılır? Sanki yazar, o inşaatın duvarlarına sinmiş kireç tozunu, ter kokusunu ve o bitmek bilmeyen yaşam kavgasını doğrudan alıp kağıda dökmüş. Daha başındayım ama şimdiden içimde bir yerleri sızlattı, bir yerleri de ateşledi. Sanki bu kitabın karakterleri biraz önce yanımızdan geçip gitmişler de, ayaklarının tozu hâlâ yerlerde; okudukça onların o yorgun ama vakur nefeslerini ensemde hissediyorum. Nasıl bir bağ bu, nasıl bir dert ortaklığıdır, şaşıp kaldım !
Duygu ve Düşünce
Camus okuyup hayata dair her şeyi çözdüğümü sandığım bir anda, Dostoevski'nin 'biraz daha acı çekmeye ne dersin?' diyen o derin bakışıyla karşılaştım. Sonuç? Kitabı alıp soluğu Raskolnikov'un sokağında aldım. Absürdün içinde vicdan azabı çekmek de benim tarzım galiba.
Duygu ve Düşünce
Bayram okumaları geldi! Ama tabii ki o 'liste yapıp hepsini bitirme' hayallerim yine geldiği gibi gidecek ..Muhtemelen bir ya da iki tanesini biraz karıştırıp, sonra 'yok ya bu şimdi olmadı' diyerek bambaşka bir kitaba gideceğim. Liste yapmak çok zevkli ama o listeye uymak mı? İşte o bende hiç yok. Neyse, yine de niyetimiz güzel, masada duruşları bile yeter. Bakalım bayram sonu hangileri okunmuş, hangileri sadece 'görüldü' yemiş olacak? :)))
Bugün spora gitmeden önce, "Hazır vaktim varken şu parkta biraz oturup kitap okuyayım," kedileri seveyim dedim.Çimlerin üzerine yerleştim. Kulağımda radyoda alakasız bir şekilde Bayhan
Duygu ve Düşünce