Aeden (Bir Dünya Hikayesi)Akilah Azra Kohen

·
Okunma
·
Beğeni
·
21.309
Gösterim
Adı:
Aeden
Alt başlık:
Bir Dünya Hikayesi
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
616
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053111870
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Baskılar:
Aeden
Aeden
Geri dönmüyorlardı!
Artık niye Dünya'da olduklarını biliyorlardı.
Yaşam enerjisinin bu şekilde yağmalanmasına izin vermeyeceklerdi, ne pahasına olursa olsun ona sahip çıkacaklardı.
Evrende hata yoktu, tesadüf yoktu!
Nihayet anlamışlardı.
İnsan doğulmaz, insan olunurdu.

Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara...
Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara… diye başlıyor bu seferki romanımız. Bugüne kadar Azra Kohen'in herhangi bir kitabını okumamıştım ve Aeden benim için bir ilkti diyebilirim. Ne zaman vakit bulup Ankara Olgunlar caddesinde ve diğer kitabevlerinde yenilikler ya da aradıklarım için bakınsam, Fi, Çi, Pi üçlemesini görüyordum. O kırmızı, mavi ve yeşil kapakları ile hep dikkatimi çektiler raflarda, ama bir türlü ele alıp okuma fırsatım olmadı. Ne bileyim, belki içimde yerli yazarlara karşı sanki bir güvensizlik mi hâkim desem, yoksa yabancı yazarların kalemine olan hayranlık mı desem inanın bende buna bir türlü karar veremiyorum?! Fakat bu sefer itiraf etmeliyim ki, Azra Kohen, beni kalemi ile gerçekten etkiledi ve bende kitabını okurken masalla gerçek arasında git gel yapmadım değil. Kısacası, okumamış olanlar için şunu gönül rahatlığı ile ifade edebilirim ki, kesinlikle okuyabilirsiniz ve okumalısınız da. Unutmadan: Aeden Fi, Çi, Pi üçlemesinin devamı değildir ve diğer kitaplar ile aralarında bir bağlantıda kesinlikle söz konusu değildir. İlk Fi, Çi, Pi üçlemesini seri olarak bir kitap sayan Azra Kohen, şu an okumuş olduğum Aeden adlı ikinci kitabını yayımlamıştır. Genel olarak vermiş olduğu demeç ve bilgilendirmelerde de, 9’a yakın kitap çıkartmayı planladığını ifade etmektedir.

AZ BİRAZ KİTAP HAKKINDA.
Kitabı elinize aldığınızda, içerik olarak dolu dolu geçen 611 sayfa vereceğiniz parayı gerçekten hak ediyor. Kabartma baskı kapak, dünyamız, Aeden ve hafifçe serpiştirilmiş diğer gezegenler ile birlikte siyah zeminde hoş bir görüntü oluşturuyor. Klasik kesimin dışına çıkılarak hafifçe yumuşatılmış köşeleri de farklı bir hava katmış kitabımıza. Benim için tasarımı da içeriği kadar hoş ve güzeldi diyebilirim. Romanda, biz insanların yaşamakta olduğumuz gezegenimiz dünyayı nasıl da hor kullanmakta olduğumuzu ve aslında genlerimizde taşımakta olduğumuz vahşi, vandal duygular ile hareket ettiğimiz anlatılmaktadır. Son derece etkileyici ve başarılı bir şekilde kaleme alınmış olan bu kitap, Destek Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

AEDEN KONUSU
İnsanlar tarafından henüz keşfedilmemiş ve evrimde ileri seviyede bir canlı türünün ve farklı canlıların hep birlikte paylaşmakta olduğu gezegendir Aeden. Burada yaşayan tüm türlerin kendi aralarında telepati ile anlaştığı, tükettiğini her şeyi tekrar üretebilmenin en büyük ihtiyaç ve temel olarak görüldüğü, kendisi dâhil diğer türlere zarar vermenin düşünülemeyeceği bir cennettir Aeden. Teknolojik anlamda ve bilimsel açıdan da biz insanlardan üst seviyededirler Aedenliler.

“İçinde Çi bulunan her şey kişi olma hakkına sahiptir.” S.20

Surza ve Baruh Baba’nın büyük oğludur Sonje. Diğer asıl karakterimiz Numi ise vakti zamanında kendilerine emanet edilmiştir. Numi, psikolojik olarak kendisini bu gezegende yaşayanlardan farklı hissettiği için tüm bedenini kumaşlar ile örterek ve teninin açıkta kalan kısımlarını çamura bulayarak saklamaya çabalayan güzel bir kızdır. Numi’nin Aeden’de tek uğraşısı ve takıntısı Sonje’nin ta kendisidir.

Numi, romanın ilerleyen bölümünde, annesinin Dünya adlı bir gezegenden olduğunu öğrenir ve vakit geldiği düşünülerek, Baruh Baba’nın da müsaadesiyle Sonje ile birlikte dünyaya gelirler. İşte buradan itibaren, biz okuyucular da romanda olan karakterlerimizin gözünden biz ''insansılar'' ile tanışma fırsatını buluyoruz. (İnanın, okurken bugüne bildiğim, gördüğüm ve hayatta yaşadığım çoğu şeyi sorgulamadım değil. Bu noktadan itibaren kitap adeta bize ders verir nitelikte devam ediyor ve içimin daraldığı, resmen burkulduğu bölümler oldu). Geldikleri bu cennet gezegende (dünya’da) yaşanan olumsuzluklardan dolayı ayrı düşseler de, ikisi de içgüdüsel olarak gidişata ve sisteme karşı aynı amaç uğrunda savaş verirler. Dünyamıza ilk geldikleri yerdeki yoğun ve kirli hava nedeniyle neredeyse nefes alamaz hale gelirler. Bu ''insansı''ların kalabalığını ve bu devasa taş yığını yapıları görünce hemen Aeden’e geri dönmek isterler. Tabiatının özünde doğadan, akarsulardan ve ormanlardan oluşan bu cennette neredeyse tek bir ağacın dahi kalmaması ve gezegende yaşayan bu ''insansı''ların tüm bunlara duyarsız ve kayıtsız kalmaları ikisini de korkutur. Kendi cennetleri Aeden’e geri dönmek isteseler de, bu teorik ve teknik olarak hemen mümkün değildir. Her ne kadar bu ''insansı''ların yaşadıkları ve kendi elleri ile mahvettikleri gezegene karışmak istemeseler de, her ikisi de deneyimledikleri bazı olaylardan dolayı kalmak ve savaşmak zorunda kalır. Roman, biz insanların kendimizi bildiğimiz ve bir nebze olsun geliştirdikten sonra dünyamıza (cennetimize) aklımıza gelebilecek her anlamda neler yaptığımızı ele alıyor.

Her canlının içindeki enerjiden daha kutsal, daha önemli, daha korunması gereken hiçbir şey yoktur evrende diye öğrendik... S.240

ROMAN HAKKINDA KİŞİSEL YORUMUM
Aeden romanımız, gidişat olarak ilk başlarda okuyucuyu sıkabilecek ve ağır ilerleyen bir kitap diyebilirim. Fakat biraz sabrettiğinizde, o ağır bölümleri geçtiğiniz zaman sizi bekleyen akıcı bir roman bulacağınızı kesinlikle ifade edebilirim. Bu güzel hikâyemiz, daha öncesinde hiç bilmediğimiz, bizlere çok uzak (aslında içgüdüsel olarak hep düşlediğimiz) bir yerde başlıyor. Belki de daha önce duymadığımız birçok terimler, haberdar olmadığımız türleri okuyacağız. Bu bilgileri okurken, öğrenirken kitapta bize aktarılan terminolojiden sıkılmazsak ve bu sayfaları atlamadan okuyarak geçersek, ilerleyen sayfalarda sürükleyici ve etkileyici bir hikâye biz okurları bekliyor olacağına emin olabilirsiniz.

Gerilemenizi istemiyorum! Bu çıkmaz sokaktan çıkıp geleceğe gitmenizi, olmanız gereken şeye, İNSANA dönüşmenizi istiyorum! S.462

''Bir Dünya Hikâyesi'' ve ''Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara…'' başlıklarıyla dikkatimizi çeken Aeden’i okurken, içinde bulunduğumuz dünyamıza başka bir gözle bakacağımıza ve yazım tarzı ile yaşadığımız bu düzen, gidişat hakkındaki soruların zihnimizi meşgul edeceğine eminim.

"Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığına emin olduğunda, hiçbir şeyin bilindiği gibi olmadığını keşfetmeye başlarsın." S.601

İnsan olabilme seviyesine ve erdemine erişememiş varlıklarız biz "insansı"lar. Yaşamakta olduğumuz gezegeni (dünyamızı) adeta bir cennet bahçesine çevirebilme imkânı elimizdeyken, o’nu elbirliği ile kolektif bir şekilde cehenneme çeviriyor ve öz kaynaklarını hiç tükenmeyecekmişçesine sömürüyoruz. Romanda, henüz gelişmemiş olduğumuz defalarca bize sunuluyor ve aslında bildiğimiz, bugüne kadar hep sustuğumuz konuları okudukça adeta kendimizden utanıyoruz. Yedirdiklerimiz, içirdiklerimiz ile hem çocuklarımızı, hem de kendimizi zehirliyoruz (Burada aklıma okumuş ve incelemiş olduğum #31480010 Saklı Seçilmişler geldi defalarca). Huzuru bulabileceğimiz yeşil alanları yok edip, yerlerine güneşe bile hasret kalacağımız beton yığını binaları ve çirkinlikleri dikiyoruz. Aslında insanlığın, dünyanın en büyük sorunu olan para için çocuklarımızın başkaları tarafında istismar edilmelerine izin veriyoruz (TV’de olan pedofili yarışmalar ve programlar aracılığı ile vs). Gezegenimizin manyetik dengesinin bozulabileceği ihtimalini ve fizik kanunlarını umursamadan dünyanın yer altı kaynaklarını tamamını sömürebilmek adına elimizden geleni yapıyor ve dünyanın yer altını İsviçre peynirine çeviriyoruz. Üzerlerinde deneyler yaptığımız canlı türlerinin ruhlarını ve onların yaşama dair olan haklarını sorgusuz sualsiz ellerinden alıyoruz. Neden? Daha güzel olmak, daha sağlıklı yaşamak ve doymak bilmeyen "insansı" bedenimizin ruhunu tatmin etmek için. Dünyanın her yerinde olduğu gibi, okul adını verdikleri kapalı eğitim sisteminde onların (gücü elinde bulunduranların) istekleri doğrultusunda gelecek için köleleştiriliyoruz. Bizlere bunları yaptıran nedir? İçimizde var olan her şeye sahip olabilme hırsı bence. Daha güzel görünelim diye aldığımız kozmetik ürünleri için kaç canlı deniz hayvanı ölmüş kimin umurunda! Bir Gala’ya giderken boynumuza attığımız bir kürk için kaç canlı acı çekerek öldürüldü kimin umurunda! İşte bu noktadan itibaren okurken gerçekler teker teker yüzümüze vurulmaya başlanıyor ve sorgulamaya, nasıl olurda bu yaşananlara dur demeyerek, bencilce davranarak bu kadar kifayetsiz kaldığımızı düşünür oluyoruz.

“Değiştirmek istiyorsan güçlenip dâhil olacaksın. Ancak güçlenmeden dâhil olmaya kalkanlar sistemin çarkları altında öğütülüyorlar.” S.558

Azra Kohen, romanda bahse konu olan birçok bilgi, belge ve makaleleri kaynak olarak belirtmekten de geri kalmamış. Şayet konu hakkında şüpheye düşen olursa, gerekli bilgileri eşleştirebilir ve kendi araştırmasını da yapabilir demek istiyor burada bize. Yazar, bildiğimiz dünya genelinde kullanılan internetin dışında, birçoğumuzun DeepWeb diye bildiği, asıl gerçeklerin barındırıldığı ve belki de çoğunuzun görmek istemeyeceği (aklınıza gelebilecek her türde) resim, video, belgelerin saklandığı ve bunun dışında tüm illegal işlerin el altından paylaşıldığı, yürütüldüğü platforma da dikkat çekmektedir.

"Bu gezegende insanlık dışı bir şey var ve o şeyin kaynağını bulmak zorundasınız!" S.543

Evet, bu gezegende gerçekten insanlık dışı bir şey var! Uygarlık olarak henüz tam anlamda çözemediğimiz bir teknolojinin kölesi olmuş durumdayız. Ruhumuzun ihtiyacı olan şeylere önem vermek yerine, gelişen teknoloji ve bilimin olumsuz yönlerine esir olmuşuz ve farkında olmadan insanlığını, umudunu yitirmiş, ruhu olan duygusuz bedenler (yaşayan ölüler) gibi enerjimize tanınan sürenin dolmasını bekliyoruz bu cennette. Yaşadığımız ve korkunun bize engel olduğu bu dünyada, bilginin her yerde olduğunu ve aslında arayan herkesin bilginin kaynağına ulaşabileceğini unuttuk ya da unutturmak istiyorlar.

Sorulmaması gereken sorular vardı “Ariler” tarafından yasaklanmış. S.380

Yukarıda olan alıntıya aşağıda olan alıntı çok güzel bir şekilde cevap veriyor (Bunu her anlamda düşünebiliriz!).

“Evrende her şey ihtiyaçtan doğar Numi, fark edişlerin merakını motive eder, merakın analiz yapabilmeni tetikler, analizlerin özgür iradeni besler. Sana söylenenin dışında da yollar olduğunu keşfetmeye başlarsın.” S.120

Şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar.

Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesin de görüşmek dileğiyle. Esen kalınız!

~ Adem YEŞİL ~
Bu kitap tam anlamıyla uyanışımız adına mucize! Size Dünya gerçeklerini avaz avaz bağıran, kanıtlar sunan, insanlıgınızı sorgulatan, okudugunuz bilgiler karşısında sizi yıkan olaganüstü bir kitap. Bu kitabı okuduktan sonra yakın cevremdekilere bir süre hep Aeden'den bahsettim. Hatta oyle bir psikolojiye bürünmüstüm ki sokağa cıkıp gördügüm insanlara al bu kitabi ve lütfen bunu oku dememek icin zor tutmusumdur kendimi. Ayrıca Azra Kohen'in en sevdigim yanlarından biri de kitabı yazarken sizi her konuda bilgilendirmeye calısmasıdır. Fizik, kimya, matematik, sanat... Ve konu hakkinda daha fazlasini bilmek, arastirmak isteyenlere ekte kaynak sunuyor olması bence harika bir sey. Sahsen ben bu kitabı okuduktan sonra daha duyarlı biri olmaya basladigimi dusunuyorum. Kitabın konusu ise Aeden gezegeninde yaşayan Sonje ve Numi'nin Dünya gezegenine gelip biz "insansıların" Dünya'ya, hayvanlara, çocuklara, havaya, suya vb. verdigimiz zararları görmesi üzerine Dünya'yı kurtarmak için harekete geçmelerini ve bu süreçte başlarına gelen olayları anlatiyor bunu öyle güzel, öyle akıcı bir dil ile anlatıyor ki sanki siz de Aeden gezegeninden gelmiş, Dünya'nin,insansiların haline hayret ederek bakıyorsunuz ve onlarla birlikte Dünya'yı kurtarmak adına savaşıyorsunuz. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olduğunu düsünüyorum. Umarım hak ettigi degeri gorur. Daha cok okunur ve daha cok sevilir. Benim icin her zaman bambaska bir yeri olacak!
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.565 Oy)18.074 beğeni40.953 okunma2.592 alıntı172.062 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.373 Oy)11.042 beğeni27.281 okunma1.471 alıntı143.558 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.280 Oy)12.828 beğeni32.800 okunma3.090 alıntı137.618 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.488 Oy)8.430 beğeni24.860 okunma2.208 alıntı107.194 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.009 Oy)6.696 beğeni19.388 okunma615 alıntı109.481 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.202 Oy)8.629 beğeni24.000 okunma1.245 alıntı117.737 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.806 Oy)8.741 beğeni23.920 okunma1.594 alıntı110.876 gösterim
  • Serenad
    9.0/10 (5.018 Oy)5.600 beğeni14.742 okunma1.656 alıntı63.512 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.145 Oy)8.447 beğeni27.067 okunma744 alıntı131.939 gösterim
  • Bin Muhteşem Güneş
    8.9/10 (4.671 Oy)5.221 beğeni15.457 okunma883 alıntı74.541 gösterim
Yine muazzam güzellikte, benzersiz ve çok naif... 4. Kitabında da ; içine doğduğumuz pis düzeni, birilerinin çıkarları için şekil almış sistemi yüzüme vururken, aşkı, yaşamı, insanı anlayabilmem ; potansiyelime doğabilmem için elimden tutuyor.Azra Kohen'in beni benden alan anlatımı, dünyası ve doğru bilgi aktarımıyla hala tanışmadıysanız çok şey kaçırdınız.. Fi, Çi, Pi ile hemen başlayın..
Kitabın ilk inceleme yazısını ben yazmak istedim. Pi yi okuduktan sonra acaba bir daha böyle bir maceraya ne zaman dahil olurum diye merakla beklediğim bir kitaptı ve tabiki beklediğime değdi. Çıktığı hafta alıp çabucak bitirdim canım kitabımı.Her tarafı not kâğıtlarıyla doldu ,altını cizemdigim yer yok gibi. Her ne kadar fantastik bir öykü ile baslayada gerçek bir Dünya hikayesi Aeden. Dünyanın yok edilis öyküsü...İçinde yaşadığı yeri nasıl mahvedebilir insanoğlu bir kere daha gözler önüne seriyor kitap ve bir çoğumuzun görmekten, duymaktan bile korktuğu gerçekleri yüzümüze vuruyor adeta.
Bu kitabı okumadan önce 'Şeker yemeyin, sizi kanser ediyor, öldürüyor' diyen ben. 'Tıbbi tedavileri bırakın, bütün güç doğada, bizde' diyen de ben. 'Bu kadar sapkın bir dünyada var mı cana değer veren birileri' diye sorgulayan yine ben.
Bu kitabı elime aldığımda bana bu kadar uygun bir kitap okuyacağımı düşünmemiştim. Kitabın her satırı çığlık çığlığa içimdeki acıyı haykırıyor resmen. Görmezden geldiğimiz, değer vermediğimiz, acının üstünü örttüğümüz ne varsa hepsi bu kitapta.Bu kadar ütopik bir kitap nasıl Dünyamızın gerçeklerine böylesine bağlanmış? Nasıl da gözümüze sokuyor hayatın sapkınlıklarını, kirlenmiş düşüncelerimizi, paranın akıl almaz kıymetini.
Mutlaka okuyun. Herkese okutturun. Torunlarınıza mirasınız olsun bu kitap. Öyle ki bence müfredatlarda zorunlu tutulsun çocukların okuması. Bir çocuğa aşılarsak bu düşünceleri belki yüz yıl sonra az da olsa düzelir bu kirli dünya. Belki kirli ellerini yıkar az da olsa. Belki insanlar dokunmaz o zaman küçücük çocukların bedenlerine! Kadınları parayla alıp satmazlar, paranın her şeye pislik bulaştırdığını anlarlar, gücün otoritenin insanlarda değil yaşamda olması gerektiğini anlarlar, can almanın ezici yükünü anlarlar. Belki. Bir umut işte.
Fi, Çi, Pi üçlüsünden sonra tabii ki çok büyük bir beklenti ile başladım kitaba ve fazlasıyla tatmin oldum diyebilirim. Dilinin sadeliği, anlatımın samimiyeti ve birçok konunun dahil olduğu bu harika kitabı tavsiye ederim.

Azra Kohen önceki üçlemesinde de olduğu gibi bu kitabında da hayvanlardan, doğaya, tevekkülden insanlığa, enerjiden bankalara, kozmetikten beslendiğimiz gıdaya, üretimden tüketime ve daha faydalı onlarca bilgiyi aktarmış bize hem de roman tadında okutarak.

İnsanlığı, dünyayı, varoluşumuzu nasıl da anlamadığımızı o kadar iyi tahlil edip yazmış ki, şekilciliğimizden, egomuza, vurdumduymazlığımızdan robot gibi yaşamamıza, hayatın anlamını görmezden gelip nasıl da hunharca günlerimizi harcadığımıza dikkat çekmiş.

Sonje ile Numi'nin çelişkisinde göreceğiz kendimizi, aşklarında tanıdık gelecek yaşadıklarımız, azimlerinde umutlanıp biz de yapabilirizi düşüneceğiz, Baruh Baba ile ayrıntıyı görüp telepati, empatiyi öğreneceğiz, Usta'dan hayatın özünde bir olduğumuzu...

Canlıya ve maddeye olan sevgi, saygıyı ilmek ilmek işlemiş, yargılarımızdan kurtulup Yaradan'a tekamüle sevgiden geçeceğimizi anlatmış...

Çok daha fazlasını anlatmış, çok güzel aktarmış kalemine, yüreğine sağlık...

İyi okumalar dilerim.
Tek kelimeyle harika!

Evrenin gücüne, şifasına ve mucizesine inanan bir insan olarak bu kitabın bana nasıl iyi geldiğini kelimelerle ifade edebilecek miyim duygularımı tam olarak tarif edebilecek miyim bilmiyorum. Daha ilk sayfalarında etkisi altına aldı, beni kalbimdeki tüm duyguların görüntüsü içine hapsetti resmen. İtiraf etmeliyim ki uzun zamandır bir kitap beni böylesine heyecanlandırmamıştı. Bitmesin diye ağırdan alıp özümseyerek okumaya çalışmakla sayfaları çevirip yutmak çelişkisi içinde kaldım. Bir solukta bitmesine izin vermek istemedim.

Yazar diyor ki, bilgi, istemeyene hazır olmayana gelmiyor. Ben bu kitabın hayatıma girmesine hazırdım bunun için şanslı hissediyorum kendimi. Evrende gerçekten tesadüf yok.

Duygularımı bir süreliğine kenara bırakıp kitabın konusuna geliyorum. Sonje ile Numi ana karakterlerinin Aeden isimli gezegenden kendi potansiyellerini fark edip deneyimleyebilmeleri amacıyla Dünya gezegenine gelmesiyle başlıyor kurgu. Biz "insansılar" karşısında şoka giren ikili, dünya gezegenindeki haksızlıklara şahit olup sisteme karşı savaş açıyorlar. Bu savaşın içinde yolları ayrılan ikili kozlarını farklı şekillerde oynuyor.

Matematik, fizik, kimya, biyolojiyle ilgili çok fazla bilgi barındıran kitap satır aralarındaki açıklamalarıyla dipnotlarıyla, somut bilgilere yer vermesiyle etkileyiciliğini daha da arttırmış. Özellikle bir bölümde dipnot olarak verilen müzik önerisi beni mest eden kısımlardan biri oldu.

Birliğin bir parçası olduğumuzu unuttuğumuz bir dünyanın içinde en çok ihtiyacımız olan şey farkındalık. Acımasızlık, bencillik ve hırsla gücü elinde tutmaya çalışan insansılarımızın bu gezegene nasıl zarar verdiklerini, algı yönetimlerini, normalleşen kötülüğün içinde insan olmaya dair unutulan onlarca şeye rağmen yine de gerçekte neyin önemli olduğunu unutmayanların mucizesi o yüzden Aeden.

Gerçekle masalın, sanat ve bilimin dansı diyorum ben bu kitaba. Farkındalık yarattığı için, insana, doğaya, hayvanlara, evrende yaşayan tüm organizmalara yani "BİR"e önem verdiği için hayran kaldım Azra Kohen'e.

"Kelimeler yetmiyor fark ettiklerimi ifade etmeye, öğrendiklerimi bilseniz sadece benim hissettiklerimi hissedebilirsiniz, zihninizde başka düşünceye yer kalmaz."

Gerçeğin masalına uyanmak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar.
"Evrende hata yoktu, tesadüf yoktu! Nihayet anlamışlardı..İnsan doğulmaz, insan olunurdu...."

Yaşadığım dünyaya , buraya ait olmayan ve burası gibi olmayan, başka gezegenden birinin gözlerinden baktığımda aslında bildiğim onca gerçeğin dehşeti içinde sarsıldım...Altı çizilecek ve not alınacak o kadar çok satır vardı ki...
İnsan ırkının( insansıların) bu denli acımasızlığını içimde duyduğum acıyla ve en son (sayfa 437) artık gözyaşlarıma engel olamayarak okudum...
Ve Aşk...Evrendeki tek ortak dil olmalı...Başka dünyalara ait de olsan kaçamadığın tek şey....

Ve keşke dedim "Aeden" gerçek olsaydın....!
Neden daha önce okumadım diye kendimi eleştirdiğim bir kitap daha.. Her kitap size mutlaka bir şey katar fakat Aeden size çok şey katacaktır. Bu kadar kalın bir kitabın her sayfasında dünyamızı sorguladım. İnsansıları, çıkarlarını, bilinçsiz tüketmelerini, kendinden başka canlıları düşünmeyişleri, içinde bulunduğu evreni hiç acımadan yok etmeleri... İnsan yaşarken farketmiyor fakat okurken gerçekten şöyle düşünüyor: Başka gezegenden canlılar gelseydi Dünya ve biz insansılar için ne düşünürlerdi? Gerçekten biz evrimleşmiş canlılar mıyız? Kitapta fazla abartmış demeyin gerçekten okurken yiyeceklerimizden tutun hayvanlara olan davranışlarımıza kadar, soluduğumuz havadan tutun teknoloji bağımlılığımıza kadar bir farkındalık hissediyorsunuz. Keşke herkese bu bilinç aşılanabilse.. Kitap hep böyle yerden yere vuran bir kitap değil tabiki :) Aşk, macera ve kurgusallık kitabı sıkılmadan bitirmenize yardımcı oluyor. İnsan olmanın aslında ne kadar önemli olduğunu anlatan ve bunun sorumluluklarını size aşılayan bu kitabın incelemesini yaparken aklıma; Sagopa'nın "İnsan kadar nankörünü bahsettiğiniz kedilerde bile görmedim" şarkı sözü geldi aklıma.. Manidar...
Fi,Çi,Pi serisine ragmen okudugum ilk Azra Kohen’di.Gercekci bir yorum yapmam gerekirse ilk 200 sayfada populer olmasi sebebiyle bu kadar konusulduguna inanmistim cunku yeterince karakter tanitmiyor ve olay orgusu cok yavas kuruluyor.Ancak 200. Sayfadan sonra Azra Kohen sihirini gostermis ve akici dili,degindigi konular sayesinde bir solukta bitti roman.Diline,kalemine, hayalgucune saglik.Daha genis inceleme yazim instagram hesabima gelecek.
Fi, Çi, Pi nin üstüne çıkabilirmi diye düşünürken okumaya başladığımda çıkabileceğini gördüm azra kohen yine harikalar yaratmiş yazarın alışveriş listesi bile okunur yeni kitaplarını dinle beni ve nakar kitabını sabırsızlıkla bekliyorum
Akilah Azra Kohen'in daha önceki kitaplarında, içeriğin açık seçik olduğu yönünde eleştiri yapan ilkellere cevaben; asıl önemli olanın ne olduğunu vurgularcasına AEDEN karşınızda. Diğer bir yandan dünyamızı bitiren; gezegenimize ve gezegenimizde yaşayan her bir canlıya zarar veren davranışları, ustalıkla yalınlaştırarak, olay kurgusuna dahil ediş biçimini çok beğendim. Kitabı okumalı ve okutmalıyız.
Babam derdi ki, bu kadar iyi olma. Sen bu kadar iyisin diye evrenin bir yerinde birileri o kadar kötü olmak zorunda kalıyor. Evrenin tek sorunu denge...
Evren merakla harekete geçer, düşünceyle genişler, korkuyla küçülür, analizle büyür, yargıyla son bulur. Merak ettiğin her şey senin kim olacağına yön verir.
Gideceğin yer neresi olursa olsun, kendine dürüst olduğun sürece seni sana yaklaştıracaktır, tereddüt etme.
Evrende hata yoktur.
Din artık bugün, maalesef, salakların beynini kalıplarla yıkamak için, gelişmemiş ülkelerdeki uyanıklarca kullanılan bir silah haline gelmiş durumda.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aeden
Alt başlık:
Bir Dünya Hikayesi
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
616
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053111870
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Baskılar:
Aeden
Aeden
Geri dönmüyorlardı!
Artık niye Dünya'da olduklarını biliyorlardı.
Yaşam enerjisinin bu şekilde yağmalanmasına izin vermeyeceklerdi, ne pahasına olursa olsun ona sahip çıkacaklardı.
Evrende hata yoktu, tesadüf yoktu!
Nihayet anlamışlardı.
İnsan doğulmaz, insan olunurdu.

Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara...

Kitabı okuyanlar 1.451 okur

  • ÇİĞDEM DUYGU
  • Drkitapsever
  • gülcan adalı
  • Safiye Coşkun
  • Rıfat
  • Fulya
  • Zeynep
  • Miray Karakaya
  • Svg
  • Zeynep Efetekin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%11.7
14-17 Yaş
%5.1
18-24 Yaş
%12.6
25-34 Yaş
%24.4
35-44 Yaş
%32.4
45-54 Yaş
%11.5
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%82.4
Erkek
%17.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43 (305)
9
%23 (163)
8
%14.2 (101)
7
%7.6 (54)
6
%4.6 (33)
5
%1.8 (13)
4
%1.5 (11)
3
%1 (7)
2
%0.4 (3)
1
%0.8 (6)

Kitabın sıralamaları