Aeden (Bir Dünya Hikâyesi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
62,5bin
Gösterim
Adı:
Aeden
Alt başlık:
Bir Dünya Hikâyesi
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
584
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051852782
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Aeden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Aeden
Aeden
GERÇEĞİN MASALIDIR AEDEN

Geri dönmüyorlardı! Artık niye Dünya’da olduklarını biliyorlardı.
Yaşam enerjisinin bu şekilde yağmalanmasına izin vermeyeceklerdi, ne pahasına olursa olsun ona sahip çıkacaklardı. Evrende hata yoktu, tesadüf yoktu! Nihayet anlamışlardı. İnsan doğulmaz, insan olunurdu.
Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara…
616 syf.
·20 günde·Beğendi·10/10 puan
Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara… diye başlıyor bu seferki romanımız. Bugüne kadar Azra Kohen'in herhangi bir kitabını okumamıştım ve Aeden benim için bir ilkti diyebilirim. Ne zaman vakit bulup Ankara Olgunlar caddesinde ve diğer kitabevlerinde yenilikler ya da aradıklarım için bakınsam, Fi, Çi, Pi üçlemesini görüyordum. O kırmızı, mavi ve yeşil kapakları ile hep dikkatimi çektiler raflarda, ama bir türlü ele alıp okuma fırsatım olmadı. Ne bileyim, belki içimde yerli yazarlara karşı sanki bir güvensizlik mi hâkim desem, yoksa yabancı yazarların kalemine olan hayranlık mı desem inanın bende buna bir türlü karar veremiyorum?! Fakat bu sefer itiraf etmeliyim ki, Azra Kohen, beni kalemi ile gerçekten etkiledi ve bende kitabını okurken masalla gerçek arasında git gel yapmadım değil. Kısacası, okumamış olanlar için şunu gönül rahatlığı ile ifade edebilirim ki, kesinlikle okuyabilirsiniz ve okumalısınız da. Unutmadan: Aeden Fi, Çi, Pi üçlemesinin devamı değildir ve diğer kitaplar ile aralarında bir bağlantıda kesinlikle söz konusu değildir. İlk Fi, Çi, Pi üçlemesini seri olarak bir kitap sayan Azra Kohen, şu an okumuş olduğum Aeden adlı ikinci kitabını yayımlamıştır. Genel olarak vermiş olduğu demeç ve bilgilendirmelerde de, 9’a yakın kitap çıkartmayı planladığını ifade etmektedir.

AZ BİRAZ KİTAP HAKKINDA.
Kitabı elinize aldığınızda, içerik olarak dolu dolu geçen 611 sayfa vereceğiniz parayı gerçekten hak ediyor. Kabartma baskı kapak, dünyamız, Aeden ve hafifçe serpiştirilmiş diğer gezegenler ile birlikte siyah zeminde hoş bir görüntü oluşturuyor. Klasik kesimin dışına çıkılarak hafifçe yumuşatılmış köşeleri de farklı bir hava katmış kitabımıza. Benim için tasarımı da içeriği kadar hoş ve güzeldi diyebilirim. Romanda, biz insanların yaşamakta olduğumuz gezegenimiz dünyayı nasıl da hor kullanmakta olduğumuzu ve aslında genlerimizde taşımakta olduğumuz vahşi, vandal duygular ile hareket ettiğimiz anlatılmaktadır. Son derece etkileyici ve başarılı bir şekilde kaleme alınmış olan bu kitap, Destek Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

AEDEN KONUSU
İnsanlar tarafından henüz keşfedilmemiş ve evrimde ileri seviyede bir canlı türünün ve farklı canlıların hep birlikte paylaşmakta olduğu gezegendir Aeden. Burada yaşayan tüm türlerin kendi aralarında telepati ile anlaştığı, tükettiğini her şeyi tekrar üretebilmenin en büyük ihtiyaç ve temel olarak görüldüğü, kendisi dâhil diğer türlere zarar vermenin düşünülemeyeceği bir cennettir Aeden. Teknolojik anlamda ve bilimsel açıdan da biz insanlardan üst seviyededirler Aedenliler.

“İçinde Çi bulunan her şey kişi olma hakkına sahiptir.” S.20

Surza ve Baruh Baba’nın büyük oğludur Sonje. Diğer asıl karakterimiz Numi ise vakti zamanında kendilerine emanet edilmiştir. Numi, psikolojik olarak kendisini bu gezegende yaşayanlardan farklı hissettiği için tüm bedenini kumaşlar ile örterek ve teninin açıkta kalan kısımlarını çamura bulayarak saklamaya çabalayan güzel bir kızdır. Numi’nin Aeden’de tek uğraşısı ve takıntısı Sonje’nin ta kendisidir.

Numi, romanın ilerleyen bölümünde, annesinin Dünya adlı bir gezegenden olduğunu öğrenir ve vakit geldiği düşünülerek, Baruh Baba’nın da müsaadesiyle Sonje ile birlikte dünyaya gelirler. İşte buradan itibaren, biz okuyucular da romanda olan karakterlerimizin gözünden biz ''insansılar'' ile tanışma fırsatını buluyoruz. (İnanın, okurken bugüne bildiğim, gördüğüm ve hayatta yaşadığım çoğu şeyi sorgulamadım değil. Bu noktadan itibaren kitap adeta bize ders verir nitelikte devam ediyor ve içimin daraldığı, resmen burkulduğu bölümler oldu). Geldikleri bu cennet gezegende (dünya’da) yaşanan olumsuzluklardan dolayı ayrı düşseler de, ikisi de içgüdüsel olarak gidişata ve sisteme karşı aynı amaç uğrunda savaş verirler. Dünyamıza ilk geldikleri yerdeki yoğun ve kirli hava nedeniyle neredeyse nefes alamaz hale gelirler. Bu ''insansı''ların kalabalığını ve bu devasa taş yığını yapıları görünce hemen Aeden’e geri dönmek isterler. Tabiatının özünde doğadan, akarsulardan ve ormanlardan oluşan bu cennette neredeyse tek bir ağacın dahi kalmaması ve gezegende yaşayan bu ''insansı''ların tüm bunlara duyarsız ve kayıtsız kalmaları ikisini de korkutur. Kendi cennetleri Aeden’e geri dönmek isteseler de, bu teorik ve teknik olarak hemen mümkün değildir. Her ne kadar bu ''insansı''ların yaşadıkları ve kendi elleri ile mahvettikleri gezegene karışmak istemeseler de, her ikisi de deneyimledikleri bazı olaylardan dolayı kalmak ve savaşmak zorunda kalır. Roman, biz insanların kendimizi bildiğimiz ve bir nebze olsun geliştirdikten sonra dünyamıza (cennetimize) aklımıza gelebilecek her anlamda neler yaptığımızı ele alıyor.

Her canlının içindeki enerjiden daha kutsal, daha önemli, daha korunması gereken hiçbir şey yoktur evrende diye öğrendik... S.240

ROMAN HAKKINDA KİŞİSEL YORUMUM
Aeden romanımız, gidişat olarak ilk başlarda okuyucuyu sıkabilecek ve ağır ilerleyen bir kitap diyebilirim. Fakat biraz sabrettiğinizde, o ağır bölümleri geçtiğiniz zaman sizi bekleyen akıcı bir roman bulacağınızı kesinlikle ifade edebilirim. Bu güzel hikâyemiz, daha öncesinde hiç bilmediğimiz, bizlere çok uzak (aslında içgüdüsel olarak hep düşlediğimiz) bir yerde başlıyor. Belki de daha önce duymadığımız birçok terimler, haberdar olmadığımız türleri okuyacağız. Bu bilgileri okurken, öğrenirken kitapta bize aktarılan terminolojiden sıkılmazsak ve bu sayfaları atlamadan okuyarak geçersek, ilerleyen sayfalarda sürükleyici ve etkileyici bir hikâye biz okurları bekliyor olacağına emin olabilirsiniz.

Gerilemenizi istemiyorum! Bu çıkmaz sokaktan çıkıp geleceğe gitmenizi, olmanız gereken şeye, İNSANA dönüşmenizi istiyorum! S.462

''Bir Dünya Hikâyesi'' ve ''Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara…'' başlıklarıyla dikkatimizi çeken Aeden’i okurken, içinde bulunduğumuz dünyamıza başka bir gözle bakacağımıza ve yazım tarzı ile yaşadığımız bu düzen, gidişat hakkındaki soruların zihnimizi meşgul edeceğine eminim.

"Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığına emin olduğunda, hiçbir şeyin bilindiği gibi olmadığını keşfetmeye başlarsın." S.601

İnsan olabilme seviyesine ve erdemine erişememiş varlıklarız biz "insansı"lar. Yaşamakta olduğumuz gezegeni (dünyamızı) adeta bir cennet bahçesine çevirebilme imkânı elimizdeyken, o’nu elbirliği ile kolektif bir şekilde cehenneme çeviriyor ve öz kaynaklarını hiç tükenmeyecekmişçesine sömürüyoruz. Romanda, henüz gelişmemiş olduğumuz defalarca bize sunuluyor ve aslında bildiğimiz, bugüne kadar hep sustuğumuz konuları okudukça adeta kendimizden utanıyoruz. Yedirdiklerimiz, içirdiklerimiz ile hem çocuklarımızı, hem de kendimizi zehirliyoruz (Burada aklıma okumuş ve incelemiş olduğum #31480010 Saklı Seçilmişler geldi defalarca). Huzuru bulabileceğimiz yeşil alanları yok edip, yerlerine güneşe bile hasret kalacağımız beton yığını binaları ve çirkinlikleri dikiyoruz. Aslında insanlığın, dünyanın en büyük sorunu olan para için çocuklarımızın başkaları tarafında istismar edilmelerine izin veriyoruz (TV’de olan pedofili yarışmalar ve programlar aracılığı ile vs). Gezegenimizin manyetik dengesinin bozulabileceği ihtimalini ve fizik kanunlarını umursamadan dünyanın yer altı kaynaklarını tamamını sömürebilmek adına elimizden geleni yapıyor ve dünyanın yer altını İsviçre peynirine çeviriyoruz. Üzerlerinde deneyler yaptığımız canlı türlerinin ruhlarını ve onların yaşama dair olan haklarını sorgusuz sualsiz ellerinden alıyoruz. Neden? Daha güzel olmak, daha sağlıklı yaşamak ve doymak bilmeyen "insansı" bedenimizin ruhunu tatmin etmek için. Dünyanın her yerinde olduğu gibi, okul adını verdikleri kapalı eğitim sisteminde onların (gücü elinde bulunduranların) istekleri doğrultusunda gelecek için köleleştiriliyoruz. Bizlere bunları yaptıran nedir? İçimizde var olan her şeye sahip olabilme hırsı bence. Daha güzel görünelim diye aldığımız kozmetik ürünleri için kaç canlı deniz hayvanı ölmüş kimin umurunda! Bir Gala’ya giderken boynumuza attığımız bir kürk için kaç canlı acı çekerek öldürüldü kimin umurunda! İşte bu noktadan itibaren okurken gerçekler teker teker yüzümüze vurulmaya başlanıyor ve sorgulamaya, nasıl olurda bu yaşananlara dur demeyerek, bencilce davranarak bu kadar kifayetsiz kaldığımızı düşünür oluyoruz.

“Değiştirmek istiyorsan güçlenip dâhil olacaksın. Ancak güçlenmeden dâhil olmaya kalkanlar sistemin çarkları altında öğütülüyorlar.” S.558

Azra Kohen, romanda bahse konu olan birçok bilgi, belge ve makaleleri kaynak olarak belirtmekten de geri kalmamış. Şayet konu hakkında şüpheye düşen olursa, gerekli bilgileri eşleştirebilir ve kendi araştırmasını da yapabilir demek istiyor burada bize. Yazar, bildiğimiz dünya genelinde kullanılan internetin dışında, birçoğumuzun DeepWeb diye bildiği, asıl gerçeklerin barındırıldığı ve belki de çoğunuzun görmek istemeyeceği (aklınıza gelebilecek her türde) resim, video, belgelerin saklandığı ve bunun dışında tüm illegal işlerin el altından paylaşıldığı, yürütüldüğü platforma da dikkat çekmektedir.

"Bu gezegende insanlık dışı bir şey var ve o şeyin kaynağını bulmak zorundasınız!" S.543

Evet, bu gezegende gerçekten insanlık dışı bir şey var! Uygarlık olarak henüz tam anlamda çözemediğimiz bir teknolojinin kölesi olmuş durumdayız. Ruhumuzun ihtiyacı olan şeylere önem vermek yerine, gelişen teknoloji ve bilimin olumsuz yönlerine esir olmuşuz ve farkında olmadan insanlığını, umudunu yitirmiş, ruhu olan duygusuz bedenler (yaşayan ölüler) gibi enerjimize tanınan sürenin dolmasını bekliyoruz bu cennette. Yaşadığımız ve korkunun bize engel olduğu bu dünyada, bilginin her yerde olduğunu ve aslında arayan herkesin bilginin kaynağına ulaşabileceğini unuttuk ya da unutturmak istiyorlar.

Sorulmaması gereken sorular vardı “Ariler” tarafından yasaklanmış. S.380

Yukarıda olan alıntıya aşağıda olan alıntı çok güzel bir şekilde cevap veriyor (Bunu her anlamda düşünebiliriz!).

“Evrende her şey ihtiyaçtan doğar Numi, fark edişlerin merakını motive eder, merakın analiz yapabilmeni tetikler, analizlerin özgür iradeni besler. Sana söylenenin dışında da yollar olduğunu keşfetmeye başlarsın.” S.120

Şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar.

Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesin de görüşmek dileğiyle. Esen kalınız!

~ A.Y. ~
616 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10 puan
Yaşadığınız hayattan, umursamazlıktan, dünyamızı tanımadan, önemsemeden, işte doğdum, büyüdüm ve öleceğim mantığı ile devam etmekten memnunsanız lütfen bu kitabı okumayın!! Çünkü okuduktan sonra sorgulamaya başlayacaksınız, bugüne kadar boşuna yaşadığınızı ve yaptığınız ya da yapmadığınız her şeyden sorumlu olduğunuzu kesin ve net bir şekilde anlayacaksınız.

Romandaki kurgu masal gibi gelebilir.
Ama o kurgu: Gerçeklerin kelime kelime örülmüş halidir.

Masalla gerçeği ayırt edebilecek olan okurlara... Demiş yazar. İnanılmaz bir kurgu evet ama gerçekleri söküp alacağınızın garantisini veriyorum çünkü çok doğru cümlelerle, akıcı ve anlaşılır bir şekilde anlatılmış. Birçok kişi ve olayı okurken aynı zamanda araştırdım, çünkü kendinizi öylesine kaptırıyorsunuz ki gerçekliği ispat etmek istiyorsunuz.

Yaşayan her canlının (her organizmanın) değerini bilmemiz dileğiyle.
  • Pi
    8.3/10 (2.381 Oy)2.597 beğeni9,9bin okunma6,9bin alıntı55,9bin gösterim
  • Çi
    8.0/10 (2.523 Oy)2.619 beğeni11bin okunma4.067 alıntı39,9bin gösterim
  • Fi
    7.7/10 (3.514 Oy)3.463 beğeni14bin okunma7,8bin alıntı72bin gösterim
  • Havva'nın Üç Kızı
    7.3/10 (2.738 Oy)2.349 beğeni11bin okunma7bin alıntı41,3bin gösterim
  • Başlangıç
    8.5/10 (4.175 Oy)4.269 beğeni14,1bin okunma9,9bin alıntı73,6bin gösterim
  • Gör Beni
    8.7/10 (3.730 Oy)4.056 beğeni10bin okunma34,7bin alıntı93,8bin gösterim
  • Leyla'nın Evi
    8.5/10 (4.067 Oy)4.016 beğeni16,1bin okunma8,3bin alıntı52,6bin gösterim
  • Konstantiniyye Oteli
    7.9/10 (2.823 Oy)2.675 beğeni10,8bin okunma9,4bin alıntı50,8bin gösterim
  • Kırlangıç Çığlığı
    8.6/10 (4.874 Oy)4.714 beğeni16,2bin okunma14bin alıntı75,9bin gösterim
  • Engereğin Gözü
    8.2/10 (2.464 Oy)2.307 beğeni9,3bin okunma4.430 alıntı30,9bin gösterim
584 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10 puan
"Aeden" kitabı benim için kitapların şahı ,en zirvesi. Bu kitaptan sonra okuduğum hiçbir kitap burdaki hazzı vermedi. Bu nedenle bu kitap için ne yazsam yetersiz kalır. Kelimelerin kıfayetsiz, yetersiz kaldığı bir kitap düşünün. Kitap beni benden götürdü. Ki üç defa okudum ama her okuduğum da aynı heyecanı yaşadım. En çok altını çizdiğim ve notlar aldığım kitapların başında yer alıyor.O kadar güzel kurgulanmış ki .Onca bilgiyi olayı akıcı bir şekilde kurgulamak okuyucunun ruhuna dokunmak, bilgisine bilgi katmak gerçekten takdire şayan.Bi yandan size Aeden cennetini anlatıyor. Orda her şey yaşam için. Yapılan her şeyin hayata katkısı var. Bir yandan da Dünya'daki bütün sistemlerin pisliklerini , Dünyayı parazit gibi nasıl sömürdüğümüzünden ve Dünya'nın nasıl yaşanmaz bir hale getirdiğimizden bahsediyor. Gerçek hayatta bunu biliyoruz aslında ama malesef üç maymunu oynuyor ve duyarsız kalıyor. Ama yazar burda öyle bir anlatmış ki gerçeklikleri , öyle işliyor ki ruhunuza ,farkındalık yaratıyor ve hayatının karşısında değil yanında olmamız gerektiğinin önemini anlatıyor. Benim için kitabın her noktası can alıcıydı. Ama beni çok etkileyen kısım kadınların nasıl köleleştirildiği oysa ki kadınlığın bir başkasının gözünden ölçülemeyecek kadar değerli olduğunu muazzam bir şekilde anlatmış. Okuyun. Okuyun .Okuyalım. Ki fark edip hayatın yanında olalım. Dünyamızı yağmalamayalım ve yağmalayanların karşısında yer alalım.
584 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10 puan
#aeden
Merhabalar yaklaşık 8 günlük kitap serüvenim harika geçti. Azra Kohen in Fi kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı Aeden.. Fi yi anlamamışım onu fark ettim, tüm önyargılarımı yıkan bir eserdi.. Şimdi çok daha iyi anlıyorum yazarın bize bahsetmek istediği şeyi.. Bize Dünya gerçeklerini avaz avaz bağıran, kanıtlar sunan, insanlığımızı sorgulatan, okudugunuz bilgiler karşısında bizi yıkan olaganüstü bir kitap.. Keşke eğitim hayatımızda yer alsaydı bu düşünce bu kurtarma çabası bu doğa sevgisi belki bu kadar zulüm olmazdı.. Kitap olarak bakmayıp olaylara aslında zaten olağan şeyler diye kabul ettiğimiz ve müdehale edilmezse hepimizi yok edecek şeyler.. Hala bitmek bilmeyen savaşlar, yaşamdan koparılan hayatlar..
Hem bilim hem umut bir arada. Çokça beğendiğimi ifade etmek istiyorum.. Eğer başta benim gibi düşünüp okumayan varsa çokça tavsiye ederim.
İyi ki okumuşum.
Herkese iyi okumalar diliyorum..
(kedim bile merak etti, bakıyor )
#kitapyorumu #kitapalıntıları #kitapseç #okudum #kitaplık #kitapönerisi #kitapokumak #yorum #alıntı #hayatadairkitaplarım #oyun #okumakiçin #huzurkitaplarda #hadiokuyalım #everestyayınları
584 syf.
·43 günde·Beğendi·8/10 puan
Düşündüren, hayal ettiren, bazen çaresizlik hissettirip bazense umut ettiren bir fantastik kurgu.. kurgu mu yoksa gerceğe hiç de uzak olmayan bir dünya portresi mi okuyup düşünmeye değecek bir kitap.
616 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Bu kitap tam anlamıyla uyanışımız adına mucize! Size Dünya gerçeklerini avaz avaz bağıran, kanıtlar sunan, insanlıgınızı sorgulatan, okudugunuz bilgiler karşısında sizi yıkan olaganüstü bir kitap. Bu kitabı okuduktan sonra yakın cevremdekilere bir süre hep Aeden'den bahsettim. Hatta oyle bir psikolojiye bürünmüstüm ki sokağa cıkıp gördügüm insanlara al bu kitabi ve lütfen bunu oku dememek icin zor tutmusumdur kendimi. Ayrıca Azra Kohen'in en sevdigim yanlarından biri de kitabı yazarken sizi her konuda bilgilendirmeye calısmasıdır. Fizik, kimya, matematik, sanat... Ve konu hakkinda daha fazlasini bilmek, arastirmak isteyenlere ekte kaynak sunuyor olması bence harika bir sey. Sahsen ben bu kitabı okuduktan sonra daha duyarlı biri olmaya basladigimi dusunuyorum. Kitabın konusu ise Aeden gezegeninde yaşayan Sonje ve Numi'nin Dünya gezegenine gelip biz "insansıların" Dünya'ya, hayvanlara, çocuklara, havaya, suya vb. verdigimiz zararları görmesi üzerine Dünya'yı kurtarmak için harekete geçmelerini ve bu süreçte başlarına gelen olayları anlatiyor bunu öyle güzel, öyle akıcı bir dil ile anlatıyor ki sanki siz de Aeden gezegeninden gelmiş, Dünya'nin,insansiların haline hayret ederek bakıyorsunuz ve onlarla birlikte Dünya'yı kurtarmak adına savaşıyorsunuz. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olduğunu düsünüyorum. Umarım hak ettigi degeri gorur. Daha cok okunur ve daha cok sevilir. Benim icin her zaman bambaska bir yeri olacak!
616 syf.
·1/10 puan
Kendiyle ve yaşadığı dünyayla bile savaştaydı yazar. Daha evrimini tamamlamadan, bu kadar abartıldığı için ilk üçlemesini okuduktan sonra bunu da 616 sayfanın sonuna kadar sabırla ve sıkılarak okudum "acaba sonu mu güzel?" diye...
Bizim çizgi filmlerimiz bile bundan daha yapıcı ve eğitici.
Birisi bu kadına, insanların bilmedikleri için değil, işlerine bilmiyor gibi davranmak geldiği için böyle yaşamayı seçtiğini söylesin de ablamızda bi rahat etsin.
Edebiyatı, cümleleri, anlatımı, kurgusu, akıcılığı berbat buldum.
Tek güzel yanı içerdiği mesajlardı ama bu mesajları yıllar önce başka kitaplarda da zaten vardı. Hemde bu topraklarda yaşayan kişilerin dilinden;)...
A'mak-ı Hayal tavsiyemdir bu tarz oku ak isteyenlere...
Hem uzun, hem sıkıcı, hem de çok fazla yargılayıcı ve bir dildeydi sıkıcılıktaydı Aeden...
616 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu kitabı okumadan önce 'Şeker yemeyin, sizi kanser ediyor, öldürüyor' diyen ben. 'Tıbbi tedavileri bırakın, bütün güç doğada, bizde' diyen de ben. 'Bu kadar sapkın bir dünyada var mı cana değer veren birileri' diye sorgulayan yine ben.
Bu kitabı elime aldığımda bana bu kadar uygun bir kitap okuyacağımı düşünmemiştim. Kitabın her satırı çığlık çığlığa içimdeki acıyı haykırıyor resmen. Görmezden geldiğimiz, değer vermediğimiz, acının üstünü örttüğümüz ne varsa hepsi bu kitapta.Bu kadar ütopik bir kitap nasıl Dünyamızın gerçeklerine böylesine bağlanmış? Nasıl da gözümüze sokuyor hayatın sapkınlıklarını, kirlenmiş düşüncelerimizi, paranın akıl almaz kıymetini.
Mutlaka okuyun. Herkese okutturun. Torunlarınıza mirasınız olsun bu kitap. Öyle ki bence müfredatlarda zorunlu tutulsun çocukların okuması. Bir çocuğa aşılarsak bu düşünceleri belki yüz yıl sonra az da olsa düzelir bu kirli dünya. Belki kirli ellerini yıkar az da olsa. Belki insanlar dokunmaz o zaman küçücük çocukların bedenlerine! Kadınları parayla alıp satmazlar, paranın her şeye pislik bulaştırdığını anlarlar, gücün otoritenin insanlarda değil yaşamda olması gerektiğini anlarlar, can almanın ezici yükünü anlarlar. Belki. Bir umut işte.
616 syf.
·Puan vermedi
Önemli olan bilmek değil anlamaktır. Gerçekten anladığında yargılamazsın. Yargılamak varoluşa aykırıdır. Her varlığın mutlak bir TEK´ten geldiği bir mekanizmada yargılamak en büyük saygısızlıktır.
584 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
İlk defa Azra Kohen in bir kitabını okudum ve çok etkilendim. Önce insanın kendi içine bir yolculuk sonra dünyaya bir yolculuk bazen herşeyin farkında olur ama göremez insan evet gerçekten bunlar yaşanılan şeyler dediğimiz bir çok şeyi gözümüzün önüne sermiş.
Aslında masalsı olan bir anlatımla gerçek dünyamızı anlatmış. Herkesin okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum. İnsanın bakış açısına yön verecek bir kitap bence
584 syf.
Ruhu her anlamda doyuran ve kesinlikle defarca okunması gereken bir kitap .

Bilgi yükünün ağırlığı altında uzun süre kalkamayacağımız , her sayfada insanı sorgulamaya teşvik eden , aslında olaylara hiç bu açıdan bakmamıştım ne kadar da doğru bildiğim yanlışlarım ve faydalı görüp zararlı olan ürünler ,yiyecekler tüketmişim hayatım boyunca diyebileceğimiz bir kitap kısaca hayata bakış açımızı ve yaşam şeklimizi yeniden sorgulatmaniza kapı açacak bir kitap .

Sabır , emek ve dikkat isteyen derinliklerinde farklı hayatlar bulacağımız muhteşem bir kitap.

Beni bu kitapla ve yazar ile tanıştıran kitap dostum CİDEM BİNGÜL' E teşekkürler.
584 syf.
·20 günde·9/10 puan
Ne zaman Azra Kohen in bir kitabını inceleyecek olsam cümlelerimin yetersiz kaldığını düşünüyorum. Evet Azra Kohen kesinlikle realist ve şeffaf yazıyor. Bu nedenle olumsuz yorumlara da şahit oldum ancak gerçekleri bu açıdan görmek beni rahatsız etmedi. Bence, insanların düşünceleri ve kaleme dökülen cümleleri için kimseyi yargılamamalıyız. Çünkü bizlerin hayatını şekillendiren şeylerin düşünceler ve eylemler olduğunu düşünüyorum. Kendi kararlarımızla ve eylemlerimizle hayatımızı şekillendirmezsek , yargılanmamak adına başkalarına göre şekil alırsak, kendi fikir ve kararlarımızın ne önemi var ki?

Gelelim kitabın konusuna; henüz insanlar tarafından keşfedilmemiş saf olgularla ve daha üst düzeyde evrilmiş insan formunda canlılar mevcut Aeden de. Baş karakterimiz Sonje ve Numi bu canlılardan sadece ikisi.Sonje'nin ailesine yeni katılanlardan biridir Numi. Ancak Numi diğer aile üyelerinden ve canlılardan farklıdır. Aeden e ait hissetmez kendini ve kendine özgü kendini gizleme stili vardır. Her şey Numi nin ailesini bulmak için Dünya gezegenine bu iki karakterimiz düştüğünde başlar. Sonje ve Numi aynı zamanı farklı şekilde deneyimleyerek “Bir” olma yolunda ilerlemeye çalışırlar. Birbirlerini aynı frekansta bulmak için Dünya gezegeninde deneyimleyecekleri çok şey vardır.
İnsan olarak yaşadığını düşünen herkesin insanlığını sorgulatacak , sadece insanlığımız değil yaşadığımız gezegeni, yediklerimizi, ictiklerimizi, teknolojiyi, düzeni, sistemi, adaleti, vicdanı sorgulatan bir romandı. İnsan hayatını bir bütün olarak ele alan bir romandı. Okuyan herkese bir şeyler katacağını düşünüyorum. Yine emeğine, kalemine sağlık Azra Kohen.
Evren, merakla harekete geçer, düşünceyle genişler, korkuyla küçülür, analizlerle büyür, yargıyla son bulabilir. Merak ettiğin her şey senin kim olacağına yön verir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aeden
Alt başlık:
Bir Dünya Hikâyesi
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
584
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051852782
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Aeden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Aeden
Aeden
GERÇEĞİN MASALIDIR AEDEN

Geri dönmüyorlardı! Artık niye Dünya’da olduklarını biliyorlardı.
Yaşam enerjisinin bu şekilde yağmalanmasına izin vermeyeceklerdi, ne pahasına olursa olsun ona sahip çıkacaklardı. Evrende hata yoktu, tesadüf yoktu! Nihayet anlamışlardı. İnsan doğulmaz, insan olunurdu.
Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara…

Kitabı okuyanlar 8,1bin okur

  • Ezgi Sayın
  • Nehir Karaboğa
  • Esra Şahin
  • Sena nur paçacı
  • Berna Boran
  • Fatmanur Bıçakcı
  • Gökçe
  • Nesli Yağcı
  • Naciye Kulaş
  • Batuhan Çankaya

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.7 (376)
9
%6.2 (184)
8
%4.8 (142)
7
%2.1 (62)
6
%1.2 (36)
5
%0.4 (13)
4
%0.3 (9)
3
%0.1 (2)
2
%0.2 (6)
1
%0.2 (5)

Kitabın sıralamaları