Çi (İyi bir hikaye asıl bittiğinde başlar)

·
Okunma
·
Beğeni
·
36,2bin
Gösterim
Adı:
Çi
Alt başlık:
İyi bir hikaye asıl bittiğinde başlar
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054994816
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Baskılar:
Çi
Çi
Hayat, insanın kendi potansiyeline ulaşabilmesi için dikkatle, incelikle, muhteşem bir zekâyla dizayn edilmiştir. Yapman gerekeni yapamıyorsan, olamıyorsan, doğamıyorsan hayat çok acıtır, anlaman için hırpalar, yorar. Seni sen yapabilmek için ne gerekirse yapmaya hazırdır.

Asla rahat bırakılmazsın.
Öylesine, anlamsız varolmazsın.
Mutluluğa saklanamazsın.
Öyleyse acına sahip çıkmalısın!
Çünkü acı, bilginin bedene inmesidir.
Bilgiyi bedene indirmeli, olman gereken şeye dönüşmelisin.

Bu kitap 'kendine gelmek' için burada olduğunun farkına varabilenlere yazıldı. Fi ile çıkılan yolculuğun tek durağıdır Çi. Sadece farkındalığa giden, değiştiren, mutlaka geliştiren bir yoldur bu ama sunduğu seks, macera, intikam, ihtiras sizi aldatmasın, zordur.

Hayatı değil sistemi yaşadığımızı fark edenler, harakete geçmek için işaret bekleyenler, umursamayanlara karşı umursayanlar, hissedemeyenlere karşı hissedenler adına ve kendi tekamülünde kaybolmuşlar için yazılmış, dengeye adanmıştır. Hayat harekete geçen herkesi varması gereken yere götürür.
(Tanıtım Bülteninden)
320 syf.
·9/10
2 yıl aradan sonra 2. Kitabı da okuyabildim. 3. Kitaba hemen başlamayı düşünmüyorum. Çünkü insanın psikolojisini alt üst ediyor ara vermek şart. Acaba bende takıntılı mıyım Bu şekil bir psikolojik rahatsızlık bende de var mıdır diye düşünmeden edemiyorsunuz.

Silik ezik bir karakter Duru, İlk kitapta biraz daha güçlü tuttuğunu koparan biri olarak betimlenmişti ta ki finale kadar ne akla hizmettir deney uğruna adamın yatağına girmek sen bilim insanı mısın? Bu ne saçma bir deney.

Güya psikolog olan ama kendine bile faydası olmayan akılsız acilen tedavi görmesi gereken bir Can Manay da var.

Ada ve Göksel'i yazmaya gerek görmüyorum.
En Mükemmel karakter Bilge. Keşke ana kahraman o olsaydı akıllı, düşünceli, idealist Bilge seviyorum kız seni diğer idolüm de Özge neler çektin be yavrum.

Evet sevişme, birleşme kitaptaki tabiriyle çiftleşme öğeleri barındırıyor ancak grinin elli tonu kitaplarıyla aynı kategoriye konulmasına karşıyım. Bu kitap serisinde sadece bunlar yok. Kitap aşk kitabı ancak Kürk mantolu madonna da değil. Hikayeden çok anlatım tarzı güzel. Karakterler öyle güzel anlatılıyor ki sanki senelerdir tanıyor, onlarla beraber yaşıyor gibi hissediyorsunuz. psikoloji hakkında da değişik bilgilerde öğrenmeniz mümkün.

+18 li bölümler olmasa da olurdu evet ama o zamanda bu kitaplar bu kadar tutulmazdı. Hiç ismi duyulmayan bir yazar başka nasıl ünlenebilir ki. TV dünyasında bile sıradan bir dizinin +18li sahneleri gösterildiği anda reytingler tavan yaparken yazarımız elbette tutulması için cüretkar şeyler yazmak zorundaydı.
320 syf.
·8/10
Ada ve Duru gibi aptal ve ne istedigini bilmeyen hemcinslerimden bir kez daha gicik oldum bu kitabi okurken.
Bilge ve Özge gibi zeki ve ne istedigini bilen hemcinslerimin gün be gün cogalmasini dileyerek bir kez daha hayran kaldim bu kizlara.
Deniz karakterinin gectigi bölümlerde yine alti cizilesi güzel sözler vardi. Denizin bir cok düsüncesi ve sözü ister istemez okurlari düsündürtecek derecedeydi.. Fi'de denizi biraz antipatik bulmustum, fakat Ci'de kendisine hayran kaldim. Ci'de adeta kendini asmis bir insana dönüsmüs.
Can Manay'in saplantili isteklerinden Fi'de oldugu gibi Ci'de de rahatsiz oldum. Saplantili duygulari ask gibi algilayan ruh hastalari ne yazikki her zaman olacaktir dünya döndükce ama bu tip insanlarin hissettiklerinin hastalikli bir sey degilde ask'mis gibi algilanmasina sinir oluyorum. Ci'yi Fi'ye göre daha gercekci buldum. Simdi sirada Pi var, bakalim kitaptaki karakterlerin sonu ne olacak serinin son kitabinda.
  • Pi
    8.3/10 (2.025 Oy)2.209 beğeni8,1bin okunma2.545 alıntı50,7bin gösterim
  • Fi
    7.8/10 (3.026 Oy)2.962 beğeni11,6bin okunma2.858 alıntı62bin gösterim
  • Grinin Elli Tonu
    7.0/10 (1.423 Oy)1.113 beğeni6,8bin okunma706 alıntı41,8bin gösterim
  • Adı: Aylin
    8.1/10 (2.168 Oy)2.070 beğeni11bin okunma420 alıntı31,3bin gösterim
  • Havva'nın Üç Kızı
    7.2/10 (2.264 Oy)1.965 beğeni8,7bin okunma2.023 alıntı34,3bin gösterim
  • Leyla'nın Evi
    8.5/10 (3.012 Oy)3.003 beğeni11,7bin okunma1.842 alıntı38,5bin gösterim
  • Baba ve Piç
    7.7/10 (2.007 Oy)1.738 beğeni9,7bin okunma1.186 alıntı29,4bin gösterim
  • Aeden
    8.8/10 (2.366 Oy)2.517 beğeni6,1bin okunma4.421 alıntı52,5bin gösterim
  • Mutluluk
    8.3/10 (3.457 Oy)3.781 beğeni16,1bin okunma3.291 alıntı59,2bin gösterim
  • Başlangıç
    8.5/10 (3.450 Oy)3.520 beğeni11,1bin okunma2.302 alıntı61,3bin gösterim
320 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Özge: Ben sende biraz olsun kendimi gördüm. Farkındayım, ne yaparsak yapalım bu düzen değişmeyecek ama en başta insanlığımız sonra da kadınlığımız bu sisteme dur demeden durmayacak.

"Yaradılışımızın bir nedeni olmalı, değil mi? Buraya yiyip, içip, sıçıp uyumaya gelmedik yalnızca. Bizi rahatsız eden şeyleri değiştirmek için çaba göstermezsek nefret ettiğimiz bir
dünyada yaşarken buluruz kendimizi; sürekli kafamızı diğer tarafa çevirirsek bir gün kafamızı nereye çevirirsek çevirelim karşımızda aynı rahatsız edici manzarayı görürüz. Üşenirsek, korkarsak insanlığımızdan oluruz. Ne olursa olsun, sonum faili meçhul bile olsa yapmak zorundayım. Ya desteğinizle ya da desteğiniz olmadan bunu yapacağım. Eğer bana katılırsanız, yardım ederseniz, belki size de zarar vereceğim, belki sizin hayatlarınızı altüst
edecek durumlara neden olacağım ama uğrunda ölebileceğimiz şeyler olmadıktan ya da uğrunda yaşayacağımız bir dünya yaratamadıktan sonra, etrafımızdaki yağmaya böylesine seyirci kaldıktan sonra hayatın ne anlamı var. Zaten elime silah alıp meclisi basacağım da demiyorum! Evrenin benden istediği tek şey kıvılcım olmam. Ben ve benim gibi her şeyi göze almış, ne pahasına olursa olsun çakmak için bekleyen diğer kıvılcımlar sayesinde varoluşa hakkını vereceğiz. Biz çakmazsak hakkın ateşi nasıl yansın! Biz korkarsak, saklanırsak zaten korktuğumuz her şey başımıza gelmeyecek mi sanıyorsunuz. Bizi rahat bırakacaklarını mı sanıyorsunuz! Biz üşenirsek, rahat olacağını zannettiğimiz ve rahatlığımızdan taviz vermediğimiz hayatımızın çürümeyeceğini, mahvolmayacağını mı sanıyorsunuz! Karşı koymaya gücümüz varken karşı koymazsak tüm gücümüz bizden alındığında acı çekmeyeceğimizi mi sanıyorsunuz! Ses çıkarmazsak bu haksızlığın dineceğini mi sanıyorsunuz! Büyüyecek, içine sadece haklarımızı değil, özgürlüğünüzü de alan, sevdiklerimizi de yutan bir çığ gibi büyüyecek... Bir kıvılcım... tek bir kıvılcım Muammer Bey. Evren gerisini verecek, yeter ki kıvılcım olabilme cesaretimiz olsun, alevler gelir.”

Ve ben senin sonuna kadar yanındayım Özge...

_____________________________________________

Bilge: İsmin gibisin Bilge, zeki ve bir o kadar da güzel.. Ben kendimden bir parçayı da sende görüyorum biliyor musun? Bizi biz yapan acılarımız değil miydi zaten?

_____________________________________________

Deniz: Bu kitapta mutlu olmasını istediğim bir diğer kişi de sensin Deniz. Kendine göre doğruların varken, neden o doğrulara göre yanlış yoldasın? Bir sanatın var, bu seni güçlü kılabilir. Yalnızca ne istediğini bul ve ilerle!

"Bir annenin memesiyle çocuğunu beslemesi gibi din de ruhu besler. Yani din bebeğe süt veren meme gibidir. Önemlidir, değerlidir. Ama
çıkarıp yüzüme yüzüme sallarsan olmaz! O zaman, memesini çıkarıp yüzüme sallayan anne kılığına bürünmüş bir sapıktan farkın kalmaz. Yavrusunu besleyen annenin memesinin kutsallığı neyse, nasıl mahremse, bunu konuşmak bile insanı nasıl rahatsız ediyorsa din de mahremdir, kişiyle Yaradan arasındadır. Din adına konuşan herkes günahkârdır çünkü din adına konuşulmaz. Tek kitap vardır. Aracıya ihtiyaç yoktur. Aracıyı araya şeytan koymuştur. İnanmayı seçen kitabı okur, anlar. Kitap bu yüzden ‘Oku” diye başlar”

...

_____________________________________________

Can Manay: Anlam veremediğim, ama en çok anlamaya çalıştığım insansın. Elinde olmadan yaptıklarını biliyorum ama elinde olupda yapmadığın şeyler için üzgünüm. Senin için hiçbir kurtuluş yolu göremiyorum. Duru'dan da önce kendi çöplüğünde çürüyüp gideceksin. Üzgünüm Can Manay...

_____________________________________________

Duru: Sen yeryüzünde gördüğüm en saçma insansın. Bütün canlı varlıkları geçtim, bütün cansız varlıklar bile ne istediğini biliyor. Ya yalnız yaşamaya alışacaksın ve insanlardan uzak duracaksın, ya da kendi çöplüğünde çürüyüp gideceksin.

_____________________________________________

Herkesin kendine göre doğruları vardı. Ama neden herkes yanlış yoldaydı? Adeta bir labirent gibiydi bu insanların öyküsü. Birbirlerinin hayatları içinde dolanıp duruyorlardı. Ellerinde hiçbir özgürlük olmadan, ama bunu özgürlük zannederek...

Elbette hepimizin birer hedefi, bir yaşam amacı vardı. Peki ya yaşam amacı olmayanlar? Kendilerine göre bir amaç varken, dışardan bakıldığında tamamen bomboş hayatlar..

Kişilerin özel hayatlarıyla ilgili önyargılarınızı tamamen bir kenara bırakın ve olaylara odaklanın. Kimin haklı, kimin haksız, kimin iyi, kimin kötü ve kimin bomboş bir hayatı olduğuna siz karar verin.

Siz hep duyduğunuz ya da gördüğünüz hayatlara göre yaşarken ve okurken Akilah Azra bizi bambaşka bir ortama ve bambaşka bir anlam karmaşasına götürüyor. Ona bir kez daha teşekkür ediyorum, gelecek bütün olumsuz eleştirilere rağmen böyle bir kitap yazdığı için. Yazarlık da böyle bir şeydir belki; benzersiz olmak...
320 syf.
Kesinlikle kitap kötü diyemem. Çok akıcı ilerliyor ama irrite eden bir şeyler var. Sanki bir şeyler hep eksik, hep yarım... İlk kitapta bazı keskin cümlelerden sonra, söz edilen karakter için ileride başına gelecek bir şeyden bahsedilip, bundan haberi olmadığı belirtiliyor. E doğal olarak o olayı bekliyorsun bu kitapta ama hiç söz edilmemiş. Belki son kitaptadır bilmiyorum. Bir de ilk kitapta da vardı ve bunda da var. Az da olsa alternatif tıp çok sevimli gösteriliyor ve bilimsel tıp biraz hırpalanmış. Meselâ psikolojik ilaçların gereksiz olduğunu ifade eden birkaç cümle var ve bu ilaçlar yüzünden intihar edildiği ifade edilmiş. Bunlar da okurken irrite ediyor ister istemez ama yine de akıcılığı bozmamış. Seri olduğu için son kitabı da okuyup, yazarın başka kitabını okumayı düşünmüyorum.
320 syf.
·9 günde·5/10
Serinin bu ikinci kitabını seriyi tamamlamak adına okudum. Maalesef seriyi yarım bırakamamak gibi bir takıntım var. Çi'yi de bu şekilde okumuş oldum ve elimde baya bi oyaladım. Bu yüzden bu kitap beni ne tatmin etti ne meraklandırdı. Evet Pi'yi de okuyacağım yarım kalmaması adına. Benim sevdiğim bi seri olmadı ama okumak isteyenler okuyabilirler.
320 syf.
·3 günde·8/10
Fi bir girişti bu seride, Çi ise gelişme ve bence ayrıca sonuç. Bu fikre elbette ki Pi'yi okuduktan sonra varabildim. :)
Bu seride iki karakter var: Deniz ve Özge...
Özge yaşadığımız çürük (maalesef) sistemi, kendini dahi yaralayacak kadar (insan acı çektikçe insan çünkü) sert, bir o kadar da net ve doğru sözlerle ortaya koyuyor kendi farkındalığı artarken.
Deniz ise sistemin farkında fakat kendini ve çevresini sistem dışında tutmaya çabalarken (Fi'de) aldığı yarayı iyileştirmek için kendine dönüyor ve sistemi yerle bir etmek isteyen bir kişinin adımlarını atmaya başlıyor Çi'de.
Göksel, Ada, Duru, Can, Sadık ve diğerleri sistemi gözünüze adete sokmak için yaratılmış kuklalar. Sadık'ın Özge ile olan diyalogları sistemi yaşamaya mecbur (!) insanın imdat çığlıkları gibi, fakat sistem kadar güçlü değil. Göksel, sistemin şiddet yönünü oldukça başarılı aktaran bir portre.
Göze en son çarpan Ali ise sistemin farkında ve bunun karşısında kendi çıkış yolunu bulmuş bir karakter. Kitaptaki "farkında ideal insan" olarak tüm seride sessiz sessiz çığlık atıyor, bekliyor başta Bilge'nin ve diğerlerinin bu noktaya ulaşabilmelerini. Çağırmıyor çünkü biliyor herkes kendi engellerini aşmak zorunda oraya varabilmek için.
Yani... Çi daha güçlü söylüyor sözlerini...
320 syf.
·2 günde·2/10
Hikaye ilgi çekici. Beni bile çekti ki, kitapla ilgili rahatsız olduğum yerler olmasına rağmen. Televizyonda reyting rekorları kıran dizilere yakın konusu olan fakat felsefe ile süslenmiş ve yazarın kamufle yeteneğiyle , okuyucuyu manipüle ederek ve de ilk kitapta ki şüphelerimden emin olduğum devam kitabı Çi. 
Medyanın toplumu zehirleyen gücünü, ünlüler dünyasının ve yine medya sayesinde öğrendiğimiz iğrençliğini bir kez daha anlatıldığı bu kitapta Fi'de de sürekli bahsi geçen uyarıcı ve bağımlılık yapan maddeyi, hemen hemen her karakter kullanıyor. İlginç olanı sanki kurtulması çok kolaymış gibi dönüp bir daha bakmayabiliyorlar.Deniz'in ağzından aktarılan çok  anlaşılır, sade, güzel ve bir çok kişinin bildiği, bir çok düşünürün hayat felsefesi  olan, kabul edilmiş, insanların yıllardır duyduğu sözlerin arasına, dinle ilgili yazarın kendi fikrini empoze etmek için yazılan bölümü okuyanlar, araştırma zahmetine girerler ve  söyleneni sorgusuz kabul etmezler umarım. Orada bahsi geçen hikayeden sonra imamın sorduğu soruya Deniz'in verdiği cevap karşısındaki benim kafamda oluşan düşünceyle, bu kısmı okuduğum kişilerin yorumunun aynı olması yazarın tam da "insanları, gençleri ve çocuklarınızı özgür bırakın, doğruyu kendileri bulsunlar" gibi söylemlerinden sonra kendi fikir ve  inançlarını üstü kapalı aşılama çabası benim gözümde daha bir netlik kazandı. Ne garip kendi çocuğumuzu özgür bırakmamızı söyleyenler, kendileri yönlendirmeye çalışıyorlar.
Yalnız özellikle kitapta, madde kullanımının sürekli geçtiği ve yaşattığı söylenen güzel duyguları okuduktan sonra kesinlikle bilmediğim kitapları, ben okumadan çocuklarıma okutmamam gerektiğine bir kez daha emin oldum.
Bilinçli okurların olumsuzluklardan etkilenmeyip, manipüle olmadan keyif alarak okuyacağına eminim. Bu kitabı ya da başka kitapları okuyan genç kesime tavsiyem de tek yönlü okumayın. Bir kitabı okurken orda yazılan bilginin doğruluğunu başka kaynaklardan araştırın. Daha akılda kalıcı olmakla birlikte, size empoze edilmeye çalışılana değil mantığınızla doğruya ulaşırsınız.
Son olarak Fi de hoşuma giden gelecekle ilgili verilen bir tüyoda Murat'ın Bilge'nin kollarında öleceği yazıyordu. Ben de acaba nasıl olacak diye merak ediyordum. Yazar nasıl unuttu bilmem acaba yazdığını...  Çünkü bu kitapta Murat ölürken Bilge yanında bile değildi, üstelik bir de bizim gibi O da başkasından duydu.
320 syf.
Fi ye göre daha iyi bir kitap. Daha Yalın ve akıcı bir anlatımı var.Yer yer etkili ve araştırmaya iten konulara değinilmiş.içinde biraz siyaset biraz din biraz da psikolojik analizler barındırıyor.
320 syf.
·11 günde·7/10
Fi kadar etkileyici bir kitap beklemeyin. Ama kötü de diyemem . Sürükleyiciydi. İlk kitabın olaylarının devamı niteliğinde yazılmış. En çok rol alan Duru ve Ada karakterlerine sinir olurken ,(çünkü ikiside hisleri uğruna yaşamlarına zede vuruyor) Bilge ve Özge karakterlerine zekası ve açık görüşlü olmalarına hayran kaldım. Hatta bu dünya da onlar gibi kadınlar doğsun ve yetişsin isterdim. Karakterlerin bir çoğu bu kez kitabın adını taşımış... Yaşam enerjisi ile uyanış yaşamışlar. Bazıları kendi benliklerini kaybederken bazıları öz benliklerini buluyordu. Kitaba önyargısız yaklaşacaksanız eğer Politik ve Felsefe konusunda farklı bir bakış açısı elde edeceksiniz demektir.
312 syf.
·7 günde·10/10
Anlamsızlıklarınızı anlamdırabileceğiniz , belki de iç dünyanızın en derinlerine hapsettiginiz duygu karmaşalarının sebebini bulup rahatlayabileceginiz bir kitap ..
Duru ile sevdiginden emin olmayan biriyle mi yoksa taparcasına seven biriyle mi olman gerekiri..
Can ile bilinçaltından asla kurtulamayacağını ama ehillestirebilecegini ve onsuz nefes alamam demenin sadece edebi bir cümle olduğu ..
Deniz ile hayatı , deneyimi ve acının size kazandirabileceklerini
Ada ile sevgi eksikliğinin arayışının nelere sebebiyet verdiğini ...
Göksel ile içinizdeki katil olma potansiyelinii
Ve Bilge ile yaşadığınız deneyimin doğru analizi ile hayatınızı kalitenizi yukselteceginizi
Öğrenebileceğiniz bir kitap ..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çi
Alt başlık:
İyi bir hikaye asıl bittiğinde başlar
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054994816
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Baskılar:
Çi
Çi
Hayat, insanın kendi potansiyeline ulaşabilmesi için dikkatle, incelikle, muhteşem bir zekâyla dizayn edilmiştir. Yapman gerekeni yapamıyorsan, olamıyorsan, doğamıyorsan hayat çok acıtır, anlaman için hırpalar, yorar. Seni sen yapabilmek için ne gerekirse yapmaya hazırdır.

Asla rahat bırakılmazsın.
Öylesine, anlamsız varolmazsın.
Mutluluğa saklanamazsın.
Öyleyse acına sahip çıkmalısın!
Çünkü acı, bilginin bedene inmesidir.
Bilgiyi bedene indirmeli, olman gereken şeye dönüşmelisin.

Bu kitap 'kendine gelmek' için burada olduğunun farkına varabilenlere yazıldı. Fi ile çıkılan yolculuğun tek durağıdır Çi. Sadece farkındalığa giden, değiştiren, mutlaka geliştiren bir yoldur bu ama sunduğu seks, macera, intikam, ihtiras sizi aldatmasın, zordur.

Hayatı değil sistemi yaşadığımızı fark edenler, harakete geçmek için işaret bekleyenler, umursamayanlara karşı umursayanlar, hissedemeyenlere karşı hissedenler adına ve kendi tekamülünde kaybolmuşlar için yazılmış, dengeye adanmıştır. Hayat harekete geçen herkesi varması gereken yere götürür.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 9,1bin okur

  • Neslihan Ay
  • Gizem Öcal
  • Bahar
  • Burçin Ünlü
  • Selin Kozan
  • Banny
  • Songül yılmaz
  • Elif Can
  • Saadet Akmen Konakçı
  • Elif Sultan ARAÇ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.9
14-17 Yaş
%3.8
18-24 Yaş
%13.5
25-34 Yaş
%27.5
35-44 Yaş
%32.7
45-54 Yaş
%11.1
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%84.1
Erkek
%15.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.6 (552)
9
%16.1 (348)
8
%20.9 (451)
7
%11.8 (255)
6
%6.9 (148)
5
%3.6 (77)
4
%1.3 (27)
3
%0.8 (17)
2
%1.2 (25)
1
%1.5 (32)

Kitabın sıralamaları