Çi İyi bir hikaye asıl bittiğinde başlar

8,3/10  (435 Oy) · 
1.131 okunma  · 
409 beğeni  · 
7.695 gösterim
Hayat, insanın kendi potansiyeline ulaşabilmesi için dikkatle, incelikle, muhteşem bir zekâyla dizayn edilmiştir. Yapman gerekeni yapamıyorsan, olamıyorsan, doğamıyorsan hayat çok acıtır, anlaman için hırpalar, yorar. Seni sen yapabilmek için ne gerekirse yapmaya hazırdır.

Asla rahat bırakılmazsın.
Öylesine, anlamsız varolmazsın.
Mutluluğa saklanamazsın.
Öyleyse acına sahip çıkmalısın!
Çünkü acı, bilginin bedene inmesidir.
Bilgiyi bedene indirmeli, olman gereken şeye dönüşmelisin.

Bu kitap 'kendine gelmek' için burada olduğunun farkına varabilenlere yazıldı. Fi ile çıkılan yolculuğun tek durağıdır Çi. Sadece farkındalığa giden, değiştiren, mutlaka geliştiren bir yoldur bu ama sunduğu seks, macera, intikam, ihtiras sizi aldatmasın, zordur.

Hayatı değil sistemi yaşadığımızı fark edenler, harakete geçmek için işaret bekleyenler, umursamayanlara karşı umursayanlar, hissedemeyenlere karşı hissedenler adına ve kendi tekamülünde kaybolmuşlar için yazılmış, dengeye adanmıştır. Hayat harekete geçen herkesi varması gereken yere götürür.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2014
  • Sayfa Sayısı:
    320
  • ISBN:
    9786054994816
  • Yayınevi:
    Destek Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nur-AL 
03 Oca 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Ada ve Duru gibi aptal ve ne istedigini bilmeyen hemcinslerimden bir kez daha gicik oldum bu kitabi okurken.
Bilge ve Özge gibi zeki ve ne istedigini bilen hemcinslerimin gün be gün cogalmasini dileyerek bir kez daha hayran kaldim bu kizlara.
Deniz karakterinin gectigi bölümlerde yine alti cizilesi güzel sözler vardi. Denizin bir cok düsüncesi ve sözü ister istemez okurlari düsündürtecek derecedeydi.. Fi'de denizi biraz antipatik bulmustum, fakat Ci'de kendisine hayran kaldim. Ci'de adeta kendini asmis bir insana dönüsmüs.
Can Manay'in saplantili isteklerinden Fi'de oldugu gibi Ci'de de rahatsiz oldum. Saplantili duygulari ask gibi algilayan ruh hastalari ne yazikki her zaman olacaktir dünya döndükce ama bu tip insanlarin hissettiklerinin hastalikli bir sey degilde ask'mis gibi algilanmasina sinir oluyorum. Ci'yi Fi'ye göre daha gercekci buldum. Simdi sirada Pi var, bakalim kitaptaki karakterlerin sonu ne olacak serinin son kitabinda.

Nesli 
 19 Nis 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Fi de herkes tarafından örnek gösterilen Can Manay’ın böylesine takıntılı bir sapık olabileceğini düşünmek istemezdim nefret duygularım kabardı. Duru’nun karşı tarafın aşırı ilgisi beğenisi yüzünden senelerini geçirdiği gerçekten sevdiği adamı bırakıp kendini sapkın düşünceleri olan tehlikeli bir adama bırakması sonrasında Deniz’i suçlaması ironik. Ta ki aslında hep yanında olan ama yeni farkettiği detayı görene kadar..Olay örgüsünün heyecan verici oluşu şimdiden Pi’yi merak ettirdi ama sanki yer yer olaylar tıkanacakmış gibi hissediyorum.Yazarın bu hikaye içerisinde insanların psikolojisine değinmesi kişinin kendisini sorgulamasına olanak sağlıyor, ya da ben olsaydım ne yapardım diye düşüncelere atılıyorsunuz. Film tadında zihninizde reklam aralarına yer vermek istemeyeceğiniz kitap. Belki de tabularınızı bu kitapla yıkabilirsiniz. Yazarın psikolog olması da kitapta yer yer kendinizi seansta hissetmenize sebebiyet verecek. Zaman zaman şaşkınlıklarımı gizleyemeyerek gözlerimi açarken hadi canım derken buldum kendimi :) Sistemi yaşadığımızın birkez daha farkına varmış olmak ama buna çözüm bulamamakla birlikte son kitap olan Pi ye atıyorum adımımı....

Ebru Hacıalioğlu 
28 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Fi bir girişti bu seride, Çi ise gelişme ve bence ayrıca sonuç. Bu fikre elbette ki Pi'yi okuduktan sonra varabildim. :)
Bu seride iki karakter var: Deniz ve Özge...
Özge yaşadığımız çürük (maalesef) sistemi, kendini dahi yaralayacak kadar (insan acı çektikçe insan çünkü) sert, bir o kadar da net ve doğru sözlerle ortaya koyuyor kendi farkındalığı artarken.
Deniz ise sistemin farkında fakat kendini ve çevresini sistem dışında tutmaya çabalarken (Fi'de) aldığı yarayı iyileştirmek için kendine dönüyor ve sistemi yerle bir etmek isteyen bir kişinin adımlarını atmaya başlıyor Çi'de.
Göksel, Ada, Duru, Can, Sadık ve diğerleri sistemi gözünüze adete sokmak için yaratılmış kuklalar. Sadık'ın Özge ile olan diyalogları sistemi yaşamaya mecbur (!) insanın imdat çığlıkları gibi, fakat sistem kadar güçlü değil. Göksel, sistemin şiddet yönünü oldukça başarılı aktaran bir portre.
Göze en son çarpan Ali ise sistemin farkında ve bunun karşısında kendi çıkış yolunu bulmuş bir karakter. Kitaptaki "farkında ideal insan" olarak tüm seride sessiz sessiz çığlık atıyor, bekliyor başta Bilge'nin ve diğerlerinin bu noktaya ulaşabilmelerini. Çağırmıyor çünkü biliyor herkes kendi engellerini aşmak zorunda oraya varabilmek için.
Yani... Çi daha güçlü söylüyor sözlerini...

Çalışkanarı Çiğdem Özdemir 
28 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Fi'ye yorum yaparken ne kadar şaşkın olduğumu söylemiştim bol bol. Şimdi beni bu kadar şaşırtan beğenimin sebebini buldum.Taşlar yerli yerine oturmaya başladı.Hikaye güzel, karakterler ilgi çekici, ilk kitap şahane bir şekilde devam ettiriliyor, olay örüntüsü keyifli,diyaloglar ilgi çekici.Üstüne bir de Bu kitap sadece magazinel hayatın içini dışını , Tv starlarının aslında tahmin ettiğimiz çirkin hayatını anlatmakla kalmıyor, çok güzel eleştiriler yapıyor hayatın her yanına. Sosyalist bir mantığı var ama aslında hiç kimseyi de suçlamıyor. Evet etrafta sorun da çok, sorun yaratan da ama hepsinin altında bir sebep var. Bir de öyle bir yer vardı ki, bir anne olarak yemek yedirmenin neden acayipleşmemesi gerektiğini kazıdı aklıma. Kitabı da unutsam, hikaye de uçsa aklımdan; bu mevzu hayatta çıkmaz

Derya Yalınkılıç 
17 Mar 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · 8/10 puan

Fi ile başlayan serinin ikinci kitabı Çi'nin ilk bölümleri aşk romanı tadında olduğu için sıkıldım ve devam etmekte tereddüt ederek başka kitaplar okudum. ilerleyen bölümlerde sosyal, siyasi, dini konuları üzerinden mesajlar veriyor yazar. Deniz karakteri üzerinden dini mesajlar verilmesi şaşırttı beni ilk kitaba göre bu karaktere yakıştıramadım ben :) Bazı bölümlerde yazarın görüşlerine katılamadığımı da belirtmeliyim.
Can Manay denilen saplantılı kişilik yine okurken çıldırttı beni. Serinin devamını yakın zamanda okumayı düşünmüyorum bu yüzden :D

Selen Seyhan 
23 Haz 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kitap ile ilgili iyi yorumların da kötü yorumların da birazcık abartıldığını düşünüyorum... Mesela yazım ve imla hatalarının çok olduğunu okumuştum ki bu konuya gerçekten takıntılıyımdır. Açıkçası yazım ve imla hatası gözüme çarpmadı. Sanırım bunu yazanlar "olsundu, hayat devam ediyordu..." gibi kalıplar yüzünden böyle düşündüler. Ama ben bunun bir "hata" olduğunu düşünmüyorum. Türkçede böyle bir kullanım olmayabilir ama bazı yazarlar kendine özgü kelimeler, kendine özgü kalıplar kullanabilirler. Bence bu dilimizi katletmez, aksine zenginleştirir. Birçok büyük yazar ve şairlerimizin de kendilerine has kalıpları mevcuttur.
Hikaye ve dil çok basit diye okumuştum bir yerlerde... Evet basit ama bu değersiz anlamına gelmez. Örneğin Nazım Hikmet'in de dönemindeki şairlerle karşılaştırıldığında çok daha sade ve basit bir dili yok mu? Bu değersiz anlamına mı gelir?
Yanlış anlaşılma olmasın bence Azra Kohen'in geçmişteki çok değerli yazar ve şairlerin seviyesine ulaşması için, deyimi yerindeyse, on fırın ekmek yemesi lazım. Ama acımasız eleştiriliyor bunu anlatmak istedim.

Kitabı başucu kitabı, hayatının kitabı olarak nitelendirenlere de katıldığımı söyleyemeyeceğim. Hikaye sürükleyici, karakterler sağlam kurgulanmış, diyalogların içerikleri çok iyi bir şekilde işlenmis, altı çizilecek çok cümle var. Ama benim için dönüp bir daha okunacak, her okuyuşta farklı tatlar kazandıracak bir kitap değil... Cinselliğin abartıldığı konusunda eleştirenler için de pek söylenecek bir şey yok aslında, Bihter ile Behlül'ün reyting rekorları kırdığı, google aramalarında bir numaraların malum olduğu bir ülkede bunu eleştirmek iki yüzlülüktür bence. Ve kitaptaki o kadar kaliteli diyaloglari, sağlam karakterleri, olay örgüsünü es geçip sadece birkaç sayfanın dikkatlerini çekmesi, algıda seçiciliktir bana göre. Ben rahatsız da olmadım, ilgimi de çekmedi.
Benim için severek okuduğum, ama bittikten sonra kitaplığımdaki yerlerinde uzun süre kalacak kitaplardan olacaklar...

Hakime Hanım 
17 Haz 23:42 · Kitabı okudu · 10/10 puan

İlk kitabi "Fi" den sonra "Çi" daha akıcı, daha güncel, daha hayatımızın içinden korkusuzca yazılan cümleler, olaylar... Kişiler ve psikolojileri.... İlk kitabın veremediği "merak" duygusunu ikinci kitabinda yakalamış bulunmaktayım. Psikolojiyi seviyorsanız ilk kitaba katlanın, ikinci kitabı "Çi" de bağlanacaksınız..

Kübraaa 
 15 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · Puan vermedi

Spoiler içerir.
Her karakterde farklı bir benlik ,farklı bir yetenek ...
Can Manay 'ın korkunç derecede ki takıntıları psikolojik saplantıları ve buna rağmen ülkenin en başarılı psikoloğu olması ...
Deniz'in olağanüstü yeteneği , savunduklarının ardında durması ve müziği ...
Özge'nin uğruna savaştığı gerçekler ,herkesin içinde olup korkusundan dışa vuramadığı düşünceleri canı uğruna savunması ...
Duru'nun güzelliği , dansı ama tüm bunlara rağmen ne istediğini bilmeyen ruhu ve bencilliği ...
Ada'nın müziği, azıcık sevgi gösterisiyle kandırılması,Göksel'i küçümseyişi...
Göksel'in acıları ,Ada'nın müziğine olan bağlılığı..
Her birinin bende uyandırdığı farklı duygular. Öfke ,hüzün, heyecan, hırs, huzur. Ve tüm bunların yanında gündemde sıkça görülen hayranlık duyduğumuz insanların ne kadar değersiz olduğunu göstermesi ..
Ve ne kadardirenirseniz direnin size birşey katacak bir roman .

Zeynep 
 31 Tem 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

İlk kitabi "Fi" den sonra "Çi" daha akıcı, daha güncel, daha hayatımızın içinden korkusuzca yazılan cümleler, olaylar... Kişiler ve psikolojileri... Üçüncü kitabı olan "Pi" yi okumak için sabırsızlanıyorum. İlk kitabın veremediği "merak" duygusunu ikinci kitabinda yakalamış bulunmaktayım. Psikolojiyi seviyorsanız ilk kitaba katlanın, ikinci kitabı "Çi" de bağlanacaksınız..

Hatice Biçer 
14 Mar 00:20 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

"Büyüdükçe artık bedenimizin değil, ruhumuzun acıdığı şeyler yaşamaya başlarız. Benim başıma neden bu geldi derken bulursun kendini. Ama nasıl bu darbeler olmasa elinizdeki heykelcikler ortaya çıkamazsa, hayatın ruhumuza yaşattığı acılar olmasa da biz, biz olamayız, olgunlaşamayız. Çünkü acı hisseden kişiden bir şey doğar; intikam ya da anlayış. Kendine acıyanlar intikamı seçerler ve sonunda intikamını almaya çalıştıkları şeye dönüşürler. Haksızlığa uğradığı için intikam peşinde koşan biri haksızlığa uğratır. Anlamayı seçenlerse olgunlaşırlar. Bırakın hayat sizinle uğraşsın, acıtsın. İntikama düşmeyin, anlayın, anlayın ki öğretsin, değiştirsin. Bırakın hayat sizi kendinizle tanıştırsın."

Kitaptan 195 Alıntı

Semanur* 
11 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''Hayat harekete geçen herkesi varması gereken yere götürür.''

Çi, Akilah Azra KohenÇi, Akilah Azra Kohen
Haluk Kabil 
23 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Eğitimin amacı artık insan yetiştirmek değil, düzene insan yetiştirmek.

Çi, Akilah Azra KohenÇi, Akilah Azra Kohen

Dini yüreğinde yaşayanlar Yaradan’ın yolunda sessizce var olurken,dini aklında yaşayanlar diğerlerinin üstünde oluşturdukları egemenlikle kitleleri yönetmek için varlardı.

Çi, Akilah Azra KohenÇi, Akilah Azra Kohen
Kübraaa 
 30 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Yaratılışımızın bir nedeni olmalı,degil mi ? Buraya yiyip,içip,sıçmak için gelmedik yalnızca.Bizi rahatsız eden şeyleri değiştirmek için çaba göstermezsek nefret ettiğimiz bir dünya da yaşarken buluruz kendimizi ; sürekli kafamızı diğer tarafa çevirirsek ,bir gün kafamızı nereye çevirirsek çevirelim karşımızda aynı rahatsız edici manzarayı görürüz.

Çi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 142)Çi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 142)
Semanur* 
11 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''Hayat ona çok güçlülerin nasıl bir darbede yenildiğini ve çok güçsüz gözükenlerin darbelere yıllarca nasıl dayanabildiğini göstermişti.Asıl önemli olan darbe almak değil,alınan darbeye rağmen hep ayağa kalkabilmekti.''

Çi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 69)Çi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 69)
Zeliha Sümeyye Belen 
04 Haz 02:13 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kendine acıyanlar intikamı seçerler ve sonunda intikamını almaya çalıştıklara şeye dönüşürler.

Çi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 232)Çi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 232)
Kübraaa 
05 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Dünya uyuyanların uyutulduğu ,uyumayanların hapsedildiği ,hapsedilmeyenlerin öldürüldüğü bir gezegendi.

Çi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 206)Çi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 206)
Esin Aykan 
08 Şub 22:29 · İnceledi · 8/10 puan

Eğitimin amacı artık insan yetiştirmek değil,düzene insan yetiştirmek olmuştu.Bu düzen içinde çalışacak,görev alacak kişileri düzene en iyi hizmet edebilecekleri şekilde biçimlendirmekti.

Çi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 243)Çi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 243)

Kitapla ilgili 3 Haber

Aeden’a Hollywood ilgisi
Aeden’a Hollywood ilgisi Psikolog Azra Kohen, son dönemin en çok konuşulan yazarlarından biri… Bilimi temel alan kitaplarıyla çok okunan ve konuşulan bir yazar oldu. Çok satan bir yazar olmanın belli bir formülü var mı? Kohen, bu soruların yanıtlarını verirken yeni kitabıyla ilgili bir Hollywood filmi projesinin de müjdesini verdi.