Şunu söylemeliyim ki, kitaba başlarken bu kadar seveceğimi ve okurken bu kadar şaşıracağımı hiç tahmin etmezdim. Bütün kitabı 'acaba katil bu mu?' diye diye okudum ve hiç tahmin etmediğim biri çıktı. Benim için Ölüler konuşamaz olayların kitabıydı o kadar söyleyeyim. Çok fazla polisiye veya bu tarz cinayet olan kitapları sevmeme rağmen, çok sevdim. Çünkü her şey harmanlanmıştı yani eğlence, cinayet, aşk, ihanet bütün duyguları bulabileceğimiz bir kitaptı ve bence gayet akıllıca bir cinayetti.Ben şahsen katili tahmin edemedim. OBirçok yeri okurken çok fazla şaşırdığımı itiraf etmeliyim. Yani Düşman Okullar gibi eğlenceli bir kitaptan sonra bu kadar değişik ve bu kadar akıllıca bir kurgu yazdığı için, Dilara Keskin'i tebrik ediyorum. Şimdi biraz kitaptaki karakterlerden bahsetmem gerekirse, sanırım kitap boyunca en nefret ettiğim karakter Hakan oldu. Yani onun adının geçtiği sahnelere bile sinir oldum diyebilirim. En sevdiğim karaktere gelecek olursak, bu kategori için birkaç tane ismim var ama bir tanesi birazcık daha baskın. Alper. Alper'i okurken yaşadığım duygu değişimlerini hiç bir karakterde yaşamadım. O Onun için yeri geldi çok üzüldüm, yeri geldi böyle sevindim. Bence kitaptaki en özel ve öyle değişik karakterdi. Kitaptaki bütün karakterlerin hataları vardı. Evet Alper'in de vardı ama nedenini açıklayamadığım bir şekilde ona kendimi daha yakın hissediyorum. Kitabın konusu hakkında ne söyleyebilirim bilmiyorum ama çok kısa bir şekilde özetlemek gerekirse, bir gece eğlenmeye çıkan arkadaş grubu içlerinden bir kişi eksik bir şekilde tekrar evlerine döner ve yıllar sonra benzer bir cinayetin tekrar işlenmesi ile Gökçe'nin katilini aramaya başlarlar dersem herhalde en kıIsa ve öz anlatım olur. e Umarım sizde kitabI okursunuz ve benim kadar çok