Fi (Bu Hikayenin Sadece İnanılmaz Tarafları Gerçektir)

·
Okunma
·
Beğeni
·
72,1bin
Gösterim
Adı:
Fi
Alt başlık:
Bu Hikayenin Sadece İnanılmaz Tarafları Gerçektir
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
600
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054994861
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Baskılar:
Fi
Fi
Fi
Fi, deneyimin içinde kaybolmak yerine korkmadan deneyime sahip olmanın yolculuğudur. İçinde bolca bulunan manipülasyon, seks, aldatma ve aldanma hikâyeleri belki herkesin dikkatini çekebilir ama gerçeklerden yola çıkılarak ulaşılmak istenen yerde sadece farkındalık vardır.

Fi güzelliğin lanetlendiği, zekânın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, içine doğduğumuz bu kutsal hayatı kutlamak için yazılmıştır. Kendi potansiyelini keşfetme cesareti gösterebilmiş gerçek kişilere, çatlama cesareti gösterebilmiş tohumlara adanmıştır.

Bir kişiye duyulan aşktan daha acımasız bir şey var mıdır?
(Tanıtım Bülteninden)
600 syf.
·1 günde·5/10 puan
Popüler kültürün eseri desem doğru olur sanırım Fi için. Ben de meraktan, edindim ve sadece iki saat on beş dakikada bitirdim kitabı.
Öyle dikkat kesilerek, aman bir şeyler kaçırmayayım diyerek okunan kitaplardan değildi. Sanki yazar bir boşluk yaşarken bu halk ne okur acaba derken yazmış kitabı.
O kadar çok okundu ki belki insanların bir bildiği vardır diyerek okudum ben de. Merak etmektense, fikir sahibi oldum diyerek boşa geçen iki saatime üzülmeyeceğim şimdi.
Bir dansçı, bir müzisyen ve bir psikolog arasındaki takıntılı ve bir o kadar da bayıcı ilişkiyi anlatıyor Fi. Can Manay karakteri hem hoca hem ünlü hem de tabiri caizse sapık. Duru desen kendi fikirleri olmayan, başkalarının yolundan ilerleyen tipik bir insan. Insanların gözlerinde parıltılarla okudukları kitabın hiçbir tutulacak yanının olmadığını farkederek, okumayın diyorum. Ben yaptım siz yapmayın.
600 syf.
·25 günde·6/10 puan
Karakterlere yüklenen tanrısallık, anlatımı durdurup verilen hayat dersleri, birbirinden kopuk zaman ve mekan algısı ile kapağın ve popülerliğinin hakkını verememiş. Kendimden birşeyler bulduğum karakterlerin bile kendi içinde çelişen ifadeleri ile yoran, her ne kadar tüm hikayeleri yarım bırakmış olsa da serinin diğer kitaplarına istekle geçmemi sağlayamayan bir kitap. Akışın sağlanamadığı yerlerde cinsellik vurguları abartılmış ve çoğu zamanda karaktere ters tutumlar sergilenmiş. Şairane bir kaç cümlesi ile alıntıları sayfalarımızı süsleyecek bir kitap olmaktan ileri gidemeyeceğini düşünüyorum.
  • Çi
    8.0/10 (2.531 Oy)2.624 beğeni11,1bin okunma4.100 alıntı40bin gösterim
  • Pi
    8.3/10 (2.388 Oy)2.599 beğeni9,9bin okunma6,9bin alıntı56bin gösterim
  • Adı: Aylin
    8.1/10 (2.674 Oy)2.561 beğeni13,5bin okunma1.372 alıntı41,4bin gösterim
  • Mutluluk
    8.3/10 (4.691 Oy)5,1bin beğeni22bin okunma13,8bin alıntı81,4bin gösterim
  • Cehennem
    8.6/10 (4.433 Oy)4.505 beğeni17,5bin okunma5,9bin alıntı54,9bin gösterim
  • Mart Menekşeleri
    8.3/10 (3.236 Oy)3.365 beğeni15,4bin okunma2.774 alıntı51,2bin gösterim
  • Bir Psikiyatristin Gizli Defteri
    7.9/10 (4.663 Oy)4.609 beğeni18,5bin okunma8,7bin alıntı126,5bin gösterim
  • İskender
    7.8/10 (2.726 Oy)2.464 beğeni14,5bin okunma4.260 alıntı33,7bin gösterim
  • Beyoğlu Rapsodisi
    8.2/10 (3.676 Oy)3.498 beğeni16,8bin okunma5,4bin alıntı39,1bin gösterim
  • Ve Dağlar Yankılandı
    7.9/10 (4.717 Oy)4.682 beğeni20,8bin okunma12,7bin alıntı77bin gösterim
584 syf.
Tek bir konun olmadığı birbiriyle bağlantılı bir çok konun yer aldığı bir kitap. Bilinçaltına atılan ve
konuşulmayan olayların farklı alanlarda çalışan kişiler üzerinde okuyucu aktarılmıştır.

Kitapta sevmediğim bir özellik bazı olayların abartılı bir şekilde tasvirler edilmesi ve uzatılmasıydı.

Bilinçli bir şekilde okunması gereken bir kitap hangi niyet ve amaçla okunulduğu önemlidir. Hangi ihtiyaçla okursanız kitap onu size verir.
Herkes icin olmadığı iddia edilen bir kitabin 226. baskısını okumam ironi daha doğrusu başarılı bir pazarlama stratejisi. Yer yer yapılan hayata dair yorumlar güzel, bazıları bir esrarkeşin aklına gelen kelimelerin sıralaması gibi. Yazar, yorumları daha anlamlı kılabilmek için elinden geldiğince düşünceleri ağır bir anlatım kullanarak vermeye çalışmış. Kendisinin de dediği gibi, herkesin dilinde sakız olan emperyalizmi kullanmak yerine, onu anlatacak daha zor bir yol seçmek, anlatılanı daha anlamlı hale getirmiyor maalesef. Her neyse borderline olduğunu düşündüğüm "Kİ", ilerde öyle çıkmasa bile benim için öyle kalacak. Can Manay'ın fazlasıyla sığ hareketleri ve Can'ın hareketlerinden daha sığ olan Duru'ya saplanması, pesinde koşması bana çok sıkıcı geldi açıkçası. Duru'nun bölümlerini okurken de, bir kadının bu kadar aşağılanması sinirimi bozmadı değil. Her neyse kitap akıcı bir kitap ama okumaya değer mi? bence değmez.
584 syf.
·6/10 puan
Çok popüler olması ve sürekli karşıma çıkması nedeniyle merak ederek aldığım bir kitap. Kitap "Game Of Thrones " vari bir şekilde aynı anda birbiriyle bağı olan üç farklı hikayede yürüyor.
Kitapta hem kadın karakterlerde hem de erkek karakterlerde duyguların öne çıkmışlığı çok belirgin. Hemen hemen hepimizin yaşadığı insani duygular karakterler üzerinde detaylı bir şekilde işleniyor. Bu yönü ile kitabı başarılı buldum.
Karakterlerin anlatıldığı ve hikayeye girişin yapıldığı ilk kısımda ortaya atılan felsefi düşünceler nedeniyle kitabın ciddi bir mesajı olduğunu düşündüm ancak kitabın son kısımlarına doğru bu düşüncem dağıldı. Kitap sonlara doğru yerli dizi tadında ilerliyor. Ve sonu da tam bir yerli dizi şeklinde geliyor :)
Fi, bitirdikten sonra insanı bir kaç saat etki altında bırakacak bir kitap değildi. Etkilemeyen, sıradan bir his bıraktı. Benim aldığım kitap 192.baskıydı. İyi bir kitap olmasa bu kadar satmaz elbette ama, satmasının nedeninin biraz da kadın erkek ilişkilerini fazlaca anlatmasına,bütün karakterlerin tutku ile bağlı olduğu birer aşkının olmasına ve hissedilir derecede seks olması gibi geldi bana.
Ve tabii ki en göze çarpman mesajı "deneyimlemek". Deneyimlemek kelimesi de defalarca karşınıza çıkıyor tabii ki :)
600 syf.
·Beğendi·9/10 puan
10 puanı daima klasiklerin hak ettiği inancım olmasa kesinlikle Fi'ye de bu puanı verirdim.İnanılmazdı!..(Bu noktada o denli duraksadım ki.Halbuki yazacağım yorumu an be an planlamıştım.)Bu bir aşk romanı değil. Bu bir kişisel gelişim romanı da değil. Belki bir macera romanı diyebilirim okuyanı kendi içinde ve yaşadığı çevrede, canını acıtacak olsa bile, sorgulamaya iten bir içsel macera.Temelde 7 ana karakter üzerinden giden, ama diğer karakterlerin dahil oluşunun da en az ana karakterler kadar derinlemesine işlendiği ve irdelendiği bir roman. Psikolojinin romanın muhteşem kurgusunda dantel dantel örülüşü dahiyaneydi. Üç kitaplık bir seride yazarın zekasını aynı incelikle sergilemeyi başarması halinde kendisini ayakta alkışlayacağıma eminim. (Çi'ye bugün başlayacağım için ileriye dönük bir beklenti dile getirdim.)Hayatımda bir ktiabıma kıyarak ilk defa satırların altını kurşun kalemle çizme isteğimi gemleyemedim. Çünkü o denli düşündürücü, can alıcı tespit ve iddia vardı ki bir kenara not etmeyle başa çıkamayacağımı romanın daha ilk bölümünden anladım.Romanın içeriğine değinmem gerekli biliyorum ama yazarın birikimini, dünya görüşünü, kaleminin ustalığını aynı seçkinlik ve başarıda yansıtamayacağım kaygısıyla ne karakterlerinden ne de olaylardan bahsetmeye cesaret edemiyorum.Altını sadece kendim için çizdiğim bölümler dışında paylaşmak istediğim o kadar çok satır, paragraf var ki sık sık karşınıza Fi'den alıntılarla çıkarak bu değerlendirmemde ne demek istediğimi ancak böyle anlatabileceğim gibi hissediyorum.Sadece romanın bir bölümünde geçen bir gösteriden bahsetmezsem zaten romanın bende yarattığı etkiyi yeterince dile getirememişlik duygum iyice tavan yapacak. Konservatuar öğrencilerinin yıl sonu için hazırladıkları gösterinin anlatımının olduğu bölüm...Bir hayal bu denli nasıl canlı tasvir edilebilir bilmiyorum. Gözlerimi kapatmaya ihtiyaç duymadım orada o gösteriyi izleyenler arasında olmak için. Su gibi akan, akarken içmeye doyamayacağınız, doyamadıkça bitmesinden çekineceğiniz bir roman bence.Okudukça yaşama şeklinizi, ilişkilerinizin derinliğini, zamanı kullanış tarzınızı...kısaca var olma lütfunuzu değerlendirme biçiminizi sık sık sorgulayacağınız bir roman. Yazarın iddia ettiği gibi cesaretiniz varsa okuyun!
600 syf.
·32 günde·Beğendi·9/10 puan
Öncelikle yazarın genel kültürüne ve bilgisine hayran kaldım. İçinde bulunduğumuz dünya için de tespitleri çok doğru.
Kitap adeta bir kişisel gelişim kitabı gibi. Ülkemizde içinde bulunduğumuz çirkin dünyayı ve bu dünyada dönen dolapları çok güzel aktarmış. Okunmalı bence...
600 syf.
·6/10 puan
Hızlı ve rahat okunan bir roman olmasına rağmen içerik açısından oldukça yapay ve sıradan buldum. Özellikle cinsellik içeren bölümler okuyucu çekmek adına zoraki kurgulanmış hissi veriyor. Roman içinde akmıyor ve okuyucuyu rahatsız ediyor. Romanı yapay bulmamın bir diğer sebebi ise tüm karakterlerin abartılı kişilikler olması ve hepsinin fırsatını bulduğunda felsefe yapması, üstelik bunu da aynı dili kullanarak yapması. Hepsi birbirinden farklı kişilikler olarak anlatılmasına rağmen konuştuklarında sanki tek bir kişiyi dinliyor gibi hissettim. Anlatılan karakterler ağızlarını açtıklarında aynı kişilere dönüşüyor gibiydiler.
Yazarın; zeka ve cinsellik, toprağa / doğaya dönüş, insanın doyumsuzluğu ve bencilliği ile ilgili aslında mantıklı ve ilginç çıkarımları bulunmasına rağmen bu konular abartılı karakterlerin gölgesinde kalmış. Fikirlerdense karakterlere odaklanması romanı sıradanlaştıran bir etki yaratmış.
Romanda orijinal bulduğum ve okurken keyif aldığım tek bölüm “dengelenme” ile ilgili bölümdü. Yazar okuyucuya anlatmak istediklerini, bu bölümde olduğu gibi satış kaygısı gütmeden gereksiz cinsellik bölümleri kullanmadan verebilseydi çok daha etkili olabilirdi.
Romandan neler çıkarttığıma gelince... Psikoloğa gitmeden önce çok iyi düşünmek gerektiğini gördüm. İyi bir psikolog kendisine danışan kişide bağımlılık yaratmadan yardımcı olabilmelidir. Ticari kaygılarıyla bu dengeyi koruyamayan ya da korumayan psikologların insanın üzerinde bırakacağı etki kişiyi daha problemli hale getirebilir.
600 syf.
·Beğendi·2/10 puan
Okuyup vakit kaybetmenizi kesinlikle istemem. Kitabın içinden çıkarabileceğiniz bir ders ne bileyim herhangi bir anafikir "Aa bak bu da böyleymiş" diye şaşıracağınız bir bilgi vs hiçbir şey yok. Sadece çarpık ilişkiler, çarpık aşklar konu edinmiş. Dilinden bahsedecek olursam son derece basit. Hiçbir cümlede "Burada ne demek istemiş?" diye oturup düşünmüyor seri bir şekilde okuyorsun.
İkinci kitabı da okudum belki fikrim değişir dedim. Ama nafile. Üçüncü kitabı okumadan hepsini aynen aldığım yere iade ettim ve yerine Serenad gibi sayfayı çevirdikçe yeni bir bilgi öğrendiğim, sürekli araştıracağım diye notlar aldığım bir kitap aldım.
600 syf.
·9/10 puan
Kitabı ismini ilginç bulduğum almıştım. Meğer çok popülermiş. Sonradan yirminin üzerinde baskısı yapıldı. Her ne kadar popülaritesi cinsellik barındıran cümlelerine dayansa da, grinin elli tonu kitabıyla aynı kategoriye konulsa da serinin tamamını okuyanlar durumun böyle olmadığını bilirler.

Biraz kişisel gelişim türü rastladım kitapta. Evet çok cüretkar açık ifade edilen bir kitap. Ama cinsellikten ziyade öğrenebilecek değişik türde bilgiler ve çevremizde pekte rastlayamadığımız karakterler barındırıyor. Hızlı okunan üzerinde fazla düşündürmeyen bir yapıt.

Kitap karakterlerinin kendi dünyalarındaki iç savaşları çok güzel anlatılmış. Ara sıra sizde kendinizi onların yerine koyup ben olsam böyle yapardım diyorsunuz. Etiyle Canın yoğun psikoloji seanslarından sıkıldığımı da itiraf edeyim.

NOT: Dizisini de cok merak ediyorum ancak Can Manayı sapık olarak göstermişler diye duydum. kafamdaki Can Manay karakterini yıkmamak için izlemek istemiyorum.
592 syf.
·4 günde·2/10 puan
Kitaba Dair Genel Deneyim:
Okurken harcadığım vakte değmeyen bir kitaptı. Bir arkadaş vasıtasıyla elime geçmişti. Bir dönem kütüphanemdeki kitaplar bitince elime alıp okudum. Gerek dili, gerek kurgusu, gerek karakter derinliği anlamında bana oldukça yüzeysel gelen bir eserdi. Yer yer ortaya çıkan psikolojik analizler, göndermeler vb. büyük resimde birbiri ile örtüşmüyordu. Eserin genelinde bir bütünlük yoktu. Bittiğinde bende bir etki bırakmadı. Okunabilecek çok daha güzel kitaplar varken tavsiye etmiyorum.

Kitaplara dair videolar ve daha fazlası için; http://www.youtube.com/c/Toykalem
600 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10 puan
Hiçbir zaman çok yüksek edebi bir bilgiye sahip olduğum düşüncesinde olmadım. Ama bir çok alanda kitap okudum. Uzun zamandır bir kitabı okurken daha çok okumalıyım hissiyatını özlemiştim. Özellikle kitabın ilk bölümünde bunu çok hissettim. Sonrasında belli bir durağanlaşma oldu, nasıl devam ediceğimi düşündüğüm de çok oldu. Bazı yerlerin gereksiz uzatıldığı doğrudur, ama bu kitapla olan derdinizi cidden çözemedim. Aşırı gömülmüş yorumlarda ve açıkçası bakılan, odaklanılan şeylerin görüldüğü taraftarıyım. Çünkü kitabı okurken kendi kendime "kitap anlatıldığı kadar saf cinsellik içermiyormuş" oldu. Biraz abartıldığı ve yanlış şeylere odaklanıldığını düşünüyorum. Bunların dışında insanın dikkatini çeken bir sürü cümle varken niye insanlar bunlara odaklanırlar ki? Kitap şu ana kadar ki kitaplığımda en çok post-it lediğim kitap sanırım. Yazarın açıklamalarından kaynaklı olarak sevdiğim biri olduğunu söyleyemem, ama indirimde almış kitaplıkta tuttuğum için bir şans vermek istedim ve kesinlikle doğru bir karar vermişim. Ama şunu da söylemeliyim ki herkesin okuyabileceği bir kitap değil. Hem cinsellik oluşu hem de içinde tanrısal yargıların oluşu. Açıkçası bu kadar tanrısallık algısı doğru değildi. Bu yüzden belirli bir fikir algısı oturmuş kişilerin okumasını doğru buluyorum ki farkları ayırt edebilip yanlışları görebilsin. Karakterlerin sorunluluğu bir yana Duru da ciddi bir salaklık vardı bunu söylemeden geçemeyeceğim, cidden içime dert oldu. Bu nasıl bir ego anlamıyorum anlayamıyacağım sanırım. Güzellik dışında çok bir şeyi olduğunu da düşünmüyorum, dans ediyor olabilir ama sırf başkalarının düşüncelerine göre yaşıyor kız resmen. Ya adam sana tecavüz etmeye kalkıyor, bunu farkındasın buna rağmen hala her şeyin cidden bir oyun olduğunu mu düşünüyorsun? Adam da cidden bir sıkıntı var ama sen güce o kadar aşıksın ki çevrende güçlü olan kişilere karşı koyamıyorsun resmen. Neyse çok uzattım. Çok sorunlu olsa da güzel bir kitaptı ve kesinlikle bir kaç cümlede anlatılabilecek bir kitap değildi. Sanırım benim favorim Özge ve Bilge, en azından beyinlerini kullanıp kendi kararlarını verebiliyorlar çünkü sanırım baya zor bir şey. Sevgiler..
Bilgi, korkak beyinlerde deneyimi öldüren bir zehir gibi yayılır, eğer sürekli bilgiye dayalı hareket etmeye önem verirsen asla özgürleşemezsin, özgürleşmezsen deneyimleyemezsin, deneyimleyemezsen değişemezsin, değişmezsen asla senlesemezsin...
Varlığı ya da yokluğu birdi Bilge için. Onu sevmediği ya da ona kızgın olduğu için değil, kendi varoluşu bu adamdan kaynaklandığı için, uzun koridorlarda ardından bakarken kendisine bir "baba"ya mal olan bu adamın hiç var olmamasını diledi.
"Dışarıdan delilik olarak görülebilen şeyler, içine girildiğinde hak verilen durumlar haline gelebiliyordu bu hayatta. Sadece bakış açınızı değiştirmeniz yeterliydi."
Dışarıdan delilik olarak görülebilen şeyler, içine girildiğinde hak verilen durumlar haline gelebiliyordu bu hayatta. Sadece bakış açınızı değiştirmeniz yeterliydi.
“sahip olabilmek adına, sahip olduklarımıza tırnaklarımızı korkuyla geçirdiğimizde, ne çatlayıp filize dönüşebiliriz ne de çürüyüp içimizdeki tohumları toprağa bırakabiliriz.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fi
Alt başlık:
Bu Hikayenin Sadece İnanılmaz Tarafları Gerçektir
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
600
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054994861
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Baskılar:
Fi
Fi
Fi
Fi, deneyimin içinde kaybolmak yerine korkmadan deneyime sahip olmanın yolculuğudur. İçinde bolca bulunan manipülasyon, seks, aldatma ve aldanma hikâyeleri belki herkesin dikkatini çekebilir ama gerçeklerden yola çıkılarak ulaşılmak istenen yerde sadece farkındalık vardır.

Fi güzelliğin lanetlendiği, zekânın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, içine doğduğumuz bu kutsal hayatı kutlamak için yazılmıştır. Kendi potansiyelini keşfetme cesareti gösterebilmiş gerçek kişilere, çatlama cesareti gösterebilmiş tohumlara adanmıştır.

Bir kişiye duyulan aşktan daha acımasız bir şey var mıdır?
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 14bin okur

  • Merve
  • Melike Balkarlı
  • Oya Ayan
  • Sevinç Karagöz
  • onur baloğlu
  • yeliz deynek
  • neziha tugba sarial
  • ilkim Bahar SÜMER
  • Burcin
  • Nilüfer Açu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%12.3
13-17 Yaş
%4.7
18-24 Yaş
%15.3
25-34 Yaş
%25.8
35-44 Yaş
%28.9
45-54 Yaş
%10.8
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%82.4
Erkek
%17.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.4 (858)
9
%13.7 (482)
8
%17.3 (608)
7
%11.7 (412)
6
%6.7 (235)
5
%5.2 (182)
4
%2.2 (78)
3
%1.9 (66)
2
%1.6 (58)
1
%2.2 (78)

Kitabın sıralamaları