Fi Bu Hikayenin Sadece İnanılmaz Tarafları Gerçektir

7,9/10  (424 Oy) · 
1.040 okunma  · 
343 beğeni  · 
11.656 gösterim
Fi, deneyimin içinde kaybolmak yerine korkmadan deneyime sahip olmanın yolculuğudur. İçinde bolca bulunan manipülasyon, seks, aldatma ve aldanma hikâyeleri belki herkesin dikkatini çekebilir ama gerçeklerden yola çıkılarak ulaşılmak istenen yerde sadece farkındalık vardır.

Fi güzelliğin lanetlendiği, zekânın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, içine doğduğumuz bu kutsal hayatı kutlamak için yazılmıştır. Kendi potansiyelini keşfetme cesareti gösterebilmiş gerçek kişilere, çatlama cesareti gösterebilmiş tohumlara adanmıştır.

Bir kişiye duyulan aşktan daha acımasız bir şey var mıdır?
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2014
  • Sayfa Sayısı:
    600
  • ISBN:
    9786054994861
  • Yayınevi:
    Destek Yayınları
  • Kitabın Türü:
Librarian 
28 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

10 puanı daima klasiklerin hak ettiği inancım olmasa kesinlikle Fi'ye de bu puanı verirdim.İnanılmazdı!..(Bu noktada o denli duraksadım ki.Halbuki yazacağım yorumu an be an planlamıştım.)Bu bir aşk romanı değil. Bu bir kişisel gelişim romanı da değil. Belki bir macera romanı diyebilirim okuyanı kendi içinde ve yaşadığı çevrede, canını acıtacak olsa bile, sorgulamaya iten bir içsel macera.Temelde 7 ana karakter üzerinden giden, ama diğer karakterlerin dahil oluşunun da en az ana karakterler kadar derinlemesine işlendiği ve irdelendiği bir roman. Psikolojinin romanın muhteşem kurgusunda dantel dantel örülüşü dahiyaneydi. Üç kitaplık bir seride yazarın zekasını aynı incelikle sergilemeyi başarması halinde kendisini ayakta alkışlayacağıma eminim. (Çi'ye bugün başlayacağım için ileriye dönük bir beklenti dile getirdim.)Hayatımda bir ktiabıma kıyarak ilk defa satırların altını kurşun kalemle çizme isteğimi gemleyemedim. Çünkü o denli düşündürücü, can alıcı tespit ve iddia vardı ki bir kenara not etmeyle başa çıkamayacağımı romanın daha ilk bölümünden anladım.Romanın içeriğine değinmem gerekli biliyorum ama yazarın birikimini, dünya görüşünü, kaleminin ustalığını aynı seçkinlik ve başarıda yansıtamayacağım kaygısıyla ne karakterlerinden ne de olaylardan bahsetmeye cesaret edemiyorum.Altını sadece kendim için çizdiğim bölümler dışında paylaşmak istediğim o kadar çok satır, paragraf var ki sık sık karşınıza Fi'den alıntılarla çıkarak bu değerlendirmemde ne demek istediğimi ancak böyle anlatabileceğim gibi hissediyorum.Sadece romanın bir bölümünde geçen bir gösteriden bahsetmezsem zaten romanın bende yarattığı etkiyi yeterince dile getirememişlik duygum iyice tavan yapacak. Konservatuar öğrencilerinin yıl sonu için hazırladıkları gösterinin anlatımının olduğu bölüm...Bir hayal bu denli nasıl canlı tasvir edilebilir bilmiyorum. Gözlerimi kapatmaya ihtiyaç duymadım orada o gösteriyi izleyenler arasında olmak için. Su gibi akan, akarken içmeye doyamayacağınız, doyamadıkça bitmesinden çekineceğiniz bir roman bence.Okudukça yaşama şeklinizi, ilişkilerinizin derinliğini, zamanı kullanış tarzınızı...kısaca var olma lütfunuzu değerlendirme biçiminizi sık sık sorgulayacağınız bir roman. Yazarın iddia ettiği gibi cesaretiniz varsa okuyun!

Buse Demir 
31 Ara 2015 · Kitabı okudu · 25 günde · 6/10 puan

Karakterlere yüklenen tanrısallık, anlatımı durdurup verilen hayat dersleri, birbirinden kopuk zaman ve mekan algısı ile kapağın ve popülerliğinin hakkını verememiş. Kendimden birşeyler bulduğum karakterlerin bile kendi içinde çelişen ifadeleri ile yoran, her ne kadar tüm hikayeleri yarım bırakmış olsa da serinin diğer kitaplarına istekle geçmemi sağlayamayan bir kitap. Akışın sağlanamadığı yerlerde cinsellik vurguları abartılmış ve çoğu zamanda karaktere ters tutumlar sergilenmiş. Şairane bir kaç cümlesi ile alıntıları sayfalarımızı süsleyecek bir kitap olmaktan ileri gidemeyeceğini düşünüyorum.

Gözde 
31 Mar 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Tabii ki öncelikle alıp okuma nedenim popüler ve yoğun ilgi duyulmasıydı. Bende merakımdan alıp okudum. Evet ilk başlarda sardı, akıp geçti fakat zaman zaman durdu, sıktı ve cinsellikten de sıkça bahsetmesi beni ilgisiz kıldı. Kitaplardaki cinsel içeriğe karşı değilim ama bu kitaptaki bahsedilenler olayların hep üstünde kaldı, ana tema sadece o amaçla yazılmış gibi hissettim. Ne kadar bunlar beni rahatsız etsede hikayeyi beğendim. Başarılı bir kitap olmuş.

Semanur* 
10 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kitaba büyük bir hevesle başladım hevesim de kırılmadı zaten.Can Manay'a önce büyük bir hayranlık besledim tabi sonra bütün hayranlığım yok oldu.Kitap da Durunun hareketlerini,tavırlarını hiç beğenmedim.Kitap da çokk etkilendiğim yer ise Ada'nın Göksele şarkı söylerken Gökselin ağlaması oldu.Kitap da en beğendim karakterler Özge(asla pes etmemesi),Bilge(hayatında ki zorluklara karşı ayakta kalmaya başarabilmesi),Ada(Gökseli şarkısıyla etkilemesi oldu tabii ki),Göksel(Gökseli her şeyiyle sevdim zaten).Kitap da cinsellik fazla olduğu için rahatsız oldum ama güzel bir kitaptı.İnsanın hayatı hakkında düşünmesini sağlıyor.En azından benim için öyle oldu.İlk defa bir kitabıma kıyıp beğendiğim yerlerin altını çizdim.Okumanızı tavsiye ederim güzel kitaptı.

ESRA KADIOGLU 
15 Şub 12:44 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 8/10 puan

Merhaba 1K Dostlarım :) Fİ , Çİ , Pİ serisini bir buçuk ay gibi bir süre de tamamladım. Bana ; Ateş Su ve Toprağı çağrıştırdı. Fİ ile karakterlerini yakmaya başlarken, Çİ de sular duruldu, silkelendi. Pi ile topraktan yeşermeye çalıştılar. Hikayeleri sevdim. Her karakter hayattan bir rolü daha fazla simgelerken, her rol birbirine bağlanıyor bir şekilde. Karakterler rollerini uçlarda yaşıyorlar. Asıl beni cezbeden sevgili Kohen'in bilim, din, felsefe, politika, psikoloji vb... gibi konuları olağanüstü anlatımı, kitaba yedirmesi oldu. Mesela çok kısa da olsa Mısır piramitleri ilgili bir bölüm çok güzel anlatılmış. Oysa kitabın, genel anlamda Piramitler ile ilgili olabilecek en ufak bir bölümü yok... Hepimizin günlük hayatlarından ne ararsanız var kitapların içinde. Sonuç olarak sevdim, okumanızı tavsiye ederim. Can, Bilge, Eti, Umut, Atacan, Zeynep, Ali, Doğru, Deniz, Ada, Göksel, Kız, Tugay, Özge, Sadık, Muammer,Ömer,Nihan, Şadiye, Kaya ve birçok karakter....Hepsi de birbirinden ilginç.... Bakalım sizi kim/kimler fethedecek... Sevgiyle kalın.....

Derya Yalınkılıç 
06 Mar 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · 9/10 puan

Kitaba bu aralar hafif kitap okumaya ihtiyacım olduğundan ve serinin de popüler olmasına güvenerek beni yormayacağını düşündüğüm için başladım. Malesef yanıldım! :) İçsel sorgulamalarla başbaşa bırakıyor yazar. İlk bölümlerde bu sorgulama daha yoğun bir şekilde hissediliyor. Sık sık kitabı bırakıp kendinizi sorgularken bulabilirsiniz:)

Kitapta aslında birçok konu var ama "farkındalık" ve "deneyim" konuları diğerlerine göre daha baskın. Fazla karakterler olan kitapları okurken zorlandığım halde Fi'nin yerli roman olmasının avantajıyla zorluk çekmedim.

Fi'nin farklı bir tarzı var. Bu da sonuçları önceden söyleyerek olayları daha da merak ettiriyor yazar. Başlarda hoşlanmasamda ilerledikçe sevdim. :)

Kitapta hoşlanmadığım iki özellik var. Cinsellik ve insanlara "Tanrı" özelliklerinin yakıştırılması rahatsız ediciydi. Ama kitaba bütün olarak bakarsak beğendim.
İncelememe Can Manay karakterinden nefret ettiğimi söyleyerek bitirmek istiyorum okurken sinirlerimi oldukça bozdu. :)

Fatma Karalı 
24 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Hızlı ve rahat okunan bir roman olmasına rağmen içerik açısından oldukça yapay ve sıradan buldum. Özellikle cinsellik içeren bölümler okuyucu çekmek adına zoraki kurgulanmış hissi veriyor. Roman içinde akmıyor ve okuyucuyu rahatsız ediyor. Romanı yapay bulmamın bir diğer sebebi ise tüm karakterlerin abartılı kişilikler olması ve hepsinin fırsatını bulduğunda felsefe yapması, üstelik bunu da aynı dili kullanarak yapması. Hepsi birbirinden farklı kişilikler olarak anlatılmasına rağmen konuştuklarında sanki tek bir kişiyi dinliyor gibi hissettim. Anlatılan karakterler ağızlarını açtıklarında aynı kişilere dönüşüyor gibiydiler.
Yazarın; zeka ve cinsellik, toprağa / doğaya dönüş, insanın doyumsuzluğu ve bencilliği ile ilgili aslında mantıklı ve ilginç çıkarımları bulunmasına rağmen bu konular abartılı karakterlerin gölgesinde kalmış. Fikirlerdense karakterlere odaklanması romanı sıradanlaştıran bir etki yaratmış.
Romanda orijinal bulduğum ve okurken keyif aldığım tek bölüm “dengelenme” ile ilgili bölümdü. Yazar okuyucuya anlatmak istediklerini, bu bölümde olduğu gibi satış kaygısı gütmeden gereksiz cinsellik bölümleri kullanmadan verebilseydi çok daha etkili olabilirdi.
Romandan neler çıkarttığıma gelince... Psikoloğa gitmeden önce çok iyi düşünmek gerektiğini gördüm. İyi bir psikolog kendisine danışan kişide bağımlılık yaratmadan yardımcı olabilmelidir. Ticari kaygılarıyla bu dengeyi koruyamayan ya da korumayan psikologların insanın üzerinde bırakacağı etki kişiyi daha problemli hale getirebilir.

Nesli 
15 Nis 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · Puan vermedi

Her güne acaba ne enteresanlıklar peşinde Sayın Manay ve ekibi diye uyandım. Her sayfasını okurken önce, iki sayfa sonrasını okumak geliyordu meraktan ama öncesinde olanları kaçıramazdım diye düşünerek kendimi frenledim. Üstelik kitabın sonuna göz atmamak için kendimi zor tuttuğumu söylemeden edemeyeceğim . Can ve Duru sanki benim komşularım, ikisinin de sırdaşıyım. Duru ve Can her şeylerini gelip bana anlatıyorlarmış gibi onlara fikir vermeye çalışırken buldum kendimi. Hatta akşam evde Fi nin dedikodusunu yapmaya başladık. Doğru ve yanlışlarını kendilerine söyleyesim zaman zaman Can’a küfredesim gelmedi değil. Bilgeye de dolu dolu konuşacaklarım var aslında. Zaman zaman sığındığı özgüvensiz halleri beni çileden çıkardı .Okulda düzenlenen geceye gelince, okurken sanki itinalı bir şekilde bende gittim oraya. Gitmeden önce en güzel elbisemi giydim ,kuaförüme gittim ve onur konukları arasında yer alarak Ada ,Deniz,Göksel ve en Önemlisi Can ve Duru’yu tarafsızca izleyip daha sonrasında değerlendirmelerini yapacaktım. Elimden gelse denizi sarsıp kendisine gelmesini söyleyecektim ….Farkettim ki kitaptaki herkes benim akrabam ya da arkadaşım olmuş, günümü onlarla geçirir olmuşum .Onu geçtim sosyal medyada Can Manay arayışlarına girdim, bir de ne göreyim hayalimdeki Can Manay sosyal medyada profil resmi ile karşımda hem de kafamda kurduğum hali ile :) Bende kitabın sonunda olduğu gibi asıl hikayenin şimdi başlayacağını düşünerek deriiiinn bir nefes alıp geçiyorum Çİ ‘ye ….

fatma 
26 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Popüler kitapları okumayı çokta sevmeyen biri olarak giriyorsunuz kitapçıya.Amacınız klasiklerden birini alıp çıkmak aslında.Şöyle bir geziniyorsunuz raflar arasında ve devasa kalınlıkta ateşler içinde bir kitap "Ben buradayım" diyor adeta size.Elinize aldığınızda 78.basımı olduğunu görüyorsunuz.Merak uyanıyor içinizde o kadar kişi bunu neden okumuştur diye ."Tamam alıyorum" diyorsunuz içinizden ve alıyorsunuz.İyi ki almışım dediklerinizden oluyor kitap.Kişiler ,olaylar ve yaşananlar o kadar gerçek ki etkisi bir anda sarıyor sizi.Onca sayfa nasıl bitiyor anlamıyorsunuz.Kitapta yer alan karakterler sizinle yaşıyor adeta veya siz onlara ait olan yönlerinizi keşfetmeye başlıyorsunuz.Can Manay,Duru,Deniz,Bilge,Özge ve diğerleri ...Gerçeklerle donatılmış müthiş bir roman....

Çalışkanarı Çiğdem Özdemir 
10 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Vaav! Şaşkınım. Çok iyi anlatılan, çok iyi kurgulanan, olay örüntüsü çok iyi, çok akıcı yazılmış, çok cüretkâr ve tamam biraz fazla cinsellik içeren ama sizi meraktan çatlatan şaşırtıcı bir kitap. Beğenmenin, şaşkınlıktan apışıp kalma halindeyim. Açıkçası düşük beklentilerle elime aldım ama çok beğenerek bıraktım. Beni en çok etkileyen şeylerden biri, magazin dünyasını açıkça yansıttığını düşünmem. Bildiğiniz her kahraman aslında var, ama adı değişik. Edebi yönü çok tartışılıyor ama ben daha çok yazara hayranlık kısmındayım ve bakalım ilerleyen kitaplarda nasıl bir konum bulacağım kendime. Ya pek bi daldan dala anlattım ama dedim ya şaşkınım. En iyisi okuyun da birlikte karar verelim :)

Kitaptan 252 Alıntı

Kader Gümüş 
04 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Dışarıdan delilik olarak görülebilen şeyler, içine girildiğinde hak verilen durumlar haline gelebiliyordu bu hayatta. Sadece bakış açınızı değiştirmeniz yeterliydi."

Fi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 515)Fi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 515)
Cansu Bıçak 
05 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Uzaktan bizi büyüleyen şeyler, yaklaştıkça sihirlerini kaybederlerdi.

Fi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 30)Fi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 30)
Çiğdem Aksoy 
17 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Hayat ne tuhaftı. Hep en korktuğumuz şeyleri karşımıza çıkarır, sonra suratımıza yapıştırırdı.

Fi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 48)Fi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 48)

Kaynakları bu kadar zengin bir gezegende yaşayan 7,5 milyar insan açlıktan ölebileceklerine inandırılarak sürekli çalıştırılırken tohumların, hayvanların genetiğiyle oynanıyor ve insanın temel besin kaynağı kontrol altına alınıyordu. Su bile artık başkalarınındı, içebilmek için ödemeniz gerekiyordu. Artık dünyada, kuluçkaya yatmayan tavuklar, filiz vermeyen tohumlar ya da çekirdeksiz meyveler en lüks mağazalarda salaklara değerli olarak pazarlanmaktaydı.

Fi, Akilah Azra KohenFi, Akilah Azra Kohen
Şükran Güngör 
02 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Doğru olanı görme cesareti olan, taraf tutabilecek kadar insan biri.

Fi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 492)Fi, Akilah Azra Kohen (Sayfa 492)
26 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Aeden’a Hollywood ilgisi
Aeden’a Hollywood ilgisi Psikolog Azra Kohen, son dönemin en çok konuşulan yazarlarından biri… Bilimi temel alan kitaplarıyla çok okunan ve konuşulan bir yazar oldu. Çok satan bir yazar olmanın belli bir formülü var mı? Kohen, bu soruların yanıtlarını verirken yeni kitabıyla ilgili bir Hollywood filmi projesinin de müjdesini verdi.