Doğu'nun Limanları

8,4/10  (432 Oy) · 
1.432 okunma  · 
355 beğeni  · 
4.351 gösterim
"Adana'da ayaklanmalar olmuştu.Ahali, Ermeni mahallesini talan etmişti.Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların bir provası.Ama bu kadarı bile korkunçtu.Yüzlerce ölü.Belki de binlerce.Nubar'ınki de dahil, sayısız ev yakılmıştı.Ama Nubar şimdi ender rastlanan Arsinoe adındaki karısı, on yaşındaki kızları ve dört yaşındaki oğullarıyla birlikte kaçmayı başarmıştı."

Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan.Doğu'nun Limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik öyküsünün içinden anlatıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2013
  • Sayfa Sayısı:
    184
  • ISBN:
    9789750809777
  • Orijinal Adı:
    Les Échelles Du Levant
  • Çeviri:
    Saadet Özen
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Alev 
06 Mar 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Ne yazmalı nasıl anlatmalı bilmiyorum... Dil o kadar akıcı ki, sayfalar hızla yuvarlanıp gidiyor parmaklarınızın arasından. Birçok cümle buldum yine kendime cımbızla çekip ayırdığım. Böyle kitapları çok seviyorum. Direniş, aşk, bağlılık.. Okurken tadabileceğiniz çok duygu var içerisinde. Okuduğum ilk Amin Maalouf kitabı, yeri artık bende çok çok başka.

Yasemin Bektaş 
08 Ara 2016 · 7/10 puan

Amin Maalouf ile tanışmak için aklımda Semerkant olmasına rağmen bu kitabı seçtim. Ve iyi de yaptığımı düşünüyorum. Çünkü sade bir dil kullanılmış okuyucuyu yormayan ama altı çizilecek bir çok satırın bulunduğu kişiye göre değişmekle birlikte gayet akıcı bulduğum bir kitap oldu. Konusu hakkında çok sözcük dökmek istemiyorum buraya oldukça açıklayıcı ve sayıca fazla inceleme eklenmiş zaten. Kitaptaki baş karakter İsyan ile birlikte ülkeden ülkeye gezerek ırklar ve dinler arası kısmen de yakın tarihe kısa bir yolculuk yapmış oluyorsunuz. Hem de karakterin kendi ağzından okuyorsunuz neler yaşadığını, babasını, acılarını, aşkını... Sonlara doğru çok hüzünlendim doğruyu söylemek gerekirse.
Velhasıl hiç okumadım Amin Maalouf diyenlere, akıcı, sade ve kısa; babayı, aileyi, acıyı, aşkı, savaşları, kıskançlığı ve bazen iyinin dibe kötünün göğe vurduğunu anlatan, bu kitabı tavsiye ederim.

Nurhan Işkın 
05 May 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Soyu Osmanlı'ya dayanan İsyan, yaşadığı Beyrut'tan sadece babasının onu büyük bir devrimci olarak görmek istemesinden sıkıldığı için, ablasının işbirliği ile kendi istediği meslek olan Tıp bölümünü okumak için Fransa'ya gider...

Müslüman bir baba ve Yahudi bir annenin üç evladından biri olan İsyan okuldaki başarıları ile gururlanırken bir arkadaş grubunda kurduğu bir cümle onu Fransa'da başlayan savaşın ve direnişçilerin içine savurur. Burada aldığı görevler sırasında Clara ile karşılaşır...

İsyan artık tedirginlikle yaşamaya başlar ve baba ocağına dönmeye karar verir. Orada karşılanması ise çok şaşırtıcı olur...

Ablası İffet evlenmiştir. Küçük kardeşi Salim ise yine Kitapdar ailesine yakışmayacak şekilde davranmaya devam ediyordur. İsyan tekrar karşılaştığı sevdiği kadın olan Clara'ya duygularını açmış ve olumlu sonuç almıştır...

Yaşadığı topraklara da savaş gelmiştir. Clara ile zorunlu ayrılığı, kardeşinin ona layık gördüğü hayat ise yirmi koca yılının alınmasına ve düştüğü kuyudan çıkmayacağını kabul edişine, bunları yaşarken en dipte olduğu bir dönemde onun tekrar hayata tutunmasına sebep olacak olayın şaşkınlığı ile kendini yine Fransa'da bulacağından habersizdir...


Eser hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki, İnsan bitsin istemiyor... Bir insanın başına gelebilecek her şey İsyan'ın başına geliyor ve siz sanki onun karşısında oturmuş o otel odasında onun hikayesini dinliyor ve bir yandan öfkelenip, bir yandan duygulanıyorsunuz. Özellikle son anlattıklarını dinlerken sizde Seine nehrinin kıyısından onun hayatında ki perdenin nasıl kapanacağını merak ederek bir seyirci gibi izlemek isteyeceksiniz...

Gülsüm Yalçın 
26 Ara 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bazı yazarlar vardır.Ismini ilk kez duyup bakalim nasıl bir tarzı, üslubu var diye merak edip alıp bir kitabını okursunuz.Ve sonra ben bu yazarın tüm kitaplarını okumalıyım dersiniz.Dogu'nun Limanları benim için çok güzel bir başlangıç oldu.Icten,samimi bir anlatım ve biraz sonra ne olacak merakıyla kitap nasıl bitti anlamadım.Yalniz eksik kalan bir şeyler var bence.Belki de yazar bunları okuyucunun tamamlamasını istiyordur.Kim bilir :)

Taner durmaz 
29 May 09:09 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yazarın ilk okuduğum kitabı yüzüncü ad kitabı surukleyiciydi ve okuru kendine bağlıyordu
Doğunun limanlari da ondan eksik değil genç bir adamın merakı ile başlayan serüven ve mutlu bir son bence okunması gereken bir kitap sürekli merak içinde kalıyorsunuz acaba lar sürekli beyninizde

Didem 
13 Nis 21:17 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Tek kelime ile bayildim diyebilirim. Sabah basladim bitirmeden elimden bırakamadım. Anlatımı çok sade ve akıcı, konusu çok surukleyicı. Sabırsızlıkla sonunu bekledim acaba ne olacak diye. Kesinlikle tavsiye ederim. Mutlaka okunmali...

insan_okur 
21 Haz 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Amin Maalouf’tan okuduğum ikinci eser oldu. İlki Semerkant olan başlangıcım bu eserle devam etti. Yazarın dili muazzam; akıcı, sade, yalın ve sürükleyici. Semerkant kadar olmasa da bu kitapta güzeldi. Okuyucu sıkmayan bir üslubu var yazarın. Konulara gelirsek; başlangıcı Osmanlı Devleti’ne dayanan babası Türk annesi Ermeni olan bir ailenin dramını canlandırmış yazar. Yine bir sürü ülkeyi, şehri, kültürü ve ırkı tanıtmış yazar. Beyrut, Paris, Adana…. Aynı şekilde içinde bir çok duyguyu barındırıyor. Osmanlı’nın yıkılma süreciyle başlayan roman direnişi, aşkı bize çok iyi anlatıyor. Direniş esnasında tanışan evlenen çiftimizi bir çok sürprizler bekliyor. Kardeşinin ona yaptığı acımasızlık da hafızalarımda hala. Karısıyla ayrı kalıp akıl hastanesine düşen kahramanımız eserin son bölümünde sürpriz bir sonuçla karşılaşıyor. Farklı bir kurgu, 178 sayfaya sığdırılan büyük bir eser. Aile baskısı yüzünden kendini devrimin içinde bulan kahramanımızın bu süreçteki yaşanılanları bir otel odasında 4 güne söyleşi yaparak ( röportaj gibi de denilebilir ) anlatmış eseri. Film olabilecek bir roman daha benim için. Eserde yine bir çok cımbızladığım alıntılar var. Klasik sayılabilecek eserlerden olmuş. Beğenerek okudum sizlere de tavsiye ederim.
Dipnot: Baskı yüzünden farklı çeviriler mevcut. Nette epub olarak okumak isterseniz farklı baskı; alıp okursanız başka bir baskıyı okuyabilirsiniz dikkat !

Yakov Petroviç 
06 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Mekanı bol, 20. yy'da geçen, enfes bir öykü içeren ve tam olarak Amin Maalouf kokan bir kitap Doğu'nun Limanları. Gerek anlatım tarzı, içindeki öykünün akıcılığı, tarihi olması bakımından çok beğendim. Osmanlı, Türkiye, Lübnan, İsrail ve Filistin'den pek çok detay barındırıyor. Osmanlı'nın son zamanlarına, Ortadoğu'ya ve Filistin-İsrail savaşının kökenine bir göz attırıyor kitap. Hikayesi ise çok etkileyiciydi. Velhasıl bir Amin Maalouf kitabı nasıl olmalı ise öyle bir kitap. :)
Okuduğum bir çok polisiye kitabından daha akıcıydı diyebilirim. Okumanızı öneririm.

mukavvadan adam 
 19 May 09:08 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 9/10 puan

Okuduğum bütün romanlar da farklı bir damak tadı ile karşılaştım. Ve farkli renkler, dünyalar.
Maaluf 'un hoş bir dili var. İlk 100 sayfa baya sıkıcı idi. Tabi sıkıcı dediysem de okutuyor kendini. Tatlı tatlı gidiyor okuma
Konu nasıl aşka geldi hiç fark etmedim bile.bir aile meselesine çevrildi ve tabi ki trajediye
Kendim bir esere başladığımda 100 sayfalık kredi veririm, ama bu gerçekten kredinin bitimine az kalmıştı ki olaylar netlik kazanıp berraklaştı. nefes nefese kaldım hep bir ne olacak acaba bir sürpriz var mı diye. (nedense hep süpriz meraklısıyım günümüz romanları sürpriz olmadığı sürece okunmuyor)
Maaluf un uslubu güzel okutmasını biliyor.
Irkların dinlerin önemi olmadan mutlu yaşayan insanların birilerin şeytanı damara dokunup düşman olmaları;
2 tane dünya savaşı Osmanlı'nın son demleri bir ortadoğu ateşi hem dinmeyen bir ateş, Fransa Lübnan Filistin üçgeni arasında gidip gidip geliyor.
İsrail in kurulması ile coğrafyayı ateş çemberine sürükleyen savaş. kahramanımızın mücadelesi, Fransa da bulunduğu örgütte ve savaşa karşı olduğundan birden kahraman olması eşi, çocuğu ayrılıklar, tımarhaneye kapatılması vaka nın için de kaldım.
Nadya nın babasına yazdığı mektup çok dokunaklı idi.
Bana kalırsa çok güzel bitirmiş...

Avcı 
11 Tem 16:55 · Kitabı okudu

‘’Sonu gelmeyen an, ulaşılmayan zaman yoktur. Büyük bir tutku ile beklenilirse, zaman geçtikçe beklenilen günün yaklaştığı sanılır. Bir yıl mı geçti? Daha iyi denilir, hazırlanacak zamana ihtiyacı vardı. İki yıl mı geçti? Gelmesi yakın…’’ okunması gereken bir kitap

Kitaptan 212 Alıntı

Ferah 
04 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnandığım insanlar yüzünden,
Beklediğim yarınlar dünde kaldı...

Doğu'nun Limanları, Amin MaaloufDoğu'nun Limanları, Amin Maalouf

"Aşk ilk günkü gibi kalabilir, heyecan da öyle. Aylar da geçse, yıllar da geçse. Hayat insana bıkkınlık verecek kadar uzun değildir."

Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 109)Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 109)
Taner durmaz 
28 May 19:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

-babam isyanciydi
_neye karşı?
-aptalliga,zevksizlige ve kireclenmis beyinlere karsi

Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 13)Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 13)

Öfkeliydim, kendime karşı öfkeli. Hep böyle olurum. Aylarca sessiz kalırım, neredeyse konuşmayı unutacak kadar, sonra birden baraj yıkılır ve ne varsa; neyi tutmuşsam her şeyi koyuveririm, bitmez tükenmez bir gevezelik başlar ve daha susmadan pişman olurum.

Doğu'nun Limanları, Amin MaaloufDoğu'nun Limanları, Amin Maalouf
mukavvadan adam 
15 May 17:25 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Tıpkı şu dağlarda ki Bahar'ın kısa olacağını bildiği için büyümekte acele eden buğday başağı gibi

Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 30 - Yky)Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 30 - Yky)
22 /