Geri Bildirim

Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf

·
Okunma
·
Beğeni
·
10.095
Gösterim
Adı:
Doğu'nun Limanları
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
184
ISBN:
9789750809777
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Échelles Du Levant
Çeviri:
Saadet Özen
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Adana'da ayaklanmalar olmuştu.Ahali, Ermeni mahallesini talan etmişti.Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların bir provası.Ama bu kadarı bile korkunçtu.Yüzlerce ölü.Belki de binlerce.Nubar'ınki de dahil, sayısız ev yakılmıştı.Ama Nubar şimdi ender rastlanan Arsinoe adındaki karısı, on yaşındaki kızları ve dört yaşındaki oğullarıyla birlikte kaçmayı başarmıştı."

Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan.Doğu'nun Limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik öyküsünün içinden anlatıyor.
On dokuzuncu asırda İstanbul'da başlayıp, yirminci asrın başlarından itibaren Adana, Beyrut, Fransa ve Hayfa'yı içine alan müthiş bir konu ve müthiş bir.dramın hikayesi.

Amin Maalouf bu kitabında, Osmanlı İmparatorluğunun son dönemi, Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı, İsrail devletinin kurulması sırasında ve sonrasındaki Arap- İsrail savaşlarını da içine alan geniş bir dramatik konuyu bize mükemmel bir şekilde anlatıyor. Bütün bunları da İsyan Kitapdar ismindeki, soyu Osmanlı hanedanından gelen bir kişi üzerinden kurgulayarak bize aktarıyor.

Aslında yazarın yaptığı, bütün bu anlatılan tarihi olayların insanların hayatını nasıl olumsuz yönde etkilediğini bize göstermek.

Kitap oldukça akıcı ve sürükleyici olarak yazılmış. Konunun bu derece çeşitli ve geniş tutulması da kitaba hem konu zenginliği kazandırmış, hem de dramın dozunu artırmış.

Beğenerek okuduğum bu müthiş kitabın okunmasını herkese tavsiye ederim.
Ne yazmalı nasıl anlatmalı bilmiyorum... Dil o kadar akıcı ki, sayfalar hızla yuvarlanıp gidiyor parmaklarınızın arasından. Birçok cümle buldum yine kendime cımbızla çekip ayırdığım. Böyle kitapları çok seviyorum. Direniş, aşk, bağlılık.. Okurken tadabileceğiniz çok duygu var içerisinde. Okuduğum ilk Amin Maalouf kitabı, yeri artık bende çok çok başka.

Benzer kitaplar

  • Kar
    7.7/10 (426 Oy)366 beğeni1.696 okunma247 alıntı8.789 gösterim
  • Baba ve Piç
    7.5/10 (753 Oy)597 beğeni3.450 okunma321 alıntı14.022 gösterim
  • Son Ada
    8.7/10 (1.155 Oy)1.101 beğeni3.235 okunma314 alıntı13.871 gösterim
  • Ağrıdağı Efsanesi
    8.6/10 (521 Oy)452 beğeni1.686 okunma177 alıntı8.506 gösterim
  • Bulantı
    8.2/10 (540 Oy)552 beğeni1.706 okunma904 alıntı14.939 gösterim
  • Kumral Ada Mavi Tuna
    8.5/10 (501 Oy)434 beğeni1.709 okunma481 alıntı7.394 gösterim
  • Sevdalinka
    8.3/10 (458 Oy)394 beğeni2.065 okunma143 alıntı7.806 gösterim
  • Benim Hüzünlü Orospularım
    7.6/10 (631 Oy)473 beğeni2.159 okunma261 alıntı9.960 gösterim
  • Yaban
    8.2/10 (1.013 Oy)883 beğeni4.931 okunma335 alıntı14.374 gösterim
  • Nefes Nefese
    8.3/10 (438 Oy)379 beğeni1.986 okunma67 alıntı7.262 gösterim
Amin Maalouf ile tanışmak için aklımda Semerkant olmasına rağmen bu kitabı seçtim. Ve iyi de yaptığımı düşünüyorum. Çünkü sade bir dil kullanılmış okuyucuyu yormayan ama altı çizilecek bir çok satırın bulunduğu kişiye göre değişmekle birlikte gayet akıcı bulduğum bir kitap oldu. Konusu hakkında çok sözcük dökmek istemiyorum buraya oldukça açıklayıcı ve sayıca fazla inceleme eklenmiş zaten. Kitaptaki baş karakter İsyan ile birlikte ülkeden ülkeye gezerek ırklar ve dinler arası kısmen de yakın tarihe kısa bir yolculuk yapmış oluyorsunuz. Hem de karakterin kendi ağzından okuyorsunuz neler yaşadığını, babasını, acılarını, aşkını... Sonlara doğru çok hüzünlendim doğruyu söylemek gerekirse.
Velhasıl hiç okumadım Amin Maalouf diyenlere, akıcı, sade ve kısa; babayı, aileyi, acıyı, aşkı, savaşları, kıskançlığı ve bazen iyinin dibe kötünün göğe vurduğunu anlatan, bu kitabı tavsiye ederim.
Ermeni sorunu, ikinci dünya savaşı, ardından günümüzde de hala devam eden Filistin-İsrail çatışması gibi tarihsel olayları ele alan ve bu olayların insanların yaşamlarına, aşklarına ve akıllarına etkilerini anlatan, hüzünlü, dokunaklı bir kitap. Kitapta savaşların ne derece kötü ve anlamsız olduğu ürpertici bir şekilde anlatılıyor.

-Spoiler-
İsyan ve Clara arasında sadece 150 km olmasına rağmen kavuşamamaları, İsyan'ın sınır nedeniyle kızına hasret kalması, akıl sağlığının bozulması ve akıl hastanesinde boşa geçirdiği onca yıl, oldukça hüzünlü ve insanı derinden etkiler nitelikte anlatılmış.
-Spoiler-
Soyu Osmanlı'ya dayanan İsyan, yaşadığı Beyrut'tan sadece babasının onu büyük bir devrimci olarak görmek istemesinden sıkıldığı için, ablasının işbirliği ile kendi istediği meslek olan Tıp bölümünü okumak için Fransa'ya gider...

Müslüman bir baba ve Yahudi bir annenin üç evladından biri olan İsyan okuldaki başarıları ile gururlanırken bir arkadaş grubunda kurduğu bir cümle onu Fransa'da başlayan savaşın ve direnişçilerin içine savurur. Burada aldığı görevler sırasında Clara ile karşılaşır...

İsyan artık tedirginlikle yaşamaya başlar ve baba ocağına dönmeye karar verir. Orada karşılanması ise çok şaşırtıcı olur...

Ablası İffet evlenmiştir. Küçük kardeşi Salim ise yine Kitapdar ailesine yakışmayacak şekilde davranmaya devam ediyordur. İsyan tekrar karşılaştığı sevdiği kadın olan Clara'ya duygularını açmış ve olumlu sonuç almıştır...

Yaşadığı topraklara da savaş gelmiştir. Clara ile zorunlu ayrılığı, kardeşinin ona layık gördüğü hayat ise yirmi koca yılının alınmasına ve düştüğü kuyudan çıkmayacağını kabul edişine, bunları yaşarken en dipte olduğu bir dönemde onun tekrar hayata tutunmasına sebep olacak olayın şaşkınlığı ile kendini yine Fransa'da bulacağından habersizdir...


Eser hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki, İnsan bitsin istemiyor... Bir insanın başına gelebilecek her şey İsyan'ın başına geliyor ve siz sanki onun karşısında oturmuş o otel odasında onun hikayesini dinliyor ve bir yandan öfkelenip, bir yandan duygulanıyorsunuz. Özellikle son anlattıklarını dinlerken, sizde Seine nehrinin kıyısından onun hayatında ki perdenin nasıl kapanacağını merak eden bir seyirci gibi izlemek isteyeceksiniz...
Doğunun bir limanında bir müslüman ve bir yahudinin kucaklaştığı bir günün hayali canlanıyor gözümde. Dostluğun , sevginin ; tüm kavgalara, tüm farklılıklara galip geldigi bir günün hayali.
Öylesine imkansız ki.
Yaşadığımız bu zamanda öylesine uzak bir hayal ki bu.
Hiçbir suçu olmadan katle ugrayan Yahudilerin, hicbir suçu olmayan Arapların düşmanlığı.
Saçma bir sürü ideolojinin , savaşın kurbanı insanlar.
Arada kalan umutlar, aşklar, geçen yıllar...
Amin Maalouf çok iyi bir eser çıkarmış ortaya.
Bazı yazarlar vardır.Ismini ilk kez duyup bakalim nasıl bir tarzı, üslubu var diye merak edip alıp bir kitabını okursunuz.Ve sonra ben bu yazarın tüm kitaplarını okumalıyım dersiniz.Dogu'nun Limanları benim için çok güzel bir başlangıç oldu.Icten,samimi bir anlatım ve biraz sonra ne olacak merakıyla kitap nasıl bitti anlamadım.Yalniz eksik kalan bir şeyler var bence.Belki de yazar bunları okuyucunun tamamlamasını istiyordur.Kim bilir :)
Tek kelime ile bayildim diyebilirim. Sabah basladim bitirmeden elimden bırakamadım. Anlatımı çok sade ve akıcı, konusu çok surukleyicı. Sabırsızlıkla sonunu bekledim acaba ne olacak diye. Kesinlikle tavsiye ederim. Mutlaka okunmali...
Amin Maalouf’u daha önce duymuş ve okumak istemiştim ama sanırım bana kalsa okumaya Semerkant ile başlardım. Annemin çok beğendiğini söyleyerek bana hediye ettiği bu kitap önce annem hediye ettiği için sonra da öyküsüyle özel bir kitap oldu. Fazlasıyla duygulandım, etkilendim ve üzüldüm. Kitaptaki hal beni de kısa sürede sardı ve içine aldı.. Oldukça sürükleyici ve etkileyici bir kitap sadece bazı noktalarda kopukluk yaşadım özellikle hikayenin başlangıcı yani Bakü’nün hayat hikayesini anlatmaya başlamasını biraz zayıf buldum ama kesinlikle okunmaya değerdi. Tavsiye ettim buyurun :)
Mekanı bol, 20. yy'da geçen, enfes bir öykü içeren ve tam olarak Amin Maalouf kokan bir kitap Doğu'nun Limanları. Gerek anlatım tarzı, içindeki öykünün akıcılığı, tarihi olması bakımından çok beğendim. Osmanlı, Türkiye, Lübnan, İsrail ve Filistin'den pek çok detay barındırıyor. Osmanlı'nın son zamanlarına, Ortadoğu'ya ve Filistin-İsrail savaşının kökenine bir göz attırıyor kitap. Hikayesi ise çok etkileyiciydi. Velhasıl bir Amin Maalouf kitabı nasıl olmalı ise öyle bir kitap. :)
Okuduğum bir çok polisiye kitabından daha akıcıydı diyebilirim. Okumanızı öneririm.
"Aşk ilk günkü gibi kalabilir, heyecan da öyle. Aylar da geçse, yıllar da geçse. Hayat insana bıkkınlık verecek kadar uzun değildir."
" Okumak için uzaklara gitmekten çok, uzaklara gitmek için okumaktaydım. "
-babam isyanciydi
_neye karşı?
-aptalliga,zevksizlige ve kireclenmis beyinlere karsi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Doğu'nun Limanları
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
184
ISBN:
9789750809777
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Échelles Du Levant
Çeviri:
Saadet Özen
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Adana'da ayaklanmalar olmuştu.Ahali, Ermeni mahallesini talan etmişti.Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların bir provası.Ama bu kadarı bile korkunçtu.Yüzlerce ölü.Belki de binlerce.Nubar'ınki de dahil, sayısız ev yakılmıştı.Ama Nubar şimdi ender rastlanan Arsinoe adındaki karısı, on yaşındaki kızları ve dört yaşındaki oğullarıyla birlikte kaçmayı başarmıştı."

Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan.Doğu'nun Limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik öyküsünün içinden anlatıyor.

Kitabı okuyanlar 2.564 okur

  • Salih Acar
  • Özlem Bıçakçı
  • Yücel
  • Mehmet Güner
  • Murat kahraman
  • Abdurrahim Erusta
  • Sema Nur Aras
  • Rumeysa Kaya
  • Batuhan Şahin
  • Mert Mamak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6
14-17 Yaş
%2.3
18-24 Yaş
%15.2
25-34 Yaş
%34.2
35-44 Yaş
%29.8
45-54 Yaş
%10.1
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%61.5
Erkek
%38.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.8 (207)
9
%28.1 (225)
8
%27.1 (217)
7
%12.2 (98)
6
%3.4 (27)
5
%1.6 (13)
4
%1 (8)
3
%0.5 (4)
2
%0
1
%0.2 (2)

Kitabın sıralamaları