8,3/10  (247 Oy) · 
879 okunma  · 
224 beğeni  · 
4.868 gösterim
Camus adı çoğu okur için Yabancı romanıyla özdeşleşir. Ancak yazarın en önemli yapıtı aslında "Veba"dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle Veba, yalnızca çağımızın değil, tüm insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: Felaketin yazgıya dönüşmesi. Camus'nün hiçbir yapıtında böyle acı bir yazgı, böylesine şiirsel bir dille ele alınmamıştır. "Veba", insanın ve ışığın şiiridir. Bu şiirde renkler alabildiğine koyu, ancak yazarın sesi o denli umut doludur. Beklenmedik bir boyuta ulaşan veba salgını tüm Oranlıları ilkin umutsuzluğa boğar, ardından Doktor Rieux, Tarron ve Grand'ın gösterdikleri dayanışma örneği, başta yetkililer olmak üzere herkese bir güç ve umut kaynağı olur...
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2013
  • Sayfa Sayısı:
    303
  • ISBN:
    9789755107677
  • Orijinal Adı:
    La Peste
  • Çeviri:
    Nedret Tanyolaç Öztokat
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sadettin TANIK 
16 Haz 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Albert Camus'nun varoluşçuluğu Cezayir'in Oran şehrindeki bir veba salgınında ve bu salgınla mücadele eden bir grup insanın ölüm karşısındaki acizliğini ile anlattığı romanı. Kuşkusuz Camus'nün trajik bir olayı basit bir şekilde dramatize ederek anlatması, idealize edilmiş yapay karakterler yaratması beklenemez. O yalnızca insanın varoluş sorununa farklı bir bakış açısı getirmiştir. Roman düşünmeyi ve sorgulamayı seven her insanın zevkle okuyacağı türden.

insan_okur 
 29 Tem 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Albert Camus'un Yabancı ve Düşüş eserlerinden sonra en zor eserlerinden biri olarak anılan Veba'yı sona bırakmıştım; ve sonunda tamamladım. Öncelikle şunu belirteyim; kesinlikle çeviride bir sıkıntı var. Diğer yorumlara ve başka sitelere de baktım herkes çeviriden şikayetçi. Kitabı çevirisine rağmen bitirdim. Benim elimde olan Can Yayınları'nın Nedret Tanyolaç Öztokat'ın çevirisi ama önerilen Oktay Akbal çevirisi bilgilendirme olarak söyleyeyim. Kitap kesinlikle sürükleyici ve ağır. Ağır derken dil bakımından, içerdiği konuların çok fazla olması bakımından diyebilirim. Onlarca alıntı ( ders ) bulabilirsiniz. Diyeceksiniz ki hem ağır, hem sürükleyici hem de bu kadar akıcı ( hızlı okunulabilen ) kitap nasıl olur diye ? İşte o kitaplardan biri.
Yazara geçecek olursak Albert Camus'un dili ve anlatımı hakkında bir şey söylemem ayıp olur sanırım. Nobel Edebiyat Ödülü ( En Genç Ödül ) sahibi bir yazar.
Kitabın konusuna gelirsem; kitapta Cezayir'in Oran şehrinde çıkan Veba salgınının yansımalarını anlatmış bize yazar. Yaşanılan felaketten alınan dersler de diyebiliriz aslında. Umutsuzluğun, çaresizliğin tavan yaptığı bu romanda; son bölümle birlikte gelen dayanışma gücünü ve bununla birlikte kazanılan savaşı anlatır aslında ana fikir olarak. Beğendiğim bölümlerden biri bilim ve din kıyası. Bir tarafta işledikleri günahtan dolayı hastalığı ceza olarak gören ve bundan dolayı hiçbir şey yapmayan din adamları. Diğer tarafta ise hastalığa karşı savaş açan ve insan hayatına önem veren, umut dolu doktorlar. Bunun kıyasını çok iyi anlatmış yazar.
Esaret, ümit, mücadele konularının çokça işlendiği bu romanı okumanızı tavsiye ederim. Son olarak öğrendiğim kadarıyla bu romanın Fransa'nın Cezayir'i sömürge haline getirmesini metafor olarak kullandığını öğrendim. Gerçekten muazzam bir metafor ve muazzam bir yazar. Romanı bu şekilde düşünürşek sömürgeyi veba'ya benzetmek gerçekten mükemmel bir başyapıt.

1 puanı çeviriden kırdığımı söylemek isterim.

Gerçekten de felaketler ortak bir şeydir, ancak başınıza geldiğinde inanmakta güçlük çekilir.

Sayfa 45 - Can Yayınları

Azra Tuba Demir 
31 May 13:00 · Kitabı okudu · 16 günde · Puan vermedi

Veba, benim açımdan çok hüzünlü bir kitap oldu. İnceleme yapmayı yeni yeni deniyorum o nedenle yanlışım olursa affola. Evet kitap şu 'Camilerde değilde hastanelerde en içten dualar edilir' mantığıyla aynı bence. Çünkü veba Oran kentini yavaş yavaş ele geçirirken insanların umutlarını sevinçlerini aşklarınıda kendiyle götürür. Aşk bir kitapta hiç bu kadar hasretli ve hüzünlü olmamıştı. İnsanlar karantina altında ve uzakta olan sevdiklerine hasret çekiyorlar. Albert Camus insan her zaman çelik gibi iradeli olamaz her zaman dimdik duramaz demekle durumu özetliyor. Kitabın ana teması felaketin yazgıya dönüşümü, Camus'un aslında istediği şey okurlarının yenilginin ve sonu gelmeyen kötülüklerin karşısında savaşma gücünü bulması ama yinede insanın yıkılacağını da belirtmekten geri kalmamış. Dünyanın saçmalığını vurgulamayı yine unutmamış tıpkı yabancı kitabındaki gibi. Ve ana karakterimiz olan doktorun tüm bu olanlara karşı gösterdiği çabalar diğer insanlara umut aşılaması olayları sonlara doğru gitgide daha nahoş bir hale getiriyor. Okunmasını tavsiye ediyorum. Sevgiler.

Başak Otsukarcı 
 08 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitaba ilgim tarihte veya diğer kitaplarda bahsedilen veba salgınlarından sonra oldu. Bu konu hakkında daha çok bilgi edinmek ve bu hastalığın insan üzerindeki etkilerini öğrenmek için bu kitabı okumaya karar verdim.

Bu eserde sadece Cezayir'in Oran kasabasındaki veba salgının yanı sıra İstanbul'da da görülmüş ve 10.000 kişinin ölümüne neden olmuş veba salgınından da alıntılama yapılıyor.

Oldukça beğendim ve okunması gereken kitaplardan olduğunu düşünüyorum. Camus, bu edebiyat ödüllü kitabında insanı bir üçüncü şahsın ağzından çok iyi tasvir etmiş. Öyle ki bazı yerlerde yazar bir psikiyatrist gibi insan duygularını ince ince ayrıntılarıyla irdelemiş.

Kitabın zor olduğu konusunda önceki değerlendirmelerde bulunan arkadaşlara hem katılıyorum hem de katılmıyorum. Yazarın uzun uzadıya kurduğu bazı cümleler evet okuyanı tekrar başa döndürüyor ama hızla okunabilineceği ve bir insanın kendiyle bağdaştırabileceği çok yer olduğunu düşünüyorum ki benim elimdeki zamanında Sabah Gazetesi'nin kupon biriktirme sonucunda kötü bir kopyası olmasına rağmen.

Kağan Kalava 
05 Kas 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · 8/10 puan

Bazı, zengin içerikli derin kitapları anlamak için iki açıdan düşünmek gerekir:
1.Gerçek Anlam 2.Mecazi Anlam


VEBA kitabı hakkında;
1.Gerçek Anlam

-Veba salgını sonucu giriş-çıkışların yasaklandığı bir kentte veba dehşeti ile yüzleşen insanların hayatta kalma mücadelesi...
- Vebanın insani duyguları nasıl değiştirdiği,abluka altında yaşamanın dehşeti,kent, ablukaya alındığı için abluka altında yaşayan halkın,kentin dışında yaşayan yakınlarının ayrılığı sonucu (kente giriş-çıkışlar yasak )gelişen duyguları,gözyaşları,hüzünleri,ayrılık acısı...
Sonuç:Yazar,vebanın dehşetini karanlık ve etkili bir atmosfer ile okuyucuya aktarmış.Okurken biz okuyucular da veba altında yaşayanlarla empati kurabiliyoruz.


2.Mecazi Anlam

-Hastalıklı toplum(mecazi anlamda),varoluş arayışı,bireylerin inanç sorgulaması,iyilik-kötülük kavramlarının doğasını sorgulama...

Sonuç:Yazar,veba kavramını metafor olarak kullanmış.Yazar,inanç konusunda ve varoluş arayışında kendi fikirlerini okuyucuya mesaj vererek yansıtmıştır.Aynı zamanda toplumdaki bireylere ve toplumu yönetenlere gönderme yapmıştır(Mecazi anlamda yaşadığımız topluma ''vebalı toplum '' demektedir yazar )

mehmet temiz 
11 May 20:44 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Albert Camus bu kitabında 1940 lı yıllarda Cezayir'in iki yüz bin nüfuslu Oran şehrinde ortaya çıkan bir veba salgınını anlatıyor.Konuyu, şehrin içindeki olayları bizzat yaşamış olan bir kişinin gözlemlerinden bize aktarıyor.Şehir içindeki bir grup insanın umutsuzca, ama mücadeleden vazgeçmeyerek, verdikleri ölüm kalım savaşını büyük bir gerçeklik ve müthiş bir akıcılık içerisinde okuyoruz.oradaki kişilerin ruhsal yönden durumlarını o kadar güzel irdeleyerek bize yansıtıyor ki,insanoğlunun ne kadar farklı yapılarda olduğuna bir kez daha tanık oluyoruz. Her gün yüzlerce insan ölürken bile bunu ranta dönüştürenler,eşini bir daha göremeyeceğini bile bile ,üzüntüsünü içine gömüp sadece insanları kurtarmak için kendilerini yıpratanlar,hiç üzerine vazife olmadığı halde sırf insanlar ölmesin diye gönüllü olarak gece gündüz herşeyini kaybetme pahasına çabalayanlar,çocuğunun veba olduğunda kendisi için ayrıcalık yapılmasını istemeyen ve kurallar neyse onun uygulanmasını isteyen şehrin üst kesimindeki insanlar, bu kadar ölüme gözlerini kapatıp,bize bir şey olmaz havasında hala eğlenmeye devam edenler vs...bunlardan sadece bir kaç örnek. Yazar,bu kadar büyük bir felaket karşısında her çeşit insanın ruh ve iç dünyasını bize çok güzel yansıtıyor. ayrıca insanoğlunun ölüm karşısında ne kadar çaresiz olduğunu bize kitap boyunca ayrıntılı bir şekilde gösteriyor. kitap okurken baştan sona kadar akıcılığından hiç bir şey kaybetmeden okunuyor. son söz olarak mutlaka okunması gereken bir kitap diyorum.

Meursault 
04 Mar 09:45 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Bu kitap hakkında her ne yazarsam yazayım eksik kalacağı aşikar.
Kitaptaki duygu yoğunluğu daha ilk sayfalardan hissedilirken; gerçekliğin acı yüzünü, bi yandan mücadele verirken bi yandan da umudu elde tutmayı, zor koşullar altındayken bile insanlığını kaybetmemeyi çarpıcı ve keskin bir dille aktarmış yazar.

Burcu Kırmızıgül (Yazar) 
23 Oca 16:06 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

İlk başta okurken çok sıkıldığımı belirtmek isterim,ama azmedip 4 günde işten arta kalan zamanlarda okudum,ortalarından sonra okumak daha keyifli oldu,dili akıcı kolay ve anlaşılırdı.Bir hastalığın birleştirici gücünü,insanları mücadeleye sevkedişini bulacağınız bir kitap.

Fırat Çağlar MANTAŞ 
30 Eki 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Sorgulamayı seven herkesin hayranlıkla okuyacağı bir kitap. Veba aslında bir metafor olarak kullanılmış. Dr. Rieux, mücadele eden, savaşan, teslim olmayı kabul etmeyen ve insanları da bu yola sevk etmeye çalışan güçlü bir karakter. Kitabın sonunda, belki de tüm insanlığın problemi olan her şeyi unutma, duyarsızlaşma sorununu çok güzel işlemiş.
" yaşlı adam haklıydı, insanlar hep aynıydı..."

H. Egemen Akyüz 
20 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Yabancı ve Düşüşten sonra yine Albert Camus' dan devam ettim. Bu iki kitaba göre cümleleri daha uzun ve karmaşıktı belki de çevireden dolayı kaynaklanan bir sorundu. Okurken ara ara sıkıldığım doğru, ama yinede kitabı genel anlamda beğendim. Toplumsal yaşama güzel bir bakış açısıyla yaklaşmış. Sıra, Sisifosta :)

5 /

Kitaptan 278 Alıntı

Ahmet 
15 Ağu 23:54 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Bir öğretmen iki kere ikinin dört ettiğini öğretiyor diye tebrik edilmez."

Veba, Albert Camus (Sayfa 136)Veba, Albert Camus (Sayfa 136)
Sadettin TANIK 
16 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

İnsanlar yalnız felaketi yaşarken gerçeğe kendilerini kaptırırlar; yani susarlar.

Veba, Albert CamusVeba, Albert Camus
Meursault 
03 Mar 08:32 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Bir öğretmen iki kere ikinin dört ettiğini öğretiyor diye tebrik edilmez.
Belki bu mesleği seçti diye tebrik edilir.

Veba, Albert Camus (Sayfa 136 - Can Yayınları)Veba, Albert Camus (Sayfa 136 - Can Yayınları)
Sadettin TANIK 
16 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Bir şehri tanımanın en kolay yolu, oradaki insanların nasıl çalıştıklarını, nasıl seviştiklerini, nasıl öldüklerini öğrenmektir.

Veba, Albert CamusVeba, Albert Camus
Melike Nur 
04 Haz 02:40 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Fakat büyük bir duyguyu yaşayacak bir gücü yoksa o insan beni ilgilendirmiyor hiç.

Veba, Albert Camus (Sayfa 164)Veba, Albert Camus (Sayfa 164)

... fareler sokakta, insanlar evlerinde ölür. Ve gazeteciler yalnızca sokakla ilgilenir.

Veba, Albert Camus (Sayfa 43)Veba, Albert Camus (Sayfa 43)

Kitapla ilgili 2 Haber

"Başkaldıran İnsan" Albert Camus, 57 Yıl Önce Bugün Aramızdan Ayrıldı...!
"Başkaldıran İnsan" Albert Camus, 57 Yıl Önce Bugün Aramızdan Ayrıldı...! Fransız Yazar ve Filozof Albert Camus 1957 Nobel edebiyat ödülünü kazandıktan sadece üç yıl sonra, 57 yıl önce bugün bir trafik kazasında hayatını kaybetti.