·
Okunma
·
Beğeni
·
6676
Gösterim
Adı:
Işık Bahçeleri
Baskı tarihi:
Haziran 2018
Sayfa sayısı:
238
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750811951
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Jardins De Lumiere
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Işık Bahçeleri
Işık Bahçeleri
Amin Maalouf’un Işık Bahçeleri adlı romanı YKY tarafından yayımlandı. Maalouf diğer romanlarında olduğu gibi yine bir karakterin yaşamı üzerinden dünyaya açılarak yapıtını kuruyor. Hoşgörü peygamberi Mani’nin inancı ve öyküsü Hıristiyanlık çağının şafağında, İsa’nın ölümünden iki yüz yıl sonra başlar. Bizim çağımızın da kahramanı olabilecek Mani, yaşam öyküsüyle, son nefesine kadar savunduğu inancının oluşturduğu kişisel tarihiyle, o dönemden yani II. yüzyıldan beri hala varolan politik sorunlara da işaret etmiş oluyor. Mani'den bugüne, ''sanat ve coşku kaynağı olan kitaplarından, bağışlayıcı dininden, coşkulu arayışlarından, insan, doğa ve tanrısallık arasında uyum isteyen çağrısından geriye'' çok az şey kalmış olsa da; bağnazlık ve iktidar hırsı yapıtını yok etmeye çalışsa da Amin Maalouf onun Aydınlıklar'a açılan inancını ele alıyor ve Mani'nin öyküsüyle bugüne ''ışık'' tutuyor.
238 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Biz Türklerin Mani dini hakkındaki bilgisi Uygur Devleti'nin bu dini kabul etmesiyle başlar. Ancak bu dini yayan Mani'nin hakkında bilgi sahibi değilizdir çünkü ya merak etmemişizdir ya da tarihin tozlu sayfalarında kaldığı için zaman harcamaya değer görmemişizdir...

Ancak bu kitap sadece Mani'nin hayat hikayesini anlatmakla kalmıyor, yaşadığı zamanın çok ilerisinde, çağı tarafından yeterince değer görmemiş büyük aydını sahipleniyor.

Kitapta benim en çok dikkatimi çeken kısım aslında Mevlana ile Mani'nin birbirlerine düşünce olarak ne kadar benzediği. Arada yaklaşık 10yy. olmasına rağmen Mevlana'nın da Mani'den etkilendiğini düşünüyorum. Hatta Mevlana'nın o ünlü sözü olan "Ne olursan ol gel" sözü bu kuşkularımı da kanıtlar nitelikte oluyor.

İçinde yaşadığımız kötülüğün ayyuka çıktığı şartlar düşünüldüğünde insanlara umut veriyor Mani.
253 syf.
"Babil ülkesinden geldim diyordu, bütün dünyada çığlığım duyulsun diye..."

Kitap, tarih kitaplarından 'Uygurlar, bu dine geçtikten sonra savaşçıliklarini kaybettiler; buna karşın sanatta, tarımda, mimaride, hukukta ... geliştiler.' şeklinde hatırladığımiz Maniehizm'in kurucusu Mani'nin hayat hikayesini anlatıyor.

Kitapta, insanın hayatına anlam arayışının onu, akıl sağlığı yerinde bir insanın hiç yapmayacağı, herkesin garip karşılayacağı hallere soktugunu gormekteyiz. Aynı zamanda aynı anlam arayışının, kendi halinde gayet katı kuralları olan bir tarikatin içinde bir insanın nasıl hoşgörülü, barışçıl .. bir niteliklerle yoluna devam edebildigini görmekteyiz.

Hükümdarların çevresindeki munnecimlerin yani din adamlarının güçlerini, etkilerini tüm çıplaklığiyla ortaya koyan kitapta; muneccimlerin (din adamlarının) nasıl savaştan ve kandan beslendiğini, nasıl iktidar oyunlarında yer aldıklarını, bunlari yaparkenki sinsiliklerini gözler önüne seriliyor.

Bu tarih, siyaset ve din kokan atmosferde bir hükümdar ile bir habercinin- peygamberin (de diyebiliriz) dostluğunu da okuyoruz.

Mani'nin dininden kısaca bahsedersek, Zerdüşt'ü de, İsa'yı da, Musa'yi da ve daha yeryüzünde ne kadar inanç ve temsilcisi varsa hepsini kabul eden; barış ve hoşgörünün temellendirdigi bir din. Ayrıca her türlü sınıf farklılıklarını reddeden, ırk ve diğer insanı farklılıkları önemsemeyen bir anlayışa sahip. Zaten bu nedenle ki, başlarda halklar tarafından hoş karşılanıp yayılmaya başlasa da, sonraları sınıf farklılıklarindan beslenen hukumdarlar ve sınıf farklılıklarına ek olarak kin ve nefretten beslenen din adamlari tarafından yayılması engellenmiş, çaglar boyu lanetlenmis.

Kitabın masalsi bir havası var. Bundan olsa gerek yer yer gerçekliklerden çok uzaklaşılmış. Yazar, Mani taraftarı gibi bir pozisyona yerleştiği için, kitapta Mani'nin konuşması sırasında insan sanki onun etrafında nurdan bahçeler görüyormuş gibi oluyor; yani o havaya sokuluyor. Bu durumdan pek hoşlanmadım.

"Batı'da yetişmiş olanın umudu, Doğu'da yeşermedi; Doğu'da yetişmiş olanın sesi, Batı'ya ulaşmadı. Her gerçeğin, ona sahip olmuş olanların giysisini ve dilini edinmesi mi şart?"

Keyifli okumalar
238 syf.
·7 günde
Uzun süredir merak ettiğim bir konu idi Maniheizm. Bilgilendirici bir kitap. Dinlerin oluşumuna bir ölçüde ışık tutuyor, zihnimizdeki bazı taşları yerli yerine oturtuyor. Çeviri, imla ve edebi dili epey kötü idi ama buna takılmadım. 1500 yıl öncesini anlatmak kolay bir şey değil çünkü. Bu tür öğretileri merak edenler için okunması gerekli bir kitap olduğunu düşünüyorum.
238 syf.
·Beğendi·10/10
Tarih derslerinden kulağımıza aşina bir kavram 'Maniheizm'. Uygur Türklerinin bir dönem benimsediği batıl dinlerden diye geçiştirilivermişti ders esnasında. Batıl lafzını duyduk ya, hiç oralı olmadık bir daha da. Neymiş, nasıl bir inanışmış, nerden gelmiş ? Yok.
Babil'in oğlu Mani tebliğ etmiş meğer bu inanışı. Henüz küçük yaşlarda kendine görünen kendi sûreti vahyetmiş üstelik. Öyle bir çağda gelmiş ki Babil'in oğlu, hak ile batıl iç içe imiş. Herkes kendi
çıkarına bir Tanrı zikredip ona inanırmış. Hz. Isa'dan 200 yıl sonra tam bir karmaşa hali varken, çeşit çeşit topluluklar kendilerini Hak görür iken gelmiş Babil'in oğlu.
Ne mi anlatmış insanlara? Işık Bahçelerini elbet. Işığın geldiği kaynağı anlatmış. Herkes özünde birdir, kimse kimseden üstün değildir diye haykırmış yüzbinlerce kişiye. " Umudum, dünyanın doğusuna ve insanların yaşadığı bütün topraklara ulaştı..." diyerek yükselmiş, "Seyredin beni, görüntüme doyun, çünkü bu
sûrette beni bir daha göremeyeceksiniz. " diyerek de veda etmiş müridlerine. .
Amin Maalouf'un kalemini bu yüzden seviyorum sanırım. Tarihte tozlanmış, unutulmuş hikayeleri anlatıyor. Ses oluyor geçmişten günümüze.
Mani ile yürüyüşe hazır olun şimdi, sizi ışık bahçelerine götürsün..
238 syf.
·9/10
"Babil ülkesinden çığlığım bütün dünyada yankılansın diye geldim" diyor Mani.

Kendi branşım olan tarih bölümünü bitirip öğretmen olana kadar Mani ve dini hakkındaki bilgimiz et yemenin yasaklanması ve Uygur devletinin bu yüzden savaşçılığını yitirmesidir. Bu kitabı okuduktan sonra her yıl öğrencilerime tavsiye ettigim tarihe yardımcı kitaplarin başında geliyor. Bu sayede en azindan öğrencilerimin tarihe ilgisi artıyor. Mani ilginç bir kişiliğe sahip ressam. Zamanla kendisine tanrı tarfından emirler geldiğine ve bunu insanlar arasında yaymaya başlıyor. Kitap gayet akıcı üslubu ve bilgilendiriciligiyle okunması gereken kitaplardan. Özellikle tarihe uzak duranlara tarihi sevdirecek bir kitap. Iyi okumalar.
238 syf.
·Puan vermedi
Yazarın dili gerçekten çok akıcıydı çok beğendim. Özellikle anlatılan konu çok dikkat çekiciydi. Sıkılmadan bitti kitap . Hem sürükleyici hem alıcı olunca elimden bırakmak istemedim . Tavsiye ederim
238 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Kısa sürede hızla büyüyüp geniş bir coğrafyaya yayılan bir hoşgörü dini ve kurucusunun yaşamı üzerinde şekillenen bir roman Işık Bahçeleri.
Mani/Maniheizm'in kurucusu Mani'nin hayatını, Pers İmparatorluğu içinde öğretilerini halk arasında yaymasını ve bir şikayet üzerine tutuklanıp trajik idamı arasında geçen yaşamı konu ediliyor.
Akıcı bir dil, süre giden bir kurgu, tarihsel gerçeklik aktarımı ile Amin Maalouf bizi yakın ama uzun bir yolculuğu çıkarıyor. Buda eseri okunası kılıyor.
238 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi·
Daha sütten yeni kesilmişken babasının katı bir din uğruna onu soylu annesinden kopartıp sittay adında biriyle hurma bahçesine cemaatin içine zorla goturulmesiyle başlar maninin hikayesi, daha sonra 20 li yaşlarına kadar cemaatte kalır ama o cemaati hiç kabullenmez. sıkılır, başka bir arayış icerisindedir zira. Hurma bahçesinde 13 yaşlarında bir dere kenarında dinlenirken bir gün suda yansımasını görür ve yansıması onunla sohbete başlar. Ilahi bir sohbettir bu günlerden bir gün hergun olduğu gibi yansıması ile buluşmaya gitmiş ve yansıması ona bu ilahi haberin herkese ulaşması için dünyayı dolasacaksin ilerde demiş ama sabredeceksin olgunlasacaksin o güne kadar demiş ve o gün gelir Mani yolculuğuna başlar. Bu yolculukta türlü Saray oyunları ile Saray dindqrlari ile karşı karşıya gelir yeri gelir sultanlarla sohbet eder birbirlerine eşlik ederler, yeri gelir karşı karşıya gelirler. Okunması gereken bir tarihi kitap tavsiye ederim.
238 syf.
·Puan vermedi
Uygur Devleti'nin benimsediği bir din olarak biliyoruz Maniheizm'i. Kitap, Maniheizm'i kurucusu Mani üzerinden anlatıyor. Yani biyografik bir eser sunuyor yazar bize. Mani'nin hem inancını hem öyküsünü okuyoruz satırlarda. Alanımla alakalı olduğu için, bir yaşam öyküsünün içinde aynı zamanda o dönemde var olan politik sorunlara da yer vermesi bakımından kitap beni cezbetti. Maalouf'un üslubunu seviyorum zaten. Belki Maniheizm ile ilgili daha fazla bilgi verilebilirdi. Biraz orası eksik kalmış gibi... Aydınlığa olan inancıyla bugüne 'ışık' tutan bu eseri herkese tavsiye ediyorum ve kitaptan bir kesit ile bitirmek istiyorum.
"Gerçeği arıyorsun ha" dedi adam büyük bir ciddiyetle.
"Bunca sofuluğun bunca kafirlikle yan yana olduğu bir çağda başka çare mi var?"
238 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Gerçekten çok güzel bir kitaptı . Çok beğenerek okudum. Mani dininin temelinden bahsediyor. Bakış acimi değiştiren ufkumu genisleten kitapları çok severim. Buda böyle bir kitaptı. İyi okumalar herkese
238 syf.
·Puan vermedi
Kitap, ışığın peygamberi Mani'nin hayatını anlatıyor. Asırlarca önce yaşamış olan Mani'nin öğretileri günümüze de "ışık" tutabilecek nitelikte. Zira Maniheizm tam da bir hoşgörü dini.
238 syf.
·Beğendi·9/10
Kitap Manihizm dini kurucusunun hayatını anlatır.Çocukluğundan beri fikir dünyasına olan ilgisinden,sürekli okumasından bahseder.Politika denilen aygıt bu filozofu da kendi çıkarına hizmet etmek için kullanmak ister,başta her şey iyi gidiyorken sonra rüzgar tersine döner.Mani'nin kendi düşüncesinde kurduğu öbür dünya kavramı ve bu kavrama duyduğu sadakatin hüzünlü ve güzel öyküsüdür kitap.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Işık Bahçeleri
Baskı tarihi:
Haziran 2018
Sayfa sayısı:
238
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750811951
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Jardins De Lumiere
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Işık Bahçeleri
Işık Bahçeleri
Amin Maalouf’un Işık Bahçeleri adlı romanı YKY tarafından yayımlandı. Maalouf diğer romanlarında olduğu gibi yine bir karakterin yaşamı üzerinden dünyaya açılarak yapıtını kuruyor. Hoşgörü peygamberi Mani’nin inancı ve öyküsü Hıristiyanlık çağının şafağında, İsa’nın ölümünden iki yüz yıl sonra başlar. Bizim çağımızın da kahramanı olabilecek Mani, yaşam öyküsüyle, son nefesine kadar savunduğu inancının oluşturduğu kişisel tarihiyle, o dönemden yani II. yüzyıldan beri hala varolan politik sorunlara da işaret etmiş oluyor. Mani'den bugüne, ''sanat ve coşku kaynağı olan kitaplarından, bağışlayıcı dininden, coşkulu arayışlarından, insan, doğa ve tanrısallık arasında uyum isteyen çağrısından geriye'' çok az şey kalmış olsa da; bağnazlık ve iktidar hırsı yapıtını yok etmeye çalışsa da Amin Maalouf onun Aydınlıklar'a açılan inancını ele alıyor ve Mani'nin öyküsüyle bugüne ''ışık'' tutuyor.

Kitabı okuyanlar 1.545 okur

  • gezginokur
  • Cüneyt Başkaya
  • İkarpot
  • Ayşe uysal kayacan
  • Aydın Sönmez
  • Fatma T.
  • Bekir ÇAVUŞ
  • N. Ö.
  • Yunus arslan
  • Seda Güleryüz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.8
14-17 Yaş
%0.5
18-24 Yaş
%9.2
25-34 Yaş
%30.9
35-44 Yaş
%38.6
45-54 Yaş
%13
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.5
Erkek
%42.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.7 (97)
9
%18.7 (80)
8
%28.3 (121)
7
%16.4 (70)
6
%5.6 (24)
5
%2.6 (11)
4
%1.2 (5)
3
%0.7 (3)
2
%0.7 (3)
1
%0

Kitabın sıralamaları