Işık Bahçeleri

8,0/10  (80 Oy) · 
263 okunma  · 
67 beğeni  · 
1.587 gösterim
Çağdaşımız Mani... Hoşgörü peygamberi Mani...rnAmin Maalouf diğer romanlarında olduğu gibi yine bir karakterin yaşamı üzerinden dünyaya açılarak yapıtını kuruyor. Mani'nin inancı ve öyküsü Hıristiyanlık çağının şafağında, İsa'nın ölümünden iki yüz yıl sonra başlar. Bizim çağımızın da kahramanı olabilecek Mani, yaşam öyküsüyle, son nefesine kadar savunduğu inancının oluşturduğu kişisel tarihiyle, o dönemden yani II. yüzyıldan beri hala varolan politik sorunlara da işaret etmiş oluyor.rnrnMani'den bugüne, ''sanat ve coşku kaynağı olan kitaplarından, bağışlayıcı dininden, coşkulu arayışlarından, insan, doğa ve tanrısallık arasında uyum isteyen çağrısından geriye'' çok az şey kalmış olsa da; bağnazlık ve iktidar hırsı yapıtını yok etmeye çalışsa da Amin Maalouf onun Aydınlıklar'a açılan inancını ele alıyor ve Mani'nin öyküsüyle bugüne ''ışık'' tutuyor.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    238
  • ISBN:
    9750811951
  • Orijinal Adı:
    Les Jardins De Lumiere
  • Çeviri:
    Esin Talu-çelikkan
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Başak Otsukarcı 
12 Şub 13:47 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Biz Türklerin Mani dini hakkındaki bilgisi Uygur Devleti'nin bu dini kabul etmesiyle başlar. Ancak bu dini yayan Mani'nin hakkında bilgi sahibi değilizdir çünkü ya merak etmemişizdir ya da tarihin tozlu sayfalarında kaldığı için zaman harcamaya değer görmemişizdir...

Ancak bu kitap sadece Mani'nin hayat hikayesini anlatmakla kalmıyor, yaşadığı zamanın çok ilerisinde, çağı tarafından yeterince değer görmemiş büyük aydını sahipleniyor.

Kitapta benim en çok dikkatimi çeken kısım aslında Mevlana ile Mani'nin birbirlerine düşünce olarak ne kadar benzediği. Arada yaklaşık 10yy. olmasına rağmen Mevlana'nın da Mani'den etkilendiğini düşünüyorum. Hatta Mevlana'nın o ünlü sözü olan "Ne olursan ol gel" sözü bu kuşkularımı da kanıtlar nitelikte oluyor.

İçinde yaşadığımız kötülüğün ayyuka çıktığı şartlar düşünüldüğünde insanlara umut veriyor Mani.

Vedat Geçit 
28 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitap, ışığın peygamberi Mani'nin hayatını anlatıyor. Asırlarca önce yaşamış olan Mani'nin öğretileri günümüze de "ışık" tutabilecek nitelikte. Zira Maniheizm tam da bir hoşgörü dini.

Hatice Köse 
30 Tem 14:40 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Tarih derslerinden kulağımıza aşina bir kavram 'Maniheizm'. Uygur Türklerinin bir dönem benimsediği batıl dinlerden diye geçiştirilivermişti ders esnasında. Batıl lafzını duyduk ya, hiç oralı olmadık bir daha da. Neymiş, nasıl bir inanışmış, nerden gelmiş ? Yok.
Babil'in oğlu Mani tebliğ etmiş meğer bu inanışı. Henüz küçük yaşlarda kendine görünen kendi sûreti vahyetmiş üstelik. Öyle bir çağda gelmiş ki Babil'in oğlu, hak ile batıl iç içe imiş. Herkes kendi
çıkarına bir Tanrı zikredip ona inanırmış. Hz. Isa'dan 200 yıl sonra tam bir karmaşa hali varken, çeşit çeşit topluluklar kendilerini Hak görür iken gelmiş Babil'in oğlu.
Ne mi anlatmış insanlara? Işık Bahçelerini elbet. Işığın geldiği kaynağı anlatmış. Herkes özünde birdir, kimse kimseden üstün değildir diye haykırmış yüzbinlerce kişiye. " Umudum, dünyanın doğusuna ve insanların yaşadığı bütün topraklara ulaştı..." diyerek yükselmiş, "Seyredin beni, görüntüme doyun, çünkü bu
sûrette beni bir daha göremeyeceksiniz. " diyerek de veda etmiş müridlerine. .
Amin Maalouf'un kalemini bu yüzden seviyorum sanırım. Tarihte tozlanmış, unutulmuş hikayeleri anlatıyor. Ses oluyor geçmişten günümüze.
Mani ile yürüyüşe hazır olun şimdi, sizi ışık bahçelerine götürsün..

Şeyma Öztürk 
 10 Şub 09:13 · Kitabı okudu · 4 günde · 6/10 puan

Maniheizm öğretisine dair bilgilere hepimiz ortaokul ya da lise döneminden çok genel bir çerçevede de olsa ister istemez aşinayızdır. Belli kalıplardan ileriye geçmez bu bilgilerimiz. Bu noktada Amin Maalouf Maniheizm öğretisinin kurucusu olan Mani'nin yaşamına dahil ediyor okuyucuyu. Mani'nin doğumundan başlayarak Ak Giysililer'e katılma sürecini, ardından Sasani hükümdarı Şahpur'un hakimiyeti boyunca öğretisini yayma çabasını ve Behram zamanında yaşadığı sıkıntıları konu ediyor kitap. Mani hakkında ayrıntılı bir bilgiye sahip olmadığım için eseri okurken analiz etme fırsatım olmadı fakat sonrasında anlatılanların ne derece tutarlı olduğunu anlayabilmek açısından bu öğretiye dair bazı bilgiler edindim. Eserde Maniheizm ve Mani'ye dair verilen bilgilerin diğer kaynakları destekler durumda olduğunu gördüm.
Mani'nin yaşam serüveni anlatılırken temelini aydınlık-karanlık , iyilik-kötülük unsurlarının oluşturduğu öğretisine çok ayrıntılı olmasa da yer verilmiş. Bu bağlamda daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'nin Maniheizm isimli maddesini okuyabilir. Bu konuya dair doyurucu bilgiler mevcut.
Genel anlamda biyografi eserler okumayı çok severim. Bir başkasının, özellikle de belli bir dönemde dünyanın belli bir yerinde iyi ya da kötü bir etki uyandırmış insanların hayatı fazlasıyla dikkatimi çekiyor. Her ne kadar doğrudan biyografik bir eser olmasa da bu eseri de hem yazarın üslubunu beğendiğim için hem de bu ilgim doğrultusunda satın almıştım fakat beklentimin altında kaldı diyebilirim. Okurken yer yer çok fazla sıkıldım ve kalın bir kitap olmamasına rağmen 3,4 gün elimde kaldı. Durağan bir anlatıma sahip. Alışkın olduğumuz Maalouf eserlerinden epey farklı. Okumak isteyenler hayal kırıklığına uğramamak adına bunu muhakkak göz önünde bulundursun. Her şeye rağmen yarım yamalak bilgilere sahip olduğum bir öğreti hakkında başka kaynaklara bakıp daha fazla bilgi edinmeme vesile olduğu için kazanım içerisinde olduğumu düşünüyorum. Okumayı düşünenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim.

Halil Yavuz KAYA 
21 May 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Amin Maalouf'un; bir Afrikalı Leo'su, Batının Limanları, bir Semerkant eserlerinde ki çıtayı bulmamış olsa da, Tarihi bir anlatım ve çok özel bir karakterin yaşam öyküsü ile günümüze ve tarihe ışık tutması açısından değerlendirilmesi gereken güzel bir yapıt.
Hoş görünün esinti kaynağı olarak kısaca özetlenecek bir yaşamın anlatımı...
3.ncü Y.Y ın ilk çeyreğinden Mezopotamya da başlayıp Hindistan'a kadar uzanan,
bilhassa Sasani İmparatorluğu içinde yoğunlaşan, adı geçen yüzyılın sonlarına ve ölümüne dek geçen süreçte bir inanç sistemi kurucusu (peygamberliği de söz konusu edilen) MANİ 'nin Zor yaşamını ele almış yazar...
İlginç konusu ve güzel anlatımıyla okuna bilecek kitap...

Fatmanur Özyürek 
25 Tem 19:43 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bu kitabı üç beş sene önce kuzenimlerin kütüphanesinden araklamıştım. Okumaya anca sıra gelmiş. Güzel kitap bence en azından beni araştırmaya sevk etti. Mani dininin kurucusunun hayatını kurgu şeklinde veriyor. Fena din değilmiş aslında. Hem araştırınca da beğendim. Genel bir bilgiye sahiptim tabi ama hem diğer dinlerle ilgili tarihleriyle ilgili de bilgim olmuş oldu. Kutsal kitabında da belirli bir öğretisi olmadığı için sanırım Uygurlardan sonra pek tutunamamış.
Bi de keşke lisedeki tarih hocam Sasaniler'i Sağğsaanilerr diye telaffuz etmeseydi de ben de okurken Sasani kralına uzak hissetmeseydim. Neyse artık yapçak bişey yok bilinç altı çöplük olmuş. İnsanlar okusun bunu.

Büvi Zeynep Kuçar 
04 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Amin Maalouf'un sona bıraktığım ama dayanamayıp hemen okuduğum kitabı. Konusu ilgi çekiyor ve insanı araştırmaya yönlendiriyor.
Mani'nin kendini buluşunu, hayatını Amin Maalouf kendi tarzıyla anlatıyor.

Nese KARAKAŞ 
31 Ağu 11:26 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Maniheizm dininin kurucusu Mani'nin hayatı anlatıyor kitapta.
Mani; çok küçükken babası(Pattig) tarafından annesinden ayrılıp bir bir tarikatta yaşamaya başlıyor
Ak Giysililer adi verilen son derece katı kuralları olan , kitap okumanın hatta renkli kıyafet giymenin dahi yasak olduğu bu tarikatta senelerini geçiren Mani günün birinde kendini hazır hissettiğinde bu tarikattan ayrılıyor. Şehir şehir gezen Mani'nin ilk hedefi insanların yüreğindeki sevgiyi çıkarmak oluyor. Zamanı geldiğini düşündüğünde dinini de yaymaya onu insanlara tanıtmaya başlıyor. ○
●Amin Maalouf'tan etkileyici bir biyografik eser ..

Üç Renk 
05 Eyl 14:00 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Amin Maalouf bu romanında da yine bir karakterin yaşamı üzerinden eserini inşa ediyor.

Mani'nin inancı ve öyküsü Hıristiyanlık çağının şafağında, İsa'nın ölümünden iki yüz yıl sonra başlar. Bizim çağımızın da kahramanı olabilecek Mani, yaşam öyküsüyle, son nefesine kadar savunduğu inancının oluşturduğu kişisel tarihiyle insanı alıp o zamana götürüyor, kendine ve inancına hayran kılıyor.

Bir solukta okunacak bir başyapıt. Ben öyle yaptım...

Mahmut öztürk 
25 Eki 02:02 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Işık bahçeleri amin maalofun en kıymetli eseridir, yazarın diğer kitaplarına oranla farklı bir bakış açısına sahiptir, kader kavramı ve insan yaptıklarıyla birgün elbet imtihan edilir sözü bu kitapta can buluyor , farklı kıtalara yayılan mani dini ve hikayesi aralıksız okunacak bir eser halini alıyor ...

2 /

Kitaptan 77 Alıntı

Ferah 
19 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Söz gibi güzel mal mı olur? Yükte hafif, değerlendirilmesi bilinirse, pahada ağır.”

Işık Bahçeleri, Amin Maalouf (Sayfa 121)Işık Bahçeleri, Amin Maalouf (Sayfa 121)

En katı dindarlarda bile kuşkunun izi vardır; en koyu inançsızlıkta ise itiraf edilmemiş bir umut yaşar.

Işık Bahçeleri, Amin Maalouf (Sayfa 232)Işık Bahçeleri, Amin Maalouf (Sayfa 232)
Şeyma Öztürk 
08 Şub 11:41 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

"Yeryüzünde bir bilgeye bir lokma ekmek verecek hiç kimse kalmazsa, dünya bilgelere layık değil demektir, gitme vakti gelmiştir."

Işık Bahçeleri, Amin Maalouf (Sayfa 94 - Yapı Kredi Yayınları)Işık Bahçeleri, Amin Maalouf (Sayfa 94 - Yapı Kredi Yayınları)

Övgü toplamak için kendini bir şeylerden mahrum eden övgüye layık değildir, öylesi en sefih insandan daha kibirlidir. Bilgeler sadece kendilerine yaklaşmak için oruç tutar, kendilerinden başka yargıçları, tanıkları yoktur.

Işık Bahçeleri, Amin Maalouf (Sayfa 148)Işık Bahçeleri, Amin Maalouf (Sayfa 148)

İnsan şu tahtta otururken, üzerine dikilen ya da gizlenen binlerce bakış arasında biri ona faniliğini hatırlatır. Benim için bu senin bakışın.

Işık Bahçeleri, Amin Maalouf (Sayfa 192)Işık Bahçeleri, Amin Maalouf (Sayfa 192)
D. M. Şener 
05 Nis 00:23 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Sessizlik, canımı en çok bu sessizlik sıkıyor! Karanlığın, bitip tükenmez öfkenin sessizliği."

Işık Bahçeleri, Amin Maalouf (Sayfa 199)Işık Bahçeleri, Amin Maalouf (Sayfa 199)
Nurgül TUNÇBİLEK 
17 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 6/10 puan

"Yiyecekleri pis,temiz diye ayırmak hurafedir ;insanları pis,temiz diye ayırmak aptallıktır,herseyde,herbirimizin içinde Aydınlik ve Karanlık yan yanadır."

Işık Bahçeleri, Amin Maalouf (Sayfa 69)Işık Bahçeleri, Amin Maalouf (Sayfa 69)