Kayıp Romanlar

8,4/10  (28 Oy) · 
96 okunma  · 
28 beğeni  · 
1.125 gösterim
Doktor Nahit Kotar yıllar süren siyasal sürgünden, tutkuyla bağlı olduğu İstanbul'una dönebildiğinde yetmişinin sonlarındadır. Devrimci bir emeklilik yaşam çizgisi çekmiştir kendince. İstanbul'uyla özlem giderecek, dış ülkelerde sürekli içinde olduğu sanat etkinliklerini ülkesinde izleyecek, artık kapalı olan eski örgütü adına dış ülkelerde sürdürdükleri etkinliklerden üstünde kalmış yüklüce parayı vereceği en uygun örgütü arayıp bu ağır yükten kurtulacaktır. Bir de roman yazmayı düşünmektedir bu arada. Çelişkilerle çalkalanarak değişen, değişemeyen Türkiye'de şaşkınca dolaşmaya başladığı daha ilk günlerinde bir genç kız çıkar karşısına. Aralarında yaş uçurumu olan, inandıklarının tam karşısında değerler tablosunu benimsemiş görünen bu genç kızla, Esme'yle karşılaşması yeni bir dönem başlatmıştır yaşamında. Kızgınlıklar, karşılıklı suçlamalar içinde bağlı oldukları değerleri tartışmaları, birbirlerini gizli, açık, kaçınılmaz biçimde de kendilerini sorgulamaya başlamalarıyla yepyeni bir yola düşerler. Ülkenin özgürlük kavgası, tarihten gelen, çözüm bekleyen Kürt, Ermeni sorunları, tüm bu sorunlarla birlikte dış-iç egemen karanlık güçlerin, mafyaların kanlı gölgesi vardır bu bin bir tehlikeyle dolu yolun üzerinde. Cennet, cehennem karışımı ülkemizde, yer yer yazarın da katıldığı kendine özgü acı, buruk tadıyla bir aşk romanı çıkar ortaya böylece.
Vedat Türkali'den bir aşk romanı...
(Tanıtım Yazısı'ndan)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2004
  • Sayfa Sayısı:
    631
  • ISBN:
    9789752891777
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Humphrey Bogart 
 05 May 00:20 · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

Gerçekten değişik bir yazar Vedat Türkali, şu ana kadar okuduğum hiçbir romanına tamam işte budur diyemedim, fakat hiç de okumaktan geri durmadım, bir önceki romanını beğenmesemde diğer romanını okumak için heyecanlandım.
Peki neydi beni beğenmediğim romanları okumaya teşvik eden unsur.
Tabi ki karakterler. Kendisi de senarist olan bu yazar her romanında bir karakter kurguluyor ve o karakteri o kadar güzel anlatıyor ki o, karakter seni elinden tutup romanın içinde gezdiriyor, sanki bir film izlermişsin gibi o karakterin peşinden gidiyorsun ve tuğla kalınlığındaki roman bir çırpıda bitiyor.
İşte kayıp romanlar da böyle bir roman.. 78 yaşındaki bir doktorla 28 yaşındaki Esmenin gönül ilişkisi üzerinden anlatılan politik ve polisiye olaylar örgüsü belki popüler bir tv dizisi kıvamında gibi geliyor, fakat, Ahh ! O Esme yok mu Esme...
Türkali bu romanda da Esme karakteriyle okuyucusunda derin bir iz bırakıyor..
Roman bitince pencereye çıkıp caddede giden arabanın arka camına bakıyorsun ve araba uzaklaştıkça Esmenin yavaşça kaybolan siluetini görüyorsun..

Muzaffer Akar 
08 Eyl 2016 · Kitabı yarım bıraktı · Beğendi · 10/10 puan

Yanlış anlaşılmasın kitap tek kelimeyle harika ancak romanın daha başında
yazarın "güven" kitabına çok atıfta bulunduğundan ilk o kitabı okuyacağım.

Kerim Aydın 
21 Nis 23:50 · Kitabı okudu · 8 günde · 8/10 puan

Vedat Türkali'nin ülkenin acılarının yer aldığı, büyüleyici aşk öyküsünü barındıran bir kitabı daha.
Kitap Esme ve Dr. Nahit'in aşkını anlatıyor olsa da arka planda çok derin konular işlenmekte bu kitapta. Özellikle, İstanbul'dan nefret eden ben'e, İstanbul'un güzel olabileceğini düşündürttü. Çok güzel İstanbul güzellemelerine ve aynı zamanda hicivlerine sahip. Bir başka olay ise, dönemim ideolojik çatışmalarına değinmesi. Bu noktada okuyanların mutlaka farklı düşünüp, yazarla ciddi bir çatışma yaşayacağı açık. Tatlı su komünistlerine, faşistliğe varan milliyetçiliğe kadar bir çok konuda sert eleştiriler mevcut. Kitabı okurken kimi kısımlarda, aşktan ziyade, kendinizi ideolojik bir çatışmanın içerisinde buluyorsunuz.
Karakterlere hayran kalmamak elde değil. Özellikle Esme karakteri çok etkileyiciydi. Hazırcevaplılığı, asi laf dinlemez oluşu, bir o kadar kırılgan ve düşünceli oluşu, kendine olan güveni, başlı başına bir hikaye.
Ayrıca, bugüne kadar yaşlı-genç ilişkileri bana hep itici gelmiştir veya samimi gelmemiştir. Art niyet ararım her defasında. Ama öyle bir kitap ki, yeri geliyor bu aşkı iliklerinize kadar hissediyor, kıskanıyorsunuz. Vıcık vıcık bir aşk hikayesi değil, bir tarafta yaşlılığın verdiği acizliği ile mücadele eden bir adam diğer yanda gururu ve asiliği, dik başlılığı ile bütün sevgisini ona adamış bir kadın..

ebru cemre 
06 Ağu 21:16 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Doktor Nahit,yıllarca yurt dışında,sürgünde yaşamış eski bir TKP'li dir. (Türkiye komünist partisi) 70’li yaşlarının sonuna doğru ülkeye geri döner.
Bu arada,28 yaşlarını süren Esme ile karşılaşır ve aralarında çatışmalı bir aşk hikâyesi başlayıverir… '
'
80’e merdiven dayamış bir adamla 28 yaşındaki bir kadının aşkı, oldukça “uç” bir aşk hikâyesi.Üstelik bu aşk,öyle sadece duygusal boyutuyla değil,yoğun cinselliği ile birlikte veriliyor romanda.Ancak sayfalar ilerledikçe,insan bu durumu daha olağan karşılamaya başlıyor.Çünkü fazlasıyla derin bir Aşk yaşadıkları...
Aşkın ne yaşı ne de kuralları var… Basmakalıp ilişkiler yaşayıp da birbirine “Aşkım” diye seslenen onca insanın yanında Esme ile Doktor Nahit’in aşkı daha anlaşılabilir bir aşk bence.
Ben yadırgamadım bu ilişkiyi.
'
'
Okuduğum ilk Vedat Türkali kitabıydı.Yazarın gözüyle günümüz sol'una ve sorunlarına bakmak çok keyifliydi,özellikle sonu çok güzel bir şekilde bağlanmıştı "Aşka ve devrime dair söylenecek daha çok şey var!" diyenlere şiddetle tavsiye ediyorum.
Zaten Aşk da bir devrim
değil mi ?

Zühal Uğur 
09 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Senelerce politik düşünceleri yüzünden yurt dışında yaşamış bir adamın ülkesine dönünce yaşadıkları..Yaşlı bir adamın aşk hakkında düşündükleri , neredeyse torunu yaşında bir genç kız ile yaşadıkları ilginçti...

Özge 
08 Nis 17:16 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · Puan vermedi

Hakkındaki yasakların kalkmasıyla birlikte uzun yıllar yurt dışında yaşadıktan sonra ilk defa ülkeye ayak basan Doktor Nahit Kotar, Vedat Türkali'nin Güven romanının sonunda, hikayesini okurun tamamlaması istenen Turgut ve Seher'in romanını yazacaktır emeklilik günlerinde. Kendi başına kalmak isteyen, geçmişi den köşe bucak kaçan eski komünist, tesadüfen tanıştığı ve hiç beklemediği bir anda hayatının ayrılmaz bir parçası olan torunu yaşındaki Esme'ye aşık olur.

Yurt dışındayken TKP'ye gelir etmek için düzenlediği etkinliklerden üzerinde kalan ve başına iş açan paranın yarattığı gerginliğin gölgesinde, arka planda İstanbul, hayatının son baharında aşkın tadını çıkarır.

Yazarın, bölümler arasında kendisini kitaba konuk ettiği zekice kurgulanmış bu romanda, yine içsel konuşmalar ağırlıklı olarak yer tutmakta. Karakterlerin geçmişlerine ilişkin sırlar, roman ilerledikçe hem diyalog hem de monologlar şeklinde ortaya dökülmektedir.

erdal kucuk 
27 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

iyiki okumuşum dedigim muhteşem bir kitap herkese tavsiye ederim . vedat türkali nin artık bütün kitapları benim için okunması gerekenler listesine girmiştir çok naif bir aşk derin tarihi bilgiler ve sonu çok ince biten çok duygulandıran bir kitap bence klasiklerimin arasındas ilk sıraya girer.teşekkürler vedat türkali...

Nurcan Arslan 
03 Ağu 15:16 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 10/10 puan

Öncelikle Güven romanındaki Turgut ile Seher'e ne olduğunu soran Doktor Nahit'in, o iki devrimci aşıkların peşine düşmesi ile başlıyor roman. Aralarında kocaman bir yaş farkına rağmen Doktor Nahit'in Esme ile başlayan aşkı çıkıyor karşımıza. Toplumun, aşkın, kuşkunun ve ülkenin hatta dünyanın tüm gerçeklerini, halklara, kadınlara yapılan tüm haksızlıkları en ince ayrıntısına kadar gözler önüne sermiş Vedat Türkali bu romanında. Bazı anlar şehvet ile bizi alıp götürürken, bazı anlar halkların uğradığı zorbalığa, bazı anlar da sevginin, aşkın imkansızlığına ama bir o kadar da yıldırılamazlığına götürüyor bizleri. İnancı diri tutmak, aşkı diri tutmaktan (hayatının son nefesine kadar) öteye gitmiyor Doktor Nihat için. Velhasıl inancı, aşkı, haklılığı ve hakkı, adaleti, mücadeleyi bu romanda en güzel şekilde işlemiş üstad. Saygıyla...

Kitap okunduğunda en çok akılda kalan, aralarında çok fazla yaş farkı olan iki kişinin aşk hikayesi oluyor doğal olarak. Ama karakterler arası diyaloglar, işlenen konular açısından da ilgi çekici ve değerli bir roman..

Irem 
31 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hayatının son döneminde ülkesine dönen eski siyasilerden bir doktorun son bir kaç ayını anlatan bu yaşında bile neler yaşıyor dedirten bir adamın eskileri de hatırladığı güzel bir roman.

2 /

Kitaptan 87 Alıntı

Sadettin TANIK 
25 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hangi nedenle olursa olsun, insanların birbirlerini öldürmek zorunda oldukları dünyayı sevmiyorum ben.

Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 343 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004)Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 343 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004)
Sadettin TANIK 
27 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yetişmiş en iyi gençlerini düşman gören toplumda yaşamak ne ağır işti!

Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 604 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004)Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 604 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004)
Sadettin TANIK 
27 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bitmeyen ne var ki? Dünya da bitecek. Güneş bitecek. Yıldızlar bitecek. Kıpkırmızı umudumuz, sevgi yüklü tomurcuk, sen bitmedikçe hiçbir şey bitmeyecek! ..."

Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 630 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004)Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 630 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004)
Sadettin TANIK 
25 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Süleymaniye'ye uzanan sokağa girince bir sızı düştü içine. Yetmişli yıllarda, tam bu sokağın başında, yürüyüşteki solcu öğrencilere bomba atıp yedi genci öldürmüşlerdi faşistler. Yapanları da çıkarmamışlardı ortaya.

Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 39 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004)Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 39 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004)
Sadettin TANIK 
 27 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Acı çektirilen bir halka nasıl uzak dururum (...) Türk'üm ama insanım önce! Ermenilere, Süryanilere, Alevilere de yakınlık duyuyorum. Biliyorum ki, onlara acı çektirenler, Türk de içinde, herkese çektiriyorlar. Onlar kurtulmazsa bize de kurtuluş yok.

Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 214 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004)Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 214 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004)
Sadettin TANIK 
27 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

- Evet, dedi acılıkla, bu rezil soygun düzeni öldürmeyi öğrettikçe tüm çiçekler kanlı!

Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 603 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004)Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 603 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004)
sezgin 
12 Ara 2016 · 10/10 puan

- Sizde Kürtlük var mı amca ?
Şerifey'di soran. Güldü Doktor
-Yok dedi nereden çıktı?
-Bizim Kürtlerde de söyleyenler oldu. Çok yakınlık gösteriyorsunuz Kürtlere !
-Acı çektirilen bir halka nasıl uzak dururum kızım! Komünistim ben,Türk'üm ama insanım önce! Ermenilere,Süryanilere,Alevilere de yakınlık duyuyorum. Biliyorum ki, onlara acı çektirenler,Türk'de içinde, herkese çektiriyorlar. Onlar kurtulmazsa bize de kurtuluş yok.

Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 214 - Everst)Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 214 - Everst)
mehmet pak 
20 Şub 20:02 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Türkümüz , Kürdümüz , ikide bir söylediği gibi , aynı tenekenin hamuru , aynı tarlanın çamuruyduk !

Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 28 - Everest Yayınları)Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 28 - Everest Yayınları)
Cemre Kara 
13 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

- Nasıl bir şey bu aşk? dedi. Bana da bir anlatsana! Gözlerini umursamazlıkla dikti doktora: Yaşaması kolay değil ki, anlatması kolay olsun.

Kayıp Romanlar, Vedat TürkaliKayıp Romanlar, Vedat Türkali
Özge 
03 Nis 12:44 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

"Acıyı göze alamayacak yüreksiz, mutluluktan pay alamaz."

Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 337)Kayıp Romanlar, Vedat Türkali (Sayfa 337)