Adı:
Kayıp Romanlar
Baskı tarihi:
Ekim 2004
Sayfa sayısı:
631
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752891777
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Doktor Nahit Kotar yıllar süren siyasal sürgünden, tutkuyla bağlı olduğu İstanbul'una dönebildiğinde yetmişinin sonlarındadır. Devrimci bir emeklilik yaşam çizgisi çekmiştir kendince. İstanbul'uyla özlem giderecek, dış ülkelerde sürekli içinde olduğu sanat etkinliklerini ülkesinde izleyecek, artık kapalı olan eski örgütü adına dış ülkelerde sürdürdükleri etkinliklerden üstünde kalmış yüklüce parayı vereceği en uygun örgütü arayıp bu ağır yükten kurtulacaktır. Bir de roman yazmayı düşünmektedir bu arada. Çelişkilerle çalkalanarak değişen, değişemeyen Türkiye'de şaşkınca dolaşmaya başladığı daha ilk günlerinde bir genç kız çıkar karşısına. Aralarında yaş uçurumu olan, inandıklarının tam karşısında değerler tablosunu benimsemiş görünen bu genç kızla, Esme'yle karşılaşması yeni bir dönem başlatmıştır yaşamında. Kızgınlıklar, karşılıklı suçlamalar içinde bağlı oldukları değerleri tartışmaları, birbirlerini gizli, açık, kaçınılmaz biçimde de kendilerini sorgulamaya başlamalarıyla yepyeni bir yola düşerler. Ülkenin özgürlük kavgası, tarihten gelen, çözüm bekleyen Kürt, Ermeni sorunları, tüm bu sorunlarla birlikte dış-iç egemen karanlık güçlerin, mafyaların kanlı gölgesi vardır bu bin bir tehlikeyle dolu yolun üzerinde. Cennet, cehennem karışımı ülkemizde, yer yer yazarın da katıldığı kendine özgü acı, buruk tadıyla bir aşk romanı çıkar ortaya böylece.
Vedat Türkali'den bir aşk romanı...
(Tanıtım Yazısı'ndan)
Vedat Türkali'nin ülkenin acılarının yer aldığı, büyüleyici aşk öyküsünü barındıran bir kitabı daha.
Kitap Esme ve Dr. Nahit'in aşkını anlatıyor olsa da arka planda çok derin konular işlenmekte bu kitapta. Özellikle, İstanbul'dan nefret eden ben'e, İstanbul'un güzel olabileceğini düşündürttü. Çok güzel İstanbul güzellemelerine ve aynı zamanda hicivlerine sahip. Bir başka olay ise, dönemim ideolojik çatışmalarına değinmesi. Bu noktada okuyanların mutlaka farklı düşünüp, yazarla ciddi bir çatışma yaşayacağı açık. Tatlı su komünistlerine, faşistliğe varan milliyetçiliğe kadar bir çok konuda sert eleştiriler mevcut. Kitabı okurken kimi kısımlarda, aşktan ziyade, kendinizi ideolojik bir çatışmanın içerisinde buluyorsunuz.
Karakterlere hayran kalmamak elde değil. Özellikle Esme karakteri çok etkileyiciydi. Hazırcevaplılığı, asi laf dinlemez oluşu, bir o kadar kırılgan ve düşünceli oluşu, kendine olan güveni, başlı başına bir hikaye.
Ayrıca, bugüne kadar yaşlı-genç ilişkileri bana hep itici gelmiştir veya samimi gelmemiştir. Art niyet ararım her defasında. Ama öyle bir kitap ki, yeri geliyor bu aşkı iliklerinize kadar hissediyor, kıskanıyorsunuz. Vıcık vıcık bir aşk hikayesi değil, bir tarafta yaşlılığın verdiği acizliği ile mücadele eden bir adam diğer yanda gururu ve asiliği, dik başlılığı ile bütün sevgisini ona adamış bir kadın..
Yanlış anlaşılmasın kitap tek kelimeyle harika ancak romanın daha başında
yazarın "güven" kitabına çok atıfta bulunduğundan ilk o kitabı okuyacağım.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.383 Oy)19.150 beğeni43.666 okunma3.023 alıntı184.135 gösterim
  • Serenad
    9.0/10 (5.268 Oy)5.921 beğeni15.659 okunma1.766 alıntı67.349 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.939 Oy)8.901 beğeni26.477 okunma2.698 alıntı115.566 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.597 Oy)8.881 beğeni28.888 okunma845 alıntı140.506 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.057 Oy)6.408 beğeni16.926 okunma2.947 alıntı86.558 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.510 Oy)7.923 beğeni21.499 okunma4.040 alıntı130.294 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.335 Oy)9.296 beğeni25.817 okunma1.851 alıntı119.582 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.614 Oy)9.115 beğeni25.501 okunma1.576 alıntı127.696 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.746 Oy)11.487 beğeni28.641 okunma1.578 alıntı150.058 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (5.015 Oy)5.432 beğeni17.436 okunma1.012 alıntı60.571 gösterim
Doktor Nahit,yıllarca yurt dışında,sürgünde yaşamış eski bir TKP'li dir. (Türkiye komünist partisi) 70’li yaşlarının sonuna doğru ülkeye geri döner.
Bu arada,28 yaşlarını süren Esme ile karşılaşır ve aralarında çatışmalı bir aşk hikâyesi başlayıverir… '
'
80’e merdiven dayamış bir adamla 28 yaşındaki bir kadının aşkı, oldukça “uç” bir aşk hikâyesi.Üstelik bu aşk,öyle sadece duygusal boyutuyla değil,yoğun cinselliği ile birlikte veriliyor romanda.Ancak sayfalar ilerledikçe,insan bu durumu daha olağan karşılamaya başlıyor.Çünkü fazlasıyla derin bir Aşk yaşadıkları...
Aşkın ne yaşı ne de kuralları var… Basmakalıp ilişkiler yaşayıp da birbirine “Aşkım” diye seslenen onca insanın yanında Esme ile Doktor Nahit’in aşkı daha anlaşılabilir bir aşk bence.
Ben yadırgamadım bu ilişkiyi.
'
'
Okuduğum ilk Vedat Türkali kitabıydı.Yazarın gözüyle günümüz sol'una ve sorunlarına bakmak çok keyifliydi,özellikle sonu çok güzel bir şekilde bağlanmıştı "Aşka ve devrime dair söylenecek daha çok şey var!" diyenlere şiddetle tavsiye ediyorum.
Zaten Aşk da bir devrim
değil mi ?
640 yapraklık kitap, hiç mi bir şey olmaz içerisinde, mutlaka okunmaya değer sayfalar vardır diye diye bitirdim fakat evet içerisinde bu kadar sayfaya değer hiçbir şey yoktu.
Ne abartıldığı kadar etkileyici bir aşk, kaldı ki anlatı bana kalırsa aşk bile değildi, ne kayda değer başka bir mevzu.. Yazık diyeceğim.
Senelerce politik düşünceleri yüzünden yurt dışında yaşamış bir adamın ülkesine dönünce yaşadıkları..Yaşlı bir adamın aşk hakkında düşündükleri , neredeyse torunu yaşında bir genç kız ile yaşadıkları ilginçti...
Hikaye çok etkileyiciydi. Yazarın İstanbul'u güzellikleriyle anlatması oraları görme isteği uyandırıyor. Yaşlı adamın genç bir kızla yaşadığı aşkın yanında ideolojik fikirlere de oldukça yer verilmiş. Okurken keyif aldığım kitaplardan biri.
iyiki okumuşum dedigim muhteşem bir kitap herkese tavsiye ederim . vedat türkali nin artık bütün kitapları benim için okunması gerekenler listesine girmiştir çok naif bir aşk derin tarihi bilgiler ve sonu çok ince biten çok duygulandıran bir kitap bence klasiklerimin arasındas ilk sıraya girer.teşekkürler vedat türkali...
Hakkındaki yasakların kalkmasıyla birlikte uzun yıllar yurt dışında yaşadıktan sonra ilk defa ülkeye ayak basan Doktor Nahit Kotar, Vedat Türkali'nin Güven romanının sonunda, hikayesini okurun tamamlaması istenen Turgut ve Seher'in romanını yazacaktır emeklilik günlerinde. Kendi başına kalmak isteyen, geçmişi den köşe bucak kaçan eski komünist, tesadüfen tanıştığı ve hiç beklemediği bir anda hayatının ayrılmaz bir parçası olan torunu yaşındaki Esme'ye aşık olur.

Yurt dışındayken TKP'ye gelir etmek için düzenlediği etkinliklerden üzerinde kalan ve başına iş açan paranın yarattığı gerginliğin gölgesinde, arka planda İstanbul, hayatının son baharında aşkın tadını çıkarır.

Yazarın, bölümler arasında kendisini kitaba konuk ettiği zekice kurgulanmış bu romanda, yine içsel konuşmalar ağırlıklı olarak yer tutmakta. Karakterlerin geçmişlerine ilişkin sırlar, roman ilerledikçe hem diyalog hem de monologlar şeklinde ortaya dökülmektedir.
İyi yazarların iyi yazar olma nedenleri başka başkadır bemce. Kimi üslup ustasıdır, kimi kurgu kimi de çok iyi ruh tahlilleri yapar. Bazı yazarlar da hayat görüşlerini eserlerinde bir tez olarak büyük bir ustalıkla sunabildiklerinden başarılı sayılırlar. Tam da bu son dediğim gibi düşünerek okumaya başlamıştım Vedat Türkali’yi. Çok zorladım bitirmek için ama yarım bıraktım. Başka bir eseriyle tekrar deneyeceğim okumayı belki yanlış kitapla başladım fakat müthiş bir hayalkırıklığı yarattı dili. Savundukları, tezleri,içeriği ile alakalı değil dediklerim zira Vedat Türkali sevenler kızmasınlar ama üslubu çok kuru, anlatımı çok düz geldi bana. Kurguda yüzeysellik seziyor insan. Romanın sayfalarından habire ideoloji saçılıyor. Bunu daha zarif yapmak mümkündü sanki...
Türkali okumaya Kayıp Romanlar ile başlamıştım.
Fakat Güven'i bitirdikten sonra tekrar okudum.
Gerçekten yine çok çok çok başarılı bir roman. Türkali'yi çok seviyorum.
Son derece statik bir tarzda devam edip sonlara doğru polisiye romanlarına taş çıkaracak bir ivme kazanan okuduğum bu kitapta Türkiye'de yaşayan etnik kökenlerin hayatlarının nasıl da gözyaşı ve acıyla yoğurulduğunu gözler önüne seriyor Türkali.
80 yaşına merdiven dayamış Dr. Nahit ve üniversite öğrencisi Esme'nin duygusal hallerini betimlemesi bakımından durumu nahoş karşılamış olsam da arka planda baskın olan olaylara odaklandım.
Okunası bir kitap...
İnsanların ideolojilerinin umutsuzluğa düştüğu bir anda tutunmaya çalışmak tutunacak dal aramak için gösterdikleri yaşam mücadelesi çok iyi anlatılmıs.her karakter ayrı ayrı incelenmeli..kadın karakterin diğer erkek karakterleri bir noktada nasıl bütünleştirdiği dikkatten kaçmamalı ...
Hangi nedenle olursa olsun, insanların birbirlerini öldürmek zorunda oldukları dünyayı sevmiyorum ben.
Vedat Türkali
Sayfa 343 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004
Yetişmiş en iyi gençlerini düşman gören toplumda yaşamak ne ağır işti!
Vedat Türkali
Sayfa 604 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004
"Bitmeyen ne var ki? Dünya da bitecek. Güneş bitecek. Yıldızlar bitecek. Kıpkırmızı umudumuz, sevgi yüklü tomurcuk, sen bitmedikçe hiçbir şey bitmeyecek! ..."
Vedat Türkali
Sayfa 630 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004
Süleymaniye'ye uzanan sokağa girince bir sızı düştü içine. Yetmişli yıllarda, tam bu sokağın başında, yürüyüşteki solcu öğrencilere bomba atıp yedi genci öldürmüşlerdi faşistler. Yapanları da çıkarmamışlardı ortaya.
Vedat Türkali
Sayfa 39 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004
Acı çektirilen bir halka nasıl uzak dururum (...) Türk'üm ama insanım önce! Ermenilere, Süryanilere, Alevilere de yakınlık duyuyorum. Biliyorum ki, onlara acı çektirenler, Türk de içinde, herkese çektiriyorlar. Onlar kurtulmazsa bize de kurtuluş yok.
Vedat Türkali
Sayfa 214 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004
- Evet, dedi acılıkla, bu rezil soygun düzeni öldürmeyi öğrettikçe tüm çiçekler kanlı!
Vedat Türkali
Sayfa 603 - Everest - 1. Baskı - Ekim 2004

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kayıp Romanlar
Baskı tarihi:
Ekim 2004
Sayfa sayısı:
631
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752891777
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Doktor Nahit Kotar yıllar süren siyasal sürgünden, tutkuyla bağlı olduğu İstanbul'una dönebildiğinde yetmişinin sonlarındadır. Devrimci bir emeklilik yaşam çizgisi çekmiştir kendince. İstanbul'uyla özlem giderecek, dış ülkelerde sürekli içinde olduğu sanat etkinliklerini ülkesinde izleyecek, artık kapalı olan eski örgütü adına dış ülkelerde sürdürdükleri etkinliklerden üstünde kalmış yüklüce parayı vereceği en uygun örgütü arayıp bu ağır yükten kurtulacaktır. Bir de roman yazmayı düşünmektedir bu arada. Çelişkilerle çalkalanarak değişen, değişemeyen Türkiye'de şaşkınca dolaşmaya başladığı daha ilk günlerinde bir genç kız çıkar karşısına. Aralarında yaş uçurumu olan, inandıklarının tam karşısında değerler tablosunu benimsemiş görünen bu genç kızla, Esme'yle karşılaşması yeni bir dönem başlatmıştır yaşamında. Kızgınlıklar, karşılıklı suçlamalar içinde bağlı oldukları değerleri tartışmaları, birbirlerini gizli, açık, kaçınılmaz biçimde de kendilerini sorgulamaya başlamalarıyla yepyeni bir yola düşerler. Ülkenin özgürlük kavgası, tarihten gelen, çözüm bekleyen Kürt, Ermeni sorunları, tüm bu sorunlarla birlikte dış-iç egemen karanlık güçlerin, mafyaların kanlı gölgesi vardır bu bin bir tehlikeyle dolu yolun üzerinde. Cennet, cehennem karışımı ülkemizde, yer yer yazarın da katıldığı kendine özgü acı, buruk tadıyla bir aşk romanı çıkar ortaya böylece.
Vedat Türkali'den bir aşk romanı...
(Tanıtım Yazısı'ndan)

Kitabı okuyanlar 221 okur

  • Mustafa Beyazdaş
  • Ogün Ali Bulut
  • Berna Özkan
  • BİLGEHAN KAVAK
  • Nevin Gündoğdu
  • mısra
  • Hazal Erorhan
  • YÜKSEL ŞENDİL
  • Eclipse
  • Gonca Yalçın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.9
14-17 Yaş
%1
18-24 Yaş
%7.8
25-34 Yaş
%23.5
35-44 Yaş
%41.2
45-54 Yaş
%18.6
55-64 Yaş
%2.9
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.6
Erkek
%37.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.3 (29)
9
%22.5 (18)
8
%26.3 (21)
7
%8.8 (7)
6
%1.3 (1)
5
%1.3 (1)
4
%1.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%2.5 (2)