1000Kitap Logosu
Oğuzcan Yeşilyaprak
Oğuzcan Yeşilyaprak
Oğuzcan Yeşilyaprak
TAKİP ET
Oğuzcan Yeşilyaprak
@Oguzcanyy
ANKARALİFE Dergisi Grafikeri
Grafiker
Anadolu Üniversitesi
Ankara
Ankara, 7 Nisan 1991
Erkek
2.099 kütüphaneci puanı
1021 okur puanı
11 Kas 2017 tarihinde katıldı.
ŞU ANDA OKUDUĞU KİTAP
318
Kitap
254
İnceleme
391
Alıntı
13
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Sabitlenmiş gönderi
Youtube'da da varım.
Arkadaşlar merhaba bende burda olsamda youtube'da uzun süredir varım. İncelememi istediğiniz bir kitap vs şey olursa yazarsanız ve destek olursanız çok sevinirim. Not:Kanalımda çoğunlukla kitap incelemeleri bulunsada ileri tarihte ayarlanmış Adobe Eğitimleri'de bulunmaktadır. Kanalım linktedir. youtube.com/channel/UCSn3ntN50Y...
2
32
Oğuzcan Yeşilyaprak
tekrar paylaştı.
Oğuzcan Yeşilyaprak
Pal Sokağı Çocukları'ı inceledi.
235 syf.
·
3 günde
·
9/10 puan
Pal Sokağı Çocukları konusu itibariyle çocukların ilgisini çeken bir romandır. Çocukların ilgisini çekmesi yanında her yaştan insanın okuyabileceği ve kitaptan yeni hasletler kazanabileceği bir kitaptır. Çocukluğunda bu kitapla tanışan insanlar, yetişkin dönemlerinde bu kitabı tekrar okumak istemektedirler. Pal Sokağı Çocukları bir Macar Edebiyatı romanıdır. Macar Edebiyatı’nın en ünlü eserlerinden biridir. Yazarı Ferenc Molnar’dan bile daha ünlü hale gelmiştir. Pal Sokağı Çocukları konusu, evrensel olması bütün dünyada okunmasını sağlamıştır. Yazıldığı Macaristan olmak üzere, İtalya ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde okullarda okunması zorunlu hale getirilmiştir. Romanın yazarı Ferenc Molnar, Birinci Dünya Savaşı sırasında savaş muhabiri olarak çalışmış ve İkinci Dünya Savaşı’na da şahit olmuştur. Bu dönemlerde yaşanan acılar, çekilen sıkıntılar yazarı derinden etkilemiş ve eserlerine yansımıştır. Pal Sokağı Çocukları’nda da savaşın kötü sonuçları ve adeta bir ‘oyun’ olarak algılanması üzerinde durulmuştur. Çocukların einstand emrine uymak zorunda bırakılmasıyla faşizmin kokusu sezilmeye başlar. Üstelik bu kelime Almancadır. Kırmızı Gömlekler Nazi subaylarını temsil eder. Kırmızı Gömlekler’ in lideri Franco Ats, başlarda adeta bir ‘Hitler’ olarak lanse edilmektedir. ‘Silah omuza!’ emri ile yapılan saygı gösterisi, emirlerini harfi harfine uygulatması bunun kanıtıdır. Fakat ne de olsa bir çocuktur. Üstelik cesur ve sadık bir er olan Nemecsek’e saygı duyan bir liderdir. İyi çocukların grubunda ise demokrasi hakimdir. Lider oylamayla seçilir. Fakat her savaşta olduğu gibi burada da bir hain ortaya çıkar: Gereb. Ama savaşa yakın akıllanacak ve arkadaşlarına kendisini tekrar kabul ettirecektir. Her ne kadar çocuk dünya klasikleri içerisinde yer alsa da toplumsal gerçekliğin ve savaş yıllarının getirdiği bu karmaşayı aktarması bakımından büyük gözüyle de okunması ve okutulması gereken bir klasik olmuştur.  Kitabın detaylı olarak konusuna değinmek gerekirse; 1889 yılında Macun Biriktirme Derneği kurulur. Bu derneğin başkanları pencere kenarlarından topladıkları macunları belirli aralıklarla çiğner. Macunu çiğneyen başkan ara ara değişir. Zeki, cesur ve güvenilir olan Boka derneğin başkanıdır. Boka savaş durumunda general rütbesine sahip olur. Derneğin diğer üyeleri de gösterdikleri başarılara göre rütbelere ayrılır. Derneğin rütbeli olmayan tek üyesi Nemecsek erdir. Nemecsek zayıf, sarışın, emirlere itaat eden kendi halinde çekingen bir üyedir. Rütbesi en düşük olan Nemecsek'e herkes emir verir, o da ikiletmeden her emri yerine getirir. Bu derneğin üyeleri aynı zamanda aynı okula giden ve aynı mahallede oyun oynayan çocuklardır. Bu çocuklar kendilerine oyun alanı olarak bir arsayı seçerler. Bu arsa çocuklar için çok önemlidir, arsayı bir vatanları gibi görüp korurlar. Vatanlarına kırmızı yeşil renginde bir bayrak da asarlar. Bayrağın renginde şapkaları, bilyaları, mızrakları ile oynarken farklı bir grup olan Kızıl Gömleklilerin tehdidiyle karşılaşırlar. Kızıl Gömlekliler kendi alanları ellerinden alınacağı için arsa arayışını girer ve Pal Sokağı Çocukları'nın arsalarına göz koyarlar, savaş ilan ederler. Macun Biriktirme Derneği başkanı Boka arsalarını vermeyeceklerini savaşı kabul ettiklerini bildirir. Nemecsek, Boka ve bir diğer üyeyle beraber üçü Kızıl Gömleklilerin adasına giderek oraya bir not bırakır. Bu notu bırakmaları hiç kolay olmaz. Adaya ulaşmak için kayığa binmek zorunda kalırlar ve kayığa binerken Nemecsek suya düşer. Adaya varınca etrafı kolaçan eden Boka ve Nemecsek Kızıl Gömleklilerin arasında kendi üyeleri olan Gereb'i görürler. Boka bu duruma çok üzülür. Kızıl Gömlekliler adalarında yabancı birilerinin olduğunu fark edince her yeri aramaya başlarlar. Üç üye zor olsa da kaçmayı başarır; fakat Nemecsek yine saklanmak için buz gibi suyun içine girmek zorunda kalır. Nemecsek diğer grubun savaş planlarını öğrenmek için ikindi vakti adanın oradaki ağaca tırmanarak onların toplanmasını bekler. Planlarını paylaştıktan sonra Pal Sokağı Çocukları ile alay eden grup korkar olduklarını söyler. Bu yakıştırmalara daha fazla dayanamayan Nemecsek aşağı atlayarak grup liderinin karşısında kendinden emin bir şekilde bekler. Onlara korkar olmadıklarını söyler. Grup lideri bu cesur çocuğu kutlar ve ceza olarak gölde yıkamalarını söyler. Geçen günlerden ıslak kalınca halsiz düşen Nemecsek ses çıkarmaz. Cezasına razı olur. Nemecsek diğer gün tüm olanları Boka anlatır. Boka derhal savaş planı hazırlayarak üyelerine anlatır. Nemecsek gün geçtikçe daha çok hasta olur, ateşi bir türlü düşmez. Okula gidemez, savaş planlarına dahil olamaz. Kızıl Gömlekliler gelince savaş başlar. İlk gelen grup zor bela barakaya hapsedilir. İlk gruptan ses gelmeyince ikinci grupta savaş alanına girer. Barakaya yönelip oradaki tutsakları çıkaracakken Nemecsek grup liderinin önünü keser ve yenileceklerini anlayan Kızıl Gömleklilerin lideri kaçarak oradan uzaklaşır. Pal Sokağı Çocukları kahraman Nemecsek sayesinde savaşı kazanır, arsalarını korurlar. Boka, Nemecsek'e yüzbaşı ünvanını verir. Pal Sokağı Çocukları Nemecsek için onur belgesi düzenleyip evine gelseler de Nemecsek'e yetişemezler. Nemecsek artık hayata gözlerini yumar. Nemecsek vefat edince Boka yalnız kalmak için arsaya gidince orada inşaat malzemeleri görür ve arsaya bina yapılacağını öğrenir, çok üzülür. Nemecsek'in uğruna öldüğü arsada artık binalar vardır. Bu kitabın 1968 yılında çekilmiş bir filmi de mevcut ve okuyucuya kitabı gözünün önüne getiriyor. Sonuç olarak demek istediğim; Romanın yazıldığı dönemin zihniyetinin, romanın yazılışına çok büyük bir etkisi olmuştur. Yazar, savaş konusunu çocuklar üzerinden işlemiştir. Faşizm, sınıf farkı gibi konular adeta romanın içine gizlenip, sembolleştirilerek anlatılmıştır. Kısacası Pal Sokağı Çocukları daha çok çocuklar tarafından tercih edilse de, büyüklerin de okuyup üzerinde düşünmeleri, ders almaları gereken bir kitaptır.
Pal Sokağı Çocukları
8.9/10
· 11,4bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
22
Oğuzcan Yeşilyaprak
tekrar paylaştı.
Oğuzcan Yeşilyaprak
Yöntem Üzerine Konuşma'yı inceledi.
104 syf.
·
4 günde
·
7/10 puan
Uzun bir aradan sonra yaptığım ilk incelemem geçen ay okuduğum Rene Descartes'in ünlü felsefik kitabı Yöntem Üzerine Konuşma. . Yöntem üzerine konuşma, Descartes'ın birinci dönem yapıtlarındandır. 1618'den 1637'ye kadar sürmüş olan bu birinci döneminde, Descartes bir filozoftan çok bir bilim adamıdır; dünya üzerine, insan üzerine, insanın evrendeki yeri üzerine evrensel bir bilim geliştirmeye yönelir. 1637'den sonranın Descartes'ı bir bilim adamı olmaktan çok bir filozoftur ya da bir metafizikçidir. Asıl adı Discours de la méthode, pour bien conduire la raison et chercher la vérité dans les sciences, plus la dioptrique, les météors et la géométrie qui sont les essais de cette méthode (Usu iyi yönetmek ve bilimlerde doğruyu aramak için yöntem üzerine konuşma ve bu yöntemin denemeleri olan dioptrik, meteorlar ve geometri) olan bu kitabın bugün yalnızca altı bölümlük Yöntem üzerine konuşma bölümü ilgi çeker. Kitabı oldukça kalınlaştıran öbür bölümler bugün için yalnızca bilim tarihi uzmanlarının ilgisini çekebilir. Yukarıda yaptığımız ayrımı, bilim adamı ve filozof ayrımını, Descartes için derinleştirmemek gerekir. Descartes bilimlerin felsefeden kopmaya başladığı o dönemlerde çalışmalarını sürdüren bilim adamlarının tersine, bilimi her zaman felsefi bir bakış açısı içinde bütünleştirmeye özen göstermiştir. Descartes, pek belirgin bir biçimde, çağının bilim adamlarının yalnızca teknik sorunlar çerçevesinde sınırlandığını görecek, onların tuttuğu yoldan daha değişik bir yol tutacaktır. Gene de 1618-1637 arasında Descartes özellikle bilimsel konulara eğilir. Onun bu konularda, özellikle fizyoloji alanında ortaya koymuş olduğu bilgilerin bugünkü bilgilerimiz karşısında pek bir anlamı kalmadığını söyleyebiliriz. Özellikle Ortaçağ boyunca ölü kesmeyi yasaklayan kilise çevreleri insan bedeninin yapısını ve işlevlerini bilmek için çaba gösterenlerin gözünü korkutmuştu. Flaman anatomi uzmanı Vesalius'un (1514-1564) başına gelenler bu baskının en belirgin tanığıdır. Hegel'in gerçek bir değerbilirlikle "modern felsefenin kurucusu" dediği Descartes 31 Mart 1596'da La Haye'de (Touraine) doğdu. Rennes parlamentosunda danışmanlık yapmış olan babası Joachim Descartes oldukça zengin bir kişiydi. Annesi Jeanne Brochard onu doğurduktan bir yıl sonra bu dünyaya gözlerini kapayıvermişti. On yaşında Cizvitlerin Collège Royale de la Flèche okuluna giren Descartes on sekiz yaşında bu okuldan ayrıldı, iki yıl sonra yani 1616'da Poitiers'de hukuk öğrenimini tamamladı. Askerlik mesleğini seçerek 1618'de Moritz von Nassau'nun, 1619'da Bavyera seçicisinin, 1621'de Bocquoy kontunun ordularına girdi; böylece Almanya'yı, İsviçre'yi, İtalya'yı, Hollanda'yı, Macaristan'ı, Polonya'yı dolaştı. 1627'de ünlü La Rochelle kuşatmasına katıldı. 1628'de Hollanda'ya çekildi ve kendini felsefeye adadı. Kitap zamanın en önemli felsefik romanıdır ve hala okunan Dünya Klasikleri arasındadır. Düşünüyorum Öyleyse Varım sözünün çıktığı bu kitap yöntemle ilgili pek çok sorunu ele alınır, ancak yalnızca yöntemin uygulamalı yanıyla ilgilenilir, köklü bir yöntem araştırmasına gidilmez. Kitapta on ikişer kuralı içeren üç bölüm olacaktır. Ne var ki filozof ilk on sekiz kuralı incelemiş, onları izleyen üç kuralı bildirmiş ama incelememiş, kalanına hiç dokunmamıştır
Yöntem Üzerine Konuşma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
7