Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Önyargı
9/10
·159 syf.··
2022 106. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2022 20:30
Reşat Nuri GüntekinReşat Nuri Güntekin, sanırım Türk edebiyatının en önemli eserlerinden ÇalıkuşuÇalıkuşu kitabından dolayı tanımayanın pek olmadığı yazarlardandır. Cumhuriyet dönemi edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Roman, öykü ve oyun kitapları yazmıştır. Eserlerinde genellikle Anadolu halkının yaşamı ve yaşadığı toplumsal sorunları üzerlerine yazmıştır. Aynı zamanda bir dönem milletvekilliği de yapmıştır. Paris te de kültür ataşeliği yapmıştır. Kendisi Anadolu halkının sorunlarını dile getiren ilk başarılı Türk yazar olarak görülür. Özellikle edebi dili harikadır. Süper bir gözlem yeteneği vardır. Eğitimli insanların etrafında şekillendirir genellikle hikayelerini. Arap alfabesi ile başladığı yazarlık serüvenine Latin alfabesiyle devam eden yazarımız, iki dili de çok güzel özümsemiştir. Cumhuriyet aşığı olarak bilinir. AcımakAcımak, kitabına gelecek olursak : Kitap kısaca önyargının ne kadar can yakıcı sonuçları olabileceğinin, vicdanını nasıl yaralayabileceğinin en net fotoğraflarından biridir bence. Çok kısa bir kitap da olsa, verdiği mesaj açısından değerli bir eserdir. Yanlış yönlendirmelerin bir çocuk için ne vahim bir gelecek inşa edebileceğini bizlere gösterir. Kitabı, özellikle 18 yaşından küçüklerin okumasını öneriyorum. Büyüklerin çok fazla mesaj çıkarabileceği bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Ortalama 13 yaşında birileri okursa daha faydalı bir eser olur. Reşat Nuri, kitabı 1928 senesinde yazmış ve yayınlamıştır. Kitap, çok kısa bir kitap. Her sayfanın altında yüzlerce kelimenin günümüz Türkçe karşılığı da mevcut. Bu şekilde de günümüz Türkçe sinin ne kadar değiştirildiğini de görüp, üzülüyoruz. Güzel oluyor :) Kısa soluklu ve değindiği konu açısından da bakarsak, kısıtlı konusu olan bir kitap. Romandan ziyade hikayeye daha yatkın. Hatta hikaye ve mektup karışımı da diyebiliriz. Küçük
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
10/10
·159 syf.··
2023 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2023 20:01
Acımak... Bazılarında ne kadar eksik olan bir duygu. İnsan hiç acıma duygusunu kaybeder mi ? Yaşanılanlar bazı duyguların bizden ayrılışına neden olabilmekte. Reşat Nuri Güntekin tarafından kaleme alınan Acımak romanında Zehra öğretmen ile ailesi için türlü türlü fedakarlıklar içerisinde bulunan Mürşit'in bakış açısından çektikleri dram dolu günler anlatılıyor. Zehra öğretmen çalışkan, dürüst, başarılı olduğu kadar işini yapmayanlara, eksik yapanlara karşı acıma duygusunu kaybetmiştir. Olaylara yaklaşımı olayların sonuçlarına göredir. Neden hiç ön planda değildir. Derse geç kalan öğrencinin çok hayati mazeretleri olmasına rağmen onlara karşı bile acıma duygusunu kaybetmiştir. Bu yapısının arkasında geçmişte yaşamış oldukları yatmaktadır. Kendini ihmal etmiştir. Bunu şu güzel alıntı ile desteklemek yerinde olacaktır. "Kendi insanlığımı, kendi haklarımı unuttum. Hayatımı başkalarının saadetine vakfettim". Zehra öğretmen babası Mürşite karşı öfke, utanç duymaktadır. Babası olduğunu dahi inkar eder. Bir gün bir haber gelir babası Mürşit Bey hastadır ve ölmek üzeredir Zehra öğretmen babasının yanına gider ama ona karşı acıma duygusunu kaybetmiştir. Yanına gittiğinde yetişememiştir. Babasından ona kalan hatıra defterini okumaya başlar. Okuduğunda ne çok pişman olmuştur babasına duyduğu kinden, öfkeden. Mürşit bey ne zorluklar çekmiştir ailesi için şehirden, kasabalara sürüklenmiş memuriyetten kaymakamlığı yükselmiş ailesinin saadeti için işçi bile olup çalışmıştır. Yaptığı yanlış evlilik hem kariyer hayatını hemde aile yaşantısını etkilemiş eşi ve kaynanası çocuklarını babasına karşı doldurmuş bambaşka tanitmişlardir. Bir çocuğunu kaybeden Mürşit bey kızı Zehra'yı zorlukla yatılı okula verir bari o kurtulsun diye kurtulur da . Zehra ne çok pişmandır babasını
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2023 114. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2023 14:32
Reşat Nuri Güntekin / Acımak Akıcı, samimi ve hüzünlü bir hikaye #Acımak. Kitapta memuriyet yaşamında yaşanılan zorluklar, yanlış yapılan evlilikler ve gözlere inen perdelerin bir baba kızın hayatına nasıl etki ettiği çarpıcı bir şekilde yansıtılıyor. 1928 yılında yayınlanan bir eser olmasına rağmen o zamandan bu zamana pek bir şeyin değişmediğini görmek üzücüydü. “Önyargı; hayata kirli bir camdan bakıp, her şeyi kirli bilmektir.” demiş La Edri. Bu kitabın ana fikri de tam olarak bu aslında. Zehra’nın babasına ve hayata karşı olan acımasız önyargıları. Zehra otuz yaşlarına gelmiş, Anadolu’da öğretmenlik yapan biri. Doğruluğu ve fedakarlıkları zaman içinde onu kasabanın sevilen ve sayılan bir kişisi yapmış. İyi özelliklerinin yanında tüm hayatını etkileyen kötü bir özelliği var. Zayıflık gösterenlere, beceriksizlere ve kararsız kalanlara karşı çok acımasız. Birgün gelen bir telgrafta senelerdir görmediği, varlığını bile inkar ettiği babasının ölüm döşeğinde olduğu haberini alır. Babasının tek isteği Zehra’yı bir kere de olsa görmektir. Babasına yetişemeyen Zehra’yı bir günlük karşılar. Bu günlükte idealist bir genç olarak işini yaptıkça göze batan, onun için ordan oraya atanan bir Kaymakamla tanışır. Bu genç doğruları uygulamaya çalıştıkça yanlışlarla karşılaşan ve farklı zorluklarla boğuşan biridir. İş hayatı gibi yaptığı evlilik de başarısız olan bu gencin yaşadıklarını okudukça yüreğiniz dağlanacak. Kitaba başladığınızdaki önyargılarınız, aynı Zehra’da olduğu gibi tek tek yıkılacak. Her yaşın okuması gereken ders niteliğinde bir eser. Keyifli okumalar…
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Bu eseri Dostoyevski okusa, Reşat Nuri Güntekin'e talebe olurdu...
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2023 36. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2023 01:25
Bu esere 10 puan verdikten sonra diğer puanladığım bütün eserleri bir puan düşürmeyi düşündüm. Zira bu eserin 10 puan aldığı kütüphanede diğer bütün eserler, türü ne olursa olsun en fazla 9 puan alabilirler... ... Ben bu kadar hayatı tanıyan, bu kadar ruhları çözümleyebilen ve dahi bu kadar derinden hissettirebilen bir ikinci kitap daha okumadım. Alalade bir teşvik ile temin edip okuduğum bir eserden bu derece etkilenmek aklımın ucundan bile geçmezdi. Bırakın hayatımın bundan sonrasını belirleyeceğini, Türk edebiyatında böyle bir eserin yaratılabileceğine ihtimal dahi vermezdim. Ancak bu eser, bütün tahminlerimin ne kadar nakıs olduğunu en yüksek kelamdan nutketti. Bu eser, kesinlikle ülke sınırlarını aşmalı. Bütün ülkenin edebiyat severleri olarak var gücümüzle bu eseri bütün bir dünyaya okutmalıyız. Zira şu eseri okuyup da ondan nasiplenmeyecek bir dimağ yoktur bana göre yeryüzünde. Öyle ki mübalağa ettiğimi düşünmenizden çekinmesen "Reşat Nuri'nin bu eserini okumuş olsa Dostoyevski dahi önünü iliklerdi" derdim. Ama eseri okumadan bu meramımı anlamınızı beklemem evvela size haksızlık etmek olur. Lütfen bu eseri okuyunuz ve okutturunuz efenim. Benim okuma hayatımın zirvesi oldu.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
10/10
·160 syf.··
2017 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2017 11:44
Uzun uğraşlarım sonrası sanırım arkadaşıma, okuma alışkanlığı kazandıracağım. Dile kolay liseden süre gelen tam on iki yıllık arkadaşlık. Zannediyorum ki o, en yakın arkadaşım benim. Hayatının en ince ayrıntılarını bile anlatır bana, tabi bende ona. Kendisi öğretmendir benim gibi ancak benim aksime atanmış hayatını düzene koymuş biridir. Hayatında yaptığı ve yapacağı her şey sıra içindedir. Önce lise biter, üniversite kazanılır, üniversite biter, sonra askerlik. Askerlikte tamam derken atanma sırası gelir. En nihayetinde atanma işi de tamamdır. Geriye, kafa yapısına uygun bir kız bulup evlenmek ve sonrasında müthiş bir nizam içinde olan hayatını, yapılacaklar listesinden yine sırasıyla devam ettirerek kaçınılmaz olana doğru yol almak kalıyordu. Bu aralar kafası çok karışık arkadaşımın. Bir edebiyat öğretmeni varmış okulda; “Çok güzel bir kız, fiziği gayet iyi saçları, hele saçları öyle güzel ki onu görünce kendimi ona bakmaktan alıkoyamıyorum Anıl.” Diye çoğu zaman onun ihtişamına dem vurarak konuyu açar ve kızın davranışlarında ki tutarsızlıkları ile konuyu enine boyuna tartışarak, ondaki bu tutarsızlığın nedenlerini ve bu nedenlere nazaran bizim çocuğun, ona nasıl davranması gerektiğine dair kararlar alırız. Yine bir gün bu konular üzerine kafa yorarken; “Oğlum Anıl, ne yapacağım ben her geçen gün uzaklaşıyor benden, ne yapmak gerek? Ah bir bulabilsem keşke. Ortak bir yön bulabilsem.” Diye hayıflanırken birden aklına bir fikir geldi; “Aa bir dakika geçen İnstagramında bir kitap paylaşmıştı, onun üzerinden gitsek olmaz mı, ne dersin?” diye sevinçle bana döndü. Bende yardımcı olma arzusuyla fotoğrafı açmasını söyledim. Fotoğrafta Albert Camus’un Yabancısı ve onu tutan bir el gördüm. “Tamam. Varoluşçuluk felsefesini seviyor olmalı. Buna dayanarak varoluşçu yazarları
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
8/10
·159 syf.··
2023 38. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2023 00:51
Kitaptan bahsetmeyeceğim herkesin kopyala yapıştır yapılmış gibi paylaştığı incelemelerden hoşlanmıyorum. Erkekseniz ve henüz evlenmediyseniz bu kitabı okuyun derim, erkekseniz ve evlenmişseniz yine bu kitabı okuyun derim. Çevremizde bu kadar ahlaksın insan varken, kılığı kıyafeti, düşüncesi hali tavrı ırkı hiç fark etmez bu kadar çok ahlak yoksunu içerisinden evleneceğiniz bir eş seçmek çok zor hem de çok. Genellikle erkeklerin çapkınlıklarından ahlaksızlıklarından dem vururlar kızlarımız evlenmeye değer erkek yok diye beklerler ama erkeklerin sıkıntısı daha büyüktür onlar kadınların fenalıklarını sezmezler iyi niyetlerini kolay kolay bozmazlar. Çevremde gördüğüm gözlemlediğim bir çok ailede bu böyledir ki kadının fenalığını fesatlığını bir erkeğe inandıramadığım gibi başka bir kadını da inandıramadığım olmuştur bu nedenle bir çok yerde kendilerinin anlamasını beklediğim oldu. Reşat Nuri GüntekinReşat Nuri Güntekin o kadar net anlatmış ki bu durumu içimi yağları eridi okurken. Zehra öğretmenin babası mürşit efendi yaptığı yanlış evlilik yüzünden hayatı boyunca görünmeyen bir ateş içinde yanar kavrulur Zehra öğretmen her şeyden habersiz babasından nefret etmektedir iş işten geçince gerçekleri öğrenir bizimle birlikte. Sizler iş işten geçmeden anlayın, bu sözlerim kızlar içinde geçerli, kadınlar çok güzel rol yaparlar aldanmayın yanmadan kendinizi koruyun sosyal medyanın sahteliklerine kanmayın çocuğa öğüt verir gibi yazmak istemezdim ama bunlar böyle basit kelimelerle yazılacak şeyler… Kitabı okurken mürşit efendinin eşi ve kayınvalidesinin yaptıklarını gördükçe gözümde günümüz kızları canlandı ve maalesef daha berbat haldeler ( sizleri kötülemek adına yazmıyorum üstünüze alınmayın ) tiktok ve Instagram da hepimizin şahit olduğu bir çok iğrençlik mevcut kitapta bahsedilen zamanlar eski olduğu halde
1000Kitap
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Heba Olanlar...
Puan vermedi·159 syf.··
2024 162. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2024 18:18
Heba olan hayatlar ve duygular... Zehra' nın öğretmen olup küçük bir yerde görev almasıyla hikaye başlıyor. Zehra' nın kesin olarak reddettiği ve hayatının hiç bir yerinde etkisi olmadığını zannettiği babasının ölüm döşeğinde olduğunu öğrendiği haberle birlikte Zehra'nın bir gecede değişen duygu ve düşünceleri konu ediliyor. Zehra öğretmenin acıma duygusundan yoksun olmasından yola çıkarak, O' nun bu kadar acımasız olmasının sebeplerinin aslında yetişme şartları olduğu anlaşılıyor. İnsanın kendi içinden geldiğini zannettiği bazı duygu ve düşüncelerin sürekli maruz kaldıkları çevre şartları olduğu da okura fark ettiriliyor. Ve insanın bilmediği şeylere anlam vermediği için en yakınlarına bile ömür boyu düşmanlık güdebileceğini kitapta apaçık biçimde görüyoruz. İnsan ilişkileri içindeki sorunların her zaman karşı taraftan kaynaklanmayacağı gerçeği bu alıntıyla özetlenmiş. ...o muzır insanlardan ki, fenalık kendi içlerinde olduğu halde onu dışarıdan geliyor sanacaklar, bütün hayatları müddetince ağlayıp tezallüm edecekler...s:124 Marazlı insanlar arasında kalıp hayatı heba olan baba' nın hikayesi keyifli okumalar...
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2025 11:48
Gözlerim dolu dolu kitap hakkında bir kaç kelam etmeye çabalayacağım.. Az önce kitap mı dedim. Övülmenin en yücesini hakeden muazzam, fevkalede, kelimelerin en güzeliyle tarif edecek olursam eğer o kelime her neyse o bu kitap. Bu eser. Bu miras. Tek başına baş yapıt, gerçek bir sanat eseri desem bir nebze kendimi vicdanen rahat hissetmiş olurum. Çok zaman kaybettim. Çok zaman ve biraz da ümit. Yaşamak bu galiba. Der Cemil Meriç. Bu sözün gerçek manasını bu kitabı okuduğumda iliklerime kadar hissettim. Beğendiğim (beni en çok etkileyen) alıntılara geçmeden önce, büyüklerimden hep duyduğum.. İşini, eşini, dostunu doğru seçebilen huzura erebilir. Kitabın ana teması gibi hayatında da ana teması bu üç tercih. Eğer bu tercihlerin olmasa bile aslında yalnızlığın bile tek başına bir nimet olabileceğini gösteren bir eser. Allah iyilerle karşılaştırısın sözünün aslında ne kadar yüce bir söz olduğunu kitapta geçen ‘HATIRA DEFTERİM’ bölümünü bitirdiğimde, iyilerle karşılaşmanın ne denli mühim bir şey olduğunu, yaşayarak öğrendiğim tecrübe gibi hiç aklımdan çıkarmayacağım. Tırnak içinde belirterek bir kaç alıntıyı burda da paylaşmak istiyorum.. “Huylarını, ahlâklarını pek iyi bilmediğim insanlardan daima çekinirim. ” “Evet, ben, şimdi büsbütün başka bir adamım. Bir köşede kendimi unutturmaktan, başımı dinlemekten başka bir şey istemiyorum.” “İnsanlar için şöyle deriz ama, aralarında iyileri de var... Fakat yazık ki, onlar, bu dünyada bir türlü bahtiyar olmanın yolunu bulamıyorlar. Ya bir çıkarpençe arkasına düşüyorlar ya akraba ahbap şerrine uğruyorlar. Sessizliklerine, yumuşaklıklarına kurban olup gidiyorlar.” “Bu yeni başlayan hayat karşısında bir program yaptım. Umdelerimi, kararlarımı önümdeki masanın kırık taşına kurşun kalemiyle birer birer yazıyorum: 1- Vicdanımın
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2026 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 11:20
AcımakAcımak , adı kadar duru; ama insanın içine işleyen, uzun süre zihinden çıkmayan bir roman. Reşat Nuri Güntekin bu eserinde, bir insanın düşüncelerinin nasıl yerle bir olabileceğini, kesin sandığımız yargıların nasıl yanlış temeller üzerine kurulduğunu ve “acıma”nın aslında ne kadar derin, ne kadar iyileştirici bir duygu olduğunu anlatır. Roman ilerledikçe şunu fark edersin: Başta kafanda çizdiğin karakter portresiyle, finalde karşında duran insan aynı değildir. En kalıcı etki ise şu sorudur: “Ben de insanları çok erken mi yargılıyorum?” Zehra: Sert Bir Kabuk, Sessiz Bir Yara Zehra, Cumhuriyet’in ilk yıllarında görev yapan, katı prensiplere sahip bir öğretmendir. Mesleğini bir geçim yolu değil, neredeyse ahlaki bir sorumluluk olarak görür. Disiplini sever, duygularını geri planda tutar, insanlara mesafeyle yaklaşır. Onu tanıdıkça anlarız ki bu mesafe, bir karakter özelliğinden çok, geçmişten taşınan bir kırgınlığın sonucudur. Zehra’nın dünyasında babasının yeri nettir: zalim, sorumsuz ve annesini mutsuz etmiş bir adam. Bu yüzden kalbinde ona dair tek bir sıcak duygu bile yoktur. Günlükle Gelen Hakikat Babası öldüğünde Zehra için bu haber, bir yas sebebi değil, yerine getirilmesi gereken bir görevdir. Cenazeye giderken içinde ne öfke vardır ne de özlem. Ancak orada bulduğu bir günlük, Zehra’nın yıllardır değişmeyen düşüncelerini sarsar. O satırlarda, nefret ettiği adamın acılarını, pişmanlıklarını, çaresizliğini ve kızına duyduğu sevgiyi görür. Hayatın yükü altında ezilmiş, konuşamamış, anlatamamış bir adam çıkar karşısına. Kötü değil; anlaşılmamış, susturulmuş ve yalnız bir baba… Bu fark ediş, Zehra’nın içindeki donmuş alanları yavaş yavaş çözer. Acımanın Gerçek Anlamı Zehra’nın dönüşümü gürültülü değildir. Büyük cümleler, dramatik sahneler yoktur. Ama değişim
1000Kitap
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
Reşat Nuri GÜNTEKİN / ACIMAK Merhaba arkadaşlar. Kitap oldukça Akıcı, samimi ve hüzünlü bir hikaye, Bir insanın adım adım küçülüşünü, çöküşünü, vicdanıyla muhasebesini, çektiği acıları okurken hissedeceksiniz. Yazar, nefretin nasıl acıya dönüştüğünü okuyucuya öyle etkileyici bir şekilde yansıtmış ki, gerçekten pes dedirten cinsten. İlk defa Reşat Nuri Gültekin okudum gerçekten çok iyi bir yazar olduğunu bana kanıtlamış oldu. Kesinlikle okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum Keyifli okumalar dilerim
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma

Yazar Hakkında

Reşat Nuri GüntekinYazar · 37 kitap
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889;, İstanbul - 7 Aralık 1956; Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yeşil Geceve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış romancı, öykücü ve oyun yazarıdır. Hayatı 1889'da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybetti, tek çocuk olarak büyüdü. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında dinlediği Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp,sanata heveslendiren eserleri arasına girdi. Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu. İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu. 1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı . Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikayeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu. Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi. 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'deBirleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı. Güntekin'e Akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orada hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. Levent’te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy’de ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine Reşat Nuri Güntekin ismi verilmiştir. Eserleri Hakkında Bilgiler Yazar, öykü, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Kahramanları genelde tek yönlüdür. Olay kahramanlarını çevreyle birlikte verir. Anadolu insanını iyi tanıdığını eserlerinden anlaşılır. Bazı eserlerinde genç cumhuriyetin toplumsal ideallerini işlemiştir. Reşat Nuri Güntekin eserlerine konuşma dilinin zenginliğini zorlanmadan yansıtır. Çalışma Yöntemi Hakkında Bütün romanlarının tiyatro halinde senaryoları olduğunu söyleyen Reşat Nuri, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar: "Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma imkânını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."