Sol Ayağım Sol Ayağım - 1

8,5/10  (1.409 Oy) · 
5.147 okunma  · 
1.358 beğeni  · 
23.453 gösterim
Christy Brown, beyin felcinin bir kurbanı olarak dünyaya geldi. Buna rağmen, yardıma muhtaç bu küçük bebek, İrlanda edebiyatının devleri arasında yerini alacak bir yazarın muhteşem hayal gücünü ve duyarlı zekâsını barındırmaktaydı.rnBu, Christy Brown'ın kendi hikâyesidir. Yazarın, sol ayak parmaklarıyla yazmayı, resim yapmayı ve daktilo kullanmayı öğrenmek için çocukluğunda gösterdiği mücadeleyi anlatmaktadır. Bu tarzda yazdığı diğer bir kitabı "Down All The Days" en çok satan kitaplar arasına girmiştir.rnSol Ayağım; Christy Brown'ı Daniel Day-Lewis'in canlandırdığı, çok başarılı bir filme konu edinilmiştir.rn"Sürükleyici, eğlenceli ve ilham verici"rn- Irish Times-rn"Erdemli ve hiçbir şekilde yozlaştırılmamış bir cesaret öyküsü"rn- Sunday Times-rn"Modern zamanın edebi başyapıtlarından biri"rn- Irish Times-
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2009
  • Sayfa Sayısı:
    189
  • ISBN:
    9786055913229
  • Orijinal Adı:
    My Left Foot
  • Çeviri:
    Kaan Mutlu
  • Yayınevi:
    Nemesis Kitap
  • Kitabın Türü:
Beyza Yuksel 
03 Tem 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Kitap öncelikle gerçek bir yaşam öyküsü olma nedeniyle beni derinden etkiledi. Bu kitap bizim Allah'a şükür etme nedenimizi ortaya koyuyor. Gerçekten kendimi Chris yerine koyunca bu durumun getirdiği müthiş zorluğu psikolijiyi anladım. Onun kadar umutlu olabilir miydim acaba onu da bilmiyorum Allah kimseye göstermesin. Bu zamana kadar okumadığıma pişman oldum ama er ya da geç okunmalı. Ne olursa olsun umudu kaybetmememiz gerekir.

Hilall 
 06 Mar 19:39 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 6/10 puan

Bu kitabı okuduktan sonra hiç bir şeyin imkansız olmadığını anladım eğer gerçekten birşeyi istiyorsak sonuna kadar götürmeliyiz çünkü vazgeçtiğimiz an kaybederiz. Çok süper bi kitap

Ali Ceyhan 
Dün 00:36 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hiç unutamadığım bir anıdır. O zamanlar 6. sınıfta okuyorum.Okulumuzda Esra Bahçeci adında genç,idealist ve aynı zamanda çok sevdiğim bir Türkçe öğretmenimiz var. Son derece neşeli,güler yüzlü,munis bir kadın.

Bir sabah Esra Öğretmen derse yine o güler yüzüyle girdi ve "Size bir kitap önereceğim,beni çok etkileyen bu kitabı beğeneceğinizden eminim." dedi. İsmi "SOL AYAĞIM"... İnanın kitabı okul kütüphanesinden o gün aldım ve iki gün içinde okudum. O gün bugündür etkisindeyim.

Kitap neden bütün zorluklara rağmen yılmamamız,mücadele etmemiz gerektiğinin kanıtı.
Şartların zorluğunu bahane olarak değil başarı yolunda bir basamak,şevkimizi arttıran bir engel olarak görmemiz gerektiğinin tanığı niteliğinde.
Neden hayatta her şeye rağmen yüzümüzdeki gülümsemeyi eksik etmememiz gerektiğinin,ideallerimizden asla vazgeçmememiz gerektiğinin bir göstergesi tıpkı Esra öğretmenim gibi...

Selam olsun ülkemin her yanında, her şartta ülkemin geleceğini yetiştiren gül yüzlü "ESRALARA"...

Derya Yalınkılıç 
14 Haz 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap doğuştan beyin felçli olan Christy Brown'un otobiyogrofik romanı, okuyup ufuk açacak türden.

Beyin felçli çocuğunun doktorların sözlerine kulak tıkayıp eğiten fedakar anneye hayran kalmamak elde değil. Çocuk eğitiminde annenin rolünün ne kadar belirleyici olduğuna bir kez daha şahit oldum. Tabii Christy Brown'un azmini de unutmamak gerek.

Filmini önce izlemem kitaptan daha az etkilenmeme neden olsa da okurken de keyif aldım. Ama filmden daha fazla etkilendiğimi belirteyim. Bu başarı öyküsünü herkes okumalı bence. :)

Keyifle okuyun, umutlu kalın... :)

Berra Nisa GENÇ 
 14 Nis 23:13 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · Puan vermedi

Bazen kendinizi boşluğa bırakmak istersiniz. Bazen, hayatın ellerinden tutmayı reddedip, karanlıkta kaybolmayı kabul edersiniz. Ama asla umutsuzluğa düşmemelisiniz. Hayat acıdır, kabullenmemiz gereken gerçekleri vardır. Ama hayal kırıklıkları ve gerçekliği ile, hayat hayattır. Ne zaman vazgeçmeyi düşünürseniz, hayatın sizi daima kabul edeceği gerçeğini unutmayın, yanlız değilsiniz...

Zehraca 
 14 Haz 00:59 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Türkiye'de 8.5 milyon engelli olduğunu ilk öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Neredeyse her dokuz kişiden biri engelli bu ülkede. Peki sayıları bu kadar fazla olan bu insanlar neredeler? Niye sokaklarda bu insanlarla karşılaşmıyoruz?

Mustafa Öztürk'ün anlattığı bir hikaye bu soruların ve toplumun bu insanlara karşı olan umursamazlığının cevabı aslında. Hikayeye göre: "Zeus bir gün toplamış kahinlerini demiş ki: 'Bu engelliler şu şu suçlardan dolayı cezalandırıldılar. Bunlara dünyada yardım edebileceklere de ben aynı cezayı vereceğim.' Kahinler de bu korkudan dolayı engellileri şehrin dışına itmişler. O zamandan beri engellilerin şehrin dışında yaşaması istenmiştir. Engelliler çok tanrılı dönemde şehrin dışında yalnızlığa ve ölüme terk edilmiştir. Hıristiyanlar da engellilerin lanetli olduğunu kabul etmiştir. Germen İmparatorluğu'nda engelli bir çocuğa sahip olan anne, baba ve büyük kardeşe engelliyi suda boğarak öldürme hakkı tanınmıştır. Sanayi devrimine kadar engelliler kirli işlerde çalıştırıldı."


Günümüzde engellileri şehrin dışına sürmüyoruz belki. Ama onları dört duvar arasına hapsedip görmezden gelmeyi, ya da bir gün bizim de onlar gibi olma ihtimalimizi görmezden gelmeyi yeğliyoruz. Nüfusun çok büyük bir kısmını oluşturmalarına rağmen, özellikle ülkemizde onları neredeyse yok hükmünde sayıyoruz. Hayatın her anı onlar için inanılmaz zorluklarla dolu olmasına rağmen ne sokakta, ne sosyal hayatta, ne de iş yaşamında onlar için işleri kolaylaştırmadığımız ve yardımcı olmadığımız gibi bir de hayatı onlar için bir cehenneme çeviriyoruz.

Onların birer azılı suçlu gibi dört duvar arasında tıkılı kalması veya korkunç bir yalnızlığa mahkum olması hiçbirimizin umrunda olmuyor. Ta ki bir gün bu durum, bir sevdiğimiz ya da bizim başımıza gelene kadar.

Kitap doğuştan beyin felci geçiren ve dünyayla tek bağlantısı sol ayağı olan birinin otobiyografik hikayesi. Kitabın en beğendiğim tarafı; yazarın hayatta karşılaştığı sorunları, engelli olmasını ve çevresindeki insanların yarattığı zorlukları anlatırken kullandığı diliydi. Ajitasyona ya da herhangi bir duygu sömürüsüne girmeden, okuyanlara kendisini acındırmaya çalışmadan anlatacaklarını gayet net anlatmış olması bu kitabı değerli yapan en güzel yanı bence. Kısaca engellilerin yaşamı, duyguları, mücadelesi, azmi ve bunun yanında onların sorunlarına nasıl çözümler üretilebileceğine dair güzel bir eser çıkmış ortaya. 22 çocuğuna rağmen christy'e verdiği sonsuz destek sayesinde onun hayata tutunmasını sağlayan annesi ise kitaptaki en etkileyici karakterdi.

Normalde kitaplardan uyarlanan filmler her zaman için kitapların gerisinde kalır ama yaptığım küçük araştırmaya göre bu kitaptan uyarlanan aynı isimli film, kitaptan çok daha iyiymiş. Henüz izlemedim ama izlersem film hakkındaki görüşlerimi de eklerim.

Şimdilik bu kadar :)

Murat Karaarslan 
26 Mar 15:58 · Beğendi · 9/10 puan

Harikaydı. Hayatta öyle ufak şeyleri engel olarak görüyoruz ki her şeyi başarabilecek gücümüz varken çok kolay pes ediyoruz. Christy Brown' un hayatını anlattığı bu kitap şüphesiz size çok şey katacak. Bu kitabı okuyupta duygulanmayan insan yoktur galiba.

Yonca 
11 Haz 00:19 · Beğendi · 10/10 puan

Christy doğuştan beyin felcidir.Bir çocuk için yaşıtları ve kardeşleri gibi özgürce,çocukluğunu yaşayamamak çok acı bir durum olsa gerek.Şahsen kardeşleri oynarken christyinin çaresizce seyretmekle yetinmesi içimi burkmuştu.Elimizde her imkanımız varken olanakları değerlendiremiyoruz ne yazık ki en basitinden halimize hiç şükür etmiyoruz.Christynin durumuna en çok destekçi annesi...Onun iyi olması adına elinden geleni yapıyor,çünkü o bir anne.Christy annesinin vermiş olduğu destek ile sol ayağıyla mücadelesini sürdürüp yılmıyor.Hayatımızdaki en büyük engel sevgisizliktir.Gerekli ilgi,sevgi,inançla,sabırla herşeyi başarmak mümkün.

Sol Ayağım; kitap okuyan herkesin ufakta olsa bir fikrinin olduğunu düşündüğüm bir kitap. Okumadan önce elbette benim de bazı düşüncelerim vardı. Bu kitap bana göre umut vaat eden bir kitap. Bir yerden eksik olsak bile başka bir belirginlik o boşluğu kapatır. Christy çok umutsuz bir çocuk. Kendini her şeyden soyutlamış, bir an önce ölümün onu bulmasını bekleyen biri. Ama zamanla öğrendiği "A" harfi ve çizdiği resimler her şeyin başlangıcı oluveriyor. Bu dünyada "tek" olmadığını, kendisi gibi bir çok insan olduğunu fark ediyor. Umutsuzluğun yerini yavaş yavaş umut kaplıyor. Karşılıksız aşkları oluyor. Kimsenin anlam veremediği resimleri..
Ne olursa olsun annesiyle arasında ve kimsenin onu anlamamasına rağmen gözleriyle bile annesine ne hissettiğini anlatabilen bir bağ.
Aslında çok da fazla anlatmama gerek yok, bence herkesin gözünü açacak olan bir kitap. Özellikle ön yargısı olan kişilerin duvarlarını yıkabilecek bir kitap. Kimse değersiz değildir. Bir eksinin yerini iki tane artı doldurabilir. Umutsuzluklarla dolu 4 duvarın içinde başlayan bu hikaye seyircilerle dolu bir konferans salonunda son buluyor. Sıcacık umut dolu bir kitap kesinlikle okumayanlar okumalı. :")

Ayşenur 
10 Şub 22:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Christy Brown doğuştan beyin felcidir. Christy muayene eden doktorlar onun zihinsel özürlü olduğunu ve öyle kalacağını söylerler. Doktorların bu ümitsiz tutumlarına rağmen annesi iyileşeceğine hep inanmış ve bunun için elinden gelen desteği vermiştir oğluna. Cesaretin, azmin ve bence daha çok aile olabilmenin etkileyici hikayesi.

Kitaptan 405 Alıntı

esraaltunerrr 
 11 Mar 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Kitap
Daha önce pek fazla okumuyordum. Kitaplar evimizde pek sık görülmezdi. Ekmeğin daha önemli olduğu düşünülürdü. Karnımızı doyurmak zihnimizi doyurmaktan daha önemli bir işti.

Sol Ayağım, Christy BrownSol Ayağım, Christy Brown
esraaltunerrr 
11 Mar 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

O benim için bir anneden daha fazlasıydı; savaştaki silah arkadaşımdı.

Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 82)Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 82)
Aysel 
06 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yalnızdım, kendi dünyama hapsolmuştum, diğerleriyle iletişim kuramıyordum; varlığımı onların varlığından ayıran, beni onların hayatı ve faaliyetleri dışında tutan camdan bir duvar vardı sanki.

Sol Ayağım, Christy BrownSol Ayağım, Christy Brown
Elif Kimya Salt 
 07 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Tony, bana dünyadaki her şeyi Tanrı'nın inşa ettiğini söylediğinde, ona pis bir yalancı olduğunu söyledim, çünkü babam, evleri sadece duvar ustalarının yapabileceğini söylemişti ve Tanrı'nın duvar ustası olmadığını biliyordum.

Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 28)Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 28)

Herkesin yapacak bir şeyi vardı, onları meşgul edecek, zihinlerini ve ellerini faal tutacak şeyler. Hayatlarını bir bütün kılacak ilgi alanları, faaliyetleri ve amaçları vardı; bütün bunlar enerjilerine doğal bir kaynak ve doğal bir ifade ortamı sağlıyordu. Benimse yalnızca sol ayağım vardı.

Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 81)Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 81)
Mehmet Aldemir 
31 Tem 00:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Aynadan nefret eder ve korkar olmuştum. Bana çok fazla şey anlatıyor gibiydi.

Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 44 - Nokta Kitap)Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 44 - Nokta Kitap)
esraaltunerrr 
11 Mar 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Çocukken sakatlığımın bilincine vardığımda acı acı ağlamıştım. Artık ağlamıyordum; gözyaşlarının ferahlatıcılığını bile yaşayamıyordum. Bütün acım içimdeydi.

Sol Ayağım, Christy Brown (84)Sol Ayağım, Christy Brown (84)
41 /