Merhaba Sevgili Okur...
Kitabın en çarpıcı yönü, bir insanın dış görünüşü ve fiziksel kısıtlamaları nedeniyle nasıl kolayca "yok" sayıldığını göstermesidir.Beyin felci (CP) ile doğan ve sadece sol ayağını kullanabilen Christy’nin, toplumun "zihinsel engelli" yaftasına karşı verdiği savaşı anlatır. Bir gün sol ayağıyla kardeşinden kaptığı bir tebeşirle yere "ANNE" kelimesini yazması, onun dünyayla kurduğu ilk gerçek bağdır.Kitap, sadece bir engellinin neler yapabileceğini göstermez; aynı zamanda Dublin’in işçi sınıfı hayatına dair sosyolojik bir pencere açar.
Aile desteği (özellikle annenin inancı), azim, sanata tutunma ve fiziksel engellere rağmen entelektüel bir kimlik kazandırır.
Brown’un üslubu akıcı, samimi ve yer yer oldukça ironiktir.
"Annem benim için bir sığınaktı; dünyanın geri kalanı beni bir bitki gibi görürken, o içimdeki ışığı fark eden tek kişiydi."diyor.
Acımaya değil, hayranlığa davet eden; bir insanın tebeşirle başlayıp daktilo ve fırçayla devam eden zafer öyküsüdür.
Sol Ayağım; sesini duyuramayan bir zihnin, tek bir uzuvla dünyayı nasıl yerinden oynatabileceğinin sert ve mağrur kanıtıdır.
Zihin özgür olduğu sürece, bedenin sınırları aşılabilir.
Kitapla kalın..:)
Yeni okumaya başladım çok güzel bir kitaba benziyor.Heyecanla okuyorum. Okudukça bir kaç sayfa daha okuyası geliyor insanın.Çok uzun süre olmadan bitireceğime eminim.
Yazarın kendi yaşam öyküsünü kaleme aldığı otobiyografi türünde bir kitap. Konusuna gelince; Beyin felçli olarak dünyaya gözlerini açan, doktorların bedensel engelinin dışında zihinsel engelli de olduğunu düşündükleri yaşama şansı tanımadıkları Chrısty'nin öyküsü. Annesinin bitmek bilmeyen mücadelesi sonucunda küçük çocuk sol ayağını eli gibi kullanmayı başarır resim yapıp, yazı yazmaya başlar. Bu romanı da sol ayağını kullanarak yazmıştır. Çok etkileyici, tavsiye ederim.
Sol AyağımChristy Brown · Nora Yayınları · 201794,8bin okunma
Bu sabah yine metroda, aynı yerde, bana ait tabureyi açıp oturdum. (Evet, elimde taşıdığım kendi taburemle yolculuk yapıyorum.) Diğerinden daha havalı görünen fakat tam alışamadığım yeni koltuk değneğimi yanıma alıp kitabı okumaya başladım. Son 5-10 sayfa kalmıştı zaten. Bir kaç gündür bacaklarımdaki ağrılar iyice arttı. Yaklaşmakta olanın iyice yaklaştığını (protez ameliyatı)buram buram ağrı kokan gecelerin sabahında çok net hissediyorum.
Ağrılarla dolu bu duygu yoğunluğunun üstüne kitabın "bana göre" enfes sonu beni öyle bir hale getirdi ki, bunu kesinlikle kitabı okuyanlar anlayacak dedim. (ki zaten aynı kitabı okuyup yekvücut olmuyor muyuz? Farz edin kendi kendime konuşmuşum.)
-5 duraklık o yolculuk bitmesin, bari kitabı bitireyim. Sonu ölümlerle biten okuduğum son kitaplardan sonra gerçekte yaşanmış gerçek bir güzel son olsun.
Ama aynı zamanda da yolculuk hemen bitsin. Yoksa 37 yaşındaki bu orta yaşlarındaki sulu gözlü adam metronun ortasında ağlayacak.
Dayanışma, gayret, emek, ziyadesiyle hayal gücü, yer yer ümit ve kocaman bir aile sıcaklığı ile dolu (Yine bana göre) masal kıvamında bir kitabın son sayfasını kapattım. Birkaç saniye sonra benim durağımın anonsunu duydum. Yeni elime geçen ve artık kullanmayacağım koltuk değneğinin yardımıyla metrodan çıktım. Evet, aydınlık ve güneşli sabahlar doğuyor dedim. Acaba dedim. Güzel bir eser okuduğum için mi sabah böyle güzel oldu, yoksa sabah böyle güzel olduğu için mi eser çok hoşuma gitti.
Sol AyağımChristy Brown · Nora Yayınları · 201794,8bin okunma
“Senin üstesinden gelemeyeceğin hiçbir şey yok christy” beyin felci olan christy brown’un hayata tutunma mücadelesi verirken tutunduğu umutlarını, uğraşlarını anlatıyor otobiyoğrafik romanda.
Engeller, evet hayatımızı zorlaştırıyor lakin engellerimiz var diye yaşamaktan vazgeçmemeliyiz. Kitabın sonuna gelip, gözlerimizi kapatıp düşündüğümüzde, şu cümle dökülüyor dudaklarımızdan; “Umut ettikçe varız, mücadele ettikçe yaşarız “
Sol AyağımChristy Brown · Nora Yayınları · 201794,8bin okunma
Hayatın bittiği anda bile yeni bir yeşermenin nasıl başlayacağını hissettirdi. Aşk, hüzün, yoksulluk, birliktelik, mutluluk, tutsaklık, kapanma, istek, reddetme değişik duygular.... "HAYATI SEV ONUNLA YAŞAMAYI BİL ".
Gerçek bir yaşam mücadelesi.
İnsan hem hüzünleniyor hemde yazarın olağanüstü başarısı ile mutlu oluyor.
Azim ve başarı insanı hedeflerine ulaştırır. Yazar aslında bu kitapta insanların engelli olan vatandaşlara karşı empati yapma duygusunu da bir nevi okura aktarıyor.
Engel insanın kafasında başlar eğer insan kafasındaki engelleri kaldırmazsa bir adım dahi atamaz.
Bu kitabı okurken sahip olduğumuz şeylerin en basit şeylerin bile değerini fark etmemizi sağlayacağını düşünüyorum..
"Her insan bir engelli adayıdır ve en büyük engel sevgisizliktir.."
Sol AyağımChristy Brown · Nora Yayınları · 201794,8bin okunma
''Christy Brown, 22 çocuğu olan bir ailenin ortanca çocuklarıdır. Evet, yanlış okumadınız tam 22 çocuk! Tıpkı biz doğulular gibi kalabalık bir aile. Böyle kalabalık bir evde nasıl bir ortam oluşur, nasıl yaşanılır varın siz düşünün! Dünyaya gözlerini açtığında, doktorlar ve yakın akrabaların gözünde onun yaşayıp yaşamayacağını, yaşasa bile doğuştan engelli olduğu için umutsuzca baktığı bir vaka; ancak Annesi o eli öpülesi Annesi hiçbir zaman bu duruma olumsuz bakmadığı ve hayatı boyunca bütün benliğiyle yanında durmayı, diyebilirim ki duble anneliğe bürünmüş bir ruh haliyle Christy'i sevgi dolu içten bir merhametle kucaklamayı başarmıştır. Hiçbir zaman karamsarlığa düşmemiş ve asla diğer çocuklarıyla ayrım yapmamış, karakterli insan nasıl olunur bize bu kitapta yansıtılmıştır. Ve Christy Brown, engelli olduğu halde (ki bedenen) birçok sağlıklı insanlardan daha zeki, hayatı sorgulayan ve düşünen bir şahsiyettir. İlk olarak sanatsal açıdan baktığımızda sol ayağıyla resim yapmaya başlayan, -ki sadece sol ayağını kullanabildiğini hatırlatayım- daha sonraları, yaşadığı olumsuzluklar, koşulların ona hayatı sıkıcı hale getirebilecek, artık geçmişte yaptıkları şeyler bundan sonraki yaşantısında tatmin etmeyeceği üzere yazmaya başlayacaktır. Ve başardı da...''
-Kitabın çok akıcı bir yönü var; üstelik yumuşak bir dil kullanıldığını söyleyebilirim. Hiç sıkılmadan okuyabileceğiniz, eğlenceli tarafı var diyebileceğim, ama aslında en doğrusu hüzün-çaresiz-sevinç-umut-azim-düşünceli-kararlı ile karışık baş yapıt bulabileceğiniz bir kitap, hayır! hayır! bir yaşam öyküsü...
Uzun zamandır okumayı istediğim bir kitaptı ve nihayet okudum. Çok güzel bir kitaptı. En çok da baş kahramanın annesine bayıldım. Doktorlar, çevresindeki insanlar senin çocuğun "gerizekalı" deseler de onlara hiç bir zaman inanmayıp çocuğu için elinden gelen her şeyi fazlasıyla yapan fedakar müthiş bir anne. Çok güzel bir başarı öyküsüydü. Doğarken beyin felci geçirerek doğan ve sol ayağı dışında bedenini kullanamayan yazarımız, yaşadığı tüm zorlukları, diğer insanlardan farklı olmasının nasıl hissettirdiğini akıcı sadece bir dille anlatmış. Herkes bedensel engelli doğabilir yada daha sonra geçirebileceği bir kaza sonucu da bedenini kullanmakta zorluk çekebilir, lütfen böyle birilerini etrafta gördüğümüzde acıyan gözlerle onlara bakmayalım çünkü bu onları gerçekten fazlasıyla incitiyor. Yazar da bu konularda yaşadığı zorlukları da çok güzel anlatmış.
Bedenimizi, zihnimizi dilediğimiz gibi özgürce kullanabildiğimiz her an da ne kadar şükür etsek gerçekten az.
Christy Brown
Sol AyağımChristy Brown · Nora Yayınları · 201794,8bin okunma
Kitap, doğuştan beyin felciyle dünyaya gelen Christy Brown’un sadece sol ayağını kullanarak yazı yazmayı öğrenmesi ve hayata tutunma mücadelesini konu alır. Annesinin sevgisi ve desteğiyle, toplumun tüm önyargılarına rağmen yazar, resim yapmayı ve yazmayı öğrenerek kendini ifade etmeyi başarır.
Gerçek, ilham verici ve duygusal bir yaşam öyküsü. Azmin, sevginin ve umudun insan hayatında nasıl mucizeler yaratabileceğini gösteren dokunaklı bir eser. Herkesin okuması gereken, farkındalık kazandıran bir kitap.
Sol AyağımChristy Brown · Nora Yayınları · 201794,8bin okunma
Christy Brown, 23 çocuklu bir ailenin, hayatta kalabilen 13 çocuğundan biri olarak Dublin'de doğmuştur. Beyin felci ile dünyaya gelmiş ve uzun süre hareket ve konuşma yetenekleri olmadan yaşamıştır. Doktorlar, başlangıçta C. Brown'un zihinsel olarak özürlü olduğunu düşünmüşlerdir ve öleceğini söylemişlerdir. Fakat annesi doktorların sözüne aldırmayarak oğlunun eğitilebileceğine inandı. Annesinin bu çabaları sonuç verdi ve Christy Brown sol ayağını kullanarak yazmayı ve resim yapmayı başardı. Konuşmaya başlaması ile birlikte, doktorlar tedavi biçimini değiştirerek fizyoterapiye ağırlık vermişler, böylelikle yazar daha rahat hareket edebilmeye başlamıştır. Yaşamı boyu yardıma muhtaç olarak yaşaması onun İrlanda'nın tanınmış yazarları arasına girmesini engellememiştir. Sadece sol ayağını kullanarak yazdığı eserler, onun dünya çapında bir üne kavuşmasını sağlamıştır. Kendi hayat hikâyesini yazdığı Sol Ayağım (My Left Foot) adlı eseri filme alınmıştır. Baş rolünü Daniel Day-Lewis'in oynadığı Sol Ayağım filmi büyük bir başarı kazanmıştır. Bu tarzda yazdığı diğer kitabı da (Dream All The Days) en çok satanlar listesine girmiştir. Londra'ya yaptığı birkaç ziyaret dışında bir kere de Amerika'ya giden yazar, tüm yaşamını Dublin'de geçirdi. Christy Brown 1981'de öldü. Christy Brown hayat hikâyesinin bulunduğu Sol Ayağım kitabında annesine sık sık teşekkür etmektedir. Ailesi onunla hep gurur duyduğunu belirtmiştir.