Puan

8.910 üzerinden
12,3bin kişi
Önyargı
9/10
·159 syf.··
2022 106. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2022 20:30
Reşat Nuri Güntekin, sanırım Türk edebiyatının en önemli eserlerinden Çalıkuşu kitabından dolayı tanımayanın pek olmadığı yazarlardandır. Cumhuriyet dönemi edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Roman, öykü ve oyun kitapları yazmıştır. Eserlerinde genellikle Anadolu halkının yaşamı ve yaşadığı toplumsal sorunları üzerlerine yazmıştır. Aynı zamanda bir dönem milletvekilliği de yapmıştır. Paris te de kültür ataşeliği yapmıştır. Kendisi Anadolu halkının sorunlarını dile getiren ilk başarılı Türk yazar olarak görülür. Özellikle edebi dili harikadır. Süper bir gözlem yeteneği vardır. Eğitimli insanların etrafında şekillendirir genellikle hikayelerini. Arap alfabesi ile başladığı yazarlık serüvenine Latin alfabesiyle devam eden yazarımız, iki dili de çok güzel özümsemiştir. Cumhuriyet aşığı olarak bilinir. Acımak, kitabına gelecek olursak : Kitap kısaca önyargının ne kadar can yakıcı sonuçları olabileceğinin, vicdanını nasıl yaralayabileceğinin en net fotoğraflarından biridir bence. Çok kısa bir kitap da olsa, verdiği mesaj açısından değerli bir eserdir. Yanlış yönlendirmelerin bir çocuk için ne vahim bir gelecek inşa edebileceğini bizlere gösterir. Kitabı, özellikle 18 yaşından küçüklerin okumasını öneriyorum. Büyüklerin çok fazla mesaj çıkarabileceği bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Ortalama 13 yaşında birileri okursa daha faydalı bir eser olur. Reşat Nuri, kitabı 1928 senesinde yazmış ve yayınlamıştır. Kitap, çok kısa bir kitap. Her sayfanın altında yüzlerce kelimenin günümüz Türkçe karşılığı da mevcut. Bu şekilde de günümüz Türkçe sinin ne kadar değiştirildiğini de görüp, üzülüyoruz. Güzel oluyor :) Kısa soluklu ve değindiği konu açısından da bakarsak, kısıtlı konusu olan bir kitap. Romandan ziyade hikayeye daha yatkın. Hatta hikaye ve mektup karışımı da diyebiliriz. Küçük
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma
10/10
·159 syf.··
2023 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2023 20:01
Acımak... Bazılarında ne kadar eksik olan bir duygu. İnsan hiç acıma duygusunu kaybeder mi ? Yaşanılanlar bazı duyguların bizden ayrılışına neden olabilmekte. Reşat Nuri Güntekin tarafından kaleme alınan Acımak romanında Zehra öğretmen ile ailesi için türlü türlü fedakarlıklar içerisinde bulunan Mürşit'in bakış açısından çektikleri dram dolu günler anlatılıyor. Zehra öğretmen çalışkan, dürüst, başarılı olduğu kadar işini yapmayanlara, eksik yapanlara karşı acıma duygusunu kaybetmiştir. Olaylara yaklaşımı olayların sonuçlarına göredir. Neden hiç ön planda değildir. Derse geç kalan öğrencinin çok hayati mazeretleri olmasına rağmen onlara karşı bile acıma duygusunu kaybetmiştir. Bu yapısının arkasında geçmişte yaşamış oldukları yatmaktadır. Kendini ihmal etmiştir. Bunu şu güzel alıntı ile desteklemek yerinde olacaktır. "Kendi insanlığımı, kendi haklarımı unuttum. Hayatımı başkalarının saadetine vakfettim". Zehra öğretmen babası Mürşite karşı öfke, utanç duymaktadır. Babası olduğunu dahi inkar eder. Bir gün bir haber gelir babası Mürşit Bey hastadır ve ölmek üzeredir Zehra öğretmen babasının yanına gider ama ona karşı acıma duygusunu kaybetmiştir. Yanına gittiğinde yetişememiştir. Babasından ona kalan hatıra defterini okumaya başlar. Okuduğunda ne çok pişman olmuştur babasına duyduğu kinden, öfkeden. Mürşit bey ne zorluklar çekmiştir ailesi için şehirden, kasabalara sürüklenmiş memuriyetten kaymakamlığı yükselmiş ailesinin saadeti için işçi bile olup çalışmıştır. Yaptığı yanlış evlilik hem kariyer hayatını hemde aile yaşantısını etkilemiş eşi ve kaynanası çocuklarını babasına karşı doldurmuş bambaşka tanitmişlardir. Bir çocuğunu kaybeden Mürşit bey kızı Zehra'yı zorlukla yatılı okula verir bari o kurtulsun diye kurtulur da . Zehra ne çok pişmandır babasını
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2023 114. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2023 14:32
Reşat Nuri Güntekin / Acımak Akıcı, samimi ve hüzünlü bir hikaye #Acımak. Kitapta memuriyet yaşamında yaşanılan zorluklar, yanlış yapılan evlilikler ve gözlere inen perdelerin bir baba kızın hayatına nasıl etki ettiği çarpıcı bir şekilde yansıtılıyor. 1928 yılında yayınlanan bir eser olmasına rağmen o zamandan bu zamana pek bir şeyin değişmediğini görmek üzücüydü. “Önyargı; hayata kirli bir camdan bakıp, her şeyi kirli bilmektir.” demiş La Edri. Bu kitabın ana fikri de tam olarak bu aslında. Zehra’nın babasına ve hayata karşı olan acımasız önyargıları. Zehra otuz yaşlarına gelmiş, Anadolu’da öğretmenlik yapan biri. Doğruluğu ve fedakarlıkları zaman içinde onu kasabanın sevilen ve sayılan bir kişisi yapmış. İyi özelliklerinin yanında tüm hayatını etkileyen kötü bir özelliği var. Zayıflık gösterenlere, beceriksizlere ve kararsız kalanlara karşı çok acımasız. Birgün gelen bir telgrafta senelerdir görmediği, varlığını bile inkar ettiği babasının ölüm döşeğinde olduğu haberini alır. Babasının tek isteği Zehra’yı bir kere de olsa görmektir. Babasına yetişemeyen Zehra’yı bir günlük karşılar. Bu günlükte idealist bir genç olarak işini yaptıkça göze batan, onun için ordan oraya atanan bir Kaymakamla tanışır. Bu genç doğruları uygulamaya çalıştıkça yanlışlarla karşılaşan ve farklı zorluklarla boğuşan biridir. İş hayatı gibi yaptığı evlilik de başarısız olan bu gencin yaşadıklarını okudukça yüreğiniz dağlanacak. Kitaba başladığınızdaki önyargılarınız, aynı Zehra’da olduğu gibi tek tek yıkılacak. Her yaşın okuması gereken ders niteliğinde bir eser. Keyifli okumalar…
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma
Bu eseri Dostoyevski okusa, Reşat Nuri Güntekin'e talebe olurdu...
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2023 36. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2023 01:25
Bu esere 10 puan verdikten sonra diğer puanladığım bütün eserleri bir puan düşürmeyi düşündüm. Zira bu eserin 10 puan aldığı kütüphanede diğer bütün eserler, türü ne olursa olsun en fazla 9 puan alabilirler... ... Ben bu kadar hayatı tanıyan, bu kadar ruhları çözümleyebilen ve dahi bu kadar derinden hissettirebilen bir ikinci kitap daha okumadım. Alalade bir teşvik ile temin edip okuduğum bir eserden bu derece etkilenmek aklımın ucundan bile geçmezdi. Bırakın hayatımın bundan sonrasını belirleyeceğini, Türk edebiyatında böyle bir eserin yaratılabileceğine ihtimal dahi vermezdim. Ancak bu eser, bütün tahminlerimin ne kadar nakıs olduğunu en yüksek kelamdan nutketti. Bu eser, kesinlikle ülke sınırlarını aşmalı. Bütün ülkenin edebiyat severleri olarak var gücümüzle bu eseri bütün bir dünyaya okutmalıyız. Zira şu eseri okuyup da ondan nasiplenmeyecek bir dimağ yoktur bana göre yeryüzünde. Öyle ki mübalağa ettiğimi düşünmenizden çekinmesen "Reşat Nuri'nin bu eserini okumuş olsa Dostoyevski dahi önünü iliklerdi" derdim. Ama eseri okumadan bu meramımı anlamınızı beklemem evvela size haksızlık etmek olur. Lütfen bu eseri okuyunuz ve okutturunuz efenim. Benim okuma hayatımın zirvesi oldu.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma
10/10
·160 syf.··
2017 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2017 11:44
Uzun uğraşlarım sonrası sanırım arkadaşıma, okuma alışkanlığı kazandıracağım. Dile kolay liseden süre gelen tam on iki yıllık arkadaşlık. Zannediyorum ki o, en yakın arkadaşım benim. Hayatının en ince ayrıntılarını bile anlatır bana, tabi bende ona. Kendisi öğretmendir benim gibi ancak benim aksime atanmış hayatını düzene koymuş biridir. Hayatında yaptığı ve yapacağı her şey sıra içindedir. Önce lise biter, üniversite kazanılır, üniversite biter, sonra askerlik. Askerlikte tamam derken atanma sırası gelir. En nihayetinde atanma işi de tamamdır. Geriye, kafa yapısına uygun bir kız bulup evlenmek ve sonrasında müthiş bir nizam içinde olan hayatını, yapılacaklar listesinden yine sırasıyla devam ettirerek kaçınılmaz olana doğru yol almak kalıyordu. Bu aralar kafası çok karışık arkadaşımın. Bir edebiyat öğretmeni varmış okulda; “Çok güzel bir kız, fiziği gayet iyi saçları, hele saçları öyle güzel ki onu görünce kendimi ona bakmaktan alıkoyamıyorum Anıl.” Diye çoğu zaman onun ihtişamına dem vurarak konuyu açar ve kızın davranışlarında ki tutarsızlıkları ile konuyu enine boyuna tartışarak, ondaki bu tutarsızlığın nedenlerini ve bu nedenlere nazaran bizim çocuğun, ona nasıl davranması gerektiğine dair kararlar alırız. Yine bir gün bu konular üzerine kafa yorarken; “Oğlum Anıl, ne yapacağım ben her geçen gün uzaklaşıyor benden, ne yapmak gerek? Ah bir bulabilsem keşke. Ortak bir yön bulabilsem.” Diye hayıflanırken birden aklına bir fikir geldi; “Aa bir dakika geçen İnstagramında bir kitap paylaşmıştı, onun üzerinden gitsek olmaz mı, ne dersin?” diye sevinçle bana döndü. Bende yardımcı olma arzusuyla fotoğrafı açmasını söyledim. Fotoğrafta Albert Camus’un Yabancısı ve onu tutan bir el gördüm. “Tamam. Varoluşçuluk felsefesini seviyor olmalı. Buna dayanarak varoluşçu yazarları
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma