Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Acımak
Puan vermedi·144 syf.··
2025 38. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2025 23:09
Bu kitap sadece acıma duygusunun değil, aslında bir insanın tüm hayatının sorgulanışı… Reşat Nuri Güntekin’in sade diliyle kaleme aldığı bu roman, önyargıların ne kadar yıkıcı, geç gelen pişmanlıkların ise ne kadar ağır olduğunu hatırlatıyor. İnce ve etkili bir iç hesaplaşma romanı arayanlar için kısa ama çarpıcı bir okuma. Okuyun, acımayı yeniden düşünün.
Alıntı
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Yayınları · 202451,5bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2024 146. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2024 00:00
Kahramanlarının özelinde, Anadolu insanını tüm yönleriyle anlatmakta mahir Türk edebiyatının çınarlarından Reşat Nuri Güntekin Anadolu insanı genelinde de, bir bütün olarak insanlığı ve onun problemlerini dile getirmiştir. Meşrûtiyet döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan roman, gerek anlatım tekniği gerek kişisel- toplumsal çatışmaların birey-aile-toplum üzerindeki yansılarını ifade eden kurgusuyla başlı başına özgün bir anlatıdır. Biri mantığı diğeri duyguları ile hareket eden iki kahramanı hareket noktası alan yazar bireyin duygu ve mantığıyla dengeli bir bütün olması gerektiği tezini işler. Genç Cumhuriyet ‘in bir Anadolu kasabasında görevli idealist ve üstün meziyetli öğretmeni Zehra’nın neden “acıma duygusu”ndan yoksun olduğunun cevabını bulan okur dönemin bürokratik sıkıntılarına, Anadolu insanının geri kalmışlığına, ahlaki erozyonun aile yapısına yansısına da şahit olur. İlk kez 1928 yılında yayımlanarak sevgi ile nefret arasındaki o ince çizgiden okurunun kalbini tutan roman #livanelikitaplığı ‘ndan Osmanlıca baskısından yararlanılarak ve aslına uygun olarak tekrar okuruyla buluşuyor. AcımakAcımak Reşat Nuri GüntekinReşat Nuri Güntekin
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Yayınları · 202451,5bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2024 169. kitabı
Zehra öğretmen... Mesleğini çok seven ama çocukluk döneminde yaşadıklarından dolayı acıma duygusu olmayan bir öğretmen Zehra Öğretmen. Onunla ilgili o kadar güzel tarafları olmasına karşın belki de tek eksiği acıma duygusu olsa gerek. Öyle ki bazı öğrencilere karşı tutunduğu tavır oldukça sert. Tüm bunların suçlusu olarak da bir ailenin yıkımına neden olduğunu düşündüğü babası. Kitabın başlarında tüm bunları düşünürken ve babasına çok kızarken birden fikirleriniz değişiyor bir okuyucu olarak. Tıpkı Zehra Öğretmen gibi. Çünkü babasının ölmek üzere olduğu haberini önce bir babası olduğunu inkâr ederek karşılasa da yola düşmesiyle her şey değişiyor. Kendisi gidene kadar babası vefat ediyor ve ondan kalan sandıktan çıkan babasına ait günlüğü okumasıyla her şey bambaşka bir şekilde fikren değişiyor. Aslında bildiği her şeyin tam tersi olduğunu görüyor. Kitap hem bir dönem portresi sunuyor. O zamanların sosyal yaşamı, insan ilişkilerine dair de fikir edinebilirsiniz. Diğer yandan aile ilişkileri, insanların hırsları, çürüme gibi konularda altını çizdiği her şeyi çok sevdim. İnsan bazen ailesini bile tanıyamıyor gerçekten de. Aslında o küçücük yuvada yaşananlar öyle önemli ki. İnsanın gelecek hayatındaki kararları dolayısıyla ilerleyeceği yoldaki tüm manzarayı etkileyebilecek bir güçte. Zehra'nın acımayı öğrenmesi belki zor hatta unutamayacağı bir yarayla olmuştu ama yaşamda tüm duyguları görebilmek dileğiyle...
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Yayınları · 202451,5bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2025 19:55
Herkesin mutlaka okuması gereken ders niteliğinde bir eser. Kitapta yanlış kararlarla yıkılan hayatlar, bir insanın içsel yolculuğu ve hayatındaki kırılma noktaları beni derinden etkiledi. Son sayfalarını defalarca okuyup tekrar tekrar ağladım. Önyargının, manipüle edilmenin ve yanlış evliliklerin ne gibi felaketlere yol açabileceğini çok çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Konusu; Anadolu'da bir kasabada görev yapan Zehra, herkes tarafından çok sevilen ve saygı duyulan genç bir idealist öğretmendir. Tek bir eksiği vardır o da acımak duygusunun olmamasıdır. Uzun yıllardır babasını görmeyen Zehra, hasta olduğu haberini alır. Babasının tek isteği ölmeden önce kızını son bir defa görmektir. Fakat Zehra İstanbul'a gelmeden babası vefat eder. Ondan geriye kalan eşyaları arasında hatıra defterini bulur ve okumaya başlar. Zehra, okumayı bitirdikten sonra tek eksiği olan acımak duygusunu artık öğrenmiştir.
Türk Edebiyatı
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Yayınları · 202451,5bin okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 66. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2025 16:26
Ailesinin ve kendisinin hayatını mahvettiği için babasından hayat boyu kaçarak, onu yok sayarak babasına savaş açmış Zehra öğretmen... Babasına karşı içinde öyle karşı konulmaz bir nefret büyütmüştür ki ölüm döşeğindeki adamla son kez yüzleşmeyi dahi gururuna yediremez. Peki gerçekler onun zannettiği, yahut ona sunulduğu gibi midir? Babasının geride bıraktığı minik bir defter her şeyi gün yüzüne çıkartacak, işin aslının hiç de göründüğü gibi olmadığının anlaşılmasını sağlayacak... Zehra öğretmen o defterin yaprakları arasında, babası olarak okuduğu adamın aslında kendisinden hiçbir farkı olmadığını, ancak şartların ve karşısına çıkan onlarca mel'un insanın babasını nasıl bir çehreye bürüdüğüne şahit olacak. Önünde babasının cesedi varken hakikati öğrenmesi neyi değiştirirse artık.. Daha önce hiç Reşat Nuri'nin eserlerinden okumamış olmanın utancını taşıyorum.. O muazzam cümlelerin içinde kayboldum, resmen büyülendim. Birkaç damla gözyaşı ile noktaladım kitabı.. Şiddetle tavsiye ediyorum!
Alıntı
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Yayınları · 202451,5bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2024 12:01
Kitap gayet akıcı ve güzeldi. Kitabın içerisinde bilinmeyen kelimeler sayfaların altında Türkçesiyle verildiği için rahatça okunuyor. Kitabın sonunda çok üzülmüştüm, keşke bu şekilde olmasaydı diye düşünerek. Tavsiye ederim.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Yayınları · 202451,5bin okunma
Puan vermedi·144 syf.·
2026 6. kitabı
“Acımak” insanın yargılarının ne kadar yanıltıcı olabileceğini yüzüne çarpan bir roman. Zehra’nın katı, duygusuz ve merhametsiz olarak gördüğü babasının, ölümünden sonra okuduğu hatıra defteriyle bambaşka bir portresini tanıması gerçekten çok sarsıcı. Reşat Nuri, burada sadece bir baba-kız hikâyesi anlatmıyor; aynı zamanda toplumun insanları nasıl kolayca damgaladığını ve bu damgaların bir ömür boyu nasıl taşındığını gösteriyor. Zehra’nın empatiyi ancak çok geç öğrenmesi, romanın en acı tarafı. Son sayfada insanın boğazı düğümleniyor. Yargılamadan önce anlamayı, acımadan önce empati kurmayı hatırlatan çok güçlü bir eser. Okuduktan sonra insan kendi hayatındaki kırdığı kalpleri de düşünmeden edemiyor. Kısa ama etkisi uzun süren bir roman. Kesinlikle okunmalı.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Yayınları · 202451,5bin okunma
10/10
·144 syf.·
2025 7. kitabı
Dönemin yozlaşmış durumunu çok güzel şekilde tahlil edip okura bu durumu hissettiriyor. En önemlisi de ön yargının ileride insana ne büyük pişmanlıklar bırakacağı çok güzel bir şekilde anlatılmış. Kitabı okumayı düşünenlere şiddetle tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar.
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Yayınları · 202451,5bin okunma
ACIMAK-kitap yorumu
8/10
·144 syf.··
2025 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2025 14:48
Reşat Nuri GüntekinReşat Nuri Güntekin’nin daha önce birçok eserini okumuştum ve ÇalıkuşuÇalıkuşu kitabı en sevdiğim türk edebiyatı eserleri arasına girmişti. Bu esere karşı da umutluydum. Ortaokulda okumamız için verilen ama benim özetini okuduğum bir eserdi. İyi ki de böyle yapmışım çünkü her ederin bir zamanı var bence ve bu eserin zamanı da bu zamanmış. Konusundan kısaca bahsedersem; Zehra öğretmen, işinde çok başarılı doğrucu, dürüst ve katı kuralları olan bir öğretmendir. Karakterinden dolayı çoğu zaman sert ve acımasız olarak bilinir. Ona göre tek bir doğru vardır ve bu uğurda acımak yoktur. Acıma duygusundan yoksundur, fakir, aç, susuz, öksüz ayırt etmez. Herkese babasının öldüğünü söyleyen Zehra öğretmenin babasının aslında var olduğu ama çok hastalandığı ve ölmek üzere olduğu haberi gelir. Bu durum karşısında babasını küçükken ona ve ailesine yaşattıkları yüzünden reddeden Zehra öğretmen hiç etkilenmez ama babasını son kez görmeye ikna olur. Maalesef ki babası Mürşit efendi sefalet içinde kızı onun son nefesine yetişemeden vefat eder. Geriye sadece anı defteri kalır. Zehra öğretmen babasının ölümünden zerre etkilenmezken bu defteri bulması ve okumasıyla ortaya çıkan gerçeklerle babasıyla ve ailesiyle ilgili tüm düşünceleri değişir. Kısacık ama etkili bir kitap olduğunu söyleyerek başlamalıyım. Yazarımız bu kadar minik bir eserde bu kadar ağır bir dramı nasıl barındırmış şaşırdım ve hayran oldum. Gerçekten etkileyici bir eserdi. Dili akıcı, sıkmayan klasik Reşat Nuri diliydi. Tek beni yoran nokta çok fazla eski türkçe içermesiydi. Bilmediğim çok fazla kelime vardı ve hepsini tek tek aşağıdan anlamlarına bakmak bir süre sonra yordu. Türk edebiyatı klasiklerine ara vermemden kaynaklı bu durum ekstra bana batmış olabilir çünkü hep var olan bu soruna bir süre sonra alışıyor insan. Yazarın anlatmak
İnceleme
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Yayınları · 202451,5bin okunma
Acımak
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
Reşat Nuri Güntekin’in Acımak kitabı okuduğum en çok beğendiğim ve etkilendiğim Türk Edebiyatı klasiklerinden birisi oldu. Acımak bir insanı insan yapan en tabii duygulardan birisi belki de en önemlisidir. Reşat Nuri Güntekin’de Acımak kitabında bu duygudan yoksun ama mesleğinde son derece başarılı bir öğretmen olan Zehra Hanım’ın hikayesini anlatmaktadır. Aslında kitabın ana karakteri ne kadar Zehra Hanım gibi gözükse de kitabın ilerleyen kısımlarda ana karakterin Zehra Hanım’ın babası Mürşit Bey olduğunu görmekteyiz. İlk sayfalarda Mürşit Bey hakkında bilgilere Zehra Hanım’ın gözünden ulaşmaktayız. Lakin kitabın ilerleyen sayfalarında Mürşit Bey’in hatıra defteri üzerinden Mürşit Bey’in gerçekte nasıl biri olduğunu ve neden öyle olduğunu öğrenmekteyiz. Bir insanın niyeti ve emelleri ne kadar güzel olursa olsun eğer çevresi bozuksa kendisini korumasının çok güç olduğunu ve felaketlere sürüklenmemenin imkansız olduğunu bu kitapta net bir şekilde görebiliyoruz. Eşimiz ve dostlarımızın en az niyetlerimiz ve emellerimiz kadar güzel ve iyi olmasının önemini bu kitap net bir şekilde vurguluyor. Bazen gözümüzle gördüğümüz bir şeyin iç yüzünün öyle olmayabileceğini de yine bu kitaptan görebiliyoruz. Kitabı başladıktan sonra elimden bırakamadım ve sayfalar bir sele katılmış su gibi akıp gittiler. Kitabı bir günde bitirmiş bulundum. Türk Edebiyatından sürükleyici bir kitap okumak isteyen herkese tavsiye ederim. İncelememi kitaptan sevdiğim alıntılar ile bitirecek olursam; “Hatıralarının en güzelleri en eskileriydi.” “Yalnız bir insan için yer değiştirmenin büyük bir ehemmiyeti olmazdı.” “Okurken başka bir dünyaya girer, bütün dertlerimi unuturdum.”
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Yayınları · 202451,5bin okunma

Yazar Hakkında

Reşat Nuri GüntekinYazar · 37 kitap
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889;, İstanbul - 7 Aralık 1956; Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yeşil Geceve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış romancı, öykücü ve oyun yazarıdır. Hayatı 1889'da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybetti, tek çocuk olarak büyüdü. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında dinlediği Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp,sanata heveslendiren eserleri arasına girdi. Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu. İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu. 1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı . Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikayeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu. Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi. 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'deBirleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı. Güntekin'e Akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orada hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. Levent’te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy’de ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine Reşat Nuri Güntekin ismi verilmiştir. Eserleri Hakkında Bilgiler Yazar, öykü, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Kahramanları genelde tek yönlüdür. Olay kahramanlarını çevreyle birlikte verir. Anadolu insanını iyi tanıdığını eserlerinden anlaşılır. Bazı eserlerinde genç cumhuriyetin toplumsal ideallerini işlemiştir. Reşat Nuri Güntekin eserlerine konuşma dilinin zenginliğini zorlanmadan yansıtır. Çalışma Yöntemi Hakkında Bütün romanlarının tiyatro halinde senaryoları olduğunu söyleyen Reşat Nuri, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar: "Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma imkânını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."