Dudaktan Kalbe

·
Okunma
·
Beğeni
·
12080
Gösterim
Adı:
Dudaktan Kalbe
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751026453
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Baskılar:
Dudaktan Kalbe
Dudaktan Kalbe
Dudaktan Kalbe
(1925 yılı) Osmanlıca baskısından bire-bir olarak yayıma hazırlanmıştır.

Reşat Nuri Güntekin,1925 yılında yayımlanan Dudaktan Kalbe adlı romanında farklı sosyal çevrelerden gelen kahramanların yaşam biçimlerini ele alırken ,zaman zaman dönemin toplumsal ve siyasi yaşamına da ayna tutuyor.

Gelenek ve göreneklerin tanıtımında ve kişilik canlandırımında son derece başarılı olan yazar, yalın ve gösterişsiz bir anlatımıyla ve temiz bir İstanbul Türkçesiyle geniş kitlelere seslenebiliyor. 

Ayrıca ilk romanı Çalıkuşu'nda olduğu gibi bu eserde de romanın kahramanlarının duygusal çalkantılarını ve mutsuz yaşam serüvenlerini ustalıkla aktarırken, okuyucuyu da İzmir'den Kütahya'ya, Bozyaka Bağları'ndan İstanbul'a Lamia ve Hüseyin Kenan'ın peşi sıra sürüklüyor adeta onların derin aşklarına tanıklık ettiriyor.
(Tanıtım Yazısından)
400 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
BOL SPOİ İÇERİR!!

Bazı insanların çocukluğunda aldıkları yaralar vardır. Hüseyin Kenan da bunlardan biri. Babasının yokluğuyla büyümüş, babasının yaptığı hatalar daima bu küçük çocuğun yüzüne vurulmuş. Hep içine kapanık bir çocukluk yaşamış. Büyüdükçe kendisini hiç bir işe yaramaz bir insan gibi hissetmiş, bir tarafı hep eksik kalmış. İlk aşkı Leyla'yı bu yüzden reddetmiş, bu aşk onu okadar etkilemiş ki şöyle bir karar almış; "aşkın dudaktan kalbe inmesine müsade etmemeli". Tek sığınağı kemanı... Hüseyin Kenan bir zaman sonra kemanıyla parlıyor herkesin hayran olduğu bir insan oluyor. Fakat kenan yine mutlu değil. Bu başarının daha evvel gelmesi gerektini heveslerinin söndüğünü söylüyor. Git gide vurdum duymaz bir insan oluyor. Dayısının yanına gidip bir müddet kalıp kemanıyla yeni eserler yapmak istiyor. Dayısının komşusu Nimet hanımla cilveleşmekten geri kalmıyor. Nimet hanım evli bir kadın. Daha sonra cavidan hanımla tanışıyor ona nişanlısı gözüyle bakıyor, başka bir kadın görünce cavidanı da unutuyor. Ve kendini şöyle tanımlıyor "Evet içimde derin sevdalara, büyük ihtiraslara yer kalmamış" Kenancım çapkın biriyim demiyorsun da....

Ve kınalı yapıncak Lamia... İzmir Bozyaka'da amcası Şükrü beylerde kalmakta. Yetim, öksüz on beş yaşında bir kız. Hüseyin Kenan'ın keman çalmasına hayran... Hüseyin Kenan her gece kemanıyla yeni besteler yapmak için uğraşır Lamia'da gizli gizli onu dinler. Hüseyin Kenan Lamia'yı tanıdığında onu çok mahsun bir çocuk olarak görür. Lamia'nın hayatını öğrendikçe onu kendine daha yakın görmeye başlar. Ona ilgi duymaya başlar artık ondan uzak duramaz olur ve Lamia'ya kötülük etmekten bile çekinmez.

Lamia on beş yaşında bir kız ÇOCUĞU, Hüseyin Kenan ise otuz yaşında. O zamanlar da böyle durumlar çok mu normal karşılanıyordu acaba? Kız çocuklarına erken yaşta kadın gözüyle bakılıyormuş. On dört yaşında ki kız çocukları çarşafa girermiş. Yaz biter Kenan'ın gitme vakti gelir. Lamia onu büyük bir aşkla bekleyeceğini unutmayacağını söyler. Kenan beyimiz bu hislerin aşk olmadığını geçici bir yaz eğlencesi olduğunu söyler.

Kenancım tam sopalıksın...

Lamia'ya onu ortada bırakmayacağını evleneceğini söyler, ama nasıl sinirli.... Lamia'yla evlenirse istikbalinin söneceğini düşünür içinden. Lamia'da hangi hislerle bunu söylediğini bildiği için kabul etmez. Kenan istanbula gider lamia herkesin dilinde...
Eee bu "namusu" temizlemeli... Lamia Kütahya'ya başka bi akrabasının yanına gönderilir. Garibim kınalı yapıncak on altı yaşında çocuğunu dünya'ya getirir. Lamia bu küçük yaşında hayatını devam ettirmek zorunda, kendisinden otuz yaş büyük biriyle evlenir. Bu namus bekçileri orada da karşına çıkar, kocasının yeğeni Vedat'la adı çıkar. Lamia artık orada da istenmez istanbula gider.

Gelelim kenan beye, cavidan'la evli ama mutsuz. Niye mutsuz onu da bilmez, hayatında bişey eksik ama ne onu da bilemez. Düşünür niye yeni bir beste yapamaz, ve sebebini sonun da bulur... Kınalı yapıncağa aşık... Bu aşk dudaktan kalbe inmiş meğer Kenan beyimiz bunun farkında değil. Bozyaka'ya gidip Lamia'yı bulacağını sanır ama bulamaz. Hiç ummadığı anda lamia karşısına çıkar, kenan nasılda mesut. Ama aynı şeyler Lamia için geçerli değil, içindeki o Hüseyin Kenan hastalığından eser kalmamış.

Hüseyin kenan uzun zaman sonra göz yaşları içinde Lamia için keman çalar, Kınalı yapıncağının bu keman seslerini duyunca ona geliceğini sanır ama düşündüğü gibi olmaz.


"Bir yaz gecesinden uzak keman sesinden doğan bu genç kız sevdası beş sene sonra yine aynı hisler içinde sönmüştü."
400 syf.
Harika bir kitap daha okuyup, bitirmenin huzuru var içimde ve bir o kadar da sonunun verdiği üzüntü. Kitabın başlarında ana karakterler farklı gibi görünüyor, fakat yaklaşık 60 sayfa kadar sonra ana karakterlerin kim olduğu netleşiyor. Masum, ürkek, gururlu ve sevgi dolu Lamia ile çok kötü bir çocukluk geçirmiş, ünlü bestekâr ve keman sanatçısı Kenan'ın hikâyesi. Spoi vermeyeceğim. Kitap son 100 sayfa kalana kadar, ikincil ağızdan ve sonrasında da Kenan'ın ağzından günlük olarak devam ediyor. Son paragraf ise bir süre öylece kalmanızı sağlayacak kadar etkili. Kaliteli bir yazarın, kaliteli bir kitabıydı ve çok keyif alarak, çoğunlukla da üzülerek okudum.
  • Aşk-ı Memnu
    8.0/10 (1.061 Oy)1.017 beğeni5.846 okunma1.621 alıntı32.389 gösterim
  • Vurun Kahpeye
    8.5/10 (846 Oy)808 beğeni3.694 okunma550 alıntı14.624 gösterim
  • Pembe İncili Kaftan
    8.0/10 (346 Oy)292 beğeni2.960 okunma32 alıntı7.421 gösterim
  • Mai ve Siyah
    8.0/10 (1.749 Oy)1.733 beğeni8.427 okunma3.258 alıntı51.381 gösterim
  • Falaka
    7.8/10 (417 Oy)379 beğeni3.782 okunma31 alıntı6.751 gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (2.255 Oy)2.265 beğeni9.181 okunma4.702 alıntı59.751 gösterim
  • Yalnız Efe
    8.1/10 (432 Oy)397 beğeni3.429 okunma143 alıntı9.994 gösterim
  • Sinekli Bakkal
    8.1/10 (1.387 Oy)1.395 beğeni7.885 okunma1.296 alıntı29.266 gösterim
  • Jane Eyre
    9.0/10 (1.866 Oy)1.731 beğeni5.632 okunma5.026 alıntı44.133 gösterim
  • Ateşten Gömlek
    8.1/10 (1.597 Oy)1.539 beğeni7.770 okunma1.625 alıntı48.861 gösterim
400 syf.
·Puan vermedi
Birkaç yıl önce okumuş inceleme yazma fırsatı bulamamıştım. Reşat Nuri Güntekin kalemini sevdiğim bir yazar. Bu kitap ta diğerleri gibi etkileyici. Filmini de izlemiştim.
400 syf.
·Beğendi·10/10
Okuduğum ilk Reşat Nuri kitabıydı ve okulda verilen bir ödev için kendim seçmiştim. Gerçekten muazzam bir kitap. Okuduktan sonra iyi ki de Reşat Nuri'ye başlamışım dedirtti. Gayet akıcı ve sıkmayan bir anlatımı var. Beni derinden etkiledi. Diğer kitaplarını da okumayı planlıyorum.
400 syf.
·2 günde·10/10
Çalıkuşu (#59519975) için yaptığım yorumların hemen hemen hepsini Dudaktan Kalbe için de yapabilirim. Bu nasıl kalemdir ki iki gündür beni durgunlaştırdı, düşüncelere saldı.

Lamia mini mini güzel bir kız çocuğu. Sanatkar Hüseyin Kenan'a tutulur. Ona öyle bir sevgi besler ki yüreğinde olmadık tekliflere bile sorgusuz itaat ile 'evet' der. Kerli ferli bey olan bu Hüseyin Kenan ise bu minik hanımın kendine olan teveccüh ve ilgisini bir nevi suistimal ile kız çocuğunu etrafında pervane eder. Bundan hoşlanır. Bir vakit bir kaza yada kader cilvesi ile birlikte olurlar ve Lamia, Hüseyin Kenan'dan hamile kalır. Sonrasında adı kötüye çıkan bu kız için sürgün hayatı başlar. Gittiği her beldede girdiği her hanede hor görülerek kötü bakışlara muhatap olur.

Yasak bir aşkın meyvesini karnında taşıyan Lamia için hayat çok zordur. Yaşı küçük olsa da yaşantısının onu olgunlaştırdığını kendi sözlerinden öğrendiğimiz gibi bu olgunlaşma serüvenine de birebir tanıklık ediyoruz.

Karakterlerin çalkantılı iç dünyalarını adım adım gözümüzün önünde işleyerek bu karakterleri bize tanıdık hale getiriyor Reşat Nuri. Sanırım onun sırrı bu. Olaylarını hep Anadolu kentlerinde ve en nihayetinde İstanbul'da yaşatarak hikayeyi de bize içselleştirtiyor. Sanki Lamia tanıdık bir kız, Bozyaka, Kütahya sanki bildiğimiz evler. Ailelerin tutumları hep aşina olduğumuz şeyler. Bu tanışıklık hissi sevdiriyor bize tüm serüveni.

Çalıkuşu gibi mutlu bir şekilde nihayete ulaşmayan Dudaktan Kalbe beni biraz sinirlendirdi. Ama neye ve kime sinirlendim, bilmiyorum. Bu anlatılanlar sanki benim başımdan geçmiş gibi hislendim. Aşk ne garip bir şey. Kalpte parlayıp dudaklara çıksa da, dudaklarda başlayıp kalbe inse de garip. Baştan sona garip...
400 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
İşte şaheser diyebileceğim bir kitaptı. Anlatımıyla olsun, yaşatışıyla olsun insanı ilk satırdan içine çeken elem dolu bir aşk hikayesi. Bir talihsizlik hikayesi de denebilir. Bir yerme hikayesi, bir geçmişin etkisinin işlendiği bir hikaye de denebilir.

Okurken böylesine kalemine güç gelmiş bir yazara sahip olduğumuz için şükrettim. Benzetmeler şahane. Edebiyatı tam olarak yaşadım diye düşünüyorum. Çiçeğine böceğine girdim kırlarda, tanıklık ettim birkaç Türk'e. Ayrıca kitaptaki karakterler tamı tamına Anadolu insanıydı. Bu konuda biraz ilkel milliyetçiyimdir. :) Balolarda tuvaletlerle dolaşan insanlara nazaran üstdonu giyen bir kadının hikayesini okumak daha da yakınlaştırıyor beni benliğime. Çeşitli bakış açılarından yansıtılmış bölümlerle dolu. Fakat açıkçası Dudaktan Kalbe düşüncesini hâlâ anlayabilmiş değilim. Salim kafayla baş başa kalınca bulmayı ümit ediyorum.
400 syf.
·Beğendi·10/10
Ünlü Kınalı Yapıncak Lamia ile Hüseyin Kenan'ın aşkını okuduğumuz ve benimde Reşat Nuri Güntekinden okuduğum 4. Kitap olan Dudaktan Kalbe...

Kenan evet kucukken cok zorluklar yasamis ve sonunda da ünlü bir müzisyen olmus. Buraya kadar tamam ancak küstahligi ve Lamia yi bastan cikarip sonra yalandan sahip cikmaya calismalari filan beni cok uyuz etti. Lamia kizimiz gururlu tabi sevmedigini bildigi icin Kenan'in kendisi ile birlesme fikrini kabul etmeyip akrabalarina siginmasi fikti guzeldi.

Her ne kadar ben finali cok farkli hayal etsemde düsunuyorumda bence herkes hak ettigi sonu yaşadı. :)
399 syf.
·13 günde·8/10
Okurken buhrana girdiğim bir kitaptı. Gerek duygusal açıdan gerek konusal açıdan bence yazarın en iyi kitaplarından birisi. Çok çok üzüldüğüm, içerlediğim, kızıp öfkelendiğim anlarda bile küçük de olsa umudum vardı; Kınalı Yapıncak, Kenan Bey'i affedecek ve mutlaka birleşeceklerdi. Sonu iyi olacaktı ya da en azından bu kadar kötü olmayacaktı ama oldu hem de en kötüsünden. Uzun süre düşünüp düşünüp böyle olmamalıydı diyeceğim bir kitaptı.


Yazar duyguları ve karakterleri o kadar iyi aktarmış ki Namık Bey'e, Prenses Cavidan'a ve babası Vefik Paşa'ya dahi acıdığım üzüldüğüm zamanlar oldu. Ama en çok Lamia'ya üzüldüm ve kendimi onun yerinde olsam ne yapardım diye düşünürken buldum. Doktor Vedat mı yoksa yıllardır süren Sergüzeşt mi?
400 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Çok doğal ve etkileyici bir kitap. Bence okunması gereken türk kitaplarından biri. Yazarın kaleminin akıcılığı kitabı çok daha güzel hale getirmiş. Kesinlikle öneriyorum.
400 syf.
·5 günde·7/10
Reşat Nuri Güntekin en sevdiğim Türk yazarlarından bir tanesidir. Kitaplarının zamanı ve yaşı yoktur. Okuduğum her yaşta yazarın kitaplarından ayrı bir zevk aldım. İnsan psikolojisini bu kadar iyi bilen yazar azdır. Karakterlere verdiği davranışlar ve olayların gidişatı oldukça başarılıdır yazarın.

   Kitabın tv de dizisi de yayınlanmışti fakat ben seyretmedim, ama öncesinde kitabı okumuştum. Yazarın tarzını az çok tanıdığım için artık beni hayal kırıklığına uğratmayacağını biliyordum. Öyle de oldu..
400 syf.
·Puan vermedi
Kenan şöyle demişti "Artık aşk sadece dudaklardan ibaret benim için .Dudaktan kalbe inmeyecek "ama kendisi farkında olmadan yıllarca gizli ve zehirli bir şekilde kalbine inmişti. Bu aşk en sonunda Kenan'ın kalbini zehirledi.
Kenan müzik ilgisi olan ve kısa bir süre sonra ünlenen birisidir . Kenan'ın hayranları etrafı sarmaya başlamıştır . Bunlardan biriside işte küçük kınalı yapıncak Lamia 'dır. Kenan'ın bestelerini dinler.Aralarında ilişki geçici gibi başlasa da sonradan büyük bir aşka dönüşür . Kenan'ın Lamia'ya yaptıkları ,Lamia'ın tek başına kalışı ,küçük Lamia'nın çevresi tarafından dislanisini ,hayatını devam ettirme çabasını anlatır .
Kitabın sonu beklenmedik bir şekilde bitti. Ben daha farklı hayal etmiştim . Kitap güzeldi . Ayrıca filminde var . Kitabı okuduktan sonra filmini de izleyebilirsiniz
Acaba onu eskisi kadar sık görecek miydim?
Zannetmem... Fakat ne ziyanı var?... Hiç olmazsa bir kere bakışacağız, bir kere gözlerimiz bir birine tesadüf edecek ya...
O vakit benim için belki de öyleydi. Fakat bir şaka, bir yalan,bir eğlence gibi başlayan bu sevda bir gizli zehir gibi dudaklarımdan kalbime indi.
Dünyada en çok iğrendiği insanlar, zengin ve mesut insanların etrafında yaşayan, onların saadetlerinin kırıntılanyle bahtiyar olmağa çalışanlardı..
Saip Paşa, oğullarından birini Fransız, ötekini İngiliz mektebine vermişti. «Gel... git... otur... kalk» diyecek kadar lisan öğrendikleri için onları mükemmel tahsil görmüş sanıyordu..
Aşk kalbimden dudaklarıma çıktı... O, artık birini ötekinin unutturduğu buselerle bir nağme, bir tebessüm gibi yalnız dudaklarımda yaşayacak... Fakat mesut olmak için de asıl çare budur: Aşkı dudaklarından öteye bırakmamak, zehir gibi kalbe inmesine meydan vermemek.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dudaktan Kalbe
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751026453
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Baskılar:
Dudaktan Kalbe
Dudaktan Kalbe
Dudaktan Kalbe
(1925 yılı) Osmanlıca baskısından bire-bir olarak yayıma hazırlanmıştır.

Reşat Nuri Güntekin,1925 yılında yayımlanan Dudaktan Kalbe adlı romanında farklı sosyal çevrelerden gelen kahramanların yaşam biçimlerini ele alırken ,zaman zaman dönemin toplumsal ve siyasi yaşamına da ayna tutuyor.

Gelenek ve göreneklerin tanıtımında ve kişilik canlandırımında son derece başarılı olan yazar, yalın ve gösterişsiz bir anlatımıyla ve temiz bir İstanbul Türkçesiyle geniş kitlelere seslenebiliyor. 

Ayrıca ilk romanı Çalıkuşu'nda olduğu gibi bu eserde de romanın kahramanlarının duygusal çalkantılarını ve mutsuz yaşam serüvenlerini ustalıkla aktarırken, okuyucuyu da İzmir'den Kütahya'ya, Bozyaka Bağları'ndan İstanbul'a Lamia ve Hüseyin Kenan'ın peşi sıra sürüklüyor adeta onların derin aşklarına tanıklık ettiriyor.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 2.988 okur

  • Büşra Arslanbay
  • Güzide Behram
  • Ferhat Aktaş
  • Nimet Kılıç
  • İdris ULUDAĞ
  • sahra timurlenk
  • Kenan Zorlu
  • Özge güven
  • Ahmet Erdönmez
  • Fatma AYDEMİR

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.1
14-17 Yaş
%3.1
18-24 Yaş
%22.2
25-34 Yaş
%32.7
35-44 Yaş
%24.7
45-54 Yaş
%9.9
55-64 Yaş
%2.5
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%86.7
Erkek
%13.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33 (176)
9
%18.6 (99)
8
%22.7 (121)
7
%13.9 (74)
6
%5.4 (29)
5
%2.3 (12)
4
%1.5 (8)
3
%1.3 (7)
2
%0.4 (2)
1
%0.4 (2)

Kitabın sıralamaları