Adı:
Dudaktan Kalbe
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751026453
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
(1925 yılı) Osmanlıca baskısından bire-bir olarak yayıma hazırlanmıştır.

Reşat Nuri Güntekin,1925 yılında yayımlanan Dudaktan Kalbe adlı romanında farklı sosyal çevrelerden gelen kahramanların yaşam biçimlerini ele alırken ,zaman zaman dönemin toplumsal ve siyasi yaşamına da ayna tutuyor.

Gelenek ve göreneklerin tanıtımında ve kişilik canlandırımında son derece başarılı olan yazar, yalın ve gösterişsiz bir anlatımıyla ve temiz bir İstanbul Türkçesiyle geniş kitlelere seslenebiliyor. 

Ayrıca ilk romanı Çalıkuşu'nda olduğu gibi bu eserde de romanın kahramanlarının duygusal çalkantılarını ve mutsuz yaşam serüvenlerini ustalıkla aktarırken, okuyucuyu da İzmir'den Kütahya'ya, Bozyaka Bağları'ndan İstanbul'a Lamia ve Hüseyin Kenan'ın peşi sıra sürüklüyor adeta onların derin aşklarına tanıklık ettiriyor.
(Tanıtım Yazısından)
Okuduğum ilk Reşat Nuri kitabıydı ve okulda verilen bir ödev için kendim seçmiştim. Gerçekten muazzam bir kitap. Okuduktan sonra iyi ki de Reşat Nuri'ye başlamışım dedirtti. Gayet akıcı ve sıkmayan bir anlatımı var. Beni derinden etkiledi. Diğer kitaplarını da okumayı planlıyorum.
İşte şaheser diyebileceğim bir kitaptı. Anlatımıyla olsun, yaşatışıyla olsun insanı ilk satırdan içine çeken elem dolu bir aşk hikayesi. Bir talihsizlik hikayesi de denebilir. Bir yerme hikayesi, bir geçmişin etkisinin işlendiği bir hikaye de denebilir.

Okurken böylesine kalemine güç gelmiş bir yazara sahip olduğumuz için şükrettim. Benzetmeler şahane. Edebiyatı tam olarak yaşadım diye düşünüyorum. Çiçeğine böceğine girdim kırlarda, tanıklık ettim birkaç Türk'e. Ayrıca kitaptaki karakterler tamı tamına Anadolu insanıydı. Bu konuda biraz ilkel milliyetçiyimdir. :) Balolarda tuvaletlerle dolaşan insanlara nazaran üstdonu giyen bir kadının hikayesini okumak daha da yakınlaştırıyor beni benliğime. Çeşitli bakış açılarından yansıtılmış bölümlerle dolu. Fakat açıkçası Dudaktan Kalbe düşüncesini hâlâ anlayabilmiş değilim. Salim kafayla baş başa kalınca bulmayı ümit ediyorum.
Reşat Nuri Güntekin en sevdiğim Türk yazarlarından bir tanesidir. Kitaplarının zamanı ve yaşı yoktur. Okuduğum her yaşta yazarın kitaplarından ayrı bir zevk aldım. İnsan psikolojisini bu kadar iyi bilen yazar azdır. Karakterlere verdiği davranışlar ve olayların gidişatı oldukça başarılıdır yazarın.

   Kitabın tv de dizisi de yayınlanmışti fakat ben seyretmedim, ama öncesinde kitabı okumuştum. Yazarın tarzını az çok tanıdığım için artık beni hayal kırıklığına uğratmayacağını biliyordum. Öyle de oldu..
Okurken buhrana girdiğim bir kitaptı. Gerek duygusal açıdan gerek konusal açıdan bence yazarın en iyi kitaplarından birisi. Çok çok üzüldüğüm, içerlediğim, kızıp öfkelendiğim anlarda bile küçük de olsa umudum vardı; Kınalı Yapıncak, Kenan Bey'i affedecek ve mutlaka birleşeceklerdi. Sonu iyi olacaktı ya da en azından bu kadar kötü olmayacaktı ama oldu hem de en kötüsünden. Uzun süre düşünüp düşünüp böyle olmamalıydı diyeceğim bir kitaptı.


Yazar duyguları ve karakterleri o kadar iyi aktarmış ki Namık Bey'e, Prenses Cavidan'a ve babası Vefik Paşa'ya dahi acıdığım üzüldüğüm zamanlar oldu. Ama en çok Lamia'ya üzüldüm ve kendimi onun yerinde olsam ne yapardım diye düşünürken buldum. Doktor Vedat mı yoksa yıllardır süren Sergüzeşt mi?
Kenan şöyle demişti "Artık aşk sadece dudaklardan ibaret benim için .Dudaktan kalbe inmeyecek "ama kendisi farkında olmadan yıllarca gizli ve zehirli bir şekilde kalbine inmişti. Bu aşk en sonunda Kenan'ın kalbini zehirledi.
Kenan müzik ilgisi olan ve kısa bir süre sonra ünlenen birisidir . Kenan'ın hayranları etrafı sarmaya başlamıştır . Bunlardan biriside işte küçük kınalı yapıncak Lamia 'dır. Kenan'ın bestelerini dinler.Aralarında ilişki geçici gibi başlasa da sonradan büyük bir aşka dönüşür . Kenan'ın Lamia'ya yaptıkları ,Lamia'ın tek başına kalışı ,küçük Lamia'nın çevresi tarafından dislanisini ,hayatını devam ettirme çabasını anlatır .
Kitabın sonu beklenmedik bir şekilde bitti. Ben daha farklı hayal etmiştim . Kitap güzeldi . Ayrıca filminde var . Kitabı okuduktan sonra filmini de izleyebilirsiniz
Gelenek ve göreneklerin tanıtımında ve kişilik canlandırımında son derece başarılı olan yazar, yalın ve gösterişsiz bir anlatımıyla ve temiz bir İstanbul Türkçesiyle geniş kitlelere seslenebiliyor.
Şəxsi fikirlərimə əsasən, məncə, bu kitab Çalıquşu'dan daha təsirlidir. Bəlkə də mövzu baxımından qarşılaşdırılmamalıdır amma bu kitabın sonu ilə başlanğıcı tamamilə sarsıdıcıdır. Öyrəşdiyimiz romanlardan tamamilə fərqlidir.
Dudaktan Kalbe ilk okumayı sevdiğim zamanlarda okumuş olduğum bir roman olduğu için, akıcı bir anlatıma sahip olduğu için bende yeri başkadır. Çok uzun zaman olmasına rağmen şimdi ikinci kez okumak zevk verir anca bana. Ölümsüz bir başyapıt. Senelerdir ilgi büyük Dudaktan Kalbe romanına öyle de devam edecektir. Edebi bir nitelik taşıyan bu roman hangi yaşta olursanız olun zihninize kazınacak türden. Tekrar tekrar okumak istediğim romanlarım arasında. Şiddetle tavsiye ederim bu kitabı. REŞAT NURİ GÜNTEKİN kalemi deyince akan sular durur bende.
Reşat Nuri Güntekin kitaplarının muhteşem bir anlatımı,kurgusu ve naifliği var.Dudaktan Kalbe'de gencecik bir kızın aşkından ve acılarından tutun da umutsuzluk,çaresizlik ve zamanın yakıcı etkisi üzerinde muhteşem bir durak niteliğinde.
" O vakit benim için belki öyleydi.Fakat bir şaka,bir yalan,bir eğlencen gibi başlayan bir sevda bir gizli zehir gibi DUDAKLARIMDAN KALBİME indi"....Kenan'ın, Lamia'yı aralarındakinin aşk,sevda olmadığına,sadece bir oyun,bir yaz eğlencesi olduğuna inandırmak için söylediklerinden sonra Lamia'nın cevabı:"Ben sadece bu eğlence için yaşamak istiyorum Kenan Bey"...
Reşat Nuri'nin güzel anlatımını bu kitapta da gördüm. Bir yaz eğlencesi aşkın dudakta olduğunu sanan Kenan Bey'le aşkı kalpte zanneden masum Kınalı Yapıncak'ın hikayesi. Keman sesi ile aşık olan genç kız yine keman sesiyle bitirecektir aşkını. Siyah yıldızların hikayesini ben çok beğendim. Bu hikayeden hareketle Kenan'ın kendi kızının gözlerine bakamaması ayrı bir etki olmuş. Bir aşka şahitlik ederken toplumu da izleyip fikir sahibi olabiliyorsunuz. Yazar anlatırken ben de hemen o bağlardaydım sanki. Hemen arkalarında kayaya vuran gölgelerini seyrettim ,hemen yanlarında ben de o yaz havası eşliğinde o eşsiz üzümlerden yedim. İçine sizi çeken bir anlatımı var.
Çok güzel bir kitap.Zeten Reşat Nuri Güntekin'in tüm kitapları çok güzel.Sonu çok üzücü ama Kenan ve Lamia'nın aşkları çok güzel anlatılmış.Ben bu kitabı Çalıkuşundan daha fazla seviyorum.Neden bilmiyorum.Sanırım sonunun beni üzdüğünden.Kenan ölünce çok üzüldüm ve bu kitaba bağlandım.Bir dostumdan ödünç almıştım ve okuduğum cildi 70'lerde basılmıştı.En kısa zamanda tekrar okumak istiyorum...
O vakit benim için belki de öyleydi. Fakat bir şaka, bir yalan,bir eğlence gibi başlayan bu sevda bir gizli zehir gibi dudaklarımdan kalbime indi.
Uyumak mı? Uyku bedbahtlar, hastaların nasibi, anne... Bütün ruhuyla yaşayan mesut insanlar niçin uyusun?
Bu kadar nadide bir süs, bir tesadüften değil ancak bir derin sevdadan doğabilir.
(Vedat'ın Lamia'nın gözlerine ithafen söyledikleri.)
Reşat Nuri Güntekin
Sayfa 234 - İnkılap Kitapevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dudaktan Kalbe
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751026453
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
(1925 yılı) Osmanlıca baskısından bire-bir olarak yayıma hazırlanmıştır.

Reşat Nuri Güntekin,1925 yılında yayımlanan Dudaktan Kalbe adlı romanında farklı sosyal çevrelerden gelen kahramanların yaşam biçimlerini ele alırken ,zaman zaman dönemin toplumsal ve siyasi yaşamına da ayna tutuyor.

Gelenek ve göreneklerin tanıtımında ve kişilik canlandırımında son derece başarılı olan yazar, yalın ve gösterişsiz bir anlatımıyla ve temiz bir İstanbul Türkçesiyle geniş kitlelere seslenebiliyor. 

Ayrıca ilk romanı Çalıkuşu'nda olduğu gibi bu eserde de romanın kahramanlarının duygusal çalkantılarını ve mutsuz yaşam serüvenlerini ustalıkla aktarırken, okuyucuyu da İzmir'den Kütahya'ya, Bozyaka Bağları'ndan İstanbul'a Lamia ve Hüseyin Kenan'ın peşi sıra sürüklüyor adeta onların derin aşklarına tanıklık ettiriyor.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 1.401 okur

  • Serap BAĞCI
  • ZERRİN SERTTAŞ
  • Tubito
  • Serhat Şen
  • aziz f. aybar
  • Dilan Gokdemir
  • Xəyalə Əliyeva
  • Mustafa Okur
  • Necati Aktaş
  • Hüseyin çallı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.1
14-17 Yaş
%3.1
18-24 Yaş
%22.2
25-34 Yaş
%32.7
35-44 Yaş
%24.7
45-54 Yaş
%9.9
55-64 Yaş
%2.5
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%86.7
Erkek
%13.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.4 (83)
9
%18.8 (48)
8
%23.4 (60)
7
%14.5 (37)
6
%4.7 (12)
5
%1.6 (4)
4
%1.6 (4)
3
%2 (5)
2
%0.4 (1)
1
%0.8 (2)

Kitabın sıralamaları