·
Okunma
·
Beğeni
·
14449
Gösterim
Adı:
Yoldaki İşaretler
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
222
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753520157
Orijinal adı:
Mealim Fit Tarik
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
Bu inancı benimseyenlerin sayısı üç kişiye ulaşınca, o inancın bizzat kendisi onlara şöyle der: Siz şimdi, bir cemaatsınız, bağımsız bir İslam cemaati. Bu inancı benimseyen ve bu inancın temel değerlerini üstün saymayan cahiliye toplumunda ayrılmış bir cemaat. ...
245 syf.
·33 günde·10/10
Dikkat! Bu kitap insanı fena sarsar!

Seyyid Kutup'u genel olarak düşünce yazılarında bulursunuz, İslamca, Müslümanca düşünce.. İşte bu alandaki en başarılı kitabı..

Kendisi Hakkı bildiği kadar batılı da iyi bilen bir Şehid. Bir zamanlar Amerika'da yaşamış ve onların ciğerini bilen bir Müslüman.

Yaşadığınızı, İslâm zannetmeden önce, bu kitabı okumanızda büyük fayda var.

Müslümansanız nasıl bi dairede (İslâm'da) olduğunuzu,

Müslüman değilseniz, nasıl bi İslâm'ı reddettiğinizi bilmeniz açısından güzel bir kaynak, Yoldaki İşaretler.

Sorgulattırır!

Ilımlılıktan kurtuluşun yolunu göstermiş bizlere yazar: Vasatlıktan değil. Vasat (orta yol) Müslüman başkadır, Ilımlı Müslüman bambaşka..

Genel olarak Seyyid Kutup minvalinde insanları okuduğum için beni çok çarpmadı kitap. Ama ne kadar gaflete daldığımı, nereye saptığımı hatırlattı, Allah kendisinden razı olsun..

İlk kez bu kaynaklardan yararlanacak olanların sindirmesi zor olabilir, O yüzden anlaya anlaya okumanız tavsiyemdir.

Şayet bir gün İslâm davasıyla uğraşmaktan yorulursanız, Müslüman olmayanların yolu daha sempatik görünmeye başlarsa bu kitabı okuyun. İlaç gibi gelir. Benzin yüklemiş olursunuz kendinize.

Yazarın bahsi geçtiği için şunu da şuraya bırakıyorum, dileyen alsın: https://youtu.be/L3n_H0Xt1cw

Ek olarak: Bu kitap Pınar Yayınları'nda neden 206 sayfa görünüyor? Beka Yayınları'nda 245 sayfa. Bu ciddi bir fark. Kuşkulanmamak elde değil.
206 syf.
·6 günde
Kur'an-ı Kerim'le -gerçek anlamda- tanıştıktan sonra, İslam dini hakkında araştırmalar yapmaya başladım ve yaptığım araştırmalar neticesinde birçok kitap okudum. Okuduğum ilk kitaplar tasavvufiydi, zamanla yelpazemi genişlettim ve ilerledim. Yani bu kitaba gelene kadar uzun bir yol katettim, pek çok araştırmamın neticesine ulaştım.
İslam'da bana en karışık gelen ve çevremdekiler tarafından çok fazla soruya tutulduğum konu 'cihad'tı. Bu kitapla o eksiğimi de giderdim. Kitabı genel olarak zaten çok dikkatli okuyun, ama siz de cihad kavramında sıkıntı yaşıyorsanız kitaptaki "Allah Yolunda Cihad" kısmını özellikle daha dikkatli okuyun.
Bu kitabıyla, Seyyid Kutup'u anlamak için öncelikle açık bir kalbe sahip olunmalı, Kur'an hakkında bilgi sahibi olunmalı, en azami şartla Kur'an üslubuna aşina olunmalı.
Peygamberlerin hayatı ve özellikle Peygamberimiz Hz. Muhammed'in hayatı, İslami çağrısı ve bu çağrıyı yapış şekli vb. hakkında tarihi bilgiden önce Kurani bilgiye ihtiyaç vardır. (Lütfen kalbinizdeki kilitleri kırmadan bu kitabı okuyup yargılamayınız.)
Bu kitap sayesinde Seyyid Kutup'la tanıştım. Hakkında olumlu olumsuz birçok şey okudum. Kitabını okuduğumdaysa iyi ki olumsuz yazılara bakıp okumamazlık etmemişim dedim.
Allah'tan başkasına boyun eğmediği için asılan bir insan... Doğru söyleyenin dokuz köyden kovulduğu dünya...
206 syf.
·4 günde
Daha ilk sayfasında 3 cümlenin altını çizdim. Unuttuğumuz İslam ve ümmet şuurunu zihnimize adeta çakıyor Kutub. Ne zamandır yaşadığım 'light' islam bana yetmiyordu. Bende eksik olan nedir diye düşünürken; ihtiyacım olanın yeniden diriliş ve dinimi üzerime hakim kılmam olduğunu anladım. Müslümanların mevcut durumlarından muzdarip olduğunu dile getiriyor müellif. "Ben insanları ve cinleri ancak bana kulluk etsinler diye yarattım" ayeti celilesi insanın yaratılış gayesini açıklayan en güzel düstur. Yeryüzünün halifesi olan insan yüzyıllardır ithal sistemlerle oyalanmakta. Oysa ki hala adından söz edilen 'İslam dünyası' için en güzel sistem İslam'a dönmektir. 13 yıl süren tebliğin Mekke dönemi bizlere ispatlıyor ki, aksiyonun temeli akidedir. Muhakkak okuyun. Kitabın olumsuz yanlarına gelecek olursak belli başlı düşüncelerin mükerrerinden müteşekkil bir metin var sanki elimde. Aynı fikirler farklı kelimelerle dile getirilmiş. Bu okumayı sıkıcılaştırıyor. Hızlı aktığını söyleyemeyeceğim. Sanki yazarın farklı konuşmalarından derlenmiş gibi. Bu hususu da göz önünde bulundurmakta fayda var. Bir de son 30 sayfayı resmen bitsin diye okudum. Hep aynı şeyleri okudum gibi geliyor. En sevmediğim şey bir kitabı işkence gibi bir an önce bitirmeye çalışmak. Ilk 100 sayfa güzel ve okunabilirdi ama sonrası bitsin diye okunuyor maalesef.
206 syf.
·4 günde·10/10
Ne ilginç Seyyid kutup sırf bu kitabı yüzünden idam edilmiş. Sanırım fikir ve düşünceleri onları aşırı derecede tedirgin etti ki bunu yaptılar, oysa bu onun şehadetinin, uğruna öldüğü düşüncelerinin ve onun yansıması olan eserlerinin daha çok duyulmasına ve okunmasına neden oldu. Malcolm'un bir sözü var ya hani ''bazı ölüler yaşayanlardan daha yüksek sesle konuşur' diye Seyyid Kutupta bunu görüyoruz.

Peki 'Yoldaki İşaretlerin' ana teması nedir dersek, bunun cevabı şüphesiz; İslami Mücadelenin nasıl olması gerektiğidir.

kitabın son sayfasında ve son pasajda şöyle yazmış Kutup;

O halde: ''Mü'minler sırf aziz ve hamid olan Allah'a inandıkları için o zalimler onlardan öç aldılar...''

son pasaj Seyyid Kutub'un neden asıldığının cevabını da veriyor..

Seyyid Kutup ölümünden hemen önce bile dersini verip gidiyor, bununla da ilgili küçük bir ek ilave edeyim incelemeye.

Asılmadan önce kendisinin yanına hoca gönderiyorlar, hoca gelip: “Eşhedu ellâ ilahe illallah ve eşhedu enne Muhammeder Rasûlullah de!” diyor.
Bunun üzerine Seyyid Kutup adama: “Sen de bu tiyatroda ki son bölümsün, sen bana “lâ ilahe illallah de” mi diyorsun? Ben ki bu kelime uğruna idam ediliyorum” der..

Rahmetle anıyorum..
224 syf.
Seyyid Kutub, "Bugün insanlık korkunç bir uçurumun kenarında duruyor..." diyerek başlıyor kitabına, bizleri uçurumlara sürükleyen nedenleri birbiri ardına sıralarken, nerelerde, ne tür hata ve yanılgılara (bilerek ya da bilmeyerek) düştüğümüzü de göstermiş oluyor.

Kulluğun kula değil yalnız, Allah'a yapılması gerektiğini, akidenin önemini anlatıyor. Bir İslam davetçisinin izleyeceği yolu, İslam'ı nasıl anlatması gerektiğini açıklıyor.

O eşsiz neslin yaşamını inşa etmek üzere ele aldığı Kur'an ayetlerini, bizlerin sadece okumakla yetinip ya da belli maksatlar çerçevesinde okuyup geçerek onların soluduğu manevi havayı asla soluyamayacağımızı şu satırlarıyla belirtmiş oluyor;
"O nesil sadece o biricik kaynaktan beslenmiş ve tarihteki o eşsiz yerini kazanmıştı. Kur'an'a yaklaşırken kültür ve inceleme maksadıyla yaklaşmazlardı, O'nu okurken zevk alma, eğlenme gayesiyle okumuyorlardı... Ve onlardan hiçbir kimse Kur'an'ı okurken mücerret manada kültürünü artırmak için okumuyordu. İlmi ve fıkhı konulardaki iddialarına yeni bir mesned bulmak ve böylece dağarcaklarını şişirmek için Kur'an'ı ele almazlardı. Onlar Kur'an okurken Allah'ı emrini öğrenmek için okuyorlardı. Gerek kendilerini ve gerekse içinde yaşadıkları cemiyetle ilgili olarak cemiyetin hayat tarzının nasıl olması gerektiği hakkında Allah'ın emrini öğrenmek üzere Kur'an'ı ele alırlardı. Bu Kitabın emirlerini duyar duymaz, yaşamak için öğreniyorlardı. Tıpkı savaş alanında aldığı "günlük emri" duyar duymaz hemen tatbik etmek için faaliyete geçen bir asker gibi Kur'an'a yanaşıyorlardı. Bu yüzden onların hiçbiri bir oturuşta bildirilenden daha fazla emir ve talimat öğrenmek istemezdi. Çünkü biliyordu ki ne kadar çok öğrenirse omuzuna o kadar vazife ve sorumluluk yüklenecekti. İbn Mesud (r.a.)'un rivayet ettiği hadiste varid olduğu üzre onlar on ayetle yetiniyor hemen ezberleyip, amel etmeye başlıyorlardı."

İşte ashabın Kur'an'a yaklaşımı ve yaşantısına yansıtış şekli böyleydi. Bizim yaşam şekillerimizin çok ötelerinde, belki bir daha böyle bir Kur'an topluluğu gelmeyecek, belki dünya böyle bir topluluğu bir daha ağırlayamayacak, misafir edemeyecek; ama o topluluğa bir adım yaklaşmak ne büyük bir bahtiyarlık olur bizler için. Bu konuda bize düşen görev biraz olsun o topluluğa yaklaşmaya çalışmak olacaktır.

Bu güzel eseri okumanızı tavsiye eder, istifadeli okumalar dilerim.
246 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Rahmetli Seyyid Kutub'un yazdığı bu kitap nedeniyle idam edilmesi tüyler ürpertici... İslam'ı anlatmak için canla başla çalışan bir alimin emek dolu bu kitabı okunmaya değer. Kutub İslam'ı kelime-i tevhid vasıtasıyla La İlahe illallah ile Allah'ın varlığına ve birliğine ve Allah’tan başka kimseye kul olunmayacağına, İslam'ın insanı kula kulluktan kurtadığına; Muhammedür Resulullah ile de hak peygambere inilen dinin İslam olduğu ve onun sünnetine uyulmasıyla Müslümanlığın aslında zor olmadığını güzel bir şekilde dile getirmiştir.
İyi okumalar.
246 syf.
·Beğendi·10/10
Seyyid Kutub'un zindanda yazmış olduğu ve sırf bu kitabından dolayı idam edildiği bir eser. " Namazda Allah'ın birliğini şehadet eden parmağın bir tağutun hükmünü onaylayan tek bir harf bile yazmayacaktır” diyerek ipe gitmiştir. Sanırım fikir ve düşünceleri onları aşırı derecede tedirgin etti ki bunu yaptılar, oysa bu onun şehadetinin, uğruna öldüğü düşüncelerinin ve onun yansıması olan eserlerinin daha çok duyulmasına ve okunmasına neden oldu. Malcolm'un bir sözü var ya hani ''bazı ölüler yaşayanlardan daha yüksek sesle konuşur' diye Seyyid Kutup'ta bunu görüyoruz. "Allah'a savaş açanlar, Allah yolundaki mücahitlere tahammül edemezler... sözü ne kadar da doğru.
Kitabın ana konusu; İslami Mücadelenin nasıl olması gerektiğidir. Müslümanın kula kulluk zilletinden kurtulup sadece Allaha kulluk etmek gerektiğini ve her türlü beşeri hukuk sistemini reddedip sadece Allah'ın kanunlarını kabul etmek gerektiğini belirtiyor. İşte gerçek İslam toplumu budur. Seyyid Kutup İslam toplumu dışındaki bütün toplumlar cahilliye toplumudur diyor. Şuan bazılarınızının beni eleştireceğini bilsem de şunu açıkça söylemeliyim ki bizim ülkemizde sosyal, siyasi ve bir çok alanda Allah'ın kanuna değil batının kanuna uyum sağladığı için ne yazık ki ülkemizde cahiliye toplumudur. Kitabı okurken kendime sürekli vay halime nasıl da ziyandayım dedim. O kadar çok cümle var ki eser hakkında yazabileceğim.. tekrar tekrar okunulması gereken bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim demekten ziyade her müslüman olduğunu düşünen kişi bu eseri kesinlikle okumalı çünkü kendimizi, toplumumuzu, diğer toplumları sorgulamamız için muazzam bir eser
206 syf.
·Beğendi·9/10
İslami düzenin tekrar nasıl sağlanması gerektiği hakkında ipuçları veren önemli bir kitap. Bu eserden sonra üstad mevcut düzene başkaldırı yapıyor bahanesi ile idam edilmiştir.
222 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Dikkat!İçinizden bir devrimci çıkarabilir bu kitap:)Yaşadığımız hayatta “La ilahe illah “ı ne kadar uygulayabiliyoruz?Sadece dilimize pelesenk olmuş anlamını idrak etmeden uygulamadan yaşadığımızı görmemizi sağlıyor.Sadece Ona kulluk etmemiz gerekirken onun dışındaki herşeye herkese kulluk ediyoruz.Ve bunu düzeltmediğimiz sürece yazara göre cahiliye döneminde yaşıyoruz.Peki ne yapabiliriz diye sorarsak bunun cevabını veriyor.Sizi uzun uzun sorgulamaya düşünmeye itiyor.Bir dirilişi olması lazım ama nasıl? Sorusunun cevabını bu kitapla bulabileceğimizi düşünüyorum.
206 syf.
·Beğendi·10/10
Akıcı, sade , hakikatli bir kitap.. Belki bu kadar net ve prensipli olduğu için uğruna ölünmüş fikirler silsilesinin bir parçası.. Müctehid alimlerimizden olan Seyyid Kutup ihvanı müsliminin güzel kardeşliğinin bir simgesiydi... Ne yazık ki Hasan El Benna'ya suikast tertip eden zihniyet Seyyid Kutubuda darağacına göndermiştir... Rabbim şehadetlerini kabul eylesin.
206 syf.
·Beğendi·10/10
Yıllarca bize ezberletilen kelime-i tevhid'in ne anlamlara geldiğini, yelpazesini genişlettikçe içimize sığmayan o müthiş anlamını bu kitapta yakaladım. Aynı zamanda insanı bir akide sahibi yapan bu kitabı herkesin okumasını istirham ederim.


Kitabı okuduktan sonra twitter'a yazdığım bir tweet sanırım daha açıklayıcı olacaktır;

Hayaller Dar'ul İslam,Hayatlar Dar'ul Harp...
İslâm ne bir ırka sunulmuş bir armağandır ve ne de belirli bir vatanın sosyal düzenidir, O ilâhî bir metod ve dünya düzenidir.
Müslüman her türlü cahiliye gelişmesinin eserlerini okuyabilir. Fakat bütün bu alanlardaki bilgi ve düşüncesini o eserlerden edinmek için değil. Bu incelemenin asıl amacı, cahiliyenin nasıl haktan saptığını, bu beşerî sapıklıkları, İslâm inanç ve düşüncesindeki sağlıklı temellerine oturtup düzeltmenin, doğrultmanın nasıl mümkün olacağını tesbittir.
Allah'ın hükmünü de kendilerine ulaştıran tek bir kaynaktan öğrenmelidirler. Bu tek kaynak da Allah'ın Resûlüdür. İşte bu esas, İslâmın ana temeli olan şahadet cümlelerinin ikincis olan 'Hz. Muhammed'in Allah'ın Resûlü olduğuna şahadet etmek' cümlesinde ifade edilmektedir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yoldaki İşaretler
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
222
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753520157
Orijinal adı:
Mealim Fit Tarik
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
Bu inancı benimseyenlerin sayısı üç kişiye ulaşınca, o inancın bizzat kendisi onlara şöyle der: Siz şimdi, bir cemaatsınız, bağımsız bir İslam cemaati. Bu inancı benimseyen ve bu inancın temel değerlerini üstün saymayan cahiliye toplumunda ayrılmış bir cemaat. ...

Kitabı okuyanlar 1.699 okur

  • İkarpot
  • Mehmet Toyran
  • SK
  • Doo
  • Cenmel
  • cihat bülbül
  • Sabamelikesi
  • Aslıhan Demir
  • YnSmVs
  • Rüveyda ALBER

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.7
14-17 Yaş
%1.6
18-24 Yaş
%24.2
25-34 Yaş
%33.6
35-44 Yaş
%23.4
45-54 Yaş
%9.4
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%2.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%50.9
Erkek
%49.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.3 (134)
9
%11 (43)
8
%11.5 (45)
7
%3.1 (12)
6
%1.8 (7)
5
%2 (8)
4
%0.3 (1)
3
%0.3 (1)
2
%0.5 (2)
1
%0

Kitabın sıralamaları