Ancak Jansen'in 50 yıldaki 300.000 nüfusa göre planladığı kent. daha 20 yılda yani 1950'ye gelindiğinde 290.000 nüfusa ulaşınca, Cumhuriyet'in ideolojik ve mekansal merkezi sayılan Kızılay'ın bu kültür izolasyonunu sürdürebilme imkanı kalmadı. Ulus'un taşrayı ağırlayan merkez olma misyonu nisbeten ortadan kalktı. 1957 tarihinde yeni bir imar planı yarışması daha açılarak, Kızılay'ın yeni bir merkez olarak ortaya çıkması kaçınılmaz oldu. Ankara'nın "Modern-Çağdaş Kent Kimliği" nin bir göstergesi olarak mimari örneklerin sergilendiği bir arena haline getirilmesi bu tarihle başlar. 1961 Bölge Kat Nizamı Planı ile de, 1957 Planına kat artışı getirildi ve 6 kat, 8 kat, 10 kat yüksekliklere geçildi. Hem Yenişehir'de hem de Eskişehir'de (Ulus) ana caddeler üzerindeki erken cumhuriyet dönemi ve 1940-50'lerin yapılaşmalarının yıkılıp yenilenmesine yol açan Atatürk Bulvarının kenarını devasa bloklarla perdeleyen yeni bir anlayış gelişti. Bu dönemin yani II. Ulusal Mimarlık Dönemi yapı ve apartmanlarının özellikle Kızılay çevresinde beton ve cam kaplama malzemelerle modern mimarlık örneklerine yönelik spekülatif yoğunlaşmalarla kent merkez kimliğinin de değişmesine neden olduğu ifade edilmiştir (TUNÇER, 2008).