Lütfi Bergen

Lütfi Bergen

Yazar
7.9/10
47 Kişi
·
130
Okunma
·
34
Beğeni
·
1.083
Gösterim
Adı:
Lütfi Bergen
Unvan:
Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1964
1964 yılında Ankara'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Ticaretle uğraştı. Yazıları ilk kez Dergâh Dergisi'nde yayınlandı. Bilahare aynı yayınevinin Ülke dergisinde haftalık yazılar yazdı. 1996'da Dergâh-Ülke yazılarını 'Azgelişmişlik Üstünlüktür' ismiyle kitaplaştırdı. Aynı yıl Umran dergisinde yazmaya başladı. Umran Dergisi'ndeki yazılarında 'Haluk Burhan' müstearını kullandı. Bu yazılarını 1999 yılında 'Ahlak Ayaklanması' kitabında topladı. http://www.dunyabizim.com, Hece, Hece Öykü, İdeal Kent ve Düşünen Siyaset dergilerinde yazıları yayınlandı. Evli ve iki çocuk babası.
" Yaşadığımız konutlar ne kadar müreffeh ve geniş olsa da eğer kalp sükûn bulmamışsa, kıblesini şaşırmışsa, Rabbini zikirden uzaklaşmışsa inşirâh bulamayacak... "
Rasim Özdenören bundan sonra Akif'e karşı Elmalılı Hamdi'nin "Gül Yetiştiren Adam"ına işaret etmiş ve Müslüman hassasiyeti korumak adına "kendine çekilişi" işlemiştir.
Lütfi Bergen
Sayfa 166 - Hitabevi
" Bizi buralarda yabancı kılan, ahlâk ev'inden çıkmış, çıkarılmış oluşumuzdur. Çatısız kaldık ve başkalarının ev'ini bozduk. Ahlâk bir zırh idi.. Bereketsizlik ayıbımızın fâş olmasındandır. "
Bu nedenle İslam toplumu kendisini yöneten en üst tabakanın dahi yönetilen en alt tabakanın yaşadığı, yiyip-içtiği bir hayat inşa eder. Bu böyle olduğu için Hz.Ömer yamalı elbise giyerek Kudüs'ü fethetmiştir. Yine bu böyle olduğu için halife Hz.Ebubekir'in ikinci bir elbisesi yoktur; kirlendiğinde yıkadığı giyisinin kurumasını beklemek durumundadır. Yine bu nedenledir ki Hz.Peygamber İslam toplumunun en fakirleri gibi hasır üzerinde yatar.
Lütfi Bergen
Sayfa 178 - Hitabevi
Aynı zamanda kentleşme cemaati dağıtan, mahremiyeti çözen, gıda kıtlığına yol açan, topraksızlaştıran bir yapı/teknoloji yani kültür dayatmasında bulunmaktadır.
Lütfi Bergen
Sayfa 163 - Hitabevi
Yahya Kemal'e Varşova Büyükelçiliği görevinde iken Türkiye'nin nüfusunun kaç olduğu olduğunu sormuşlar. O da hiç düşünmeden: "Seksen milyon" demiş. Bunun üzerine: "Beyefendi, bildiğimiz kadarıyla 15 milyon kadar imişsiniz" deyince, şair yine hiç düşünmeden şöyle demiş; "Ben ölülerimizi de saydım. Zira biz ölülerimizle beraber yaşarız" cevabını vermiş.
Lütfi Bergen
Sayfa 201 - Hitabevi
196 syf.
·6 günde·8/10 puan
Yine beni zelzele misali sarsan bir kitabı bitirip, geldim incelememin başına.
Öncelikle herkese merhabalar. Şuan beynimin sağ lobunun bir tarafa sol lobunun diğer bir tarafa doğru koşup benden kurtulmaya çalıştığını düşünüyorum. Çünkü o derece dehşet bir şekilde ağrımakta. Neden mi? Bu işin müsebbibi sayın Bergen'dir.

Kitap hakkındaki iç açıcı beyanlarımdan sonra dikkatimi çeken birkaç noktayı izah etmek isterim. Öncelikle lütfen, kafanız boşken, işlerinizin yoğun olmadığı bir zamanda okuyunuz. Zira oldukça ağır ve yoğun bilgi içeren bir kitaptır.

1)Kitap hakkındaki ilk şokum yazarımızın, zamanın kapitalist ve emperyalistleriyle, zamanın Müslümanlarının mülkiyet ve dünyevi menfaat açısından aynı olduklarını, aynı şeyleri düşünüp, aynı şeyleri arzu ettiklerini bana tokat atarcasına farkettirmesi oldu. Bu konularda vahiyden alabildiğine uzaklaştığımızı acı bir şekilde fark etmiş oldum...

2)Kitabımız şehir ve mülkiyet kavramları üzerine kurulu. Şehrin ve kentleşmenin insan hayatına ve doğaya verilen zararları üzerinde ekseriyetle durulmuş. İnsanın kendi ellerinden çıkan üretimlerle zindana girdiğini ve bu zindandan kurtulmanın yollarını incelemiş.Kitabın hepsini alıntı olarak yazacaktım neredeyse, gerçekten başarılı tespitleri vardı sayın Bergen'in.

3)İnsanların sömürülmesi, insanın kendi eliyle kendi doğal kaynaklarını tüketmesi, şehir-kent sorunsalı, kapitalist ve emperyalist sistemin dayatmaları, insanlığın kırlardan koparılması, yaşamın plastikleşip yapay maddelere dönüşmesi gibi birçok can alıcı noktaya parmak basılmış.

4)Kitabımızda üzerinde çokça durulan diğer bir konu ise, kurulması gereken İslam şehirleri ve bu şehirlerin içinde kurulması gereken pazarlardı. Büyük işletmelerin, AVM'lerin, markaların, küçük işletmeleri ezmesi sonucunda ortaya çıkan işsizlik, sömürü ve yoksulluk ve bununla alakalı çözüm önerileriydi.
Yoksulluk-işsizlik sonucunda ortaya çıkan barınma sorunları, bankaların ev kredilerini verirken vatandaşlarda çok absürt meziyetler aramamaları, insanlara üretmedikleri halde kazanma duygusunun verilmesi konuları da benim açımdan çok can alıcı meselelerdi.


Uzun lafın kısası, çok faydalı bir kitaptı. Çok ağırdı, çok zor okuttu kendini ama, bittikten sonra iyi ki okumuşum dedirtti.
Maalesef çok çarpıcı gerçeklerle karşı karşıyayız. Dünyayı tüketmekteyiz. İnsan toprağı tüketerek, beton ve plastik kusmaktadır. Topraksızlığımız kent zindanımızdandır...

Önerimdir...
246 syf.
·45 günde·Beğendi·8/10 puan
“Azgelişmişlik Üstünlüktür” nasıl bir kitaptır diye sorulduğunda özetle,
-Bilimi,tekniği,teknolojiyi, modernizmi… sorgulatan,
-Batı’nın tekniğini,sanatını alıp, ahlakını almamanın mümkün olup olmadığını düşündüren,
- Din-Modernizm, Kent-Şehir, Medeniyet-Uygarlık arasındaki göremediklerimizi gösteren,
- Bilim ve teknik ile doğa üzerinde kurduğumuz hakimiyet ile teknolojik bağımlılıkla her geçen gün kendimizden uzaklaşmamız arasındaki ilişkiyi gözler önüne seren...
bir kitap diyebiliriz.
“Azgelişmişlik Üstünlüktür” maddi anlamda ortaya konmuş terakkinin ,neticeleri de göz önüne alındığında, bir ilerleme unsuru olarak görülemeyeceğini ortaya koyar.Fesat doğurmayan, bozgunculuk yaratmayan ilerlemeyi “Aziz”kalabilmenin şartı olarak görür.Bu anlamda kitap, Batı’ya ve Batı’nın üretmiş olduğu modernliğe karşı bizi şehirde,medeniyette,dinde tutmaya çalışan baştan sona bir mücadele örneğidir.Bu anlamda hepimizin Lütfi Bergen’e kulak vermesi gerektiğine inanıyorum.İyi okumalar...
285 syf.
Şu ana kadar kitabı altı kişi okumuş, iki kişi okuyor, 15 kişi de okumayı düşünüyor. Dolayısıyla kitaptan pek fazla alıntı yoktu, inceleme zaten yapılmamış. Ve bu noktada ilerisi için bir şeyler bırakmaktan mutlu oldum İnşallah kitabı daha sonra okuyanlar, bu incelemeyi ve yorumu geliştirerek katkı sağlarlar. Bundan da ayrıca mutlu olurum.

Bu kitap neyi anlatıyor, ne söylemeye çalışıyor diyenler için kitabın son cümlesini aktarmak yerinde olacaktır:

"Şehir, Hz.Peygamber'e ait Hakikat-ı Muhammedi'nin tecellisi ve sünnet-i seniyyenin vazgeçilmezidir. "Sünnet-i seniyye" ancak "şehir-medine" inşa edildiğinde varlık kesbedebilir."

Evet, yazar eserini bu felsefenin üzerine oturtmuş. Kent-şehir ayrımı ile söylenmek istenen de bu fikriyattan ötürü. Yazara göre Şehir=Medine. Atalarımızın şehir inşasının da bu bilgi çerçevesinde vücut bulduğunu dile getiriyor. Bunların yanında otomobil ve konut sorunu, kentin getirdiği sıkıntılar, nüfus-göç sorunu, fıkıhla yaşayan toplum, Müslüman fertlerin tüketici kılındığı piyasa, Müslüman bir topluma erişmek ve şehirleşmek, şehir inşa etmek gibi bir çok yazıyı bünyesinde barındırıyor. Çok büyük dil bilgisi hataları yok, kitabın dili sade. Fakat özellikle son bölümler olmak üzere anlatılanlar kendini tekrara çok düşüyor. Bu yönüyle birazcık, sayfa sayısı şişirilmiş. Bu kitabı okumadan önce Medine'de ki ticari hayatı anlatan bir kitap okumuştum, tamamen tevafuk. Aklımda yoktu. O kitap, bu kitabı anlamama çok yardımcı oldu. Çünkü kitapta geçen kavramlara hakimdim artık. İncelemeye dönersek; bazen de konudan kopmalar oluyor, gereksiz noktalara dikkat çekilerek. Verilen bilgiler kaynaklı olsa da bazı kaynaklar insanı tatmin etmiyor. Daha iyi araştırma yapılabilirdi. Kitap akademik araştırma düzeyinde değil, fakat akademik araştırma yahut bu konularda kendini geliştirmek isteyenler için bir başlangıç basamağı sayılabilir. Özellikle bir noktaya dikkat çekmesi, göz önünde olanı sorgulatması bakımından ve farklı düşünmek açısından güzel bir eser.

Söylenecek çok şey var ama bu platformda çok okunan bir eser olmadığı için okuyucunun heyecanını söndürmemek adına bu kadarıyla yetiniyorum. Hayırlara vesile olsun.

Keyifli okumalar.
352 syf.
·51 günde·Beğendi·10/10 puan
Ev-hane-konut-kent-şehir ve insanın inşası. Aslında bizler yaşadığımız yere oldukça bağlı bir hayatın içinde seçimler yapıyoruz ve bunun farkında değiliz. Özellikle şehrin ve mahallenin inşasında kadınların oynadıkları rol modelin üzerinden giderek mahremiyet, hicap ve kadının ekonomik alanda sahaya inmesi konularında muazzam tespitler içeriyor. Lütfi Bergen, düşüncelerine çok değer verdiğim ama ülkemizde de yeteri kadar kıymet görmediğini düşündüğüm bir yazar. Muhafazakar kadın aktörlerinin ve yazarların başörtüsü mücadelesinde takındıkları tavır üzerinden mükemmel yorumları ortaya koyuyor ve bu süreçte evlerini kaybeden kadınların içler acısı durumunu gözler önüne seriliyor. Okuması yorabilir ama bitirdiğinizde artık eski gözle bakmayacaksınız yaşantınıza.
196 syf.
·19 günde·7/10 puan
Benden önce inceleme yapan hanımefendiye çok katılıyorum.
Kitap modernleşme şehirleşme kapitalizm gibi konuları ele almış, ve bu unsurlar ile islam dininden örnekler vererek gitmiş. Siyaset bilimi okuduğumdan ilgimi çeken bir kitap oldu. Fakat kitap gerçekten ağır bir kitaptı. Kafa dağıtmak için okunacak bir kitap değil. Kitap didaktik bir eser, sakin ve bilgiye açık bir zihinle okunmalı. Ağır bir kitap olsa da okuduktan sonra iyiki okumuşum dedirten, birçok konuda bilgi sahibi yapan bir kitap.
360 syf.
·106 günde·1/10 puan
Kitabın ilk bölümleri bolca Osmanlıca kelimeler kullanılmış. İlerleyen kısımlarda ise bu durum yerini yabancı kelimelere bırakmış. Anlamadığım kelimelerle kurulan karmaşık cümleler, konunun dağılmasına sebep veriyor. Kitabın ortalarında yaklaşık bir ay bekledim. Kitabı elime almak ve okumak istemedim. Kitap odamda sürüne sürüne, eziyet çeke çeke bitti. Bu kitabı satın alırken kitabın ismine kapıldım. Ama içeriğinde umduğumu bulamadım. Sıkıcı... Hemde çok.
285 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
ŞEHİR SÜNNETTİR;
   Çok güzel ve bir okadar da bilgi dolu bir kitap okudum.Kitap 3 bölümden oluşuyor.
Yazarımız farklı bir bakış açısıyla Şehir ve Kent ayrımı hakkında tespitlerde bulunmuş.
    Kentin getirdiği problemler,şehir inşa etmek,göç,konut, gibi bir çok konudan da bahşedilmiş .
Tasavvuf türünde ,sade ve akıcı bir üslup ile yazılmış olan bu harika kitabı hiç sıkılmadan okuyacaksınız.
348 syf.
·Puan vermedi
Bu kitap radikal islamcılığa vurulan bir tokat gibi.Bir şiddetsizlik eylemi.Peygamberlerden örneklemelerle ve yorumlamalarıyla çok beğendiğim bir eser.Peygamberler bir aktivist miydi, devrimci miydi, darbeci miydi, ihtilalci miydi, inkılapçı mıydı? Aslında peygamberlerin izlediği metot neydi? Kesinlikle okumalısınız.
440 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Yazarın köşe yazılarından oluşan bir eser olmasından ötürü çok tekrara düşülmüş. Yani okuduğunuz bir tespit, örnek 30 sayfa sonra karşınıza çıkabilir.Eserin çeşitli yazarlardan yapılan alıntı, karşılaştırma ve tahlillerle doktora tezi kıvamında olması ve 440 sayfa olması ağır ve bazen sıkıcı oluyor.Ama karşılaştırmalı tahliller güzel.
Kitaptan iki alıntıyı buraya yazayım;

'' M.Akif, ' Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar' diyor.Diğer taraftan siyasetçiler 'Muasır medeniyet seviyesini aşmak' tan bahsedip durmaktadır.
Tek dişi kalmış canavar da, muasır, teknik, bilim, refah seviyesi de medeniyet değildir. Müslümaların bu kafa karışıklığından kurtulması gerekmektedir.'' syf:79

''Türkiye'de 'Batının tekniğini alalım ahlakımızda(kültürümüzde) duralım' görüşü dereceleri farklı bile olsa Ziya Gökalp, Mehmet Akif ve Sezai Karakoç hattı üzerinde yürümektedir.Nurettin Topçu ve İsmet Özel ise karşı hattadır.'' syf: 122

Yazarın biyografisi

Adı:
Lütfi Bergen
Unvan:
Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1964
1964 yılında Ankara'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Ticaretle uğraştı. Yazıları ilk kez Dergâh Dergisi'nde yayınlandı. Bilahare aynı yayınevinin Ülke dergisinde haftalık yazılar yazdı. 1996'da Dergâh-Ülke yazılarını 'Azgelişmişlik Üstünlüktür' ismiyle kitaplaştırdı. Aynı yıl Umran dergisinde yazmaya başladı. Umran Dergisi'ndeki yazılarında 'Haluk Burhan' müstearını kullandı. Bu yazılarını 1999 yılında 'Ahlak Ayaklanması' kitabında topladı. http://www.dunyabizim.com, Hece, Hece Öykü, İdeal Kent ve Düşünen Siyaset dergilerinde yazıları yayınlandı. Evli ve iki çocuk babası.

Yazar istatistikleri

  • 34 okur beğendi.
  • 130 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 165 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.