Bir fırtına idi!
Dünyayı sarsan adam,
Ezilenin sesi olmuştu.
Pilotlaryaya karşı baş kaldıran sakallı...
Felsefeyi sömürülenin lehinde yazılıyordu.
Tarih toplumsal bir kavşağında idi,
Sosyoloji emek üzerinde inşaa ediliyordu.
Fabrikalar insanları yabancılaştırırken...
Marx ve Engels ploteriyaya meydan okuyordu.
Leni, Stalin ve Maon üçlü emek hırsızlar idi,
Toplumsal sosyalist araç olmuştu.
Çünkü iktidarın görünmeyen yüzü kendini göstermişti...
Üçüncü dünya ülkeleri emek devrimcileri değillerdi.
Hazıra konulmuş yan devrimcilerdi,
Kendi ulus bilinçlerin aşamadılar,
Üçüncü dünyan ülkeleri!
Kendi içlerinde var olan etnik kimlikleri,
Sosyalist sopası ile sömürdüler,
En açık fotoğrafı Kürtlerdi...
Bir hikaye idin,
Sen!
Kırışmış hayaller içerisinde,
Ben seni anlatmak istedim,
Sen de dilim gibi yasaktın,
Sözlerim gibi eksiktin,
Gözlerimdek gözlerin gibi yorgundun,
Seni alıp okumak istedim...
Oysa ilk cümleler seni anlatıyordu.
Bense seni seviyorumdum,
Ne bileydim ki!
Sen sol yanımdaki hüzünsün...
Hikayenin sonu hep sensizlikle bitiyordu...
Sonra anladım ki!
Bende kalan bir gizemdin,
Şiirler sessiz kaldı...
Bu hikaye seni anlatıyordu.
Bir aşk iki dilin ucunda,
Ben seni Kürtçe sevdim,
Ya sen beni hangi dilde düşledin...