·
Okunma
·
Beğeni
·
11,1bin
Gösterim
Adı:
Yeşil Gece
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751001863
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Baskılar:
Yeşil Gece
Yeşil Gece
Toplumsal yönü ağır basan bu romanda, medresede yetişen ancak sonra öğretmen okulunu bitirerek Ege Bölgesindeki bir kasabada gerici ve çıkarcı birtakım güçlerle savaşan idealist bir gencin serüveni ele alınıyor. Atatürk Devrimi'nin o coşkulu havası içinde, çok güçlü sezgi ve gözlemlerle kaleme alınmış bu kitapta, toplumumuzun o günkü bütün büyük sorunları, yürekli bir biçimde tartışılıyor. Romanın en önemli kahramanı Şahin Hoca'nın kişiliğini oluşturan nitelikler mücadelesi ve uğradığı yenilgilerin öyküsü sayılabilir.
(Tanıtım Bülteninden)
223 syf.
·9/10 puan
Spoiler İçermektedir Merhabalar Reşat Nuri Güntekin’in Öğretmenliği en güzel anlattığı kitaplarından biri olan Yeşil Gece incelemesine kitaptan bir alıntı ile başlamak istiyorum : “Okumayan, anlamayan insanların mesut olmalarına nasıl imkân verilir? Cahil insan, her zaman her yerde ya kendi vehimlerine, batıl fikirlerine, yahut da başkalarının hasis hırslarına ve menfaatlerine kurban oluyor... Evet, asırlardan beri devam edip giden felâketlere bir nihayet vermek için insanlara hakikati öğretmekten iyi çare ve vasıta bulunamaz." Kitabın başkahramanı olan Şahin Bey’in hayatı bu sözlerle başlamaktadır.Ali Şahin Cumhuriyet Döneminin ilk senelerinde medrese eğitimi gören bir öğrencidir.Medrese yıllarından başlayan aradığı sorulara cevap bulamayan Ali Şahin dönemin erkek öğretmen lisesi olan Darülmuallimat’tan mezun olarak öğretmen olur.Sarıova’ya giderek mesleğini icra etmek ister ancak buralarda cehalet,hurafe ve cahillik had sahfadadır.Ali Şahin’in buradaki öğrencileri için yaptığı mücadele ve o zamanların yeşil gecesini gündüze çevirmeye çalışır.O zamandaki benzer durumların şimdide görüldüğünü görebiliyoruz.
Keyifli Okumalar Dilerim
223 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Reşat Nuri Güntekin'in bu romanı, tezli bir romandır: Roman, Osmanlı'nın son dönemi, ikinci meşrutiyet, 31 Mart vaakasının yaşandığı dönemle dünya harbi ve kurtuluş savaşı dönemlerinde geçer.

Medrese eğitiminden muallim mektebine geçmiş aydın görüşlü bir öğretmenin gözünden bu dönemlerin muhasebesi yapılır.

Halka ve hakikate bağlı Şahin hoca, İstanbulda yaşanan yozluk, yobazlık, kokuşmuşluk ve çıkarcılığı bir "Yeşil Gece" ye benzetir. Bu yeşil geceden kaçıp Anadolunun saflığına, aydınlığına, yoksulluğuna, temiz kalmışlığına sığınmak ister.

Herkes İstanbul'a tayin olmak isterken o küçük bir Ege kasabasına gönüllü gider. Ancak kısa sürede burada karşılaştıkları onda büyük hayal kırıklığına neden olur. Yine de Şahin hoca yılmaz. Kendisi gibi düşünen bir avuç insanla kasabanın başına bela olmuş yobaz ve soyguncu takımına karşı koyar.

İşgal yıllarında halkı korumaya çalışır. Kasabada istibdat ve yobazlğın temsicisi güruh ise bu defa işgalcilerle iş tutmaya başlamıştır.
Şahin hoca işgal güçlerince Yunan adalarına sürülür.

Kurtuluş savaşı bitip yeni bir düzen kurulduğunda Şahin hoca bir yolunu bulup tekrar muallimlik yaptığı kasabaya döner. Mutludur, Cumhuriyetin kurulmasıyla " Yeşil Gece"nin son bulduğunu düşünmektedir.

Ancak karşılaştığı manzara hiç de öyle değildir. Köhne düzenin, yobazlık ve çıkarcılığın eski temsilcileri şimdi en keskin Cumhuriyet yanlıları olmuş ve köşe başlarını tutmuşlardır.

YEŞİL GECE TÜM KARANLIĞIYLA DEVAM ETMEKTEDİR!
Şimdi bile...
223 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Tarih ve roman dersimin bana vermiş olduğu en güzel ders oldu bu kitap. Iyi ki bu kitabı seçmişim dedim. Kac insana okuduğu kitapta kendi hayatını bulma bahtiyarlığı verilir ki. Bu kitabin ana karakteriyle aynı kritik donemlerden geçtiğimi gördükçe şaşırdım önce bir medrese öğrencisi sonra bir cumhuriyet aydını oluverdi nasıl mı oldu? çok sancılı, işte ana karakterin zihninde yaşadığı karmaşıkligi bizatihi yaşadım zamanında.. işte beni etkileyen yönüde bu oldu, onun dışında kitap bize cumhuriyet dönemi romanlarının klasik ogretisini anlatıyor ilerici-gerici çatışması ve her dönemin adamı olmayı başaran bukalemunzadeler :)
223 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Reşat Nuri Güntekin'in pek az bilinen romanlarından Yeşil Gece Osmanlı'nın son dönemi; Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilk yıllarını içine alan zaman süreçlerindeki gözlemleri, ülkenin içinde bulunduğu durum, bilim ve akılcı düşünceye takınılan tavrın yansıması günümüzde bile devam etmekte.
Aydınlığın karanlık ile mücadelesi ve vatan sevgisinin bir dile getirilişi Yeşil Gece... Medrese eğitimi alan Şahin Efendi'nin yobazlığın ve gericiliğin pençesinde cahil bırakılan halkın bir ferdi olmaktan çıkarak aydın bir birey olma yolunda ümmet fikrinden sıyrılarak vatan ulus kavramlarını benimseyişi, kendisi ve vatanı için yaptıkları.
Okuduktan sonra tekrar tekrar düşündüren bir roman...
250 syf.
·7 günde·Beğendi·7/10 puan
Laiklik... Ne muazzam öneme sahip bir kavram. Din ise, oldukça hassas bir konu. Kişinin yaratıcıyla kendisi arasında yaşadığı bir durum. Ama araya giren üçüncü kişiler, din "alimleri" asırlardır varlar ve olmaya da devam edicekler. Elbette insan bir yol gösteren arar her konuda ve din de bunlardan biridir. Bu kişilerin sınırlarını bilmeleri ve işlerini hakkıyla, dürüst biçimde yapmaları da bir o kadar önemlidir. Her meslekte bir iki, belki daha fazla bulunan çürük elmalardan bunların arasında olması da kaçınılmazdır. Bundan ziyade toplumun gidişatında söz sahibi olmaları ise daha kötü sonuçlar doğurabilir. Bunun işini yapan kişiyle alakası yoktur ama bunlar o çürük elmalardan ise durum daha vahimdir. Ve ne yazık ki asırlardır onlarca toplum bu kişilerin yönettiği şekilde yaşamıştır, yaşamaya devam edenleri de vardır. Yeşil Gece de medreselerin ve softaların hüküm sürdüğü, sözünün geçtiği bir zamanda kendisi de medreseden yetişmiş ama daha sonra bunların memleketi karanlığa götürdüğünü anlamış genç ve idealist bir ilkokul öğretmeni olan Şahin Bey'in cehaletle ve bağnazlıklarla mücadelesini anlatıyor. Küçücük çocukları başlarına sarılan sarıklardan kurtarıp, onlara öğretilecek olan pozitif bilimlerin; kuracağı yeni neslin en önemli şartı olduğunu bilmekte ve onları kafalarına zorla doldurulmak istenen ağır yükten kurtarmaya çabalamaktadır. Bu yolda ona kendi meslektaşlarından, halktan, başka fen adamlarından gelen destek ümitsizliğe kapılmamasını sağlayan en önemli faktörlerden biridir. Karşısındaki düşmanların en beteri ise bence; değişen şartlarda bukalemun misali her şekilde 'karşısında' olan, hiçbir zaman, hiçbir dönem kaybolmayacak 'her devrin adamı' diye tabir edilen menfaatçi insan modeliydi.

Kişilerin ideolojileri mükemmel ve eğreti durmayan bir şekilde açık ve net verilmişti; roman boyunca geçirdikleri düşüncesel devrimler, çöküşler vb. olması gerektiği gibiydi. Şahin Bey'in düşünce yapısını metin içinde yer alan kendi cümleleriyle tam olarak vermek istiyorum:
-Medrese eğitimi alan, almakta olan softalar için düşündükleri;

"Kaba ve iptidai bir dünyaları vardı: Karalar ve denizlerin üstünde kubbe biçiminde bir tavan, onun üstünde çivi çivi çakılmış yıldızlar altında insan sürüleri: Her birinin omzuna iki hafiye melek oturmuş, durmadan ne yaptıklarını, ne düşündüklerini yazıyor; sonra bunların hepsinin üstünde kullarını bu jurnallara göre keyfince asıp kesen, mesela kadınlar sokakta yüzlerini açıyor diye tarlalara dolu, şehirlere taş yağdıran çatık yüzlü bir Tanrı; günah işleyenleri yakmaya mahsus bir ocak ki, bir deliği açık kaldığı zaman yeryüzü sıcaktan kavruluyor; bir cennet ki içinde İstanbul çarşıları gibi yiyeceğe, içeceğe dair yok yok; yalnız şu farkla ki orada alışveriş para ile değil, Allah'ın sevgili kulları diz dize oturmuş, gece gündüz dua ve ilâhi okumakla meşgul; ara sıra ibadete fasıla vererek çeşit çeşit nimetler yiyorlar; huriler, gılmanlarla, sefa sürüyorlar; sonra yine dua ve ilâhi!" (Sayfa 23)

Yeşil Gece olarak tasvir ettiği medresenin karanlık eğitimi, ilmi hakkındaki düşünceleri;

"- Bak şu yeşil türbe kandiline Rasim. Medresenin ilim ve nur dediği şey bu sisli ışığa benzer... Hep böyle mezarları, insana kasvet ve ümitsizlik veren şeyleri aydınlatır... Erişebildiği yerlerdeki eşyaların şeklini, rengini değiştirir, her şeyi korkulu vehimler ve hayaller şekline sokar... Bir ışık ki sekiz, on adımlık çevresi haricinde yine  gece vardır. Asırlardan beri nur diye hep bu yeşil gecenin içinde yaşadık. Ben, aydınlık diye ona derim ki, beş altı saat sonra doğacak gün gibi her yeri, her köşeyi berrak bir mücevher ışığına boğar... Bu yeşil geceye nihayet verecek gün bizden, yeni mektep dediğimiz bu kötü, karanlık viraneden doğacak." (Sayfa 69)

Son olarak; kitabı aslında yarım bırakmayı düşündüm başladığımda. Birkaç gün de ara verdim. Çünkü yer alan yabancı kelime sayısı fazla ve sözlüğün kitabın arkasında olması epey vakit harcamama sebep oluyordu ve kitaptan aldığım keyfi yok ediyordu. Sonrasında yavaş yavaş alıştım, daha az bakmaya başladım. Cümlenin tam anlamını anlamam yeterli oldu, bu sayede bitirebildim. Keşke yayınevi kelimelerin anlamlarını hemen yanlarında verseydi okuması daha kolay ve zevkli olurdu fikrimce. Bunu dışında beğenmediğim tek şey ise kitabın sonu. Yazar niye böyle meçhul bir sonla bitirmiş anlam veremedim. Daha güzel bir son beklerdim açıkçası ama Yeşil Gece dönemini anlatan gayet güzel ve okunması gereken bir roman. Gerçi her döneme hitap eden bir konusu var bu yüzden güncelliğini kaybedeceğini de düşünmüyorum. Geçmişte de böyleydi, günümüzde de böyle, gelecekte de böyle olmayacağının garantisi yok...
223 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Baş karakter Şahin Efendi küçüklükten hoca olması için medreseye verilmiştir. Medresedeki eğitmenlerin sadece dini öğretmek için konuştuklarını, bunu kendilerinin yaşamadıklarını fark ederek ve bunun gibi türlü düşüncelerle itikattan ayrılır. Öğretmen olmak için okur ve nihayetinde bir yere atanır. Atandığı yerdeki yaşadığı olayların anlatıldığı bu kitap, çıkarlar doğrultusunda dinin kullanılması ve bu zihniyetin asırlar boyunca üzerimizde bir gölge gibi yaşamasını konu ediniyor. Neredeyse yüz yıl önce yazılmış bu kitapta yazar, hala yaşanan bu sorunu işleyerek bir şeylerin farkına varmamız için bizi uyarıyor. Akıcı ve okunması keyifli bir kitaptı. Tavsiye ederim.
"Bunlarla başa çıkmaya imkan yok. Korkum şu ki memleket daha birkaç yüz sene bu yobazların elinden kurtulamayacak."
"Öldük; fakat neye öldüğümüzü bir türlü anlayamadık..."
Yeşil Gece
Reşat Nuri Güntekin
223 syf.
·Puan vermedi
Bu kitap din adı altında insanları dini duygularını sömürmeye çalışan kendi çıkarları doğrultusunda dini kullanan kendilerine hoca dedirten yobazlarin gerçek yüzlerini görmemiz ve o dönemde laiklik inkılabının ne kadar değerli ve önemli olduğunu anlayabileceğimiz bir eser tavsiye ederim.
223 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Adam hasta, kemikleri çıkmış, kansız yüzünde
Hummadan parlayan gözleriyle ona yalvarmış:
_kaymaklı ekmek kadayıfı, demişti.
Şahin hoca'nın kesesinde ara sıra üç beş kuruş
bulunurdu.Fakat o gece son kalan yirmi parasıyla bayat simit alıp kuru yemişti.
Üç gün sonra sofranın cenazesi medreseden çıkarken şahin efendi kendini tutamamış, ağlamaya başlamıştı.
Ders şeriklerinden Boyabatlı bir halil hoca vardı. Kendi halinde, temiz fakat çok saf bir adamdı.
Ne ağlıyorsun, emir büyük yerden geldi. Senin benim de er geç gideceğimiz yer orası...
Hemen Allah iman selâmeti versin, diye onu teseli etmek istemişti.
Şahin efendi:
_ Öldüğüne ağlamıyorum. Zavallı adam,
Son nefesinde bir ekmek kadayıfı istediydi,
Alıp yediremedim. O yüreğime dert oluyor,
demişti.
223 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10 puan
Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri. Halkın sarıklılar ve fesliler olarak ayrıldığı zamanları, ulemanın halkın dini duygularını kendi çıkarları uğruna nasıl kullandığını ve bir başmuallimin halkı uyandırma mücadelesini anlatıyor. Okurken baş karakterle birlikte heyecanlanıyor, üzülüyor, seviniyor, sinirleniyoruz. Yazarın dilinin ağır olmasından çekindim başlarken ama ağır gelmedi. Aksine gayet akıcı bir dili var. Edebi anlamda çok doyurucu. "İyiki Türkçe biliyorum" dedirtecek kadar keyif verdi bazı bölümleri. Şiddetle tavsiye edeceğim kitaplar arasında.
223 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Mektep - medrese çatışması. Belki bir savaş da denebilir. İdealist bir mektep hocasının tayini ve tayin olduğu yerde yaşadıkları anlatılıyor.
Kitap içeriği ile ilgili çok fazla söz etmek heyecanını kaçırabileceği için bununla yetineceğim.
Üsluba gelince... Uzun zamandır neredeyse sürekli fikir yazıları ya da yabancı yazarların kitaplarını okuyorum ve böyle bir kitaba hasrettim. İlaç gibi geldi deyebilirim. Eski kelimeler var ancak kararında. Kitabın sonunu merak ediyorsunuz ama hep bir sonraki sayfayı da merak ediyorsunuz.
Farklı bir açıdan bakılmış ve insanı yeni düşüncelere sevk ediyor.

Kızdığım ve ruhumun sıkıldığı yerler oldu. Bu da kitabın edebi yönündeki başarıyı gösterir.
Kitabı mektep - medrese tarafı olarak okursanız farklı şeyler hissedebilirsiniz. Çünkü Reşat Nuri taraflı bir şekilde yazmış. İdealist bir öğretmenin kendini buluşu, düşünerek kendi içindeki inkılabı gerçekleştirişi yönüyle okumakta fayda var. En azından ben öyle yaptım.
Dönemin siyasi olayları da işlenmiş, farklı bakış açısından kastım da burada. İnsanlara değişik roller verilmiş. Acayip gördüğüm kısımlar oldu ancak dediğim gibi bunu yazarın kalem maharetine bağlıyorum.

Tavsiyedir.
223 syf.
·10/10 puan
Başbuğ Atatürkün isteği üzerine yazılmış bu eşsiz romanda gerici ve yobaz zihniyet ile mücadelemizden asla yılmamak zorunda olduğumuzu Şahin öğretmen aracılığıyla çok daha iyi bir şekilde anlıyoruz .

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeşil Gece
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751001863
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Baskılar:
Yeşil Gece
Yeşil Gece
Toplumsal yönü ağır basan bu romanda, medresede yetişen ancak sonra öğretmen okulunu bitirerek Ege Bölgesindeki bir kasabada gerici ve çıkarcı birtakım güçlerle savaşan idealist bir gencin serüveni ele alınıyor. Atatürk Devrimi'nin o coşkulu havası içinde, çok güçlü sezgi ve gözlemlerle kaleme alınmış bu kitapta, toplumumuzun o günkü bütün büyük sorunları, yürekli bir biçimde tartışılıyor. Romanın en önemli kahramanı Şahin Hoca'nın kişiliğini oluşturan nitelikler mücadelesi ve uğradığı yenilgilerin öyküsü sayılabilir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1.813 okur

  • Ertuğrul AKDENİZ
  • Ayşe Yalçınkaya
  • Müjgan Vural
  • Aycan Çınar
  • Mehmet Kağan
  • Yeşilim Edebiyat
  • Büşra Selaniklioğlu
  • duygu gündüz
  • melisa coşkun
  • sena karagöz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%4
13-17 Yaş
%4.9
18-24 Yaş
%21.9
25-34 Yaş
%39.7
35-44 Yaş
%20.5
45-54 Yaş
%6.7
55-64 Yaş
%0.4
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.8
Erkek
%26.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.1 (86)
9
%13.5 (46)
8
%21.6 (74)
7
%17.3 (59)
6
%9.6 (33)
5
%5 (17)
4
%0.9 (3)
3
%1.2 (4)
2
%0.3 (1)
1
%1.2 (4)

Kitabın sıralamaları