Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Fesliler ile Sarıklıların Savaşı
8/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2022 76. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2022 22:41
"Kafaları değiştirmeden idareyi değiştirmek hiçbir işe yaramaz." Sy 57 Yazarın Acımak kitabını severek okuduktan sonra kitaplığımda hakkında en ufak bir şey bile bilmediğim, yıllarca okunmayı bekleyen bu eseri sonunda okuma fırsatı buldum. Açıkçası 1995 yılı 1. Basım olduğundan açıklamada yazan konusu silinmiş olduğundan acıklı bir aşk romanı okuyacağımı sanarken karşıma bambaşka bir Protest roman çıktı. Bilirsiniz ki Protest romanın kitabın yazıldığı zamanlarda öncüsü Emile Zola 'ydı ve bir rivayete göre Mustafa Kemal Atatürk Reşat Nuri Güntekin 'den Meşrutiyet sonrası bir kitap yazmasını istemiş ve ortaya Yeşil Gece adlı bu eser çıkmış ortaya. Dediğim gibi araştırma yapmadan okumaya başladığım için kitap beni içine çekmedi, taraflıca yazılmış olduğu çok belliydi çünkü o zaman ki Tekke ve Medreselere çok ağır ithamlarda bulunuyordu yazar. Edebi kurgu diye okurken bir anda tarihi bir eser okuduğumu fark ettim, kurguyu da zayıf bulduğum için bir kaç kere yarım bırakmayı düşündüm. "Vah zavallı şeriat! Sen, kimlerin elinde kalmışsın?" Sy 148 Ancak kitap hakkında biraz daha makale, önsöz niteliğinde açıklamalar okudum ve biraz kitabın yazıldığı dönem siyasi olayları ve kitapta da sık sık adı geçen 31 Mart olayını araştırdıktan sonra kitap bana daha anlamlı gelmeye başladı ve oturup yeniden okumaya başlayınca tüm taşlar yerine oturdu. Konusu kısaca şöyle; Şahin, annesine bakabilmek için çobanlık yapıyor ve o zamanların bir cemaat hocası Şahin'deki pırıltıyı görüp tekkeye yazdırıyor ve imam olmasını istiyor. Şahin din, iman aşkıyla yanarken büyüdükçe, zaman geçip bilinçlendikçe aslında çevresinde ki Din, Allah, kitap lafını dillerinden düşürmeyenlerin aslında dini nasıl çıkarlarına kullandıklarını, kendinden olmayanlara bin bir iftira ile nasıl toplumdan dışladıklarını gördükçe bir zamanlar güvendiği
Türk Edebiyatı
Yeşil GeceReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 20164,460 okunma
Şahane kokan eski bir baskısını okudum
Puan vermedi·223 syf.··
2023 107. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2023 06:07
Reşat Nuri Güntekin'in Yeşil Gece'si 5 6 saatte okuduğum, içinde envai çeşit eski türkçe kelimelerin olduğu sözlüğe bol bol başvurduğum bir kitap okuması oldu. Konusu itibari ile Cumhuriyetin ilk yıllarının anlatıldığı, dili güzel ve manaca ağır olan; mutlaka birkez okunması gereken bir kitap. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki eğitim sisteminin değişmesi iyi kaleme alınmış. O anki toplumun eğitim adına çatışması çok güzel yansıtılmış. Muallimliğe yeni bir din gibi inanan, onun mukaddes aşkına için için yanan ateşli bir havari çehresi... Kitabın ana kahramanı en güzel anlatan alıntı... Keyifli okumalar (Ben inceleme yapamıyorum)
Edebiyat
Yeşil GeceReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 20164,460 okunma
10/10
·223 syf.··
2023 181. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2023 21:51
Birçoğunuz klasik okumadığımı düşünüyor ama okuyorum, dikkatimi çeken her kitabı okurum. Çocukken #türkklasikleri 'ni Türkçe sözlük yardımıyla anlardım. Bu baskı 95 yılının 22. Baskısı ve ancak sözlük yardımıyla anlaşılabilir. Eski deneyimlerin işe yarayacağını umdum ama pek bir zorlandım. Hafızamdan uçup gitmiş o kelime anlamları. Yine de Türkçe öğretmenimin cümle içindeki anlam, bütüne bakın uyarısı sayesinde anladım hikayeyi. Bu bir aşk öyküsü değil ama bir tutkunun öyküsü. Yanlış anlamadıysam 2. Meşrutiyetten sonra Balkan'lardaki çalkantılı döneme denk geliyor. Şahin Bey çile odalarında büyümüş, mezun olmadan zamanın örgün eğitimine geçiş yapmış eski bir softadır. Mezun olan her muallim gibi İstanbul'da kalmak yerine tayinini taşraya istemiştir ve yolu Sarıova'ya düşmüştür. Geleceğin geçmişten farkı yok dedirten kurgu, Şahin Bey 'in medrese eğitimi sırasında İslamiyetten uzak softaları da anlatmaktadır. Hikaye içeriğine girdiğinizde, dinin halkın üzerindeki olumlu ya da olumsuz etkisini, çarpık anlayışları hatta örgün eğitimdeki çarpıklaşmayı, milliyetçilik kavramıyla din kardeşliği anlayışının çatışmasını bugün bile var olduğunu görüyorsunuz. Üzerine çokça konuşmak isterdim... Dehşet ve ibretle tavsiye ederim
Yeşil GeceReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 20164,460 okunma
9/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2025 115. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 00:06
Yeşil Gece'yi okuyunca Atatürk'ün tekke ve zaviyeleri neden kapattığını daha iyi anlayacak ve cehaletin nasıl bir silaha dönüştüğünü göreceksiniz. İnsanların dini duyguları nasıl manupule edilip linç kültürü yaratılır buna da sinir olacaksınız. Çıkarlar uğruna her dönem değerlerimiz kullanılıp linç kültürü yaratılmış. Kitaptaki Şahin Efendi karakteri medrese eğitimi almış ancak yetiştiği medrese ortamı, dinin özünden uzaklaşmış, çıkar ilişkilerine dayalı bir sisteme dönüşmüş; hocalar dini, insanlara yön vermek için değil, onları itaat ettirmek için bir araç olarak kullanır olmuşlar. Darulmuallim'i bitirerek İstanbul'a çıkan tayinini Sarıova ile becayiş edip Anadolu'da görev yapmaya karar vermiş medrese ortamının yozlaşmış durumuna karşı maarifte hür fikirli nesiller yetiştirmeye karar vermiştir ancak bunu çok hassas bir çizgide yapması gerekmektedir. Pekçok olay yaşanıyor. Reşat Nuri dine değil, dinin yozlaştırılmasına eleştiri getirmiş. Gerçek inançla kör fanatizmi ayırmayı hedeflemiş. Şahin Efendi haricinde beni derinden etkileyen başka karakterler de oldu Deli Necip, Muallim Mehmet Nihat Efendi gibi. Dili dönemin dili olduğu için Arapça ve Farsça tamlamalar ve kelimeler ağırlıktaydı ama alışık olduğum için beni rahatsız etmedi. Reşat Nuri'nin belki de en düşünsel ve ideolojik romanlarından biri, sadece bir hikâye değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in erken döneminde din, eğitim ve modernleşme arasındaki gerilimleri anlatan güçlü bir toplumsal eleştiri olmuş eser.
Yeşil GeceReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 20164,460 okunma
yeşillerin üstündeeee bir yeşiiiil vardır.
Puan vermedi·245 syf.··
2025 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2025 09:43
"Yeryüzünde kimi kimsesi olmayan bir adamdım... Bu, benim en büyük kuvvetimdi. Halbuki şimdi bir sürü insana baba oldum. Elim, ayağım bağlandı. Bir köşede ayaklarımı uzatıp rahat rahat ölmeye hakkım yok..." Bir düşüncem var. Sakat belki ama bunu andırıyor. Hep anne babam yaşadığı sürece rahat rahat ölmeye bile hakkım olmadığını düşündüm. Rahat rahat küsmeye, rahat rahat üzülmeye... Yani benim fedakarlığım da bu çeşit. Onları istedikleri manada mutlu edemiyorsam da benim isteidğim ya da istemediğim gibi de mutsuz olamıyorum. Karışık bir iş. Yeşil Gece Reşat Nuri'nin çok sevdiğim bir romanı. Büyük ihtimalle Ortaokul sıralarında okudum ilk. Çünkü lisede daha çok popüler kitaplar okuduk. O da mecburiyettendi. Yani kafa patlatacak kitaplardan ziyade okumak için okumalık. O yüzden benim blokajım sağlamdır ama üstüne bina etme işi sonradan, düzgün tuğla örme işi çok sonrandandır. Klasiklerle ve iyi yazarlarla bağım maziye dayanır kısacası. Reşat Nuri Güntekin de ortaokul sıralarında tanıştığım ve çok sevdiğim bir yazardır işte. Çalıkuşu'nu ilk okuduğumda çarpılmıştım. Budur demiştim. Hem de öyle aşk meşk işlerini görmemiştim bile kitapta. Tamamen Anadolu'yu okumaktı benim için. Yakup Kadri'nin Yaban'ı da öyle, Halide Edip'in çoğu romanı da. Ama Reşat Nuri bence bu ikisinden farklı. Onun gerçekleri nasıl desem biraz daha çıplak elle tuttuğuna ve tarafsızlığına inanıyorum. Nihayetinde Halide Edip kadın olması Yakup Kadri de aşırı olması ile bence ondan ayrılıyor. Neyse bunun değerlendirmesi benim söylediklerimle olmaz zaten , geçiyorum.... ... Herkesin aksine diyeceğim yine, benim okuduğum ilk Reşat Nuri "Bir Kadın Düşmanı"dır. Çalıkuşu, Yaprak Dökümü, Dudaktan Kalbe, Acımak ve diğerleri sonradır. Yeşil Gece; Yeşil Türbe hissi uyandırıyor insanda. Zaten amaç da o. Yeşil
Edebiyat
Yeşil GeceReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 20164,460 okunma
Sarıklılarla Feslilerin Mücadelesi
10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2023 00:00
SPOİLER İÇERİR Uzun zamandır beni böyle sarsan bir kitap okumamıştım. Yeşil Gece, Reşat Nuri'nin okuduğum üçüncü kitabı oldu. Öncesinde Acımak'ı çok beğenmiş, Yaprak Dökümü'nü ise orta düzeyde bulmuştum. Ancak Yeşil Gece beni öylesine etkiledi ki onu okumuş olduğum en iyi romanlar arasında hatırlayacağım. Romanın başkahramanı Şahin Efendi ile düşünce bakımından bir bağ kurmuş olmamın da bunda bir etkisi vardır şüphesiz. Karanlıktan aydınlığa geçişi çok başarılı bir şekilde gözler önüne seren bu romanı lise çağından başlamak üzere her Türk gencine mutlaka okutmak gerek diye düşünüyorum. Romanın başkahramanı Şahin Efendi babası öldükten sonra köyünde çobanlık yaparak annesine bakan ve medrese eğitimi gören bir çocuktur. Daha sonra İstanbul'a gider ve medrese eğitimine burada devam eder. Aklına ruhun ölümsüzlüğü gibi birçok mesele hakkında hocaların söylediğinin aksine pek çok soru takılır. Bunları araştırmaya koyulsa da softalardan istediği cevabları alamaz. Daha sonra medrese eğitimini icazet alacağı son yılında bırakarak Darülmuallimin sınavına girer ve beklemediği bir sonuçla ikincilik ile okula girer. Şahin Efendi softa takımının iç yüzünü gayet iyi bir şekilde bilen bu karanlığı en yakından görmüş bir kişi olarak müspet bilimin önemini kavramış ve aydınlığa doğru bir maceraya atılmıştır. Okulu başarıyla bitirdikten sonra kendisini becayiş ile İzmir'in Sarıova kazasına aldırarak Emir Dede mektebinde başmuallimliğe başlar. Şahin Efendi'nin amacı; batıllıktan, gericilikten, bağnazlıktan, mutassıpllıktan din tüccarı softaların elinde kırılan bu kazada, aydınlığı, hakikati, ilim ve fenni hakim kılmaktır. Bu maceraya atılan Şahin Efendi yanına pek az kişi bulsa da sonuna kadar mücadeleye devam edecektir. Kasabada öyle olaylar gerçekleşiyor ki o dönemki zihniyetin
Edebiyat
Yeşil GeceReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 20164,460 okunma
İdealizmin romancısı: Reşat Nuri
9/10
·263 syf.··
2024 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2024 15:00
Reşat Nuri'nin 1928 yılında yayımlanan romanı. Reşat Nuri romancılığının tipik bir örneği Yeşil Gece hem üzerinde durulan temadan hem de anlatının sade olmasının yanında okuyucuya geçen o samimi idealizmden. Reşat Nuri, Kurtuluş Savaşı yıllarında bizati Atatürk tarafından, işgal altındaki Anadolu kentlerinde zulümlerin raporlanmasından sorumlu tutulan ''Tetkik-i Mezalim'' heyetine dahil sanatçılarımızdandır. Dolayısıyla İstanbul'da doğmuş ve yaşamış bir sanatçı olmamasına rağmen gerek Anadolu insanını gerekse oradaki halkın geri kalmışlığını gözlemleme fırsatı yakalamıştır. Bu gözlemciliğinin ilk örneğini Çalıkuşu'nda göstermiş, Yeşil Gece'de de benzer bir tutum sergilemiştir. Yeşil Gece, temelde eski bir molla olan Şahin Bey'in içinde olan değişimleri, softalıktan, akli birine evrilmesi, pek muhtemel Batı Anadolu'nun bir yerleşkesi olan Sarıova vilayetinde başmuallimlik yaparken halkı ve yöneticileri taasuplarından kurtarma peşinde olan biridir. Dönem 1913, 31 Mart Vakası(1909'da olan gerici isyan) yaşanmış, II. Abdülhamit tahttan indirilmiş İttihatçılar yönetime el koymuştur. Sarıova'ya yeni gelen Şahin Bey, ilk olarak halkın ne olduğunu araştırarak başlar işine. Yönetim İttihatçılarda olsa da halkın pek çoğu bağnaz olduğu için softalar istedikleri gibi aşık atmaktadır. İşte Şahin Bey bu tür bir vilayette az da olsa mantıklı bir nesil yetiştirme arzusuna düşmüştür. Kentte türlü gerici davranışlara karşı durmuş, doğrudan yana olma çabasına girmiştir. İşte tam olarak Reşat Nuri romancılığını özetleyecek cümle: ''Doğrudan yana olma çabasında olan biri.'' (genelde öğretmen) Evet, yukarı değindiğim gibi Reşat Nuri ''Tetkik-i Mezâlim'' heyetinde uzun süre Anadolu'da gözlemler yapmış biri. Onun edebî kişiliğine değinildiğinde kesinlikle realist tarafına da değinilir fakat
Yeşil GeceReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20184,460 okunma
Yeşil Gece tezli bir romandır.
10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2018 29. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2018 22:51
Reşat Nuri Güntekin'in bu romanı, tezli bir romandır: Roman, Osmanlı'nın son dönemi, ikinci meşrutiyet, 31 Mart vaakasının yaşandığı dönemle dünya harbi ve kurtuluş savaşı dönemlerinde geçer. Medrese eğitiminden muallim mektebine geçmiş aydın görüşlü bir öğretmenin gözünden bu dönemlerin muhasebesi yapılır. Halka ve hakikate bağlı Şahin hoca, İstanbulda yaşanan yozluk, yobazlık, kokuşmuşluk ve çıkarcılığı bir "Yeşil Gece" ye benzetir. Bu yeşil geceden kaçıp Anadolunun saflığına, aydınlığına, yoksulluğuna, temiz kalmışlığına sığınmak ister. Herkes İstanbul'a tayin olmak isterken o küçük bir Ege kasabasına gönüllü gider. Ancak kısa sürede burada karşılaştıkları onda büyük hayal kırıklığına neden olur. Yine de Şahin hoca yılmaz. Kendisi gibi düşünen bir avuç insanla kasabanın başına bela olmuş yobaz ve soyguncu takımına karşı koyar. İşgal yıllarında halkı korumaya çalışır. Kasabada istibdat ve yobazlğın temsicisi güruh ise bu defa işgalcilerle iş tutmaya başlamıştır. Şahin hoca işgal güçlerince Yunan adalarına sürülür. Kurtuluş savaşı bitip yeni bir düzen kurulduğunda Şahin hoca bir yolunu bulup tekrar muallimlik yaptığı kasabaya döner. Mutludur, Cumhuriyetin kurulmasıyla " Yeşil Gece"nin son bulduğunu düşünmektedir. Ancak karşılaştığı manzara hiç de öyle değildir. Köhne düzenin, yobazlık ve çıkarcılığın eski temsilcileri şimdi en keskin Cumhuriyet yanlıları olmuş ve köşe başlarını tutmuşlardır. YEŞİL GECE TÜM KARANLIĞIYLA DEVAM ETMEKTEDİR! Şimdi bile...
1000Kitap
Yeşil GeceReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20184,460 okunma
8/10
·263 syf.··
2024 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2024 18:38
Şahin Bey öğretmen okulundan mezun olduktan sonra tayini İstanbul'a çıktığı halde bir taşra kasabasına gitmek ister. Yetkililerle konuşarak tayinini Anadolu'ya aldırır. Anadolu'ya geldiğinde cahillik ve sefaletin sardığı köylülerle karşılaşır. Her zorluğa göğüs geren Şahin Bey'in yaşamı, köyünün Yunanlılar tarafından işgal edilmesiyle değişir. Düşman kuvvetleri köyde bazı kişilerle iş birliği yapmak istemişlerdir ve bu kişiler arasında Şahin Bey de vardır. Şahin Bey düşman kuvvetlerini bu teklifini kabul eder amacı Türk kuvvetlerine istihbaratta yardım etmektir. Şahin Bey'in birçok yardımı dokunur fakat sonra düşman kuvvetleri Şahin Bey'in onlardan haber sızdırmak için yanlarında bulunduğunu anlarlar ve onu sürgüne gönderirler. Şahin Bey, Cumhuriyet kurulduktan sonra köyüne döndüğünde herkes onu düşmanla işbirlikçi hoca olarak bilir fakat kimse gerçeği bilemez. Şahin Hoca da kaderin bu ağır tokadıyla bir umut Ankara'ya gider. Romanın konusu bugün bile güncel. Sayfalarında maalesef bugünlerin izlerini göreceksiniz.
Edebiyat
Yeşil GeceReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20184,460 okunma
10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2015 13. kitabı
Tarih ve roman dersimin bana vermiş olduğu en güzel ders oldu bu kitap. Iyi ki bu kitabı seçmişim dedim. Kac insana okuduğu kitapta kendi hayatını bulma bahtiyarlığı verilir ki. Bu kitabin ana karakteriyle aynı kritik donemlerden geçtiğimi gördükçe şaşırdım önce bir medrese öğrencisi sonra bir cumhuriyet aydını oluverdi nasıl mı oldu? çok sancılı, işte ana karakterin zihninde yaşadığı karmaşıkligi bizatihi yaşadım zamanında.. işte beni etkileyen yönüde bu oldu, onun dışında kitap bize cumhuriyet dönemi romanlarının klasik ogretisini anlatıyor ilerici-gerici çatışması ve her dönemin adamı olmayı başaran bukalemunzadeler :)
Edebiyat
Yeşil GeceReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20184,460 okunma

Yazar Hakkında

Reşat Nuri GüntekinYazar · 37 kitap
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889;, İstanbul - 7 Aralık 1956; Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yeşil Geceve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış romancı, öykücü ve oyun yazarıdır. Hayatı 1889'da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybetti, tek çocuk olarak büyüdü. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında dinlediği Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp,sanata heveslendiren eserleri arasına girdi. Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu. İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu. 1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı . Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikayeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu. Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi. 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'deBirleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı. Güntekin'e Akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orada hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. Levent’te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy’de ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine Reşat Nuri Güntekin ismi verilmiştir. Eserleri Hakkında Bilgiler Yazar, öykü, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Kahramanları genelde tek yönlüdür. Olay kahramanlarını çevreyle birlikte verir. Anadolu insanını iyi tanıdığını eserlerinden anlaşılır. Bazı eserlerinde genç cumhuriyetin toplumsal ideallerini işlemiştir. Reşat Nuri Güntekin eserlerine konuşma dilinin zenginliğini zorlanmadan yansıtır. Çalışma Yöntemi Hakkında Bütün romanlarının tiyatro halinde senaryoları olduğunu söyleyen Reşat Nuri, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar: "Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma imkânını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."