Nur Baba Bütün Eserleri 2

5,6/10  (14 Oy) · 
47 okunma  · 
9 beğeni  · 
921 gösterim
Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeler, oyunları ve anılarıyla, en önemli edebiyatçılarımız arasında yer alır. Üslup özellikleri bakımından Yakup Kadrinin 1910dan 1974e dek verdiği eserler Türkçenin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz. Yakup Kadrinin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yzarlığı, 1920lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyolojik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-i Atiden yetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlunun eserleri, hala tüketilmemiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir "panorama"dır.
  • Baskı Tarihi:
    2004
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789754703696
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:
Salih Çermik 
21 Şub 18:21 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Hayretler içerisindeyim... Ne denilebilir, bilmiyorum. Bozulmalar toplumu, dini nasıl etkiliyor; sorusunun en esaslı cevabı. Yorum yapmakta güçlük çektim.

serap ozturk {esrarengiz} 
28 Şub 09:24 · Kitabı okudu · 28 günde · Beğendi · 1/10 puan

Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeler, oyunları ve anılarıyla, en önemli edebiyatçılarımız arasında yer alır. Üslup özellikleri bakımından Yakup Kadri'nin 1910'dan 1974'e dek verdiği eserler Türkçe'nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz. Yakup Kadri'nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yzarlığı, 1920'lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyolojik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-i Ati'den yetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlu'nun eserleri, hala tüketilmemiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir "panorama"dır.

Halil Yavuz KAYA 
16 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Okuması gerçekten de zor bir yapıt. Yayımcı kuruluş kitabın başında kitap ın yazımından neşrine kadar olan safhası hakkında, sonunda da açıklayıcı bilgi vermesi, çokça kelimenin bugünümüz Türkcesine çevrilerek dip not olarak düşülmesi oldukça yerinde olmuş. Anlaşılmasını kolaylaştırmış.
1913 de yazılıp 1922 de baskıya girmesi kitap hakkında oluşan olumsuz görüşlerden kaynaklanmış. Yazar hemen her baskı hakkında kitap hakkında fikrinin, yazım amacının "ne" olduğu nu açıklayıcı ön söz yazmak zorunluluğunu hissetmiş. Yazarın kendi ifadesine göre bu kitabı en iyi anlayan kişinin Halide Edip Adıvar olduğudur.
Bugün dahi bazı çevrelerce farklı yorumlanabilir. Ama okumak gerektiğine inanıyorum. Güzel bir kitap olduğunu da beyan etmek boyun borcudur...

Fatih DOĞANCI 
02 Kas 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Osmanlı 'nın son demlerinde, esasında bir medeniyetin, bir toplumsal yapının dönüşümünü, yaşanan ahlaki çöküntüyü bir bektaşi tekkesi, bir bektaşi şeyhi özelinde anlatmış. Kitabın önsözünde yazarın kendisi de buradaki hikayenin bektaşilik tarikatını bağlamadığını öncelikle belirtiyor ki kitapta bahsi geçen tekkenin herhangi bir tasavvufi topluluk olmadığı, dini herhangi bir derdi olmadığı aşikardır. Dönemi okuyabilmek adına yazarın diğer kitaplarıyla birlikte bu kitap ta ciddi doneler sunuyor.

Mehmet Y. 
06 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yakup Kadri'nin yıllarca tartışılan romanlarından birisi olmuş. Osmanlı'nın son dönemlerinde Çamlıca'daki bir Bektaşi Tekkesi'nin, o tekkenin şeyhi ile oraya gidip gelenleri anlatan bir roman. Tekke'nin adı tekke; yoksa dinle diyanetle hiç bir alakası kalmamış. Demlerin çekildiği, kafaların yapıldığı, kadınlarla erkeklerin deta randevulaştıkları bir mekan olmuş. Bektaşilik adıyla ortaya konanlar ilginç. Sodom ve Gomorre'de Pera-Beyoğlu'nun mütareke yıllarındaki iğrençliklerini anlatan Yakup Kadri henüz 1922^de yazdığı bu romanıyla da İstanbul'dan bir tekke portresi çizmiş.

Ömer 
01 Şub 21:50 · Kitabı okudu · 2/10 puan

Bu kitabı okuyup, Bektaşî tekkelerinin birer randevu evine dönüştüğünü düşünmek haksızlık mı olur? Yakup Kadri'nin tasvir ettiği çevreye başka ne isim bulunur? Randevu evi tabiri kitapta da geçiyor üstelik. Gecede 5 küp rakının tükendiği, değme meyhanelere taş çıkartacak, kadınlı erkekli oturak alemleri yapılan bir mezbeleye "tekke", başındaki uçkuru gevşek insan müsveddesine de "şeyh" deyip bende olan sürüyle aklını yitirmiş arasında bir de sefir karısı Nigar. Ondan da evvel daha niceleri... Kitabın geride bıraktığı tek soru: Siz aklınızı peynir ekmekle mi yediniz?

beyza beyaz 
24 Kas 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Tekke ve zaviyelerin amacından çıktığı dönemlere vurgu yapmış.

Kitaptan 34 Alıntı

Salih Çermik 
21 Şub 08:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Tâ mevcudiyetimin kökünden yorgunum.

Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 106 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 106 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)
Salih Çermik 
20 Şub 07:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Günler o kadar birbirine benziyordu ki, insan onlara ayrı ayrı isimler vermek lüzumunu hissetmiyor.

Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 71 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 71 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)
Salih Çermik 
21 Şub 16:42 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Sevmek, daima sevmek! Karşımızdakinden hiçbir şey beklemeksizin, daima kendimizden vermek, esef etmemek, pişman olmamak, sevmek, daima sevmek!

Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 158 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 158 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)
Salih Çermik 
20 Şub 07:44 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Yaşamak çok güç, tehlikeli bir sanat. Bu âdeta cambazlık gibi bir şey... Yüksekten bakmayı, terazi kullanmayı, ince bir tel üstünde yürümeyi, düşmekten korkmamayı öğrenmek; hülâsa birçok maharete, birçok da cesarete sahip olmak lazım.

Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 72 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 72 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)
Salih Çermik 
20 Şub 10:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Bütün sessizce sevenler gibi kıskançlığında müfrit ve mantıksızdı.

Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 75 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 75 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)
Salih Çermik 
21 Şub 18:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Onda değişmiş olan şey yalnız sesi, bakışı, yüzü, saçlarının rengi ve kıyafeti değildi; aynı zamanda o kadar nermin ve berrak olan kalbi de kıyafeti gibi bayağılaşmış ve sesi gibi eskimişti.

Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 177 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 177 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)
Salih Çermik 
21 Şub 16:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Senelerin bir adamı ne hale koyduğuna şaştı. Fakat senelerin kendi sesini ne hale koyduğunun farkına varmadı.

Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 149 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 149 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)
Salih Çermik 
21 Şub 17:19 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Yalnızlıktan hiç bu geceki kadar ürktüğümü bilmiyorum, hatırlamıyorum. Ne yapayım? Nereye gideyim ki, orada bu yalnızlık olmasın?

Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 168 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 168 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)
Salih Çermik 
21 Şub 17:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Bazan bir büyük keder içinde dünyanın hiçbir saadeti, hiçbir zevki, hiçbir neşvesi bizi teselliye kadir değildir; bazan yine aynı derecede bir keder içinde bir hiç, bir söz, bir bakış, bir hareket, bir tebessüm kurtulmamıza değilse bile sabır ve tahammülümüze medar olabilir (yarayabilir).

Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 172 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)Nur Baba, Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Sayfa 172 - İletişim Yayınları - 21. Baskı)
4 /