Ankara (Bütün Eserleri 10)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.329
Gösterim
Adı:
Ankara
Alt başlık:
Bütün Eserleri 10
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
252
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754701340
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Millî Mücadele yıllarında hiçbir çıkar gözetmeksizin yurtları için çalışan bazı subayların ve politikacıların zaferden sonra “sermaye çevreleriyle ilişkileri” ya da “arsa spekülasyonu”, “taahhüt işi” gibi girişimlerle zenginleşmeleri, “inkılap”a boşvermeleri. Romanın kadın kahramanı Selma’nın yaşamı izlenerek Millî Mücadele inancının ateşli dönemleri ve sonrası anlatılıyor.
Güzellik/beğeni konusunda, hızlı başlayıp hızlı biten bir roman oldu benim için Ankara; yani, demek istiyorum ki, başlarda ne kadar beğendiysem, sonlara doğru o kadar beğenmedim. Tabii bu "Korkunç bir yazın, hiç olmamış!" manasına gelmiyor, aksine, sonlara doğru giderek fenalaşan kısımlarına karşılık, hala güzel bir kitap Ankara.

Simgesel olarak Selma Hanım'ın hayatındaki üç erkekle Ankara arasında bağ kurulmuş, bu esnada Selma Hanım, yer yer düşünceleriyle birlikte insanı fikren tatmin etmiş ve hatta Yakup Kadri'nin bir kadını böyle incelikle düşünebilmesi insanı şaşırtmış, fakat sonunda, kısaca söyleyebilirim ki olmamış. Çünkü eksik kalmış; Yakup Kadri, olaylara bir inceleme yoluyla mı yaklaşsın yahut bir romanın bütün inceliklerini mi kullansın bilememiş sanki. Belki daha uzun olsaymış?.. Bilemiyorum, açıkçası bir şey eksikti bu romanda.

Bir başka husus, yazarın beklentisi, beklentileri... Onlar doğrultusunda birtakım şeyler vermek istemiş, ancak verememiş, bir türlü olduramamış gibi. Mamafih, doyurucu tahlilleri, dikkat icap ettiren gözlemleriyle önem verilmesi gereken bir kitap. Dikkatli okumalar.
Yakup Kadri'nin okumakta en çok zorlandığım eseri bu oldu. Hani Kemal Tahir'in "Devlet Ana"sı Türk Dil Kurumu ödülü almış ya bu kitapta eğer haberleri olsaydı Fransız Dil Kurumundan kesin ödül alırdı. Yerli yersiz kullanılan fransızca sözcükler ve batı kültürüne ait atıflar ile okurken çok fazla kopmama sebep oldu. Ayrıca kitabın dilinin de sadeleşmesi gerekiyor. Kurgu olarak da çok başarılı değil. Yani kısacası yazarın külliyatını okumak amacında olamayanlar için okunmayacak bir eser.
Tarihi bir romanda denilebilir. Üç kısımdan oluşan roman başkarakter Selma Hanım üzerinde Ankara’da yaşananlar anlatılmıştır. Kitabın başında yazarın bir notu var, bu not başka bir söz söylemeyi gerektirmiyor bence. Ben sadece Yazarın 1923 yılında Mardin ve 1960 yılında Manisa milletvekili olarak mecliste bulunduğunu söylemek istiyorum. Üstelik 5 farklı ülkede elçilik görevlerinde bulunduğunu da belirteyim ki aşağıdaki not daha anlam kazansın.
“Otuz yıl öne yazdığım bu romanı, üçüncü baskıya vermek üzere, gözden geçirirken bir düş görüyor gibi oldum ve bana öyle geldi ki, burada hikâye ettiğim devri bir uyurgezer hali içinde geçip gitmişim.
Fakat, bu halim çok sürmüyor; uyanıyorum ve kendimi toparlayarak etrafıma bakıyorum, o devirden bu yana ne kalmış diye. Kitabın birinci bölümünde belirtmeye çalıştığım Milli Mücadele ruhundan hemen hiçbir iz bulamıyorum.
Ya son bölümde hayalini kurduğum Türkiye’nin gerçekleşmesine doğru bir gelişme olmuş mudur? Ben, o zamanlar, bir gün gelip öleceğini aklımdan bile geçirmediğim Atatürk’ün öncülüğü ve rehberliğiyle bu ideal Türkiye’ye yirmi yıl içinde varacağımızı umuyordum. Şimdi, o yirmi yıl üstünden bir yirmi yıl daha geçmiş bulunuyor. Fakat, biz sosyal, kültürel ve ekonomik devrin şartları bakımından, hala romanımın ikinci bölümünde verdiğim ve karikatürünü yaptığım Ankara içinde tepinip durmaktayız.”
Milli Mücadele yıllarından sonra kazandırılmaya çalışılan değerlerin savaşın içindeki kişiler tarafından dahi nasıl yanlış anlaşıldığını anlatan harika bir kitap.
İnsanların zor zamanda düşmanla, barışta birbirleri ile dövüştükleri, rahata düşünce insanın mazisini nasıl unuttuğunu ve nefsine yenildiğini anlatan çok güzel bir kitap. Yazarın dönemin dilini yansıtabilmek adına Fransızca kökenli terimleri kullanması benim hoşuma gitti. En azından eserin geçtiği zamanda kullanılan dile ait bir kültürlenme ve daha doğal görünme fırsatı yakalanmış oluyor. Türkiye Cumhuriyeti'ne ve onun kuruluş sürecinde gönül vermiş herkesin okuması gereken bir kitap.
o yıllar çok güzel anlatılmış. Bir kadın kahraman penceresiyle verilen dönemin izleri çok keskin. Akıcı üslubuyla hemen okunup bitecek bir eser.
Fethi Naci’ye hak vermemek elde değil; Ankara, Yakup Kadri’nin en kötü romanı…
Milli Mücadelenin sadeliğinden sonra tenkit edilen İstanbul’un Beyoğluvari rezilliklerinin Ankara’da da görülmesinin eleştirilmesi gayet yerindeyse de Y.Kadri’nin ütopya Ankara’sında bile demokrasiye ya da halkın görüşlerine ehemmiyet vermeden, tepeden inmeci bir inkılap anlayışını savunması o kadar gereksiz!
Milli mücadele yılları ve sonrasına tanık olmuş bir kadının (Selma hanımın) gözünden Ankara. İstanbul'dan sonra yerleştiği Ankara'ya, buranın adetlerine alışamayan Selma hanımın Ankara'da geçirdiği ilk yıllar kitabın ilk kısmını oluşturuyor. İkinci kısımda mücadelenin kazanılmasını takip eden yıllarda yaşanan değişim ve bu değişimin kişiler üzerindeki sancıları konu edilmiş. Üçüncü ve son kısım ise Cumhuriyet'in kuruluşunun 10. yılı törenleriyle başlıyor, inkilapların halk tarafından benimsendiğinin ve içselleştirildiğinin, gerek kültür gerekse ekonomi hayatında yaşanan (yaşanacağı düşünülen demek daha doğru, çünkü eser 1934 yılında yazılmış) gelişme ve değişimlerin anlatıldığı bir fonda sona eriyor. Yer yer eski Türkçe veya yabancı dillerden kelimelere yer verilmiş olsa da okunması zor olmayan, özlenen bir dost ile sohbet niteliğinde bir roman.
Eski ve yeni devri bir arada yaşamış cumhuriyet dönemiyle birlikte değişim geçirmiş insanlardan yola çıkarak, devrin muharrer aydın karakteri Neşet Sabit ‘in bakışını yansıtan, değişen ve değişmeyen şeylerin zıtlıkları üstüne felsefi tartışma ve gözlemlerle dolu nitelemeler içeren tahlil dolu bir roman: 'Ankara'

Not:Osmanlı Türkçesinin kavram bolluğu, çoğunun eş anlamının açıklanmamış olarak kalması, okurunun okuma hızını biraz yavaşlatabilir.
Kurtuluş SAvaşı yıllarını çok güzel anlatan , hoş bir kitap. Anlatım ise yavan
Ankara'da meydana gelen zümrelere balo insanlarına eleştiriler.Milli mücadeleden sonra en en safta olan insanların dahi hızla değişmesi.Keselerini dolduranların sözde aydınlar zümresine katılıp bu suni zümreden ötesini boşvermesi.Ankara'daki mimarinin ortaya çıkış serüvenleri.Arkada kalan Ankaralıların resmi vb. vb.
Kitapa başlarken bu kadar güzel olabileceğini düşenmemiştim. Türk milletinin nasıl evrim geçirdğini 3 parçada anlatmış. Ve en son Atatürkü anlatırken kendimi orada bütün yaşananları hissederken buldum. Güzel bir kitap
Benim gördüğümü sen de görmüș olsan mutlaka inanırdın. Hiç ümitsizliğe düșmezdin. Ben, ilk sedyelerin hastaneye nasıl geldiklerini gördüm. Hiç birinde ne bir pişmanlık, ne bir azap, ne de bir korku emaresi vardı. Hepsinin yüzünde okunan şey, yalnız azim, yalnız metanetti. "Hanım abla şu yarayı sar da dönüvereyim."
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Sayfa 85 - İletisim Yayınları
"Benim gördüğümü sende görmüş olsan inanırdın. Hiç ümitsizliğe düşmezdin. Ben, ilk sedyelerin hastaneye nasıl geldiklerini gördüm. Hiç birinde ne bir pişmanlık, ne bir azap, ne de bir korku emaresi vardı. Hepsinin yüzünde okunan şey, yalnız azim, yalnız metanetti. "Hanım abla şu yarayı sar da dönüvereyim." Bu ses kulağımdan hiç gitmiyor."
Hanımefendi, marifet koşturmakta değil, kafileyle beraber yürüyebilmektedir.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Sayfa 57 - İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ankara
Alt başlık:
Bütün Eserleri 10
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
252
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754701340
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Millî Mücadele yıllarında hiçbir çıkar gözetmeksizin yurtları için çalışan bazı subayların ve politikacıların zaferden sonra “sermaye çevreleriyle ilişkileri” ya da “arsa spekülasyonu”, “taahhüt işi” gibi girişimlerle zenginleşmeleri, “inkılap”a boşvermeleri. Romanın kadın kahramanı Selma’nın yaşamı izlenerek Millî Mücadele inancının ateşli dönemleri ve sonrası anlatılıyor.

Kitabı okuyanlar 422 okur

  • Aslı Yazıcı
  • Melike Çakırgöz
  • Melih
  • Hilal ÇİFTCİ
  • Furkan Güreci
  • Burak Pehlivan
  • Drkitapsever
  • Aysun Yıldırım
  • Aycan
  • Tuğçe

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%5.9
18-24 Yaş
%22.2
25-34 Yaş
%40
35-44 Yaş
%15.6
45-54 Yaş
%8.1
55-64 Yaş
%3
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%59.7
Erkek
%40.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.6 (15)
9
%17.5 (18)
8
%22.3 (23)
7
%21.4 (22)
6
%15.5 (16)
5
%4.9 (5)
4
%1.9 (2)
3
%1.9 (2)
2
%0
1
%0