Osmancık

·
Okunma
·
Beğeni
·
29,4bin
Gösterim
Adı:
Osmancık
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
376
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754370799
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
"Osmanlı'nın sırrı nedir" sorusunun cevabını arayan yazarın Osmanlı kuruluş döneminin dinamiklerini ve felsefesini bugünkü dille inşa ettiği romandır. Duvarları süsleyen "Ey Osmancık; beğsin. Bundan sonra öfke bize, uysallık sana; güceniklik bize, gönül alma sana; suçlama bizde, katlanma sende; bundan böyle, yanılgı bize, hoş görmek sana; aciz bize, yardım sana; geçimsizlikler, uyuşmazlıklar, anlaşmazlıklar, çatışmalar bize, adalet sana; kötü göz bize, şom ağız bize, haksız yorum bize, bağışlama sana. Ey Osmancık bundan böyle, bölmek bize, bütünlemek sana; üşengenlik bize, gayret sana; uyuşukluk bize, rahat bize, uyarmak şevklendirmek, gayretlendirmek sana" gibi sözler bu kitabın eseridir.
376 syf.
·40 günde·Puan vermedi
Tarık Buğra'nın en sevilen romanıdır kendisi. Dizi filmini de izlemiş biri olarak kesinlikle kitabını okuyun derim. Sinema da akıcılık kaçmış biraz sanki.

Osman Gazi dönemine gel gitler yapan eserde öğrendiğim Şeyh Edebali'nin vasiyetini bize bu eser sayesinde ulaşmış olması. Güzel başarılı bir eser.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
376 syf.
·Puan vermedi
Az çok biliyoruz ki daha önceleri ve şimdilerde dizisi çekilen bir yapıt haline gelmiştir. Kimileri izler, kimileri okumayı tercih eder. Bir okuyan olarak özetini az çok yazmaya çalıştım. Umarım size de bir şeyler katabilir.

Osman Han küçüklüğünde inatçı, laf zöz dinlemeyen bir karakter olarak kendini korumuştur. Kişiliğinin farkına varmaması adeta aynada yansıma yapamayan bir ışık durumuna gelmiştir. Bir süre geçer hiç değişmeyen, yıllar su gibi damla damla akıp bardağı doldurur. Her zaman sözünü esirgemeyen, kendinden emin, dikkatini sadece aklındakine veren bir karakter olarak tanınmış artık genç bir yetişkin olmuştur. Bir insan karşısındaki bir insanda ancak aklını, karakterini ve düşüncelerinin dikkatini çekebildiğinde önemsemeye başlar. Ede Balı, bilgin olarak görünse de başlarda Osman Han' ın dikkatini pek çekmez. Bir süre sonra her sözünde anlam, her anlamda dikkatini çekecek bir konu bulur. Düşüncelerinde dalgalanır, hata ve davranışları ile göz göze gelir. Osmancık bir süre sonra Ede Balı' nın kızı Maltun Hatun' a aşık olur. Kızını ister fakat Ede Balı vermez çünkü Osmancığın değişmesini bekler. Bir süre sonra kızını Osmancığa emanet eder.
Artık Osmancık ölüm döşeğindedir ve bunun uzun zamandır farkındadır. Arkadaşları, eşi bir bir hayatlarına veda ederler. Sonunda sıra Osmancığa gelir. Gözü arkada ölmek istemez, oğlu Orhan' ın Bursayı alması en büyük arzularından biridir. Oğlu Orhan Bursa' yı alır ve babasının son isteği üzderinde kalır, öldükten sonra istediği yere gömülmek...
Artık ölüme nefesi sayılacak kadar yaklaşır. Aldığı son nefesi oğlunun galibiyet gururu ile verir. Geride bıraktığı oğlu ve torunu artık hayata en büyük emaneti olarak kalmıştır.
Daha fazla kitabı açıklamak hevesinizi kırabilir :)) Düşünceler, istekler, arzular üzerine yazılan Tarık Buğra' nın bu değerli eserini tüm okurlara tavsiye eder huzurlu okumalar dilerim...
376 syf.
Bana göre, Türk edebiyatının en başarılı tarihi romanlarından birisi Osmancık’tır. Tarık Buğra’nın 1982 yılında neşrettiği romanı, Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Bey’i anlatır. ‘Osmancık - Cihan devletini kuran irade, şuur ve karakter’ başlığıyla verilen eser klasik manada bir tarihi romanın çok ötesinde.

Her şeyden evvel Osmancık bir felsefe taşıyor. Nedir o? Osmanlıyı kuran kişinin karakteri ve hayat görüşü. Tarık Buğra sadece tarihi vak'aları anlatmakla kalmamış, bunu çok başarılı bir edebi üslupla yapmış.

Eser o kadar başarılı ki, artık kendisi adeta bir tarihi evraka dönüşmüş durumda. Öyle ki, bugün hepimizin duyduğu ‘Şeyh Ede Balı’nın Osman Bey’e Nasihatı’ metni aslında tarihi bir vesika değil, tamamen Tarık Buğra’nın kaleminden çıkan bir metindir.

Bunun dışında bir sinema filmi repliği niteliği taşıyan o kadar çok söz var ki romanda. Mesela yine Şeyh Ede Balı ile Osmancık’ın İtburnu’ndaki tekkede yaptıkları ‘dünyanın büyüklüğü’ konuşması…

Buğra, Malhun Hatun ile Osmancık’ın aşkını muhteşem bir şekilde resmetmiştir. İki gencin aşkını bir ülküye, bir dirilişe bağlamıştır. Zaten orman Osmancık’ın Osman Gazi’ye dönüşümünün hikayesidir biraz da.

Köse Mihal, Nilüfer Hatun, Gazi Rahman, Saniye, Ertuğrul Gazi, Dursun Fakı, Abdullah, Akça Koca, Sungur, Kalanoz, Dündar Beğ, Kıyan Selçuk, Savcı ve Gündüz Beyler, Orhan Bey, Konur Alp, Gökçe Bacı, Ak Temür ve diğerleri…

Her biri romana ustaca yerleştirilmiş karakterler. Oğuzların yöreyi yurt tutması, yerleşmesi, Bizans’a yaptıkları akınlar ama illa da adaletin tesisi gibi konular büyük bir maharetle işlenmiş.
Romanda altı çizilesi çok şey var. Ama birinin ben biraz daha kalınca çizeyim altını. Osman Bey bağımsızlığını ilan ederken Cuma hutbesinde ismi zikredilir. Hutbede Dursun Fakı ‘devlet yönetimi ve beylik’ üzerine bir konuşma yapar. Oradaki ifadeler çok mühimdir. Bir de Osman Gazi, vefat ettiğinde geride birkaç şahsi eşyası ve konukları için beslettiği sürüden başka bir şeyi yoktur. Altını, gümüşü, akçası hiç yoktur!

Velhasıl, büyük bir yazarın büyük bir şahsiyeti anlattığı büyük bir roman bu…
356 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Şuan saat 00:52. Dün başladığım kitabın 83. sayfasındayım ve okuyorum. Çok uykum geldi ama uyumak istemiyorum. Osmanlı Devletinin kuruluşunu, Osman Gazi'yi, Osmancık'ı okumak istiyorum. Okuyacağım da, zamana, geceye ve uykuya inat. Çok sevdim ben bu kitabı. Bir an önce bu yazıyı bitirip okumama devam etmek istiyorum. Çok akıcı, çok edebi bir anlatım... Yaşar Kemal'in "Ağrı Dağı Efsanesi" kitabından aldığım tadı aldım...

Ve Bitti...

Gündüz yoğunluklarından dolayı geceleri okuduğum bir roman oldu. Ve saat 02:00.

Osmancık en sevdiğim üç kitap içine girdi. Herkesin mutlaka okuması gereken bir eser diye düşünüyorum...

Osmancığı Osman Beğ yapan, alınyazısıdır, gücünü ve cesaretini sabrı ile yoğurmasıdır, babası Ertuğrul Beğ Gazi'dir ve Şeyh Ede Balı'dır...

- "Dinle oğul" dedi Ertuğrul, doksanı bulan yaşına rağmen dinçliği zedelenmemiş sesiyle, ''Ede Balı'nın terazisi doğru tartar, dirhem şaşmaz. Bana karşı gel; ona gelme. Bana karşı gelirsen üzülür, incinirim; ona karşı gelirsen gözlerim bakmaz, baksa da görmez olur. Ede Balı soyumuzun ışığıdır. Var git şimdi. Şu dediklerimi de vasiyetim say, unutma."
376 syf.
·Puan vermedi
Birkaç ay önce sunumunu yaptığım Tarık Buğra panelinden, Osmancık romanını dilim döndüğünce anlatmaya çalıştığım bazı paragrafları bırakıyorum incelemeye. :)
Tarık Buğra’nın Bursa Fethi’nin zamanını ve durumunu anlattığı Osmancık romanında; fethin yanı sıra Osmancık ile hocası Şeyh Edebali’nin ilişkisi ve diyalogları da göze çarpar.
Deli dolu çağlarında; öfkesini, sevincini, uğraşını, amacını tam olarak çözemediği zamanlarda Osmancık’ın yıldızı olmuştur Şeyh Edebali. Öğretirken gösterdiği sabır ve kararlılık ile örnek olmanın yanı sıra, çevresine karşı duruşu, anlayışı, hoşgörü ile yaklaşmasıyla da bize örnek olan bir kahramandır. Osmancık’ın babası Ertuğrul Gazi’nin "Dinle oğul, Edebali’nin terazisi doğru tartar, dirhem şaşmaz. Bana karşı gel ona gelme. Bana karşı gelirsen üzülür incinirim, ona karşı gelirsen gözlerim bakmaz, baksa da görmez olur. Edebali soyumuzun ışığıdır. Bu dediklerimi vasiyetim say." sözleriyle Edebali’ye olan inancını ve saygısını görmek çok da zor olmasa gerek.
Şeyh Edebali; kutlu otağın manevi danışmanıdır. Osman Gazi; dünyaya kök salan, güçlü ve büyük bir imparatorluğun temellerini atan kurucu şahsiyet... Bu temellere ilk harcı koyan, bu kurucu değerleri mayalayan Şeyh Edebali...
​Günümüz söylemiyle ifade edecek olursak Anadolu'da kurulan sivil toplum örgütü konumundaki ahilik teşkilatlarını ve loncaları organize eden, sosyal ve toplumsal kanaat önderi sıfatlarına haiz olan bir şahsiyettir Şeyh Edebali...
Şeyh Edebali’nin bilgeliğinin, yol göstericiliğinin, mütevaziliğinin yanı sıra devlet yönetiminin ve devlet adamının nasıl olması gerektiğini nitelendirmesi açısından da çok önemlidir.Günümüz devlet yöneticilerinin de ihtiyacı olan nasihatler ve rehberlik güncelliğini kaybetmemektedir.
376 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Tarık Buğra son yüzyılın Dede Korkut'udur. Bu kitapta onun en güzel eseridir.. Osmanlının kuruluşunu bu kadar iyi tasvir edebilecek üstüne üstlük efsanevi öğeler katabilecek başka bir kitap bulamazsınız. Ayrıca töre ve tarih bilinci bakımından da kitap iyi bir örnek..
Osman Beye kutun inişi rüya Malhun Hatun, Edebalı, Bay Koca, Savcı Bey, Cankız Ana, ve diğer bütün kahramanlar sanki bir masal gibi ama gerçekten yaşanmış ve koca Osmanlı bu değerler ile kurulmuş.
376 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Kitabı okuduğunuzda Osman Bey'in çocukluğuna ineceksiniz.Babası Ertuğrul'u tanıyacak.O karizmatik soyu ve o kanı,törelerini nasıl uyguladığını göreceksiniz.Osman Bey'in Zümrüdü Anka'm dediği Malhun Hatunu tanıyacak.Malhun Hatun'un babası Edebali'nin Osman Bey'e nasıl yol gösterdiğine tanık olacaksınız.
Osman Bey ile Malhun Hatunun aşkına tanık olacak.O aşktan doğacak Orhan Bey'in çocukluğuna ve gençliğine gideceksiniz.
En önemlisi Osman Bey'in başına buyruk, tek başına karar veren biri olmadığını,gaza yoldaşlarıyla bu kararları aldığını göreceksiniz.
600 yıllık imparatorluğun kuruluşuna,o gaza yoldaşlarına,Osman Bey'i,o kutlu insanı,ete kemiğe bürünmüş olarak hayal etmek istiyorsanız bu kitap size göre...
İYİ OKUMALAR...
376 syf.
·5/10
Kitap tarih sevenler için harika ama ben tarih sevmedigim için kitabı pek sevemedim .Kitap bazı yerlerde baya kopuyor. Ilk defa bir kitap bitti diye sevinmiştim çünkü bilinmeyen kelime çok fazla ve karışık. Kitap osmanlı devletinin kuruluşunu anlatıyor. Osman Bey'in doğumundan ölümüne kadar olan bölüm yani .Dediğim gibi tarih sevenler kesinlikle okumalı..
"Engel çoktur. Çok olsada aşılır. Amma bi engel vardır ki, onu aşan görülmemiştir. O engelin adı nefistir. Nefsin eline düşen hiçbir yere varamaz."
Dünyayı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüzdür. Hırsımız, sabırsızlığımız, bencilliğimiz. Önce bu yüzden küçülüyor, sonra da dünyayı çok büyük görüyoruz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Osmancık
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
376
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754370799
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
"Osmanlı'nın sırrı nedir" sorusunun cevabını arayan yazarın Osmanlı kuruluş döneminin dinamiklerini ve felsefesini bugünkü dille inşa ettiği romandır. Duvarları süsleyen "Ey Osmancık; beğsin. Bundan sonra öfke bize, uysallık sana; güceniklik bize, gönül alma sana; suçlama bizde, katlanma sende; bundan böyle, yanılgı bize, hoş görmek sana; aciz bize, yardım sana; geçimsizlikler, uyuşmazlıklar, anlaşmazlıklar, çatışmalar bize, adalet sana; kötü göz bize, şom ağız bize, haksız yorum bize, bağışlama sana. Ey Osmancık bundan böyle, bölmek bize, bütünlemek sana; üşengenlik bize, gayret sana; uyuşukluk bize, rahat bize, uyarmak şevklendirmek, gayretlendirmek sana" gibi sözler bu kitabın eseridir.

Kitabı okuyanlar 7,6bin okur

  • İsa Sayın
  • Merve kocabasoglu
  • Aynura
  • Yonca
  • Ertuğrul GÜRCÜ
  • İbrahim Günaydın
  • a z i m e r g i n
  • Nilcan
  • Tarih Meraklısı
  • Baturay Kaya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.6
14-17 Yaş
%11
18-24 Yaş
%34.6
25-34 Yaş
%27.4
35-44 Yaş
%12.5
45-54 Yaş
%4.5
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%65.1
Erkek
%34.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.8 (546)
9
%22.2 (381)
8
%24.5 (420)
7
%11.4 (195)
6
%4.7 (81)
5
%2.6 (44)
4
%1.5 (26)
3
%0.5 (8)
2
%0.3 (6)
1
%0.5 (8)

Kitabın sıralamaları